İhsan Etmek Yaşam, Almak Ölümdür

Torah, Deuteronomy, “Ki Titze,” 23:04: Bir Ammonit veya Moav, Efendi’nin meclisine girmeyecektir; hatta onuncu nesil bile asla Efendi’nin meclisine girmeyecektir.

Ammonitler veya Moavlar olarak adlandırılan arzular, var oldukları biçimde ıslah edilemezler. Sadece ölümle ıslah edilebilirler. Bu, kişinin egoizmini tamamen iptal ettiği anlamına gelir.

Başka bir deyişle, tüm on Sefirot saf olmayan bir bölgededir, kişi kendisi için almanın içindedir ve bu arzular ıslah edilemeyecek bir formdadır; dolayısıyla, niyetin tamamen iptal edilmesini sağlamalıdırlar. Bu ölümdür. Kabala bilgeliğinde, ihsan etmeye giden her şey yaşam olarak adlandırılır ve almak, ölümdür.

Bu nedenle, dünyanın yedi ulusu olarak adlandırılan tüm arzular ıslah edilemezler. Onları yalnızca kendi içimizde öldürebiliriz ve sadece bir kez egoistik kullanımları tamamen sona erdikten sonra onları özgecil kullanıma dönüştürmeye başlayabiliriz.

Bestowal Is Life, Reception Is Death

Hızlı Kabala İpuçları – 2/26/17, Bölüm 2

Soru: Kolektif egoizm gibi bir kavram var mı?

Cevap: Hayır, eğer kişi bir insanın manevi gelişiminden söz ediyorsa, bu sadece bireyseldir.

Soru: Yaradan’a ihsan etmek için O’na karşı nefret mi duymamız gerekiyor?

Cevap: Kişi Yaradan’a karşı nefret hissederse, o zaman aynı derecede, Yaradan hissiyatı ya da O’nun hakkındaki düşünceler bile kişiden derhal kaybolur.

Soru: Siz genellikle insanlığın egoizminin her geçen gün geliştiğini söylüyorsunuz. Biz zaten onun son aşamasına ulaştık mı, yoksa bizi bekleyen ekstra büyük sürprizler mi var?

Cevap: Biz zaten egoizmin gelişiminin son aşamasına ulaştık, fakat henüz bütünüyle, tamamen ulaşamadık.

Soru: Baal HaSulam, Kabala bilgeliğini iki kısma ayırdı: gizli kısım ve ifşa olan kısım. Gelecekte, yalnızca seçilen kişiler gizli kısmı keşfedecekken, herkes açıklanan kısmı keşfedecek mi?

Cevap: Herkes seçilecek. Gelişimimizin sonunda hepimiz tamamen aynı seviyeye ulaşacağız: tamamen özgecil manevi gelişim.

Soru: Kötülüğün hissiyatı ve tanınması olmadan gerçeklik noktasına ulaşmak neden imkânsızdır?

Cevap: Çünkü gerçeklik noktası, içinde hem kötülüğü hem de iyiliği içerir, tamamen aynı ve eşit derecede değerli iki bileşen gibi.

Blitz Of Kabbalah Tips – 2/26/17, Part 2

Geleceğin Toplumunun İdeal İlkesi

Soru: Baal HaSulam, “Herkes kendi ihtiyacına göre alacak ve becerisine göre çalışacak,” ilkesi son neslin temel taşı olarak koyar. Neden?

Cevap: Egoizmi ile ilgili olarak, bu en ideal ilkedir. Temel fizyolojik ihtiyaçlarınız olduğundan, onları doldurmalısınız, çünkü bedeniniz insan değil hayvansal seviyeye aittir ve istediği neyse verilmelidir.

Bir hayvan, içgüdüleri tarafından yönetilir; ihtiyaç duyduklarından fazlasını yemeyecek, günde 20 saat uyumayacak vb. Ve bizde her şey insan egoizmi üzerine inşa edilmiştir ve bu nedenle arzularımızda sınırlı değilizdir. Biz bütün dünyayı isteriz. Ne için? Aslında, bu şekilde kendinizi mahvediyorsunuz. Önemli değil, istiyorum!

Bu bir problemdir. Bu nedenle toplum, bir kişinin orta çizgiyi bulmasına yardımcı olmalıdır.

Yorum: Yani, tamamen yeteneklerine göre yerleştirilir. Ve yetenekleri ona yalnızca bunun için verilir.

Cevap: Doğadan, yani Yaradan’dan aldığımız her şeyi, sadece, aynı Yaradan’a göre düzgün davranıp, O’nun katından hem hayvan seviyesinde hem de manevi (insan) seviyede bize gelen her şeyi en iyi şekilde kullanmak için alırız.

The Ideal Principle Of The Society Of The Future

Evrim Ve Manevi Alan

Soru: Neden evrimimiz ruhsal alanın dışında gerçekleşir?

Cevap: Maneviyat alanının dışında hiçbir şey gerçekleşmez. Biz sadece tarihsel gelişimin görünüşte dünyamızda gerçekleştiğini söylüyoruz. Dünyamızda bu ne anlama geliyor? Hepsi maneviyat içindedir. Dünyamız yoktur. Bu şartlı bir bölünmedir.

Tek bir yaratılış var ve her şey onun içinde var. Dünyalar arasında herhangi bir ayırma ile hiçbir yapay bölünme yoktur. Tüm sınırlamalar bizim içimizde olduğundan, sınırlı kazanımlarımızın ve olanaklarımızın bir sonucu olarak, her şeyi parçalara bölen biziz.

Evolution And The Spiritual Space

Dünyamızın Manevi Kökleri

Torah, Deuteronomy 28:02 – 28:03: Efendi’ye, Tanrı’nıza itaat ederseniz, bütün bu kutsamalar sizin üstünüze gelecek ve size yapışacak. Şehirde kutsanmış olacaksınız ve tarlada kutsanmış olacaksınız.

Egoistik arzunun beş seviyesi vardır; sıfır, birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü. Eğer doğru şeyi yaparsanız, tüm bu seviyelerde etrafı saran doğayla etkileşim kurabileceksiniz: cansız, bitkisel, hayvansal ve insan.

Doğanın cansız, bitkisel ve hayvansal seviyelerine tarla, arazi denir ve insan doğası şehirdir.

Bir şehirde doğru manevi etkileşimin birçok ek karmaşık yasaları vardır, çünkü Yaradan orada ifşa olur.

Şehirde insanlar arasındaki ilişkiler sisteminin öncelikleri belirlenmelidir: adli ve yasal sistem, eğitim sistemi ve vergilerin toplanması, kadınlar, çocuklar ve erkekler arasındaki etkileşim vb. Bu, insan seviyesinde tamamen toplumsal bir sistemdir.

Şehrin içinde, Yaradan ile form eşitliğine ulaşırız. Onun içinde amaçsız bir yapıya sahip olacak, eylemin manevi köküne, yapısına ve tezahürüne bağlı olmayan hiçbir şey yoktur.

Kendimizi manevi olarak eğitmiş olsaydık, bu dünyayı manevi dünyanın tam bir kopyası olarak, en küçük detaya kadar inşa etmiş olurduk. Sonuçta, orada yaşayan ruhumuz, kök kısmı da dahil olmak üzere cansız, bitkisel, hayvansal ve insan kısımlarından oluşur. HaVaYaH’nın yapısını hem manevi dünyada hem de maddi dünyada doğru bir şekilde inşa ederdik.

Örneğin, mimar Bezalel, kutsalların kutsalı Tapınağı nasıl oluşturdu vb? Kişi bir kehanetle ziyaret edilir ve her şeyin bizi yöneten köklerde nasıl düzenlendiğini görür. Projektör ekranda parlar ve üzerine bir görüntü oluşturur gibi, burada aynı şey olur. Kökleri görür ve dünyamızda, tuğlalar, ağaç gövdeleri, bitki örtüsü ve evler gibi formlarla kıyafetlenmiş olan sonuçlarını yaratır.

Eğer kişi manevi köküne bağlıysa, o zaman dünyamızdaki her şeyi köküne uygun olarak yapar. Sadece karşı çıkmak değil, kendine uyması için hiçbir şey hakkında düşünmek zorunda değildir. Sonra dünyamızın üst dünyayla tamamen benzer olduğu ortaya çıkıyor. Bu, son ıslahtır.

Soru: Bu, büyük Kabalist Ramhal’ın, Üçüncü Tapınağı onun kazanımına dayanarak tasvir ettiği anlamına mı gelir?

Cevap: Evet. Onun “Mişkani Elyon” makalesi bu konudadır.

Aslında gerçek şu ki, Birinci Tapınak seviyesine ulaştığımızda derhal bu seviyeden düşmeye başladık. Aramızdaki kanlı savaşlar başladı, büyük muhalif kuvvetler ve çeşitli egoist sorunlar ortaya çıktı.

Bütün bunlar büyük bir hızla içeriyi kırmaya başladı. Yahudiler egoizmlerini atlatıp üstesinden gelemezlerse, egoizm onları yok etmeye başlar. Bu nedenle Nebukadnezar İsrail halkını fethedip, onları tekrar sürgüne gönderdi.

O andan itibaren, insanlar arasındaki her şeyin manevi köklere uygun olduğunu söylemek imkânsızdı.

Yasa, ruhsal zirveye ulaşır ulaşmaz, derhal büyük bir nefretin tezahürü olan bir sonraki dereceye gelmenizdir. Eğer onu dizginleyemezseniz, o zaman her şeyi ezer, parçalar.

Spiritual Roots Of Our World

Çocuk Uğruna Evlenme

Soru: Eğer bir erkek resmi nikâhlıysa, evli olarak kabul edilir mi?

Cevap: Bu, günümüzde önemli değil. Her şey, çiftin kendisini ne kadar karı ve koca olarak gördüğüne bağlıdır.

Bununla birlikte, kural olarak, bir evlilik, çocuklarla (varlıklarıyla) tanımlanır. Evlilik, içinde çocuklar varsa, kutsal olduğuna inanıyorum. Kişi boşanma hakkına sahip değildir ve verilmiş her şart altında çocuk yetiştirmekle yükümlüdür. Çocuklar, onsuz olmaktansa herhangi bir baba ile daha iyidir.

Marriage For The Sake Of Children

Bir Kabalistin On Sefirot’u

Soru: Kabalist, dokuz üst Sefirot’un özelliklerine sahip midir?

Cevap: Kesinlikle. Tüm on Sefirot onun içinde vardır. En yükseği Keter’dir (Yaradan). En düşük Malhut’tur (kişinin kendisi). Kalan sekiz Sefirot, kendisi ile Yaradan arasındaki bağlantıdır.

Keter, Kabalistin içinde Yaradan’ı edindiği en yüksek Sefira’dır.

Ten Sefirot Of A Kabbalist

Zohar Kitabı’nın Eşsizliği

Soru: Neden Zohar Kitabı’nı çalışıyoruz, ama aynı zamanda eski olan Or Habahir (Parlak Işık) kitabını çalışmıyoruz?

Cevap: Zohar Kitabından daha eski kitaplar var, ama o, bir insanın bütün manevi yolunu, onun sürekli yükselişini, ruhunu ıslahı anlattığı için benzersizdir. Diğer kitaplar edinen kişinin sürekli ilerlemesi için değildir. Zohar Kitabının bizim için eşsiz ve özel olmasının sebebi budur.

Önemli olan kazanım, merdiveninin en tepesinden yazılmış olmasıdır. Bunu yazan insanlar en büyük Kabalistlerdi.

The Uniqueness Of The Book Of Zohar

Zohar Kitabı’nı Okumanın Sırrı

Soru: Zohar Kitabını okumanın sırrı nedir? Yazdıklarının sevme ve ihsan etme ile ilgili olduğunu söylüyorsunuz. Ancak, buna 100 cilt tahsis etmek mümkün müdür? Orada ne yazıyor?

Cevap: Zohar Kitabı, ruhun ıslah edilmesinin tüm aşamalarını ve evrelerini açıklar ve orada birçok evre ve aşama vardır. Her biri, mutlak egoistik almadan mutlak özgecil ihsan etmeye, mutlak nefretten mutlak sevgiye kadar ıslah gerektiren 620 arzuyu içerir.

Arzuların her biri, geri kalan arzular ile birleştirilmelidir, böylece onlar tek bir ağ haline geleceklerdir. Kişi bu ağı oluşturduğunda, içinde üst dünyayı ve daha yüksek gücü, Yaradan’ı keşfetmeye başlar.

The Secret Of Reading The Book Of Zohar

Zohar Kitabı – Kalp Anlar

Soru: Zohar Kitabı’nın çalışma prensiplerinden bir tanesi kalbin anladığıdır. Bu ne anlama geliyor?

Cevap: Zohar Kitabı’nı okurken, kitabın sadece duygularımızı etkilediği, ancak dünyamızın saf bir ürünü olan zihnimizi etkilemediği koşulunu kabul ederiz.

Duygular bir anlamda üst dünyaya benzeyebilirler ve bizler içimizde uyandırdıkları anı bekliyoruz. Buna kalp anlar denir.

The Book Of Zohar—The Heart Understands

Toplam 168 sayfa, 3. sayfa gösteriliyor.12345...102030...Son »