Gelecek Toplumu Kim Yönetecek?

Soru: 2018 yılında dünyada daha az mı aptallık olacak? Ya da tam tersi, dünyada ne kadar çok aptallık olduğunu mu keşfedeceğiz?

Cevap: Her ikisi de. İki karşıtlık gereklidir. Bir taraftan, şimdi siyasette gördüğümüz gibi daha çok aptallık olacak. Öte yandan, bunun aptallık, önemsiz ve pislik olduğunu anlayan birçok kişi olacak.

Bu, doğanın genel durumunu, içinde bulunduğumuz güçlerin ağını değiştirecektir. Yöneticilere ihtiyacımız yok ve onlardan ya da dünyayı elinde tutan entelektüel ve burjuva seçkinlerden bekleyecek hiçbir şey yok.

Kitlelerin durumu değiştirme ve birbirleriyle doğru bir şekilde bir araya gelme arzusu, kademeli olarak, kimsenin karşı çıkamayacağı, her şeyde değişime yol açacaktır.

Soru: Baal HaSulam, “önce tüm kuşağı eğitmek gerekiyor ve sonra onlar doğru lideri seçecekler”, demiş. Sizce, geleceğin hükümet sistemi nasıl olmalıdır?

Cevap: Yalnızca kişiyi düzeltme yöntemi vasıtasıyla, kişiyi eğitmek yoluyla, en büyük kaygıları toplumun refahı olan insanlar, kademeli olarak yönetimin içine gireceklerdir.

Soru: Fakat geçmişteki krallar gibi, bir kişi mi yönetecek yoksa bir topluluk mu olacak?

Cevap: Bence bir topluluk olacak, fakat çok küçük, eski zamanlarda kurulmuş olan bir tür Sanhedrin. O, manevi hayatı idare eden 71 kişiyi içeriyordu. Bundan daha fazlasına ihtiyacınız olduğunu sanmıyorum.

Onlardan her biri, birliğin bir sistemi ya da başka biri için sorumluluk alacaklardır: Birincisi çocuk sisteminden, ikincisi kadın sisteminden, üçüncüsü bilim alanı ve benzerinden sorumlu olacak. Bütün problemleri ortaklaşa çözecekler.

Onlar, kendilerini idare edebilecek bu insanların kimler olduklarını hissedecek ve “sezecek” kitlelerin ezici/karşı konulamaz görüşüyle seçilecekler. Baal HaSulam bu konuda, “Zohar Kitabına Giriş”‘in sonunda yazar.

Soru: Bunun ne zaman olacağını söyleyebilir misiniz?

Cevap: Hayır. Ancak önümüzdeki iki ya da üç yıllık süreç boyunca insanlık, tüm sistemlerin değiştirilmesi gerektiğini anlayacak gibi görünüyor, aksi takdirde bir çıkmaza varacağız.

Who Will Manage The Future Society?

Geleceğin Toplumu için Eğitmenler

Soru: Baal HaSulam, 70 yıl önce yazdığı sosyal öğretide, insanlığın küçük bir kısmının manevi seviyeyi yükseltmesi ve içinde tek bir dinin, ihsan etme dininin olacağı bir toplum yaratması gerektiğini söylüyor. Bu insanlar onu bütün dünyaya yayacak, gerisi ise kültür olarak kabul edilecektir.

Birkaç bin ya da on binlerce insanın bu küçük toplumu ne zaman yaratacağı hakkında bir fikir verebilir misiniz?

Cevap: Kendisini ve diğerlerini yöneten doğru bir toplum yaratmak için, kişi manevi bir seviyede olmalıdır. Hala insanları öyle görmüyorum. Bugün kademeli olarak eğitim görüyorlar, ama yine de buna hazır değiller.

Soru: Yani o topluluğun ortaya çıkış yılını somut olarak söyleyemez misiniz?

Cevap: Önümüzdeki yıl, herkes birleşmek istese bile danışmanlar hâlâ hazır olmayacaktır.

Soru: Öğrencileriniz, yeni toplumu inşa etmeye hazır olan rehberler değil mi?

Cevap: Günümüzde onlar, sadece yeni gruplar geliştirmek, atölye çalışmaları yapmak ve benzeri amaçlar için uygun kılavuzlardır, fakat birlikte çalışabileceğimiz, birbirimizi tamamlayabileceğimiz ve genel egoist kuralların üzerinde bulunabileceğimiz komünler ve toplumlar yaratmak için, bu şekilde örgütlenebilecek rehberlere ya da kitleye sahip değiliz.

Instructors For A Future Society

Geçmiş Ve Şimdi

Soru: Neden Yaradan ile doğrudan iletişim kuramıyoruz? Neden öğretmen gibi, bir aracıya ihtiyacımız var?

Cevap: Bu arabuluculuk değildir. Bu sizin geçmiş koşulunuz. Gerçek şu ki yaratılış parçalanmış bir sistemdir, kendisini adeta hasar görmemiş unsurlardan daha karmaşık olana kadar, kesintisiz bir zincirdeki bağlantılar gibi düzeltmeye başlar.

Daha önce tükenen bir unsur, her zaman tüm bilgisini, birikmiş olanlarını, tüm bağlantılarını bir sonraki unsura iletir. Ve bu zincirdeki bağlantılar olduğumuz için, öğretmenlerimize her zaman bağlıyız ve bir sonraki nesil için öğretmenler oluyoruz.

Soru: Eğer öğretmen benim geçmiş koşulumsa, o zaman gelecekteki koşulum kim?

Cevap: Gelecek koşul, maneviyatta gelişene kadar sizsiniz. Ve sizden sonra öğrencileriniz, sizin ardınızdan düzeltmeye/ıslaha devam edenler, bu kırık sistemin seviyeleri boyunca ilerleyenler. Onlar sizi ya yaşamınız esnasında bulurlar ya da ölümden sonra maneviyatta bir şekilde bağ kurarlar.

Past And Present

Duygularınız Hakkında Konuşmayın

Posted on February 25th, 2018 at 9:05 am

Soru: Neden bir çalıştayda hislerim hakkında konuşamıyorum? Bu, onları gizlemek zorunda olduğum anlamına mı geliyor?

Cevap: Onları gizlemek zorunda değilsin, ancak egoist hislerine kimse ilgili duymaz; onlarla bizi düzeltemezsin ve yükseltemezsin.

Bir kitaptaki cümleciklerle konuşursanız arkadaşlarınıza ancak ilham verebilirsiniz, çünkü herkes okuduğunuzu ezbere anlatıyor olduğunuzu anlar. Ve kalbinizden de fazla konuşmamalısınız, çünkü biz egoistler, kalbinizde hissettiğiniz şeyleri hissedersek, o zaman seni incitebiliriz.

Genellikle Kabalistler, kendi sözleriyle, ortak yükselişimiz hakkında, Yaradan’ın büyüklüğü hakkında konuşur. Fakat prensip olarak, grup hakkında konuşmak en iyisidir: Yaradan ile yapışmayı başarabildiğimiz ve tüm dünyayı ihtiyaç duyduğu yeni bir koşula getirebildiğimiz sistemin ne kadar özel olduğu hakkında.

Don’t Talk About Your Feelings

Ben Ne İçin Yaşıyorum?

Kabala bilgeliği olmadan, hayatın anlamı hakkındaki soruyu cevaplamak imkansızdır. Ne de olsa, bizler, bütün doğamız olan haz alma arzusu içinde yaşarız ve böylece her zaman yalnız ona hizmet ederiz.

Egomuz “Ne için yaşıyorum?” sorusuna hemen “haz alma arzusunda iyi hissetmek için!” cevabını verir, yani doğanızın içinde, üstünde değil.

Benim tüm hayatımın, egoizmimin yerine getirilmesini garanti altına almak olduğu ortaya çıkar. Yani, ben hayvansal bedenime hizmet ediyorum. Hayvansal seviyenin üstünde değil, içinde yaşıyorum.

Sadece hayvansal bedenime bir öküz, eşek ya da at gibi en gerekli şeyleri vermek koşuluyla, böylece onlar biz insanlara hizmet edeceklerdir, o zaman bedenimi hayvansal bedenin üstünde olan bir insanın ihtiyaçları için kullanırım. Bu, şu soruyu incelemek demektir: “Ben ne için yaşıyorum?” Öküzümün ya da eşeğimin değil, içimdeki kişinin sorusunu: “Hayatımın amacı nedir?”

O zaman bizler, yaşanan ve ölünen hayatın haz alma arzusu olmadığını, yani bunun üstünde olduğunu buluruz/öğreniriz. Bu, egoizmin üstünde hayatın anlamını aramamız gerektiği anlamına gelir, haz alma arzusunu yaratan tek bir güç vardır: Yaradan.

Hayatın anlamı hakkındaki sorunun cevabının, kişinin içinde, hayvansal bedeninde bulunamayacağı, ancak bizi yaratan ve bizi bu soruya götüren gücün sınavında bulunabileceği ortaya çıkar. Ben Yaradan’ı keşfetmeliyim ve sonra ne için yaşadığımı anlayacağım.

Yaradan’ın edinimi 125 derecede gerçekleşir. Her derecede, ne için yaşadığımız anlayışında, Yaradan’ı daha fazla keşfederiz. Bütün ıslahlarımızı tamamladığımızda, yani Yaradan’ı tam edindiğimizde, o zaman hayatın anlamıyla ilgili sorunun tam cevabını ifşa edeceğiz.

What Am I Living For?

Twitter’da düşüncelerim-2-12-18

Her yıl dünyanın birçok ülkesinden insanlar, sınırların ve ulusların ötesinde bir birliği deneyimlemeye gelmektedirler. Sahip olduğumuz bağlantının doğal kablolarını nasıl hissettiğimizi öğrenmekten köklenen bir birlik, Otantik Kabala Bilgeliği rehberliğinde.

Son yazımda Newsmax, Robin Williams’dan sonra intihar artışı medya devrimine ihtiyaç duyulduğunu söylüyor; ABD genelindeki intihar oranlarında neredeyse % 10’luk bir artışın medyanın intiharı halka nasıl ilettiği ile ilgisi vardır.

Günah, Yaradan’ın her şeyin içinde olduğu düşüncesinden koptuğumda ve hayat veren, yöneten gücün gerçekten kontrolde olmadığını, benim ya da doğadaki bazı diğer güçlerin kontrolde olduğunu düşündüğümde olur.

Kişinin manevi yolunu aldatmak ne demektir? İhsan etme ve Yaradan’a doğru büyük amaçtan tam tersine niyeti değiştirmektir.

Kârsız kapitalizm ölür. Piyasalar durgun. Kapitalizm, kârın gerekli ölçüsünü sağlamak için balonlar yetiştirir. Ancak finansal balonlar sonlanmadığı için kaza kaçınılmazdır. Ancak ego başka bir prensip düşünmez. Cevap egonun kendisinden kaçmakta yatar.

Kabalist Tavsiyesi: Soru: Dünyada neyin suç olduğunu biliyoruz. Peki manevi dünyada suç nedir? Cevap: Manevi dünyada yalnızca 1 çeşit suç vardır. Başkalarıyla yakınlaşarak gelişmemek ki böylece onlarda Yaradan’ı ifşa ederiz.

Sadece bir emir vardır, yalnız bir iyi niyet ve bir kötü niyet olduğu gibi. İyi bir niyet başkalarına yakınlaşarak geliştiğinde ve Yaradan’ı ifşa ettiğindedir ve kötü bir niyet buna karşı gelen herhangi bir şeydir.

Gerçek bir terörist herkesin başkalarına karşı nefretidir. Bunu söndürerek, dünyadaki kötülüğün temelini yok ediyoruz.

Roma Kulübü yeni bir aydınlanma fikri buldu. Dikkatin merkezinde din ve yetiştirme problemleri var. Yeni bir zihniyetin şekillenmesi ciddi değişiklikler gerektirir – öz kısıtlama hiç bir şey yapamaz, ego hiç bir şeye izin vermez. Onun üzerine yükselmemiz gerekecek.

My Thoughts On Twitter, 2/12/18

Twitter’da düşüncelerim-2-6-18

Uluslara Yahudilerin üst ışığın dünyamıza düşüşündeki rolünü ifşa ederek, onlarda misyonlarını yerine getirme arzusunu uyandırmayı umuyoruz, peygamber Yeşaya’nın söylediği gibi.

Tüm artan krizler ve Mesih savaşları genellikle Yahudileri birleşmeye zorlamak için ve böylece dünyayı değiştirecek olan üst ışığı çekmek için gerçekleşiyor- nefret ve bencillikten ihsan etme ve sevgiye

Düşüncenin gücü yaradılıştaki en büyük güçtür. Bizler; olan düşüncelerin olan her şeyi nasıl belirlediğini görmüyoruz. Dünyayı sarmalayan ve yöneten güçlerin ağını görmeyi öğrenmemiz lazım. Kabala dünyayı kendi düşüncelerimizle nasıl yönettiğimizi açıklıyor.

Babil’de ve Mısır’da bolluk vardı ancak ‘Ne için yaşıyorum’ a cevap yoktu. Bu soru Yahudileri Mısırdan çıkışa ve buna sebep Yaradan’a doğru yönelmeye zorladı. Hayatın anlamını edinmek onun kaynağını edinmektir.- Yaradan. Bugün bu soru ortaya çıkar!

Zohar Kitabına Giriş: Ulusların artan baskısından kurtuluş Zohar ve Tora’nın (Kabala) manevi kısmıyla meşgul olmaya bağlıdır. Dünyadaki tüm yıkımlar ve Israil’in halkının düşüşü, Yahudilerin Tora’nın manevi kısmını terk etmelerinden kaynaklanıyor.

Polonya Meselesi: Elbette biz değişmediğimiz sürece Yahudi sorusuyla ilgili olarak dünya hiç değişmeyecek. Dünyaya gerekli olanları vermediğimiz sürece: sevgi, kaygısız hayat ve gelecekte güven- mutluluğun anahtarı.

Henry Ford: Yahudilerin ulusların kutsanmayı alacağı kehaneti yerine getirmesi zorunludur. Eğer İsrail, dünya misyonunun altın buzağıdan yerine getirilmeyeceğini fark etmiş olsaydı, şu anda Yahudilerin davranışlarından rahatsız olan insanlığın birleşmesinde bir faktör olurdu.

Şubat 20-22; Sizi Kabala kongresine davet ediyorum. (Israil) Kabala bilgeliği hakkında ve dünyamızın yapısı hakkında öğreneceksiniz, eylemlerimizi ne yönlendiriyor; dünyamızın meselesini nasıl iyice kavranır ve onu yöneten sisteme nasıl girilir ve hepimiz için maksimum faydayı nasıl alırız?

Gerçekliği bozulmamış realiteyi hissetmek ne demek?

İhsan etme niteliğine, başkalarına iyilik yapma endişesine, onların arzuları doldurmaya, onlara kendimi düşünmeden ne istiyorlarsa vermeye geldiğimde üst dünya beni engeller olmadan kabul eder ve ona entegre olurum.

My Thoughts On Twitter, 2/6/18

Twitter’da Düşüncelerim -2-5-18

Kabala çalışarak egoyu alçaltabilir misin? Ya da sadece büyütür müsün?

-Sadece büyütürsün. Egosuz hiç bir şey yapamazsın. Bizi cennetlere yükselecek büyük bir egoya ihtiyaç duyarız ve onu ıslah ediyor olacağız

İsrail yüzüncü yıl dönümüyle ilgili- Kültürler / dinler tarafından bölünmemiş ilk küresel nesil. Onlara göre sınırlar geçmişin tuhaf bir kalıntısı. Dünyanın yanlış yörüngede olduğunu ve modern dünyanın trendlerinin beklentilerine güçle uyduğunu düşünüyorlar.

Ulusların buna sahip olmalarında ya da o arzuda bir suçları yok. Her şey insanların nasıl eğitildiklerine, kendilerini nasıl eğittiklerine bağlı. Eğer Polonyalılar kendilerine karşı bu tutumu / Yaradan’ı, ulusların misyonunu anlasalardı, bir şikâyetleri olmazdı. Yahudiler anlasaydı, Yahudi düşmanlığı olmazdı.

My Thoughts On Twitter, 2/5/18

Twitter’da Düşüncelerim – 2-3-18

Yaradan, iyiliğin gücüdür. Kötü gücü bizim için yarattı, kötü güçle savaşarak değil iki gücü birleştirerek onu ifşa edelim diye.

Mezmurlarda: Büyük bir Kabalist olan Kral David, egoist doğasının ıslahıyla insanın bütün manevi yolunu anlatıyor. Egoistlik doğasını ıslah etmek isteyen, içinde daima yeni egoistlik nitelikler hisseder ve Yaradan’dan onu ıslah etmesi için bir duaya gelmeye can atar.

Kabalist tavsiyesi: Gerçek realitede; Yaradan dostumun içinde midir? Yaradan dostlarımın içindedir, ancak şu an onlarla ilişkide olduğum formda değil. Egomdan kaçtığımda, kendimin dışına çıkıp onların içine gireceğim ve onlarda Yaradan’ı keşfedeceğim.

Kabalist tavsiyesi: Manevi hisler benim içimde, ruhumda. Başkalarının onunla ne ilgisi var? Eğer dostunu kendin olarak algılamayı başaramazsan üst dünyayı, Yaradan olarak adlandırılan genel alanı algılayamazsın.

Kabalist tavsiyesi: Neden üst güç ‘yöneten akıl’ olarak adlandırılır. Çünkü o; yaradılışı düşüncesiyle yaratan bir akıldır. Evrende başka bir yaratıcı güç yoktur. Doğanın en yüksek gücü düşüncedir.

Kabalist tavsiyesi: Bir kabalist olumsuz duygularla nasıl başa çıkar? O, onları Yaradan’a bağlar. İçimde onlara ilham veren Yaradandır. Böylece olumsuz duyguların üzerinde ona bağlanacağım.

Kabalist tavsiyesi: Ruh muhakkak iyi mi yoksa kötülükten de olması de mümkün mü? Kötülükten ruhlar yok. Gördüğümüz kötü eğilim sadece iyiye doğru gelişimimiz için. Ruhlar daima Yaradanla eş değerdir.

My Thoughts On Twitter, 2/3/18

Twitter’da düşüncelerim-1-30-18

İbrahim’in inşa ettiği ve öğrettiği yöntem daha sonra “Kabala bilgeliği” olarak adlandırıldı ve bir grupta böyle bir birlik gerçekleştirildikten sonra, bütün olarak insanlığa ulaşana kadar daha da geniş bir şekilde yayılabilir. Tam haber > My full article on @BINAlerts

Kutlama ile birlikte, gerçek kimliğimiz, amacımız ve dünyadaki rolü hakkında farkındalık sağlayabiliriz. Gelecekte birleşebilme kabiliyetimizde ilerleme kaydetmek için neye ihtiyaç duyulduğuna konsantre olabiliriz. Son yazıları okumak için > @BINAlerts

My Thoughts On Twitter, 1/30/18

Toplam 187 sayfa, 5. sayfa gösteriliyor.« İlk...34567...102030...Son »