Tüm Nesillerin Sonu

Soru: “Tüm nesillerin sonu” nedir? Fiziksel yaşamın sonu ya da özel bir kişisel koşul mudur?

Cevap: Tüm nesillerin sonu, zirvesine ulaştığımızda, manevi merdivende yükselişin sonudur.

Soru: Son nesil aşamasında olduğumuz ne anlama geliyor?

Cevap: Son nesil aşamasında olmak, manevi merdivenden çıkışa yaklaşmak ve ona son kuşak olarak yükselmek demektir.

The End Of All Generations

Kabala Çalışması – Sınırlamalar Olmadan

Soru: Kabala çalışması kim içindir?

Cevap: İstisnasız herkes için, çünkü bu dünyada doğan herkes ebedi/sonsuz koşuluna erişebilir ve bu maddesel hayatta onlara verilen fırsattan yararlanarak, onun içinde kalabilir.

Soru: İnsanların çoğunluğu için bu yüce bilgeliği çalışmak için ne gibi bir ihtiyaç olabilir?

Cevap: İhtiyaç, hayatın anlamını/amacını anlamak ve ona ulaşmak, bu dünyadaki ölümden önce bile bir sonraki varoluş seviyesine yükselmektir.

The Study Of Kabbalah—Without Limitations

Yaradan İle Bağlantı

Soru: Yaratıcı’nın kıskançlığı nedir? Eğer Yaradan’ın bir parçasıysam, kendimi nasıl kıskanırım ve kime göre kıskanırım?

Cevap: Kendinizi Yaradan’la özdeşleştirmeyi başaramadığınız ölçüde, kıskançlık için bir fırsat vardır. Yaradan kıskançtır. Sadece O’na bakmamızı ister. Eğer O‘na dikkat etmeyi bırakırsak, aramızdaki maksimum bağlantıyı yeniden kurmak için O’nun bize karşı tavrı dramatik bir şekilde değişir.

Soru: Yaradan’ın herhangi bir niteliği veya duyguları var mıdır?

Cevap: Kişi Yaradan’a çeşitli davranışsal nitelikler belirler/atar. Kişi Yaradan’ı mutlak olarak algılayamaz, çünkü kişi onu kavrayamaz. Bu nedenle bize göre, Yaradan, O’na kendimizi ekleyebildiğimiz ve karşılıklı bağ içinde olacağımız bir muhatap, arkadaş, ortak, öğretmen olarak hissetmeye başlayacağımız bir şekilde kendisini gösterir.

Soru: Bir Kabalist, Yaradan ile sürekli iletişim kuruyorsa başkalarını nasıl algılar?

Cevap: Size bir sır vereceğim. Başkaları yoktur. Ben tek başıma varım.

Soru: Öteki yalnız değil mi?

Cevap: Hayır, yalnız değil. Herkes benim içimde.

Soru: Yaradan ile bağlantı, nelerden meydana gelir: sorular, diyaloglar, ağlamalar, argümanlar?

Cevap: Yaradan ile bağlantı, yapışma noktasına kadar sürekli ve sürekli artan temas arayışı üzerine inşa edilmiştir. Diğer her şey, tam bir bağ için gerekli olan bir teşvik, bilgi olarak algılanır.

Communication With The Creator

Kabala İpuçları – 2/11/18, Bölüm 2

Soru: Eylemlerimi sürekli analiz etmeyi durdurmak nasıl mümkün olabilir?

Cevap: Neden yapacaksın? Sürekli analiz zorunludur. Bununla birlikte, tüm eylemlerimizi Yaradan’a bağlamalıyız: O’nunkini bana ve benimkini O’na ve böylece iki çizgide çalışıyoruz.

Soru: Otomatik olarak egoistik ve hayvansal bir şekilde değil de farklı bir biçimde tepki gösterme yeteneğini nasıl geliştiririz?

Cevap: Bilinçli olarak hareket ettiğinizde, otomatik olarak değil, manevi hale gelirsiniz, o zaman ruhsal bir tepki vereceksiniz. O zamana kadar kimseniz o olacaksınız. Kendinizi kontrol edebilmeyi ümit etmeyin. Yaradan her şeyi kontrol eder.

Soru: Yira’a Shlema’a –mükemmel/tam huşu/korku/dehşet- çevrilen “Kudüs” (Yeru Şalayim) ne anlama gelmektedir?

Cevap: Bu, Keter’in seviyesine ulaşan Bina’nın niteliğidir.

Soru: Kendini keşfetme sürecinde en yaygın hata nedir?

Cevap: Kişi yalnızca Yaradan’ı bildiğinde ve Yaradan’ı anladığında kendini bilir, kişi kendini yansıtma üzerinde çalışır. Bu nedenle, kişi “Domeh” (benzer) kelimesinden gelen Adem olarak adlandırılır. Yani, kişinin Yaradan’a benzediği derecede, kişi Yaradan’ı keşfeder, bu derecede kendimi Yaradan içinde görürüm ve kendimi aynada gibi görürüm.

Soru: Mahsom’dan (bariyer) geçmek için ortalama olarak kaç yıllık içsel çalışma gerekir?

Cevap: Yıllar önemli değildir, On Sefirot’un Çalışmasına Giriş’de, Baal HaSulam en az beş yıl gerektirdiğini yazmıştır. Ancak, tüm çabalarımızla bile, 10-15 yıldan daha az süremeyeceğini düşünüyorum. Bu, bir kişide birçok özelliğin içsel bir ıslahıdır.

Blitz Of Kabbalah Tips – 2/11/18, Part 2

Kabala İpuçları – 2/11/18, Bölüm 1

Posted on July 23rd, 2018 at 9:07 am

Soru: En yüksek seviyeye ulaşan kişi tamamen ıslah olmuş kişidir. Onun görevi ve günlük yaşamdaki insanlarla ilişkisi nedir?

Cevap: İnsanlara manevi ıslahın olasılığını göstermek. Dünyamızda bir insan için, tüm dünyayı bu duruma getirme dışında başka bir görev yoktur.

Soru: Bir Kabala kitabını okurken daha yüksek bir ışık okuyucu üzerinde çalışır. Hayvansal sevgiden manevi sevgiye, Yaratan’ın özelliklerine ulaşabilmek için bu yeterli midir?

Cevap: Bu yeterli değildir. Kabalistlerin grupla çalışma için tavsiyelerinde yazdıkları şeyi yerine getirmelisiniz. Başkalarıyla etkileşim kurmak ne kadar zor olursa olsun, bu hala gereklidir.

Soru: Anladığım kadarıyla, Kabala’da, bir kişinin kendisi yok ise, kişinin kendini- bilmesine atfedilebilir ne olabilir?

Cevap: Yaratılan bir varlık, insanı -Adem’i (Yaradan’a benzer)- ifşa eder. Kendi içinde bu benzerliği keşfettiği derecede, o, insan (Adam) olarak adlandırılır.

Soru: En yakın manevi noktanın edinimini ne belirler?

Cevap: Dostlarımla bağ ve sonra Üst Işığın çekimi. Bu benim yükselmemi mümkün kılar.

Soru: Her birimize tavsiyede bulunuyor gibi görünen “iç ses” nedir? Yoksa bu sezgi midir?

Cevap: Bu, Yaradan veya ruh ile hiçbir ilgisi olmayan sezgidir. Ruhun sizin içinizde konuştuğunu sanmayın.

Soru: Görevimi/amacımı hayatta keşfetmek mümkün mü?

Cevap: Hayatın görevi/amacı kendinizi “kırmak”.

Soru: Bir kadın nasıl “Malhut” gibi olur?

Cevap: Tıpkı bir erkek gibi, sadece birliği destekleyerek/yükselterek. Malhut, her şeyi birleştiren Partzuf’un, ruhun bir parçasıdır.

Blitz Of Kabbalah Tips – 2/11/18, Part 1

Neden Diğer Ruhları Anlamalıyım?

Soru: Neden diğer ruhları anlamalıyım?

Cevap: Onlar senin ruhunun parçalarıdır. Yaratılışta gereksiz bir şey yoktur. Her zaman ve her koşulda, tüm özel ruhların birliği olan, ruhunun tamamını edinmelisin. Onları kendi içinde birleştirerek, Yaratan ile bağlantılı olan Âdem gibi olacaksınız.

Fakat başka ruhların kendilerini ıslah etmesini beklemek zorunda olduğunuzu düşünmeyin. Onları kendi içinizde ıslah etmek zorunda olan sizsiniz.

Why Should I Comprehend Other Souls?

“Hayat” Olarak Adlandırılan Oyunun Amacı

Soru: Eğer tüm hayatımız bir oyunsa, o zaman oyunun bazı kuralları olmalı. Lütfen bu kuralları listeleyin.

Cevap: “Hayat” olarak adlandırılan oyunun amacı, birbiriyle bağ kurmak ve maksimum sayıda nokta toplamak. Daha birçok belirli eylemler olmasına rağmen, bu en önemli “hareket” tir.

Soru: Bağ konusunda bu kadar özel olan nedir?

Cevap: Bağda kişi, dünyanın bir sonraki algı seviyesine yükselir. Her zaman bu olur, kişinin aklı/düşüncesi çoğalır.

Soru: Kişi bu dünyada aklını kaybetmeden, Yaradan’ın bütün sonsuz koşullarını nasıl ifşa edebilir?

Cevap: Endişelenmeyin, ilk önce duyusal ve zihinsel organlarınızı genişletmediğiniz sürece hiçbir şeye ulaşamayacaksınız. Bu nedenle, duyularınız her zaman, hissettiğiniz bir şey için hazır olacak. Yapabilecekleri ve hazır olduklarından daha fazlasını asla almayacaklar. Bu şekilde kişinin aklını kaybetme şansı yoktur.

The Purpose Of The Game Called “Life”

Herkesin Kendi Gerçekliği Vardır

Soru: Bizim algımızdan bağımsız olarak var olan, herhangi bir üst gerçeklik var mı?

Cevap: Bir üst gerçeklik vardır. Eğer birisi onu anlarsa/algılarsa, o zaman o, ona göre var olur. Eğer kişi bunu anlamazsa/algılamazsa, o zaman onun için mevcut değildir.

Şimdi hepimiz dünyevi gerçekliği aynı şekilde hissediyoruz, çünkü bizler aynı egoist seviyedeyiz.

Soru: Özgecil bir seviyede, bizler tek bir gerçeklik mi hissedeceğiz, yoksa herkes kendi gerçekliğini mi hissedecek?

Cevap: Birlikte birbirimizi ve tek gerçekliği hissedeceğiz. Dahası, herkes kendi gerçekliğine sahip olacak ama hepsi benzer olacak.

Everyone Has Their Own Reality

Tora Nedir?

Soru: Tora nedir?

Cevap: Tora, bir kişiye, komşusuna ihsan etmeyi ve sevmeyi arzuladığı miktarda inen üst ışıktır.

Soru: O zaman Tora’nın kitabı nedir?

Cevap: Özel bir dilde yazılmış, bir kişinin üst dünyaya benzer hale gelmesi için, kendisini ıslah etmesi için içinden geçmek zorunda olduğu manevi adımları açıklayan kitaptır.

What Is The Torah?

Tanınmış Kabalist, Ölüme Yakın Deneyimini Anlatıyor

Yirmi yıl önce oldu ama daha dün gibi hatırlıyorum. Uzun süreli öğrencilerimle beraber Kudüs dışındaki bir yolda araba sürerken, başka bir araba bizim aracımıza şiddetle çarptı. Hepimiz ağır yaralanmıştık ama klinik olarak ölü olarak bildirilen tek kişi bendim.

Çarpışmadan hemen sonra durumumun farkında değildim. Tek bildiğim nefes alamadığımdı. Akciğerlerim kanla dolmaya başlamıştı ve nerdeyse bilincimi kaybetmiştim. Ardından ambulans geldi. Hastaneye giderken çevremde sadece belirsiz bir hissiyat vardı, bilimcim bir geliyor bir gidiyordu.

Beden Dışı Deneyimim;

Hastanede bir kağıt imzalamam istendi, kolumu kaldırdılar ve bir şeyler karaladım. Daha sonra tam bir bayılma deneyimledim. Bununla birlikte, bir şekilde, doktorun beni yeniden diriltmeye çalıştığını görebiliyordum. Bacağımı agresif bir şekilde kaldırdı ve büktü, gövdeme doğru çok sert bir şekilde bastırdı. Daha sonra bana, klinik olarak ölü olmama rağmen karaciğerimde iç kanama nedeniyle düzensiz olan kan akışımı stabilize etmeye çalıştığını açıkladı.

Doktorla daha evvel hiç tanışmamıştım ve yoğun bakımda geçen 3 haftanın sonuna kadar da tanışmayacaktım. İlginç bir şekilde, bacağımı ittiğini açıkça görmüştüm. Onu gözlerimle görmedim. Kendimi ve bana ne olduğunu, bedenimin dışından görüyordum. Evet, insanların çoğunlukla “beden dışı deneyim” olarak bahsettikleri şey budur.

Beden Dışı Deneyim Nedir?

Kabala öğretmeni olduğumdan beri: Eğer doktoru gözlerimle görmediysem, onu neyle gördüm? Ayrıca, beden dışı bir deneyim tam olarak nedir? Maneviyat ile bağlantılı mıdır? diye öğrencilerim bana sordular.

Doktoru ya da etrafımı gözlerimle değil içsel bir duyuyla gördüm. Bununla birlikte, bu içsel hissiyatı ya da beden dışı deneyimimi maneviyata bağlamam. Bu tür deneyimler sadece psikolojik, beynimiz tarafından yönlendirilen ve doğaüstü/normal dışı biçimde tezahür eden, tesadüfi olmayan izlenimlerdir.

Ameliyattan sonra düzelirken ve bilincim gidip gelirken, bulanık ve renkli görüntüler gördüm ama somut şekilleri yoktu. Yine de benim için açıktı ki bütün bunların maneviyatla ilgisi yoktu.

İnsanlar görüntüleri sanki onlar dışarıdaymış gibi algıladıklarında, aslında, hayatları boyunca öğrendikleri, duydukları ve yönlendirildikleri şeylerin benzerini görürler.

Bedensel Çamaşır;

Her şeyden evvel Kabala ilmine göre klinik ölüm diye bir şey yoktur. Ölüm ölümdür ve ölümü, fiziksel insan işlevleri ya da onların eksikliklerinden ölçmek için inkar edilemez bilimsel göstergeler vardır.

Beden, sadece ruhu sarmak için vardır. Maddesel beden ölür ve parçalanır ama ruh, tam ıslahına kadar manevi döngüsünü sürdürmek için yeni bir bedende kıyafetlenerek yaşar.

Sadece bu dünyada, hayatta olduğumuz sürece, manevi ilerleyişimiz/gelişimimiz mümkündür. Öyleyse öldüğünde ne olur? Çok basit, eğer yaşamımızda bir ruh geliştirmek için çaba göstermezsek, reenkarne olmaya devam ederiz. Kabalist Yehuda Leib HaLevi Aşlag’ın (Baal HaSulam) Bedenimden Tanrıyı Göreceğim adlı makalesinde açıkladığı gibi “Beden ile ruh arasındaki bağlantı, sadece en başta ona olan şeyler doğal ve kendiliğindendir ve sonrasında, onlar manevi ve bedensel arasındaki çalışma ve ortak ilişki yoluyla olur.”

On yıldan fazla bir süre benim öğretmenim olan, Baal HaSulam’ın oğlu Rav Baruch Aşlag’a (Rabash) geldiğimde, ilk sorularımdan birinin: “Maneviyatı edinmiş olan kişi yaşam ve ölümle nasıl bağlantılıdır?” olduğunu hatırlıyorum. Şöyle cevap verdi: “Bugün güzel, yeni, beyaz bir gömlekle dersime geldiğini görüyorum ve daha sonra onu değiştireceksin. Biliyorsun ki gömleğini değiştirmek zorunda kalacaksın. Bu tam olarak, ruhunun içinde yaşayan bir insanın bedenini nasıl gördüğüdür: o bilir ki değiştirmek zorunda olduğu zaman gelecektir.”

Öyleyse neden ölmekle ilgili büyük bir anlaşma yapıyoruz? Kabalistik açıdan bakıldığında, bu hiç önemli değildir. Manevi gelişimimize ve ruhumuzun ıslahına yatırım yaparsak, gömleğimizi çıkardıktan sonra hayatta kaldığımız gibi fiziksel bedeni “çıkardıktan” sonra da hayatta kalırız. O bir çeşit çamaşırdır: biz sadece kirli kıyafetlerden kurtuluruz.

İnsanlığın Google’ını Çözme;

Eğer bir insan yaşamı boyunca ruhunu geliştirmezse, bu, varoluşunun ikinci aşamasına hazırlanmadığı anlamına gelir; ki bu, bedensel egoist arzunun, hayattan zevk alma arzusunun üstünde bir yaşamdır. Bu arzu kendini yeniler ve farklı şekillerde ortaya çıkar, bir enkarnasyondan diğerine yükselerek geçer. Kabala’ya göre, ne için yaratıldığını edinene kadar yeni bir fırsat kazanır: hala bu dünyadayken ruhun edinilmesi -manevi dünyaya bağlantı-.

Maddesel beden ölünce, geriye kalan arzu, Reshimo (İbranice roshem -bir kayıt ya da anımsama-) olarak adlandırılır, bir insanı oluşturan her şeyi içeren bir tür kod, nesilden nesile geçen bir çeşit manevi DNA. Sonunda ondan bir ruh geliştirdiğimiz parçacıktır.

Baal HaSulam bunu, “Barış” makalesinde “Nitekim, bizim dünyamızda, bedenlerin yenilenme biçiminde yeni ruhlar yoktur, ama sadece enkarne olan belli miktarda ruh vardır… Bu nedenle, ruhlarla ilgili olarak, yaratılışın başlangıcından ıslahın sonuna kadar tüm nesiller, birkaç bin yıl boyunca hayatını uzatmış olan tek bir nesildir…” diye açıklıyor.

Bu manevi bilginin koleksiyonu “insanlığın Google’ı” dır, sanki hepimizin bağlı olduğu bir sistem. Kabala aracılığıyla, bu sistemi açabilir, keşfedebilir, anlayabilir ve kullanabiliriz, “kontrol odasına” girerek, etrafımızdaki gerçekliğimizle daha yüksek bir denge ve uyum hissiyatı yaşayabiliriz.

Üstelik Kabala, böyle bir birlik ve uyumlu bir koşula ulaşmanın, hayatta olmamızın sebebi, varoluşumuzun amacı olduğunu söyler. Onun edinimi bize, sonsuz ruhumuzun algısını ve aramızdaki bağı ve bu maddesel varoluştan ayrılmadan sınırsız huzur ve mutluluk hissiyatını bağışlar/nasip eder.

Korkudan Kurtulma;

Ölüme yakın deneyimimde hissettiğim ve birçok insanın hissettiklerini söylediği şey, gerçekten de maddesel bedenden belirli bir özgürlük duygusunu örneklemektedir.

Yaşam ve ölüm arasındaki bu belirsizlikteyken, durumumu düşündüm ve bunu canlı bir şekilde hissettim. Korku ya da haz hissetmedim, sadece yeni bir koşula geçiş hissiyatı. Öldüğümü veya hayatta kalmamı umursamadım ve iyi ya da kötü bir algım yoktu. Sadece her nereye isterse beni götüren bir akışın hissiyatını hissettim, burada ya da orada ve hiçbir şey bana bağlı değildi.

Korku sadece bir insanın hayata güçlü bir şekilde bağlı olması durumunda ve bilinmeyenden korktuğu zaman yaşanır. Ancak, ölümün eşiğinde, beş duyu kapandığında, maddesel bedenden özgürleşirsiniz; ona ait olma hissiyatı yoktur.

Ancak, bu tür özgürlük duyguları, sonsuz ruhumuza erişmekten kaynaklanan tamamlanmanın sonsuz hissiyatı, bağ ve haz duygusuyla karşılaştırıldığında geçici, sınırlı ve küçüktür.

Kabala bilgeliği, yaşamımız boyunca ruhun keşfinin yolculuğuna çıkmayı arzulayan herkesi davet eder. Dahası, hem Baal HaSulam hem de Zohar Kitabı (Kabalistik bir kaynak metni) özellikle bizim dönemimizi, giderek daha fazla insanın hayatlarının anlamını sorgulayacağı, ruhlarını edinme yolunda adımlar atmaya hazır olacakları, bu amaç için Kabala bilgeliğinin öğrenileceği ve kullanılacağı dönem olarak işaret etti.

Prominent Kabbalist Describes Near-Death Experience