Manevi Olarak Büyüme

Soru: Manevi olarak nasıl büyürüz?

Cevap: Manevi olarak büyümek, sürekli çalıştığımız Rabaş’ın metoduna göre, bir grup içinde olmak ve onunla meşgul olmak demektir. Bu eski bir metoddur;   bu yöntem üzerinde çalışan bin yıllık Kabalistler Pleiad’ının sonuncusu olan öğretmenimin adıyla anılır.

Yalnızca bir grup içinde diğerleriyle bağ kurma metodunu kullanırsanız, tüm sorunlarınız yavaş yavaş tatlılığa dönüşecektir.

Growing Spiritually

 

Kabala Ve Batıl İnanç

Soru: Kabala batıl inanç hakkında ne der?

Cevap: Batıl inanç, dünyamızın, psikolojinin bir icadıdır, daha fazlası değil.

Kabala, tüm inançlardan, batıl inançlardan ve mistisizm ilgili herhangi bir şeyden yani bu dünyadaki her şeyden tamamen soyutlanmıştır.

Bırakın, kendinizi üst dünyayı ve Yaradan’ı ifşa etmeye adayın ve göreceksiniz ki o sizin için her şeyin yerini alacak. Tüm sorulara cevaplar alacaksınız üstelik açık ve net cevaplar ve ruhunuzla çalışmaya başlayacaksın.

Kabbalah And Superstition

 

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 236

Soru: Yaradan’a memnuniyet vermek, tüm yaratılan varlıklara birlikte mi yoksa yalnızca yaratılan varlıklardan birine ayrı olarak memnuniyet ve haz vermek anlamına mı geliyor?

Cevap: Yaradan, içinde her şeyi mutlak iyi ve karşılıklı birlik olarak kapsayan bir varoluştur.

Soru: Olağandışı bir sorunum var. Son zamanlarda hissetmeyi bıraktığım: yerlerin, insanların ve genellikle her şeyin enerjisini hissetmek. Dikkatim bir yerde kayıyor,  konsantre olamıyorum, her şey içimde değilmiş gibi oluyor. Ben şifa ve çeşitli tekniklerle uğraşan deneyimli bir insanım.  İlk defa böyle bir durumla karşılaştım ve bununla baş edemiyorum. Bana bir şey söyleyebilir misiniz ya da bir şekilde yardım edebilir misiniz?

Cevap: Dikkatinizi üst kuvvetin tanımına odaklamanızı tavsiye ederim: mutlak iyilik ve yaratılan tüm varlıklar arasında tam bağ. O’nunla bağda hissetmeye başlayana kadar bu tanımı derinlemesine araştırın.

Answers To Your Questions, Part 236

 

Düşünceler: İyi Ve Kötü

Soru: Düşüncede hangi parametre, onun etkisinin gücünü belirler?

Cevap: Bağ kurmayı ve başkaları için iyiliği amaçlayan olumlu düşünceler vardır. Ayrışmayı, başkalarının bize boyun eğmesini amaçlayan olumsuz düşünceler vardır. Hepsi seviyelerde kademelidir/derecelenmiştir.

Manevi dünyalarda,  iyi ya da kötü düşüncelerin 125 basamağı vardır; olumlu düşüncelerin yanı sıra, Zohar Kitabı’nda tarif edilen büyük bir karanlık güçler sistemi, kötü düşünceler vardır. Fakat bir sistem olarak, biz onu çalışmamaktayız.

Kabalistler, yanlış, kötü düşünceler sistemini incelerken, aynı zamanda onları uyandırdığınızı ve bizim ve tüm dünyanın üzerinde iyi etki etmediğini gördüler. Bu nedenle, bunu çalışmamaktayız. Kabalistler tarafından tanımlanmıştır, ancak çalışma sürecimize dâhil etmeyiz.

Eğer bu sistemi, sadece bizim yararımız için kullanabilecek kadar çok büyük olursak, o zaman onu çalışacağız.

Thoughts: Good And Evil

 

Binyan – Kelimenin Yapısı

Soru: Binyanim  – İbranice fiil yapım biçimleri – nereden geldi? Onlar manevi bir köke sahip midir?

Cevap: İbranice matematiksel bir dildir. Diğer dillerin zıttıdır.

Evrende iki güç vardır: Homa ışığı ve Hassadim ışığı. Onların etkileşimi gelecekteki Kli’nin (kabın) temelidir. Yani, ışık her şeyin kökündedir.

İbranice kelimelerin kökü bir, iki veya üç harften oluşabilir. Bu bir satır, iki satır veya üç satırdır. Harfler, kurallarına göre diğer dillerde olduğu gibi rastgele birbirleriyle birleştirilemez. Burada, doğanın yasaları, dünyanın yasaları hariç, hiçbir kural yoktur.

Binyan temelidir, kelime kökünün temelini her zaman açıkça ifade eden, kelimenin yapısıdır:  ışıkların ve arzuların bir kombinasyonudur. Sonuçta, orada başka ne vardır? Işık Yaradan’dan gelir ve arzu, yani niyet, yansıyan ışık, yaratılıştan gelir.

Her şey hangi koşul içinde olduklarına bağlıdır. Sadece bir, iki veya üç satır olabilir. Bu nedenle kural olarak iki çizgimiz var ve özel durumlarda – üç. Bu, kelimenin sadece temelinden bahseder.

Tüm bu meseleler açık bir biçimde matematikseldir. Orada rastgele hareket olamaz.

Binyan – The Structure Of The Word

 

Gücünüz Olmadığında Ne Yapmalı?

Soru: Gücünüz olmadığında ne yapmalısınız? Kendinizle mi savaşmalısınız?

Cevap: Neden kendinizle savaşıyorsunuz? Kendinizi asla yenemezsiniz çünkü o siz değilsiniz, sadece sizden daha güçlü olan egoizminiz ve bundan başka hiçbir şeyiniz yok. Bu zaten kaybedilmiş bir savaştır.

Yapmanız gereken tek şey gruba mümkün olduğunca bağlı kalmaktır. O zaman güce, bir yöne, sorunların üstesinden gelmek için ihtiyacınız olan her şeye sahip olacaksınız.

Soru: Gelişmekte olduğunuzu düşünerek nasıl kapana kısılmazsınız, ama gerçekte uzun zamandır yoldan çıkmış ve geriye gidiyorsunuzdur?

Cevap:  Sadece gruba yapışarak. Başka bir tavsiye veremem. Eğer bir onlunuz varsa, o zaman bir hayat çizginiz olur. Eğer yoksa o zaman boğulursunuz.

What To Do When There Is No Strength?

 

Savaşlar İlerlemeye Yol Açar Mı?

Soru: Karşılıklı yok etmenin, toplumun gelişmesinde gerilemeye yol açtığını söylemektesiniz ancak nihayetinde savaş genellikle üretici güçleri teşvik etmiyor mu?

Cevap: Evet, savaşlar üretim güçlerini canlandırır ancak asıl önemli şey olan, toplumun ve insanların içsel gelişimlerine katkıda bulunamazlar. Aksine, erkekleri bir sonraki çift sarmalın içine sokarlar ve bu nedenle teknik ilerleme, getirdikleri tek ilerlemedir.

Elbette bu, savaşlar ve tehditler için olmasaydı insanlık teknik düzeyde ve dolayısıyla bilimde ve diğer alanlarda çok daha yavaş gelişirdi ama sosyal alanda değil.

Savaşlar, toplumun gerilemesine neden olur, ilerlemeye değil. Savaştan sonra kalan yaraların iyileşmesi çok uzun zaman alır ve neredeyse tedavi edilemezler.  Onlarla ilgilenmemeye çalışırken içeride bir yerlerde gizlenirler ama gerçekte normal ilişkilerin kurulmasına izin vermezler.

Do Wars Lead To Progress?

 

Yaradan’la Bağ, Eski Dillerin Temelidir

Soru: İbranice dili, harfler ve hiyeroglifler arasında bir tür orta çizgi midir?

Cevap: Hiyerogliflerin manevi kökenini çalışmadım. Tek bir şey söyleyebilirim: tüm eski dillerin temeli, kişinin Yaradan ile bağıdır. İbranice, en eksiksiz bağı iletmesine ve bu nedenle Tora ve diğer tüm manevi kaynakların onun üzerine verilmiş olmasına rağmen, Çin, Hint, Etiyopya, Mısır’a ait karakterler vb. vasıtasıyla, kişinin Yaradan ile bağı olmadığını söyleyemeyiz.

Her durumda, bir bağ vardır çünkü herhangi bir insan fikrini, duygusunu nasıl ifade edeceğini hissetmeye başlamadan önce, bu bilgiyi Yaradan’dan almıştır. Bu, aynen böyle bir anda ortaya çıkmadı.

Bu anlamda, tüm dillerin manevi kökleri vardır, sadece onların hepsi bozulmuş ya da kaybolmuştur. İbranice aynı kalan tek dildir ve bu nedenle Tora ve diğer tüm kitaplar, tüm insanlığın aşamalı olarak onun manevi köklerinin farkına vardığı, İbranice dilinde verilmiştir.

Biz sadece kökleri bilmiyoruz; Yaradan ile herhangi bir antik dilde, doğru bağı bilmiyoruz. Ama bu şüphesiz var, aksi halde hiçbir şey olamazdı.

Ayrıca, bilim adamları, onların kararları, bilimsel incelemeleri vb. dayanarak müdahale etmişler ve kendi anlayışlarına göre onları “parçalamaya/bozmaya” başlamışlardır. Ondan beri, elbette, tüm dillerin orijinal kaynaklarından gelen hiçbir şey kalmaz.

Connection With The Creator Is The Basis Of Ancient Languages

 

 

 

Mutlak Sıfır

Bir kişi kendini iptal etmeye nasıl karar verebilir? Çaresizlikten.  Bir tür problem gelir, stres, ne yapacağınızı bilmediğinizde çözülemez bir problemdir. Yaradan benim için her yönden çıkışları engeller, hiçbir yere kaçış yoktur ve hayat ölümden daha kötüdür. Ve sonra tek çıkış yolunun bu durum karşısında kendimi iptal etmek, bir şekilde onu çözme isteğimi gidermek ve bir şeyler yapmak olduğunu anlarım. Tüm bunları düzenleyen Yaradan’ın, her şeyi Kendi yoluyla çözmesine izin verin. Sadece kendimi iptal etmem gerekir.

Bu tür durumlarda kendimi nasıl iptal edeceğimi öğrenirim. Sanki bütün dünya üzerime çöküyor gibi, ve bu durumdan kurtulmanın ya da bir şekilde saklanmanın bir yolu yoktur. Sonra Yaradan bana şu düşünceyi gönderir: “Sana yardım etmek için her şeyi yaptım. Realiteyi kontrol etmeyi bırak! Senin işin, Ben’im tarafımdan yaratılan realitenin önünde kendini iptal etmek.” Böylece kişi, kendini nasıl kısıtlayacağını öğrenmeye başlar.

Bu eylemler hala egoisttir. Yalnızca kendimi düşünme konusunda başa çıkamam, fakat bu düşünceleri bırakırım çünkü bu benim tek kurtuluşumdur. Aynı zamanda bu, sadece darbelerden bir kaçıştır ama kendimden nasıl çıkacağımı bu şekilde öğrenirim. Yaradan, bana çaresizliğimden çıkış yolunu öğretmek zorundadır. O zaman bunun gerçekten doğru bir yaklaşım olduğunu anlarım.

Dünyayı kontrol etmediğime, ancak her şeyin Yaradan tarafından düzenlendiği sonucuna varırım, her şeyin nedenin O olduğunu kabul etmemi bekleyendir çünkü O’ndan başkası yok, O iyi ve iyilik yapandır. Bu nedenle, her şey daha iyisi içindir – maddi yararım için değil, manevi ilerlemem içindir. Şimdi, Yaradan’a doğumda emek vermek gibi, bana yardım eden zorlu durum için teşekkür etmek isterim. Aksi takdirde, egoizmden çıkamayacağız.

Alternatif olarak, haz alma arzusunun, ihsan etme arzusunu elde etmek istediğimizde bize gösterdiği çeşitli zor koşulları hayal ederek bir grupta çalışmaya başlamalıyız. Bu şekilde kendimiz şafağı uyandırırız.

The Absolute Zero

 

Dünyanın Geleceği, 15 Yıl İlerisi

Soru: Bundan 15 yıl sonra dünyanın gelecekteki gelişimini nasıl görüyorsunuz? Ön plana ne çıkacak? Bunda İsrail’in rolü nedir?

Cevap:  Arzu edilen gelişim yolu, İsrail halkının farkındalığıdır, tüm dünyadaki gruplarımızla birlikte ve sözde ilerici insanlıkla en önemli şeyin birleşmek olduğunu ve dünyaya bir birlik örneği göstermektir.

En azından biraz birbirimizle birleşmeyi başardığımızda, üst ışık içimizden geçecek ve insanlığın her seviyesinde hissedilecektir. İnsanlar, gerçek yaşamın ve yeni bir varoluş seviyesine çıkarak bir sonraki gelişim aşamasına geçme ihtimalinin, birliğin içinde olduğunu hissedecekler.

Bu maddesel dünyada var olarak, aynı zamanda daha yüksek maddeye, daha yüksek varoluşa, beynimizin çalışmadığı alanlara, onu kontrol eden komutlara nüfuz etmeye başlayacağız.

Umuyorum ki önümüzdeki yıllarda bunu hissetmeye başlayacağız. Bu kapımızda fakat bu bilgi ve duyumları uyarlamaya ne kadar hazır olacağımız, bize bağlıdır.

The Future Of The World, 15 Years Ahead