Category Archives: Sağlık

Koronavirüs Neden Çocukları Öldürmüyor?

Koronavirüs neden limitsizce yayılıyor, tüm sınırları aşıyor ama çocukları öldürmüyor? En ağır hasta insanlar yaşlılardır, çocuklar virüsü taşımalarına rağmen,  kendileri hastalanmazlar. Bu haklı/adil olarak böyledir çünkü çocuklar suçlu değiller, bu hayatı inşa edenler onlar değil. Virüs neden onlara saldırsın ki? Bu korkunç hayatı inşa eden yaşlı insanların neslidir ve virüs, onların yaptıkları şeyi hissetmelerini sağlamaktadır. Bu nedenle, her şeyden önce yaşlıları vurmaktadır.

Koronavirüs Realiteyi Değiştiriyor, Bölüm 6

Kişi, yeni dünyada neyi bilmeli?

Soru: Birdenbire kendimizi içinde bulduğumuz bu yeni dünyada kişi neyi bilmeli?

Cevap: Sadece bir iyi eylem  (birbirine yakınlaşmak) ve sadece bir kötü eylem  (birbirini reddetme, uzaklaşma) vardır.

Soru: Varoluşun amacını biliyorsam ve kendime Koronavirüsün nedenlerini açıklayabilirsem, bu yardımcı olur mu?

Cevap: Bu çok basittir. Sonuçta, Koronavirüs veya aramızda ortaya çıkacak diğer problemler sadece doğru olmayan bağlarımızın sonucudur. Bu nedenle, bilge olmaya ve özel bir şey öğrenmeye gerek yoktur. Birbirimizle olan kötü bağımızın sadece tek bir ispatı yeterlidir.

Soru: Diyelim ki bir kişi programımızı dinledi, sonra ne olacak? “İşte bu, şimdi herkese iyi davranmaya başlıyorum” mu demeli?

Cevap: Bu ona yardım etmeyecektir çünkü kişi doğasını değiştiremez. İnsanlar doğalarını ancak kendilerini düzenli olarak olumlu bir etki altına alarak değiştirebilirler. Bunu yapmak, kanalımızı düzenli olarak dinlemeyi ve bunun düşüncelerimizi ve duygularımızı temizlemesine izin vermeyi gerektirir.

Soru: Doğru bağ içinde olmayı öğrenmemiz gerektiğini mi söylüyorsunuz?

Cevap: Tabii ki.

Soru: Yaşadığımız eski dünyaya geri dönmeyeceğiz ve bu virüs bitmeyecek, bu olabilir mi?

Cevap: Elbette.

Soru: Ancak, birkaç hafta içinde havaların ısınacağına ve her şeyin yoluna gireceğine dair bir görüş var. Kim bilir? İnsanlık böyle birçok felaketten geçti.

Cevap: O zaman da farklı bir tane olacaktır. Doğa bizi yalnız bırakmayacak. Bu virüs gibi birden bire ortaya çıkacak. Bunun ortaya çıkacağını kim düşünebilirdi ki? Aniden ve beklenmedik bir şekilde ortaya çıktı. Örneğin, Şubat ayının sonuna doğru, İsrail’de Dünya Kabala Kongresini başlattığımızda, neredeyse hiçbir şey yoktu. Ve bitirdiğimizde, bir hafta sonra İsrail’de ve dünya çapında bir panik vardı.

Doğa İnsanoğluna Ne Öğretmekte? (Quora)

Doğa bizi birbirimize bağlı ve bağımlı tek bir sistemin parçası olduğumuzu anlamaya yönlendiriyor, bu nedenle doğanın mükemmelliğini ve sonsuzluğunu keşfetmek için birbirimizle daha güçlü bir bağ kurma seviyesine ulaşmaya ihtiyacımız var.

Hepimiz doğal olarak egoist yapıdayız.  Bunun anlamı, tüm düşüncelerimizin ve eylemlerimizin, çevremizdeki herhangi bir şey ve herkes pahasına, haz alma arzusu tarafından harekete geçirilmesidir.

Egoistler olarak, her birimiz dar bir gerçeklik algılamaktayız.  Kendimizi diğer insanlardan ve olaylardan ayrı olarak hissetmekteyiz, öncelikle her biri geçici hazların peşinde sürekli bir yarış olan,  kendi kişisel sorunlarımızla ilgilenmekteyiz.

Ayrıca, egoistler olarak kendimizi yönetme şeklimiz, doğanın kendini yönetme şekli ile gittikçe artan bir şekilde çatışmaktadır.

İnsanın egoistik yapısının aksine doğa, herkesi birbirine bağlamayı ve her şeyi ahenkli tek bir bütün haline getirmeyi amaçlar. Ahenkli bir bütün, her bir parçanın beslenmesi için ihtiyaç duyduğu şeyi alacak şekilde hareket eder ve sağlıklı bir insan vücudunun hücrelerinin ve organlarının işleyişine benzer şekilde,  bütünün faydasına olacak şekilde verir.

Egoist yapımız artan bir şekilde doğanın özgecil yapısıyla çatışırken, gittikçe daha fazla darbeler alıyoruz. Doğadan gelen darbeler; şu anda Koronavirüs ile deneyimlediğimiz küresel salgın olarak,  büyük ekolojik felaketlerden depresyona, kaygı, stres, yalnızlık, boşluk, anlamsızlık ve uzun yıllardan beri bizi ayıran diğer bu tür olumsuz hislerin olduğu, kişisel duygularımızın her birine kadar, sayısız diğer şekillerde ortaya çıkabilir.

Doğanın bize gönderdiği darbelerin amacı nedir?  Doğa bize gönderdiği tüm acılar ve sorunlar yoluyla bize ne öğretmeye çalışıyor?

Bütün bunlar bir anlığına durup hayatımızı, onun amacını, neden acı çektiğimizi düşünmeye ve gittiğimiz yönü yeniden düşünmeye başlamamız içindir.

O zaman bu tür bir içsel gözlemi, kendimizi, acılarımızın sebeplerinin gizlendiği şimdiki egoistik varoluş biçimimizden, acılarımızın nedenlerinin ifşa olduğu, daha bağlantılı ve özgecil bir varoluş biçimine yükseltmek için kullanabiliriz.

Kabala bilgeliği bize şu yeteneği verir: doğanın gizli, bağlantılı ve özgecil yasalarını keşfetmek ve kendimizi bu yasalarla dengelemek. Doğa, bize darbeler göndererek nihayetinde hayatlarımızı yaşama şeklimizi gözden geçirmemiz, bugüne kadar olduğu gibi egoist olarak yaşamaya devam etmenin başarısızlığını fark etmemiz gerektiğini öğretir ve birbirimize karşı tutumumuzu, egoist olandan özgeciliğe dönüştürerek,  her zaman kendi faydasına çalışmak yerine başkalarına fayda sağlamaya çalışarak,  doğa ile dengeye geliriz ve böylece uyumlu, bütün ve ebedi bir varoluş yaşarız.

Koronavirüs Realiteyi Değiştiriyor, Bölüm 5

Koronavirüs için Çare

Soru: Bugüne kadar,  Koronavirüs için tek çare izolasyon mu?

Cevap: Çok açık olmasa da, daha öncesinde de birbirimizle benzer ilişkiler içindeydik. Tutunacak hiçbir şeyimiz yoktu. Herkese işaret edecek ve onunla değil, bununla iletişim kurmayı seçecek bir tür cihazım olsaydı, o zaman öyle yapardım. Prensip olarak, virüs olmasa bile, tüm yaşamımız boyunca; bununla iletişim kurabilir miyim, kuramaz mıyım ve hangi mesafeden yapabilirim diye, birbirimize bakarız.

Soru: Karantinada evde tek başına oturan bir kişi kendine hangi soruları sormalıdır?   Yüz binler hatta milyonlar zaten bu durumda.

Cevap: Bu virüs birbirimize ne kadar kötü davrandığımızı gösteriyor.  İlişkilerimizi mutlaka değiştirmeliyiz, o zaman dünyadaki iyi ve hoş olan her şey derhal geri gelecektir.

Soru: Kişinin kendine böyle sorular sorabileceğinden ve birbirimize kötü davrandığımız sonucuna varacağından emin misiniz?  Bir virüs bu tür düşüncelere neden olabilir mi?

Cevap: Kabala’da, özellikle de “Peygamberler” kitabında, insanların birbirlerini yedikleri zaman, insanlığın korkunç durumlara gelebileceği anlatılmıştır.  Bu yüzden bu durumu da düşünmeliyiz.  Bugün hâlâ kendimizi değiştirebileceğimiz ve bunun olmasına izin vermeyeceğimiz güzel ve cömert bir koşul içindeyiz.

Koronavirüs Ne Zaman Yok Olacak?

Koronavirüs’ün yayılmasının nedeni nedir? Bizler, bunun doğanın bir reaksiyonu olduğunu anlamalıyız. Doğa bizi ayrılmaz bir sistemde olduğumuzu anlamamız için zorlamaktadır.

Bu ayrılmaz sistemin yasalarına, sistemin tüm bölümlerini birbirine bağlayan temel karşılıklı sorumluluk yasasına uymazsak, o zaman sistem darbelerle karşılık verir.

Şimdiye kadar bu, sadece Koronavirüs salgınının başlangıcıdır, onu ve birbirimizle yanlış bağlarımızın bir işareti olarak ortaya çıkmamış olan diğer virüsleri kabullenmeliyiz.

Tüm parçaların birbirine bağlı olduğu, bütünleşik doğa sisteminde var olduğumuzu öğrenmeliyiz ve tüm sistemde tek bir yıkıcı güç vardır – insan!

Kendimizi ıslah etmeliyiz çünkü ilişkilerimiz virüs yok olacak kadar iyi oluncaya dek, doğa bizleri tekrar birbirimizle olan ilişkilerimizi geliştirmeye zorlayacaktır.

Salgın Sonrası Dünya Nasıl Olacak?

Koronavirüs salgınından sonra dünya farklı ve yeni olacak. Virüs bizlerden tüm çöpleri temizlemek için geldi. Doğada zararlı hiçbir şey yoktur. Virüs, iyiliğin ortaya çıkması için yer açar.

İnşa ettiğimiz insan toplumunu dolduran tüm çöpler yıkanıp temizlenecek ve ilişkilerimizi nezaket ve sevgi ile doldurma fırsatı sunacak, çocuklarımız ve torunlarımız için güzel ve parlak bir dünya inşa edecek.

Bunu yapabileceğimizi, tüm nefreti ve rekabeti yeni dünyaya yani dünyayı yok edip iklim felaketlerinden ve savaşlardan ölüme mahkum ettiğimiz davranışa sürüklemeyeceğimizi umalım. Şu anda yeni bir dünya inşa edebiliyoruz.

Hükümetler şimdi geçmişe dönmeyi umarak milyarlarca dolar yatırım yapıyorlar. Ama Yaradan eski durumumuza dönmemizi yasakladı. Bunun hiç bir ülke için iyi olacağını düşünmüyorum. Sonuçta, virüsten önce bile, savaş, finansal ve endüstriyel çöküş tehdidiyle karşı karşıyaydık. Amerika, Rusya, Çin ve Avrupa arasındaki çatışma büyümüştü.

Eski dünyaya dönmemeliyiz; vatandaşlar, ülkeler, ordu, finans, sanayi veya ticaret için iyi bir şey yoktu. Tüm kaynakları sömürerek dünyayı harap ettik. Dünün dünyasına dönmeyi düşünmeye bile izin vermemeliyiz; bunu sadece bir deli düşünebilir.

Kimse böyle bir hayattan hoşlanmıyordu; kendimizi iyi gidiyormuş gibi kandırdık. Halbuki bu konuda iyi olan neydi? Hayatta ne gördük? Şimdi insan toplumunu tıkandığı tüm çöplerden temizleme zamanıdır. Okyanusları plastik ve radyoaktif atıklarla doldururken, insan toplumunu da batırdık.

Yeni bir dünya inşa etmeliyiz, iyi bir dünya. Bu virüs nerede olduğumuzu düşünmemize ve anlamamıza yardımcı olsun. Bizi daha önce tehdit eden sorunlarla karşılaştırıldığında, bugünkü salgın hiçbir şey değildir. Bu bizi böylesine nazik bir şekilde ıslah eden Yaradan’ın büyük bir merhametidir.

Asla eski dünyaya dönmeyin – sadece ileriye doğru, günde on saat çalışmaya gerek olmayan, trafik sıkışıklığında zaman kaybetmeyen, terk edilmiş çocukların olmadığı ve sürekli borç içinde yaşamın olmayacağı yeni bir dünyaya doğru çabalayın. Hep birlikte bir adım ileri gidelim ve eski dünyaya dönmeyelim. Sadece ileriye nasıl hareket edebileceğimizi ve her şeyden önce yeni ilişkiler hakkında düşünelim.

Şimdi evlerimizde karantinadayız ve birbirimizle yeni bir şekilde bağ kurmaya başlamak için yeni insanlar olarak çıkmalıyız. Yeni yol nedir? Evde kalmaya zorlanırken, yeni bir dünyada, yeni bir toplumda yaşamak için iyi, yeni bir yetiştirme tarzı elde edeceğiz. Herkes bunun gerekli olduğunu anlıyor, hadi bunu yapalım. Aksi halde, çocuklarımıza ve torunlarımıza nasıl bir dünya bırakacağız?

Koronavirüs Realiteyi Değiştiriyor, Bölüm 4

İnsanlığın Gelişim Aşamaları: Çaresizlik ve Korku

Soru: Duyusal gelişimimizde hangi aşamalardan geçmeliyiz?  Örneğin; önce kayıtsızlık, sonra korku, sonra çaresizlik, vb.

Cevap: Çaresizlik çok iyi işler.  Tüm olanlardan sonra, çaresiz olduğunuzu ve aniden tek bir çıkış yolunuz olduğunu hissetmeye başladığınız zaman yani birbirinizi destekleme durumuna gelindiğinde, başka hiçbir şey gerekli değildir.

Bizler tamamen bizi çevreleyen doğaya bağımlıyız.  Doğa tek bir şey dışında bizimle her şeyi yapabilir: Birbirimize yakınlaşırsak, onunla daha iyi bağ kurmaya geleceğiz ve o zaman birbirimize, doğa bizim üzerimizde, biz doğanın üzerinde karşılıklı olarak hareket edeceğiz.   O zaman birbirimiz arasında ve doğa ile pozitif bağlarla bütünleşik olarak bağlanacağız.

Yorum: Birçok insanla iletişim kuruyorum ve umursamazlık aşamasının bittiğini görüyorum.  Çin’de Koronavirüs ilk ortaya çıktığında, yurtdışında tamamen umursamazlık vardı.  Şimdi bir korku aşaması var çünkü bu artık birçok ülkeye ulaştı.

Cevabım: Bunun hâlihazırda korku aşaması olduğunu düşünmüyorum.  Her şeyden önce, insanların hâlâ yiyecekleri var.

Korku, yakın zamanda yiyeceklerin biteceğini, tıbbi hizmetlerin artık pek çok hastayla baş edemediğini, işimi ve diğer her şeyi bir yana bırakın bana, komşularıma ne olacağını bilemediğimi gördüğüm zamandır.

Buna ek olarak, insanlara ödeme yapmak için fonlarımız tükenecek ve kimse bu parayı mağazalarda kabul etmeyecek çünkü satılacak hiçbir şey olmayacak, yani ücretle alınacak hiçbir şey olmayacak.

Bir kişi bu durumları korku dolu gözlerle görebildiğinde, genellikle kişi “Evet, evet, başkalarıyla olumlu etkileşimi kabul ediyorum!” demeye hazırdır.

Salgın, Ceza Değil Şifadır

Tarih boyunca, iyi ve iyilik yapan Yaradan’dan birçok dikkat işaretleri aldık. Ancak, Yaradan’ın zıddı olan egoistik nitelikler içinde var olarak, bu sevgi ve özenin tezahürlerini darbeler olarak algıladık ve değişme ihtiyacını hissetmedik.

Sevgi dolu ebeveynler, kendilerini dinlemeyen, sadece oyun oynamak isteyen ve ebeveyninin kendinden nefret ettiğini düşünen çocuklarını öğrenmeye bu şekilde iterler.

Krizler, savaşlar, afetler, salgın hastalıklar gibi dünyada olan şey tam olarak budur, insanlığın yaşadığı acı çekmenin yolu. Bunun nedeni, her zaman iyi ve iyilik getiren Yaradan’ın yönetimini yani kendimizi bu yönetime uyarlamayı reddettiğimiz içindir.

Ebeveynlerini dinlemeyen ve her zaman saklanıp onlarla tartışan çocuklar gibi Yaradan’ın talimatlarından kaçmak istedik. Bu yüzden hayatımız bugüne kadar çok acıydı.

Ama şimdi benzeri olmayan özel bir darbe yaşıyoruz. Bu, tüm dünyayı, tüm insanlığı sakinleştirmeye ve bizi bir bütün haline getirmeye geliyor. Ebeveynlerin sabrını yitirip çocuklarına “Yeter artık, şimdi sakin ol!” dediği gibi. Ve o kadar katı bir eylemde bulunurlar ki, çocuklar sakinleşirler.

Üst yönetim, aşağı iniyor ve bize giderek daha fazla yaklaşıyor, bizimle yakından, bireysel ve doğrudan ilgilenmeye başlıyor.

İnsanlık neden bu darbeyi bu kadar sert aldı? Koronavirüs neden bizi bu kadar korkutuyor? Her yıl her ülkede ölen ve dünyaya gelen birçok insana alışkınız. Neden bu virüsten bu kadar korkuyoruz?

Yüz yıllar içinde dünyanın tüm nüfusunun değişeceğini biliyoruz: herkes ölecek ve yeni insanlar doğacak ancak bundan bir trajedi yaratmıyoruz. Ancak virüs, psikolojik bir darbedir. Gizli bir beladır aramızda, onu görmüyor ya da hissetmiyoruz ve bizi nereden vuracağını bilmiyoruz.

Halbuki virüs, bizlerin birbirimizden uzaklaşmamızı ve evi terk etmememizi emrederek gerçekte bizim yararımıza hareket etmektedir. Sanki bize “Birbirinize güzel davranamıyorsanız, evde kalın! Ve eğer biraz iyilik ortaya çıkarsa, dışarı çıkabilirsiniz, ama aranızda on metrelik bir mesafe bırakabilirsiniz.” diyor.

Virüs bize gerçek ilişkilerimizi gösteriyor: birlikte kalamadığımızı ve eğer bağ kurarsak, egoist olduğumuz için birbirimize virüsü geçirdiğimizi. Bu virüs üst yönetimin ifşasıdır.

Virüs insanları egoizmleri ölçüsünde birbirinden ayırır. Onları her türlü işe yaramaz, doğal olmayan şeylerle uğraşmak yerine evde kalmaya zorlar. Bize sahip olabileceğimiz daha iyi bir bağ olduğunu gösterir. Ve bu bize zarar vermek ve öldürmek için değil, hayatımızı doğru bir şekilde düzenlememiz için geldi. Bu, bizi merhametle eğiten Yaradan’ın elidir.

Salgın ceza değil şifadır. Virüs, egoizmin körüklediği ilişkilerimizde kazanma, başarılı olma ve başkalarını kişisel kazanç için kullanma arzusunu soğutur. Bütün yarışı durdurur.

Koronavirüs Realiteyi Değiştiriyor, Bölüm 3

Koronavirüs Mısır vebalarının başlangıcı mı?

Soru: Şimdi Pesah Bayramı eşiğindeyiz ve bu bayramın sembolü Firavun’a gönderilen on vebadır. Koronavirüs salgını bir dizi felaketin başlangıcı mıdır?

Cevap: Günümüzde birbirimize daha doğru bir şekilde yaklaşmamızı gerektiren gelişimimizde çok ilginç bir aşamada olduğumuza şüphe yok. Bizden istenen, birbirimizi başkasının pahasına kâr etmek için kullandığımız zamanki karşılıklı ticaret, karşılıklı kazanç değildir, ancak iyi bağlar kurma vasıtasıyla birbirimizle olan ilişkimizdir. O zaman, istediğimiz kadar uçabilir, hareket edebilir ve bağ kurabiliriz.

Soru: Bir tür içsel duyusal ilişkiden mi bahsediyorsunuz?

Cevap: Niyetlerden bahsediyorum.

Soru: Gerçekten, bugün herkesin herkese büyük bir bağımlılığını hissediyoruz. Daha önce bir buzul bir yerde eriyorsa veya bir savaş varsa, hiç hissedilmiyordu. Ancak bugün, tüm dünyayı etkiliyor ve doğal olarak herkes endişe duyuyor. Burada göreceli dayanışma var, ama görünüşte olumsuz: Başkalarına bağımlı olmak istemiyorum.

Bu bağımlılığın olumlu birleşmeye geldiğini düşündüğümüzde zorunlu birleşmeden nasıl geçebiliriz?

Cevap: Yapabileceğimiz hiçbir şey yoktur. Sadece eski Mısır örneğinden öğrenebiliriz. Orada da her şey darbelerle, on Mısır vebasıyla yapıldı.

Koronavirüs olmayacağını düşünün, o takdirde başka bir şey olacaktı. Diyelim ki birkaç ay önce yaptığımız gibi sessizce yaşıyoruz.

Ve aniden, Afrika ve Latin Amerika’da bir yerlerde, nerede olduğu önemli değil, savaş başlar, bu nedenle bazı hammaddelerin, örneğin nadir toprak metallerinin çıkartılması durur. Bir yılda üretilen birkaç kilogram nedeniyle, tüm ekonomi durabilir. O zaman ne yapacaksınız?

Bütün hükümetler, birbirleriyle savaşan ve tüm dünya için gerekli olan malzeme ihracatını durduran bu iki ülkeyi hemen takip etmeye başlayacaklardır. Dünya yine küresel bağımlılığı keşfedecek ve herkes arasındaki ilişkilerin düzgün ve iyi olmasını sağlamak için önlemler almak zorunda kalacaktır. Aksi takdirde hiçbir şey olmayacak.

Yorum: Bu arada, Wikipedia aşağıdaki bağımlılık tanımını vermektedir: “birbirine bağlı bir ilişkide, tüm katılımcıların duygusal, ekonomik, çevresel, ahlaki ve başka bir şekilde birbirlerini etkilediği varsayılmaktadır.” Başka bir deyişle, bağımlılık sadece fiziksel değil aynı zamanda ahlakidir de.

Cevabım: Evet, her düzeyde tezahür eder.

Soru: Bu, toplumda bu bağımlılığın anlayışının eksikliği olduğu anlamına mı geliyor?

Cevap: Ana şey budur. Bu yüzden birbirimizin hayatlarını mahvetmek istiyorsak, kendi zararımıza bile, sadece diğeri için daha kötü olacağından emin olmak için ticareti durduruyoruz.

Soru: Sizce insanlar bugün ne tür bir acı hissediyorlar? Virüs insanları nasıl etkiler? İnsanlığın içinde bulunduğu durum nedir?

Cevap: Bugün insanlar bu sorunun tam özünü henüz hissetmiyorlar. Onu sindiriyorlar, ama henüz boğulmuyorlar deyim yerindeyse onlar gerçekten endişe etmiyorlar, “Tabii ki bir virüs var. 100 milyondan 100’ü ölüyor. Ne olmuş yani?” Görüyorsunuz, bu dünyayı etkileyebilecek ölçek değildir.

Yorum: Mısır’da da aynıydı, bu darbeler de yavaşça başladı. Ancak bizler, aklımızı başımıza toplama şansına sahibiz.

Cevabım: Evet. İntegral bağ kurma yöntemini yayarak, tüm bunların durdurulabileceğini açıklayabiliriz.

“Yeni Koronavirüsün Nedenleri Nelerdir?” (Quora)

Koronavirüsün nedenlerinin birçok teorisinin ötesinde, daha derin bir düzeyde, bunun doğanın yaşamlarımızı yürütme şeklimize bir tepkisi olduğunu anlamamız gerekir.

Doğa bizi ayrılmaz bir sistemde olduğumuzu fark etmeye zorluyor.

Bu ayrılmaz sistemin yasalarına, sistemin tüm parçalarını birbirine bağlayan temel karşılıklı sorumluluk yasasına uymazsak, sistem darbelerle yanıt verir.

Koronavirüsü ve henüz ortaya çıkmamış olan diğer virüsleri, başkalarının yararına kişisel fayda göz önüne alındığında yani birbirimize egoist olarak düşündüğümüz ve davrandığımızda, birbirimizle olan yanlış bağımızın işareti olarak almalıyız.

Ayrıca, tüm parçaların birbirine bağlı ve birbirine bağımlı olduğu bütüncül bir doğa sisteminde var olduğumuzu ve tüm sistemde – insanoğlunun egoist doğasıyla yalnızca bir yıkıcı güç olduğunu öğrenmeliyiz.

Bu nedenle, egoist davranış tarzımızı, doğanın birbirine bağlılığını ve karşılıklı bağımlılığını olumlu bir şekilde fark etmemizi sağlayacak, özgecil davranış biçimine değiştirerek kendimizi düzeltmemiz gerekiyor.

Doğa, yine de, hepimizi birbirimize bağlayan karşılıklı düşünce, destek, cesaretlendirme ve sorumluluk bağlarıyla tamamen olumlu olana kadar ilişkilerimizi geliştirmeye zorlayacaktır. Bu olduğunda, Koronavirüs ve hayatımızdaki diğer olumsuz olgular ortadan kalkacaktır.