Geleceği Belirleme

Soru: Bir yandan her zaman gelecekte yaşadığımızı söylüyorsunuz,  öte yandan gelecek olmadığını. Bunu açıklayabilir misiniz lütfen?

Cevap: Gerçek şu ki, her zaman kendimi geçercesine kendimden yarım adım önde giderim. Aksi halde, şu anki durumumda var olamam. Buna sanki gelecekte yaşıyorum deniyor. Ama gerçekten bir gelecek yoktur çünkü onu ben belirlerim. Bir yandan onu beklerim ancak diğer taraftan onu önceden belirlerim.

Kabala bilimi çok basit bir şekilde şöyle der: geleceğin kendisinin size geldiğini düşünüyorsanız, o zaman hayvansal düzeyde var olursunuz. Doğanın cansız, bitkisel ve hayvansal seviyeleri – sizi kontrol eden şey budur.

Geleceğinizi kendiniz belirlemek istiyorsanız,  o zaman lütfen onu kendiniz tanımlayın ancak bunun için geleceğin yalnızca insanlar arasındaki birlik derecesine bağlı olduğunu anladığınız, uygun kontrol seviyesine yükselmelisiniz.

Birliğimiz ne kadar güçlüyse gelecek o kadar iyidir, bizler zamanı hızlandırırız ve olaylar daha koordineli hale gelir. Ne kadar çok insan kendi aralarında daha büyük bir ayrılık yaşıyorsa,  gelecek ve elbette her şey de o kadar kötüdür.

Dolayısıyla birliğimize veya ayrılığımıza karşı olan etkileşimlerimizle geleceği biz kendimiz belirleriz.

Determine The Future

 

Her Tür Ruh İçin

Soru: Bir Kabalist tarafından yazılmış bir metnin bir sayfasının, maneviyata girmek için yeterli olduğunu duydum. Neden bu kadar çok kitap, binlerce sayfa yazıldı?

Cevap: İlk olarak, her insan kendi kaderine, kendi ruhuna, kendi gelişimine sahiptir. Birisi belirli bir şeyi sever; başka bir kişi başka bir şeyi sever.

Yaradan’a farklı yollarda ve farklı hızlarda ilerleriz. Biri sola yürür, biri sağa, biri yarım adım gitmez, vb.

Baal HaSulam ve Rabaş tarafından, tekrarların yapıldığı ve her birinden bir zerre almaya gerek olmayan hiçbir mektup veya yazılar olduğunu görmüyorum.

Ama mesele bu değil. Sonunda, onları çalıştığımız zaman, tüm bunların içimizde işlendiği, kıyıldığı ve bir sonuç getirdiği koşula geliriz.

Soru: Eğer Şamati kitabı içimde bir duygu fırtınasını uyandırıyorsa bu, onun benim ruhuma ve hedefime uygun olduğunun kanıtı mıdır?

Cevap: Tabii ki.

Soru: Bir kitabı kontrol edebilmenizin yolu bu mu?

Cevap: Hayır. Aynı şekilde Baal HaSulam ve Rabaş’ın kitapları sizin sahip olduğunuz şeylerdir. Başkalarına doğru yayılmamanızı tavsiye ederim.

For Every Type Of Soul

Ruhun Bedenle İlişkisi Var Mıdır?

Soru: Bu dünyada biyolojik bedeninde yaşayan bir insan, ruhunu bir şekilde etkileyebilir mi?

Cevap: Özünde, maddesel bedenimizin amacının ne olduğunu mu soruyorsunuz?

Gerçek şu ki bize maddesel bir beden verilir, böylece ruhla özdeşleşmeye başlayabiliriz, onu açığa çıkarabilir, geliştirebilir ve belli bir durumdan sanki bedenin dışına çıkar ve orada çalışmaya başlayabiliriz.

Soru: Bir Kabalist olarak hala bedeninize dikkat ediyor musunuz? Bu sizin için önemli midir?

Cevap: Elbette. Bedenimde var olduğumdan dolayı ruhumu edinir, geliştirir ve ıslah ederim. Ancak, bedenin kendisi buna sadece dolaylı olarak katılır.

Soru: Bu, kişinin ruhunu geliştirmenin ancak kişinin maddesel bedeninde var olduğu bir durumdayken mümkün olabileceği anlamına mı gelir?

Cevap: Evet, ama ruh bedenle ilgili değildir yani bir bedende yaşadığımda ruhumu geliştiririm.

Soru: Peki bu nasıl yapılır?

Cevap: Ruhumuza ‘arzularımız’ denir. Arzular ya olumsuz, egoist olanlar ya da pozitif, özgecil olanlar olabilir. Onların üzerinde çalışırız, böylece özgecil arzular her zaman egoist olanlara üstün gelir; ruhumuzu inşa ederiz.

Does The Soul Relate To The Body?

 

Kadın Yönlendirir, Erkek Uygular

Soru: Bir kadın isteğini içsel olarak bir erkeğe iletebilir. Birçok kadın erkeklerinin Yaradan’a yakın olmasını ister. Bu arzuyu iletmek ne anlama geliyor?

Cevap: Eğer kadın, erkekten bir şey isterse her zaman onu alacaktır. Dünya bu şekilde düzenlenmiştir.

Bir kadının arzusu yüksek sesle duyurulmaz. Ağzınızı açmadan ama kafasına vurulmuş gibi hissedeceği şekilde, sessizce bir erkeği nasıl etkileyeceğinizi biliyorsunuz.  Bu bir kadın adına doğru eylemdir. Bu kasıtlı olarak doğada bu şekilde düzenlenir. Biz erkekler, bunu kabul etmeli ve hatta kadınların bize doğru yolda rehberlik etme fırsatı buldukları için mutlu olmalıyız.

Bir kadın kocasının hayatın anlamını anlama yönünde hareket etmesini isterse, o zaman elbette bu özel bir kadın ve harika bir eştir. Bu nedenle, bu tür kadınları takdir etmeli, onları başkalarına örnek olarak vermeliyiz. Ve elbette, bir şekilde yardım etmeliyiz böylece kocalar onları takdir eder ve onlara itaat ederdi. Evli olmayanlara böyle kocaları bulmalarını dilerim.

Soru: Kadınların tarafında aşırlık olabilir mi?

Cevap: Hayır. Kadınlar çok net bir anne tutumuna sahiptir. Kocasıyla ilgili nasıl davranacağını bilir. Yaratılışın amacını arzuluyorsa, erkeği gerçekten yönlendirebilecektir. Böylece görünen o ki erkek uygular ve kadın yönlendirir.

Kırk yıllık deneyimlerime göre ailedeki kadın, hedefin büyüklüğünün ve grubun ne yaptığının önemini anlarsa, o zaman kocanın kesinlikle çalışacağını ve hiçbir yere gitmeyeceğini söyleyebilirim. Ancak, karısı ona karşı ise, sonunda, çalışmayı bırakıp ayrılır.

Burada her şey eşe bağlıdır. Kadının dünyadaki arzusu, erkeklerden daha güçlü ve daha belirleyicidir.

Woman Directs, Man Implements

 

Kabala İpuçları 3.10.19

Soru: Talmud Eser Sefirot’u okurken uyuyakalıyorum ama Zohar’ı duyduğumda beni büyülüyor. On Sefirot Çalışması’nı okumaya devam etmeye değer mi; yoksa o sadece erkeklere mi yöneliktir?

Cevap: Eğer bir kadınsanız, genellikle On Sefirot Çalışması’nı okumak zorunda değilsiniz; bunun yerine Baal HaSulam ve Rabaş’ın makalelerini ve mektuplarını okuyun.

Soru: On Sefirot Çalışmasına Giriş bölümünde, eğer kişi Tora’yı öğrenirse ve 3 ila 5 yıl geçtikten sonra gerekli olanı edinememişse, artık yolda başarı görmeyeceği söylenir. Neden Kabala Bilgeliğinin çalışması son çaredir?

Cevap: Bu şeyler, Tora’yı gerçekten öğrenmeye özlem duyan insanlar, Tora’nın kişiye kendisini ıslah etmesi ve Yaradan’ın bu dünyada ifşası için verildiğini bilsinler diye söylendi. Bu nedenle, eğer kişi Tora’yı 3 yıl çalışırsa ve herhangi bir sonuç görmezse, bu Kabala Bilgeliğine geçmesi gerektiği anlamına gelir.

Soru: Baal HaSulam, büyük Ari’nin ruhunun onun içinde kıyafetlendiğini söyledi. Bu aynı ruh muydu; yoksa Ari ile aynı dereceye mi ulaştı?

Cevap: Hayır, bu aynı ruhtur. Buna “Ruhların Anlayışı” denir.

Soru: Kabala Bilgeliği aynı zamanda bir verasettir, bir mirastır. Baal HaSulam kimden miras aldı? Öğretmeni kimdi?

Cevap: Öğretmeni, yaşadığı Varşova yakınlarındaki küçük bir şehir olan Porosov’dan bir hahamdı. Fakat Baal HaSulam öğretmeninden öteye geçtiğini anladığında, Polonya’dan ayrılıp İsrail’e gitmesi gerektiğine karar verdi ve yaptığı şey buydu.

Soru: Bilimsel yaklaşım sayesinde, Mezmurlar’ı, Ekleziast’ı ve Kabalistik metinleri, içlerinden tek bir kelime bile anlamadığım hissi ile okudum. Bu çok kötü değil mi?

Cevap: Bu çok kötüdür. Duygu ve anlayışla okumalısınız. “Kalp anlar” denir, bu, his ile anlayış arasında, anlayıştan hissetmeye ve hissetmeden anlayışa, özel bir kombinasyonun olması gerektiği anlamına gelir. Biri, diğerini yönetir ve belirler.

Soru: Kişi Kabala kitabını okuduğunda bu, kişinin okurken yazarın koşullarını deneyimlediği anlamına mı gelir?

Cevap: Ben öyle olduğunu varsayıyorum. Anlaşıldığı gibi, yazarın yaşadıklarını deneyimleyemezsiniz ancak küçük bir dereceye kadar yapabilirsiniz.

Soru: Bir öğrenci, Baal HaSulam’ın yazılarının çalışılmasını, derhal ele almalı mıdır? Yoksa onlara başvurma anlamında, önce onları idrak edip anlamalı mıdır?

Cevap: Ben, Kabalistlerin, her şeyden önce toplumun daha geniş çevreleri için yazılmış makaleleriyle başlardım. Bunlar “Matan Tora (Tora’nın Verilmesi)”, “Arvut (Karşılıklı Garanti)”, “Dünyada Barış” ve benzerleridir.

Soru: Bir Kabalist için, hayvani kısmının ortadan kalkmasının (ölüm) önemi nedir?

Cevap: Öneme sahip değildir. Bana bir şey olursa, bunu mutlak bir sükunetle kabul edeceğim. Beni ilgilendiren tek şey, tüm yoğunluğu ile iyi bir ders vermek ve tüm dünyada yanımda olan tembel öğrencileri sarsmaktır. Başka hiçbir şey beni endişelendirmiyor. Umarım bu bir süre daha sürer. En azından ben bunun için yaşıyorum.

Soru: Kendi kelimelerimle yazmış olduğum kitapların özetini başkalarına gösterebilir miyim, yoksa onları yakmalı mıyım?

Cevap: Onları yanınızda tutabilirsiniz. Birisi onları görse veya duysa bile bu sorun değildir.

Blitz Of Kabbalah Tips – 3/10/19

 

Evrenin Yapısı, Bölüm 3

Arzunun Gelişiminin İlk ve Son Dereceleri Arasındaki Fark

Soru: Arzunun ilk ve son gelişim dereceleri arasındaki fark nedir? Ne de olsa her ikisi de almak istiyor.

Cevap: Elbette. Fakat gerçek şu ki, Hohma’nın ilk derecede alması içgüdüsel, yönlendirilmiş ve bağlayıcıdır çünkü Keter’den bu şekilde yaratılmıştır. Bu durumdaki yaratılış, basitçe hareket eder çünkü içsel nitelikler tarafından zorlanmaktadır.

Bina’da, kaynağı olan Keter’le iletişim kurmayı bıraktığında, Bina almayı reddettiği için, haz akışını, Keter’den çıkan kontrolü koparır, daha sonra yaratılış, kendisi için neyin önemli olduğunu belirlemeye başlar. Bu, kendi çabasıyla belirlenen yeni bir arzuyu, Malhut’u yaratır.

Soru: Yani, bu bağımsız bir arzu, ancak ilk derece öyle değil midir?

Cevap: Evet. Bu, sadece cansız bir şeyi doldurmanız veya kendisinin doldurulmasını isteyen, talep eden ve arzulayan bir şey ile karşılaştırılabilir.

Soru: Yemek örneğini verelim. Daha önce hiç yememiş olduğum bir yemek verildiyse, alma arzum olmasına rağmen, hala onu yemeyi denemem. Ancak denedikten sonra, bu yemek için kendi arzum oluşur.

Bu yüzden, anladığım kadarıyla, yaratılışın gelişiminin dört safhası tüm Kabala’nın özü müdür?

Cevap: Direkt ışığın dört safhası yaratılanların yaratılışından, arzudan bahseder. Ancak, bu varlık, prensipte, kendiliğinden arzuladığını hissetmektedir. Bina niteliği, yaratılışı kaynaktan ayırır: Bir tarafta dolduran Keter, diğer tarafta  alan Malhut. Bina bir anlamda onları ayırır.

Gerçek şu ki, yaratılış henüz bağımsız değildir. Keter’in ona vermek istediği şeye doğru koşmaktadır ama aynı zamanda arzularını kontrol edememektedir. Arzularınızı kontrol etmek, onların üzerinde olmak, daha yüksek bir seviyeye çıkmak demektir; kontrol ederken, arzularınızı siz yaratırsınız, arzularınız sizi kontrol etmez.

Bu nedenle, yaratılışın tamamı direkt ışığın dört safhası ile başlar. Dahası, son derece olan, tüm hazla dolu olan Malkut’a yani Keter’den gelen ışığa, Sonsuzluk Dünyasının Malkut’u denir çünkü onun gerçekleşmesi/doygunluğu kesinlikle sınırsızdır: Arzu ettiği kadarını  alır ve bununla doldurulur.

The Structure Of The Universe, Part 3

 

Kutsallık İle Bağ

Eğer doğru, gerçek bir değerlendirme yaparsanız, şu hemen netleşir ki kendiniz için talepte bulunamazsınız. Nihayetinde bunu yaparak, kendimi içinde Yaradan’ın bulunduğu ortak ruhtan, Kutsallıktan ayırmış olurum. Kendim için talepte bulunarak kendimi Kutsallıktan ayırırım. Herkes için talepte bulunmam gerekir ve Kutsallık ile bağ kurabildiğim ve bu birliğe girebildiğim ölçüde, Kutsallığın Yaradan’ın yaşadığı yer olduğunu hissedeceğim ve O’nu ifşa edebilir, O’na yakınlaşabilir ve hatta ona bağlı kalabilirim. Her şey genel Kli’ye giderek artan bir şekilde bağlanmama bağlıdır.

Bu nedenle kendiniz için talepte bulunmak, kendinizi hayatın kaynağından ayırmanız demektir. Sadece bunu hissetmiyoruz ve kafamız karışıyor. Ancak sistemi gören bir kişi bunun çok basit olduğunu ve Yaradan’ın bunun içinde olduğunu anlar. Sadece tek bir şey için talepte bulunmalıyız: Kutsallığa, hepimizin dahil olduğu fakat gizlilikten dolayı fark etmediğimiz sisteme ait olmak. Kendiniz için talepte bulunmak aptalcadır çünkü bu taleple kişi kendini iyiden uzaklaştırırsınız.

Connect With The Shechina

 

Kılıç ve Kalkan: Arzular Üzerinde Çalışma

Soru: Kalkan ve kılıç, sağ ve sol çizgiler için bir benzetme midir? Öyleyse, ihsan etmek nedir ve almak nedir?

Cevap: Kalkan temelde arzularınızla çalışmanın kısıtlamasıdır. Kılıç, egoist arzularınızı özgecil olanlara dönüştürdüğünüz, düşmanlarınıza bununla vurduğunuz zamandır. Yani, onları yenersiniz, onları ele geçirirsiniz, böylece onlar almak için çalışmak yerine ihsan etmek için çalışırlar.

Soru: Onlu da  kalkan ve kılıcı edinir mi?

Cevap: Tabii ki. Bu, onları edinmeden önce kişilerin onluda toplanması gerektiği anlamına gelir. Ondan önce, kimseye ayrı olarak hiçbir şey verilmez.

Kabala tek bir kişi hakkında değil, bir vücut olarak bir araya gelen on kişi hakkında konuşur. Aksi takdirde, kendilerini birbirlerine karşı iptal edemezler ve bir şekilde Yaradan gibi olmaya başlarlar.

Shield And Sword: Work On Desires

 

Hayatın Anlamı İle İlgili Soruya Giden Uzun Yol

Soru: Kalkan ve kılıçla ilgili kısa bir hikâyede kral, oğluna ilk önce ona nasıl kullanılacağını öğretmeden bir silah sunar ve gizlenmeye gider. Neden oğluna, ona saldıracaklarını bildiği halde düşmanlarla nasıl savaşılacağını göstermemiştir?

Cevap: Bu dünyada da böyle hissetmiyor musunuz? Buraya atıldığınızı ve ne için, neden ve nasıl olduğunu bilmediğin hissine kapılmadınız mı? Birdenbire, kendinizi üst dünyada hissetmenize ve varlığınızın amacını öğrenmenize yardımcı olacak bir Kabala bilimi olduğu size söylenir.

Sonuçta, gerçekten sizler kayboldunuz ve hiçbir şey bilmiyorsunuz. Bu gerçekten maddi dünyadaki durumumuzdur. Bu nedenle, her şeyden önce, gerçekten böyle bir durumda olduğumuzu belirtelim.

Şimdi başka bir soru: Neden bizlere, nerede olduğumuzu, ne için ve neden olduğunu bilmediğimiz, hayvanlar gibi var olduğumuz bir koşul verilmektedir?

Yavaş yavaş insan olana kadar, hayvanlar gibi binlerce yıldan beri gelişiriz. Daha sonra, binlerce yıl daha gelişmeye devam ederiz ta ki sözde insanlar olarak “Neden varım?” “Ben kimim?”, “Yaşamın amacı nedir?”, “Hayatın anlamı nedir?”, ”Doğumdan önce ve ölümden sonra bana ne olur?” gibi sorular sormaya başlayana dek. On binlerce yıl, insanlık bunun hakkında düşünmeye ve sorular sormaya başlayana kadar geçer çünkü her nesilde egoizm büyür ve bizi yavaş yavaş geliştirir. Şimdi, neden bütün bunlar gerekli? Gerçekten ihtiyacımız var mı? diye düşünüyoruz. Cevaplarını bulmanın çok zor olduğu birçok soru var.

Neden hemen cevap alamıyoruz? İlk önce sorumuzu anlamamız için. İnanın bana, o kadar basit değildir. Uzun bir süre, belki birkaç yıl boyunca bile, bu soru sizde tamamen olgunlaşana kadar acı çekeceksiniz. Ancak o zaman onun içinde cevabı göreceksiniz.

The Long Road To The Question About The Meaning Of Life

 

İnsanın Geleceğini Ne Belirler?

Soru: Bir insanın geleceğini ne belirler?

Cevap: Hiç kuşkusuz, herkes geleceğe ilgi duymaktadır. Zamanın her anında, o şimdiki zaman içinde ortaya çıkar ve şimdiki zamana dönüşür.

Bu nedenle, gelecek sürekli bize bağlantılıdır ve bugünümüzü belirler. Çok yakında olmasa da bir şeylerin gerçekleşmek üzere olduğunu biliyorsak, yine de onu bekleriz ve şimdiki durumumuz özellikle de ruh halimiz, dünyaya ve hayata karşı tutumumuz ona bağlıdır. Bu nedenle gelecek, yaşamlarımızı önemli ölçüde etkileyen bir faktördür.

Soru: İnsanı hayvandan ayıran şey bu mudur?

Cevap: Hayvanlar geleceği hisseder, ancak bir insanla aynı ölçüde değil ve onlar buna duyarlı değildirler.

Bir kişinin geleceği, şimdiki zamanda kendini ayarlama şekline bağlıdır. Sonuçta, gerçekte gelecek yok. Eğer pasif olarak yaşarsak o zaman geleceği, ne olacağını, diğer insanlara, koşullara ve diğer her şeye bağlı olarak belirleriz.

Manevi olarak yaşadığımız zaman, ne gelecek ne de şimdi vardır. Bir şekilde geçmiş hakkında konuşabiliriz çünkü zamanın aktığı bir koşuldaydık, içimizde bir takım değişiklikler oluyordu. Ancak, şu an şimdiki zamanın içindeysem kendimi açıkça, geleceği olmayan yaratılmış varlıktan, yaratabilirim.

Bu bizim dünyamızda kulağa çok tatsız gelmektedir “Geleceğiniz yok” ve bunu bir kişiye söylemek onu öldürmek demektir. Oysa Kabala bilgeliğinde, böyle değildir. Geleceğin yok çünkü şimdi onu, kendin yaratacaksın.

Git ve onu yap, şekillendir, resmini çiz ve olacak şey bu. Ve ne zaman olacak? Sen ne zaman istersen.

Ancak, geçmiş, şimdi ve gelecek yoksa hiçbir dünya yoksa ve bunlar bize sadece üst ışığın beyaz arka planındaki niteliklerimiz tarafından gösteriliyorsa, o zaman “İnsanın geleceğini ne belirler?” sorusunun anlamı nedir? Bu kişiye bağlıdır!

Ve sadece acınacak halde ifade ettiğimiz “Bir kişi kendi geleceğini yapar!” şeklinde değil. Hayır. Gerçek şu ki, kendisini etkileme algoritmasını bilen her insan, kendisini ve geleceği yaratır çünkü onun içsel arzuları, onu ve dışsal arzuları (etrafındaki dünyayı) yaratır. Bu nedenle, gelecek yalnızca kendisine, onun tüm unsurlarına ve ayrıntılarına bağlıdır.

Buna gelmek kolay değildir. Ancak, bizler buna muktediriz ve bir gün yapabileceğiz. Bu süre içinde, bize bu bir hayal gibi gelmektedir.

What Determines The Future Of A Person?