Category Archives: Zohar

“Zohar’ı Okumadan Önce Sahip Olmanız Gereken Bazı Temel Anlayışlar Nelerdir?” (Quora)

Zohar’a Sulam (Merdiven) tefsirini yazan, Yehuda Aşlag (Baal HaSulam), kitaba yaklaşmamız için bize sağlam bir temel sağlamak amacıyla Zohar’a dört giriş yazdı.

Baal HaSulam’ın bu girişlerde tanımladığı kavramları tam olarak anlamadan, Zohar’ı doğru bir şekilde anlamak ve onun edinimine doğru ilerlemek ve etkili bir şekilde okunmasına yaklaşmak imkansızdır.

Zohar, manevi dünyayı, yani Yaradan ile temas halindeyken yaratılan varlığın arzularını, niyetlerini ve eylemlerini tanımlar.

Zıt bir fiziksel realitede var olduğumuz için, manevi dünya hakkında hiçbir şey anlamıyoruz.

Başkalarını düşünmeden, yalnızca kendisine fayda sağlamayı amaçlayan egoist bir insan doğasında doğduk ve büyüdük.

Bu nedenle, Zohar’ı önceden hazırlık yapmadan okuduğumuzda, yabancı bir dilde (ana dilimizde okusak bile) garip masallar ve kodlanmış gibi görünen, diğer tasvirlerle yazılmış gibi görünür.

Zohar’da okuduğumuz şeyle ne kadar bağlantı kurmaya çalışsak da, doğuştan gelen alıcı duyularımıza zıt olan verici duyulara sahip değilsek, manevi dünya hakkında hiçbir algı ve duygumuz yoksa, o zaman Zohar’ın gerçekten neyi anlattığına dair hissiyat ve anlayışa erişimimiz olmaz.

Ek olarak, hem Zohar’ın kendisi hem de çeşitli Kabalistler, Zohar’ın zamanımızda açığa çıkması fikrini tartışırlar, özellikle çağımızda, giderek daha fazla insan Zohar’ın içerdiklerine ihtiyaç duyacaktır.

Yalnızca kendi çıkarımıza yönelik egoist doğamızın yerini manevi bir sevgi ve ihsan etme doğası alırsa, Zohar’ın tarif ettiği şeyi hemen anlarız. Zohar’ı böyle bir eğilimle okumak, bize manevi dünyanın giderek daha fazla katmanlarını açığa çıkaracaktır.

Bununla birlikte, insan egosuna hapsolmuş ve manevi doğadan yoksunken, Zohar’dan alabileceğimiz bir şey var mı?

Elde edebileceğimiz şey, özel bir çare olan “Segula” dır. Tek bir kelimeyi anlamadan kitabı okumak, kitabın anlattığı manevi dünyadan güçleri çeker. Egoistten özgeciliğe, dünyevi olandan manevi olana doğamızı dönüştürme niyetiyle Zohar’ı okumaya yaklaşırsak, o zaman kitap bu dönüşümü ateşlemek için bize etki eden “Or Makif” (“saran ışık”) adı verilen, özel bir ışığı aydınlatmaya hizmet eder.

Okumadan gelen manevi güçler üzerimizde çalışır, bizi manevi dünyanın ifşasına, gerçekliği dolduran sevgi ve ihsan etme niteliğine erişmeye götürür.

Zohar, manevi dünyanın en yüksek edinim derecelerine ulaşan ve sevgi ve ihsan doğasını paylaşan bir grup tarafından yazıldığından, sadece benzer bir doğayı edinerek Zohar’ın tasvir ettiğini anlayabilir ve hissedebiliriz.

Kabalistik Kitapların Anlamı, Bölüm 6

Zohar Kitabı’nın ortaya çıkma nedenleri

Soru: Zohar Kitabı, Tora hakkında bir tefsirdir. O neden yazılmak zorundaydı?

Cevap: Koşullar değişti.

Edinim koşulu içinde olan Kabalist gruplarının, safhaları vardı yani egoizmin yaratılmasının başlangıcından, İkinci Tapınak’ta, düşüşte olduğu gibi nispeten tam gelişimine doğru kademeli bir yükseliş vardı. Zohar Kitabı, MS ikinci yüzyılda bir düşüşün gerçekleştiği bir koşulda yazılmıştır. Gruplar, uluslar yoktu; kutsallık denen yani en azından göreceli birlik duygusu diye bir şey yoktu. Her şey yok edildi, kırıldı, bölündü. Bu nedenle, sürgün olarak adlandırılan ve ıslahla sonuçlanması gereken bu karanlık acı dönemini tamamlamak/ödüllendirmek için bir yönteme ihtiyaç vardı.

Zohar Kitabı, yazılmasından günümüze kadar iki bin yıllık sürgünle ayrılan döneme yöneliktir, böylece bizim zamanımızdan başlayarak, içinde yazılanları uygulamaya yani kendimizi ıslah etmeye başlarız.

Bizim neslimizde, Zohar Kitabı Üzerine Sulam Yorumu ile ödüllendirildik. Bu nedenle, Kabala’yı ifşa edebilir ve büyük Kabalistler Rabbi Şimon ve öğrencilerinin, iki bin yıl önce ne söylediklerini anlamaya başlayabiliriz.

Soru: 20. yüzyılın son Kabalisti, Baal HaSulam (Yehuda Ashlag) tarafından yazılan yorum olmadan, Zohar’ı anlamanın imkansız olduğunu mu söylüyorsunuz?

Cevap: İmkansızdır. Bu nedenle o ortaya çıktı.

Kabalistik Kitapların Anlamı, Bölüm 3

Tora, Yaratılışın Planı Ve Onun Gerçekleştirilmesidir

Soru: Filozof Paulus Ricius (Paulo Riccio) 16. Yüzyılda, Tanah’ın gerçek anlamının zaman ve mekan koşullarına tabi olduğunu ve Kabalistik anlamının zaman ve mekan kısıtlamaları olmadan yüzyıllarca kaldığını yazdı. Bu ne anlama geliyor?

Cevap: Tanah’ın Kabalistik anlamı, zamandan ve dünyamızın koşullarından bağımsızdır. Bu anlam, Tora’ya hiçbir şekilde uygulanmaz. Sonuçta, özel manevi nitelikleri edinmiş bir Kabalist onu manevi ediniminden okur.

Soru: Tora’yı yorumlayan Zohar Kitabı, Tora’daki tüm olayların yüce sırlar olduğunu söylüyor. Hangi sırlardan bahsediyoruz? Bizden gizlenen nedir?

Cevap: Hiçbir şey. Yaratılışın tüm unsurları arasındaki içsel etkileşimleri anlamak için, kişinin bu etkileşimler düzeyinde olması gerekir. Onların nitelikleri karşılıklı ihsan, karşılıklı bağ, sevgi, birleşmedir yani bizim dünyamıza zıt olan tüm özellikler. Bu nedenle kişi, bu ters nitelikleri edinmelidir ve bu ölçüde, bu seviyede Tora’yı doğru bir şekilde anlayabilecektir.

Soru: Ama hala bizden gizlenmiş olan nedir?

Cevap: Tüm metot gizlenmiştir, evrenin başlangıcından son durumuna kadar, dönüşümünün tüm tarihi.

Soru: Yani kişi Tora’nın bir metot olduğunu söyleyebilir mi?

Cevap: Tora bir metottur, Tora yaratılışın planıdır ve onun her bir kişide ve hep birlikte uygulanmasıdır, bu planın sıralamasıdır, onun somutlaşmasıdır.

Soru: Kabalistik kitaplarda, özellikle Baal HaSulam ve Rabaş’ın kitaplarında Tora’nın tanım gereği, kaynağa geri dönen ışık olduğu yazılmıştır.

Cevap: Bu, Tora’nın tamamen farklı bir kullanımıdır, bunu kullandığımızda içimizde bazı değişiklikler meydana getirir.

Bunun nedeni üst süreçleri, ihsan etme, sevgi, birleşme, yardım, birbirine dahil olma, karşıt anti-egoist doğanın özelliklerine dayanarak çalışıyor olmamızdır ve sonra çalışma sürecinde, bizi değiştiren ışığı, belli bir gücü çekiyoruz. Bu, Tora’nın insan üzerindeki iyi etkisidir.

Soru: Kişi Tora adlı bir kitap olduğunu, Tora’nın bir metodu olduğunu ve bu kitabın doğasında var olan bir güç olduğunu söyleyebilir mi?

Cevap: Evet. Tora, tüm evrenin, onun tüm gelişim aşamalarından geçtiği yolun planıdır.

The Meaning Of Kabbalistic Books, Part 3

 

Zohar Kitabı Kim İçindir?

Herkes İçin Zohar, Tora, “BeHaalotha”58: Torah’ın literal hikâyeler ve Esau ve Laban’ınki gibi cahil sözler anlatmak için geldiğini söyleyenlere yazıklar olsun. Eğer böyle olsaydı, bugün bile eğitimsiz bir kişinin sözlerini kurallara hem de onlarınkinden daha iyisine çevirebilirdik. Ve eğer Tora dünyevi meselelere işaret ediyor olsaydı, bu dünyayı yönetenler arasında bile daha iyi şeyler söyleyenler vardır, böylece onların arkasından gider ve aynı şekilde onları kurallara çevirirdik. Ancak, Torah’ın bütün sözlerinin en yukarıda anlamı vardır.”

Zohar Kitabı’nı yeni başlayanlara anlatmak çok zordur. Bu tamamen kapalı kutudur. Onun metinleri edebi veya tarihsel olarak, genellikle korkutucu, gizemli görünmektedir.

Rabaş’la çalışmaya başladığımda, Zohar Kitabı’nın giriş makalelerinden biri olan Baal HaSulam’ın “Kabala İlmine Önsöz” adlı makalesini çalışmam önerildi. Ancak tüm metot, manevi çalışma tekniği, onun içinde duyguların dilinde değil, Kabala’nın dilinde açıkça anlatılmıştır.

Zohar Kitabı, ders kitabı olarak kullanılamaz, sadece Kabala’yı ciddi bir şekilde çalışan insanlar için, üst sınıflar için materyal olarak kullanılabilir.

Soru: İçinde hangi sırlar gizlidir?

Cevap: Bu sırları bir insana anlatmak imkânsızdır, çünkü anlaşılmaz şeyleri bir araya getirmesi gereken uygun bir akla sahip olmadığı için her şey ona belirsiz olacaktır.

Gerçek şu ki halen Kabala çalışan bir kişi sıradan bir dünyevi psikolojiye sahiptir. Işık onu biraz değiştirmeye başlayana kadar kendi üzerinde çalışmalıdır ve buna göre çalışılan materyali farklı algılayacaktır.

Soru: Öyleyse, Zohar Kitabı neden yazılmıştır?

Cevap: Çalışılacak, değiştirebileceğiniz bir şeye sahip olmanız için ve değişimlerinizin ölçüsünde, eskiden tek taraflı görünen dünyanın nasıl değiştiğini hissedersiniz ve artık onu bütün olarak görürsünüz.

O zaman, onu tamamen farklı algılarsınız: tamamlayıcı, değiştirilebilir, ortak bir bütün olarak. Tüm cansız, bitkisel, hayvansal ve insan doğası, tek bir sistem olarak algılanacaktır.

Sadece onun içinde yaşayacaksınız. Diğer her şeyi değiştirmeden, bir şeyi değiştiremeyeceksiniz.

Zohar Kitabı, Tora hakkında bir yorumdur/açıklamadır/tefsirdir. Tora’da kişinin ve tüm insanlığın yolu ile ilgili kesinlikle her şey, başından sonuna kadar yazılıdır. Sadece manevi basamaklardaki yükselişe göre değişen kişi, içinde yazılı olanı elde eder.

Who Is The Book Of Zohar Meant For?

Her Şey Bir İnsanın İçinde Bulunur

Zohar Kitabı, “Tazrya”: Yukarı ve aşağı, tüm dünyalar, insanın içindedir. Dünyada yaratılan her şey insanın iyiliği içindir ve her şey insan için yaşar ve gelişir.

Bu kişiye, tüm evren dahil, diğer insanlar, hayvanlar, bitkiler ve cansız doğa arasında yaşıyor gibi gelir. Aslında, tüm bu arzu seviyeleri sadece tek bir arzudur. Buna “insan” denir.

Her şey her birimizin içindedir: egoist ve özgecil dünyalar, Yaradan ve yaratılışın tamamı.

İnsan, her şeyi içeren, Yaradan’ın yarattığı arzudur.

Bizim görevimiz, egoist niteliklerimizin kullanımını, almaktan vermeye doğru değiştirerek, Yaradan gibi olmaktır.

Everything Is Contained Within A Person

Başarılı Bir Dostlar Toplantısı

Soru: Ders ile dostlar toplantısı arasında bir fark var mıdır?

Cevap: Dostların toplantısı, ifşanın kendisini değil, Yaradan’ı ifşa etmenin aracıdır. Bizler, birbirimize nasıl yakınlaşacağımızı öğreniriz, böylece yakınlaşmamızda çeşitli manevi olguları ortaya çıkarmaya başlarız.

Ancak, derste, bu manevi olguların ifşasından bahsederiz: Nasıl ifşa olduklarını, nelerden oluştuklarını, neye bağlı olduklarını, vb.

Soru: Neyi başarılı bir dostlar toplantısı olarak adlandırabiliriz?

Cevap: Arzularımızı birleştirerek onları ortak bir integral (bütüncül) arzu ile bağlanma konusunda ilerlediğimizi hissettiğimizde, bir dostlar toplantısının başarılı olduğu söylenebilir. Aramızda çok çeşitli birleşimler ve hareketler yaşadığımız eksiksiz bir iletişim ağı oluşur. Sonuç olarak, onlar üst güç hissiyatı yaratırlar.

Aramızdaki bağlantı ağının hareket tarzından (her birimizin diğerlerine bağlı olarak nasıl değiştiği, ilişkilerimizde hangi değişikliklerden geçiyoruz?) Yaradan’ın derece derece ifşasını hissetmeye başlarız.

Soru: Zohar Kitabı’nı okuduğumuzda, sürekli birliği düşünürüz. Benim için, şarkı söylediğimiz ve birbirimizi kucakladığımız dostlar toplantısından daha güçlü. Biri diğerinin yerini alabilir mi?

Cevap: Pek sayılmaz. Bağ kurmak için doğru şekilde hazırlanmalıyız. Ama bu yavaş yavaş olur. İlk başta, ne yapacağını söylediğiniz ve bunu yapan çocuklar gibi davranırız ve daha sonra, onlar eylemlerinde hangi içsel hislerin yattığını anlamaya başlarlar.

A Successful Gathering Of Friends

Tanınmış Kabalist, Ölüme Yakın Deneyimini Anlatıyor

Yirmi yıl önce oldu ama daha dün gibi hatırlıyorum. Uzun süreli öğrencilerimle beraber Kudüs dışındaki bir yolda araba sürerken, başka bir araba bizim aracımıza şiddetle çarptı. Hepimiz ağır yaralanmıştık ama klinik olarak ölü olarak bildirilen tek kişi bendim.

Çarpışmadan hemen sonra durumumun farkında değildim. Tek bildiğim nefes alamadığımdı. Akciğerlerim kanla dolmaya başlamıştı ve nerdeyse bilincimi kaybetmiştim. Ardından ambulans geldi. Hastaneye giderken çevremde sadece belirsiz bir hissiyat vardı, bilimcim bir geliyor bir gidiyordu.

Beden Dışı Deneyimim;

Hastanede bir kağıt imzalamam istendi, kolumu kaldırdılar ve bir şeyler karaladım. Daha sonra tam bir bayılma deneyimledim. Bununla birlikte, bir şekilde, doktorun beni yeniden diriltmeye çalıştığını görebiliyordum. Bacağımı agresif bir şekilde kaldırdı ve büktü, gövdeme doğru çok sert bir şekilde bastırdı. Daha sonra bana, klinik olarak ölü olmama rağmen karaciğerimde iç kanama nedeniyle düzensiz olan kan akışımı stabilize etmeye çalıştığını açıkladı.

Doktorla daha evvel hiç tanışmamıştım ve yoğun bakımda geçen 3 haftanın sonuna kadar da tanışmayacaktım. İlginç bir şekilde, bacağımı ittiğini açıkça görmüştüm. Onu gözlerimle görmedim. Kendimi ve bana ne olduğunu, bedenimin dışından görüyordum. Evet, insanların çoğunlukla “beden dışı deneyim” olarak bahsettikleri şey budur.

Beden Dışı Deneyim Nedir?

Kabala öğretmeni olduğumdan beri: Eğer doktoru gözlerimle görmediysem, onu neyle gördüm? Ayrıca, beden dışı bir deneyim tam olarak nedir? Maneviyat ile bağlantılı mıdır? diye öğrencilerim bana sordular.

Doktoru ya da etrafımı gözlerimle değil içsel bir duyuyla gördüm. Bununla birlikte, bu içsel hissiyatı ya da beden dışı deneyimimi maneviyata bağlamam. Bu tür deneyimler sadece psikolojik, beynimiz tarafından yönlendirilen ve doğaüstü/normal dışı biçimde tezahür eden, tesadüfi olmayan izlenimlerdir.

Ameliyattan sonra düzelirken ve bilincim gidip gelirken, bulanık ve renkli görüntüler gördüm ama somut şekilleri yoktu. Yine de benim için açıktı ki bütün bunların maneviyatla ilgisi yoktu.

İnsanlar görüntüleri sanki onlar dışarıdaymış gibi algıladıklarında, aslında, hayatları boyunca öğrendikleri, duydukları ve yönlendirildikleri şeylerin benzerini görürler.

Bedensel Çamaşır;

Her şeyden evvel Kabala ilmine göre klinik ölüm diye bir şey yoktur. Ölüm ölümdür ve ölümü, fiziksel insan işlevleri ya da onların eksikliklerinden ölçmek için inkar edilemez bilimsel göstergeler vardır.

Beden, sadece ruhu sarmak için vardır. Maddesel beden ölür ve parçalanır ama ruh, tam ıslahına kadar manevi döngüsünü sürdürmek için yeni bir bedende kıyafetlenerek yaşar.

Sadece bu dünyada, hayatta olduğumuz sürece, manevi ilerleyişimiz/gelişimimiz mümkündür. Öyleyse öldüğünde ne olur? Çok basit, eğer yaşamımızda bir ruh geliştirmek için çaba göstermezsek, reenkarne olmaya devam ederiz. Kabalist Yehuda Leib HaLevi Aşlag’ın (Baal HaSulam) Bedenimden Tanrıyı Göreceğim adlı makalesinde açıkladığı gibi “Beden ile ruh arasındaki bağlantı, sadece en başta ona olan şeyler doğal ve kendiliğindendir ve sonrasında, onlar manevi ve bedensel arasındaki çalışma ve ortak ilişki yoluyla olur.”

On yıldan fazla bir süre benim öğretmenim olan, Baal HaSulam’ın oğlu Rav Baruch Aşlag’a (Rabash) geldiğimde, ilk sorularımdan birinin: “Maneviyatı edinmiş olan kişi yaşam ve ölümle nasıl bağlantılıdır?” olduğunu hatırlıyorum. Şöyle cevap verdi: “Bugün güzel, yeni, beyaz bir gömlekle dersime geldiğini görüyorum ve daha sonra onu değiştireceksin. Biliyorsun ki gömleğini değiştirmek zorunda kalacaksın. Bu tam olarak, ruhunun içinde yaşayan bir insanın bedenini nasıl gördüğüdür: o bilir ki değiştirmek zorunda olduğu zaman gelecektir.”

Öyleyse neden ölmekle ilgili büyük bir anlaşma yapıyoruz? Kabalistik açıdan bakıldığında, bu hiç önemli değildir. Manevi gelişimimize ve ruhumuzun ıslahına yatırım yaparsak, gömleğimizi çıkardıktan sonra hayatta kaldığımız gibi fiziksel bedeni “çıkardıktan” sonra da hayatta kalırız. O bir çeşit çamaşırdır: biz sadece kirli kıyafetlerden kurtuluruz.

İnsanlığın Google’ını Çözme;

Eğer bir insan yaşamı boyunca ruhunu geliştirmezse, bu, varoluşunun ikinci aşamasına hazırlanmadığı anlamına gelir; ki bu, bedensel egoist arzunun, hayattan zevk alma arzusunun üstünde bir yaşamdır. Bu arzu kendini yeniler ve farklı şekillerde ortaya çıkar, bir enkarnasyondan diğerine yükselerek geçer. Kabala’ya göre, ne için yaratıldığını edinene kadar yeni bir fırsat kazanır: hala bu dünyadayken ruhun edinilmesi -manevi dünyaya bağlantı-.

Maddesel beden ölünce, geriye kalan arzu, Reshimo (İbranice roshem -bir kayıt ya da anımsama-) olarak adlandırılır, bir insanı oluşturan her şeyi içeren bir tür kod, nesilden nesile geçen bir çeşit manevi DNA. Sonunda ondan bir ruh geliştirdiğimiz parçacıktır.

Baal HaSulam bunu, “Barış” makalesinde “Nitekim, bizim dünyamızda, bedenlerin yenilenme biçiminde yeni ruhlar yoktur, ama sadece enkarne olan belli miktarda ruh vardır… Bu nedenle, ruhlarla ilgili olarak, yaratılışın başlangıcından ıslahın sonuna kadar tüm nesiller, birkaç bin yıl boyunca hayatını uzatmış olan tek bir nesildir…” diye açıklıyor.

Bu manevi bilginin koleksiyonu “insanlığın Google’ı” dır, sanki hepimizin bağlı olduğu bir sistem. Kabala aracılığıyla, bu sistemi açabilir, keşfedebilir, anlayabilir ve kullanabiliriz, “kontrol odasına” girerek, etrafımızdaki gerçekliğimizle daha yüksek bir denge ve uyum hissiyatı yaşayabiliriz.

Üstelik Kabala, böyle bir birlik ve uyumlu bir koşula ulaşmanın, hayatta olmamızın sebebi, varoluşumuzun amacı olduğunu söyler. Onun edinimi bize, sonsuz ruhumuzun algısını ve aramızdaki bağı ve bu maddesel varoluştan ayrılmadan sınırsız huzur ve mutluluk hissiyatını bağışlar/nasip eder.

Korkudan Kurtulma;

Ölüme yakın deneyimimde hissettiğim ve birçok insanın hissettiklerini söylediği şey, gerçekten de maddesel bedenden belirli bir özgürlük duygusunu örneklemektedir.

Yaşam ve ölüm arasındaki bu belirsizlikteyken, durumumu düşündüm ve bunu canlı bir şekilde hissettim. Korku ya da haz hissetmedim, sadece yeni bir koşula geçiş hissiyatı. Öldüğümü veya hayatta kalmamı umursamadım ve iyi ya da kötü bir algım yoktu. Sadece her nereye isterse beni götüren bir akışın hissiyatını hissettim, burada ya da orada ve hiçbir şey bana bağlı değildi.

Korku sadece bir insanın hayata güçlü bir şekilde bağlı olması durumunda ve bilinmeyenden korktuğu zaman yaşanır. Ancak, ölümün eşiğinde, beş duyu kapandığında, maddesel bedenden özgürleşirsiniz; ona ait olma hissiyatı yoktur.

Ancak, bu tür özgürlük duyguları, sonsuz ruhumuza erişmekten kaynaklanan tamamlanmanın sonsuz hissiyatı, bağ ve haz duygusuyla karşılaştırıldığında geçici, sınırlı ve küçüktür.

Kabala bilgeliği, yaşamımız boyunca ruhun keşfinin yolculuğuna çıkmayı arzulayan herkesi davet eder. Dahası, hem Baal HaSulam hem de Zohar Kitabı (Kabalistik bir kaynak metni) özellikle bizim dönemimizi, giderek daha fazla insanın hayatlarının anlamını sorgulayacağı, ruhlarını edinme yolunda adımlar atmaya hazır olacakları, bu amaç için Kabala bilgeliğinin öğrenileceği ve kullanılacağı dönem olarak işaret etti.

Prominent Kabbalist Describes Near-Death Experience

Twitter’da düşüncelerim-2-23-18

‘Zohar kitabının önsözü’ : Yahudilere yönelik nefretin sebebi Yahudilerdir, insanoğlunun ıslah metodunun taşıyıcıları olarak ‘Komşunu kendin gibi sev’i uygulayarak ve Yaradan’ı ifşa ederek bunu hayata geçirmiyorlar ve bu yüzden mutluluğu dünyadan gizliyorlar.

Anket: Medyanın dünyadaki güvenilirliği 0 olma eğilimindedir. Finansal hizmetler sektörü tarafından takip edilerek. reyting endişesi medyayı ne götürürse götürsün okuyucuyu etkilemeye iter ki bu medyanın itibarını yerle bir eder. Küresel, bağımsız bir bilgi kaynağı ortaya çıkacak mı?

My Thoughts On Twitter, 2/23/18

Gelecek Toplumu Kim Yönetecek?

Soru: 2018 yılında dünyada daha az mı aptallık olacak? Ya da tam tersi, dünyada ne kadar çok aptallık olduğunu mu keşfedeceğiz?

Cevap: Her ikisi de. İki karşıtlık gereklidir. Bir taraftan, şimdi siyasette gördüğümüz gibi daha çok aptallık olacak. Öte yandan, bunun aptallık, önemsiz ve pislik olduğunu anlayan birçok kişi olacak.

Bu, doğanın genel durumunu, içinde bulunduğumuz güçlerin ağını değiştirecektir. Yöneticilere ihtiyacımız yok ve onlardan ya da dünyayı elinde tutan entelektüel ve burjuva seçkinlerden bekleyecek hiçbir şey yok.

Kitlelerin durumu değiştirme ve birbirleriyle doğru bir şekilde bir araya gelme arzusu, kademeli olarak, kimsenin karşı çıkamayacağı, her şeyde değişime yol açacaktır.

Soru: Baal HaSulam, “önce tüm kuşağı eğitmek gerekiyor ve sonra onlar doğru lideri seçecekler”, demiş. Sizce, geleceğin hükümet sistemi nasıl olmalıdır?

Cevap: Yalnızca kişiyi düzeltme yöntemi vasıtasıyla, kişiyi eğitmek yoluyla, en büyük kaygıları toplumun refahı olan insanlar, kademeli olarak yönetimin içine gireceklerdir.

Soru: Fakat geçmişteki krallar gibi, bir kişi mi yönetecek yoksa bir topluluk mu olacak?

Cevap: Bence bir topluluk olacak, fakat çok küçük, eski zamanlarda kurulmuş olan bir tür Sanhedrin. O, manevi hayatı idare eden 71 kişiyi içeriyordu. Bundan daha fazlasına ihtiyacınız olduğunu sanmıyorum.

Onlardan her biri, birliğin bir sistemi ya da başka biri için sorumluluk alacaklardır: Birincisi çocuk sisteminden, ikincisi kadın sisteminden, üçüncüsü bilim alanı ve benzerinden sorumlu olacak. Bütün problemleri ortaklaşa çözecekler.

Onlar, kendilerini idare edebilecek bu insanların kimler olduklarını hissedecek ve “sezecek” kitlelerin ezici/karşı konulamaz görüşüyle seçilecekler. Baal HaSulam bu konuda, “Zohar Kitabına Giriş”‘in sonunda yazar.

Soru: Bunun ne zaman olacağını söyleyebilir misiniz?

Cevap: Hayır. Ancak önümüzdeki iki ya da üç yıllık süreç boyunca insanlık, tüm sistemlerin değiştirilmesi gerektiğini anlayacak gibi görünüyor, aksi takdirde bir çıkmaza varacağız.

Who Will Manage The Future Society?

Hızlı Kabala İpuçları – 2/12/17

Soru: Zohar Kitabı’nı okumak için manevi duyuları edinmeli miyiz, yoksa manevi duyuları şekillendiren Zohar Kitabı mı?

Cevap: Hem öyle hem de diğeridir. Zohar Kitabı manevi duyuları şekillendirir, geliştirir ve aynı zamanda kişinin algıladıklarını açıklar.

Soru: Zohar Kitabı’nı bağımsız olarak okumaya değer mi? Bu zararlı zararlı mıdır ve bir sorumluluk getirir mi?

Cevap: Hayır, bu zararlı değildir ve korkmaya da gerek yok. Düzenli olarak yayınladığımız Zohar Kitabı derslerini dinleyebilirsiniz.

Soru: Algılama yeteneğim neye bağlıdır?

Cevap: Algılama yeteneğiniz, duyularınızın genişleme, gelişme derecesine bağlıdır.

Soru: Zohar Kitabı’nın gücü vasıtasıyla gelişme fırsatını küçümsemek, acının ızdırap veren yolunda gelişmemize yol açar mı?

Cevap: Zohar Kitabı vasıtasıyla, gelişme gerekli değildir; gelişme, Kabala çalışarak olur ve Zohar, kişinin üst dünya algısını keşfetmesine yardımcı olan Kabala kitaplarından biridir.

Soru: Gerçek mutluluğu elde etmek için düzenli olarak Zohar Kitabı’nı okumam yeterli mi?

Cevap: Hayır, sizin için önemli olan bir grupta olmanızdır. Bu şekilde algınızı genişleteceksiniz ve grup vasıtasıyla üst dünyayı hissetmeye başlayacaksınız.

Soru: Zohar Kitabı bana, bu dünyadaki insanlarla, kaderlerini yöneten üst dünya seviyesindeki bağlantıları gösterebilir mi?

Cevap: Evet, ama bu yine bir grubun içinde mümkündür. Dostlar arasındaki bağlantı, kişide, grup içinde ifşa olan üst dünyanın özelliklerini ve kuvvetlerinin algılandığı, daha yüksek bir koşul duygusunu yaratır.

Soru: Zohar Kitabındaki en önemli şey nedir? Kaynağı mı, yoksa sahip olduğu içerik mi?

Cevap: Zohar Kitabındaki en önemli şey, doğru kullanılmasıyla kişiye inen, üst Işık’tır.

Soru: Zohar Kitabının tüm metinleri deşifre oldu mu?

Cevap: Evet, kesinlikle hepsi deşifre edildi. Zohar Kitabındaki hiçbir metinde doğrudan bir insanın okuduğu şeyden söz etmemektedir; anlam, alegorik olarak kelimelerde gizlenmiştir.

Soru: Zohar Kitabı’nı okurken, sorulara verilen cevaplar bana ifşa oluyor, fakat sonra başka sorular ortaya çıkıyor ve aklım karışıyor. Bu konuyu düzene sokmaya çalışmalı mıyım, yoksa zihnimi kapatıp, kitabın her şeyi kendi başına düzenlemesine izin mi vermeliyim?

Cevap: Okumak ile elde ettiklerinizle hiçbir şey yapamayacaksınız. En iyi şey doğru çalışmaya başlamaktır.

Blitz Of Kabbalah Tips – 2/12/17