Kovulmuş Şeytan Erdemde

İntegral Eğitim, 7. Konuşma

14 Aralık, 2012

Kovulmuş Şeytan Erdemde

Soru: İntegral eğitim yöntemine göre bir kişiye kötü örnekler gösterilmemeli. Fakat psikolojide bu biraz daha farklı. Kişi talihsizlikleri hakkında konuşur ve yanlış şeyi iyileştirmeye başlar. Temelde kişi bu yolla düzeltmeye çabaladığı şeytanına, kötü tarafına temas eder.

Cevap: Yaklaşımımız kesinlikle farklı: Şeytan mevcut değil! Dünyada şeytan yok! Doğanın tümü bize şeytanı gösterse bile, bu sadece bu kavramı yanlış kullanımımızdır. Bunu farklı bir yolda kullanırsak mutlak iyilik olacak. Ve iyilik için egoizmi de kullanabiliriz ve kötü değil.

Kendi egoizmime karşı oynadığım zaman anlam bunun üstündeki yükselişimin bir unsuru olarak gelişmeye ve bununla çalışmaya başlar. Başlangıç noktası olur. Kendimi ölçmem yoluyla kılavuz: Nasıl yükselebilirim ve değişebilirim.

Egoizmimi tümüyle karşıt amacım içerisine uygun biçimde bağlamam gereken, bana verilmiş negatif bir değer olarak değerlendiririm: bunun hepsini sevgi ve bağlantı için kullanmak. O durumda egoizm devamlı biçimde bana yardımcı olacaktır; devamlı olarak beni itecek ve dürtecek, başka bir yana çekecek ve ben sürekli üstünde yükselecek yollar bulmakla bunu bir karşı denge gibi çalıştıracağım. Bu yol bana, bana karşı yardım edecek.

Herhangi izleme veya herhangi bir gelişim sistemi iki zıt güçden ibaret olmalı. Ve bu karşılıklı zıt güçler birbirlerini tartarak en iyi sonucu, ortak paydayı verir.

Bu, bende, egoizmin neden üstünde yükseleceği bir arzu tarafından dengelenmesi, çevreye dayanması, komşuların, arkadaşların yardımı ve bunun üstünde yükselecek tüm bir toplumu gerektirdiğinin sebebidir. Bu iki sistem –toplum, bir yanda çevre ve diğer yanda egoizmim- bana yardım ediyor. Ve sanki bu yolla onların arasında duruyor ve yükseliyor gibiyim.

Nihayetinde egoizmimi kontrol ediyorum, benim bunun üstünde yükselmeme yardım edecek özelliklerini ilerleme, sevinç ve diğerlerine yardım için kontrol ediyorum, o durumda bu birlikte çalıştığım kuvvet, kitle, madde olur. Bunu yok etme yolum yok! Beni geliştirmeye devam eder ve bu gelişimin nüanslarını sevinçle karşılarım.

Modern bir kişi bunu kederle ve gamla karşılar: Yine mi bana! Ben ne yaptım!? Fakat bu bana değil. Bu şekilde kendimde ortaya çıkan yaratılış, kendisinde, bizde bu yolla ortaya çıkan muazzam egoistik bir doğa. Böylece bunun üstünde birleşmeye devam edeceğiz.

Bu, egoizmin bizi neden ileri doğru hareket ettirdiğinin sebebidir. Bunun bütün formlarına ihtiyacımız var. En kötüsüne bile.

Fakat bunun üstüne tümüyle farklı ve karşıt bir zarf koyduğumuz zaman, egoizmimizin dayanımını yükseltmemize ve bunu, “insan” denen tümüyle farklı bir yapıyı yaratır biçimde, diğerlerinin hatırı için kullanmamıza yardım eden kendi vasıflarımızın her birinde çift kutuplu bir uyumsuzluk yaratırız.

Ortak mevcudiyetimizin tümüyle farklı, ruhsal bir yapı yarattığımız seviyeye, üstünde yükselebileceğimiz zamanı ifade eden şu duruma gelmemiz tarihte ilk kezdir: herkesin birbirine bağlantılı olduğu ve karşılıklı olarak bir diğerini tamamladığı ortak sanal bir insanlık. Ve bu dünyada kolektif insan varlığının “Adem” ismi ile anılan tek birleşik mekanizması bize yaratılışın tüm güçlerine, bütün derinliğine ve onların doğru yönde kullanımına erişme fırsatını sağlar.

Bu yüzden, ancak bunu yok ederiz veya egoizmimizi nötürleştirir anlamına gelmez,  tam tersine heykel yapmak için iyi bir materyal bulmuş heykeltıraş gibi bunun tüm negatif bildirimlerinde sevinç duyarız. Elbette özel bir form içine doğru bunu şekillendirmeye çalışıyor. Fakat bu materyalin avucunun içinde olmasından memnun.

Bu bizimle aynıdır. Egoizmin ifşası çalıştığım bu yeni materyaldir. Ve sadece materyalin kullanım yolunu değiştirmeye ihtiyacım var –diğerlerinin zararına bir şey yapmak yerine bunu onların yararı için yapmalıyız.  

Tutsak Edilmiş Egoizm

Soru: Egoizim kavramı belli bir arzuyu veya bu arzunun farkındalığını ifade eder mi? Örneğin birinden bir şey almayı diliyorum. Bu benim arzum. Bunun için çalışabilirim. Fakat eğer gerçekten onlardan bunu alırsam bu bütünüyle başka bir şeydir.  

Cevap: Davranıştan bahsetmiyoruz, konu niyet. Birinden bir şey almayı dilediğiniz zaman bir başkasının zararına olacak bir şey yaptığınız zaman ve bundan kendi yararınıza zevk aldığınızda, ki bu diğerlerinin zararına, o durumda bu egoizmdir. Ancak yalnızca zevk almak ise egoizm değildir.  

Hareketlerim eğer kendim için zevk almakla direk bağlantılı ve eğer diğerlerine ve doğaya –kim, kimin ve ne olduğu önemli değil- bunu yapmakla zarar veriyor isem bu egoizmdir.

Bizim neredeyse sergilediğimiz hemen her davranış egoistiktir. Biz bir vakum gibi kendimizde olmadığımızdan, fakat çevrenin kuşatması altında olduğumuzdan, hem daima doğayla, toplumla ve hem insanlara karşı dengede veya onlara karşıymış gibi hissedilir.

Ben daima diğelerine doğru olan durumu düşünmeliyim. Ve bu esas olarak eğitim süreciyle gelir. Canlı, bitki ve hareketsiz seviyesine doğru, tüm evrenin, yaratılışın bütününe ve tümüne doğru durumum. Evren bütünüyle farklılaşır: yani hayırsever ve şefkatli.

Geçmişte, yaratılışta ve kuşatıcı çevrede bizden gizlenmiş olan seviyeleri ve güçleri anlamaya başlarız. Var olduğumuz yerde irademize ve gelişimimize karşın bu matriksi, yaratılışın tasarımını, içsel anlamını, planını anlamaya başlarız. Kişi kendi iştirakinin, kaderinin, yazgısının ve amacının farkındalığına erişir.   

Evrensel Akılla Tanıştırılmak

Soru: Yaratılışın planını ortaya çıkarmanın anlamı nedir? Bir kişi görebilir, duyabilir veya bu şeyi hissedebilir mi?  

Cevap: İnsan kuşatıcı çevreye geldiği zaman pozitif bir biçimde davranmaya ve bunun tasarımını, hissiyatını, düşüncesini anlamaya başlar. Kendisi ve yüksek bir akıl hissine sahip insan dahil her birimizi var etmiş olan yaratılışı görmeye başlar.

Bu yolla çoğu bundan, yaratılışa yakınlaşmış insanlardan, bunun içinde gelişmiş büyümüş olanlardan bahseder. Örneğin İsrail’de çölde yaşayan bedeviler. Yaratılışı, bunun nefesini hissetmeye başlar.

Çölde çok yıllar yaşamış pek çok insanla konuştum. Yaratılışın idrakine, tasarımına ve aklının, aniden kişi ile iletişime geçtiği ve o ana, varlığın içinde, muazzam geniş bir sistemin içinde var olduğunu idrak etmeye başladığı zamanki çılgın hislerinden bana bahsettiler. Aniden konuşmaya başlar, bununla bağlantıya geçer, matriksi açığa çıkartır, planı, bunu tanımlar, insan ve yaratılış arasındaki kesin bir birliği ve onu bir sonraki seviyesine yükselten yaratılışı.

Yaratılışın ortak tasarımının idraki ve bunun bir üst seviyeye yükselişi, kendi yaşamlarımızı gözeten seviyeye, bu, gelişimin modern aşamasının amacıdır.

Soru: Diğer bir değişle, belli ilişkiler görüyoruz ve daha belirgin, daha tabii hale geliyorlar. Fakat yaratılışın kendisi aynı kalır mı? Veya o da değişir mi? 

Cevap: Hareketsiz, bitki ve canlı seviyeden bahsetmiyorum. İnsan aşamasından önce kendisini sınırlayan, açığa çıkartan yaratılıştan bahsediyorum. Ve o belli muazzam bir ortak evrensel his, akıl ve tasarımı keşfeder. Bunu insan açığa çıkartır.    

Bununla bağlantı kurduğu zaman gelişimin bir sonraki aşamasını hissetmeye başlar. Diğer bir değişle tüm süreçlerin idrakini, başından sonuna dünyanın görünüşünü, tasarımı: evrenimiz  neden oluştu, nereden geldi big bang’den önce olan neydi, sonra ne oldu, (evrenimizin belli bir süre için var edildiği aşikar olduğundan) ve evrenin farkındalığı; beş duyumuzun dışında evrensel akıl, yüksek bir kalp ve akıl  yoluyla nasıl hissedebilirizi kazanır. İnsan buna eriştiği zaman onun tüm bu uzun tarihi gelişim sürecinin bu seviyeye erişmek için olduğunu anlamaya başlar.

Pek çok bilim bundan bahseder. Her bilimde görülen uç problemler bilimlerin uzak gelişimlerinin özellikle bu alanda yönlenmiş olası gerçeğinden gelir. Sonuç olarak bilim adamları eğitim olmaksızın, yaratılış ile bütünleşmiş bir bağlantı boyunca dönüşmeksizin hiçbirşeyi açığa çıkaramayacaktır. Bu tüm bilimlerin bir kriz içinde olmasının sebebidir.

Egoizm İçin Bir Özgecilik Gömleği

Soru: Egoizm üstünde yükselmek ne anlama gelir? Bunu nasıl yapabilirsiniz, düşünce yoluyla mı?

Cevap: Yükselmek egoizminizle mantıklı bir biçimde çalışmanız anlamına gelir. Toplumun etkisi altında iken ve toplum sizin sağınızda görünürken, egoizm solunuzda iken topluma yaklaşır ve yapabildiğiniz kadar kendinize yatırım yapar gibi onunla bütünleşir ve bir birey oluşturmak, bunu bir insan formuna dönüştürmek için kullanmanız gereken bir madde gibi egoizmi iyileştirirsiniz.

Bu bizim metodumuz ile egoizmi yok etme ve sindirme, maksimum derecede gizleme temeline dayanan diğer bütün metotlar arasındaki farktır. Fakat burada değil! Bu burada rahatça ifşa edilebilir. Ve bu yaratılışın iki gücünden biri olduğundan ikinci gücü ortaya çıkartırken kesin bir objektif tavırla bu iki kuvvetin nasıl kullanılabileceğini görmeye başlarım.

Bugün kendimi egoizmle teşhis edebilirim. Ayrılmaz biçimde bunda var olabilirim. Fakat burada bundan biraz dışarı çıkarım ve bedenimi, kendimi ve benim etrafımdakileri objektif olarak değerlendiririm; her kişiyi onların içsel egoistik özlerinden ayırırım. Bu yolla egoistik maddelerindeki gereksizliği, fakat egoistik maddelerinin dışını, egoizmlerinin dışını, maddenin dışını, eğer bu iki kuvveti uygun biçimde kullanmışlarsa olmaları gereken yolu, sağ ve sol çizgiyi görmeye başlarım.

Soru: Tam olarak anlamıyorum. Sağ çizgi nedir?

Cevap: Sağ çizgi güçtür. Bu sol çizgiyi dönüştürmem gereken düşüncedir: benim tüm egoistik arzuları, niyetleri her şeyin olduğu. Onlardan 600 veya 800’üne sahip olduğumu söyleyelim. Sayı önemli değil, 10 veya 20 farklı arzu ve düşünceler. Toplumun ve çevrenin etkisi altında benim egoistik, kalp ve aklım olan bütün egoistik vasıflarımı, arzularımı ve düşüncelerimi bunların tersine; özgecilliğe –ihsan etme- dönüştürmeliyim. Bu aynen egoizmin üstüne bir fedakarlık gömleği giymek gibidir.       

Soru: Bunu netleştirmek için bir örnek kullanalım. Şarkı söyleme arzusuna sahibim diyelim. Şarkı söylemeyi seviyorum. Fakat bunda kötüyüm.

Cevap: Bu egoizm değildir. Egoizm diğerlerine zarar verecek ama sizin faydanıza olacak bir şeyi yapmayı dilediğinizdeki durumdur. Fakat şarkı söyleme örneğini kullanırsak bile, eğer sizi seven annenizin önünde söylediyseniz, söylemeniz sesinizin kalitesine ve tonlama kabiliyetinize karşın onu mutlu ederdi. Ama eğer dışarıda şarkı söylediyseniz insanlar sizi duymaktan mutlu olmayabilir. Böylece her şey iştirakin derecesine, sevgiye ve siz ve dinleyicileriniz arasındaki bağlantıya bağlı.   

Soru: Egoistik bir davranışı nasıl tersine çevirebilirim?

Cevap: Aramızdaki bağlantıya sevgiyi dahil edin.

Bir bilim adamını hayal edin, örneğin sesinde bir sorun olan bir kişiye operasyon yapan bir doktoru ve cerrahın hastaya konuşma kabiliyeti verdiğini. Şimdi bu kişi tümüyle tonlamanın, şarkı söylemenin dışında. Çalışmasının sonuçlarını görmenin, duymanın doktora verdiği hazzı hayal edin!

Burada her şey insanlar arasındaki bağlantıya bağlı. Eğer faaliyetler diğerlerini mutlu yapıyorsa, o yönde gidiyorsa. Bütün kapılar senin önünde açılır.

Ana unsur bir diğerine sevgi ile bağlı olduğunu idrak ettiğinde diğerleri ile uygun bir bağlantıya sahip olmak. O durumda yeni ilişkiniz sorumluluktur. İçgüdüsel olarak ve mükemmel bir biçimde hangi vasıfları kullanabileceğinizi anlamaya başlarsınız. Önceden içgüdüsel biçimde ve açıklıkla egoizminizi kendi faydanıza kullanmayı istediğiniz gibi şimdi açıklıkla ve samimiyetle bunu ters yönde kullanırsınız.

Zehir Her Zaman Kötü Değildir

Soru: Bir grup insanı bir araya getirdik diyelim ve onlara bütünleşik bir birlikteliği öğretiyoruz. Bazen bazı kişiler aynı anda düşüncelerini ifade etmek isteyebilir. Fakat herkesin sözünü keserim çünkü herkesin beni dinlemesini isterim. Bu egoistik bir harekettir. Çünkü insanlar beni dinlemeye mecburdur. Bunu nasıl özgeciliğe dönüştürürsünüz?      

Cevap: Hareketin kendisi önemli değil. Esas konu insanlar arasında doğru bağlantı kurmak. O durumda muhtemelen uygun biçimde birbirlerini etkileyecekler ve hareketlerinin hepsi arzu edildiği gibi olacak. 

Önce tüm integral eğitim kursu müfredatı tamamlanmalı: biz kimiz, biz neyiz, iradenin özgürlüğü nedir, ve çevrenin etkisi nedir? Uygulama önce kişinin belli bir bilgi seviyesi elde etmesi ile başlar.

Soru: İki insan bağlantı kurduğu zaman, bir kişinin egoizmini kullandığını ve bunun birleştirici bir biçimde rol oynadığını göstermek mümkün mü?

Cevap: Bu içsel duruma bağlı.

Örnek olarak bir cerrahın durumuna bakalım. O bir kişiyi kesiyor. Bu gerçek olabilir mi? Dünyamızın dışından bu operasyonlardan anlamayan birine bunu gösterin, o durumda hem cerrahı derhal durduracak ve hem öldürecektir. Ve bir ameliyat için de çokça para ödenir.

Her ilaç zehirdir. Fakat uygun kullanımı bir ilaç görevi görür. İlacın sembolü ısıran bir yılandır. Bilinçaltı olarak dahi kişi anlar ki doğadaki negatif her şey pozitif yönde kullanılabilir ve bunun da bize bağlı olduğunu görülür.

Bazen anne babalar çocuklarını döverek cezalandırır. Elbette bazı zamanlarda, şimdilerde çizgiyi geçiyorlar. Fakat bu eğitim, terbiye noktasındaki bir bakışla yapıldığı zaman, çocuğun kendine zarar vermekten korunmaya ihtiyacı olduğu zaman, bence imada bulunmak, kendisine zarar vermesini engellemek için bu yolu kullanmak en iyisidir. Bu yüzden ilişkilerin tüm bir yapısını bilmek gerekli.

Bence modern psikolojinin esas sorunu; öncelikle terbiyenin tanımlanması gerekliliği. Psikologlar hastalarını eğitme ihtiyacı duyuyor. Fakat bunun için zaman yok sadece küçük bir tavsiyesi var. Elbette belli düzenlemeler yapıyorlar fakat köklü değişimler değil.

İyi Olanı Yapmak Güzel!

Soru: Araba sürdüğümü, geç kaldığımı ve trafikte sıkıştığımı varsayalım. Aniden bir açıklık görünüyor böylece hem arabamı oraya hareket ettirebiliyorum hem de bir başkasına yer açıyorum.  

Cevap: Herkesin sizden önce gitmesine izin vereceğinizi var sayıyorum. Çünkü bundan hoşnut olursunuz. İyi bir şey yaptığınızı hissedersiniz. Ve kısacası bunu yapmaktan memnun olursunuz.

Bunu sadece kabul etmek yerine bu şekilde hissetmeye çabalamak, bu örneği hissetmek. Sadece kabul etmek yeterli değildir. Eğer bunu kitle iletişim yoluyla gösterseydik, filmler, konuşmalar vb. doğal olarak caddedeki insanın davranışlarında farklı bir resim görürdük.

Soru: Öyleyse integral eğitimi almış olan bir kişinin diğer insanların kapılara doğru kendinden önce gitmesine izin vereceğini hayal edebilir miyiz? 

Cevap: Başka türlü davranamaz. Bunu otomatik olarak yapacaktır. Sosyal etki üstümüzde bizim egoistik biçimde davranmamıza izin vermeyecek yeni bir etki alanı yaratacaktır. Bunu yapamazdık. Her şey sadece çevreye bağlı.

Yapmamız gereken ilk şeyin insanları eğitmek ve onlarla güçlü bir çevre yaratmak olmasının sebebi budur. Kitle iletişim ve devleti dahil etmeye çalışmak. Böyle bir toplum gelişimi için gerekeni onlara açıklama. Toplum buna karşılık gelecek bireyleri dönüştürme işinde çalışacak. Bundan başka, bunu isteyerek yapacaklar. Ve bütün bunlar doğal olarak açıklamalarla birleştirilmeli.

Nazik Bir Tecrübe

Soru: Modern insanlar şu anda hakkında konuştuğumuz tarzda bütünleşmeye tümüyle zıt durumda. İlerlemek için diğer insanların üstüne basan bir kişi herkese ürün veren ve diğerlerini önemseyen bir kişiden daha iyi. Bir kural olarak ikincisi kaybeder.

Cevap: Bir deney yapalım. İnsanları fotoğraflayalım ve onlara farklı yerlerde nasıl davranmaları gerektiğini göstermeye başlayalım. Onların kendilerini bir başka açıdan görmelerini sağlayalım. Bir sosyal çalışma olmasa bile bunun onların değişmesine neden olacağını düşünmez misiniz?   

Çocuklara ebeveynin tavrını göstermemizi sağlayın. Bu, ebeveynler üstündeki etkinin en güçlüsüdür. Bununla nasıl çalışacaklarını görmemizi sağlayın.

Bu onları değiştirecek. Eğer evdeki çocuklar saygısızca davranırsa veya ebeveynlerinin davranışlarına küsseler ebeveynler aynı durumda kalmazdı. Çocuklarının saygısı için mücadele etmeye mecbur kalırlardı. Çocukları onlara gücendiği zaman, çocukları ebeveynleri ile kim oldukları ile ilgili tavırları ile aynı fikirde olmadığı zaman bu ebeveynler için bir felakettir. Bunu kullanmak zorundayız. Dikkatli ve nazik bir biçimde, kaçınılmaz biçimde bunu yapmak durumundayız.

Bunu Geciktirmeye Devam Edemeyiz!

Soru: Halkın fikri çok güçlü bir eğitimsel araçtır. Bu aracı gruplarda, integral eğitimde nasıl kullanabiliriz? Nasıl cesaretlendiririz? Bütünlüğe karşılık gelen arzulanan davranışı nasıl ortaya çıkartabiliriz ?  

Cevap: Doğru örnekleri, yanlış davranışları ve etkileşimleri gösterecek istişareler ve konuşmalar süresince zaman kazanır; niyetleri, farklı bilinçaltlarını ve bilinç teşviklerini, içgüdüsel ve bilinçsel olan şeyleri; yaratılıştan var olan içgüdüyü ve alışkanlık ikinci doğası iken çevreden kazanılmış içgüdüyü eğitim süresince analiz ederiz.     

Bütün bunları çözmeye, nereden geldiğini, neden geçmişte içinde büyüdüğümüz toplumdan geldiğini ve neden şimdi değiştirmek zorunda olduğumuzu ve özellikle neden değiştirmek, çocukları yeniden eğitmek zorunda olduğumuzu açıklamaya çalışırız.

Fakat eğer çocuklar yetişkinlerle aynı çevrede eğitilmeye devam edilirse onlar değişene kadar birkaç nesil olacak. Çocuklarımızı şu anda nasıl değiştirebiliriz ? Bunu yapmak için önce değişmesi gerekenler bizleriz.

Aileler ve çocuklar arasındaki etkileşimler, çocuklara sevgi, onlara iyi bir dünya vermesi arzusu yetişkinler üstündeki en güçlü faktördür. Ve bu bizi bir değişiklik yapmak için itmeli. Böylece sadece oyun oynamaz çocuklarımız için gerçekten iyi bir toplumu inşa ederiz.

Bedeni Fedakarlık ve Ruhsal Egoizm

Soru: Yakın zamanda doğu coğrafyasına ait inançların bir toplantısına katıldım. Hepsi çok iyiydi ve bir diğeriyle ilgileniyordu. Davranışlarındaki ne, üzerinde konuştuğumuz birleşik küresel bir eğitimden farklılık gösterir? 

Cevap: Öncelikle, onların davranışı yaratılış tarafından güdülmez. Ben bir (benim için böyle söyleyebilirsiniz) egoistim. Bütün bu metotlara aklım dahil tümüyle ilgisizim. Ben basit bir ifadeyle dünyayı irdelerim. Bir teknisyen gibi onun hareketini ve evrimini. Ve yapılabilecek hiçbir şey olmadığını anlarım. 

Özel bir fikrin destekçisi değilim. Kurgusal bir şey, güzel bir krallık icat etmeye çalışmıyorum. Burada gelişimin gerekli olan yolunda olduğumuzu ve bizim için en iyinin ve bizi doğru hedefe götürecek yolun niçin bu olduğunu anlıyorum. Bu ilk noktadır.

İkincisi idealistik fikirlere sahip değilim. Egoizmi sindirmeksizin, bastırmaksızın veya saklamaksızın gelişimize uyguluyorum. Hiçbir yere gitmiyor. Daha bile gelişmeye devam ediyor.

Aslında şu anda aramızdaki egoizmi kapatıyoruz. Gelişmeyecek. Herbirimizin gerçekte birbirimizden ne kadar nefret ettiğimizi, ters olduğumuzu, her birimizin aslında birbirimizi yok etmek ve tümüyle tek kalmak istediğini veya sadece diğerlerini arzularının tümü için zayıf oyuncular olarak bırakmak istediğini hissetmiyoruz.

İntegral eğitim metodu doğa ve insanın tüm içsel ve dışsal kaynaklarının kullanımını kapsar. Bunu hiç birşeyin baskısı üstünde inşa etmek mümkün değildir. Ve bu, bunun niçin tüm insanlık için çalıştığının sebebidir.

Diğer bütün metotlar egoizmin bastırılmasına, yokluğuna dayanır. Fakat hala ortaya çıkar ve kendini gösteririr. Çünkü bu daima bizde gelişmeye devam eder. Bir nesilden diğer bir nesle. Ve bunun için yapılabilecek bir şey yoktur.

Daha ötesi bu metotların hepsi sınırlı sayıda insana hedeflidir. Çalışmalara göre, dünyadaki nüfusun sadece yüzde 6-10’u özgecil eğilimlere sahip: vermek, uyum içinde yaşamak, çiçekleri resmetmek vb. Biz bu fenomen ile benzeriz. Fakat bu yazgı sadece çok az insana aittir. Diğerleri onları bütünüyle anlayamaz: “iyilik, hastahaneleri ziyaret etmek, hasta ve yaşlılara yardım etmek. Kimseyi incitmemek. Yaptığınız bu şeyler harikadır. Siz iyi insanlarsınız. Fakat bizi bunun içine sürüklemeyin!”

Fakat buradaki diğer iş: yaratılış egoistleri aynı egozmin yardımıyla özellikle özgecil olmaya zorluyor. Diğer bir değişle bu maksimum egoizmi –yaratılışımızın tümü, sahip olduklarımızın tümü- veriyoruz.

Egoizmin Üstünde Yükselmek

Soru: Egoizimin üstünde yükselme hali nedir? Bu bir düşünce mi yoksa belli bir niyetin harekete geçmesi mi? 

Cevap: Özünüzü hem bağımsız biçimde ve hem psikologların yardımıyla açığa çıkarmaya çalışabilirsiniz. Sadece kendinizi ortaya çıkartın; bir cerrah gibi, özünüzü tüm vasıflarıyla, arzularıyla, düşünceleriyle masaya yatırın. 

Vasıflar bize çevre tarafından verilir. Arzular çevrenin etkisi altında şekillenir. Ve düşünceler bu arzuları inşa etmek ve gerçekleştirmek için, arzulananı elde etmek için şekillenir.

Psikolojik durumunuzun, içsel dünyanızın tüm bir resmini gördüğünüz zaman buna karşı objektif olabilirsiniz. Bu sizde mevcut değilse bile sizinle beraber çalışabilir.

Aynı zamanda istediğiniz, erişebileceğiniz özel bir hedefle bağlantı kurarsanız; içsel verilerinizle, ebeveynlerinizden veya soyunuzdan, eğitim süresince çevreden gelen kazanılmış arzularınızla çalışır ve fark edilen bu vasıfları amaca dair düşüncelerinize hedeflersiniz; ve eğer önünüzdeki belirgin, ciddi ve büyük hedefi görebiliyor iseniz –bu, objektif biçimde bu hedefi kazanma amacına yönelik vasıflarınızla çalışmaya başlayabilirsiniz anlamına gelir- doğru biçimde çalışmaya başlarsınız.

Bu hedef, kuşatıcı toplum tarafından desteklenir. Topluma yardım için bununla çalışmaya başlarsınız. Bunun sağduyusu ve izni ile; bu, bu işi yapacak dayanım ve enerjiyi sağlayan pompadır. Ve bu toplum size daima hedefe doğru olan kesin yolu gösterecektir. Çünkü hedef, uyumlu bir element gibi asıl toplumun içerisinde, bu topluma var oluşunuzdadır.

Bu durumda kendi üstünüzde yükselirsiniz ve bir yandan da kendinize bakarsınız, bu toplumun bakış açısından ve bu hedeften. Ve doğal biçimde kendinizi doğru ve objektif olarak değiştirmeye başlarsınız. Daha ötesi kendi başınıza; egoistik arzularınız, düşünceleriniz ve vasıflarınızda hissettiğiniz şeyden farklılaşırsınız. Sizin esas sınavınız, toplumla bütünleşik bir bağlantıda ve hedefinize daha yakın hale gelmenizdedir.

Eğer böyleyse siz kesinlikle kendi kendinize yaptığınız şeyi taşımayı bırakırsınız. Buna “yükselmek” denir.

Kişi bu hedefe, bu seviyeye gitmeli. Her birimiz bilinçli biçimde, aynı zamanda bu iç ve dış sosyal ve kişisel kaynakların kullanımı yoluyla diğerleri ile bütünleşik etkileşimin durumunu başarmalıyız. Ancak kişi bu metotu popülerleştirmemeli, gayri ciddi hale getirmemelidir.

Muazzam Bir Mekanizmanın Küçük Bir Parçası

Soru: Beni benim için, ortak bir mekanizma içinde doğru biçimde çalışan bir dişli olmak için neyin değişmesi gerekir?

Cevap: Bir dişli, kullanışsız bir parça olmak yerine bunun içinde, kohesif –birbirini tutan- bir mekanizma içinde tüm bir hareketi destekler. Şu anda isteğimize rağmen bunun içinde boşuna dönüyoruz. Bu, yaşamlarımızın acı ile dolu olmasının sebebidir. Ve eğer bir kavrayışla –idrak ile- dönüyor olsaydık (kalbimizde), kalbimizdeki bir şarkı ile; o durumda ne olurdu? 

Esas olan; insan tüm bir mekanizma ile doğru bir bağlantı kurduğu, düşüncelerini, hislerini ve çabasını buna verdiği haldir. Gerçekten kendi içindeki bu mekanizma içinde dönmeye başlar. Bu mekanizmanın yaratıcısı gibi olur. Yaratılışın üst gücünün mertebesine, tasarımına ve planına doğru yükselir. Ve o durumda bu yüksek seviyesinde yaratılışın bütününe sızan o var oluşun tümüyle farklı bir seviyesinin, idrak, sonsuzluk ve mükemmelliğinin farkındalığı insanda görünür olur. İşte bu, olmamız gereken şeydir.

Hayal edemediğimiz bir duruma yönleniyoruz. Bizim için hazırlanmış olanı hayal edemiyoruz. Fakat bu, modern pratik psikolojiden uzak bir sonraki aşamadır.

Soru: Nasıl bu kadar iyi ve uygun bir dişli olabilirim?

Cevap: Öncelikle, tercihen insanların gelişimlerinde size zihinsel olarak karşılık verecekleri bir grupta, belli seviyeler boyunca ilerlemeniz, onları özümsemeniz gerekiyor.  

O durumda eğitmenlerin rehberliğinde istişareler ve tartışmalar yoluyla pratik çalışmalar yapmaya başlayabilirsiniz.

Sizi etkileyecek ve sizin de bunu etkileyeceğiniz bir çevre yaratmanız gerekli. Ve böylece kademeli olarak bu sistemi inşa edeceksiniz.

İnsanlığın yüzlerce, binlerce yıldır kademeli biçimde bir önceki gelişiminin tüm aşamaları boyunca, ve -ilave olarak- bir nesil boyunca geçtiğimiz bu aşama boyunca yol aldığını anlamalıyız. Bugün her şeyin geliştiği yolu ve nasıl çabucak geliştiğini görüyoruz. Çünkü niteliksel olarak büyüdü ve en yüksek seviyelerinde değişimlerin yüksek frekansı var.

Biz kati bilgiyi alma zorunluluğumuz yoluyla, konferanslardan toplanmış belli bir bilgiyle, fikirle sohbetlerimize başladık. Ve bu, bu şekilde, hayattaki farkındalık ve pratik uygulamalarla takip edilir.

Bir kişiyi dünyanın içine fırlatıp atamayız, unutulmamalı ki bir çocuğu hayata hazırlar gibi bunun için 20 yıl harcadık. Biz kendini fark edebilmeyi başlayabilecek biriyle en azından yılın yarısını geçirmeliyiz.

Psikolojik Gelişim

Soru: Bir psikiyatristin işi, kişinin sorunlarında işin sonunda ona ne olduğunu anlamaya başlayacağı devamlı gelişimlerinden ibarettir.   

Cevap: İşiniz kişiyi bir psikoloğa dönüştürmek değil. Amacınız kişiye özel doğru bir tavsiye vermek, kullanabileceği bir tanımla ve o durumda her şey bu aşamada iyi olacaktır. Fakat o muhtemelen birkaç ay veya yıl geri de olacak. Çünkü daima değişiyor ve sorunlar ve durumlar değişiyor. Size ihtiyacı var.

Temelde bu çok farklı bir yaklaşım. Siz bir profesyonelsiniz ve size tavsiye için geliyor. İlaç veriyorsunuz, yani konuşmak.

Fakat konumuz her bir kişiyi kendi özelliğinde dönüştürmek. Çünkü kendisi ile devamlı konuşması gereklidir.

Devamlı olarak kendi içindeki yeni ve benzersiz içsel alanları bulur. Boşlukları, egoistik vasıfları, düşünce ve arzuları açığa çıkartır. Ve bütünüyle değiştirdikleri gibi onu çevre ile olan ilişkilerinde özel ve yeni pozisyonların içine yerleştirirler. Kişinin sürekli biçimde psikolojik olarak gelişmeye ihtiyacının olmasının sebebi budur. Bir ustaya ihtiyacı vardır.

Çevrenin Şaşırtıcı Etkisi

Soru: Egoizmin üstünü örtmemeyi anlıyorum. Bu kullanmak ve dönüştürmek zorunda olduğum yakıt gibi. Fakat hareketin beni, bir egoisti, bütünleşik bir toplumun içine doğru nasıl dönüştüreceğini anlamıyorum. 

Cevap: Çevrenin etkisi ve başka bir şey değil. Sizde var olan tek pozitif şey çevrenin etkisine boyun eğdiğiniz gerçeğidir. Ve bu, çevrenin sizi kontrol edebilmesinin nedenidir. Başka bir şey değil.   

Çevre size bir yön verdiği zaman, belli vasıfların, davranışların vb. önemi ve değeri sizi bunu takip etmeye zorlayacaktır. Bunu reddedemezsiniz çünkü kader, güç, kıskançlık, utanç, sizi yönlendiren bu dev güçler hala sizi çevrenin sözünü dinlemeye zorlayacaktır.

Soru: Çevrenin evrimsel gelişimi hakkında kursu çalıştığımızı varsayalım. Bu içsel bir biçimde davranmaya başlamak için yeterli olacak mıdır?

Cevap: Hayır! Bu sadece bir bilgi birikimidir. Fakat her birimizin bir grup içine dahil olması ve de bunu üyelerinin her birinin doğru tesire sahip olduğu bir topluluğun içinde döndürmesi gereklidir.

Örneğin çocukları uzmanların ve onlarla ilişki de doğru biçimde davranan hocalar eşliğinde belli şartlar altına koyduğunuz zaman, büyük çocukları getirdiğinizde onlar küçük çocuklar için birer eğitmen olurlar ve inanılmaz sonuçlar elde ederiz. Çünkü küçük çocuk büyük çocuğu dinlemekten hoşlanır ve onun gibi olmaya çabalar. Bu durum çocuklar arasında normaldir. Bizden örnek almazlar, ancak kendilerinden 2-3 yaş büyük çocuklardan.

Var olan tek fırsatı kullanmak zorunda oluşumuzun sebebi budur. Çevre ve başka bir şey değil.

Soru: İnsanların bir başkasına karşı sıcak ve düşünceli olduğu bir çevreye giriyorum. Ben de gerçekten bu sistemin bir parçası olmak istiyorum. Benim arzum sonunda bu sistemin bir parçası olmak için yeterli mi?  

Cevap: Sizin arzunuz –sizinki- opsiyonel. Eğer sizin arzunuz gerekli olsaydı bu kötü bir şey olurdu. Çünkü bu, yöntemin işlemediği anlamına gelirdi.  

Eğer dünyadaki herhangi bir kişiyi alırsak ve onu doğru bir çevreye yerleştirirsek şüphe yok ki o değişecektir.

Özellikle psikolojide pek çok örnek var. Herhangi bir kişiyi çıplaklar plajına koyun. Ancak elbiselerini çıkartmasına izin vermeyin. O durumda utanç onu çıkartmaya zorlayacaktır!

Bu, çevrenin salt bir ıslah metodu olmasının sebebidir.

Manevi Güç Veren Amaç

Soru: İyi bir bütünleşik çevre ile bir ıslah arasındaki fark nedir? 

Cevap: Sadece üstün bir seviyeye erişmemize sağlayacak bir arzu, başka bir şey değil.

Diğer bir değişle başka bir seçenek olmadığını anlayan insanlar ve krizlerin dışına çıkmamız, tercihen bir savaş veya dramatik olaylar olmaksızın bir araya gelmemiz gerektiğini anlayan insanlar. En iyisi eğer biz yapay biçimde kendimizi bunun içine yönlendirebiliyorsak ve bunu yapmaya başlıyorsak, bu sistemi bunu gerçekleştirmek için çalışırız ve böylece diğerini etkileriz. Başka bir şey değil.

Her büyük hedef bir güce sahiptir ve muazzam bir işin üstesinden gelmekle ilişkilidir.

Soru: Bu yükselme hedefine dair özlem mi?

Cevap: Evet her zaman, özellikle hedef bağlamında yükseliriz. Fakat grup olduğumuzda bu küçük topluluk kendimizi doğru biçimde koordine edebilir. 

Bu hedefin ne olduğunu, nerede olduğunu, mekanizmadaki dişlilerin karşılıklı bağlantısının vb. ne olduğunu nasıl bilebilirim? Grup içinde kendime tatbik etmem gereken yolu görebiliyorum: maksimum bir bütünleşme ile ve herkese karşı nezakatle bu küçük topluluk içinde doğru biçimde davranmam. Bütün düşüncelerimin sonuçlarını -sadece hareketler değil-  görebiliyorum. Düşünce harekettir.

Düşüncelerimiz ve arzularımız, hareketlerin mevcut maddi seviyemizde yaptığı gibi var oluşumuzun bir üst seviyesinde de -İnsan, Adem seviyesi, bütünleşik sistemin seviyesi- aynı rolü oynar.

Arzularımızı ve düşüncelerimizi ıslah ve kontrol etmeye erişme zorunluluğumuzun sebebi budur. Bu temel bir şeydir. Hareketler bir operasyon odasında gibi salt kaba ve zalim kalabilir. Ancak diğerlerinin iyiliğine yönlendirilecekler. Ana dönüşüm arzular ve düşüncelerde meydana gelir.

Farklı Milletlerden Farklı Tepkiler

Soru: İntegral eğitim kurslarında farklı kitaplar ve kitapçıklar olmalı mı? Veya bir kitap tüm dillere çevrilmeli mi?

Cevap: Kişi yükselmeye başladığı zaman, maddi dünyaya sahip kimliğini kaybeder: kabileniz, insanlar, ait olduğunuz klan ve terbiyeye dair.  

Bu önemli değildir. Çünkü her şeyi diğerlerinin iyiliğine yönlendirdiğiniz zaman “diğerlerini” anlamalısınız: “iyilik için” ne demektir? Belki bu tamamen onların iyiliği için değil. Temelde bunu yargılayamayız.

Örneğin belli bir yiyeceği sevdiğimde bu benim için iyidir. Zarar verebilirim veya bunu ona sunarak bir başka insana karşı kötü duygulara sebep olabilirim. Çünkü çok karşıt lezzetler ve fikirler var.

Bu, bütünleşmenin iki tarafı, yani diğerinin hislerini, arzularını, düşüncelerini hesaba kattığı, diğerinin tatmini için neden kendini kullandığının sebebidir. Temelde bu durumda devamlı biçimde kendimi kontrol etmeliyim. Fakat arzularımı ve düşüncelerimle bağlantılı olarak değil: benim için iyi olup olmamasının diğerleri için de iyi olması veya olmaması değil. Kendim için dilediğim şeyi onlara doğru göndermek. Bu bazen bizde olur. Ve genellikle ebeveynler ve çocuklar arasında sürtüşmeye neden olur. Tam tersine kişiye doğru girmeli, arzularını hissetmeli ve onları kendi arzularımın yardımıyla tamamlamalıyım.

Bu, dişliler arasındaki doğru bağlantıdır. Böylece herbirimiz bir bedendeki hücreler gibi bir başkası için çalışırız.

Discussion | Share Feedback | Ask a question




"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

Sonraki Yazı: