Sonsuza Kadar Yaşayacak mıyız?

Soru: Gelecekte insanların 300-400 yaşına kadar yaşayacağı tahminlerine inanıyor musunuz?

Cevap: Problem değil. Bu mümkündür.

Soru: Ve ölümsüzlük? Birçok kişi sonsuz yaşamın vasfına erişeceğimizi öngörüyor.

Cevap: Biyolojik konuyla ilgili olduğu için bunun mümkün olduğunu teyit edemiyorum veya doğrulayamıyorum, ancak inanıyorum ki o zamana kadar insanlar boş bir yaşam sürdürmek istemeyecek ve fiziksel bedenimizin sınırları içinden çıkmak isteyecekler.

Sonsuza kadar yaşamanın ne demek olduğunu hayal edebiliyor musun? Bu, ölmek için hakkınızın olmadığını, yaşanabilir varlığınızı sona erdirmeye hakkınızın olmadığını gösterir.

Bu sanki siz 35 ya da 40 yaşınızda kalmışken etrafınızdaki herkes yaşlanıyor ve ölüyor ve siz yapamıyorsunuz. Bu korkutucu.

Soru: Hâlâ, öyle görünüyor ki, bunu bir kişiye teklif etsek, memnuniyetle kabul ederdi.

Cevap: Emin değilim. Örneğin ben 70 yaşındayım ve daha genç olmak istemiyorum, bu hayatta gereken neyse normal yolla, düzgün bir şekilde bitirmek istiyorum ve hepsi bu kadar. Zaman sınırımızın olması güzel.

Should We Live Forever?

Özgecilik – Doğanın Temel Kanunu

Bizler tek ve aynı olan, “doğa” ya da “Yaradan” diye adlandırılan özel sistemin içindeyiz. Bu sistem kapalı, mükemmel ve sabittir ve insanlık bundan, tepkiler ve etkiler alır ve giderek daha fazla gelişir.

Sistem bizim üstümüzde işler, bizi buna uygun hale getirmeye çalışır, böylece kararımıza ve çalışmalarımıza göre, bilinçli olarak aktif, ayrılmaz parçalar haline gelerek, doğayı hisseder, ulaşır ve doğaya benzer oluruz.

Kişi bu sistemin ustası olmalı – tüm insanlar tek bir varlık gibi. Doğanın sistemi gibi mükemmel olabilmek için tek bir insan olarak bağlanmalıyız.

Birbirine ihsan etme, karşılıklı bağ ve destek, komşunu kendiniz gibi sevmeye kadar, var olduğumuz tek sistemin yasasıdır. Bu sistem, bizi onun koşuluna getirmek için üzerimizde çalışır.

Bu nedenle, komşuyu sevmekle ilgili yasa, arzumuz veya isteksizliğimiz ne olursa olsun, bize uygulanan zorunlu bir gelişim kanunudur. Kabala bilgeliği bize, bu yasayı nasıl yerine getireceğimizi öğretir; böylece Yaradan’ın ve yaratılanın karşılıklı rızasına göre, ilerleme iyi bir yolla olacaktır. O zaman gelişmemiz hızlı ve zevkli olacaktır.

İyi ya da kötü bir yolla, er ya da geç, doğanın sisteminin niteliklerine yaklaşmaya devam ediyoruz. Dünyanın her zaman değiştiğini, her defasında zorunlu gereksinimi yerine getirmek için daha gelişmiş koşullar ortaya koyduğunu görüyoruz. Tüm farklılıkların üstünde genel bir bağ olan özgecilik, doğanın temel kanunudur, bu yüzden insanlar arasında da gerçekleştirilmelidir/uygulanmalıdır.

Cansız madde, bitkiler ve hayvanlar seçme özgürlüğü olmaksızın var olurlar, ancak kişi bu yasayı anlamak ve kabul etmek zorundadır, o kadar ki, başka bir şeyi seçme fırsatı olsa bile, yine de başkalarıyla tam bağın bu özgecil yasasını tercih eder.

Özgecilik, gelecek olduğumuz, doğanın evriminin son koşuludur. Yol boyunca, daima iki koşuldan, iki çizgiden geçeriz. Sol çizgiye, acılara ve sıkıntılara gireriz ve sonra bağ kurmanın gerekli olduğunu anlarız ve sağ çizgiye koşarız.

İnsanlık bu şekilde hareket eder: bazen acımasız rejimler ortaya çıkar ve bazen daha nazik ve merhametli olanlar. Tekrar ve tekrar iyi ve kötü birbirinin yerini alır, sonunda, tüm bu acılardan sonra, “yeter!” diyecek ve tamamen birleşebileceğiz.

Soru: Sistemin insan davranışı üzerindeki tepkisi neden bu kadar karmaşık ve doğrusal değil? Bir ulus ayrılmaz bir biçimde hareket etmiyor ve sistem başka bir ulusa çarpıyor. Her şey çok kafa karıştırıcı ve ilerlemesi zor.

Cevap: Gerçekten, ilerleme, anlayışımıza ve duygularımıza göre değildir, ancak mantığa uygun olarak ve “mantık ötesi inanç” olarak adlandırılan üst derecenin hissiyatına göredir. Sonuçta, doğanın yüksek güçleri nedeniyle ilerliyoruz. Neden böyle düzenlendi, bu yolda hiçbir şey göremiyoruz?

Kabalistler şöyle açıklar, her şeyi görmek için bir fırsatımız olsaydı, asla daha yüksek dereceye yükselmezdik. Sadece seviyemizdeki maddesel anlayışlarımızı genişletirdik.

Ancak bir sonraki seviyeye geçmek için içsel çalışma programımızı, arzularımızı, niyetlerimizi ve düşüncelerimizi değiştirmemiz gerekiyor. Aynı hissiyat ve mantık içinde kalarak bunu yapmak imkânsızdır. Yukarıdan güç almalı ve onun yardımıyla kendimizi sürekli geliştirmeliyiz.

Şu anda sahip olduğumuz araçlarla ek manevi gelişme elde edemiyoruz. Maddesel gelişme almak mümkündür, çünkü o aynı seviyede meydana gelir. Akıllı ve aptal, güçlü ve zayıf, başarılı ve kaybeden insanlar var, ancak bunların hepsi niteliksel gelişme ile ilgili değildir.

Niteliksel gelişme, cansız, bitkisel ve hayvansal seviyeler arasındaki fark veya bir balık, böcek, köpek ve bir erkek arasındaki fark gibi bir sonraki seviyeye geçiştir. Bu, realitenin algısında niteliksel bir gelişme olduğu ya da her şeyi kontrol eden üst güce yakınlaşmada daha kesin olma anlamına gelir.

Böyle bir gelişme, üst derecede her geçen gün daha fazla yer alabilmek için kişinin mevcut derecesinden vazgeçmesini varsayar. Bu nedenle, niteliksel yükselişimizi kendimiz yapamayız. Onun üstüne yükselmeden önce üst dereceyi anlayamayız, çünkü o bizim üzerimizdedir. Biz bunu hissetmeyiz.

Taş bir bitkinin nasıl yaşadığını hissedemez. Dereceler arasında bağlantı vardır, his ve mantık içinde değil. Tam anlamıyla aklı ve mantığımı iptal ederek, bir sonraki derecenin bir tür önceden tadını alabilirim.

Taşın bitkiyi hissedememesi ve bitkinin taşı hissedememesi şeklinde, bu yüzden kişi de üst gücü hissedemez. Ancak sadece, ona yaklaşmak için çalışırsak, onun tepkisine neden oluruz ve neticede onunla temasa geçeceğiz.

Tarihte ilk kez insan, dünyamızdan üst dünyaya, doğanın merdivenine tırmanmaya başlamakta. Buradaki fark, taş ve bitki arasındaki farkla aynı değildir yani çok daha nitelikseldir.

http://laitman.com/2017/03/altruism-the-basic-law-of-nature/

Neden Dünya Uluslarının Kabala Bilgeliğine İhtiyacı Var?

Soru: Neden dünya uluslarının Kabala bilgeliğine ihtiyacı var? Birçoğu, yalnızca İsrail’in buna ihtiyacı olduğuna inanıyor.

Cevap: Dünya uluslarının buna özellikle ihtiyacı var. İsrail halkı, geçmişinde Kabala bilgeliğini alan dünya uluslarının küçük bir kesimidir. Bu yüzden, bugün onu tekrar kurmalı, onu tekrar anlamalı ve tüm dünyaya yamalıyız. Bu yüzden İsrail halkı var.

Soru: Eğer öyleyse, neden şimdi Kabala bilgeliğini dünyadaki uluslara ifşa etmeliyiz, çünkü İsrail halkı kendileri, onu henüz tekrar anlamadı?

Cevap: Çünkü zamanı geldi. Bütün süreç aynı anda gerçekleşiyor. Yahudilerin Mısır’dan Çıkış döneminde de bu böyle olmuştur. Mısırlılar, aralarında bulunan İsrail halkıyla olanları bilmek zorunda kaldılar. Tüm süreç, bize bağlı olmayan ancak varlığımızın doğasında, egomuzda bulunan, plana ve manevi kanunlara göre tam anlamıyla gerçekleştirilmektedir.

İnsanlık tek bir sistem, tek bir ruh halinde bir araya gelmelidir; insanlığın ulaşması gereken şey budur. Bundan sonra insanlık manevi seviyelerden ebedi ve sonsuz bir koşula yükselecektir.

Yorum: Kolay olmayan bir çalışma seçtiniz.

Tepki: Hiçbir şey seçmedim, bu üzerimde yukarıdan yüklenen görevdir ve bunu gerçekleştirmeliyim. Bir anlamda, bir hizmetçi olduğumu söylemek mümkündür. Ancak yapılması gereken şeyin ihtiyacını gördüğümde, yaparım ve başka bir şey yapmam.

Why Do The Nations Of The World Need The Wisdom Of Kabbalah?

Maneviyatta Baskı Yoktur

Soru: Bir kadını seviyorum ve Kabala bilgeliğini çalışmak istiyorum. Sevdiğim kadın ne destekliyor ne de buna itiraz ediyor, ama kalbinde bir noktaya sahip olduğuna dair bir hissim var. Belki de kalbinin derinliklerinde onu saklıyor olabilir.

Yaradan’dan yüreğindeki noktayı güçlendirmesini ve yoğunlaştırmasını isteyebilir miyim, böylece Yaradan’a doğru beraber ilerleyebilir miyiz? Yaradan’ı onu etkilemesi için nasıl etkileyebilirim ki böylece o, birlikte olduğumuz hayatımızın ve Kabala bilgeliğinin, bizim ve tüm dünya için en önemli şey olduğunu anlasın?

Cevap: Manevi gelişim kişinin arzusuna bağlıdır, bu yüzden zorlama olmaz ve yasaktır, kişinin arzusu olsa da olmasa da. Kendin hakkında düşünmelisin ve belki de senin sayende onun arzusu uyanır.

There Is No Coercion In Spirituality

Manevi Dolaşım Sistemi

Soru: Tıpkı bir anne ve gelişmekte olan fetüsü gibi, bir öğrencinin ve öğretmenin paylaştığı manevi dolaşım sistemi olduğunu söylemek mümkün mü?

Cevap: Kesinlikle, bu öğrencinin öğretmene dâhil olma derecesine bağlıdır. Fakat bir öğretmenle bütünleşmenin en iyi yolu, onlu gruptur.

The Spiritual Circulatory System

Karakteri Kontrol Etme

Facebook’umdan soru: Olumsuz karakter özelliklerini nasıl kontrol altına alacağız?

Cevap: Kişi karakter özelliklerini, onu destekleyecek ve onun üzerinde olumlu etkisi olacak, doğru ortamda bulunarak kontrol edebilir. Başka yolu yoktur. Bir kişinin karakterini değiştirmek için kullanılabilecek başka bir karşıt güç var mı? Son zamanlarda ne kişisel eğitim ne de kendi kendine ikna işe yaramıyor.

Tüm karakter özellikleri olumsuzdur, çünkü kişi yaptığı her şeyi sadece kendisi için yapar. Bu nedenle, yalnızca doğru ortam, kişiye kendisini nasıl dengede tutacağını anlamasına fırsat tanıyabilir.

Soru: Doğru ortam olumsuz karakter özelliklerini nasıl etkiliyor? Örneğin, cimri olan birine ne dersiniz?

Cevap: Cimrilik kötü bir özellik değildir. Bu sizin bakış açınıza bağlıdır. Bu kişi cimri değil, temkinli, düşünceli ve ihtiyatlı olabilir. İsraf etmek veya her şeyi ayrım yapmaksızın vermek daha mı iyi olur? Kesinlikle olmaz.

Bununla birlikte, öncelikle çevre, kişiyi eğitmeli, adamı ya da kadını kişisel egolarından çıkarmaya yönlendirmeli ve birlikte onun üzerinde birleştirmelidir. Böylece çevre, kişiye eylemin doğru, orta çizgisini verir.

Şu an bulunduğumuz toplumdan daha üst bir seviyede olan doğru toplumun yaratılması, iyi ve kutsal bir çevredir. Görevimiz bu seviyenin üstüne yükselmek.

Controlling Character

Kabala Bilgeliğinin Bilgeliği

Soru: Yaradan’ın amacı yalnızca bize haz vermekse, neden ayrımcılık, hastalık ve ölüm gibi baştan beri kişi için olumsuz duyguların hazırlandığı bir sistem yarattı?

Cevap: Şu anki koşulumuzda biz, yönetilen “küçük canavarlar” gibiyiz, hâlbuki bir Adem (adam) kendisini üst dünya aracılığıyla yöneten ve kendisinden Yaradan’a benzer bir öz yaratan bir kişidir. Böylece ona Adem denir (“Domeh” sözcüğünden gelir- benzer). Dolayısıyla nasıl davranacağınızı siz seçersiniz, ya küçük bir canavar olarak kalırsınız ya da bir Adem haline gelirsiniz.

Esas olarak, fazla seçeneğimiz yok, çünkü ilerlemek ve gelişmek zorundayız; acı çekmek durgunlaşmamıza izin vermez. Bu nedenle istesek de istemesek de, acı bizi zorlayacak ve kendimizi, kaderimizi ve dünyamızı değiştirme imkânı elde edeceğiz.

Kabala Bilgeliği ön acılar olmadan bunu yapmayı mümkün kılar, başından beri karşı karşıya olduğu şeyi gören, akıllı bir kişi gibi davranır ve bu sayede kendisini bilinçli bir şekilde doğru karara yönlendirerek acı çekmesini önler.

The Wisdom Of The Wisdom Of Kabbalah

Hızlı Kabala İpuçları –7/24/16

Soru: Herhangi bir dilin olmadığı ve insanların birbirlerini düşünceler aracılığıyla anlayacakları bir zaman gelecek mi?

Cevap: Ümit ederim ki insanlar tamamen birbirlerine bağlandıklarında, dışsal iletişim olmadan duygu ve düşüncelerini aktarabilecekleri zaman gelecektir.

Soru: Eğer bu dünya yoksa ve sadece manevi dünya varsa, bu, fiziksel dünyada sahip olduğum herhangi bir algı ya da illüzyonun manevi bir etkinin sonucu olduğu anlamına mı gelir?

Cevap: Kesinlikle. Dünyamızda, yanılsamalarımızı da içeren, üst dünyadan olanın dışında başka bir şey yoktur.

Soru: Değerli öğretmenim, iyi görünüyorsun. Sizi her gördüğümde gittikçe daha da gençleşmiş oluyorsun. Gençliğin sırrını biliyor musun?

Cevap: Evet. Yaşlanmak istemiyorsanız, öğrencinizin olması gerekir. Onlardan güç, sağlık, coşku ve yaşam için arzu, size eklenecek ve daha genç görüneceksiniz. Deneyin!

Blitz Of Kabbalah Tips – 7/24/16

Hızlı Kabala İpuçları – 8/7/16

Soru: Neden bazen öğrencilerinizle alay ediyorsunuz? Görünüşe göre mizahınız bizi birleştiriyor ve dikkatimizi keskinleştiriyor.

Cevap: Bunu yapmamın nedeni de bu.

Soru: Öğrencilerinize karşı tutumunuz neye bağlı? Neden bazı öğrenciler özel ilgi görüyor?

Cevap: Böyle bir şey yok! Gerçekten yok. Her gün ve ders sırasında bazen birkaç kez soru sormak isteyerek dikkat çeken öğrenciler var. Onları sınırlandırıyorum, çünkü mümkün olduğunca geniş aralıklarla sorular istiyorum.

Soru: Öğretmenin, gerçekten ihtiyacımız olan öğretmen olduğunu nasıl anlayabiliriz? Sonuçta, farklı öğretmenler var ve her biri materyali farklı şekilde iletiyor.

Cevap: Araştırın!

Soru: Bir öğrenci olarak öğretmeni izlerim ve bazen zamanım yetersizdir. Grup veya öğretmen, günü doğru bir şekilde planlayabilir mi, yoksa Yaradan’a sormalı mıyım?

Cevap: Bu anlamda bir kadın için bu çok daha basittir. Dersi kaydedebilir veya indirebilir ve her yerde dinleyebilir ve aynı anda ilerleyebilirsiniz.

Soru: Bıkkınlık ve dikkat dağınıklığı dinleyicinin algısına mı bağlı?

Cevap: Hastalık şeklini almadıkça, bıkkınlık ve dikkat dağınıklığını; kalıcılık ve azim olarak adlandırabiliriz, bu yüzden bunlar tamamen normal niteliklerdir.

Soru: Adam HaRişon’un (İlk İnsan) öğretmeni kimdi? Ona kim rehberlik etti?

Cevap: Hiç kimse, o, Üst liderliğin ifşa olduğu ilk kişiydi. Üst dünyayı bir öğretmen olmadan keşfeden, ondan sonra gelen diğer Kabalistler de vardı. Ancak, özel bir eğilimleri vardı. Büyük çaba sarf ettiler ve başarılarını belirli bir kişi aracılığıyla değil, kitaplar aracılığıyla elde ettiler.

Blitz Of Kabbalah Tips – 8/7/16

Duygular Ruhu Arındırır

Soru: Olumsuz duyguların hastalığa neden olabileceği söylenir. Bu doğru mu?

Cevap: Dünyamızda bu kesinlikle mümkündür, ancak Kabala bilgeliğinde değil. Kabala bilgeliğinde, duygular yalnızca ruhu arındırır. Bu, olumsuz duygulara sarılmamız, onlardan zevk almamız ya da sado-mazoşizm ile ilgilenmemiz anlamına gelmez, hiçbir şekilde!

Olumsuz sonuçlardan korktuğumuz için değil, ancak iyi ve iyilik yapan üst güç gibi, ihsan etme ve sevme arzumuzu bu şekilde ifade ettiğimizden, olumlu duygular içinde olmaya çalışmalıyız. Üst güçle böyle bir ilişki içerisinde olmak istiyoruz, böylece birbirimizi daha iyi hissedebiliyoruz.

Emotions Purify The Soul

Toplam 168 sayfa, 30. sayfa gösteriliyor.« İlk...1020...2829303132...405060...Son »