Category Archives: Maneviyat

Düşüncenin Gücü Ve Problemleri Çözme

Soru: Düşüncelerinizi değiştirerek kanserden veya diğer hastalıklardan kurtulmanız mümkün müdür?

Cevap: Hastalıklar ve bu konularla ilgili spesifik soruları cevaplamamayı tercih ediyorum. Her şeyi yapmak mümkündür. Bugün yapabilir miyiz? Söyleyemem. Sanmıyorum ama yakında yapacağız.

Bu sadece düşüncelerimizin birbirleriyle nasıl doğru bir birleşme içinde olacağına bağlıdır. O zaman doğamızın en derin olumsuz olgusunu etkileyebileceğiz. Her şey sadece bize bağlıdır.

Kabalistler ve onların sözde mucizeleri hakkında birçok ilginç hikâyeleri vardır. Ama onlar mucize değildir. Bunlar sadece küçük düzeltmelerdir, müdahale değil, doğanın belirli seviyelerdeki yasalarının düzeltilmesidir ki ancak onları uygun bir şekilde düzeltirsek yapabiliriz.

Herhangi bir sisteme, kendimden sonsuzluk dünyasına kadar her hangi bir seviyede ancak bu sisteme bazı olumlu etki kuvvetleri eklemem koşuluyla girebilirim. Kendimizi, insanlığı, dünyayı, ekolojiyi ve evreni tüm sorunlardan gerçekten iyileştirebileceğimiz bir koşula geleceğimizi düşünüyorum.

Evrendeki etkimizin ne kadar olumsuz olduğunu hayal bile edemezsiniz. Dünyada olup bitenler, evren ölçeğinde olanlar, kötülüğümüzün küçük bir bölümüdür çünkü dünya’da bizler sadece insan etkisini düşünürüz. Evrenin ölçeğinde, düşüncelerimizden ve duygularımızdan olumsuz etkilenmenin yıkıcı sonuçları vardır. Fakat hızlı bir şekilde onların ıslahına gelebilmeyi  umalım.

Power Of Thought And Solving Problems

 

Manevi Cansız Seviye

Soru: Cansız seviyenin kendisini korumak istediğini biliyoruz. Kişi, bu koşuldan bitkisel seviyeye nasıl geçebilir? İki arzuyu nasıl birleştiririz?

Cevap: Cansız seviye bütün doğayı ifade eder. İçimdeki manevi cansız seviye, içsel bir manevi hareketin olmadığı hissidir, ihsan etmenin, birini tamamlamanın, Yaradan’a biraz benzer olmanın imkânı yoktur. Aksine, Yaradan’ın bana verdiği egoist arzularımın kontrolü altında var olduğumu ve Yaradan’ın onları kontrol ettiğini anladığım bir anlayış vardır.

Manevi açıdan cansız seviye, bütün arzularımın Yaradan’dan geldiğinin, O’nun tarafından dikte edildiği ve onun tam otoritesi altında olduğumun fark edilmesidir. Ben bir egoistim çünkü O beni böyle yarattı ve o zaman Firavun’ un kontrolünde olduğumu söylerim. Bununla birlikte, bu aynı zamanda Yaradan’dır, sadece tersidir.

Yaradan’ın bana verdiği egoizm tarafından yönetildiğimi hissederim. Tüm arzularımı, tüm eylemlerimi, yaptığım her şeyi- nasıl oturduğumu, yürüdüğümü, davrandığımı ve düşündüğümü – Yaradan içimde oluşturmaktadır.

O zaman manevi olarak cansız seviyede olduğumu söyleyebilirim. Bu manevi bir seviyedir çünkü Yaradan ile bağlantılıdır ve cansız bir seviyedir çünkü eylemlerim benim değil, her şey sadece O’nundur.

Bu çok ilginç bir koşuldur. Bu, dünyamızdaki hiçbir insan için geçerli değildir çünkü onlar genel olarak manevi değildir.

“Maneviyat”, Yaradan ile bağ anlamına gelir. Dahası, net bir bağ: Yaradan’ın kollarımı, bacaklarımı, düşünceleri, duygularımı nasıl hareket ettirdiğini hissederim; etrafımda hissettiğim her şey aynı zamanda O’dur. Hayatım boyunca tüm “kuklalar” sayesinde, O benim üzerimde böyle bir etkiye sahiptir. Bütün bunlar manevi olarak cansız bir seviyedir.

Bu, evrenin ve Yaradan’ın edinilmesinde kolay bir adım değildir.

The Spiritual Inanimate Level

 

Yaradan’ın Özünü Neden Hissedemiyoruz?

Soru: Yaradan’ın özünü neden hissedemiyoruz?

Cevap: Bunun için araçlara sahip olmadığımızdan Yaradan’ın özünü anlayamıyoruz.

Bir hayvanın insan seviyesini anlayamadığı gibi, insan da Yaradan’ın seviyesini anlayamaz. Bunu yapmak için gerekli araçlardan, yani niteliklerden yoksunuz.

Artı ve eksi üzerine inşa edilmiş niteliklerimiz, Yaradan tarafından öyle bir yoğunluk ve O’nu anlayabileceğimiz bir düzeyde, ancak sadece O’nun biz yarattığı niteliklere dayanarak yaratılır. Onların üstünde olanı, anlayamayız.

Soru: Gerçekten neden bu mu yoksa başka bir şey olabilir mi?

Cevap: Belki başka bir şey vardır.

6.000 yılın sonunda ve belki de daha erken bir zamanda, niteliklerimizi tamamen düzeltiriz ve hem olumlu hem de olumsuz özellikleri doğru kullanırız, o zaman Yaradan’ın bizim için belirlediği seviyeye ulaşacağız: Bu 6.000 yıl içinde O’nu edinmek.

O zaman anlayabileceğimiz bir sonraki yoğunluğu, bir sonraki boşluğu keşfetmemiz oldukça mümkün çünkü biz kendimiz hakkında hala hiçbir şey bilmiyoruz.

Why Can’t We Sense The Essence Of The Creator?

 

 

İyiliğin Ortak Noktası

Soru: Yaradan her insan için her zaman farklıysa O, insanlar için nasıl bir bağlantı noktası olabilir?

Cevap: Meselenin gerçeği, bağlantının, Yaradan’ın bize karşı iyiliği noktasında gerçekleşmesidir. O’nun yaptığı her şeyin kesinlikle doğru, makul ve iyi olduğunu anlamaya başlarız.

İşte O’na dair izlenimimizin bu noktasında birleşir ve O’na benzer hale geliriz. Bu nedenle, bu iyilik noktası bizim için ortak hale gelir.

Daha sonra, yine farklı yönlere dağılırız, yeni egoizmle, birbirimizden tekrar nefret ederiz ve tekrar toplanmaya başlarız ama bir sonraki, daha yüksek seviyede.

The Common Point Of Goodness

 

Olumsuz Düşüncelerle Ne Yapabilirim?

Soru: Bana kötü bir düşünce geldiğinde, ona karşı koymamam veya reddetmemem gerektiğini söylediniz.  Peki, bununla ne yapmalıyım?

Cevap: Onun üzerinde çalışmak zorundasınız. Bunun üzerinde çalışmak demek, bu düşünceyi kendinizle birlikte onlunuzun merkezine, küçük grubunuzun merkezine götürmeniz ve bağınızın içinde kaybolmasını sağlamak demektir. Tenceredepişen çorba gibi bir bütün olarak birleştiğiniz bir grubunuz olduğunu hayal edin. Bir düşünce geldiğinde, onu bu “çorbanın” içine atarsınız, böylece o içinde tamamen çözülür.

Grubunuzu etkileme şekli, olması gerektiği gibidir.  Grup için asıl mesele, içinde bu düşünceyi adapte etmeye hazır olmasıdır, böylece içinde o tamamen çözülür. O zaman bunun doğru sonucunu görebileceksiniz.

Soru: Peki, gruptaki dostlarıma bu düşünceyi anlatabilir miyim? Yoksa sadece bunu düşünmek yeterli mi ve grubun içinde onun üzerinde çalışılmış olacak mı?

Cevap: Onlara anlatmak zorunda değilsiniz veya onların tavsiyelerini istemeyi seçebilirsiniz. Yavaş yavaş, gruba katılmanıza bağlı olarak, dostlarınıza danışıp danışamayacağınızı ya da hala rahatsız hissedip hissetmediğinizi vb. anlayacaksınız.

What Can I Do With Negative Thoughts?

 

Adem’in Genel Sisteminde Herkesin Yeri Vardır

Soru: Üst dünyaları ve ruhun yapısını incelemenin çok önemli olduğunu söylediniz, çünkü bu manevi gelişim için en önemli şeydir. Fakat grupta ruhun yapısını incelemek istemeyen dostlarımız varsa,  onunla ilgilenmiyorlarsa, hala ilerleyebilirler mi? Arzuları yoksa manevi dünyaya ulaşabilirler mi?

Cevap: Dünyamızda çok farklı insanlar vardır ve her birinin tamamlanmış yaratılışta bir yeri vardır. Bedensel olarak doğan her insan kendi içinde, genel ruhta onun yeri olan, bir noktaya sahiptir.

Bu nedenle kimseyi reddedemezsiniz. Tek bir kişiyi bile. İnsanlığın en vahşi adamı olabilir; buna rağmen,  yine de ıslah olması ve ortak sistemdeki, ortak ruhtaki (Adem)  yerini alması gerekir.

Bu nedenle eğer bir kişi ruhun yapısını çalışmak istemiyorsa veya çalışamıyorsa, ona çekilmez ve onu anlamaz, müdahale etmediği sürece, Kabala’da “zorlama yok” koşulu olduğundan, o zaman onu yalnız bırakırsınız.

Zorlama yok ne anlama gelir? Seni onun gibi olmaya zorlamaz, o sessizce oturmayı ve grubun içinde erimeyi kabul eder, zira o içinizdeki bir tohum gibidir, bu yüzden onu yalnız bırakmalısın. Zarar vermediği sürece.

Bu tür insanlar yakın tutulmalıdır. Yavaş yavaş buna alışmaya, bir şeyler hissetmeye başlayacaklar. Burada hiçbir şey yapılamaz. Bu çok zordur. Ben de böyleydim: bunu kabul etmedim, bunun tam olarak ilerlemenin bir yolu olduğunu anlayana kadar, bunun için hiçbir arzum yoktu.

Kişi Yaradan’ın yollarını bilemez ve bu yüzden ilerlemek zorundayız. Pek çok farklı koşullardan geçtim ve bu yüzden kişinin sabrının olması gerektiğini söylerim ve eğer kişi zarar vermemekteyse, bırakın bizimle olsun.

Everyone Has A Place In The General System Of Adam

 

Üst Dünyayı Birlikte İfşa Edin

Soru: Bir dostun, kendisinin üzerine yükseldiğini, onlu içinde aramızdaki bağı ve Yaradan’ın ifşasını hissettiğini varsayalım. Diğer dost, şu anda bunu hissetmemektedir, farklı düşüncelere sahiptir.

Bu aynı anda mı yoksa sırayla mı olmalıdır; örneğin, bugün – biri, yarın – bir diğeri, yarından sonraki gün – ben şeklinde?

Cevap: Hep birlikte birliği hissetmeye başlayana kadar, herkes bunu farklı zamanlarda hissedecek ve ancak o zaman, Yaradan Kendisini birliğin içinde ifşa etmeye başlayacaktır. Kendi içinizde sürekli olarak, bu kolektif birlik içinde yaşadığınız o noktaya gelmelisiniz. Bu gruptur.

Sonuçta grup sadece yan yana oturan on kişi değildir. Grup, onların egoizmlerinden ayırdıkları şeydir; onun üstünde olmak, bunun içinde birleşmek ve O’na ihsan etmek için Yaradan’ı hissetmek, kendilerinin dışına çıkmak, birlikte bir olmayı hissetmek isterler. Şimdi, sanki O’na on tane gül buketi veriyormuş gibi, her şeyi O’na ihsan etmek için, O’nun nerede olduğunu arıyorlar.

Zohar Kitabı’nda, bu durum dikenler arasındaki bir güle benzetilir. Gül (İbranice: Shoshana) Malhut’tur. Shoshana, “dişleri tekmelemek” kelimesinden gelir çünkü tıpkı bir insanın dişlerine vurulması gibi, kendinizden çıkmak çok zordur. Dikenler, birbirleriyle bağ kuramayacağınız diğer niteliklerdir. Genel olarak, bu büyük bir iştir.

Ama bunun bugün seninle, yarın başka bir dostla, daha sonra bir üçüncü dostla, vb. olması mümkün olamaz. Üzerinde sürekli olarak birlikte çalıştığınız bir koşula gelmek zorundasınız ve topluluğunuz ve onun Yaradan’a olan yönü sizin için en önemli şeydir. Bu, varlığınızın, hayatınızın özüdür. Sadece bunun için yaşamaya değer. Geriye kalan her şey, öneme küçük bir katkı gibidir!

Soru: Onludaki günlük çalışmamızda, her birimizin bu konuda nasıl hissettiğini ve buna nasıl gelineceğini tartışabilir miyiz?

Cevap: Genel olarak yapabilirsiniz. Sadece birbirinize sevgiyle yaklaşmaya çalışın çünkü bir dost onluyla nasıl bağ kurmak isteğinden bahsederse, o zaman herkesin bunu hafife almamaya çok dikkat etmesi gerekir çünkü grubun müşterek çabalarını iptal edebilirsiniz.

Reveal The Upper World Together

 

Kabala İpuçları – 12/30/18

Soru: “Bir an” nedir?

Cevap: Bir an bir kapanıştır, Zivug de Hakaa’nın (çarpışarak çiftleşme) noktasıdır yani Yaradan’ın yaratılana olan niyetinin ve yaratılanın Yaradan’a olan niyetinin temas noktasıdır. Aralarında bu karşılıklı temas meydana geldiğinde: Benimle O ve O’nunla ben, işte bu özel temas “an” olarak adlandırılır.

Soru: Tam bir manevi koşulun döngüsü bir yıldır. Bir yıl neden oluşmuştur?

Cevap: Fiziksel bir yıl, fiziksel dönüşlerini tamamladıklarında Dünya’nın, Ayın ve Güneşin tam bir döngüsünden oluşur. Bu döngülerin her birinin ne kadar zaman alacağını ve birbirlerine nasıl bağlı olduklarını hesaplamak mümkündür. Bu astronomidir.

Soru: Hangi zamana göre hayatlarımızı düzgün bir şekilde ölçmeliyiz?

Cevap: İçsel zamana göre. Böyle yapın ki daima Yaradan’a doğru yönlendirilmiş olacaksınız. Bunu Şamati kitabından ve diğer makalelerden öğrenmekteyiz. Bunu yaparsanız, hayatınızı gerçekten fark edeceksiniz.

Soru: Cehalet ve zaman yasalarına uymamak, fiziksel veya manevi yaşamımızı ve onun akışını ve gelişimini nasıl etkiler?

Cevap: Bu, çabalarınıza bağlı olarak, yüksek yönetimin sizi az çok yönlendirdiği bütün bir sistemdir. Ayrıca, bu aynı zamanda ruhunuzun yapısına, ruhların geri kalanının gerçekleştirilmesine ve ıslahına ne kadar katılabileceği ve katılması gerektiğine de bağlıdır. Bu kolay değildir.

Soru: Neden bir kongrede zaman binlerce kez sıkıştırılır ve üç gün “sıkıştırılmış” yıllar gibidir?

Cevap: Sıkıştırılmış olan zaman değildir, ancak algının yoğunluğu artar. Bir kongre boyunca algıladığınız şey, tüm bir çalışma yılına eşittir. Bu doğaldır.

Blitz Of Kabbalah Tips – 12/30/18

 

Kabala İpuçları, 12/9/18

Soru: Kabala’ya göre doğru arzu nedir? Diğer tüm arzular unutulup gittiğinde veya önemsizleştiğinde kalan mıdır?

Cevap: Hiçbir şey unutulup gitmez, hiçbir şey kaybolmaz; sadece her arzunun önemi artar veya azalır.

Soru: Bir onlu yanlış gelişebilir mi?

Cevap: Elbette. Yanlış gelişmek için binlerce yol ve doğru şekilde gelişmek için sadece bir yol var. Onlunun yanlış gelişme tehlikesi her zaman mevcuttur.

Soru: Kişiyi manevi yolda kim ya da ne test ediyor?

Cevap: Kişinin manevi gelişiminin her aşamasında, belirli bir tarzda, belirli bir dereceye ayarlanması gerektiği için, bu Yaradan’ın nitelikleridir. İnsan, gelişim aşamalarından geçerken sürekli olarak kendini adapte etmeli ve Yaradan’ın niteliklerine uyum sağlamalıdır.

Soru: İki çizgiyi aynı anda tutmayı ve bunlardan birine düşmemeyi öğrenmek, nasıl mümkündür?

Cevap: Grubun içinde egoizminizle gruba zarar vermeyecek şekilde, kendinizi fark edin ve o zaman dengeyi hissedeceksiniz ve bu koşulu koruyacaksınız.

Soru: Bir arkadaşımla birlikte giriş kursunu bitirip, arkadaşım misafir olarak kalırken ben bir onluya girersem, arkadaşımla nasıl ilişki kurmalıyım: Bir dost olarak mı yoksa misafir olarak mı?

Cevap: Misafir olarak onunla ilişki kurun. Sadece gruba katıldığı dereceye göre sizin arkadaşınızdır.

Soru: Manevi yoldaki olayların gelişimi için farklı doğru senaryolar var mı? Yaradan’ın sizden istediği aynı şeyi nasıl istersiniz?

Cevap: Yaradan sizden sadece bir şey ister: gruba mümkün olduğunca yaklaşmanız. O zaman, O, grubun içinde ifşa edilebilecektir. Deneyin, O’nun tüm beklediği bu.

Soru: Yaratıcı bir etkinliği Kabala bilgeliği ile birleştirmek mümkün müdür?

Cevap: Etkinlik etkinliktir ve Kabala Kabala’dır. Birini diğeriyle karıştırmayın. Size hiç bir şey vermeyecektir. Orada burada kafanız karışacaktır. Dahası, sonunda her ikisinde de başarısız olacaksınız.

Soru: Kişi dostlardan nasıl teşekkür kabul etmeli?

Cevap: Bunu size olan sevgilerinin tezahürü olarak kabul edin,  bu da onlarla aynı şekilde ilişki kurmanız gerektiği anlamına gelir. Aynı zamanda, Yaradan’a teşekkür edin çünkü eğer O bunu istemeseydi, olmazdı.

Blitz Of Kabbalah Tips – 12/9/18

 

Kabala İpuçları – 12/16/18

Soru: Sağ ve sol çizgi, alma ve ihsan etme arasındaki fark nedir? Denge, önem veya başka bir şey mi?

Cevap: Gerçekten de denge önemlidir, sol ve sağ çizgiyi eşit olarak algıladığımda, onları benim üzerimde dengelemek için, onları kendimden soyutlarım. Ruhumu bu şekilde onlardan inşa ederim.

Soru: Bir Kabalist’in önerilerini, çelişkili gibi geldiği zaman nasıl uygularım?

Cevap: Bana bu tür örnekler verin ve neden çelişkili olduklarını size söyleyeyim. Çelişkili/aykırı gelebilirler ancak her zaman birbirlerini tamamlarlar. Onları içinize dahil ederseniz, anlayacaksınız.

Soru: Arzu ve niyet her zaman çatışmada mıdır?

Cevap: Bu zaten belli bir seviyedir. Bazı arzular niyetlerin tersi ise ve kişi bunu anlarsa, o zaman ne yapacağını bilir. Kişi zaten ilerliyordur.

Soru: Kişi Kabala Bilgeliği’ni çalışırken, ortaya çıkan duyguları anlamak isterken; fantezilere ve felsefeye girmekten nasıl kaçınabilir?

Cevap: Yöntemi bir grupta uygularsanız, bunun sizin başınıza gelme ihtimali yoktur. Bununla birlikte, başka bir şekilde ilerlemeye çalışmanın bile bir anlamı yoktur çünkü bu sizi başka bir yöne götürecek ve hiçbir şey başaramayacaksınız.

Soru: Bir arzuyu veya düşünceyi tartmak istediğimde, terazinin ikinci kefesine ne koymalıyım?

Cevap: Biz ve Yaradan arasındaki birliği koyun.

Soru: İnsanların en çok hangi niteliklere ihtiyacı vardır?

Cevap: Her şeyden önce kişinin kendi bilgi eksikliğini, önemsizliğini ve zayıflığını fark etmesi gerekir. Her şeydeki önemsizliğinizi ve Yaradan’a tam bağımlılığınızı anladığınız bir duruma ulaşmak, en yüksek nokta budur. Çünkü gerçek budur. Geri kalan her şey önemsiz, çocukça egoizmdir.

Soru: Kişi düşünce ve konuşmayı nasıl dengeler?

Cevap: Bu bizim dünyamızın bir yöntemi olduğundan Kabala Bilgeliği ile hiçbir ilişkisi yoktur; çünkü manevi düşünce ve konuşma, bizim sözel ve düşünme mekanizmalarımıza uygun değildir.

Blitz Of Kabbalah Tips – 12/16/18