Category Archives: Maneviyat

Böylece Acılık, Tatlılık Olur

Soru: Maddesel yanılsamanın tadının acı mı tatlı mı olacağını ne belirler? Kontrol edebilir misin?

Cevap: Sadece yukarıdan, Yaradan’dan geldiğini kabul ederek kontrol edilebilir ve bu nedenle herhangi bir acılık, tatlılık olur.

Gerçi realitede, evrende hiç tatlı bir şey yoktur.  O kötüdür, salt acılık, salt tuz, biber, asittir. Ancak, bu hisseleri Yaradan ile ilişkilendirmeye başladığınızda, tatlılıkla iç içe olurlar.

Aynı acı, tuzlu, ekşi ve diğer benzer durumlar, Yaradan’ın tatlılığıyla dolu hale gelir ve inanılmaz lezzetli olurlar! Buna benzer başka bir tatlılık yoktur.

Üst dünyanın tatlılığı, karşılıklı olarak birbirini tamamlayan iki karşıtlıktan oluşur. Bizim dünyamızda olduğu gibi: Diyelim ki tatlı ve ekşi bir şey var. Örneğin, çikolataya brendi veya votka eklenir. Onsuz, imkânsız, işe yaramayacaktır. Böyle bir şey olmalı yoksa tadı hissetmeyeceksiniz.

Soru: Veya dünyamızda Oscar ödülü veya Nobel Ödülü’nü almanın tatlılığı mı?

Cevap: Hayır, bunlar insanlar acı çektiği için eklenen, tamamen farklı tatlılık türleridir. Sonuçta, hala çaba harcamaktadırlar.

Not: Gerçekten, İsrail Oscar’ını alırken heykelciği elime aldım ve tüm hazzımın bittiğini hissettim. Uzaklaşıp gitti. Bu, sanki hiç bir şey için arzuya sahip olmamıştım gibiydi. Bir dakika ve hepsi kayboldu.

Yorumum: Sic transit gloria mundi! “Böylece geçiverir dünyanın ihtişamı!”

So That Bitterness Would Become Sweetness

 

Düşünce En Büyük Güçtür

Soru: Bizim dünyamızda bir düşünceyi ölçmek mümkün müdür? O elektromanyetik bir dalga mı yoksa başka bir şey midir?

Cevap: Düşüncelerimiz tamamen maddeden bağımsızdır. Doğal olarak, içimizde bazı maddesel tasvirler verirler. Beyin ensefalogramları vb. ile farklı potansiyelleri ölçebiliriz, ancak bunlar düşüncelerin kendileri değildir, düşüncelerde bir şey olduğunda, buna tepki veren maddesel taşıyıcıların bir sonucudur.

Düşünce, tüm dünyayı altüst edebileceğiniz en büyük güçtür. Bizim dünyamızın üstündedir ama buraya bir kontrol sinyali olarak iner.

Soru: Bu en görünmez olanın, en güçlü olduğu anlamına mı gelir?

Cevap: Kesinlikle. Örneğin, bir atom bombasında görülecek ne vardır? Bir kilogramlık az miktarda madde. Patladığında ona ne olur? Karşıt öğeleri, örneğin artı ve eksiyi birbiriyle bağlarsanız, hangi enerjiyi elde edersiniz ?!

Soru: Serbest bırakılan bu enerjiyi, bir düşünce ile karşılaştırabilir miyiz?

Cevap: Hayır, düşünce çok daha güçlüdür çünkü mesafe ve kuvvetle sınırlı değildir. Her şey yalnızca onu kullanan kişiye ve onu kullanış şekline bağlıdır.

Soru: Düşüncenin gücü olumsuz olabilir mi? Örneğin, nazar da bir düşünce midir?

Cevap: Evet, bunlar kullanılmaması gereken çok zararlı düşüncelerdir ama onlar vardır.

Soru: Maneviyatın, maddesellikten bağımsız olduğunu söyleriz. Fakat bir düşünce maddi olmamasına rağmen, yine de bizi etkiler. Bu tek yönlü bir etki midir?

Cevap: Hayır. Maneviyatın maddeselliği etkilemediğini söyleyerek, tamamen farklı bir şey kastederiz. Ancak, maddeselliği kontrol eden maneviyattır. Ruh değilse, maddeyi başka ne kontrol edebilir?

Soru: Bu, maddi olmayan düşüncelerin, maddeselliği kontrol ettiği anlamına mı gelir?

Cevap: Elbette. Dünyayı düşüncelerimizle ne kadar bozduğumuzu bilseydik, ne yapacağımızı hayal bile edemiyorum! İnsanların hangi fiziksel koşullara sahip olduklarına ve bedenlerinin ne kadar acı çektiğine bakın! Bu, sadece bizim kötü düşüncelerimiz yüzündendir.

Thought Is The Greatest Force

 

Kabala Bilimine İhtiyacım Var Mı?

Soru: Maddi hayatım için Kabala bilimine ihtiyacım olup olmadığını nasıl kontrol edebilirim?

Cevap: Maddi hayatınızda ne aradığınızı bilmiyorum.

Kabala bilimi, Yaradan’la, bizi yöneten doğanın üst gücü ile olan bağı ifşa etmek dışında,  bu hayatta size refah/konfor getirme anlamına gelmez. Kişi kendine “Nereden geliyorum? Ne için? Yaşamın anlamı nedir? ” diye bir soru sorarsa –  bu, kişinin bunu ifşa etmek istediği anlamına gelir.

Kabala, bir insana varlığımız, neden yaşadığımız ve öldüğümüz vb.ile ilgili sorulara cevapları verir. Bu dünyadaki hayatınızı daha iyi hale getirmek zorunda değildir. Bu onun amacı değildir.

Do I Need The Science of Kabbalah?

 

İyi Düşünceler Neye Bağlıdır?

Soru: Düşünceler yukarıdan geliyorsa, o zaman bana bağlı olan nedir ki, doğru ve güzel düşünceler bana gelsin?

Cevap: Bu sizin hazırlığınıza bağlıdır. Size yukarıdan gelen düşünce aslında ne iyidir ne de kötüdür. Sizin nasıl ayarlanmış olduğunuza bağlı olarak, sizi ya iyi ya da kötüye ikna eder. Sadece bu şekilde.

Yukarıdan belirli bir etki yoktur. Biz sadece bu şekilde söylüyoruz çünkü bizim için bu daha kolaydır. Bu etkiyi siz kendi içinizde belirlersiniz.

What Do Good Thoughts Depend On?

 

Diğerlerine Yardım Etmek İçin Yaradan Nasıl Kullanılır?

Soru: Yaradan’ı diğerlerine yardım etmek için nasıl kullanabiliriz?

Cevap: Bunu yapmak için ilkönce diğerleriyle, onların arzuları ve ihtiyaçları ile bağ kurmalıyız, bu arzuları ve ihtiyaçları içselleştirmeli, onları bizimmiş gibi kendi içimizde özümsemeliyiz.

Ancak daha sonra onları yerine getirmesi için Yaradan’a yalvarabiliriz.

Ve o zaman kendim vasıtasıyla, şimdi benim olan yeni edinilmiş yabancı arzularım vasıtasıyla ben zaten onları yerine getiririm. Bu, bu şekilde yürür.

How To Use The Creator To Help Others

 

Kabalistik Metinlerin Etkisi

Soru: Kabala bilimini çalışmanın amacı nedir?

Cevap: Baal HaSulam, Kabala’nın amacının, kesin Kabalistik tanımını verir: Yaradan’ın, dünyamızda kişiye ifşası.

Her dersin amacı, çalışılan materyale bağlıdır. Materyalin kendisi, Yaradan’ın ifşasına yaklaşmak, hedefe ulaşmakta kişiyi yönlendirmek için, insanı ayarlar. Bir müzik aleti gösteriden önce ayarlandığı gibi, insanın da Yaradan’a ulaşmak için benzer şekilde kendisini ayarlaması gerekir.

Soru: Bu daha çok kişiye mi yoksa bu veya o kitapta söylenenlere mi bağlıdır? Kabalistik kitaplarda mucizevî güçler var mıdır?

Cevap: Kitapların kendisinde, satırlar arasında veya harfler arasında değil ama metnin bir kişi üzerindeki etkisinde mucizevî bir güç var.

Gerçek şu ki kitap yazan Kabalistler, içsel edinimlerini anlattılar. Üst dünyayı ve Yaradan’ı hisseden insanlardan bahsediyoruz; kâğıt üzerinde ifade ettikleri her şey, onların manevi edinimleriyle bağlantılıdır. Bu nedenle, metinlerini okuduğumuzda, ister beğenelim ister beğenmeyelim, bizi etkilerler. Daha doğrusu, ışığın etkisi üzerimize iner ve yavaş yavaş bizi değiştirir.

Yorum: Dramatik bir hikâye okuduğumda, o da beni etkiler. Ağlayabilir ya da gülebilirim.

Benim Yorumum: Doğru, ama seni tamamen psikolojik olarak etkiler. Burada, hiçbir şey anlamadan okuyabilirsiniz, ancak yine de metin sizi etkiler ve yavaş yavaş içinizde bir şeylerin olduğunu hissetmeye başlarsınız.

Bu metinde ve içinizde bazı içsel güçlerin var olduğunu, sizi bir yere çeken içsel etkilerin, düşüncelerinizi ve duygularınızı özel bir şekilde ayarladığını/yapılandırdığını hissedersiniz. Ansızın biraz daha farklı, belki daha çok yönlü, daha amaçlı hale gelirsiniz. Tam olarak bu şekilde Kabalistik kaynakların etkisi bir kişi üzerinde tezahür eder.

The Impact Of Kabbalistic Texts

 

Kabala Çalışma Arzusu Neye Bağlıdır?

Soru: Kabala Bilgeliği’ni çalışma arzusu neye bağlıdır?

Cevap: Yaradan’a yönelik özlem/arzu, kişinin içinde ifşa olan Reşimo’ya (manevi  bilgi kaydı) bağlıdır. Bunlar sadece hayatın anlamı ve onun değersizliği ile ilgili sorular değildir çünkü cevapları tamamen maddesel olabilir.

Kişinin içinde,  yalnızca kendini doldurmanın ötesinde varoluşun özü hakkında baskı yapan bir soru ortaya çıkar. Nasıl yaşadığım, kendimi ne şekilde doldurduğum, sahip olduğum ve hayatımın ne zaman biteceği benim için önemli değildir. Onun içsel anlamını anlamam benim için önemlidir! Nereden geldi ve neden bana verildi? Bu yaşam olgusu nedir? Neyi temsil etmektedir?

Bu soru kişinin içinde ortaya çıktığında, gerçekten yaratılışın amacını keşfetmeye ihtiyacı vardır. Yani, Yaradan’ın Kendisi belirsizdir. Ancak, eğer plan, her şeyin yaratıldığı düşünce: “Hangi amaçla? Neden? Ne için? Nasıl? Kim tarafından” kişiyi çekerse, o, Kabala çalışmasına gelir ve içinde kalır.

Ancak, hayatın içsel anlamına daha az odaklanan diğer sorular yoluyla, tesadüfen Kabala’ya çekildiyse, kişi ayrılır. Bu nedenle, bin kişinin karanlık bir odaya girdiği ve yalnızca bir kişinin kaldığı ve Işığa çıktığı yazılmıştır.

What Does The Desire To Study Kabbalah Depend On?

 

Geleceğimizi Belirleyen Tek Etmen

Soru: Tek sistemdeki binlerce etmenden, hangi üç etmen geleceğimizi belirler?

Cevap: Sadece tek bir etmen geleceğimizi belirler: insanların kendi aralarındaki bağları. Doğa bizden başka hiçbir şey istemez.

Gerçek şu ki, bizler belli bir sisteme kilitlendik ve onu dengeye getirmeliyiz. Ona ne kadar yaklaşırsak o kadar rahat ve dengede hissedeceğiz. Her birimiz bu sistemi karşılıklı olmaya getirmekle ilgilenmeliyiz.

Birbirimizi yok etme hakkımız olmadığını anlamamız gerekiyor çünkü bu, sistemi o kadar çok bozabiliriz ki son dereceye geri dönüp, aynı şeyi tekrar etmek zorunda kalacağız. Bizim için karşılıklı yıkımlardan, savaşlardan vb.den daha problemli bir şey yoktur.

Dolayısıyla geleceğimizi belirleyen tek faktör, aramızdaki doğru bağa ulaşmaktır.

Elbette buna eğitim, yetiştirme, onlu dediğimiz – insanlar arasındaki bağı hızlı bir şekilde doğru bir sistemde gerçekleştirebildiğimiz küçük grupların yaratılması gibi birçok yardımcı faktör eklenmiştir.

Tek bir amaç vardır: aramızdaki bağlantı ağının kendimizden daha önemli hale geldiği yerde, tek bir sistemde birleşmek, birbirimizi karşılıklı olarak tamamlamak.

Bu sistemde, Yaradan ifşa olur – sadece bağda, başka hiçbir yerde değil.

Bu sistem, içinde tam bağı hissedebildiğimiz şekilde düzenlendiğinde, o zaman bizim tarafımızdan yaratılan bu karşılıklı bağ, Yaradan olarak adlandırılacaktır.

The Only Factor That Determines Our Future

 

Rahim İçi İnsan Gelişimi ve Ruhun Gelişimi

Soru: İnsanın dokuz aylık intrauterin (rahim içi) gelişimi, ruhun gelişimiyle nasıl bağlantılıdır?

Cevap: Tamamen anlaşılır bir biçimde. On Sefirot’un Çalışması’nı alırsanız, onun 10. bölümüne “Embriyo” ve 11. bölümüne “Emzirme” denir. Bu, insandan değil  “Baba ve Anne” denilen, manevi sistemden kaynaklanan ruhtan bahseder. Ve dünyamızda gerçekleşen şey, manevi doğumun bir kopyasıdır.

Bu konuyu okumak çok ilginçtir çünkü orada, hayatımızdan bildiklerimizden daha güçlü ayrıntılarla, açıkça anlatılmaktadır. Kabala bilimi, dünyamızda keşfedemediğimiz şeylerden bahsetmektedir.

Bir insanın nasıl tasarlandığını, nasıl doğduğunu, fetüsün nasıl geliştiğini biliyoruz, ancak içsel süreçleri anlamıyoruz. Neden başka şekilde değil de bu şekilde düzenlendiğinin kaynağını, özü anlamıyoruz. Bir kadının içinde olan, çok ilginç bir sistemdir, Yaradan’a benzemektedir.

Not: Kabalistlerin 3500 yıl önce bu konuda yazmış olmaları ilginçtir.

Benim Yorumum: Onlar bunu üst sistemin edinilmesinden dolayı yazdılar. Bu nedenle, bir fetüsün nasıl, ne kadar sürede geliştiğini anlattılar: yedi, dokuz ya da 12 ay. Kadınların 12 ayda bile doğum yaptıkları durumlar vardı.

Kabalistler, nasıl doğum yapılacağını, nasıl ve hangi şartlar altında, bir insan doğduğunda nasıl gelişmesi gerektiğini, iki yaşına kadar bir emzirme süresinin mümkün olduğunu, kadının daha hızlı iyileşmek için doğumdan sonra nasıl davranması gerektiğini vb.ni yazdılar. Bu kitaplar çok fazla miktarda bilgi içermektedir. Bu bilimi incelemeye değer.

Intrauterine Human Development And The Development Of The Soul

 

Karanlıktan Sonra Şafak Belirir

Soru: Yaradan’ı ifşa etmeden önce kişisel olarak hangi durumlardan, dünyevi zevklerden ve ıstıraplardan geçtiniz?

Cevap: Çok şey yaşadım. Siz de yaşayacaksınız. Bu herkes için aynıdır.

Soru: Boşluk veya depresyon hissettiniz mi?

Cevap: Hiç bir bilgi almadan önce bile bunlar gerekli koşullar ise nasıl hissedilmezler ki? Bu bilgiden yoksun olduğunuzu, bir şey anlamadığınızı ve kafası karışık bir durumda olduğunuzu hissetmek zorundasınız.

Bu manevi edinim ile aynıdır. Manevi bir şeyi ifşa etmeden önce, hiçbir şey anlamıyorsunuz gibi, bir çeşit bitkinlik içindesiniz gibi hissetmelisiniz. Bu size, arzuladığınız şeyi asla başaramayacaksınız ve tüm çalışmalarınız kesinlikle işe yaramaz, amaçsız ve aptalcaymış gibi gelir. Hem kendinize ve bana hem de hepimize lanet okumaya başlarsınız.

Sonra bu durum değişir. Yeni bir gün, yeni bir ışık gelir ve her şey yeni bir şekilde tezahür eder, fakat daha yüksek bir seviyede.

Her seferinde, karanlık ve aydınlık, gece ve gündüz dönüşümlü olarak yer değiştirir ta ki sizler sürekli bir hissiyata dönüşecek yeterli izlenimler biriktirene kadar.

After Darkness Dawn Appears