Karantinadan Sonra Ne Yapmalıyız?

Kuşkusuz, Koronavirüsün üstesinden gelmenin tek yolu, pandemi tarafından ele geçirilen, tüm dünya hakkında endişelenmektir. Virüs bize Mesih döneminde, “Son Nesil”in koşulunda, tüm dünyayı etkileyen durumda yaşadığımızı gösteriyor.

Virüs bizi yok etmek için değil, bizi biraz sarsmak, birleşik cephe olarak savaşan, tek bir küresel doğa ile karşı karşıya olduğumuzun farkındalığına getirmek için geldi. Bizler doğayı en düşük, maddi seviyeden en yüksek manevi dereceye kadar yok etmek üzereydik.

Maddi seviyede, cansız, bitki ve hayvan dünyalarını ve insanları, egoizmimizle acımasızca yok ettiğimizi zaten biliyoruz. Firavun dünyamızda en üstün şekilde hüküm sürüyor ve “yedi açlık yıl” çoktan geldi, çünkü bu dünyada hiçbir şey bizi doyuramaz. Egoizmin açık açık hüküm sürdüğü bir dünyada yaşamaya devam etmek imkansızdır. Ya bu dünyanın üzerinde yükseliriz ya da muazzam darbelerle karşı karşıya kalırız.

Üst dünyaya nasıl gireceğimizi bilmeliyiz. Musa’yı yani tüm insanlığı egoist dünyadan çekip Kızıl Deniz’e getiren gücü grubumuzun içinden inşa etmeliyiz. Bu egoist dünyada yaşamaya devam etmek imkansızdır.

Cansız, bitkisel ve hayvansal doğanın bu dünyadan ayrılmamızı ve daha yüksek bir manevi dereceye yükselmemizi nasıl beklediğine bakın. Hepimiz yükselirsek hayvanlar, balıklar ve bitkiler nasıl sevinirdi!

Tüm dünyada ve evrendeki tüm doğa sakinleşecek ve dengeye gelecektir. İnsanın egoizmi müdahale etmeyi ve her şeyi kontrol altına almayı bırakırsa, her şey huzurlu ve mutlu olacaktır.

İlerleyecek bir yerimiz yok. Karantina kaldırıldıktan sonra doğaya zarar vermeye ve nükleer savaşı beklemeye devam etmek için aynı eski şeye dönmek isteyebilir miyiz? Virüs öncesi durumumuza, hayatımızın ne kadar mantıksız ve anormal olduğuna ayık bir şekilde bakalım.

Doğanın genel durumu ile belirli bir benzerliğe ulaşmak gerekir çünkü insan tüm varlıkların en üst seviyesindedir. Bizler, birleşmeli ve tüm dünya için sorumluluk hissetmeliyiz.

“Son nesil”, yaratılış programını uygulamak zorunda olan nesildir. Koronavirüs de bize küresel ölçekte bu uygulamaya ne kadar geç kaldığımızı gösteriyor. Bu şekilde yaratılışı dengesizliğe getiriyoruz ve tüm bu virüsleri tezahür ettiriyoruz.

Sokaklara çıkamayabilir veya bir araya gelemeyebiliriz, ancak bunun üzerinde içsel birliğe, insanlar arasında doğru ilişkilere ulaşmalıyız. Bu, aramızda duran egoizmin ortadan kalkacağı, onun üstesinden geleceğimiz anlamına gelir. Bunu yaparak, Koronavirüsü ortadan kaldıracağız. Eğer ben başkaları ile iyi, hoş, içsel bağlantılar içindeysem, aramıza hiçbir kötülük gelemez.

Koronavirüs, ışığın yolundan değil, acının yolundan, evrimin doğal seyrinden (Beito) ilerlediğimizin bir işaretidir çünkü bize zorla etki eder. Işığın yolu, zamanın hızlandırılması (Achishena), her zaman iyi ve hoş bir şekilde çalışır.

Aramızda iyi ilişkiler kurmak için çabalarsak, aramızda içsel bağ sistemleri kurabileceğimizi ve ihtiyaç duymadığımız, sadece çevreyi kirleten işleri oraya aktaracağımızı keşfederiz. Onları, bir araya getirdiğimiz, konuştuğumuz ve birbirimizi hissettiğimiz içsel seviyeye transfer edeceğiz.

İnsanların şimdi açık mağazalar, restoranlar, kafeler, berber dükkanları ve güzellik salonlarını hayal ettiklerini görüyorum çünkü orada birbirleriyle bir tür bağ kuruyorlar. Fakat doğa bizi yeni bir bağ biçimine zorluyor.

Üzgünüm, bu öge için yorum yapma kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed