Kalbimdeki Dostlarım

Yaradan’a dua etmenin nasıl olması gerektiğini hayal edebiliriz. Genel olarak bunu tartışabiliriz. Ama O’na hitap edilen bu kelimeleri söylemek neden bu kadar zor? Kendimi hissetmek, kendimi grubun bir parçası olarak hissetmek, onların katkılarını ve onlar aracılığı ile aldığım Yaradan’ın izlenimlerini görmek zorundayım. Tüm bu izlenimleri içeride toplarım ve onları onlu vasıtasıyla Yaradan’a dönmek için kullanırım.

Hepsini kalbimden geçirmek zorundayım. Kalp işini yapamadığı zaman; aklımla, düşüncelerimle yardım ederim. Bunun kalbin işi olması, zihnin sadece zihnimi hiç hissedemediğimde kalbi desteklemesi ve sadece hislerle çalışması en iyisidir.

Gün boyunca, her gün, tüm dostlarımızdan ilham alarak bu şekilde çalışmalıyız. Bunun için onlarla fiziksel olarak buluşmam bile gerekmiyor. Dostlarım kalbimde ve ben onları hissetmek, onlardan ilham almak ve hepimiz için ortak olan Yaradan’ı böyle bir ilham içinde hissetmek için çaba sarf ediyorum. Dostlarım aracılığıyla aldığım, Yaradan’dan gelen bu ilhamla, duayı O’na ve de dostlarıma geri iletiyorum. Bu, bizim çalışmamızın çemberidir.

Twitter’da Düşüncelerim / 19 Mart 2020

Geçmişte herkes kendi içindi ve diğerlerine karşıydı. Virüs bizi ayırdı ve yeni karşılıklı ilişkiler kurmamızı sağladı – iyi bağlar. Bunu henüz anlamıyoruz. Zaman geçiyor, virüs bekliyor ve fırsat yok oluyor ..

Hem düşüncelerde hem de duygularda aldığım ve hissettiğim her şeyin bana geldiğine, Yaratan tarafından gönderildiğine inanmak ve bunu unutmamak önemli. Bana sürekli hitap eden Yaratan ki böylece Yaradan’ı algılamaktan alıkoyan sürgünden kaçmak adına işbirliği için O’ndan yardım isteyeyim.

 

Kabala İpuçları – 12/1/19

Soru: Düşüncem, beni ve her şeyin kaynağına, Yardan’a bağlayan bir köprü gibi nasıl olabilir? Genel olarak bir düşünce, O’nu edinmeden Yaradan ile nasıl iletişim kurabilir?

Cevap: Ben Yaradan’ın içindeyim. “Ondan başkası yok’’; yaptığım, söylediğim ve düşündüğüm her şeyin O’ndan geldiği, benden geçtiği, ancak tüm bunların Yaradan tarafından yapıldığını anlayabildiğim anlamına gelir.

Soru: Üst yönetim gücünün eşsizliğini algılamadaki rahatsızlıklar nelerdir?

Cevap: Rahatsızlık dediğimiz şey rahatsızlık değildir; bunun yerine, onlar yukarıdan yardımdırlar ve yanlışlarımı, şüphelerimi ve sanrılarımı aşmalı ve kendimi tam olarak Yaradan’a yöneltmeliyim. Bu şekilde bana verilen doğru yön budur.

Soru: Yaradan’a ulaşmanın doğrudan, kolay ve keyifli bir yolu var mı?

Cevap: Bu grupla, herkesle birlikte çalışmadan geçer. Bu nispeten kolay bir yoldur.

Soru: Yaradan neden hazdan memnun olacağımız, sıkılıp o zaman da O’na geleceğimiz, acısız bir sistem yaratmadı?

Cevap: O yolda gitmeye çalışın. Sizi kim durduruyor ki? Yaradan acıyı yaratmadı. Acı, her şeyi şimdi ve karşılıksız olarak almak isteyen egoizminiz tarafından yaratılır.

Soru: Eğer Yaradan mutlak bir sükunet durumundaysa, Yaradan’ın yaratılışı yaratmak istediği zamanki koşuluna ne denir?

Cevap: Bütün bunlar zaman çerçevesinin dışındadır. Bu sadece enerji seviyelerinden bahseder. Kabala Bilgeliği sadece bunu tarif eder.

Soru:  Derste, tüm onlumu düşüncelerimde tutarsam, bu bizi daha fazla bağlar mı?

Cevap: Yaptığınız her şeyde, onlunuzu düşüncelerinize dahil etmeye çalışmalısınız. Bununla, her bir anda, Yaradan ile bağ kuracaksınız.

Soru: Egoizm nedir?

Cevap: Egoizm, onluyu ya da Yaradan’ı düşünmediğim zamandır.

Soru: Beni tüketen üst yönetimin, eninde sonunda beni iyi bir sonuca götüreceğini varsayabilir miyim?

Cevap: Üst yönetimin sizi tükettiğini düşünmüyorum. Etrafta koşturup, kendinizi tüketen tek sizsiniz.

 

Koronavirüs Dönemi – Sakinleşme ve Hayatlarımızı Yeniden Düşünme Zamanı

Hayatlarımızı neden ve nasıl yaşadığımız hakkında durup düşünmemiz gereken yeni bir tarihsel döneme girdik.

Koronavirüs dünya çapında bir fenomen haline gelmeden önce çok tehlikeli bir küresel safhadaydık.

Alarm zillerinin çaldığını hissetmiştim zira küresel gerilim ve kaygı tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşıyordu. Muazzam miktarda hava kirliliğinin yanı sıra kişisel, sosyal, küresel ve ekolojik ölçeklerdeki diğer birçok sorunun arasında gerek şiddetle büyüyen dünya borcu, gerek gergin uluslararası ilişkiler; başka bir dünya savaşına doğru kontrolsüzce ilerliyormuşuz gibi hissettim.

Öyle ya da böyle, gezegen çevresinde kurduğumuz yanlış rekabetçi-egoist ilişkilerimizin sakinleşmesi gerekiyordu.

Hayatlarımızı neden ve nasıl yaşadığımız hakkında durup düşünmemiz gereken yeni bir tarihsel döneme girmiştik.

Sonra birdenbire, görünüşte apansız Koronavirüs geldi. Tam olarak tüm küresel gerilimlerin kopmak üzere olduğu çok tehdit edici bir zamanda ortaya çıktı.

Bu nedenle işlerin şu an olduğu gibi ortaya çıkmasından ve çok daha kötü olmamasından mutluyum.

Ek olarak, Koronavirüs’ün nedenleri üzerine saçılan tüm teorilerin ötesinde, doğanın yüce gücü herkesi ve her şeyi çok kusursuz ve şefkatli bir şekilde yönlendirir. Başka bir deyişle, doğa yüzleşiyor olduğumuz korkunç durumdan çıkışımızı çok kesin bir şekilde organize etti.

Biz, insanlık kendimizi bir çıkmaza ittik. Ardından, göreceli yumuşaklıkla, bizim adımıza herhangi bir seçim olmadan, doğa yeni bir safha ve karmaşıklığımızdan bir çıkış yolu organize etti.

Ve bugün, bir çoğumuz yapacak hiçbir şey olmadan evde oturuyoruz. Kendimizi meşgul ediyor olduğumuz yapay ve gereksiz şeyler artık daha fazla onları kullanmaya gerek duymadığımız için hızla kaybolacak.

Hayatlarımız, çocuklarımız ve torunlarımıza gelince, hem yönetim hem de toplumsal düzeylerde topluma karşılıklı bir destek ortamı getirmekle ilgilenecek yeni departmanlar ve ekipler oluşturmak akıllıca olacaktır. Böylece yeni bir yaşam tarzına alışana kadar gelişimimizin bu yeni, eşsiz evresi boyunca hepimiz hayatta kalacağız.

Umarım bu krizden sonra, kaslarını esneten ve antenlerini dünyaya yayan tüm süper güçlü ülkeler – biri finansal olarak, diğeri askeri ve diğeri endüstriyel vb. – Çin, Avrupa Birliği, ABD, Rusya, İran ve diğerleri gibiler soğukkanlılıklarını geri kazanacak ve kendilerini normalleştirecekler. Ayrıca, insanların dünya çapındaki tüm seyahat çılgınlığından sakinleştiğini görmeyi umuyorum.

Bu Koronavirüs döneminden çıkarken böyle fenomenler göreceğimizden eminim.

Yeni bir dünya zihnimde canlandırıyorum, neden hayatta olduğumuzu, yaşamın anlamının ne olduğunu düşünmek ve tüm koşuşturmaya son vermek için akıllarımızda ve kalplerimizde daha da fazla yer açacağımız bir dünya.

Koronavirüs bize vuruncaya kadar, odanın bir köşesinden diğerine koşan küçük çocuklar gibiydik.

Bundan sonra hepsi değişecek.

Bizler daha da olgunlaştık ve doğa, disiplinli bir ebeveyn gibi, parmağını bize doğrultuyor ve “Bu kadarı yeter! Otur ve ne yaptığını düşün! ” diyor.

Durmamız ve hayatlarımızı nasıl ve neden yaşadığımızı düşünüp taşınmamız gereken yeni bir tarihsel döneme girdik, yatışmamız ve daha sabırlı olduktan sonra, hayatlarımızı birbirimizle ve doğa ile nasıl daha dengeli bir şekilde yaşayacağımızla ilgili daha fazla iç gözlem, deneyim ve bilgiyle ilerlememiz gerekiyor.

 

Coronavirüs İçin Bir Tedavi Var Mı? (Quora)

İnsanların beklediği gibi bir cevap olmayabilir, çok derin gelebilir ancak olumlu insan bağı gerçekten sadece koronavirüs için değil, kişisel, sosyal, küresel ve ekolojik ölçeklerde yaşadığımız tüm problemler için nihai çözümdür.

Bugün, koronavirüs bize, tehlike karşısında hepimizin eşit olduğunu ve kaçış olmadığını gösteriyor.

40 yılı aşkın süredir çalıştığım ve öğrettiğim Kabala bilgeliği, olumlu insan bağından daha güçlü bir şey olmadığını belirtir.

İsrail de dahil olmak üzere çeşitli ülkelere panik yayıldıktan sonra, koronavirüs salgını ışığında pozitif insan bağının muazzam gücünün pratik bir örneği olarak,Tel Aviv’de bir Dünya Kabala Kongresi’ne ev sahipliği yaptık.

Üç gün, 78 ülkeden yaklaşık 5.000 kişi eğitim görüyor, yemek yiyor, şarkı söylüyor, sarılıyor ve birlikte dans ediyordu. Ayrıca, katılımcıların birçoğu birbirleriyle kalacak yeri paylaştı. Kongrede bir sağlık ekibimiz vardı ve tüm kongre boyunca hiç hasta olan olmadı.

İlke çok basit: Birliği hedeflersek korkacak hiçbir şeyimiz yok.

Olumlu bağımız “dezenfektan”dır ve her hastalık için gerçek tedavidir çünkü bağ kurarak doğanın birbirine bağlı formuna yakınlaşırız ve doğa ile belirli bir dengeyi yaşarız. Tüm hastalıklar, doğa ile olan dengesizliğimizden kaynaklanır ve bu nedenle sadece birbirimizle bağlanabilirlikte, bu aracı doğa ile daha fazla dengeye girmek için nasıl kullanacağımızı öğrenmeli ve neticede olumlu sonuçlar yaşamalıyız.

Eğer düşüncelerimiz ve tutumlarımız birbirimize karşı olumlu, karşılıklı saygı ve yardımsever ise, o zaman zararlı güçlere karşı bağışıklık kazanırız. Tek bir düşüncede ve hedefte bağlandığımızda, “tek kalp tek adam olarak”, bir sevgi alanı inşa ederiz ve her hastalıkla başa çıkma gücü kazanırız.

 

Twitter’da Düşüncelerim / 18 Mart 2020

Kendimize soralım: Dünyadaki tüm hükümetler neden insanlar arasındaki sosyalleşmeye, fabrikaları kapatarak, ülke ekonomilerini baltalayarak orantısız sınırlamalar getiriyorlar ve bunu bu kadar kolay yapıyorlar …?

Esas koruyucu önlem izolasyon geriye kalıyor. Bir Perde (Masah)!

Viral tehdit nedeniyle AB sınırları kapatıyor, grup etkinliklerini iptal ediyor, okulları ve üniversiteleri kapatıyor ve insanların hareketlerini kısıtlıyor. Her biri kendisi için, herkes kendini diğerinden soyutlamaya, teması en aza indirmeye karar verdi.

Daha önce, herkes sadece kendini düşünüyordu. Bugün her biri herkesi düşünmeli, çünkü biz bir bütünüz, tek bir organizmayız. Her birimiz, başkalarının hayatının bağlı olduğu bir çarkız.

Dolayısıyla doğa bizi daha büyük etkiyle doğru ilişkilere doğru yönlendirecektir …

 

2020 İsrail Kongresi’nden İzlenimler

Soru: Geçmiş kongre hakkındaki izlenimleriniz neler?

Cevap : Bu kongre çok uzun bir süre bizim tarafımızdan hissedilecek. Henüz değerlendiremiyoruz. İnsanlar, gruplar ve kıtalar arasında güçlü ve ciddi bir bağ oldu. Dahası, tüm dünyanın, yayılan bir virüs ve diğer problemlerden panik içinde olduğu bir zamanda oldu: “Bize ne olacak?”

Bence harika bir zaman. Özel bir çağda yaşıyoruz. İnsanlık tarihinde ilk kez, üst dünyanın yeni bir koşuluna, hissine, farkındalığına giriyoruz.

Mısır’dan çıktıklarında küçük bir grup insanda sadece bir kez ifşa oldu. Ancak, parçalanmadan, karışıklık ve benzeri şeylerden sonra dünyanın tüm uluslarında sıfırdan başlayarak şimdi olacak olan, elbette özel bir durumdur.

Bu konuda çok mutluyum. Ne kadar harika, özel ve şanslı olduğunuz hakkında hiçbir fikriniz yok. Sonuçta, milyarlarca insandan, binlerce insandan oluşan küçük bir grup seçildi. Bu inanılmaz.

Şimdi kongre sonrası dönem başlıyor. Üstesinden gelme zamanı ve gerçek çalışma zamanı. Bazı düşüşler ve inişler kaçınılmazdır. Aslında iniş, aldığını öğüttüğü, çiğnediği ve özümsediği zaman ruhun ve bedenin özel bir halidir.

Ve çok fazla izlenimler aldık. Onları bile sonuçlandıramadık. Onları, ne denir, ağzımız açık yakaladık. Şimdi, bu izlenimler azar azar belirli bir arşivde depolanmaya başlayarak, zihnimizde ve ruhumuzda yavaş yavaş birikiyor.

Özümsenen malzemeyi kullanarak zaten bir sonraki aşamaya tırmanıyoruz. Önceki tüm bilgilerimiz yükseliş almaktadır.

 

Manevi Bayramlar, Bölüm 5

Sukkot Bayramı ve Sembolleri

Kefaret Gününden (Yom Kippur) beş gün sonra Sukkot’un Bayramı gelir, bu da bir kişinin NRNHY’ın beş üst ışığını aldığı ve saran ışığın etkisi altında olduğu koşula geldiği anlamına gelir. Saran ışığı almak için, kişi kendi üzerine bir baraka, Sukkah inşa etme denilen bir eylemde bulunmalıdır. Bu, kişiden üst ışığı bloke ettiği için bir kısıtlamadır, çünkü kişi kendi arzusunu yerine getirmesi için almak istemez sadece kendi kendini ıslah etmek için almak ister. Kişi aynı çizgide devam eder: Yeni Yıl’dan Yom Kippur’a oradan Sukkot’a.

Böylece kişi “Schach”, “çatı” denilen perde (Masah) inşa eder ve bu çatıdan sadece küçük bir ışığın nüfuz edebileceğini sembolize eder. Kişi, yedi gün boyunca barakanın gölgesinde oturur; bu, parçalanmış ruhun yedi egoistik kısmının: Hesed, Gevura, Tifferet, Netzach, Hod, Yesod ve Malchut’un ıslahını temsil eder.

Ancak o zaman, kişi ıslah olduktan sonra, Sukkah’dan ayrılır ve sekizinci günde, Shemini Atzeret, Tora’nın Verilmesini kutlar, yani üst ışığı zaten ihsan etme tarzında almaya başlar.

Soru: Çatı, Schach veya perde atıktan mı yapılır?

Cevap: Evet, çeşitli ağaçların dalları ve çeşitli tahılların saplarından.

Soru: Atık bizim için önemsiz olan şeyleri sembolize eder ve onları önemli hale getirmek için toplarız. Bizim için tam olarak önemli olan nedir?

Cevap: Daha önce bizim için önemli olmadığını düşündüğümüz şeyleri, ihsan etmeyi, sevmeyi, diğer insanlara yakınlaşmayı, “komşunu kendiniz gibi sevmeyi” – geliştirmemiz gereken nitelikleri – ihmal ettik, şimdi tam tersine, başımızın üstüne yükseltiriz. Yani, bunları ne pahasına olursa olsun uygulamak isteriz.

Soru: Sukkot bayramı süresince, dört tür bitkinin özelliklerini kullanırız: söğüt, mersin, palmiye ve ağaç kavunu. Bunlar neyi sembolize ediyorlar?

Cevap: Onlar, ıslah ettiğimiz, birbirine bağladığımız ve sonrasında üst ışığı kendimize çekebildiğimiz, egoizmimizin dört safhasını temsil eder.

 

Işık — Akıllı Enerji

Soru: Işık nedir? Bir çeşit enerji mi?

Cevap: Işık, arzumuza giren ve tüm eksenlerdeki tüm parametrelerde memnuniyetle mutlak doyumu, bilgi, varoluş duygusu veren şeydir.

Işık, dünyada madde üzerindeki tüm eylemleri gerçekleştiren, tek akıllı enerjidir. Madde, alma arzusu, haz alma arzusudur. Işık ve arzudan başka bir şey yoktur. Işık arzu ile çalışır.

Bunlar nitelik olarak zıttır. Arzu, her şeyi kendisi için almak, özümsemek ve doldurulmak ister. Işık vermek, yayılmak ve doldurmak ister. Tüm evren, dünyamız ve diğer tüm dünyalar da dahil olmak üzere bu iki bileşene dayanarak oluşturulmuştur. Sadece mikro doz arzu ve ışıktan oluşur.

Soru: Bundan, herhangi bir arzunun arkasında bir ışık kıvılcımı olduğu sonucu mu ortaya çıkıyor?

Cevap: İstisnasız. Aksi halde arzu olmazdı.

 

Twitter’da Düşüncelerim / 17 Mart 2020

Virüs, AB üye ülkelerinin aldatıcı bağını gözler önüne serdi. Dahası, AB üye ülkeleri işbirliği içinde hareket etmek yerine sınırlarını kapatıyorlar. Virüs sahte ittifakı açığa çıkardı – egoist olduğundan sadece kısmi ve ekonomikti ancak ulusları yakınlaştırmadı!

Doğa, tüm unsurları birbirine bağlayan ve bunların herhangi birinin amir olmasına izin vermeyen fakat sadece diğer parçalarla karşılıklı bağlantıyı desteklemek için olan integral bir yasadır. Egoizmimizin içine oyuk açar açmaz, insanlardan, toplumdan ve doğadan direnç hissederiz.

Evrende, tüm evrene bir bağlantı alanı aracılığıyla bağlı olmayan küçük bir parçacık bile yoktur, onun her bir elementi tüm derecelerdedir. En belirleyici bağlantı insan derecesindedir, düşünce derecesi, yani ilişkiler her şeyi belirleyen ve yönetendir.

Gelişim, ancak doğanın bağlı olma şartı gözetildiğinde mümkündür. Kainat ve yeryüzü: cansız doğa, bitkiler, hayvanlar ve insanlar tek mekanizmanın parçasıdır ve birbirine bağlıdır. Sistemin tamamında, her bir parçanın diğerlerini tamamlamasını gerektiren yalnızca bir yasa vardır.

İnsan başkalarını kendi yararına kullanır – bu, doğanın integral sistemini yok eder. Ego-arzu doyurulmaz. İntegral, küresel doğa sistemi buna katılmaz ve bir insanın doğal sistemleri yok etmesine izin vermeyen antikorlar üretir.

Coronavirüs salgını küresel bir duruma ve devrime yol açtı. Bu mikroskobik virüs, kökteki güçlü ve sarsılmaz yapılarımızı yok ediyor! Ülkeler sınırları kapatıyor. Tüm dünya evde, kilitli kapılarla saklanıyor.

Size gönderdiğim hastalıklar değildir! Hastalık olarak gördüğünüz hatalarınızdır. Ancak, tüm safhalarınız Bana atfederseniz, bunların hastalık olmadığını, sizi bana yaklaştıran ıslahlae olduğunu keşfedeceksiniz! (Sanhedrin, 101.1) 03/16/20 dersine bakın.

Belki de insanlık, egoizmden ölüm karşısında, iyi bir bağ için kötü tarzını değiştirmeyi kabul eder …?!

Coronavirüs birkaç ay içinde biterse, dünya rutinine geri döner. Fakat eğer düşüş daha uzun sürerse, ülkeler hayatta kalmak için herhangi bir ego-hesaplamasını unutarak birleşmek zorunda kalacak.