Category Archives: Yaradan

Tanınmış Kabalist, Ölüme Yakın Deneyimini Anlatıyor

Yirmi yıl önce oldu ama daha dün gibi hatırlıyorum. Uzun süreli öğrencilerimle beraber Kudüs dışındaki bir yolda araba sürerken, başka bir araba bizim aracımıza şiddetle çarptı. Hepimiz ağır yaralanmıştık ama klinik olarak ölü olarak bildirilen tek kişi bendim.

Çarpışmadan hemen sonra durumumun farkında değildim. Tek bildiğim nefes alamadığımdı. Akciğerlerim kanla dolmaya başlamıştı ve nerdeyse bilincimi kaybetmiştim. Ardından ambulans geldi. Hastaneye giderken çevremde sadece belirsiz bir hissiyat vardı, bilimcim bir geliyor bir gidiyordu.

Beden Dışı Deneyimim;

Hastanede bir kağıt imzalamam istendi, kolumu kaldırdılar ve bir şeyler karaladım. Daha sonra tam bir bayılma deneyimledim. Bununla birlikte, bir şekilde, doktorun beni yeniden diriltmeye çalıştığını görebiliyordum. Bacağımı agresif bir şekilde kaldırdı ve büktü, gövdeme doğru çok sert bir şekilde bastırdı. Daha sonra bana, klinik olarak ölü olmama rağmen karaciğerimde iç kanama nedeniyle düzensiz olan kan akışımı stabilize etmeye çalıştığını açıkladı.

Doktorla daha evvel hiç tanışmamıştım ve yoğun bakımda geçen 3 haftanın sonuna kadar da tanışmayacaktım. İlginç bir şekilde, bacağımı ittiğini açıkça görmüştüm. Onu gözlerimle görmedim. Kendimi ve bana ne olduğunu, bedenimin dışından görüyordum. Evet, insanların çoğunlukla “beden dışı deneyim” olarak bahsettikleri şey budur.

Beden Dışı Deneyim Nedir?

Kabala öğretmeni olduğumdan beri: Eğer doktoru gözlerimle görmediysem, onu neyle gördüm? Ayrıca, beden dışı bir deneyim tam olarak nedir? Maneviyat ile bağlantılı mıdır? diye öğrencilerim bana sordular.

Doktoru ya da etrafımı gözlerimle değil içsel bir duyuyla gördüm. Bununla birlikte, bu içsel hissiyatı ya da beden dışı deneyimimi maneviyata bağlamam. Bu tür deneyimler sadece psikolojik, beynimiz tarafından yönlendirilen ve doğaüstü/normal dışı biçimde tezahür eden, tesadüfi olmayan izlenimlerdir.

Ameliyattan sonra düzelirken ve bilincim gidip gelirken, bulanık ve renkli görüntüler gördüm ama somut şekilleri yoktu. Yine de benim için açıktı ki bütün bunların maneviyatla ilgisi yoktu.

İnsanlar görüntüleri sanki onlar dışarıdaymış gibi algıladıklarında, aslında, hayatları boyunca öğrendikleri, duydukları ve yönlendirildikleri şeylerin benzerini görürler.

Bedensel Çamaşır;

Her şeyden evvel Kabala ilmine göre klinik ölüm diye bir şey yoktur. Ölüm ölümdür ve ölümü, fiziksel insan işlevleri ya da onların eksikliklerinden ölçmek için inkar edilemez bilimsel göstergeler vardır.

Beden, sadece ruhu sarmak için vardır. Maddesel beden ölür ve parçalanır ama ruh, tam ıslahına kadar manevi döngüsünü sürdürmek için yeni bir bedende kıyafetlenerek yaşar.

Sadece bu dünyada, hayatta olduğumuz sürece, manevi ilerleyişimiz/gelişimimiz mümkündür. Öyleyse öldüğünde ne olur? Çok basit, eğer yaşamımızda bir ruh geliştirmek için çaba göstermezsek, reenkarne olmaya devam ederiz. Kabalist Yehuda Leib HaLevi Aşlag’ın (Baal HaSulam) Bedenimden Tanrıyı Göreceğim adlı makalesinde açıkladığı gibi “Beden ile ruh arasındaki bağlantı, sadece en başta ona olan şeyler doğal ve kendiliğindendir ve sonrasında, onlar manevi ve bedensel arasındaki çalışma ve ortak ilişki yoluyla olur.”

On yıldan fazla bir süre benim öğretmenim olan, Baal HaSulam’ın oğlu Rav Baruch Aşlag’a (Rabash) geldiğimde, ilk sorularımdan birinin: “Maneviyatı edinmiş olan kişi yaşam ve ölümle nasıl bağlantılıdır?” olduğunu hatırlıyorum. Şöyle cevap verdi: “Bugün güzel, yeni, beyaz bir gömlekle dersime geldiğini görüyorum ve daha sonra onu değiştireceksin. Biliyorsun ki gömleğini değiştirmek zorunda kalacaksın. Bu tam olarak, ruhunun içinde yaşayan bir insanın bedenini nasıl gördüğüdür: o bilir ki değiştirmek zorunda olduğu zaman gelecektir.”

Öyleyse neden ölmekle ilgili büyük bir anlaşma yapıyoruz? Kabalistik açıdan bakıldığında, bu hiç önemli değildir. Manevi gelişimimize ve ruhumuzun ıslahına yatırım yaparsak, gömleğimizi çıkardıktan sonra hayatta kaldığımız gibi fiziksel bedeni “çıkardıktan” sonra da hayatta kalırız. O bir çeşit çamaşırdır: biz sadece kirli kıyafetlerden kurtuluruz.

İnsanlığın Google’ını Çözme;

Eğer bir insan yaşamı boyunca ruhunu geliştirmezse, bu, varoluşunun ikinci aşamasına hazırlanmadığı anlamına gelir; ki bu, bedensel egoist arzunun, hayattan zevk alma arzusunun üstünde bir yaşamdır. Bu arzu kendini yeniler ve farklı şekillerde ortaya çıkar, bir enkarnasyondan diğerine yükselerek geçer. Kabala’ya göre, ne için yaratıldığını edinene kadar yeni bir fırsat kazanır: hala bu dünyadayken ruhun edinilmesi -manevi dünyaya bağlantı-.

Maddesel beden ölünce, geriye kalan arzu, Reshimo (İbranice roshem -bir kayıt ya da anımsama-) olarak adlandırılır, bir insanı oluşturan her şeyi içeren bir tür kod, nesilden nesile geçen bir çeşit manevi DNA. Sonunda ondan bir ruh geliştirdiğimiz parçacıktır.

Baal HaSulam bunu, “Barış” makalesinde “Nitekim, bizim dünyamızda, bedenlerin yenilenme biçiminde yeni ruhlar yoktur, ama sadece enkarne olan belli miktarda ruh vardır… Bu nedenle, ruhlarla ilgili olarak, yaratılışın başlangıcından ıslahın sonuna kadar tüm nesiller, birkaç bin yıl boyunca hayatını uzatmış olan tek bir nesildir…” diye açıklıyor.

Bu manevi bilginin koleksiyonu “insanlığın Google’ı” dır, sanki hepimizin bağlı olduğu bir sistem. Kabala aracılığıyla, bu sistemi açabilir, keşfedebilir, anlayabilir ve kullanabiliriz, “kontrol odasına” girerek, etrafımızdaki gerçekliğimizle daha yüksek bir denge ve uyum hissiyatı yaşayabiliriz.

Üstelik Kabala, böyle bir birlik ve uyumlu bir koşula ulaşmanın, hayatta olmamızın sebebi, varoluşumuzun amacı olduğunu söyler. Onun edinimi bize, sonsuz ruhumuzun algısını ve aramızdaki bağı ve bu maddesel varoluştan ayrılmadan sınırsız huzur ve mutluluk hissiyatını bağışlar/nasip eder.

Korkudan Kurtulma;

Ölüme yakın deneyimimde hissettiğim ve birçok insanın hissettiklerini söylediği şey, gerçekten de maddesel bedenden belirli bir özgürlük duygusunu örneklemektedir.

Yaşam ve ölüm arasındaki bu belirsizlikteyken, durumumu düşündüm ve bunu canlı bir şekilde hissettim. Korku ya da haz hissetmedim, sadece yeni bir koşula geçiş hissiyatı. Öldüğümü veya hayatta kalmamı umursamadım ve iyi ya da kötü bir algım yoktu. Sadece her nereye isterse beni götüren bir akışın hissiyatını hissettim, burada ya da orada ve hiçbir şey bana bağlı değildi.

Korku sadece bir insanın hayata güçlü bir şekilde bağlı olması durumunda ve bilinmeyenden korktuğu zaman yaşanır. Ancak, ölümün eşiğinde, beş duyu kapandığında, maddesel bedenden özgürleşirsiniz; ona ait olma hissiyatı yoktur.

Ancak, bu tür özgürlük duyguları, sonsuz ruhumuza erişmekten kaynaklanan tamamlanmanın sonsuz hissiyatı, bağ ve haz duygusuyla karşılaştırıldığında geçici, sınırlı ve küçüktür.

Kabala bilgeliği, yaşamımız boyunca ruhun keşfinin yolculuğuna çıkmayı arzulayan herkesi davet eder. Dahası, hem Baal HaSulam hem de Zohar Kitabı (Kabalistik bir kaynak metni) özellikle bizim dönemimizi, giderek daha fazla insanın hayatlarının anlamını sorgulayacağı, ruhlarını edinme yolunda adımlar atmaya hazır olacakları, bu amaç için Kabala bilgeliğinin öğrenileceği ve kullanılacağı dönem olarak işaret etti.

Prominent Kabbalist Describes Near-Death Experience

Üst Gücün Diktesi Altında

Soru: Hayvanlar Yaradan’ı hisseder mi?

Cevap: Hayır. Üst güç, insanlarda olduğu gibi, onlarda da sadece kendiliğinden işler/çalışır.

Dünyamızda bizler, başka biri değil, yalnızca Yaradan tarafından bunun ne ölçüde belirlendiğini bilmeden, bir kişinin kötü, diğerinin iyi, bir diğerinin akıllı ve başka birinin aptal olduğunu düşünürüz. Kimse özgür iradeye sahip değildir. Herkes üst gücün onlara dikte ettiği şeyi yapar. Ama bu bizden gizlenmiştir.

Dahası, Yaradan’ı hissetmeye yaklaşan insanlarda, bu yavaş yavaş ifşa olur. Yaradan’la olan ilişkilerini hissetmeye başlarlar: Yaradan’a doğrudan bağlı olup olmadıklarını, O’nun isteğini yerine getirip getirmediklerini, vb.

Soru: Yaradan’a yakınlaşmaya gelen insanlar, programlanmış robotlar gibi davranan diğer herkes için üzüntü hisseder mi?

Cevap: Küçük oğluna baktığın zaman, ne kadar kontrollü olduğunu görüyorsun. Ne olmuş yani? Onun için üzülüyor musun?

Ayrıca, sonuçta onun kendini ıslat etme fırsatına sahip olacağı durum dışında sıradan bir kişiyle bu konu hakkında konuşmamalısınız. Uygun ortamda değilse ve böyle bir ihtiyacı yoksa o zaman hiçbir durumda yapılmamalıdır/konuşulmamalıdır. Yazıldığı gibi, “Kör adamın önüne engeller koymayın”.

Under The Dictate Of The Upper Force

Hangi Dünya Gerçek?

Soru: Manevi dünyanın sadece Kabalistlerin hayal gücünde var olması mümkün müdür? Bunun Gerçek olduğuna dair garanti nedir?

Cevap: Kimse size manevi dünyanın, dünyamızdan daha gerçekçi bir şekilde var olduğu sözü veremez ve garanti edemez.

Ancak, dünyamızın gerçek olmadığı gerçeği Kabalistler tarafından zaten ifşa edilmiştir. Bunu, bizim hayali dünyamızın üzerinde var olarak hissederler ve bu dünyanın amaca uygun olarak yaratıldığını anlarlar, bu yüzden bizler, kendimizi bundan uzaklaştıracağız ve gerçek dünyaya çıkacağız.

Üst manevi dünya gerçektir, çünkü Yaradan’ı, tek harekete geçiren gücü onun içinde ediniriz, “O’ndan başkası yok”. Manevi dünyada, her şeyi yöneten gücü ifşa ederek, onun gerçekten var olduğunu belirleriz.

Which World Is Real?

Kişi Ve Üst Kuvvet Arasında

Grup: 10 + İnsanlık

Grup, kişi ile üst kuvvet arasındadır. Kişinin, grubu atlayarak üst güçle çalışma, alma veya verme şansı yoktur. On yıl önce yalnız kalmış gibi görünse de, o hala gruba aittir, sadece ondan gizlenmiştir. Şimdi rastgele bir grupta oturduğunda – bu Yaradan ile bir bağlantı kurmak için çeşitli fırsatların ortaya çıkmasıdır.

Grup her zaman oradadır. Ona Adam (insan) denir. Grup tüm sistemdir: onlu ve tüm insanlık. Bu nedenle, kişi grubu atlayarak, Yaradan’dan kendi başına talep etmek isterse, o hatalıdır/yanlıştır. Bundan ciddi bir şey çıkmayacaktır, tıpkı yeni başlayan biri gibi. Eğer kişi gerçekten Yaradan’la bir bağlantı kurmak istiyorsa, gruba katılmalı ve onun içinde Yaradan’ı ifşa etmelidir.

Yaradan onun (grubun) içinde olduğundan dolayı, grubun üstünde asla herhangi bir alan hissedemeyeceğiz. Grup kalıcı bir yapıdır, fakat gizlenmiştir ve Yaradan da kalıcı bir unsurdur ve O da gizlidir. Sözde grubun, sanki dostları görüyormuşuz gibi fiziksel bir tezahürü vardır. Fakat gerçek grup – manevi alan, manevi nitelik/kalite ve üst güç – kendini bize gösterdiği an, Yaradan da onun içinde ifşa olacaktır. Kişi diğerleri olmadan var olamaz.

Between A Person And The Upper Force

Kabala İpuçları – 2/4/18

Soru: Manevi olarak güçlü olan kişi daha fazla mı egoisttir?

Cevap: Evet, kişi manevi merdivende ne kadar yükselirse, onun egoist ve özgecil özellikleri daha güçlüdür. Daha büyük iniş ve çıkışlar yaşar. Ancak, bir yandan da, genellikle bu şekilde görünmez. Bir Kabalistin içinden geçtiği tüm manevi süreçler, tamamen dışsal bir gözle görülmez.

Soru: Tzimtzum (kısıtlama) ve bir Masach’ın (perde) çalışması aynı mıdır?

Cevap: Masach ihsan etme uğruna bir niyetle çalışmayken, Tzimtzum kendim için almayı reddetmemdir.

Soru: Bir Kabalist, normal bir insanın yapamayacağı hangi eylemleri gerçekleştirir?

Cevap: Sadece ruhsal eylemler. Dünyamızda, sadece vücudumuzun mümkün kıldığı aynı işlevleri yapabiliriz. Bu nedenle, bir Kabalist, onun hayvansal bedeninin çerçevesi dışında olanı yapamaz.

Soru: Manevi bir eylemin örneğini vermek mümkün mü?

Cevap: Başkalarına fayda sağlamak istediğiniz, sizin değil onların iyiliği için her eylem, manevi bir eylem olarak kabul edilir.

Soru: Kabala bilgeliği metodu kime yönelik?

Cevap: Ona yakın olmak isteyen herkes için tasarlanmıştır.

Soru: Bu dünyada takip edilebilecek, sonuçları olmayan manevi yasalar var mıdır?

Cevap: Dünyayı korumak için insanlara karşı iyi olmaya çalışın. O zaman, sonuçlar da iyi olacak.

Soru: Üst Işığı manevi amaçlar için kullanmamak mümkün müdür?

Cevap: Bu imkânsızdır. Üst Işık, ihsan etme uğruna bir niyetle çalışır. Bu, yalnızca sizin ihsan etme arzunuzdan, başkalarını tamamlamaktan kaynaklanan bir özelliktir. Bu nedenle, onu manevi amaçlar için kullanmamak, onun ifadesine terstir.

Soru: Kabala bilgeliğinde içsel çalışmanın niyeti nedir?

Cevap: İçsel çalışma, kendi içimdeki arzularımla, çeşitli arzuları, niyetleri vb. ile karşılaştırdığım bir durumdur.

Soru: Geçen son 100 yılda, elektrik kullanımını büyük ölçüde benimsedik. Başka bir 100 yılda, Yaradan’ın gücünün başka bir formunu kullanıyor olacak mıyız?

Cevap: Her geçen gün ne kadar birleştiğimizi ve bir araya geldiğimizi değerlendirdiğimizde, Yaradan’ın gücüne, 100 yıldan daha erken bir zamanda yardım çağrısında bulunmanın gerekli olacağını düşünüyorum. Bunun nedeni, aksi takdirde, birbirimizi basitçe “yiyip bitireceğimizdir”.

Blitz Of Kabbalah Tips – 2/4/18

Şafağı Birlikte Uyandırmak

Yaradan’a ne kadar ihtiyacımız olduğunu hissetmek için kendimizi kasıtlı olarak dengeden çıkarırız. “İsrail zamana hükmeder.” diye yazılmıştır. Bu yüzden, oturup bir şeyin kendiliğinden gerçekleşmesini bekleyemeyiz. Kendimizi hareket ettirmeliyiz.

Eğer aynı koşul tekrar etmeyi sürdürür ise, buna ölüm denir. Ben onu değiştirmeye çalışmalıyım. Gündüz ve geceyi değiştirmek benim gücümdedir. Bunların hepsi yalnızca Yaradan’a ihtiyaç yaratmak içindir. Kendimizi, Yaradan’ın yardımı olmadan baş edemeyeceğimiz koşullara zorla yerleştirmek isteriz.

Bu, kendimize acı çektirmekle ilgili değildir. Bunlar kötü durumlar değil. Kötülük, bizim önceden hazırlığımız olmadan gelen, ıstırabın yolundan gelen şeydir. Ama ben Işığı- Achishena’yı harekete geçirme yoluyla gidiyorum ve kendimi uyandırıyorum: “Şafağı uyandırıyorum.” Ben, kendim, karanlığı ve alacakaranlığı hissetmek istiyorum, çünkü onlar için bir tat geliştiriyorum. Ve bu olmadan, tuz ve karabibersiz tatsız yiyecekler gibi hiçbir tadım yok.

Bu, olumlu bir koşuldur, ayaklarınızın altındaki zeminin kaybolacağı, korkunun sizi sardığı, kafanızın bulanıklaştığı ve tüm temellerin yok olduğu hissiyatı gibi olumsuz değildir. Bununla birlikte, aklın uzak bir köşesinde bir yerlerde, bunun sadece beni ilerletmek için geldiğini anlarım ve bu yüzden sevinirim. Bu ıstırabın yolu değil, birlikte şafağı uyandırıyoruz. Yaradan’ın dolduracağı alanı temizlememiz gerekir. Ve bir sonraki anda, korku yine beni içine çeker.

Eğer gelecek korkusu içimde uyanırsa ve bununla birlikte, tüm bunların Yaradan tarafından beni O’na daha da yakınlaştırmak için yapıldığını anlarsam ve O’na tutunursam, o zaman koşulumu ve korkumu ancak kısa bir an için haklı çıkarırım. Asıl önemli olan, Yaradan’la yapışma elde ettiğimi ve ortaya çıkan her şeyin O’nun içinde olduğunu görürüm.

Ben tekrar Yaradan’la olan bağlantıyı hızla kaybederim ve yine annesini kaybeden, etrafına bakan ve onu hiçbir yerde görmeyen bir yeni doğanımdır. Bu egoist bir yaklaşımdır fakat hali hazırda Yaradan’a yönelik doğru taleptir.

Awakening The Dawn Together

Her Şey İçimizde Gerçekleşir

Soru: Neden Yaradan’ın eylemlerini nasıl yerine getirdiğini edinemiyor, sadece bu eylemlerin bizim tarafımızdan nasıl algılandığını anlayabiliyoruz?

Cevap: Çünkü bu eylemler içimizde gerçekleşir. Daha sonra bize gelecek daha yüksek bir düşünce ya da plan yoktur.

Olayların böyle gelişmesi hakkında konuşabiliriz, çünkü bize daha yakındır, daha anlaşılabilirdir, ama gerçekte her şey içimizdedir.

Her şey içsel algılanamaz koşullarımızdan kaynaklanır ve daha dışsal olanlara yaklaşır.

Everything Happens Inside Us

Bizler Sonsuz Varlıklarız

Düşünce: Kendinizi tanımak, cansız, bitkisel, canlı ve sekiz milyar insanın hepsinin ben olduğumu hissetmek ve anlamak anlamına gelir. Yaradan, benim dünyadaki öznel tasvirimi böyle resmetmektedir. Realitede, ben de dahil olmak üzere hiçbir şey yoktur- sadece Üst Işık vardır. Bu çok korkunç.

Benim Yorumum: Hiç de değil! Ben, sonsuzlukta, mükemmellik içinde, Yaradan’da, O’nunla birlikte ve O’nunla benzerlik içinde varım. Sadece kendimi bulmak için kendimi tanımlamaya ihtiyacım var. Ben ve siz, hepimiz bu sisteme dahiliz.

Ancak, kendim de dahil olmak üzere hiç kimsenin mevcut olmadığını söylemek yanlıştır. Bizler sonsuz varlıklarız, sadece bu durumu keşfetmeliyiz. Bizim dünyaların en düşüğünde yaşamamızın amacı budur.

We Are Eternal Beings

 

Hayatın Anlamını Bulun

Soru: Hayatın anlamı, Yaradan’ın yarattığı fiziksel bedende ebediyen yaşamayı öğrenmek mi?

Cevap: Hayır. Kabala’da ebedi beden, ihsan etmek için çalışan bir arzu anlamına gelir. Dolayısıyla hayatın anlamı, dünyamızın yapısında değil, bu ebedi bedenin yani ihsan etme arzusunun elde edilmesindedir, kişi Yaradan’a benzer olduğunda, O’nunla iletişim kurar, zira orada karşılıklı yapışma vardır.

Find The Meaning Of Life

Kabala İpuçları – 11/12/17

Soru: Diğer insanların, sizin egoist özelliklerinizin bir yansıması olduğunu görmeye ve hissetmeye başlarsanız, bu hissiyat bir şekilde manevi dünyaya uygulanır mı?

Cevap: Evet. Bu zaten iyi bir adımdır.

Soru: Yaradan neden bana zarar veren arzuları verir? Onlarla nasıl çalışmalıyım?

Cevap: Dünyada zararlı hiçbir şey yoktur! Sizler sadece bir şeyi diğeriyle dengelemelisiniz. Arzuları kısıtlamak ya da reddetmek gerekmez. Sadece bunları dengelemek gereklidir. Dünyada kötülük yoktur; sadece dengesiz iyilik vardır.

Soru: Yaratan bizim dünyamızda tüm insanlara O’nun eylemlerini ifşa etmek için etki eder mi?

Cevap: Kesinlikle.

Soru: Bir yayın sırasında seyirciyi hissediyor musunuz?

Cevap: Genel olarak evet. Ama ister istemez ekranlarda şu anda önümde olan aynı seyirciyi değil.

Soru: Eğer kişi Yaradan gibi olmalıysa, bu kibir değil midir?

Cevap: Burada kibir yoktur. Bu, alma arzusu ve hazzın yaratılışının başlangıcından itibaren, yüksek gücün belirlediği bir görevdir, böylece o haz verme arzusu haline gelir.

Soru: Eğer kişi başkalarına ihsan etme ve verme arzusuna sahipse ancak birdenbire ihsan edecek ve verecek hiçbir şeyi olmadığını fark ederse ne yapılabilir?

Cevap: Başkalarına ihsan etme arzunuzdan başka bir şey vermemelisin. Diğer her şey sonsuz miktarda ve kalitede doğada var.

Soru: Arzuyu kısıtlamak ne demektir?

Cevap: Bu, kendiniz hakkında düşünmemeniz anlamına gelir.

Soru: Sevgi nedir? Dünyamızda, Kabala bilgeliğine ulaşıp ve çalıştıktan sonra, grubun dışında, tüm insanların sıradan yaşamında onu hissetmek mümkün müdür?

Cevap: Sevgi, başkaları için kendinden daha çok endişenin ifadesidir. Hepsi bu. Çok basit.

Soru: Eğer kişi kötü bir şey yaparsa, bu, kötü güçlerin değil, Yaradan’ın bunu yapmasını istediği anlamına mı geliyor?

Cevap: Bunu açıklayamayız. Bunu yapmak için Yaradan’ın bize nasıl davrandığını tam olarak görebildiğimiz bir sisteme girmeliyiz.

Soru: Yaradan’ın gizlenmesi benim eylemlerime mi bağlı, yoksa Yaradan mı kendisini gizliyor?

Cevap: Yaradan’ı zıt özelliklerimiz yüzünden biz gizleriz.

Soru: Bizi yöneten güçler ağının gizlenmesi, Yaradan’ın gizlenmesinin üç nedeninden biriyle mi ilgilidir?

Cevap: Gizlenmenin üç nedenin hepsi aynı anda bizim üzerimizde işlemektedir, bazen biri daha fazla ve bazen bir diğeri.

Blitz Of Kabbalah Tips – 11/12/17

Toplam 21 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...1020...Son »