Category Archives: Toplum

Manevi Gelişimin Baş Düşmanı

Soru: Kabala’da büyümemize en çok zarar veren düşünce ya da eylemler nelerdir? Hangi arzu bizim baş düşmanımızdır?

Cevap: Tembellik. Başka hiçbir şey yolumuzda durmaz. Sadece tembellik.

Kendinizi öyle bir çevreye sokmalısınız ki sürekli olarak sizi canlandıracak, sizi ileriye doğru çekecek, sizi itecek, sizi kışkırtacak. Bu son derece önemlidir. Ayrıca, egoizminizi yalnız bırakın. Bu sizi rahatsız edecek ve haklı olarak böyledir. Karakteriniz veya nitelikleriniz üzerinde uğraşmayın. Sizler üst dünyaya girmek için tam olarak bu şekilde yaratılmışsınız. En önemli şey çalışma için daha fazla enerjiye sahip olmaktır.

Soru: Manevi gelişimde tembelliğin bir örneğini verebilir misiniz?

Cevap: Kesinlikle. Bir kişinin onu doğru bir şekilde yönlendiren, ona doğru hedefi gösteren ve bunu başarması için gereken enerjiyi sağlayan doğru çevreye etkin bir şekilde müdahil olamamasıdır.

Bir kişinin, onu doğru şekilde yönlendirebilen, ona doğru hedefi ve ona ulaşmak için enerji verebilen doğru çevrede aktif katılımının olmamasıdır.

Soru: O zaman maneviyata doğru ilerlememi engelleyen bedensel tembellik nedir? Bazen bize bedensel tembelliğin iyi bir şey olduğunu söylemektesiniz.

Cevap: Fiziksel dünyaya ilişkin olarak, tembellik yararlı bir niteliktir. Ne kadar az telaşlı, o kadar iyi. Ama bir kez doğru yolu keşfettikten sonra ilerlemek için tüm gücünüzle devam etmelisiniz.

The Archenemy Of Spiritual Development

Nerede Yaşayacağını Seçme Hakkı

Soru: Yaşadığımız yeri seçme hakkına sahip olmalı mıyız?

Cevap: Bir insanın yaşamdaki ana hedefi, toplum için en üst düzeyde olacak şekilde maksimum verimle kendini gerçekleştirmektir.

Bu nedenle, eğer kendini inceledikten ve sınadıktan sonra, kişi, insanlığın yararı için kendini belli bir yerde gerçekleştirebileceğini hissederse, o zaman kesinlikle seçme özgürlüğüne ve bulunduğu yeri terk etme ve tüm insanlığa en çok faydayı sağlayabileceği yere gitme fırsatına ihtiyaç duyar.

Bununla birlikte, bunu ancak insanlığın kendisine bu belirli yerde ihtiyaç olduğunu gerçekten gördükten ve doğruladıktan sonra yapmalıdır. Bu sadece onun arzusu olmamalı, ona öyle “görünüyor” olmamalı. Hayır, o genel kanunu bilir ve Baal HaSulam’ın yazdığı gibi, o zaman kendini en iyi nerede gerçekleştirebileceğini anlayan insanlardan özel izin alabilir. O zaman elbette gitmeli ve orada görevini yapmalıdır.

Ayrıca, kişinin yapacak hiçbir şeyi yoksa ve basit egoist, maddi formunda başkalarının onun için hazırladığı daha büyük bir egoizmi yerine getirmek uğruna, kendisini oradan oraya sürüklüyorsa, bu kesinlikle onu toplum için faydalı yapmaz. Bunun haklı olduğunu düşünmüyorum.

İşte bu nedenle, bugün göçün, örneğin Asya’dan Avrupa’ya, ne Avrupa’ya nede Asya’ya faydası yoktur.

The Right To Choose Where To Live

Bu Dünyaya Geri Dönmemek

Soru: Sistemin hangi kısmı ölüme ve doğuma kaç defa ihtiyacım olduğunu belirler? Kabala çalışarak bunu etkileyebilir miyim?

Cevap: Evet, yapabilirsin. Rabaş’ın ”Kişinin Reenkarne Olmamak İçin Ulaşması Gereken Derece Nedir?” adlı bir makalesi bulunmaktadır. Bu kişiye bağlıdır. Artık bu dünyaya dönmek istemediğimiz konusunda hemfikir olalım. Bu yaşamda, bu reenkarnasyonda tamamlamamız gereken her şeyi tamamlayacağız ve bu dünyaya veda edeceğiz.

Gerçekten de bu dünya daha yüksek, daha dürüst ve daha iyi olan herhangi bir manevi koşulla kıyaslandığında dünyaların en kötüsüdür, en düşük derecelisidir.

Soru: “Bu dünya ile bitirmek” ne demektir?

Cevap: Bir sonraki dereceye kadar niteliklerimizde benzer hale gelmek anlamına gelir.

To Not Return To This World

Başkalarının Yararı İçin Eylemde Bulunmak

Manevi çalışmanın en önemli unsuru, tek bir doğrultuda hareket eden tüm düşüncelerimize, eylemlerimize, arzularımıza ve sözcüklerimize filtreler ve kısıtlamalar koymaktır: Kafadaki düşüncelerin, kalpteki arzuların, ağızdaki kelimelerin ve ellerin eylemlerinin yalnızca başkalarının yararı için çalışmasını sağlayın.

Ancak bu hastaneden hastaneye koşmak, muhtaçlara yardımcı olmak ya da yaşlı bayanların karşıdan karşıya geçmesine yardım etmek vb. anlamına gelmez. Böyle bir şey değildir! Bunun bize herhangi bir sonuç vermediğini görmekteyiz.

Geriye sadece tek şey kalıyor: tek bir ulus haline gelerek, Üst ışığı tüm dünyaya aktarmak, Tora’da yazıldığı gibi, “Ve sen bana bir Cohen ulusu olursun.’’ Eğer bunu üstlenip ‘‘Cohenler’in bu dünyada hiçbir ayrıcalığı yoktur.’’ sözündeki gibi kendi yararımız için almaktan çıkıp, ona ve dünyaya ihsan etmek için tüm dünya ile Yaradan arasında aracılar olursak, o zaman bütün dünyaya uyum, denge getireceğiz ve görevimizi tamamlayacağız.

Bu, her zaman doğru bir şekilde ölçmek ve tartmak, adil hükümler vermek ve kendilerini kontrol etmek zorunda olan Shoftim’in (Yargıçlar) bölümünün özüdür.

Acting For The Benefit Of Others

Kabala’nın Çocukların Evlat Edinilmesi Konusundaki Düşüncesi/Tavrı Nedir?

Soru: Kabala’nın çocukların evlat edinilmesi konusundaki düşüncesi/tavrı nedir?

Cevap: Eğer çocuğun yararı için yapılırsa, o zaman olumludur. Kişi çocuk sahibi olmaktan hoşlanacağını ve bu yüzden onları evlat edinmeyi düşünmemelidir; daha doğrusu, bir çocuğa ne vermek istediğini düşünmelidir. Ondan sonra bir çocuğu evlat edinebilir.

Genellikle evlat edinilmiş çocukları, biyolojik çocuklarımızdan daha çok severiz, çünkü onlara daha fazla çaba harcarız, kendimize onlara karşı doğru tutumumuzu sürekli olarak kanıtlarız.

What Is Kabbalah’s Attitude To The Adoption Of Children?

Arzulardan Korkmayın

Soru: Manevi yol ile hangi arzular karışır? Onlarla savaşmak zorunda mıyım? Onlarla ne yapmalıyım?

Cevap: Hiçbir arzudan korkmayın ve onlara karşı isyan etmeye çalışmayın. Onlarla savaşmaya gerek yok. Bu tamamen hayalperestliktir. Yapmanız gereken tek şey, üst Işığı çekmektir: o, bu arzuları yarattı ve bunları düzeltmek, yönlendirmek ve kullanmak için tasarlandı.

Bizler arzuları ne azaltıyor ne de arttırıyoruz. Kendimizi baskılamıyoruz. Yeterliliğimiz olmadığı için, ihsan etme, sevgi niteliğini ve amaç yönünde birliği geliştirmiyoruz. Sadece Üst Işığı çekmek zorundayız ki böylece o çalışmayı yapar. Kendimizi kendimiz vasıtasıyla değiştirebileceğimizi düşünmek büyük bir hatadır. Bu şekilde, sadece kendi kafamızı karıştırıyoruz.

Do Not Be Afraid Of Desires

Başkaları Gerçekten Nasıl Dinlenir?

Soru: Kişi, kendini ve başkalarını sadece duymayı değil, dinlemeyi nasıl öğrenebilir? Sonuçta, bu nitelik sadece insanlar arasındaki ilişkileri geliştirecektir.

Cevap: Bu içsel bir temas gerektirir – kalplerin temasını. Birbirinizi tamamlamayı arzular arzulamaz, birbirinizi dinleyebileceksiniz.

Ve dahası İnsanlar birbirlerini dinlemez de görmez de. Kendi içlerinde belli bir gerçeklik yaratırlar ve aslında onların dışında bir kişi gibi davranırlar. Bizler bu dışımızda olanları görmeyiz; içimizdeki egoizmimiz tarafından inşa edilen her şeyi görürüz.

How To Really Listen To Others?

Tüm Nesillerin Sonu

Soru: “Tüm nesillerin sonu” nedir? Fiziksel yaşamın sonu ya da özel bir kişisel koşul mudur?

Cevap: Tüm nesillerin sonu, zirvesine ulaştığımızda, manevi merdivende yükselişin sonudur.

Soru: Son nesil aşamasında olduğumuz ne anlama geliyor?

Cevap: Son nesil aşamasında olmak, manevi merdivenden çıkışa yaklaşmak ve ona son kuşak olarak yükselmek demektir.

The End Of All Generations

Herkesin Kendi Gerçekliği Vardır

Soru: Bizim algımızdan bağımsız olarak var olan, herhangi bir üst gerçeklik var mı?

Cevap: Bir üst gerçeklik vardır. Eğer birisi onu anlarsa/algılarsa, o zaman o, ona göre var olur. Eğer kişi bunu anlamazsa/algılamazsa, o zaman onun için mevcut değildir.

Şimdi hepimiz dünyevi gerçekliği aynı şekilde hissediyoruz, çünkü bizler aynı egoist seviyedeyiz.

Soru: Özgecil bir seviyede, bizler tek bir gerçeklik mi hissedeceğiz, yoksa herkes kendi gerçekliğini mi hissedecek?

Cevap: Birlikte birbirimizi ve tek gerçekliği hissedeceğiz. Dahası, herkes kendi gerçekliğine sahip olacak ama hepsi benzer olacak.

Everyone Has Their Own Reality

Kahkaha, Yaşamamıza Yardımcı Olur

Soru: Kahkahanın hayatta yardımcı olduğu bilinmektedir. Bilim adamları, kahkahanın önemli bir sosyal işlevi yerine getirdiğine ve insanları birleştirdiğine inanıyorlar. Kahkanın insanları birleştirdiğini söylemek mümkün mü?

Cevap: Bizim dünyamızda kahkaha, egoistik olabilen- alaycı, nispetçi ve tamamen küstah- bir tatminkarlık ifadesidir, çünkü egoizm kendisini basit, yapmacıksız bir biçimde gösterir.

Kahkaha, egoizmin hazzının daha fazla tezahürüdür.

Soru: Kahkahanın kökleri nelerdir?

Cevap: Kişisel haz. Kişisel tatmin. Genellikle, gördüğüm her şeyin kindar olduğunu söyleyebilirim.

Soru: Daha yüksek bir koşul, iyi kahkaha var mı?

Cevap: Kabala’da iyi kahkaha, Yaradan’a olan karşıtlığını ifşa etme üzerine anlayışa dayanır. Bununla birlikte, kişi eşzamanlı olarak bundan nasıl kurtulabileceğini anlar. Sarah’ın İshak’ın doğumunda söylediği gibi: “Yaradan beni güldürdü.” Bu zaten yüksek bir seviyededir.

Aynı zamanda, bir olgunun tamamen imkansızlığına dayanan, çok hoş, güzel ve neşeli bir şey ortaya çıkar. Bu nedenle kahkaha, iki karşıtın birleşimidir.

İyilik ve nezaket sadece kötülükten, zararlıdan ve karanlıktan ortaya çıkabilir.

Laughter Helps Us Live