Avrupa Birleşmiş Halkları

Facebook’tan Soru: Siz sıklıkla Avrupa Birliği’nde tek bir Avrupa ulusunun oluşumu çağrısında bulundunuz. Bu, her ulusun geleneklerini bırakması gerektiği anlamına mı geliyor?

Cevap: Gelenekler birbirine karışabilir. Bugün herhangi bir gelenek bilen var mı? Bütün bunlar yavaş yavaş değişir, dönüşür ve uçup gider.

Gelenekler ancak onları birbirlerine karşı doğru ve iyi tutumlarla kıyafetlendirirsek kalabilirler ve sonra müdahale etmezler. Mutlulukla birbirimizin geleneklerini kabul edeceğiz, çünkü onlar birbirimizle karşılıklı işbirliği yapmamıza ve birbirimize daha yakın olmamıza yardım edecekler.

Bunun aksine, bugün gelenekler bizi ayırıyor. Dolayısıyla, sözde birleşmiş olan Avrupa, aslında bölünmüş ve parçalara ayrılmıştır ve her geçen gün durum gitgide kötüleşiyor.

En yararlı şey “ve dostunu kendin gibi seveceksin” (Levililer 19:18) genel kuralına yönelik ortak bir hareket olacaktır; diğer her şey bu genel kural içinde birleştirilir ve onun altına düşer. “Ve dostunu seveceksin” ilkesi tüm diğer prensipleri kapsıyorsa, gelenekler aslında insanların daha fazla birleşmelerine yardımcı olacaktır.

Bütün gelenekler ve kültürler kaybolmayacaklar. Birbirimizin alışkanlıklarını kabul edeceğiz ve bu şekilde hayatlarımızı daha da zenginleştireceğiz. Kendimizi daha yakın ve daha iyi hissedeceğiz. Ancak bu, sadece amaç doğruysa gerçekleşir: “başkalarını sevmek” ilkesi altında tek bir ulus haline gelmek.

Soru: Bu bile mümkün mü?

Cevap: Bunu yapmak zorundayız! Doğanın yüksek güçleri, buna yöneltiyorlar, bizi bu koşula ulaşmaya zorluyorlar.

The Unified People Of Europe

“1000 Beğeni, Yoksa Onu Bırakacağım”

Haberde (The Grio): “Cezayirli baba, küçük oğlunu pencereden sarkıtarak, Facebook’ta ‘beğeni’ talep ettikten sonra, Pazartesi günü iki yıla kadar hapis cezasına çarptırıldı.

BBC’ye göre Facebook kullanıcıları haklı bir şekilde panikledi ve tanımlanamayan baba, oğlunu Cezayir’de pencereden dışarı sarkıttığında kızdılar. Tehlikeli bir biçimde oturmuş olan küçük çocuğun resmini, 1000 beğeni gelmezse “onu bırakma” sözü ile yayınladı.

Soru: Nereye gidiyoruz?

Cevap: Artık gözümüzün korkmadığı bir koşula geldik, çünkü binlerce beğeni toplamanın cezaevinde oturmaktan daha önemli olduğu anlaşılıyor. Burada zaten dizginlenemeyen egoizm ile uğraşıyoruz.

Anlamalıyız ki, yalnızca üst güç, egoizm ile bir başka zıt içgüdünün, ihsan etme ve sevme içgüdüsünün yerini değiştirebilir. Ancak bu şekilde hayatta kalabiliriz.

Soru: Eğer kişiye, sevginin ne olduğunu, ihsan etmenin ne olduğunu göstermek için 1000 ya da 100 000 Beğeni ödense, bu dünya değişebilir mi?

Cevap: Evet. Fakat ona egoist olarak bakarsan, hiçbir şey yapamazsın. Birlikte bağlanmalıyız, yavaş yavaş üst Işık’ı, daha yüksek gücü çekmeliyiz. O gerçekten bunu yapabilir, insanların onun etkisi altında nasıl değişmeye başlayacağı budur ve sonra “beğeni” göndermeyi bırakacaklar.

Soru: Yani, bir insanda, ihsan etme ve sevme arzusu ortaya çıkacak mı?

Cevap: Kaçınılmaz olarak, üst Işık’ın etkisi altında. Aksi halde nasıl mümkün olabilir? Sonuçta, bugün bile, her şeyi isteksizce yapıyoruz. Bu güce köle olmanın ya da o güce köle olmanın bir önemi yoktur. Tek seçimimiz hangi gücün altında köle olacağımızdır.

“1,000 Likes Or I Will Drop Him”

Yaradan Kişiyi Nasıl Yönetir?

Soru: Yaradan kişiyi nasıl yönetir?

Cevap: Yaradan, kişiyi sürekli olarak ona Işık’ın, hazzın küçük parçalarını göndererek yönetir. Ve kişi buna göre, bir köpek gibi koklar: “O nerede?” ve oraya koşar.

O Işık’ı durdurmak ve kovalamamak için, kişi önceden doğru bir niyet edinmelidir. Bu kişinin görevidir.

How Does The Creator Manage A Person?

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 176

Soru: Adam Kadmon dünyasındaki Işık, Atzilut dünyasındaki ışıktan ne ölçüde daha güçlüdür? Ve dünyamızda Işık’ın gücü, Asiya dünyasıyla kıyaslandığında ne gibi bir ilişki vardır?

Cevap: Onları bir insanın ve hayvanın gelişimiyle ilgili olarak hayal etmek dışında, Işık yoğunluğunu karşılaştırma olanağı yoktur.

Soru: “İnsanların Korkularının Gerçek Nedenleri” videosunda Malhut’un aydınlatmasından bahsediyorsunuz ve bu, korkunç bir şey gibi hissediliyor. Malhut’un aşağıdan yukarıya aydınlattığını söylemek mümkün müdür, yani Keter’in katılımı olmaksızın aydınlattığını mı gösterir?

Cevap: Çok daha korkunç!

Answers To Your Questions, Part 176

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 175

Soru: Yaşam yolunuz oldukça ilginç: bir Sovyet vatandaşlığından, Kabalistik hareketin liderliğine. Kabala bilgeliğine olan uzun yolculuğunuz hakkında konuştuğunuz birkaç röportaj okudum ve birkaç sorum var.

Neden İsrail’e göç ettiniz?

Cevap: Nefret edildiğiniz yeri terk etme arzusundan, yani tarihi anavatana dönmek.

Soru: İsrail’de Yahudilik ve Kabala’ya neden ilgi duydunuz ve diyelim ki Hıristiyanlık, Budizm ya da Yoga değil?

Cevap: İnanç değil, hayatın anlamı hakkında bilgi arıyordum.

Answers To Your Questions, Part 175

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 174

Soru: Neden Keduşa, kutsallık (Kabala kitaplarının kutsallığı da dahil), ihsan etmeyle bağlantılıdır?

Cevap: Çünkü Keduşa, ihsan etme ve sevmedir.

Soru: “Geçim kaynağı için tılsımlar” nedir? Psikolojik düzeyde, onlar kişiye yardım edebilir, onu manevi gelişimine hiçbir şekilde müdahale etmeden zengin, sağlıklı ve başarılı yapabilirler. Yoksa maneviyattan çaldığınız ve onunla ilgili olmamanın daha iyi olacağı mı düşünülür?

Cevap: Kişi, Yaradan’a ulaşmak için nasıl yaşanacağı hakkında endişelenmelidir.

Answers To Your Questions, Part 174

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 173

Soru: Aşağıdaki açıklamalardan hangisi gerçeğe daha yakındır?

1) Ein Sof’dan başlayarak harikulade Işık dünyaları vardır, fakat fiziksel dünyamız (Malhut’un altı) onlardan o kadar uzaktır ki, onun içinde Hesed üzerinde hâkim olan Gevura’dır (şiddet). Bu nedenle, kişinin Yaradan’ın Hesed’ini (merhametini) görmesi zordur ve acı çekmektedir.

2) Materyal dünyada bile bizler, Yaradan’ın “evinin misafirleri” gibiyiz. Bize acı çektiren olaylar da dahil olmak üzere tüm olaylar, bizimle ilişkili olarak Yaradan’dan Hesed’in eylemleridir.

Cevap: Her iki açıklama da doğrudur.

Soru: Başlangıç öğrencisi olarak, göründüğü kadarıyla, sonunda Partzuf’un ne olduğunu anladım ve aynı şekilde Sefirot’un anlamını en azından bir ölçüde anlamış olduğumu düşündüm. Bazen Partzufim’i, sonuçta beni şaşırtacak olan Sefirot isimleri ile söylüyorsunuz. Sorum şu ki; Partzufim neden Sefirot isimleriyle adlandırılıyor ve Sefira nedir?

Cevap: Her Sefira büyüdüğünde, Partzuf olarak ifşa olur.

Soru: Kişi Yaradan’a bir şeyler için dua ederse ve Yaradan’ın bu arzuyu yerine getirmesini beklerse, dua içinde, Yaradan’dan istediğini alırsa, Yaradan’a bu şekilde haz vereceğini söyleyebilir mi, yoksa bu tamamen egoist bir yaklaşım mı?

Cevap: Egoizmdir!

Answers To Your Questions, Part 173

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 170

Soru: Çok zor, ama anlamlı bir dönemde yaşıyoruz. Yaradan’ı arzulayan bir kişi, sürünün nasıl yok edildiğine sakin bir şekilde nasıl bakabilir? Sonuçta, ona değer verir, merhamet eder, o kendisinin de bir parçası haline gelir. İmkânsızlığı ciddi olarak etkilemek için tek yol, tohumun filizlenmesi için gençken toprağa düşmesi midir?

Cevap: Hiç kimse bağımsız olarak bir şey yapmaz. Bir insanın gerçeğin farkına varması ve ona yaklaşması için her şeyi yapan üst kuvvettir.

Soru: İnsanlar neden birbirlerine işkence ederler ve hayvanlara karşı şiddet uygularlar? Yaradan neden böyle davranmaya izin verir? Bu davranışın kökü nedir ve Kabalist olarak bu soruna hangi çözümü görüyorsunuz?

Cevap: Dünyanın tüm ıslahı, integral eğitim sayesinde, yalnız insanın ıslaha gelmesidir.

Answers To Your Questions, Part 170

Kongrenin Hazzı Ve Hayatın Anlamı Hakkında Soru

Soru: Kongrenin hazzı, hayatın anlamı hakkındaki sorumu silip atabilir mi?

Cevap: Hayır, bu olmayacak, çünkü herkes varoluşunun anlamını düşünür. Aksine, her kongreyle insanlar bu soruyu daha çok sormaya başlarlar ve artan bir şekilde, bir cevap ihtiyacı hissederler.

Ancak, kongre süresince başarısızlıklara ve hayal kırıklıklarına sahip olurlar: “Her şey yok oluyor, burada hiçbir şey yok, ben neden buradayım?”

Sonra aniden her şey ortaya çıkmaya başlar ve tekrar belirginleşir. Ve bu harikadır! Bu kongre süresince gerçekleşirse, harika olur.

Pleasure From The Congress And Question About The Meaning Of Life

Kabala Bilgeliği Saf Bilimdir

Soru: Kabala bilimi, Kabala bilgeliğinin diğer kısımlarıyla birlikte bilimsel bir parçası mıdır? Kabalanın, bilim dışı bir bilgeliği var mıdır?

Cevap: Hayır. Ari’nin Hayat Ağacı ya da Baal HaSulam’ın Talmud Eser Sefirot gibi Kabala kitaplarına başvurabilirsiniz ve bunların ne kadar ciddi ders kitapları olduğunu göreceksiniz.

Yalnızca yaratılış güçlerini yönetme hakkında bilgi ve sınıflandırmalarının çizimleri dışında orada “Tanrı” sözcüğüyle karşılaşmazsınız.

Kabala bilgeliği, dünyamızın fiziksel güçleri hakkında, duyularımız ve duygularımızın aralığı içinde olmayan bir bilimdir. Örneğin, dünyamızda atom-altı güçleri hissetmiyoruz, fakat biz bunları kullanmaya başladık. Kabala bilgeliğinde bir sonraki doğa seviyesinden söz ediyoruz.

The Wisdom Of Kabbalah Is Pure Science

Toplam 162 sayfa, 5. sayfa gösteriliyor.« İlk...34567...102030...Son »