Category Archives: Maneviyat

Malhut Bekliyor

Tora, Sayılar 12:01: Meryem ve Harun, evlendiği Cushite kadın hakkında, Cushite bir kadınla evlendiği için, Musa’ya karşı konuştular.

Musa’nın karısı Zippora, bir Cushite’di, yani bu koyu tenli olduğu anlamına gelir. Bu, Musa’nın Malhut’unun, Meryem ve Harun’un arzularından daha koyu, sert ve ağır olduğu anlamına gelir. Bu nedenle, onunla (Zippora) birlikte çalışırken daha üst seviyeye ulaşır.

Aynı şekilde, artık kendimizi tüm insanlığa bağlamak zorundayız. Bağlanmak için bekleyen Malhut’u hayal edebiliyor musunuz? Aynı zamanda, bu gerçekleştiğinde, herkes böyle bir yükseliş alacaktır!

Malchut Is Waiting

Manevi Potansiyelinizi İfşa Edin

Soru: Bir kişi başka insanlar tarafından sevildiğini hissetmiyorsa, normal olarak yaşayabilir ve manevi olarak gelişebilir mi?

Cevap: Bir insan, onun manevi potansiyelini ifşa etmek için gelişmelidir. Hayatın boşa gitmesi üzücüdür. Bu nedenle, hiçbir şeye fazla dikkat etmesi gerekmez. Eğer ona, organizasyonumuz çerçevesinde çalışmak için, manevi niteliklerini geliştirmek için fırsat verildiyse, o zaman diğer her şey ona bağlıdır.

Başka bir şeye ihtiyaç yoktur. Bu konuda, o kimseye bağımlı değildir. Eğer etrafında kimse yoksa bilgisayarının önünde yalnız da kalabilir. Bu arzu edilir, tabii ki dostları, bir grubu vardır, ancak istenmezse o zaman egoizmini ıslah etmesi için sanal bağlantı yeterlidir. Islah etmek, karşıt nitelikle, egosuna eşit güçle karşı koymak anlamına gelir ve Yaradan’a ulaşmak için aralarındaki zıtlığa dayanır.

O, tüm evreni dolduran sevgiyi ifşa edecektir. Ne de olsa, Kabala’ ya derinlemesine bağlanmaya başlayan bir kişi bazen, bütün dünyayı dolduran sevgi, ona ifşa olduğunda böyle bir koşul alır. Ama sonra bu koşul ortadan kaybolur ve bir süre sonra bu koşula tek başına kavuşması gerekir.

Reveal Your Spiritual Potential

Twitter’da düşüncelerim / 12.11.17

Hanuka’nın anlamını anlamanıza yardımcı bazı ipuçları:

 

Çaba: Artık daha fazla yapamıyorum dediğim nokta tam olarak çabanın başladığı noktadır. Her an ‘Şimdi değilse; ne zaman?’ ilkesini hayata geçirmeliyim. Özgür seçim her an yerine getirilir. Eğer bir anı kaçırırsan; özgür seçimini hayata geçirmedin demektir.

Sevgi sen benim içimde olduğunda ve ben de bir annenin içindeki embriyo gibi senin içinde olduğumdadır. Kendini çocuğunda hisseden bir anne gibi- Yaradan’ın arzuları onun için her şeyi belirler!

Ego’nun büyümesi ile birlikte; Kabala, kişiye iki güç : iyi ve kötü eğilim arasında var olmasına izin vererek kişinin kalpteki noktasını geliştirir. Ardından; aralarında kişi kötü eğilimi iyinin faydası için kullanmakta özgürdür ve bu şekilde iletilmektedir.

Bugun; İbrahim’in metodunu uygulamaya koyduğumuzu söyleyebiliriz. O, Kabala denilen, insanların bir araya getirilmesinin methodunun kaynağıdır.

Yaradan dünyadan ne derece sorumludur? Olan her şeyden mi? Eğer aramızdaki tüm bu kopukluğa o sebep oluyorsa, bundan nasıl sorumlu olur? O her şeyden sorumludur; tamamen ve kesinlikle. Arkamızda duruyor; istediğimiz her şey yapmaya hazır.

Yaradan’a seslenmek ruhun Kab’ıdır. (dua; Hisaron; Kli) Her zaman gelişmelidir- o benim ıslahımdır. Talebe cevap değil; talebin (özlem) kendisidir- Manevi çalışma & Ruhun doldurulması vardır. Bununla Yaradan’a olan tutumumu gösteririm.

Kabala bizim için hayatın GPS’ini ifşa eder: gidilecek yeri & nasıl yoldan sapmadan hepsinin en iyisini elde etmenin en hızlı ve en kısa yolunu almayı- hayattaki gerçek amaca doğru, nerede olduğunu göstermek için GPS.

Manevi dünyayı ifşa etmek kendini içinde hissetmektir. Manevi dünya, arzularımızın iç içe geçtiği; egomuz tarafından bizden gizlenen bir ağdır. Aramızdaki bu bağlantı sistemi gibi olmak için can atarak; onun üzerimizdeki etkisini uyarıyoruz; ta ki onun aramızda ifşasına kadar.

Işığı çekmek, her zaman düşünmek demektir ki bu tam olarak da eksik olduğumuz şeydir.- aramızdaki gitgide artan bağ, herkes arasındaki bu yapışma kalıcı olana kadar, i.e Yaradan’ın ışığı ile dolu 10 Sefirot olarak açıkça gösterilir.

Ego gereklidir; o bize bir başkasından ne kadar uzak olduğumuzu; Yaradan’dan ne kadar farklı olduğumuzu göstermek için yaratılmıştır, birlikte yaklaşabilelim diye ve bu sayede Yaradan’la, onun tam ifşasında.

İsrail’in ve dünyanın hayırlı geleceğini ne belirleyecek?

Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmek yerine; Trump, dünya uluslarının birleşmesine vesile olabilecek Yahudilerin birleştirici metodunu gerçekleştirmek için laik Yahudileri (Israil ve USA) yönlendirebilirdi. Onun bu ilanı daha ziyade nefreti şiddetlendiriyor ve barışı erteliyor.

Trump dünyayı düzeltmeyecektir. Yahudiler birleşik bir halk olmalı böylece uluslara birlik örneği göstermelidir. Bu onların tarihi & manevi misyonu & ve bunu reddeden tüm dünyanın acılarına sebep olur.

My Thoughts On Twitter, 12/11/17

Twitterda Düşüncelerim, 12/16/17

Üst dünyaya giriş: Eğer düşüş& yükseliş hislerini depresyona ya da hazza düşmeden deneyimleyebilirsem, kendimi iptal ederek zıt koşulları kontrol edebilirsem, kendimi Yaradan’a verebilirsem; bu koşulların gelişimin için gerekli olduğunu görebilirsem, işte o beni manevi bir embriyo yapar.

Düzinelerce ülke; Trol Fabrikalarını yaratmıştır- bununla görevlendirilen internet kullanıcı gruplarını organize etmiştir, kamuoyunun düşüncelerini manipüle ettiği için ödüllendirmiştir. Çevrimiçi manipülasyon stratejisi seçimleri; reklamları etkiliyor. Gelecekte insanları zombiler haline getirebilir.

Bunun aksine her şeyi elde ediyoruz. Halen üst dünya ile karşı karşıya değiliz, bu yüzden onu algılamıyoruz. İşte bu yüzden düşüşlere ihtiyacımız var. Üst dünyaların gizliliklerinin ifşaları ve yükselişler- bu ifşadır. Ve böylece üst dünyanın tam ifşasıyla devam eder.

İhsan etmede; yarın ya da hatta bir sonraki anın varlığı sonra erer. Bir tek ihsan etmek umrunda olur. Yarın görüş alanınızdan; düşüncenizden ve hesabınızdan yok olur. Derinlemesine ihsan etme eylemini araştırırsınız & başka herkesin içinde erirsiniz. Sizden geriye hiç bir şey kalmaz.

Facebook’un eski yöneticisi, toplumun sosyal yapısını parçalayan ve yanlış bilgilendirmeyi teşvik eden bir araç yarattıklarını söylüyor. Sosyal medya; akıl üzerine yük olur & her şeyi kendi çıkarları için sömürerek, kendi avantajına çevirir. Ego, her şeyi insanın aleyhine çevirir.

Eğer egonun üzerinde yükselirsen; alma arzusu, Zaman- Hareket- Uzay algısı kaybolur, çünkü onlar egonun nitelikleridir ve eğer kişi kendine bakmayı bırakırsa; bu dünyanın doğasının üzerine var olur. Oradan kişi grup aracılığıyla bir embriyo içinde Yaradan ile birleşebilir.

Sahte endüstri internetin değerini düşürüyor. Yakında kimse Facebook gönderilerini; Youtube videolarını ya da Amazon incelemelerini ciddiye almayacak. Trump’ın Kuzey Kore’ye saldırmaya hazır olduğu yönündeki sahte demeçleri dünyayı kaosa sürükleyebilir. Dijital bilgiye bir film gibi davranmalıyız.

Dağılma döneminde; geçmişin anlamı aydınlatılıyor çünkü geleceğin kayıtsızlığı hala orada değil, ancak geçmişin muhakemesi çoktan çökmüş ve yalanlar gerçekten keskin bir şekilde farklılaşıyor.

My Thoughts On Twitter, 12/16/17

Twitter’da düşüncelerim, 12/9/17

Kabala’ya göre günümüzde insanlık, doğanın entegre sistemi içinde varlığımızı ve bu sistemi aramızdaki insani bağlantıların nitelikleri aracılığıyla en çok nasıl etkilediğimizi tanımak zorunda olduğumuz bir aşamaya gelişiyor.

Why Nature Will Always Win

 

My Thoughts On Twitter, 12/9/17

Twitter’da Düşüncelerim; 11/30/17

Dünyadan uzaklaşarak büyümek ve manevi yükselişi dostlarla birlikte deneyimlemekten daha yüce bir his yok dünyamızda…

Bir kuşu uçarken çalışabilir; matematik analizleri yapabilir ve onları kullanarak uçan cihazlar elde edebiliriz. Ya da kuşun doğal özelliklerini edinip uçabilirsiniz. Tam burada; Kişiyi zeki hale getirmeyen ancak her şeye kadir bir yaratığa dönüştüren Kabala ve Bilimin farkı yatıyor.

Özgürlüğümüz; sadece gerçeğin kendisini değiştirebilmekte değil; ona doğru tutumumuzu değiştirebilmektedir. Gerçek; egoist Reşimot’umuzu aydınlatarak yaratılır. Buna karşı tutumumuz gerçekliği, onu algılama biçimimizi değiştirir. Bu dünya (kötü) ya da üst dünya (iyi)

Kişi ihsan etme kabiliyetinde olduktan sonra; üst ışığı alabilir ve kendi aracılığıyla herkese aktarabilir. Kişi bunda hiç bir şekilde kısıtlanmaz ve sonsuz ışık için bir kap olmaya başlar, onu Üsttekinden alttakilere geçirir.

http://laitman.com/category/thoghts-on-twitter/

Twitter’da Düşüncelerim, 5/12/17

Aynı anda haz ve ızdırap gibi iki zıt koşulu nasıl hissederim? İki koşulu hissetmek için iki kaba ihtiyacım var: Kişisel olan kabıma ve gruptakine. Kişisel kabımda egonun ızdırabını hissederim ancak grubun ortak kabında haz hissederim.

İnsan, Yaradan’ın meydana getirdiği ve büyüttüğü, babası gibi olmasını istediği bir çocuk gibidir: bağımsız; mükemmel, ona benzer. Yaradan’a bir şey vermeniz gerekmez ancak sizin ona benzer olduğunuzu görmenin hazzı dışında.

Özgürlük; arzuya hükmettiğim takdirde mümkündür. Egoistlik doğa m içerisinde olduğum sürece; tamamen Egom tarafından kontrol ediliyorum. Tek özgürlük Yaradan’ın arzularını sezmeyi öğrenmektir. Daha sonra söylenildiği gibi onun için karar vereceksin; erdemli karar verir & Yaradan uygular.

Ne egonun hükmü altında ne de ihsan etmenin manevi gücünün hükmü altında, manevi hareket sadece iki gücün kombinasyonunda mümkündür. Egonun içindeyken, manevi dünyada yokuz. Kendimizi ölçmeye karşı olan hiç bir şey yoktur.

Bizim dünyamız büyük bir döngünün ilk derecesidir. Bir sonraki derece, dünyamızı yöneten tüm sinyallerin düştüğü üst dünyadır. Hayatın anlamını ifşa etmek isteyenler- kim-ne-nasıl onu yönetiyor- üst dünyayı ifşa etmelidir. İşte bu Kabala’nın alanıdır.

Bütün dünya Yaradan’ın tecellisidir. Bizi çeşitli yollarla etkileyerek; bize hitap eder. Dene ve onun sana hitap ettiğini hissetmeye başlayacaksın. Özellikle düşüncelerinde ve duygularında, hatta sen fark etmeden önce bile onlar Yaradan’dandı.. Sen, bu gerçeğe tepkinsin.

Neler var? Anla: bunun içinde ölmek ve yeniden doğmuş olmak zorundayız. Tam olarak bizim hayat algımızda yeniden doğuş; ölüm; dünya. Varoluşun bilinmeyen bir halkasına geçmek için, şu anda kendimiz için bile hayal edemediğimiz yeni bir boyuta uyum sağlayın.

En önemlisi kalpteki noktaya dikkat etmektir. O Kaynağına; Yaradan’a geri döndürülmelidir. Sizi orada kendiliğinden çekecektir ve siz ona yardım etmelisiniz. Kötülük, haz alma arzusunda değil, kendiniz için hareket etme niyetindedir.

Her şey üst ışık tarafından yapılır. Biz onun üzerimizdeki etkisi tarafından kontrol ediliyoruz. Yapabileceğimiz tek eylem ya onu uzakta tutmak ya da ona birlikte yakınlaşmaktır. Uzakta tutmak ya da ona yakınlaşmak, ışığa benzememek ya da benzemektir. Bu bizim tek özgürlüğümüz ve kaderi etkilemek için tek şansımızdır.

Yaratılış, sonradan ego ile dolan aramızdaki bağların kırılması ile başlar. Bu bağları yeniden inşa etmeye çalışırız, ego direnir. Bu sayede, bağları kırılmadan öncekinden 620 kat daha güçlü yeniden inşa ederiz. İşte bu yüzden Yaradan bağda ifşa olur.

Kişi ve Yaradan dışında hiç bir şey yok! Her şey senin içinde. Çevrende gördüğün hepsi Yaradan’ın niteliklerine karşı gösterilen senin kendi niteliklerin. Bu iki resmi birleştirerek; tüm yaradılışın doğru algısına ulaşırsın, Yaradan’a tutunursun.

Neden büyük ışık kıvılcımlara dağıldı? Herkesi Yaradan’ın bir parçası olarak değerlendirebilelim diye. Ve sonra Yaradan’ın bize yaptığı yolda; bir kez daha doğruca tek bir bütüne gelebilir ve bir Yaradan’ı ifşa etmek için amacımıza ulaşırız.

Kişi eğer kalpteki noktası tarafından talep ediliyorsa, gerçeğe çekilir- ızdırapta olsa dahi gerçeği ifşa etmeye bir arzu- İbranicede Gerçek- EMET- tüm alfabeyi içerir. E- Yaradan; M- Bina; T-Malhut- Yaradan’ın genel adı. Kabala bize onun gibi olarak onu edinmemiz gerektiğini öğretir.

Öğrencimden yeni bir film, Amit Shalev: http://intotruthfilm.com/en

Ego ayrı hücreler gibidir ve ışık bunları nasıl bağlayacağını bilir. Herhangi bir maddenin parçacıkları gibi, bunların düzenlenme biçimleri, maddenin türünü belirler. İnsan, ışığın üstündedir, çünkü kendi yönetimini kendi içinde barındırır.

My Thoughts On Twitter, 12/5/17

Twitter’da Düşüncelerim / 11.19.2017

Bir kuvvet alanı gibi birlikte olduğumuzu hissettiğimizde, herkes birbirine eşit olarak bağlanır, her biri diğerlerini kapsar- sonuç olarak; bu alanı çok yoğun bir şekilde birbirine Yaradan’ı ifşa ettiğimiz sağlam bir düzlem olan bağlantılarla doldururuz.

Maneviyata girmek yerden havalanmak gibidir. Yer çekimine rağmen sizi tutacak bir güce ihtiyaç duyarsınız. Yer çekimi egomuzun gücüdür, her zaman sizi aşağı çeker. Ve bizi yukarı çeken güç ise grup vasıtasıyla çektiğimiz Yaradan’ın gücüdür.

Yaradan’ın gizlenmesi zayıf olanları reddeder ancak Yaradan’ın bilerek kendisini gizlediğini fark edenlere yaklaşır, kişi Yaradan’a bağımsız bir şekilde tutunsun diye.

Ve kişi başaramadığında, Yaradan ile bağlı olmayı ister ve alır . Yaradan’ın sistemi böyledir.

My Thoughts On Twitter, 11/19/17

Kim Acı Çeker?

Soru: İnsanlığın tarihi, zayıf olanın, daha güçlü ve daha gelişmiş tarafından sömürülmesinin tarihidir. Acı çeken İnsanlardan ziyade kayalar olsaydı, bütün bunlarla bağlantı kurmak daha kolay olur; bir film izlemek gibi olurdu. Ama acı çeken insanlardı. Yoksa bu da filmin bir parçası mı?

Cevap: Benim için “Kim acı çeker?” sorusuna cevap vermek zordur. Aslında, acı çeken egoizmimizdir.

Bu nedenle, eninde sonunda ıslaha ulaştığımızda, ıslah olmuş koşulda, acı çektiğimizi düşünmeyiz, ondan ayrılırız ve acı çeken kişiden tamamen farklı ve karşıt bir seviyeye yükseliriz.

Manevi edinim seviyeleri boyunca yükselen Kabalistlerin gerçek koşulları keşfettiği ve geçmişi kendilerine bağlamadığı ortaya çıkıyor. Onu, onlar üzerindeki egoizmin kontrolüne bağlarlar.

Who Suffers?

İyi Ve Kötü Arasında Özgür Seçim Var Mıdır?

Soru: Kişi başlangıçta iyi ya da kötü müdür? Sonuçta buna bağlı olarak tüm yönetim sistemleri ve koşulun sistemleri inşa edilmiştir. Kabala bunun hakkında ne diyor?

Cevap: Kişi, kendisinin tamamlanması uğruna, kendisine en yakın kişilere bile zarar verebilecek bir yaratıktır. Onun doğası budur.

Soru: Yani bunda özgürlük var mı? Doğasını kullanabilir mi, kullanamaz mı? Sonuçta, tüm insanların kötü olmadığını görüyoruz.

Cevap: Bu başka bir sorudur: “Doğamın üstüne yükselebilir miyim?”

Soru: Nazik olmak özgür seçim midir? İyi bir insan olmayı seçiyor muyum?

Cevap: Kişi hiçbir şey seçmez. Bu sorular çok dar bir çerçevededir, sanki bir mahkûma soruyoruz gibi: “Özgür müsün yoksa hapis misin?” Eğer hapishanede doğmuşsa ve hiç terk etmediyse, o, bu hayat diyecektir. Özgürlük veya hapsin ne olduğunu bile bilmiyor.

Soru: Yani Kabala bilimi, bir kişinin aniden bir soru sorması gerçeği ile başlar: “Ben özgür değil miyim? Hapiste miyim?” Bu an hayatın anlamını aramaya başlar. Bundan önce dokunulmaması gerektiği anlamına mı geliyor?

Cevap: Hiç dokunulmaması gerekir. Sadece bunu isteyen insanlar bize gelsin. Ve ilgilenmeyenler gelmesin. Onlarla yapacak bir şeyimiz yok.

Is There Freedom Of Choice Between Good And Evil?

Toplam 61 sayfa, 3. sayfa gösteriliyor.12345...102030...Son »