Manevi Gelişim Ve Egoizmin Büyümesi

Rabaş, ‘‘Toplumun Önemine Dair’’: Zohar’ın tarlanın ağacına benzettiği insan, tıpkı bir ağaç gibi kötü komşuları sebebiyle acı çeker. Diğer bir deyişle, etrafımızda bizi etkileyen kötü otları daima kesmeli, kötü çevrelerden ve gerçeğin yolunu tercih etmeyen insanlardan uzak durmalıyız. Onları izlememek için dikkatli olmalıyız.

Bu nedenle, hakikat yolunda çalışma meselelerinde, kişi kendini diğer insanlardan izole etmelidir… yani bu yolu takip etmeyen insanlardan. Onları takip etmeye çekilmemek için dikkatli bir gözleme ihtiyacımız vardır.

Kişi, kendini sevmek olan “genel otoritenin” düşüncelerine değil de “ihsan etmek” denen “tek otoritenin” düşüncelerine sahip olduğu zaman, “izolasyon” içindedir. Genel otoriteye “iki otorite” – Yaradan’ın otoritesi ve kişinin kendi otoritesi – denir.

Soru: Kabala’ya ciddi bir şekilde çalışmaya başlayan insanlar aniden, zenginlik, bilgi ve dışsal şeyler için çeşitli yeni arzular elde ederler. Bu neden bu şekilde çalışır? Sonuçta, daha önce, bunun gibi şeyleri hiç istememişlerdi.

Cevap: Bu onlara kendilerini anlama ve manevi arzuları maddi olanlardan ayırma fırsatı vermek için olur.

Zenginlik, şöhret, güç ve hatta bilgi için büyük arzuları vardır. Bu doğaldır, çünkü manevi gelişimin aksine, maddi parça daima büyüyecektir. Yani şöyle denir: “Her kim dostundan daha büyük ise, onun egoizmi daha büyüktür.”

Spiritual Development And Growth Of Egoism

Tükenmez Enerji Nasıl Elde Edilir?

Soru: Yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji dengesi nedir? Üretimleri için gerekli olandan daha fazla enerji sağlıyorlar mı?

Cevap: Doğadan elde edilen her türlü enerjiyi, bir veya iki oranında, olası üretkenliklerinin maksimum yüzde beşini kullanıyoruz. Bunun nedeni ise biz doğayı egoistçe kullanıyoruz.

Ama doğaya özgecil davransaydık, doğanın bizimle ilgili olan aynı prensibine göre, dengeli bir şekilde çalışabilseydik, o zaman karşılığında %100 aynı düzeyde doğa ile ilgili olarak, doğadan arzu edilenin %100’ünü alabilirdik.

Doğa, bize özgecil olarak davranır ve eğer bizler de tüm dünyaya, tüm insanlığa, karşılıklı olarak, sevgiyle, “komşunu kendin gibi sev” prensibine göre davransaydık, o zaman doğadan çok daha fazla enerji alabilirdik, doğa ile dengeye ulaşabilir ve hiçbir şeyde eksiklik hissetmezdik.

Uyumlu ve bütünleşik bir şekilde doğaya katılırdık ve olumsuz bir şey yerine ondan olumlu bir tepki alırdık. Günümüzde doğa, sanki enerji kaynaklarının küçük bir bölümünü bize vermek zorunda gibi bizimle isteksizce paylaşmakta.

Ancak doğa ile bir kez dengeye ulaştığımızda, her bir atomda mevcut olan tükenmez enerjiyi alabileceğiz. Dolayısıyla, özünde sadece bu konuda, mevcut metodolojinin düzeltilmesi ve gelecek için çözüm yatmaktadır.

How To Get Inexhaustible Energy?

Üst Sistemin Dilini Anlayabilir Miyiz?

Soru: Kişi daha üst bir sistemin dilini anlayabilir mi ve aynı dili konuşmaya başlayabilir mi?

Cevap: Üst yönetimin programını kavradığımız ölçüde, ona dahil olabiliriz. Her aşamada, her on Sefirot için, bizlere erişim, dahil etme kodu verilir.

Ve böylece, yavaş yavaş, üst yönetime dahil olmak, ondan sinyal almak ve sinyal vermekle, onun ayrılmaz bir parçası ve bu sistemin aktif bir unsuru haline geliriz.

Can We Understand The Language Of The Higher System?

Sıkıcı Olmayacak

Soru: Kendi içimdeki hayvanla ne yapılmalı? Eğer o belli bir hedefe ulaşırsa, başardığı şeylere olan ilgisini kaybeder, yeni bir hedef bulur ve her şey yeniden mi başlar? Kalpteki noktanın gelişimi için gerekli olan nedir?

Cevap: Kalpteki nokta, hayatın anlamına, bilinmeyen bir şeyi elde etmeye olan çekimdir. Bu herkesin içinde vardır. Her şey kendini ne kadar açığa çıkardığına bağlıdır: Daha fazla ya da daha az ölçüde.

Soru: Ya kişi sıkılırsa? Görünüşe göre o aynı şeyi duyuyor ve hiçbir değişiklik yok.

Cevap: Çok miktarda materyale sahibiz, bu yüzden herhangi bir kişinin sıkılacağından şüpheliyim. Materyal, hayattaki birçok şeyi açıklar ki her şeyi bildiğinizi söylemek imkansızdır.

Buna ek olarak, her gün değiştirdiğiniz etki altında, tekrar hayal kırıklığına uğrayan ve sonra tekrar yükselen duygusal bir maddedir. Yani, bunlar son ıslaha kadar metamorfozlarını durdurmayan koşullardır.

It Won’t Be Boring

Sorularınıza Cevaplar – Bölüm 229

Soru: Kendimi psikolojik olarak değersiz hissediyorum; insanlarla iletişim kurmak benim için zor. Kabala bilgeliğini kendi başıma çalışmayı düşünüyorum. Eğer ışık aniden bana akarsa üst dünyaya girebilecek miyim yoksa sadece benim için daha mı kötü olacak?

Cevap: Çalışın ve ışık sizi yönlendirecektir.

Soru: Eğer Yaradan’ı kendi yararım için kullanamazsam, eğer O’ndan hiçbir yararım yoksa neden O’na ihtiyacım var?

Cevap: Işık’tan fayda, onu herkesin yararına kullanabilme ve Yaradan’ın yararı için kullanabilme fırsatıdır -ve bununla sizin yararınızı ve gerçekleştirdiğiniz şeyi göreceksiniz.

Answers To Your Questions, Part 229

Kabala İpuçları – 6/3/18

Soru: Manevi gelişim yolunda, dün bana kötü görünen şey, bugün iyi gelebilir mi, ya da tam tersi? Eğer öyleyse, neye inanmalıyım, neye güvenebilirim?

Cevap: Bu doğrudur. Dün bana kötü görünen bir şeyin bugün iyi olacağı kesindir. Ve bunun tersi de olabilir. Neyin kötü ve neyin iyi olduğunu sadece grubunuza göre belirlemek mümkündür, başka bir şekilde bu mümkün değildir.

Soru: Yaradan ile iletişime geçmek için, bir darbe hissetmeli miyim?

Cevap: Egoizminizle özdeşleştirmemeye çalışın; bu darbeleri nasıl hissetmeyeceğinizin yöntemidir.

Soru: Sol çizgi, manevi egoizm mi yoksa dünyamızın egoizmi midir?

Cevap: Sol çizgi her şeyi içerir. Manevi ve fiziksel egoizm arasındaki fark, manevi egoizmin açık bir şekilde Yaradan’a karşı yönlendirilmiş olmasıdır; fiziksel egoizm ise açık/belirgin değildir. Fakat prensip olarak, bu alma gücünün aynısıdır.

Soru: Fiziksel taşıyıcılarda kıyafetlenen manevi güçlerin prensipleri nelerdir?

Cevap: Kabala bilgeliği ile ilgilenirken, fiziksel taşıyıcıları görmeyiz, manevi güçleri görürüz. Bir insan yerine, temsil ettiği gücü ve her şeyi nasıl gerçekleştirdiğini görürüz. Bir kişinin dış görünüşünün benim için bir önemi yoktur, eylemlerinin bile: o bir yerlere mi uçuyor, seyahat mi ediyor, bir şeyler mi yapıyor… Benim için önemli olan sadece bu manevi gücün nasıl çalıştığıdır.

Soru: Yaradan’ın ne yarattığını görmek ilk edinim midir?

Cevap: Herhangi bir şey görmek gerekli değildir. Bizler, ihsan etme niteliğini, üzerimizdeki inancın bilgeliğini, belirleyici bir nitelik olarak hissetmeye başlarız ve bu bizi yöneten şeydir. Başka hiçbir şey gerekli değildir.

Soru: Bir Kabalist arzu ve güç arasındaki bağlantıyı görür mü? Her güç bir arzu mudur? Her arzu bu güç müdür?

Cevap: Evet, arzu ve gücün aynı şey olduğunu söylemek mümkündür.

Blitz Of Kabbalah Tips – 6/3/18

Her Bir Kişinin Manevi Çalışması

Bizler, ruhun kırılmasının sonucuyuz yani Yaradan’a benzerlik kazanması gereken Adem’in sisteminin.

Yıkımın özü, her bir parçanın kendini başkalarından ayırdığını hissetmesidir, bu bireysel bozukluk koşulunun neyle ilgili olduğunu anlamaya başlar ve başkalarına karşı olan karşıtlığını/düşmanlığını incelemek ve onları bölen çelişkilerin üzerine bir araya gelmek için diğerleriyle birleşmeye çalışmanın gerekliliğini fark eder.

Bu, içinde kırık ruhun (arzu) bir parçasını taşıyan her insanın manevi çalışmasıdır.

Bu arzuları bir araya getirerek, bu arzuyu, aklı ve nitelikleri yaratan gücü edinmeye başlarız yani Yaradan’ı. Bu, sadece bizim çalışmamız değildir, aynı zamanda varoluşumuzun anlamı, bu dünyadaki varlığımızın sebebidir. Bu nedenle, her şey sadece evrensel bağlantıyla çözülür.

The Spiritual Work Of Each Person

Kabala İpuçları – 6/10/18

Soru: Ruh, algılama için bir araç mı yoksa hissedecek bir şey midir?

Cevap: Ruh, içerisinde başka bir yaratılış hissettiğiniz on Sefirot’tur.

Soru: Sevginin niteliği, neden egoizme karşıt bir niteliktir?

Cevap: Sevgi, başka bir insanın tüm arzularını alıp, kendi arzularının yerine koyduğu ve onları yerine getirmek istediği, kişinin içindeki ihsan etme niteliğidir. Bu, dünyamızla paralel olmayan çok eşsiz bir duygu ve çok eşsiz bir eylemdir.

Soru: Bir arzuyu kısıtlama eylemi nedir? Tatlı bir şey istediğimde fakat onu yemediğimde, arzumu kısıtlıyor muyum?

Cevap: Hayır. Gerçek şu ki, tatlılara olan arzunuzu daha egoistçe başka bir arzuyla değiştiriyorsunuz, örneğin kilonuzu koruyorsunuz.

Soru: Ruhun yaşlanması ya da olgunlaşması kavramı var mıdır?

Cevap: Ruh yaşlanmaz veya ölmez, aksine gelişir. Bu nedenle, “ruhun yaşlanması” ve “ruhun olgunlaşması” terimleri bu açıdan kabul edilemez.

Soru: Arzularımı hissetmeye ek olarak farkındalık geliştirmenin rolü nedir? Bu benim ruhumun embriyosu mudur?

Cevap: Farkındalığın amacı, kendimi en yüksek ihsan etme ve sevgi niteliğiyle tamamlamayı sürdürmek için, en kısa ve en uygun şekilde kendimi doğru yönlendirmeme yardımcı olmaktır.

Soru: Vicdanın, ruhun embriyosu olduğunu söylemek mümkün müdür?

Cevap: Vicdan, göreceli bir kavramdır. Her bireyin kendi vicdanı vardır. Bu nedenle, nezaket, vicdan, sevgi, dürüstlük ve benzeri nitelikler, yönlendirildikleri hedefe bağlıdır. Sadece amaç önemlidir.

Blitz Of Kabbalah Tips – 6/10/18

Manevi Metodu Takip Edin

Soru: Kabalistler ve bir grup kibirli arasındaki fark nedir?

Cevap: Günümüzde hepsi karmakarışıktır. Birini diğerinden ayıramam. Zohar Kitabı başlangıç ve sonrasında anlatıldığı gibi ruhsal gelişime karşı olan herkes, bizimle aynı yolda değildir.

Kendimize dikkat etmeli, öğretmenlerimizin yazdıklarına sürekli olarak danışmalı ve başkalarının yaptıklarına aldırış etmemeliyiz.

Burada irade özgürlüğü vardır. Bir kişi, başkalarına zarar vermezse, doğru ve iyi olduğunu düşündüğü şeyleri yapabilir. Küçük manevi topluluğumuzda kapalı olarak, kimseye zarar vermeyiz, bizler herkese açığız.

Asıl önemli olan sıkı bir şekilde programı, öğretmenlerimizin tavsiyelerini takip etmektir ve o zaman hedefe ulaşacağız.

Soru: Bir insanda egoizm her arttığında, dış toplum tarafından daha fazla etkilenmektedir. Bu zararlı etki nasıl önlenebilir?

Cevap: Metodun çalışmasına ve kendi içsel çalışmasına daha derinlemesine dalmak suretiyle. Bundan daha fazla bir şey yoktur.

Follow The Spiritual Method

Şehirlerin Geleceği Nedir?

Soru: Gelecekte şehirleri ne bekliyor?

Cevap: Gelecekte, iletişim teknolojilerinin gelişmesi sayesinde, insanlık büyük şehirlerde yoğunlaşmayacak ancak yayılacaktır.

Birçok insan evden çalışabilecek ve onların tüm tüketim malzemeleri eve teslim edilecektir. Ev bir yatak odası, bir çalışma odası ve genel olarak, kişinin hayatının çoğunu geçirdiği bir yer olacaktır. “Şehir merkezi” ve “iş merkezi” kavramları dünyadan silinecek ve şehirlerimiz geniş ve dengeli bir form alacaktır.

Ayrıca, insanlık birbiriyle olan evrensel ilişkilerinin özgecil olması gerektiğini fark ettiği anda, şehirlerin de bu yeni duruma göre biçimleneceğini umuyorum: her şey kişinin yararına olacak, böylece birey topluma hizmet edecek, toplum herkesle ilgilenecektir. Bu, şehir yapılanmalarında çok büyük değişikliklere yol açacaktır.

What Is The Future Of Cities?