Karşılıklı Destek

Tora, Deuteronomy 22:04: Kardeşinin eşeğini veya öküzünü (onun yükü altında) yolda yere düşmüş görmeyeceksin ve onları görmezden gelmeyeceksin. (Aksine) onunla (yükü) yerden kaldıracaksın.

Eşek veya öküz ağır yük taşıyan hayvanlardır.

Eğer gruptaki bir dostun, manevi çalışmasında düşüşünü ve onu yerine getirmediğini görürseniz, ona yardım etmeniz gerekir.

Bunun bir kişi içinde nasıl gerçekleştiği hakkında konuşmak istemiyorum – kardeşi veya komşusu kimdir ama aramızda grup içinde tam olarak aynı şekilde çalışırız. Yaşam, özel bir grup olarak toplanan, Yaradan’ı ifşa etmek için yalnızca kendi aralarında daha fazla bağlılık sağlamaya çalışanlar için zordur. Ne de olsa, varlığımızın tamamı manevi bir hedefe yönlendirilmelidir ve Tora’nın söz ettiği konuda budur.

Onun yasaları, yalnızca tüm yaşamlarını, Yaradan’a karşılıklı bağlarından ulaşmaya adamış bir grup için öngörülmüştür.

Yani, eğer manevi çalışmadaki dostunuzun egosuyla baş edemediğini ve her zaman tökezlediğini ve düştüğünü görürseniz, ona yardım etmek zorundasınız. Ona ilham vermeniz, onunla konuşmanız, onu evinize davet etmeniz, birlikte çalışmanız gerekiyor, yani onu desteklemek için mümkün olan her şeyi yapın. Bir dahaki sefere onun yerinde siz olacaksınız ve karşılığında o size yardımcı olacaktır.

O her zaman karşılıklı çalışır. Ona yardım ederek, ona katılırsın ya da o sana katılır, daha yukarıda olan biriyle daha alçak bir parça olarak ve ikiniz de manevi olarak yükselirsiniz.

Fakat şunu anlamalısınız ki eğer onun düşüşünü ya da yükselişini görürseniz, bu onu nasıl algıladığınızdır. Her şey sizinle bireysel ilişkili olarak gerçekleşir ve sizi yükseltmek için verilir. Bu, “kardeşin senin içinde” anlamına gelir. Dışımızda hiçbir şey yoktur. Bütün komşular, sığırlar, inekler, koyunlar vb. – hepsi içimizdedir. Bunlar, bu yolla düzeltmemiz gereken, insan ya da hayvansal arzularımızdır.

Mutual Support

Kadınların Çalışmasının Özgünlüğü

Soru: Her ne kadar kadınlar aktif olarak onlularda çalışsalar da, birbirlerini uyandırsalar da, sanki o olmadan önemli bir şey eksik gibi görünüyor, aynı zamanda, dostlarımıza daima kendimizi adamış olmaktan çok uzaktayız.

Bu çalışmanın önemine nasıl gelebiliriz ve onunla yaşayabiliriz? Bu duyarlılığı nasıl kazanabiliriz? Yaradan’ın, iyi hissetmem için çalışamayacağımdan değil, onun gibi olamayacağımdan dolayı beni terk edeceği korkusuna nasıl gelirim?

Cevap: Kadınların manevi çalışmasının özelliği, erkekler grubunun tamamen ihtiyacı olması ve desteklemesi gerçeğidir. Bu, Mahsom edinilmeden önceki aşamayla ilgilidir. Bundan sonra, kişinin ruhu ona öğretecektir.

The Specificity Of Women’s Work

Kabalistlerin Algısı

Soru: Kuantum fizikçileri, elektronların dalgalar ya da parçacıklar olarak hareket ettiğini tespit ettiler. Onları gözlemlediğimizde, madde parçacıkları gibi davranıyorlar.

Cevap: Bilim adamları, böyle bir meselenin olmadığını söylüyor; ancak, bize göre nispeten daha belirgin olan dalgalar var.

Soru: Eğer egomun üzerinden onluya bakarsam, o zaman on beden görüyorum. Egodan etkilenmeyen gözlerle onlara bakarsam, bedenler yerine bir çeşit enerji, bir çeşit güç görürdüm. Kabalist her şeyi böyle mi algılıyor?

Cevap: Kabalist egoizmlerinde her şeyi diğer insanların yaptığı gibi görür. Ama egonun üstüne yükselerek, güçleri, arzuları görmeye başlar.

Perception Of The Kabbalist

İşveren-Çalışan İlişkileri

Soru: Eğer her ikisi de Kabala bilgeliğini çalışıyorsa, işveren-çalışan ilişkileri nasıl olmalıdır?

Cevap: Normal ilişkiler gibidir. İş yerinde patron, müdür sizsiniz ve ben işçiyim ve maneviyatta arkadaşız ve kesinlikle eşitiz! Bu iki ilişkinin birbiriyle ilgisi yoktur. Dostane birliktelikte, iki taraf arasında fark yoktur.

Employer-Employee Relations

İntikam, Egoizmin Yenilgisi

Soru: Bir insanda intikam duygusu nereden gelir?

Cevap: İntikam duygusu, ego’nun çok zor bir yenilgiye uğraması, aşağılanma yaşayan bir ego sonucu ortaya çıkmaktadır. Böyle bir durumda, kişi her şeyi yapmaya hazırdır; başka seçeneği yoktur. Egomun en merkez noktasına hakaret ettiğiniz bir durum, eğer bana sıfır olduğumu gösteriyorsanız ve bana var olma fırsatı bırakmıyorsanız, bu his, benim içimde bir intikam duygusu uyandırır.

Eğer daha yukarda olduğumu ve beni zirvenin üzerinden “ittiğinizi” benim bir hiç olduğumu gösterdiğinizi düşünürsem, o zaman içimdeki duyguyu üreten faktöre karşı aşırı tepki oluşur. Böyle bir durumda, yalnızca öldürmeye, yakmaya ve ezmeye hazır olmak değil, aynı zamanda bu faktörün bu dünyadan herhangi bir biçimde yok olmasını da isterim!

Soru: Bir Kabalistte böyle bir duygu uyandırmak mümkün müdür?

Cevap: Kesinlikle, Kabalistler diğerlerinden daha keskin duygular yaşarlar. Bununla birlikte Kabalistler, bu duyguların Yaradan’dan geldiğini ve sadece böylelikle insanın kendisini O’na geri çekeceğini anlar.

Soru: Aşağılayıcı bir durumda, normal biri intikam alacaktır. Kabalist ne yapar?

Cevap: Kabalist, kendisinde birazcık da olsa aşağılama hissetmeyecek bir koşula gelene kadar, kendisini düzeltecektir, çünkü bu his, başkalarından değil, Yaradan’dan gelmektedir. Çünkü “O’ndan başkası yok” (Deuteronomy 4:35).

Soru: Neden diğer insanlar arasında bu böyle değilken, bazı insanlar arasında intikam gelenek sınıfına yükseltilir ve nesilden nesle geçer?

Cevap: Bu, yetiştirme ve yaşadıkları dönem ile ilgilidir. “Kan davası” nın çok yaygın bir gelenek olduğu dönemler vardı. Yenilgiye müsamaha etmek imkânsızdı ve sadece bir düello bu duyguları silebilirdi.

İnsanlık tarihinin tamamında, büyük aşağılanma hisseden bir kişinin nasıl ilerleyeceğini hesapladığı birçok dönem vardır. Bugün, egoizm o kadar büyüdü ki, özel koruma mekanizmaları yarattı. Aksi takdirde, geçen bir arabadan gelen her korna ötüşünde, sürücülerin birbirlerini vurduğunu görürdük.

Günümüzde bir Kabalist hakaret, affetme veya bir hakarete tepki olarak eylemler ile ilgilenmez. Aslında, gerçekte hayat büyük bir aşağılanma kaynağıysa da, temelde, aşağılanmış hissetmemek için onu kalbe almamalıyız, götürmemeliyiz.

Revenge, The Defeat Of Egoism

Herkesi Yanımıza Alacağız

Facebook’tan Soru: Siz, biz İsrail halkının bir araya gelerek, Yaradan’a kavuşması gerektiğini söylüyorsunuz. Bu egoistçe değil mi? Dünya ulusları için dua etmek daha değerli olmaz mıydı?

Cevap: Kesinlikle haklısınız. Fakat insanların geri kalanının ıslah olması için, kendimizi önce Yaradan’ın seviyesine ıslah etmeliyiz. O zaman, o dereceye kadar, çekebiliriz ve dünya uluslarını Yaradan’a yakınlaştırabiliriz.

Zaten geçmiş olduğumuz yol, manevi genlerimizde gizlidir. Bu yüzden, bugün bizden sonraki herkesi çekmek için ona tekrar geri dönmeliyiz.

Bu dünyada kimseyi geride bırakmayacağız; herkesi yanımızda üst dünyaya götüreceğiz.

We Will Take Everyone With Us

Günümüzün Sorunu

Soru: Evlenmek, sevmek, sevecenliğimi ve şefkatimi vermek istiyorum, fakat erkekler bu tür bir ilişki için hazır değiller. Neden evlenme konusunda başarılı olamadım?

Cevap: Bu bizim günümüzün problemi. Yakın geçmişe kadar tüm insanlara özgü ekonomik ve ailesel durumu değiştirmedik: aile, eş, çocuklar, ev, şantiye, koca işe gitti ve eve maaş getirdi. Yaşamın her alanında, normal bir düzen ve yaşam şekli hâkimdi.

Kapitalizmin yükselişi, fabrikaların yayılması vb. ile kadınlar erkeklerden ve erkeklerden kadınlardan uzaklaşmaya başladı. Yeni ilişkiler ortaya çıktı, aileye olan ihtiyaç kayboldu. Erkekler ve kadınlar ayrı ayrı ihtiyaçlarını karşılamaya başladılar. Çocuklar ebeveynlerinden kopuk olmaya başladı ve onların etkilerinden kaçındılar. Başka bir deyişle, kapitalizmin gelişmesi aileyi yok etti.

Soru: Bunun sonucunda, insanlar artık daha uzun yaşıyor olabilir mi? Eskiden, 10-15 yıl birlikte yaşıyorlardı ve bugün 60 yıl beraber yaşıyorlar. Buna katlanmak nasıl mümkün?

Cevap: Aslında bu da bir problem.

The Problem Of Our Time

Ein Sof’u Keşfetmek

Soru: Kabala bilgeliği, kişinin yaratıcı olmasına yardımcı olur mu?

Cevap: Kabala bilgeliği, bize kişiyi sınırlar gibi görünse de, kişiyi geliştirir. O, basitçe kendi içinde daha da derine batar ve böylece o bize görünüşe göre sınırlanmış gibi gelir. O, belli bir şeye kilitlenir ve bir şeyi hedefler.

Kabala bilgeliği, kişiyi manevi dünyaya atılım için hazırlar ve atılımın ardından Ein Sof (sonsuzluklar) ona ifşa olur.

Discovering Ein Sof

Düşünceleriniz Nerede?

Tora, Deuteronomy 20:18: Böylece, size tanrıları için yapmış oldukları tüm iğrençliklere göre hareket etmenizi öğretmemeliler, bu vasıtayla Efendi’ye, Tanrı’nıza karşı günah işlersiniz.

Dünyanın ulusları, bizi, maddi hayatın bütün zevklerine ve tüm sorunlarına iten bu arzular. Fakat bunların hepsi çok fazla insanı alıp götürür.

İnsanları, insanoğlunun içindeki kötülüğü yok etmeye ve onları iyi ve başkalarına iyilik yapan oldukları seviyeye getirmeyle meşgul olan Kabala bilgeliğine gelmelerine rağmen, dünyamızın onları nasıl ters yöne çektiğini görüyoruz.

Burada egoizmimize karşı koymalıyız, yüzleşmeliyiz. Tora’nın çağrısı bunun içindir.

Kişi öyle bir seviyeye yükselmelidir ki bu dünyadan varoluşu için ihtiyaç duyduğu kadarını almalı ve geri kalan her şeyi yalnızca üst dünyanın edinilmesine yönlendirmelidir.

Bu, yerde uyumamız, ekmek ve su ile yaşamamız ve yetersiz bir hayat sürmemiz gerektiği anlamına gelmiyor. Kişinin, bedeninin gerektirdiği her şeye sahip olması gerekir. Örneğin; o günde beş öğün talep edebilir, basit bir yatakta değil, kuştüyü yatakta uyuyabilir vb.

İsteklerini makul bir şekilde yerine getirmekle başlamalıyız. Sonra yavaş yavaş, kişi, başkalarıyla bağda ihsan etme niteliği içine girdiğinde, onun yaşam talepleri, zorlama olmaksızın doğal olarak değişecektir.

Bu taleplerin ne olacağı önemli değil! Kişinin niyetleri, başkalarına vermeye ve diğerlerini birliğe doğru çekmeye yönelik olduğunda, bedeninin ne istediği önemli değildir. Ona istediğini verin böylece kendi içsel gelişimine müdahale etmez.

Soru: Bunun anlamı, baş yukarı doğru yönlendirilirse, beden yavaş yavaş tevazu koşuluna gelecek demek mi?

Cevap: Tabii ki, ancak, inançlar ve çeşitli manevi uygulamalar nedeniyle değil, doğal bir şekilde.

Kişi düşüncelerinin olduğu yerdedir. Bu nedenle, geri kalan her şey doğal olarak minimale, kişi için gereken normal seviyeye gelir. Onun maddesel seviyesi, maneviyatta bulunduğu seviyeye uygun olarak, otomatik olarak kendini sınırlar.

Hiçbir endişeyle onu rahatsız etmeyen, sıradan bir hale gelir; eğer ona sahipse iyidir, fakat değilse de sorun değil. Önemli olan, düşüncelerinizin nerede olduğudur.

Where Your Thoughts Are

Çocukları İnsan Olmak İçin Eğitin

Soru: Bir kadın ev ve aile için neyin gerekli ve neyin gereksiz olduğunu nasıl bulabilir?

Cevap: Eğer bir kadın kendi başına çalışırsa ve psikoloji ve eğitim hakkında biraz bilgi sahibi olursa, o zaman mantıksızca davranmaz. Çocuğunu nasıl yükselteceği ve böylece insan olacakları ve sonrada kendi başlarına devam edecekleri konusunda düşünmesi gerekir.

Günümüzde her şey hızla değişiyor ve bu çocuklar büyüdükçe tamamen farklı meslekler ve işler olacak. En önemli şey onları insan olmak için eğitmek; böylece hayatla, başkalarıyla ve kendileriyle her zaman doğru bir ilişki kuracaklardır.

Educate Children To Be Human

Toplam 162 sayfa, 10. sayfa gösteriliyor.« İlk...89101112...203040...Son »