Category Archives: Sevgi

Gerçek Sevgi

Soru: Sevgi nedir? Güç müdür, bir alan mıdır, enerji midir?

Cevap: Bu kişi dışından yönlendirilmiş bir kuvvettir. İhsan etme niteliği, ihsan etme gücü, sevginin gücüdür.

Benim dışımda olan, benden daha yüksek olan bir şeye değer verdiğim zaman, bu koşul için, bu arzu için ya da bu kişi için, ne dersek diyelim, ona sevgi denir.

Soru: Kabala bilgeliğine göre, sevgi ya da nefret her ikisinin de olabileceği, dünyamızın aksine sevgi, aynı zamanda sevginin ve nefretin ifşası mıdır?

Cevap: “Sevgi” ve “nefret” e ait koşullar birbirinden ayrı olarak bulunduğunda, bunlar gerçek dışıdır, bizim tarafımızdan tasarlanmıştır. Onlar sadece bize verilir, böylece onlar vasıtasıyla geçebilir ve gerçek koşula ulaşabiliriz. Bu fizik yasalarına benzer: artı olmadan eksi veya eksi olmadan artı olamaz.

Nefret olmadan sevgi olmaz ve sevgi olmadan nefret olmaz. Bunlar birbirlerinin üzerine inşa edilmişlerdir ve bunları Yaradan tarafından verilen koşullar olarak kullanıyoruz.

Bunlar kendi içimizde özümsememiz gereken ve ikisiyle birlikte var olmamız gereken çok gerçekçi niteliklerdir. Bu koşulda, bendeki ve başka bir kişideki tüm eksileri ve artıları anlarım. Bilirim ki onlar bizim için hazırlandı ve Yaradan tarafından bize verildi. Yaradan’ı aramıza koyarız ve ancak o zaman, bu sistemde karşılıklı dengeye ulaşırız: ben, diğer kişi ve aramızdaki Yaradan.

O zaman; şimdi, geçmiş ve gelecek sistem içinde olduğu gibi, karşılıklı olarak birbirlerini tamamlarlar. Karşılıklı tüm özelliklerin, tam dengesini bulabildiğim koşula “sevgi” denir. Bu, sistemin ideal dengesinin çok özel bir koşuludur.

True Love

Twitter’da düşüncelerim- 12/15/17

Düşünce; yaratılıştaki en büyük güçtür. Ancak bizler; olan her şeyi nasıl düşüncelerin belirlediğini görmüyoruz. Kabala çalışmak; dünyaya yayılan ve onu yöneten güçlerin ağını görmemizi sağlar. Ayrıca; bilinçli ya da bilinçsiz düşüncelerimizle dünyayı nasıl kontrol ettiğimizi ifşa eder.

Yaradan; ıslah olmuş sen, çünkü sen Yaradan’a zıt olarak yaratılıyorsun, koşulsuz sevgi ve ihsan etme niteliğine. Kendimizi tam zıttına ıslah etmek ve Yaradan’la form eşitliğine gelmek için kendimizi inceliyoruz. Kabala; manevi çalışmadır.

Hanuka; yolun ortasında bir duraktır, Ego’dan (Malhut) ihsan etme niteliğine (Bina) ve mükemmelliğe ilerleme (Keter). Hanuka’yı önceki egoistlik durumdan tam bir kopuş olarak ve tam manevi ıslah durumunda sağlam bir tutunacak yer olarak kutlarız.

Geleceği nasıl görebiliriz? Bütün koşullar var; sadece onları görmeyi öğrenmeliyiz! Gelecek; bizim ona karşı tutumumuza göre değişir. Kabalist; doğanın/ dünyanın değişemeyeceğini bilir, ama bir kişi talebi üzerinde değişiklik yapabilir. Koşullara nasıl katlanırsınız; katlanma- tadını çıkar!

Uyumsuzluk; daha mükemmel bir denge ve birlik geliştirmek için gereklidir. Uyumsuzluğun üstesinden gelme kuralı: kimse doğru değil; doğru karar uyumsuzluğun üzerinde yükselmekte yatıyor. Karşılıklı garanti; uyumsuzluğun ifşası üzerine sürekli yükselmek için bir fırsat sağlar.

Egoizm; özgecilikten niyetle ayrılır. Kendim için veya senin için bir şey yapmak isterim. Sana sarılabilirim ve bu benim için olabilir ya da seni dövebilirim ama bu senin için olabilir. Eylem değil; eylemin özünü belirleyen niyettir.

Yolumuz iki aşamadan oluşur: kendini düşünme (Lo Lişma; kendin için) ve diğerlerini düşünme (Lişma; diğerleri için). Bu ölçüde & sadece başkaları aracılığı ile ‘başkalarının sevgisinden Yaradan sevgisine’ kuralına göre Yaradan’ı memnun ederim. O halkının arasındadır.- Böylece o ifşa olur.

Manevi seviyelerde yükseldikçe; başlangıçtaki alma arzumuza ek olarak ihsan etme arzusu kazanırız ve aralarında denge kurabiliriz. Almak ve ihsan etmeye olan bu iki arzuyu doğru şekilde birleştirerek, onlardan ‘insan’ denilen üçüncü bir birleşeni oluştururuz.

Mutlu Hanukalar; ışığın bayramı! Kolay; zevkli ve sıcak olabilir mi? Haydi; kalplerimizi bir başkasına açalım ve ışığa, sevgi ve ihsan etme niteliğine daha da yakınlaşalım!

My Thoughts On Twitter, 12/15/17

Nedensiz Sevgi Var Mıdır?

Soru: “Sevgi” sözcüğünün yerine, “karşı güçler arasındaki denge” ya da “ihsan etme ve alma arasındaki uyum” gelebilir mi?

Cevap: İki tür sevgi vardır: kendini sevmek ve başkasını sevmek ya da içsel sevgi ve dışsal sevgi.

Eğer sevgi kendine doğru yönlendirilirse, o zaman bu aynı egoizmdir. İyi yemek yemeyi, iyi şarap içmeyi, cinsel zevkle kendimi tatmin etmeyi, seyahat etmeyi, çocuğumla oynamayı severim vb. Bütün bunlar egoizmin tezahürlerinden başka bir şey değildir. Çocuğu seviyorum çünkü o benim; kendimi sevdiğimden, onu da seviyorum.

Buna, neden belirli bir sevgi türü denilmeli? Bunlar sadece egoizmin tezahürleridir. Doğal olarak bu, kişi için çok hoş ve keyifli, iyidir, kendinden fedakârlık olarak adlandırılan çok sayıda kanıtlar bile vardır. Ancak birey, elbette bunun karşılığını öder.

Soru: O zaman Kabalistik bir bakış açısından, nedensiz nefretin olduğu gibi, nedensiz sevginin olduğu söylenebilir mi?

Cevap: Sevgi, bir neden olmadan olamaz. Sadece nedenin nerede olduğunu belirlemek gereklidir. Buna nedensiz sevgi dense bile, bu sadece, gayret göstermediğimiz ya da sebebini belirleyemediğimiz anlamına gelir veya neden, egoizmimizin üstünde yatıyordur ve bu yüzden ona böyle deriz.

Is There Love Without A Cause?

Twitter’da düşüncelerim, 11/22/17

Alt kısım ancak üstten incelenebilir. Öncelikle kişi, algılarımızın üzerinde köklerin gerçek manevi formunda üst kökleri elde etmelidir. Daha sonra kişi dünyamızı inceleyebilir, üst köklerin bu dünyada nasıl açığa çıktıklarını fark ederiz. (Baal HaSulam, Kabala bilgeliğinin özü)

İhsan etme arzusu-Yaradan; Alma arzusu- Yaratılan. Kendisi için alma arzusundaki hislere bu dünya denir. Diğerlerinin & Yaradan’ın uğruna alma arzusundaki hislere doğru realite denir- Üst Dünya. Niyetin kime olduğu her şeyi değiştirir.

Yaradan onu gizlediğim ölçüde ifşa olur. Onu değil, ondan gizliliğimi elde ederim, benim ekranımı. Onun formunu kopyalamak gibi. Yaradan’ın ifşası benim yaradan gibi olan niteliklerimin ifşası. Bu yüzden; Yaradan’a Bore denir- Bo (gel) ve Re (gör)

Onur Egoyu doldurur; ve o ölçüde ruha zarar verir. Ünlü olan Kabalistlerin bir ceza formu olarak onurlandırmasının nedeni budur. Ancak daha sonra onları suçlayan başkaları ortaya çıkar böylece utanç onuru dengeler. Baal HaSulam. Şamati 181. Onur.

Kişi Yaradan’ın onun için yaptığı her şeyi anladığında; gerekçelendiremediği her şey için onu suçlamayı bırakır ve muazzam minnet hisseder. O zamana kadar bir çocuğun neden azarlanıyor olduğunu anlamadığı gibi Yaradan’ın yönetimini anlayamaz.

Kötülüğü etkisizleştiren kişi kahramandır. Ancak kötülüğü bir yardımcıya dönüştüren kişi kahramanların arasında bir kahramandır. Kötü melek iyi olur; onların ikisi de bir Yaradan’ a getirir.

Mutluluk geni nerede? Egoist doğamızın üstünde bulunur. Kabala nasıl yükseleceğimizi öğretir. Başkalarına ihsan etmek istiyorsun ama ihsan edebileceğin hiç bir şey ok mu? Arzulaman lazım; tamamlama onlara senin aracılığınla Yaradan’dan gelecek. Düzeltilmiş bir toplumda; ceza ıslahtır.

Neden yasaklı Kabala bugün herkes için ifşa oluyor? Toplumun gelişim düzeyi doğa tarafından ifşa olan bilginin seviyesini belirler. Egoist gelişim sürecinde giren insanlık yaşamın amacının ifşası olmadan daha fazla gelişim olmadığını anlayabilir.

Egom beni başkalarına bağlayan güçlerden ayırır. Onu iptal ederek, bağı iyileştiririm, aynı vücudun ayrılmış bir parçasını vücuda geri diken bir cerrah gibi, ve daha sonra bu parça ruhu hissetmeye başlar- bağın ve bu bağı dolduran Yaradan’ın hissi.

Mitzvah = bir ihsan etme niyetiyle eylem 613 Mitzvot: Bir Mitzvah tarafından; onun ışığını anımsatırız ve ruhun 613 kısmını NRNHY ışığı ile doldururuz. Tora; 620 Mitzvot= Ruhun 5 kısmı Tora’nın 5 ışığı tarafından doludur, HRNHY. Tora ruhla aynıdır.

My Thoughts On Twitter, 11/22/17

Twitter’da düşüncelerim / 11.14.2017

Sevgi; karşıt duyguların- nefret yokluğunda açığa çıkmaz. Onlar sadece ‘Sevgi, tüm günahları örter’ kuralı gereğince eş zamanlı olarak bulunurlar. Ancak; bu yalnızca Kabala’yı uygulayarak bu niteliklerin edinilebileceği ölçüde mümkündür.

Kabala ‘Ulusların kendi kaderini tayin hakkı’ ve ‘Egemenliğin korunması’ arasında bir uzlaşma önermektedir. 1. Her ulusun bağımsızlığı 2. Onların arasında iyi bağlantıları korumak. Bu yalnızca Kabala’nın önerdiği eğitimle mümkündür. Alternatifi savaştır.

Özgür seçim; seçimde hissedilir: Ego’nun kuralına uymak için mi ya da Yaradan’ın kuralına uymak için mi? Daima birinin yolunu seçme durumunda kalmak kişinin manevi olarak geliştiği yerdir, ‘Ondan başkası yok’ a erişerek…

Amaca yönelik özlem duyma bir hayal ya da kendini kandırma değil, öz programlama; geleceğinizi önceden belirleyen motivasyondur.

Özgür seçim; kalpteki noktalarımızla; bir grupta birleşmek isteyen bizimle başlar ve arar: Özgür seçimimiz nerede? Kırılma yerlerine bir bağ alanı kurmak istiyoruz. Bağlarımız tarafından yapılan bu alan özgür seçimin var olduğu yerdir.

Kırılma yerlerini düzelttiğimizde, doğada bulunmaya yeni bir alana gireriz. – Özgür seçimimizin alanı. Bu nedenle bizim için yeni bir boyuta kaçabileceğimiz özgürlüğün bu noktasını bulmak kritiktir.

Kabala, dünyamızın eksiksiz özgürlük ve serbestliği elde ettiğini açıklar böylece herkes insan topluluğunun doğru formunun birlikten biri olması sonucuna varabildi.

My Thoughts On Twitter, 11/14/17

Niyet Ve Eylem

Soru: Manevi ilişkiler için niyete sahip olunması yeterli midir, yoksa eyleme de ihtiyacımız var mı?

Cevap: Manevi ilişkiler için eylemler de gereklidir. Ne de olsa, herhangi bir eylem yoksa hiçbir ilişki olmadığı anlamına gelir. Eğer sevgiyle birine bağlıysam, ona eylemlerim vasıtasıyla, onu sevdiğimi göstermek isterim.

Intention And Action

Sevgi Ne İle Başlar?

Soru: Mutlak sevgi nedir ve neden ebeveynler ve çocuklar arasındaki ilişkilerde bile mümkün değildir?

Cevap: Gerçek şu ki, kelimenin tam anlamıyla, dünyamızda sevgi yoktur.

Kabala’da sevgi, her şeyi başka bir kişiye verdiğim, içimde hiçbir şey bırakmadan bütün beklentilerimle onun içinde var olduğum bir koşuldur. Kalbim boştur, aklım boştur, güçlü yönlerim boştur ve ben her şeyi başkalarına veririm. Buna “sevgi” denir. Dünyamızda böyle bir şey yoktur.

Başka bir deyişle, doğduğumuz ve bugün bu kadar mutlu olarak var olduğumuz egoist niteliklerimizde böyle bir fırsatımız yoktur, çünkü egoizm kesinlikle farklı çalışır. Onu nasıl büktüğümüz önemli değil, o yine dönecek ve her şeyi onun için iyi bir yolla yapacaktır.

Başkalarına bir şeyler versek ve onlara iyilik dilesek bile, bunun nedeni yalnızca ondan biraz fayda gördüğümüz içindir ve bunun için iyi dilek ya da başkaları için iyi şeyler yapmak değerlidir. Bu nedenle, sevgi yoktur. Sadece egoizmin tamamlanması vardır.

Sevgi, grupta birbirimizle çalışmaya çalıştığımız,  ilişkileri düzeltmek için sanki ihsan etmek, paylaşmak ve onlumuzda kendimizden başkalarına özgecil bir şeyler aktarmayı isteme gerçeğinden hareketle başlar. Ancak, yapamayız. O zaman bizlere, ihsan etme gücünden, sevgi gücünden yoksun olduğumuz açıkça belli olur.

Bu durumda, bulma, ifşa etme, farkına varma ve alma ihtiyacı doğar. Başlangıçta, doğada ihsan etme ve sevme niteliği vardır – Yaradan’ın niteliği. Bunun anlamı, bu gücün bir kısmını Yaradan’dan almamız gerektiğidir.

Bu nedenle, onluda, birbirimize ihsan etme ve sevgi ile doğru muamele etmeye çalıştığımızda, bunu yapamayacağımızı görürüz, anlarız. Sonra hepimiz Yaradan’dan talep etmeye başlarız: “Bizlere, ihsan etmenin, sevginin ve birbirimizle doğru ilişkiler kurmanın gücünü ver. Bizi ıslah etmen gerek. Bize yardım etmelisin.” Ve biz bu gücü alırız.

Böylece Yaradan – ihsan etme ve sevme niteliği, aramızda ifşa olur. Gerçekten bunu yapmak mümkündür. Bizim laboratuarımız, her şeyi sık sık birlikte tartıştığımız, kararlar verdiğimiz, hareket ettiğimiz, bu olumlu gücü kendi üzerimize çektiğimiz ve uyguladığımız onlumuzdur. 

Yorum: Her zaman, Yaradan’ın insanlar arasındaki ilişkilerde ifşa olduğunu söylüyorsunuz.

Cevap: Sadece onluda, insanların kendi aralarında doğru bir şekilde bir araya gelmesinde ve aralarındaki doğru bağlantıda. Bu basit değildir. Bu, açık, net bir metodolojiye göre uzun bir süre işler.

What Does Love Begin With?

Sevme Oyunundan Ne Kazanırız?

Soru: Duygunun tamamen eksik olduğu yapay bir sevme oyununun manevi sonuçlara yol açabileceği fanteziye benziyor.

Cevap: Kesinlikle haklısınız, bu, dünyamızda imkânsızdır.

Fakat yukarıdan belirli gizli gücü, dürten ve çağıran bazı eylemler gerçekleştirdiğimizde, bunun ne olduğunu anlamasak da, aslında sonuçlarını hissederiz.

Tıpkı bizi çevreleyen pek çok gücü hissetmediğimiz gibi bu gizli gücü de hissetmiyoruz, fakat onu uyandırdığımızda, harekete geçirdiğimizde, onun sonuçlarını içimizde hissederiz. Her şey mantıklı gelir.

What Do We Gain From The Game Of Love?

Sevgi Nasıl Yaratılır?

Soru: Dostlar arasında sevgi, onludaki birlik yoluyla yaratılır mı yoksa yaratılmaz mı?

Cevap: Dostlara olan sevgi, çalışmaya düzenli katılım yoluyla, çalışma sırasında dostlarla birlik olma niyetiyle ve farklı sorunları tartışarak yaratılır.

Sevgi ortaya çıkar, çünkü üst Işık bizi etkilerken birlikte hissetmeye başlıyoruz, tek bir bütün oluşturuyoruz. Artık orada dostların olmadığını ancak yalnızca içimizdeki maneviyat için arzunun içsel noktalarını görürüz.

Kalpteki noktalarımızı bir araya getirmek zorundayız ve eğer onları birbirine bağlarsak, üst dünyanın yapısının ifşa olacağı manevi bir kap edineceğiz.

How Is Love Created?

“1000 Beğeni, Yoksa Onu Bırakacağım”

Haberde (The Grio): “Cezayirli baba, küçük oğlunu pencereden sarkıtarak, Facebook’ta ‘beğeni’ talep ettikten sonra, Pazartesi günü iki yıla kadar hapis cezasına çarptırıldı.

BBC’ye göre Facebook kullanıcıları haklı bir şekilde panikledi ve tanımlanamayan baba, oğlunu Cezayir’de pencereden dışarı sarkıttığında kızdılar. Tehlikeli bir biçimde oturmuş olan küçük çocuğun resmini, 1000 beğeni gelmezse “onu bırakma” sözü ile yayınladı.

Soru: Nereye gidiyoruz?

Cevap: Artık gözümüzün korkmadığı bir koşula geldik, çünkü binlerce beğeni toplamanın cezaevinde oturmaktan daha önemli olduğu anlaşılıyor. Burada zaten dizginlenemeyen egoizm ile uğraşıyoruz.

Anlamalıyız ki, yalnızca üst güç, egoizm ile bir başka zıt içgüdünün, ihsan etme ve sevme içgüdüsünün yerini değiştirebilir. Ancak bu şekilde hayatta kalabiliriz.

Soru: Eğer kişiye, sevginin ne olduğunu, ihsan etmenin ne olduğunu göstermek için 1000 ya da 100 000 Beğeni ödense, bu dünya değişebilir mi?

Cevap: Evet. Fakat ona egoist olarak bakarsan, hiçbir şey yapamazsın. Birlikte bağlanmalıyız, yavaş yavaş üst Işık’ı, daha yüksek gücü çekmeliyiz. O gerçekten bunu yapabilir, insanların onun etkisi altında nasıl değişmeye başlayacağı budur ve sonra “beğeni” göndermeyi bırakacaklar.

Soru: Yani, bir insanda, ihsan etme ve sevme arzusu ortaya çıkacak mı?

Cevap: Kaçınılmaz olarak, üst Işık’ın etkisi altında. Aksi halde nasıl mümkün olabilir? Sonuçta, bugün bile, her şeyi isteksizce yapıyoruz. Bu güce köle olmanın ya da o güce köle olmanın bir önemi yoktur. Tek seçimimiz hangi gücün altında köle olacağımızdır.

“1,000 Likes Or I Will Drop Him”