Category Archives: Maneviyat

Alışveriş Yapmak Mı Yoksa Yapmamak Mı?

Facebook Sayfamdan, Michael Laitman, 4/23/20

Çeşitli uzmanlar, doğayı tahrip etmenin nedeni olarak tüketiciliğe işaret ediyorlar, bu da sonunda Koronavirüs ve diğer tehditlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Uzmanlar, alışveriş yapmayı bırakmamız ve “sürdürülebilir” yaşam dediklerine dönmemiz gerektiği fikrini savunuyorlar.

Bunun doğal olduğunu düşünmüyorum ve atalarımızın yıllar önce yaşadığı şekilde yaşamak kesinlikle sürdürülebilir değildir. İnsan doğası (!) haz almak ister. Biz sadece hayvan değiliz; biz aynı zamanda insanız ve insanlar hayvanların sahip olmadı birçok arzuya sahiptir. Eğlence, alışveriş veya seyahat ihtiyaçları lüks değildir. Onlara gerçekten ihtiyacımız var. Sorun arzularla değil, onları nasıl kullandığımızla ve esas olarak ne için olduğu ile ilgilidir!

Hepimiz birbiriyle bağlantılı bir sistemin parçasıyız. Birbirimize bağlılığımızla örtüşen, yaptığımız her şey bize yardımcı olur ve birbirimize bağlılığımızla ters düşen, yaptığımız her şey bizi incitir. Başka biriyle bağımı güçlendirmek için bir şey satın alırsam, bu benim için iyidir. Ama aynı şeyi gösteriş yapmak ve başkalarını kötü hissettirmek için alırsam, bu benim için kötüdür. Yani sorun eylemlerimizde değil, niyetlerimizdedir!

Twitter’da Düşüncelerim / 15 Mayıs 2020

Yaradan’a memnuniyet getirmek için birleşmeye başlarsak, onun desteğini alır, onun niteliklerini kazanırız, zamanın, hareketin, mekanın, kısıtlamaların üzerindeki tüm evreni görürüz ve mantık ötesi inanç yoluyla manevi boyutları ve fenomenleri ediniriz.

Yaratan’ı daima daha açık bir şekilde hissetmeye çalışın!

Maneviyatta ilerleme ancak kişinin Yaradan’ın dünyadaki otoritesini hissetmesi koşuluyla mümkündür. Onun dışında başka bir güç yoktur. Bu, her zaman Yaradan’ın içinde olduğunuz anlamına gelir. Ve sadece egoizminiz bunu hissetmenizi engelliyor. Bu yüzden onu kaldırın!

Hepimiz Veren İnsanlar Olacağız

Facebook Sayfamdan, Michael Laitman, 4/18/20

Realiteye bakmanın iki seviyesi vardır: kendi gözlerimden ya da genel halkın gözünden. Dünyaya kendi gözlerimle baktığımda, tek gördüğüm kendi ihtiyaçlarımdır ve tatmin etmek istediğim şey budur. Dünyaya halkın gözünden baktığımda, neye ihtiyaçları olduğunu görürüm ve onlara ulaşmalarına yardımcı olmak için çabalarım.

Doğamız gereği, dünyayı kendi gözlerimizle görerek, yalnızca kişisel bakış açısıyla doğarız. Yine de, eğitim ve sebatla, kendimizin üzerinde yükselme ve dünyayı genel halkın gözünden görme gücüne sahip olabiliriz. Bunu yapma gücüne “ihsan etme gücü” denir ve bize getirdiği kolektif algıya “mantık ötesi inanç” denir. Yavaş yavaş bunu hepimiz başaracağız.

Bireyin Islahı ile Grup Arasındaki İlişki

Soru: Bir yandan, her şeyin içimizde olduğunu söylüyoruz, ama aynı zamanda ıslah için dostlara, gruba ihtiyacım var. Bu iki şey arasındaki ilişki nedir?

Cevap: İlişki çok basittir. Kendinizi ancak gruba karşı tutumunuzu ıslah ettiğiniz ölçüde ıslah edebilirsiniz. Bu sizin kişisel ıslahınızdır. Kabala’ya göre, “Ben” yoktur. Kabala’ya göre, “Ben” “biz” e eşittir. Tek yol budur.

On kişi kendi bireysel egolarının üzerinde bağ kurduğunda, her biri kendi başınayken, tek bir bütün, tek bir grup, tek bir “Ben” olurlar. Bununla birlikte, aynı zamanda, her biri kendi farklı egosuna sahip, on farklı insandır. Egoları çok büyüktür ve her seviyede büyür, ancak onun üzerine yükselebilir ve aralarında sürekli olarak birleşebilirler. Maneviyatta bizler böyle yükseliriz.

Twitter’da Düşüncelerim / 12 Mayıs 2020

Eğer şimdi dünyayı değiştirmezsek, virüs bize geri dönecek mi? Neyi değiştiriyoruz?

Karantinayı terk ederken, yanınızda dünyaya ne götürmek istediğinizi düşünün. Karantinadan sonra girdiğiniz dünyayı nasıl hissetmek istersiniz? Belki birçoğu seninle aynı fikirdedir ve dış dünyayı değiştirebilirsin?

Bu, onların başkalarıyla olan ilişkilerinde açıktır.

Manevi hırslı ve maddi hırslı arasındaki fark, Manevi hırslın EGO’yu iptal etmesidir – bu yaşamın ödülü ve maddi hırslı her iki dünyanın da tadını ister, Zohar’ın dediği gibi: Bu dünyanın GAV’ı ve gelecekteki dünyanın GAV’ı.

Her birinin her hareketle hepsini çevirdiği bir mekanizma içinde on kilitli dişliniz olduğunu düşünün. Dönmeden önce, bunun herkes için nasıl faydalı olacağını, onlar için faydalı olup olmadığını dikkate almalıyım. Herkesi hesaba katmadan en ufak bir hareket yapmam yasak.

Sürekli Yaratan’a dönüyorum ve O’nun cevabını grup aracılığıyla duymaya çalışıyorum. Grupta hissettiğim tek şey Yaratan’ın bana cevap verdiği. Yaradan’a nasıl hitap ettiğim ya da ne istediğim fark etmeksizin, dostlarıma bakmalı ve Yaradan’ın her saniye cevap verdiğini görmeliyim

Liderler neler olduğunu anlamıyor ve dikkatlice olmasına rağmen eski yollara dönmeye çalışıyorlar. Bu kötü bir niyet değil, özverili düşünememe, toplumda meydana gelen değişiklikleri kabul edememedir. Yakınlaşmaya başlamazsak, başka birçok virüs bizi bekliyor…

Çare virüsün kendisidir, bizi birbirimize bağlayacak ve hizalayacak, bizi Yaradan’a benzer şekilde gelişime yönlendirecektir. Yaratan’ın darbeleri iyileşir. Güzel zamanlarda yaşıyoruz. İnsanlığın yeni bir form almasına yardımcı olan, ruhunu inşa eder ve böyle yaparak Yaradan’ın yardımcısı olur.

Nasıl Yoldan Çıkılmaz?

Soru: Kabala çalışmasında yoldan çıkmak mümkün müdür ve bundan nasıl kaçınırız?

Cevap: Kendinizi öğretmeninizden koparmaya başlarsanız, yolu ondan daha iyi bildiğinize inanmaya başlarsanız, yoldan çıkabilirsiniz. Ondan daha iyi bilmek imkansızdır çünkü o tüm bunları çoktan geçirmiştir.

Hiçbir şey zihne bağlı değildir. Bu arada, Kabala’da bir öğrencinin, öğretmenden daha zekice ve daha keskin bir zihinle ortaya çıktığı durumlar vardı. Ancak, gerçek şu ki, öğretmenin tecrübesi vardır ve bu en önemli şeydir.

Kabala’da en çok tercih edilen, daha fazla tecrübeye sahip olanıdır.

Haz, Işıktır

Soru: Başkalarına hizmet etmekten duyulan haz, bahsettiğiniz ışık mı?

Cevap: Evet, bu ışıktır. Ancak, şu an hissettiğimiz değil. Sadece başkalarına hizmet etme, kendimizi onlara ifşa etme, verme, onları etkileme yeteneği kazandığımızda, o zaman üst ışık bizden başkalarına geçecektir.

Bu, şimdi deneyimlediğimiz bir haz ve yardım duygusu değildir; o çok daha yüksektir, başkalarını bizim aracılığımızla etkileyen Yaradan’ın ifşasıdır.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirme Formülü

Soru: Kabala açısından insan bağışıklık sistemi nedir ve rolü nedir? Bilim adamlarına göre, neden sadece bağışıklık sistemi virüsü yenebilir? Kişisel olarak bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için bir şeyler yapıyor musunuz?

Cevap: Sadece iyi düşünceler bağışıklık sistemini güçlendirebilir. Kendinizden ziyade tüm insanlığı önemsediğinizde, tüm virüslere karşı bağışıklık geliştirirsiniz.

Soru: Bu formül nereden geliyor?

Cevap: Kabala’dan.

Twitter’da Düşüncelerim / 11 Mayıs 2020

Koronovirüsün 1. aşaması geçti. Şimdi kendimize yandan bakabiliriz. Bize ne oldu? Tek bir sorunla doluyken, tek bir insanlık olduk mu? Yine de bu yeterli değil. Virüs, gerçek tedaviyi ortaya çıkarana kadar gitmemize izin vermeyecek – hepimiz için bir endişe.

Koronavirüs, biraz değiştirmemize neden olarak bizi bir kart destesi gibi yeniden karıştırır, bizler tüm eski yollarımıza geri dönmeyeceğiz. O zaman bizi birkaç kez daha karıştırır – ve belki o kadar çok değişeceğiz ki, kendimizi yeni, Üst bir dünyada hissetmeye başlayacağız!

Yaratan’ dan sizi düzeltmesini istemeyin: bu imkansız ve gereksiz! Ondan size “Mantık üstü inanç” vermesini isteyin – sizi yarattığı egoist özelliklerin üstünde olmayı. Yarattı ki böylece onları değiştirmemeyi değil, onların üzerine yükselmeyi isteyeceksiniz.

Her durumda, kendinizde ve dünyada eksiklikler hissetmenize rağmen, bunu Yaradan’dan aldığınızı ve bu nedenle bunun iyi olduğunu hayal edin. Ve şimdi tek ihtiyacınız olan, aklınızın algıladığının üzerinde koşulunuzu iyi olan Yaradan’dan geliyor olarak kabul etmek.

Koronavirüs insanlığın kurtarıcısıdır. İnsan toplumunun tüm dünyaya entegral bir topluluk olduğu gerçeğinin bir ifşasıdır. Bazı insanlar için iyi, bazıları için kötü olamaz. Toplumsal aydınlanma! Virüs bir felaket değil, bir ilaçtır. İnsanlığı iyileştirecek.

Koronavirüs insanlığın kurtarıcısıdır. İnsan toplumunun tüm dünyaya entegral bir topluluk olduğu gerçeğinin bir ifşasıdır. Bazı insanlar için iyi, bazıları için kötü olamaz. Toplumsal aydınlanma! Virüs bir felaket değil, bir ilaçtır. İnsanlığı iyileştirecek.

Doğanın bize öğretmek için araçları var.

Bir sonraki virüs bize kendimizi değil, başkalarını kendimizden korumayı öğretecek. Birini enfekte edersem ve virüs bana geri dönerse, çok hastalanırım. Bana başkalarını önemsemeyi öğretecek. Bu şekilde düzeltilebiliriz, başkalarına zarar vermemeyi öğrenebiliriz.

Yaratılışın Başlangıcından Sonuna

Baal HaSulam, “Kabala Öğretisi ve Özü”: Hareketin sonunun ilk düşüncede olduğu bilinmektedir. Kişi bir ev inşa etmeye başlamadan önce amacı olan daireyi düşünür. Sonuç olarak, projenin bu iş için uygun olup olmadığını inceler.

Bizim maddemizle de böyledir. Amacı öğrendikten sonra Yaratılışın tüm işleyişi, her köşede, girişte ve çıkışta, kişinin dostunu hissettiği gibi Tanrısallığı hissedene dek niteliklerini geliştirmek, insan türünü orta yerinden yetiştirmek için tamamen önceden düzenlenmiştir.

Bu yükselişler, ta ki amacını tamamlayıp gerçekleştirene dek derece derece düzenlenmiş merdivenin basamakları gibidir.

Baal HaSulam, inişlerin çıkışlarla aynı olduğunu düşünür, söylendiği gibi, kutsallığın içinde yükseliriz ve kutsallığın içinde düşmeyiz. Yaratılışın başından sonuna kadar tüm yolumuz sürekli bir yükseliştir. Bu herkes için aynıdır, çok başarılı olmayanlar, şanslı olanlar, bu seviyeleri hissedenler ve hissetmeyenler için bile.

Bizler sürekli yükseliriz. Her an ıslahın sonuna yaklaşıyoruz ve yapabildiğimizden daha yavaş ilerlememize ve çoğu kez yükselişler yerine düşüşler hissetmemize rağmen bu duygular tamamen özneldir. Aslında, mutlak anlamda, sürekli ilerliyoruz.