Dünyamızın Manevi Kökleri

Torah, Deuteronomy 28:02 – 28:03: Efendi’ye, Tanrı’nıza itaat ederseniz, bütün bu kutsamalar sizin üstünüze gelecek ve size yapışacak. Şehirde kutsanmış olacaksınız ve tarlada kutsanmış olacaksınız.

Egoistik arzunun beş seviyesi vardır; sıfır, birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü. Eğer doğru şeyi yaparsanız, tüm bu seviyelerde etrafı saran doğayla etkileşim kurabileceksiniz: cansız, bitkisel, hayvansal ve insan.

Doğanın cansız, bitkisel ve hayvansal seviyelerine tarla, arazi denir ve insan doğası şehirdir.

Bir şehirde doğru manevi etkileşimin birçok ek karmaşık yasaları vardır, çünkü Yaradan orada ifşa olur.

Şehirde insanlar arasındaki ilişkiler sisteminin öncelikleri belirlenmelidir: adli ve yasal sistem, eğitim sistemi ve vergilerin toplanması, kadınlar, çocuklar ve erkekler arasındaki etkileşim vb. Bu, insan seviyesinde tamamen toplumsal bir sistemdir.

Şehrin içinde, Yaradan ile form eşitliğine ulaşırız. Onun içinde amaçsız bir yapıya sahip olacak, eylemin manevi köküne, yapısına ve tezahürüne bağlı olmayan hiçbir şey yoktur.

Kendimizi manevi olarak eğitmiş olsaydık, bu dünyayı manevi dünyanın tam bir kopyası olarak, en küçük detaya kadar inşa etmiş olurduk. Sonuçta, orada yaşayan ruhumuz, kök kısmı da dahil olmak üzere cansız, bitkisel, hayvansal ve insan kısımlarından oluşur. HaVaYaH’nın yapısını hem manevi dünyada hem de maddi dünyada doğru bir şekilde inşa ederdik.

Örneğin, mimar Bezalel, kutsalların kutsalı Tapınağı nasıl oluşturdu vb? Kişi bir kehanetle ziyaret edilir ve her şeyin bizi yöneten köklerde nasıl düzenlendiğini görür. Projektör ekranda parlar ve üzerine bir görüntü oluşturur gibi, burada aynı şey olur. Kökleri görür ve dünyamızda, tuğlalar, ağaç gövdeleri, bitki örtüsü ve evler gibi formlarla kıyafetlenmiş olan sonuçlarını yaratır.

Eğer kişi manevi köküne bağlıysa, o zaman dünyamızdaki her şeyi köküne uygun olarak yapar. Sadece karşı çıkmak değil, kendine uyması için hiçbir şey hakkında düşünmek zorunda değildir. Sonra dünyamızın üst dünyayla tamamen benzer olduğu ortaya çıkıyor. Bu, son ıslahtır.

Soru: Bu, büyük Kabalist Ramhal’ın, Üçüncü Tapınağı onun kazanımına dayanarak tasvir ettiği anlamına mı gelir?

Cevap: Evet. Onun “Mişkani Elyon” makalesi bu konudadır.

Aslında gerçek şu ki, Birinci Tapınak seviyesine ulaştığımızda derhal bu seviyeden düşmeye başladık. Aramızdaki kanlı savaşlar başladı, büyük muhalif kuvvetler ve çeşitli egoist sorunlar ortaya çıktı.

Bütün bunlar büyük bir hızla içeriyi kırmaya başladı. Yahudiler egoizmlerini atlatıp üstesinden gelemezlerse, egoizm onları yok etmeye başlar. Bu nedenle Nebukadnezar İsrail halkını fethedip, onları tekrar sürgüne gönderdi.

O andan itibaren, insanlar arasındaki her şeyin manevi köklere uygun olduğunu söylemek imkânsızdı.

Yasa, ruhsal zirveye ulaşır ulaşmaz, derhal büyük bir nefretin tezahürü olan bir sonraki dereceye gelmenizdir. Eğer onu dizginleyemezseniz, o zaman her şeyi ezer, parçalar.

Spiritual Roots Of Our World

Çocuk Uğruna Evlenme

Soru: Eğer bir erkek resmi nikâhlıysa, evli olarak kabul edilir mi?

Cevap: Bu, günümüzde önemli değil. Her şey, çiftin kendisini ne kadar karı ve koca olarak gördüğüne bağlıdır.

Bununla birlikte, kural olarak, bir evlilik, çocuklarla (varlıklarıyla) tanımlanır. Evlilik, içinde çocuklar varsa, kutsal olduğuna inanıyorum. Kişi boşanma hakkına sahip değildir ve verilmiş her şart altında çocuk yetiştirmekle yükümlüdür. Çocuklar, onsuz olmaktansa herhangi bir baba ile daha iyidir.

Marriage For The Sake Of Children

Bir Kabalistin On Sefirot’u

Soru: Kabalist, dokuz üst Sefirot’un özelliklerine sahip midir?

Cevap: Kesinlikle. Tüm on Sefirot onun içinde vardır. En yükseği Keter’dir (Yaradan). En düşük Malhut’tur (kişinin kendisi). Kalan sekiz Sefirot, kendisi ile Yaradan arasındaki bağlantıdır.

Keter, Kabalistin içinde Yaradan’ı edindiği en yüksek Sefira’dır.

Ten Sefirot Of A Kabbalist

Zohar Kitabı’nın Eşsizliği

Soru: Neden Zohar Kitabı’nı çalışıyoruz, ama aynı zamanda eski olan Or Habahir (Parlak Işık) kitabını çalışmıyoruz?

Cevap: Zohar Kitabından daha eski kitaplar var, ama o, bir insanın bütün manevi yolunu, onun sürekli yükselişini, ruhunu ıslahı anlattığı için benzersizdir. Diğer kitaplar edinen kişinin sürekli ilerlemesi için değildir. Zohar Kitabının bizim için eşsiz ve özel olmasının sebebi budur.

Önemli olan kazanım, merdiveninin en tepesinden yazılmış olmasıdır. Bunu yazan insanlar en büyük Kabalistlerdi.

The Uniqueness Of The Book Of Zohar

Zohar Kitabı’nı Okumanın Sırrı

Soru: Zohar Kitabını okumanın sırrı nedir? Yazdıklarının sevme ve ihsan etme ile ilgili olduğunu söylüyorsunuz. Ancak, buna 100 cilt tahsis etmek mümkün müdür? Orada ne yazıyor?

Cevap: Zohar Kitabı, ruhun ıslah edilmesinin tüm aşamalarını ve evrelerini açıklar ve orada birçok evre ve aşama vardır. Her biri, mutlak egoistik almadan mutlak özgecil ihsan etmeye, mutlak nefretten mutlak sevgiye kadar ıslah gerektiren 620 arzuyu içerir.

Arzuların her biri, geri kalan arzular ile birleştirilmelidir, böylece onlar tek bir ağ haline geleceklerdir. Kişi bu ağı oluşturduğunda, içinde üst dünyayı ve daha yüksek gücü, Yaradan’ı keşfetmeye başlar.

The Secret Of Reading The Book Of Zohar

Zohar Kitabı – Kalp Anlar

Soru: Zohar Kitabı’nın çalışma prensiplerinden bir tanesi kalbin anladığıdır. Bu ne anlama geliyor?

Cevap: Zohar Kitabı’nı okurken, kitabın sadece duygularımızı etkilediği, ancak dünyamızın saf bir ürünü olan zihnimizi etkilemediği koşulunu kabul ederiz.

Duygular bir anlamda üst dünyaya benzeyebilirler ve bizler içimizde uyandırdıkları anı bekliyoruz. Buna kalp anlar denir.

The Book Of Zohar—The Heart Understands

Yaradan’ı Köle Yapmak Mümkündür Müdür?

Soru: Amaca giden yolda Yaradan’ı köle yapmak mümkün müdür?

Cevap: Kesinlikle, Yaradan’a boyun eğdirmek, yenmek mümkündür. Yaradan tamamen bize özverilidir, fedakârdır. O’nu % 100 kullanmamızı istiyor.

O sadece arzularımıza hizmet etmek istiyor. Bu nedenle, prensip olarak, O, bize göre Kendisini ifşa eder. O’nun tarafında, bize tam ihsan etmenin içinde olma problemi yoktur – bu onun özüdür. Bu nedenle, gerçekten O’na boyun eğdirmemizin hiçbir anlamı yoktur. O başlangıçta şeyleri, ıslah ve O’nun seviyesine yükselme imkânımızı uyandıracak şekilde düzenler. Bu ilk sıradadır.

İkincisi, Yaradan, boyun eğdirilebilecek her hangi bir insan imajı vb. değildir. O, bir sistemdir – olumlu ve olumsuz karşılıklı güçlerden oluşan muazzam bir mekanizma.

Yaradan’a benzer olduğumuz ölçüde, yani ihsan etme, sevme, endişe ve birbirine bağlılık niteliklerinde, o ölçüde, bu sistemin kendimiz üzerindeki olumlu etkisini uyandırabiliriz.

Is It Possible To Enslave The Creator?

Yaradan ve Doğa Aynı Kavramlardır

Soru: Tanrı’nın (Elokim) doğa kavramıyla (Teva) aynı olması ne anlama gelir?

Cevap: Elokim (Yaradan) üst kuvvetin adıdır ve bu aynı üst kuvvet doğa, İbranice Teva olarak adlandırılır. Yaratıcı ve doğa aynı kavramlardır, Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam gibi farklı dinlerde tasvir edildiği gibi Tanrı yoktur. O sadece üst güçtür.

Kabala, dinle hiçbir ilgisi olmayan bir bilgeliktir. O, bize doğayı yöneten üst güç hakkında bilgi verir.

Doğa, insanın kendisi de dâhil olmak üzere hissedeceği her şeydir.

The Creator And Nature Are The Same Concepts

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 185

Soru: “Twitter’da Düşüncelerim, 7/31/17” başlıklı bir gönderide şunu yazmıştınız: “Gerçekten sevmenin anlamı sevgililere tüm ihtiyaçlarını sunmak değil, ancak onları ‘bolluk kanalına’ bağlamak demektir.” Lütfen açıklayın: Bu bolluk kanalı nedir ve kişi buna nasıl bağlanabilir?

Cevap: Kabala bilgeliği, sadece herkes aracılığıyla maneviyata erişmenin mümkün olduğunu açıklar; çünkü bizler, her birinin sadece başkalarının ona ilettiği şeylerle yerine getirilebildiği, birbirimize bağlı ruhların tek bir sistemiyiz.

Soru: Neden her yeni yükselişte, önceki koşullarımı analiz etmede yeni bir ilgi, önem var?

Cevap: Bunun nedeni, geleceğin onlar üzerinde özel olarak inşa edilmiş olmasıdır.

Answers To Your Questions, Part 185

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 184

Soru: Bir aile içindeki iyi ilişkiler, doğayı genel olarak etkiliyor mu? İnsanlar arasında iyi bir ilişki sayesinde, bir grup üyesi olmasa bile, genel bağın ıslahı olur mu?

Cevap: Hayır, ıslah, hedefleri sadece Yaradan’a benzer olmaya yani yaratılışın amacına yönlendirilirse gerçekleşir.

Answers To Your Questions, Part 184

Toplam 195 sayfa, 30. sayfa gösteriliyor.« İlk...1020...2829303132...405060...Son »