Category Archives: Realite

Hatalar Üzerine Çalışmak

Soru: Ne sıklıkta bir konuda yanıldığınızı fark ediyorsunuz/ anlıyorsunuz?

Cevap: Çok sık. Ancak bundan bazı sonuçlar çıkarmaya çalışıyorum, düzeltiyorum ve devam ediyorum.

Prensip olarak, sonraki her adım bir öncekinin düzeltilmesine dayanmalıdır. Düzeltme, hatalarınızı takdir ederseniz/anlarsanız mümkündür.

Bu yüzden şöyle denir: “Yeryüzünde iyi ve günah işlememiş Hak’tan yana bir insan yoktur.” Yani, her adımımız şunlardan oluşmalıdır: hata- düzeltme, hata- düzeltme. Bu şekilde ilerleriz.

Bu nedenle, öğrencilerime sık sık şunu söylerim: “Böyle yapmaya değip değmeyeceğini kontrol ederim. Hadi birlikte düşünelim, belki bu sizin için çok zor. Belki bir adım geriye gideceğiz.”

Bunu saklamıyorum; çünkü insanlara doğru ilerlemenin nasıl doğru bir şekilde yapıldığını öğretmek için gereklidir. Dahası, bu sadece hatalar yoluyla olabilir. Hatalar üzerine çalışmak, en önemli şeydir.

Work On The Mistakes

Tükenmez Enerji Nasıl Elde Edilir?

Soru: Yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji dengesi nedir? Üretimleri için gerekli olandan daha fazla enerji sağlıyorlar mı?

Cevap: Doğadan elde edilen her türlü enerjiyi, bir veya iki oranında, olası üretkenliklerinin maksimum yüzde beşini kullanıyoruz. Bunun nedeni ise biz doğayı egoistçe kullanıyoruz.

Ama doğaya özgecil davransaydık, doğanın bizimle ilgili olan aynı prensibine göre, dengeli bir şekilde çalışabilseydik, o zaman karşılığında %100 aynı düzeyde doğa ile ilgili olarak, doğadan arzu edilenin %100’ünü alabilirdik.

Doğa, bize özgecil olarak davranır ve eğer bizler de tüm dünyaya, tüm insanlığa, karşılıklı olarak, sevgiyle, “komşunu kendin gibi sev” prensibine göre davransaydık, o zaman doğadan çok daha fazla enerji alabilirdik, doğa ile dengeye ulaşabilir ve hiçbir şeyde eksiklik hissetmezdik.

Uyumlu ve bütünleşik bir şekilde doğaya katılırdık ve olumsuz bir şey yerine ondan olumlu bir tepki alırdık. Günümüzde doğa, sanki enerji kaynaklarının küçük bir bölümünü bize vermek zorunda gibi bizimle isteksizce paylaşmakta.

Ancak doğa ile bir kez dengeye ulaştığımızda, her bir atomda mevcut olan tükenmez enerjiyi alabileceğiz. Dolayısıyla, özünde sadece bu konuda, mevcut metodolojinin düzeltilmesi ve gelecek için çözüm yatmaktadır.

How To Get Inexhaustible Energy?

Dünyam, Arzuların Bir Koleksiyonudur

Soru: Kabalistler her şeyi arzular olarak adlandırır. Bir masanın aynı zamanda bir arzu olduğunu ve etrafımızda gördüğümüz her şeyin arzular olduğunu açıkladığınızda bilim insanları bile bunu anlamakta güçlük çekerler.

Cevap: Elbette, herhangi bir nesne belirli bir arzudur, yani birbiriyle uyumlu bir bağlantıda var olan bir atom topluluğudur. Fakat bu masa hangi formda var olmaktadır? Arzu formunda. O, benim arzularımda hissedilir ve bunun dışında hiçbir şey yoktur.

Soru: “Benim içimde” ne anlama geliyor? Masayı dışımda görebiliyorum.

Cevap: Size kendi dışınızda görüyormuşsunuz gibi geliyor. Aslında onu kendi içinizde hissediyorsunuz. Tıpkı yıldızlar ve diğer büyük cisimleri hissettiğiniz gibi.

Tam olarak içinizde cansız, bitkisel, hayvansal ve insan arzuları olduğu için, kendi içinizde onları çeşitli kombinasyonlarda hissedersiniz ve onları ‘’benim dünyam’’ diye adlandırırsınız. Dışınızda, içinizdeki bu tür resimleri etkileyen ve neden olan kuvvetler dışında hiçbir şey yoktur. Şu an etrafınızda hissettiğiniz her şey sizin içinizde var olmaktadır.

My World Is A Collection Of Desires

“Hayat” Olarak Adlandırılan Oyunun Amacı

Soru: Eğer tüm hayatımız bir oyunsa, o zaman oyunun bazı kuralları olmalı. Lütfen bu kuralları listeleyin.

Cevap: “Hayat” olarak adlandırılan oyunun amacı, birbiriyle bağ kurmak ve maksimum sayıda nokta toplamak. Daha birçok belirli eylemler olmasına rağmen, bu en önemli “hareket” tir.

Soru: Bağ konusunda bu kadar özel olan nedir?

Cevap: Bağda kişi, dünyanın bir sonraki algı seviyesine yükselir. Her zaman bu olur, kişinin aklı/düşüncesi çoğalır.

Soru: Kişi bu dünyada aklını kaybetmeden, Yaradan’ın bütün sonsuz koşullarını nasıl ifşa edebilir?

Cevap: Endişelenmeyin, ilk önce duyusal ve zihinsel organlarınızı genişletmediğiniz sürece hiçbir şeye ulaşamayacaksınız. Bu nedenle, duyularınız her zaman, hissettiğiniz bir şey için hazır olacak. Yapabilecekleri ve hazır olduklarından daha fazlasını asla almayacaklar. Bu şekilde kişinin aklını kaybetme şansı yoktur.

The Purpose Of The Game Called “Life”

Herkesin Kendi Gerçekliği Vardır

Soru: Bizim algımızdan bağımsız olarak var olan, herhangi bir üst gerçeklik var mı?

Cevap: Bir üst gerçeklik vardır. Eğer birisi onu anlarsa/algılarsa, o zaman o, ona göre var olur. Eğer kişi bunu anlamazsa/algılamazsa, o zaman onun için mevcut değildir.

Şimdi hepimiz dünyevi gerçekliği aynı şekilde hissediyoruz, çünkü bizler aynı egoist seviyedeyiz.

Soru: Özgecil bir seviyede, bizler tek bir gerçeklik mi hissedeceğiz, yoksa herkes kendi gerçekliğini mi hissedecek?

Cevap: Birlikte birbirimizi ve tek gerçekliği hissedeceğiz. Dahası, herkes kendi gerçekliğine sahip olacak ama hepsi benzer olacak.

Everyone Has Their Own Reality

İnsanlığın Bilinçsiz Gelişimi

Soru: On binlerce yıldır insanlığın bilinçsiz gelişiminin sebebi nedir?

Cevap: Sanki bu bize çok uzun bir zaman dilimi gibi görünüyor. Aydınlık ve karanlık arasındaki farkı açıklığa kavuşturmak için evren ve cansız, bitkisel ve hayvansal doğa tam olarak gelişmiştir.

Bu başlangıçta atomlar ve moleküller gibi en düşük cansız seviyede gerçekleşti. Ondan sonra, doğanın çeşitli biyolojik ve zoolojik bileşenlerinde, bitkisel ve hayvansal seviyelerde devam etti. Daha sonra, dünyamızın insan seviyesinde, sadece fizyolojide değil, aynı zamanda insan psikolojisinde de yer aldı.

Ancak bundan sonra kişi, manevi bir seviyede araştırma yapmaya layık olmaya yaklaşabilir.

The Unconscious Development of Humanity

Ruh geçmiş yaşamları hatırlar mı?

Soru: Ruh niçin geçmiş, dünyevi yaşamlarının deneyimlerini hatırlamıyor?

Cevap: Ruh her şeyi gayet iyi hatırlar, çünkü mevcut safhası zaten geçmiş olduğu, önceki safhalar tarafından belirlenir.

Her şey kesinlikle belirleyicidir. Şans eseri olan hiçbir şey yoktur.

Does The Soul Remember Its Past Lives?

Ruh Acıyabilir Mi?

Soru: Kabalistler manevi acı gibi bir şeye sahip midir? “O’ndan başkası yok” bilincinde yaşayan birinin ruhu acı çeker mi?

Cevap: Bir insanın ruhu varsa, o zaman acı olabilir. Ve ruh, kişinin komşusu için sevgi ve ihsan etme niteliğidir. Bu nedenle, Kabala’nın bakış açısından, ruhtaki acı, başkalarına karşı samimi ve nazik duygularımın farkına varamıyor olmamdır.

Bu, ebeveynlerin çocukları için iyi bir şeyler yapmak istemelerine, ancak çocuk direndiği için yapamadıklarına benzetilebilir.

Soru: Bir kişi ruhunun acı çektiğini söylediğinde ne demek istiyordur?

Cevap: Sıradan bir insanın ruhu yoktur! Basitçe, kişinin sinir sistemi gerildiğinde vücuda kan pompalarken kalp daralır, kasılır. Ve insanlar ruhlarının acı içinde olduğunu söylemeye alışmıştır.

Ama bu ruh değildir. Ruh, ihsan etme niteliğidir ve onun acısı, başkalarına ihsan etme konusunda kendini gerçekleştirmenin yetersizliğidir.

Can The Soul Hurt?

Twitter’da düşüncelerim / 11.14.2017

Sevgi; karşıt duyguların- nefret yokluğunda açığa çıkmaz. Onlar sadece ‘Sevgi, tüm günahları örter’ kuralı gereğince eş zamanlı olarak bulunurlar. Ancak; bu yalnızca Kabala’yı uygulayarak bu niteliklerin edinilebileceği ölçüde mümkündür.

Kabala ‘Ulusların kendi kaderini tayin hakkı’ ve ‘Egemenliğin korunması’ arasında bir uzlaşma önermektedir. 1. Her ulusun bağımsızlığı 2. Onların arasında iyi bağlantıları korumak. Bu yalnızca Kabala’nın önerdiği eğitimle mümkündür. Alternatifi savaştır.

Özgür seçim; seçimde hissedilir: Ego’nun kuralına uymak için mi ya da Yaradan’ın kuralına uymak için mi? Daima birinin yolunu seçme durumunda kalmak kişinin manevi olarak geliştiği yerdir, ‘Ondan başkası yok’ a erişerek…

Amaca yönelik özlem duyma bir hayal ya da kendini kandırma değil, öz programlama; geleceğinizi önceden belirleyen motivasyondur.

Özgür seçim; kalpteki noktalarımızla; bir grupta birleşmek isteyen bizimle başlar ve arar: Özgür seçimimiz nerede? Kırılma yerlerine bir bağ alanı kurmak istiyoruz. Bağlarımız tarafından yapılan bu alan özgür seçimin var olduğu yerdir.

Kırılma yerlerini düzelttiğimizde, doğada bulunmaya yeni bir alana gireriz. – Özgür seçimimizin alanı. Bu nedenle bizim için yeni bir boyuta kaçabileceğimiz özgürlüğün bu noktasını bulmak kritiktir.

Kabala, dünyamızın eksiksiz özgürlük ve serbestliği elde ettiğini açıklar böylece herkes insan topluluğunun doğru formunun birlikten biri olması sonucuna varabildi.

My Thoughts On Twitter, 11/14/17

Özgürlük Dünyamızda Var Mıdır?

Soru: Kabalistik anlayışa göre özgürlük nedir; hiç özgürlük var mı?

Cevap: Dünyamızda hiçbir özgürlük yoktur, çünkü üst bir güç, tüm evreni yönetir.

Doğanın cansız, bitkisel ve hayvansal kısımlardaki tüm bu özgürlük eksikliğini gözlemleyebiliriz. Sürekli olarak bir çeşit çerçeve ile sınırlıdırlar; aksi takdirde yok olacaklar. Hayvanlar özgürlüklerinden vazgeçmeye hazırdır ve insanlara yemek sağlamak için hizmet ederler. Bu nedenle insanlar vahşi hayvanları evcilleştirebiliyorlardı. Gerçek şu ki, egoizmin hayvan türü için en önemli şey yiyecektir. Bu nedenle, onlara yiyecek veren, onlara itaat etmeyi öğretebilir.

Fakat insanın özgürlüğü anlaması çok çarpıtılmıştır, çünkü temel hayvanî bağımlılık koşulunun üstünde, aynı zamanda bir şeylere ya da birine psikolojik olarak bağımlılığı da vardır. Burada, kendisinin anlayamadığı derecede bir özgürlük eksikliği altına girer.

Bizler özgür olduğumuzu düşünüyoruz. Tamamen bir özgürlük yanılsamasına sahibiz! Aslında, insanlar eylemleri ve kararlarında kesinlikle özgür değildirler. Efendilerinin kim olduğunu, onları kimin yönettiğini bile bilmiyorlar. Ve onlara kanıtlayabileceğin hiçbir şey yok.

Eğer cansız, bitkisel ve hayvansal seviyede, özgürlük eksikliğinin derecesini ispatlamak mümkünse, o zaman insan seviyesinde onu kontrol edemeyiz, çünkü biz de bu seviyedeyiz. Fakat insan seviyesinin üstüne yükseldiğimizde, özgürlük eksikliğinin ne olduğu ve onu nasıl deneyimlediğimizi açıkça görürüz.

Does Freedom Exist in Our World?