Hayatlarımızı Kim Yönetiyor?

Soru: Her zaman kendi hayatımı yönettiğimi düşündüm ama siz, her şeyin Yaradan’dan geldiğini söylüyorsunuz. Bunu nasıl kontrol edebiliriz?

Cevap: Hayatlarımızı dikkatle incelersek, hiçbir şeyi yönetmediğimizi göreceğiz, aslında bazı eylemleri gerçekleştirdiğimizi ve bazı şeyler yaptığımızı düşünsek bile, bu sadece bize öyle gelmektedir. Sürekli şüphe içindeyiz.

Yaradan’ın herkesi yöneten tek güç olup olmadığını kontrol etmenin tek yolu, Yaradan’ı edinme metodunu dikkatle uygulayabilmemizdir. O zaman O, ifşa olur.

Ancak öğrendiğimiz sistem bizlere,  Yaradan’ın karşıtlığında, O’nun eşsizliğinin, güvenirliliğinin karşıtlığında ifşa olur. Sizler bunu, karanlığın arka planına karşı ışığın bir ifşası olarak hissedeceksiniz ve yavaş yavaş bizi yöneten tek bir güç olduğu sonucuna varacaksınız.

Kabala Eleştirisine Nasıl Bakıyorsunuz?

Soru: Kabala çalışmasıyla ilgili eleştiri konusunda agresif mi olmalıyız?

Cevap: Neden agresif olasınız ki? Ben böyle yapmıyorum.  Kabalistlere ve Kabala’ya karşı insanlardan sık sık çeşitli suçlamalar, hakaretler ve küçümsemeler duyuyorum. Peki, neden bahsettiğinizi anlamıyorlarsa, insanlarla ne yapabilirsiniz ki?

Açıklamak gerekiyor. Bu tutum insanlara doğa tarafından verilir, yine de yavaş yavaş, onlara olayların, koşulların özünü sabırla açıklarsınız ve böylece dünyayı ıslah edersiniz. Yaradan’ın yarattığı bencillikle uğraşıyorsunuz. Bu yüzden, kiminle çalıştığınızı anlayın.

Benim sabrım var.  Hiçbir yere gidemezsiniz. Yani dünya yavaş yavaş değişecektir. O, bu yüzden bize verilir.

Erkek ve Kadın, Bölüm 10

Eşinizin karakterini değiştirmek mümkün mü?

Yorum: Özgür iradenin, sadece çevreyi seçmekte olduğunu ve bir insanın temel niteliklerini değiştirmenin mümkün olmadığını anlıyoruz.

Benim Yorumum: Onları değiştirmeye gerek yoktur.

Soru: Eşlerimizin niteliklerini değiştirmelerini talep etmeye çalışmamalı mıyız?

Cevap: Hiçbir şekilde! Bize doğadan veriliyorlar ve aynı kalacaklar. Yapabileceğimiz tek şey, aramızdaki bu bağda üst gücü ifşa edebilmemiz için,  onların kullanımını bağımızın yararı için birleştirmektir. Bu bizim hedefimiz, ödülümüzdür.

Seçme özgürlüğü, yalnızca hem ben hem de karşı tarafın kendimizi feshetmesi ve üst gücü keşfedeceğimiz bu karşılıklı fesih üzerinde böyle bir yer oluşturması gerçeğidir, yazılmış olduğu gibi “Karı ve koca, aralarında Yaradan.”

Çocuklara Değişmek Zorunda Olduğumuzu Nasıl Açıklayabiliriz?

Soru: Torunlarıma değişmemiz gerektiğini nasıl açıklayabilirim? Doğaya yakınlaşmalarına nasıl yardımcı olabilirim?

Cevap:  Doğa bütünsel olduğundan ve bizleri, onunla tam bir uyuma yönlendirdiğinden, doğaya yakınlaşmaktan başka seçeneğimiz yoktur. Bizler bu sistemin içindeyiz. Bu nedenle, onlar bunu bir model olarak kabul etmeli ve aynı olmalılar – bütünsel olarak ona dahil edilmelidirler.

Sadece bu şekilde daha iyi bir hayata gelebileceğimizi açıklayın. Tam anlamıyla iyi olacağız.

Doğa Neden Bir Salgın Planladı?

Soru: Doğa dünyadaki düzeni yeniden sağlamak için bir salgın mı planladı?

Cevap: Koronavirüsün diğer tüm virüsler gibi doğanın kendisinden geldiği gerçeği, bizim için nettir.  Ama kendini göstermesine imkan verdiğimiz gerçeği,  zaten bizim sorunumuzdur. Sonuçta, kötü ilişkilerimiz yoluyla, bizler kendimiz doğada tüm dengesizliklere neden oluyoruz ve sonra virüsler ortaya çıkıyor.

Bunun nasıl başladığı önemli değil.  Neden bilmemiz gereksin ki? Birbirimizle daha fazla ıslah olmuş koşullar içindeysek, doğanın hiçbir olumsuz niteliği, bizim üzerimizde kontrol sahibi olmayacaktır.

Yeni Hayat 1083 – Şu Anda Yaşamak

Dr. Michael Laitman, Oren Levi ve Tal Mandelbaum ben Moshe ile söyleşide

Kabala ilmi, geçmiş veya gelecek olmadığını, sadece içinde bulunduğumuzun zamanın olduğunu öğretir.  Günümüzde insanlar, geçmişin ve geleceğin değerini, haz alma arzularına göre atfettikleri önem düzeyine göre ölçmekteler. Bizim için önemli olan şeyleri düşünürüz. Realite ve üst güçle tam bağlantıyı sağlamak için birbirimizle onlu gruplar halinde bağ kurmak için çalışmalıyız. Grubun her üyesi diğerlerinin arzularını yerine getirmek istediğinde, zamanın ve mekanın üzerinde yeni bir gerçeklik ifşa olur. Dünyanın neden var olduğunu ve içindeki insanların rolünü anlamaya başlarız. Her biri annesinin kucağında bir bebek gibi hissetmeye başlar ve tek yapmak istediği tüm yaşamın kaynağı olan üst sisteme bağlanmaktır.

 

Söyleşinin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.kabala.info.tr/kutuphane/michael-laitman/dr-laitman-ile-yeni-hayat/yeni-hayat-1083-su-anda-yasamak/

Kabalistik Kitapların Anlamı, Bölüm 7

Kabala Çalışmasında Üç Sınırlama

Yorum: Baal HaSulam, onun Zohar Kitabı hakkındaki yorumunu ya da Zohar Kitabı’nın kendisini çalışmaya başlamak için, önce onun tarafından yazılan dört önsöz hakında bilgi edinmeniz gerektiğini yazıyor: “Kabala Bilgeliğine Önsöz”, “Sulam Tefsirine Önsöz”, “Zohar Kitabına Giriş” ve “Zohar Kitabına Önsöz”.

Cevap: Evet. Bu dört önsözde ciddi bir çalışma yapmadan, Zohar Kitabı’nı okumaya başlamak mümkün değildir.

Soru: Buna ek olarak, Baal HaSulam, Zohar Kitabı çalışmalarına devam etmeden önce, ihlal edilemeyecek üç sınırlamanın açıklığa kavuşturulması gerektiğini yazıyor. Manevi edinimde: madde, maddenin içinde kıyafetlenmiş form, soyut form ve öz olarak adlandırılan dört kategori vardır. Zohar Kitabı, öz ve soyut form gibi kavramlarla ilgilenmez. Bu sınırlama nedir?

Cevap: Özümüzle ilgilenmek imkansızdır çünkü doğamızın üzerindedir.

Soyut formla ilgilenemeyiz çünkü bu bir bilim değildir.

Biz sadece şekil alan maddeyle ilgileniriz.

Örneğin, bizler belirli egoistik veya anti-egoistik, özgecil formlar edinebilen egoizmi çalışıyoruz. Bu formları alabilir ve inceleyebiliriz çünkü biz kendimiz bu formları alan maddeyiz. Kendinizin dışındaki bir şeyi, özellikle de Yaradan gibi bir gücü keşfetmek imkansızdır. Sadece O, bir insan olarak görünür ve kendini: sevgi, ihsan etme niteliği şeklinde gösterirse.

Soru: İkinci sınırlama — Baal HaSulam, Zohar Kitabı’nın sadece Beria, Yetzira ve Assiya dünyalarını, yani üst gücün yaratılıştan gizlenmesini incelediğini söylüyor. Neden?

Cevap: Bizler sadece madde içinde neyin tezahür ettiğini ve üstünde olanı, soyut formları, madde içinde kıyafetlenmemiş soyut güçleri inceleyebiliriz, onları tartışamayız çünkü kesinlikle kanıtlanamazlar ve gerçek dışıdırlar.

Soru: Yani beş dünya var ve Baal HaSulam sadece üç dünyadan mı bahsediyor?

Cevap: Evet. Yalnızca var olduğumuz dünyalardan bahseder: Beria, Yetzira ve Assiya.

Soru: Üçüncü sınırlama — BYA dünyalarının her birinde üç kategori vardır: on Sefirot, insanların ruhları ve realitenin geri kalanı. Zohar Kitabı, sadece insanlarla ilişkili olguları açıklar. Bunun anlamı nedir?

Cevap: Sadece bizi ilgilendiren şeylerle ve içimizde neyin kıyafetlendiğiyle ilgilenmeliyiz ve bunu pratik anlayışımızdan keşfedebiliriz.

Sınırlamaları çok net görmeliyiz. Birçok form alan arzumuzun sınırlarının ötesinde, sola bir adım sağa bir adım, bizleri filozoflara ve psikologlara dönüştürür ama bilim insanlarına dönüştürmez. Kabala tamamen pratik bir bilimdir.

Twitter’da Düşüncelerim / 8 Temmuz 2020

İsrail neden başta Koronavirüs’ü idare etmeyi başardı ve sonra çakıldı? – Çünkü başarısını, dünyaya nasıl doğru birlik olunacağını göstermek için kullanmadı. Bunun yerine, eski toplumsal ego ilişkilerine bir dönüş gösterdi … Şimdi ilişkilerin doğru formatını arayacak!

Bize karşı nefret uyandırarak, Yaradan acı yoluyla bizi hedefe doğru teşvik eder. Bu çok kötü …

Bölünmüş olduğumuz ölçüde, dünya uluslarının bizden nefret etmesine neden oluyoruz. Sonuçta, bilinçaltında dünyanın amacı ve iyi geleceğinin ifşa olacağı birlik çağrısı yapmamızı ve birliğin bir örneğini vermemizi bekliyorlar.

Koronavirüs darbesini aldıktan sonra, küçük bir köy olduğumuzu hissediyoruz. Virüs bize kalpten kalbe yakınlığa ve kalplerimizi bağlamamıza yardımcı olan fiziksel bir mesafeye ihtiyacımız olduğunu öğretir. Bedenimizi maddi düzlemde birleştirmektense ruhu yükseltmeye yönlendiriyor.

Kabalistik Terimler: “Zivug”

Yorum: Derin felsefi konular hakkında konuşurken birden bire  “sevgi” ve “ihsan etme” kelimelerini kullanmaktasınız.

Cevabım: Sadece bunlar değil. Kabala biliminde “Zivug”, “yapışma” ve “çiftleşme” gibi terimler de sıklıkla kullanılır. Dünyamızda bedenlerin içinde, bedenlerin dışında, bedenler arasında vb. olan her şey, doğal olarak bedenlerimizi ve ruhlarımızı kontrol eden manevi güçlerde meydana gelir. Bu nedenle, tüm bu eylemleri ve koşulları özel olarak adlandırmalıyız. Dünyamızın eylemlerini ifade eden kelimeleri alıp, onlara manevi eylemler diyoruz.

Bu nedenle, iki arzunun birleşimine Zivug diyoruz yani çiftleşme, birleşme. Manevi dünyada doğum, hamilelik, çocuk doğurma vb. bulunmaktadır. Genel olarak, dünyamızda var olan her şey, üst dünyanın bir sonucudur ve bu nedenle aynı terimlere sahiptirler. Maneviyatta, tüm bunlar bedenlerde ve maddede değil arzularda olur.

Soru: Aynı şekilde atomlar bir araya gelir ve bir molekül elde edilir, arzular da birleşir mi?

Cevap: Evet. Sonuç olarak, daha toplanmış, daha entegre arzular ortaya çıkar. Belirli bir HaVaYaH sisteminde toplanan arzular, Sefirot, Partzuf ve sonra Barış olarak adlandırılır.

Geçmiş Hakkında Ağlamaya Değer Mi?

Soru: Toplum, Koronavirüs’ten sonra nasıl yaşanacağı ve ne yapılacağı konusunda bölünmüştür. Bazıları virüs öncesi döneme döneceğimize dair endişelerini dile getiriyor. Ve bazıları her şeyin geri dönmesini istiyor, böylece daha önce olduğu gibi yaşayabiliriz. Ne yapmalıyız ve Koronavirüs’ten sonra nasıl yaşamalıyız?

Cevap: Birçoğu böyle düşünmek istese de, bu dönemi geçirdiğimizi sanmıyorum. Koronavirüs henüz yapması gereken şeyi yapmadı: Bizi integral (bütünleşik) bir topluma doğru ilerletmeyi. Bu arzuyu henüz hissetmedik; biz kendimizde de hissetmedik. Bu nedenle, hepimiz bunu unutup, bir önceki duruma dönersek iyi olmaz.

Önceden yakında üçüncü bir dünya savaşı olabileceğini, Dünya’nın havasının, suyunun, okyanuslarının vs. sürekli olarak kirleneceğini düşündük. Sonunda anlaşıldı ki ya Dünya bizi yok edecek ya da biz onu yok edeceğiz. Öyle umutsuz bir varoluşumuz vardı ki, eskiden yaşadığımız şekilde yaşamanın ne kadar iyi olduğunu bilmiyorum.

Herhangi bir plan olmadan, neden ya da ne için olduğu belirsiz bir şekilde, sadece kendimiz için olabildiğince alarak, olabildiğince fazla dünya etrafında uçup, uçuş için milleri toplayarak, hatta zaman zaman nerede olduğumuzu bile unutarak yaşadık.

Aynı zamanda, her birimizin bir dairesi olmasına rağmen, çocuklarımız tamamen evsiz kaldı. Ne tür insanlar olduğumuz belli değil. Nasıl ve ne için var olduğumuzu hiç anlamıyoruz.

Ne için? Sadece zamanı doldurmak ve diğerleri gibi olmak için. Sanki birisi, bir yerlerde bizim için bir tür yaşam tarzı yarattı ve biz bunu gerçekleştirmeye çalışıyoruz.  Zavallı, mutsuz, kafası karışmış insanlık, hiçbir şey düşünmeden yaşamaktadır.

Konserlerdeki veya diğer toplu etkinliklerindeki kalabalığı gözlemleyin, Roma İmparatorluğu’nun 21. yüzyılda ve 1. yüzyılda bir araya gelmesi arasında bir fark görmeyeceksiniz.  Aynı güdülenmeler, aynı zevkler: “göstermelik/uyutucu eğlence”

Önceki yaşam tarzının o kadar bulutsuz ve mükemmel olmadığını anlamalıyız ki bunun için çabalamalıyız. Ya şimdi, sadece geçmiş yaşam tarzına dönmekle kalmayıp, bir şekilde onu düzeltmek için bir fırsata sahipsek? Bunu yapmaya çalışalım. Doğal çevremizi kirleten, bizi boğan ve birçok hastalığa neden olan, tüm üretim süreçlerini tekrar açmamaya çalışalım.

Şimdi atmosfere, suya, bitkilere ve hayvanlara neler olduğuna bir göz atın. Her şey nasıl düzeldi ve insan biraz sakinleştiğinde dünya ne kadar rahatladı. Doğayı daha iyi yapalım. Burası bizim evimiz!

Geçmişe dönmek için ağlamamız gerektiğini düşünmüyorum. Çalışmak, yaratmak, çocuk doğurmak ve gelişmek istiyor muyuz? Doğru. Ancak yine de, tüm bunları çevresel ve sosyal koşulların kendimizden gerçekten memnun olmamıza izin verdiği çerçevede, bir tür normal sürece yönlendirmek gerekir.