İnsanlar Neden Yaratılışın Tacı Olarak Görülüyor?

Soru: Özellikle insanlar neden yaratılmış olan her şeyin tacı olarak adlandırılıyor?

Cevap: İnsanlara yaratılışın tacı deniyor, çünkü tüm yaratılış “Adem” – Adam olarak adlandırılan bir yapıya göre yaratılmıştır ve yaratılışın tüm parçaları bu sistemin bileşenleridir.

Kişi yaratılışı anlamaya başladığında, o içinde, onun bileşen parçaları gibi ortaya çıkar. Kişi yalnızca onun yaratılmış olduğunu ve geri kalan cansız, bitkisel, hayvansal ve insanın, kendi içinde bulunduğunu anlamaya başlar.

Yaratılışı edinmiş her insanın hissetme şekli budur, hatta mantığımıza göre bir insanın her şeyin kendisi içinde olduğunu hissetmesinin bir anlamı yoktur. Bu tam olarak gerçekleşen şeydir, çünkü yaratılış pek çok bağlantıdan oluşan bir sistemdir ve içinde, her insan kendi içinde bütün yaratılışı içerir.

Why Are Humans Considered The Crown Of Creation?

İnsanın Ana Çalışması

Soru: Yapmam gereken çalışma, ışık, üst güç, Yaradan’ın yaptığı iş nedir?

Cevap: Yapmam gereken çalışma, üst ışığı beni düzeltmeye zorlamaktır.

Çalışmalarıma dua, istek denir. Doğal olarak yapamayacağım bu hareketi, gerçekten yapmaya ihtiyacım var. Çünkü doğamız mutlak egoizm olduğundan, kendim için hiçbir şey almadan tamamen ihsan etmek imkânsızdır.

Yapabiliriz, bununla birlikte, bu fırsatı yukarıdan alabiliriz ve ona Üst Işık, Hasadim Işığı denir. Ancak, yalnızca üst Işık beni etkilerse. Işık’ı beni etkilemesi için ikna etmek benim gücümde ama bu sadece grupla, onlu ile çalışarak yapılabilir.

O zaman, karşılığında her hangi bir ödül veya bir şey istemeden ihsan edebilirim.

Man’s Main Work

Hızlı Kabala İpuçları – 11/20/16, Bölüm 2

Soru: Kabala bilgeliği hakkında bahsettiğiniz gibi, aynı anda iki dünyada, fiziksel dünyada ve manevi dünyada yaşıyor musunuz?

Cevap: Ben sizinle birlikte yaşıyorum.

Soru: Kendi tecrübelerinizden Yaradan’ın niteliğinin, ihsan etme niteliğinin nasıl edinildiğini bize söyleyebilir misiniz?

Cevap: Sadece grup vasıtasıyla. Kişi gruba karıştığında, kendisini Yaradan’a feshetmek için hazırlar ve Yaradan’la temas, birleşme böyle gerçekleşir.

Soru: Üst kuvvetin niteliğine ulaşan bir kişi, onun arzusunu ve tutkusunu kazanır mı?

Cevap: Hayır, o daima kontrol edemeyeceği tutkuları ve arzuları olduğunu keşfedecek ve Yaradan’dan, üst Işıktan kendisini düzeltmesini istemek zorunda kalacaktır.

Soru: Bir kere bireysel ıslahımızın sonuna geldiğimizde, manevi edinimin tadını kaybeder miyiz? Sonuçta, maneviyata ulaşan bir kişi sis gibi erir.

Cevap: Aksine, içinde çözdüğüm her şey benim olur ve içinde, sonsuz, mükemmel ve mutlak bir lezzet hissederim.

Soru: Başkalarının acı çektiğini gören Kabalist ne hisseder?

Cevap: Acıyı haklı göstermek zorundadır, çünkü onun egosu yüzünden öyle görünüyordur ve sevgi ve ihsan etme niteliğinde tüm acılar muazzam zevk olarak algılanır, çünkü dünyada gerçekten hiçbir acı yoktur.

Soru: Eğer bu dünyanın kaderi beni ilgilendiriyorsa, bu aynı zamanda ihsan etme niteliğiyle mi ilgilidir?

Cevap: Hayır, bu dünyanın kaderi yalnızca insanı ilgilendirir, çünkü bu dünya aracılığıyla Yaradan’ı bilebilir, tüm insanlığın O’nunla yakın olmasını ve onları bütünlük ve sonsuzluk seviyesine yükseltmeyi sağlayabilir.

Blitz Of Kabbalah Tips – 11/20/16, Part 2

Evren Akıllı Mı?

Soru: Evren akıllı mı?

Cevap: Kabala bilgeliğine göre, akıl ya da zeka, Hohma’nın Işığı olarak adlandırılır ve yalnızca maneviyatta belirli seviyelere erişen bir kişi bu Işığa sahip olabilir. Bu nedenle, dünyamızda akıllı sayılan insanlar Kabalistik perspektiften bakıldığında gerçekten bir zekâ veya akla sahip değildirler.

Bununla birlikte, ihsan etme niyetiyle, arzularımızla çalışmaya başladığımız zaman, enerji, bizi dolduran Işık, Hohma Işığı (Bilgelik), zihnin gücü olarak adlandırılır. Bu koşulda, yaratılışın kontrol sisteminin sahipleri haline geliriz.

Soru: Kabalistler doğanın ve Yaradan’ın, bir ve aynı olduğunu söylüyorlar. Durum buysa, doğa akıllı mıdır?

Cevap: Ne demek istediğine bağlı. Eğer doğaya değinirken Yaradan’ı kast ediyorsanız, Yaradan akıllıdır. Algılamamızda, O’nun temsil ettiği her şey bilgeliktir (akıldır).

Is The Universe Intelligent?

Eve Dönüş

Soru: Doğa, rolü çocukları taşımak olduğu için, kadınları her anlamda daha güçlü ve enerjik mi yarattı?

Cevap: Tabii ki. Kadınlar doğal olarak sonunda evlerine dönmek zorunda kalacaklardır. Milyarlarca işsiz yeniden sınıflandırılacak ve kadınlar işlerini bırakacak ve erkekler çalışırken çocuk yetiştirme ve ev işleriyle meşgul olacaklar.

Yeni nesil yetiştirmek büyük bir sorundur ve sadece kadınlar bunu çözebilir. Bunu insanlara açıklamak zorundayız, çünkü işler şimdi olduğu gibi devam ederse, sonraki nesil hayatta kalamayacak. Öyle kötü olacak ki hayatın kendisi kadar şüphe uyandıracak.

Bununla birlikte, kadınlar manevi açıdan gelişecek! Boş vakitleri daha fazla olacak; rahatlayacaklar çünkü evleri, kocaları ve çocukları olacak. Çocuklarını pedagojik ve psikolojik olarak yetiştirmesine ve kocasına bakmasına ek olarak, manevi gelişimiyle günde birkaç saat meşgul olabilecektir.

Returning Home

Erkekler Ve Kadınlar: Manevi Çalışmada Farklılıklar

Soru: Erkeklerin ve kadınların doğası fiziksel ve psikolojik açıdan çok farklıdır ve manevi kökleri de farklıdır. Bu farklılıklar, manevi çalışma bağlamında var olabilir mi, bir onlu grup erkekten farklı olarak, bir onlu grup kadın da birleşebilir mi?

Cevap: Manevi çalışmalarda erkek ve kadın grupları arasında hiçbir fark yoktur. Tek şart, onluların ayrı ayrı çalışmasıdır, aksi takdirde karşı cinsteki çekim vb. Kabala ile karıştırılabilir. Bunu başka bir şekilde yapmak imkânsızdır. Erkekler ve kadınlar, etkinlikler, çalıştaylar ve her şeyde çalışırken her biri kendi grupları içinde olmalıdır.

Soru: Eğer erkekleri kadınlardan ayırırsak, tüm dünyanın birliğini nasıl sağlayabiliriz? Manevi çalışmamızda, hepimiz, erkeklerle kadınların, birleşme zamanı geldi mi?

Cevap: Egoyu hissetmeyi bıraktığımızda ve fiziksel bedenlerimizle ilgili olmayı bıraktığımızda, o zaman erkekler ve kadınlar arasındaki fark kaybolacaktır. O zaman kadınlara yönelik cinsel cazibe, üst dünyaya ulaşmamıza müdahale etmeyecektir, çünkü sadece o bizi cezp edecektir o zaman.

Men And Women: Differences In Spiritual Work

Düzen Ve Barışı Nasıl Sağlarız?

Soru: Bir yandan: “Ve dostunu kendin gibi seveceksin” (Levililer 19:18) denir. Öte yandan “Göze göz ve dişe diş” (Mısırdan Çıkış 21.24) denir. Bu prensiplere dayanarak, düzen ve barış kurmak mümkün müdür?

Cevap: “Bir göz için bir göz ve bir diş için bir diş” dengesini sağlamak için egoizmle çalışmamız gerekir. Bunun anlamı denge, eşit ve adil olmalıdır, artı ve eksi karşıtlık yoluyla birbirine bağlanmalıdır, dolayısıyla “göze göz” sistemi dengelemek için mutlaka gereklidir.

Ancak, “göze göz ve dişe diş”in neyi ifade ettiğini, yani diğer tarafta bulunan aynı kuvveti sağ tarafa mı yoksa sol tarafa mı koymamız gerektiğini anlamak zorundayız.

How Do We Ensure Order And Peace?

Dostumun Fizikselliği, Benim Maneviyatımdır

Soru: Dostlarımın manevi gelişimleri hakkında düşünmem gerekiyor mu?

Cevap: Eğer bir gruptaysanız, dostlarınızın ilerlemesi konusunda endişelenmeniz gerekir.

Soru: Gruptaki bir kişi, önce dostunun gerekli olan her şeye sahip olması hakkında endişe duymalı ancak ondan sonra kendi gelişiminden mi endişe duymalı?

Cevap: Öncelikle kendinize, dostunuzun normal varoluş için gerekli her şeye sahip olup olmadığını sormalısınız. Değilse, ona yardım etmeyi deneyin. Geri kalan tüm zamanda, Yaradan’a erişebilmesi için başka ne yapmanız gerektiğini düşünmelisiniz. Bunun nedeni, onun manevi ilerlemesinin, sizin manevi ilerlemeniz için en iyi araç olmasıdır.

Birlikte, siz manevi bir hücresiniz. Onun hakkında düşünürseniz, böyle bir hücre kesinlikle yükselecek ve ilerleyecektir. Fakat kendinizi düşünürseniz, düşeceksiniz.

Bu nedenle, dostun fizikselliğinin, benim maneviyatım olduğu söylenir.

My Friend’s Physicality Is My Spirituality

Dostluk Nedir?

Soru: Dostluk nedir? İki dostun arasında olması gereken hissiyatlar ve duygular neler?

Cevap: Dostluk, karşılıklılık, güvenli destek, bir sıcaklık hissi ve karşılıklı anlayıştır.

Soru: Bu, hayatın sonuna kadar devam edebilir mi? Bu tür durumlara rastladınız mı?

Cevap: Kabalistler arasındaki dostluk böyle olabilir, çünkü o, yaşam ve ölüm sınırlamalarının ötesindedir. Kişi, hayvan bedenlerimizin dışında üretilmiş, tamamen yeni duygular ve hisler yaşamaya başlar.

Soru: Hayatta bir arkadaşın, başkaları uğruna, hayatını verdiği durumlar vardır. Bu Kabala bilgeliğinde hoş karşılanır mı?

Cevap: Kabala bilgeliği bununla hiçbir şekilde ilgili değildir ve bu konuda bir şey söylemez, ne taraf ne de karşıdır. Her şey duruma bağlıdır.

Soru: Tora’da, kişinin hayatını başkalarının uğruna ne zaman vermek zorunda olduğu ve olmadığı zaman hakkında genel kurallar var mı?

Cevap: Tora’da bunlar gibi genel kurallar ve yükümlülükler yoktur. Ancak, gerekirse, kişi hayatını verir; çünkü içsel bağ çok güçlü olabilir. Ben, bir annenin çocuğunun uğruna hayatını verebileceği, bu gibi durumların bulunduğuna inanıyorum. Bu aynı zamanda iki arkadaşın durumu da olabilir, biri diğerinin kendisinden daha yüksek olduğunu hissederse.

What Is Friendship?

Bu Dünyanın Üzerine Yükselmek

Facebook’tan Soru: Son kongre esnasında, bu dünyanın üzerine yükselişin hissi vardı. Bunu neden normal günlerde hissetmiyorum?

Cevap: Bunu hissedemezsin, çünkü seni yükselten topluluğun yok. Binlerce insan bir araya geldiğinde ve herkes bu dünyanın üzerine yükselme düşüncesinden heyecanlandıklarında, onlar gerçekten dünyamızı bir sonraki seviyeye yükseltirler ve onlarla bu çabaya katılan da yükselir.

Senin yükselmenin sebebi buydu; kendi çabaların sonucu değil, başkaları sayesinde oldu. Gelin ve kendi çabalarınızla nasıl yükseleceğinizi ve diğerlerini nasıl yükselteceğinizi öğrenin.

Ascending Above This World

Toplam 154 sayfa, 10. sayfa gösteriliyor.« İlk...89101112...203040...Son »