Category Archives: Maneviyat

Yaradan’dan bize gelenler

SORU: Yaratan’ın bize gönderdiği karışıklıkları aldığımızda nasıl mutlu hissedebiliriz?

CEVAP: Bu ancak, saran ışığın etkisinden ve masahın (perdenin) ortaya çıkmasından sonra niyetlerin gerçekten almak yerine ihsan etme ile uyumlu ise, senin egonun üzerine yükselme derecene göre  mümkündür.

SORU: Biri sabah derslerine erkenden kalkarak kendisine eziyet etmeden  nasıl başarılı biçimde sizin öğrenciniz ve sistemin parçası olabilir?

CEVAP: Sabah derslerini günün başka zamanında izleyebilirsiniz ve size yakın grubun etkinliklerine katılmak için elinizden geleni yapabilirsiniz.

Bir Ruhun Var Olduğunun Kanıtı

SORU: Ruhun varlığını ispat edebilir misiniz?

CEVAP: Kabala Bilgeliği’nde kanıtlar yoktur. Duymak isteyen biri
duyacaktır. Üst dünyayı hissetmediği sürece birine herhangi bir şeyi
ispatlamak imkansızdır ve kişi sadece daha yüksek dereceyi özümsemek
için duyularını açarsa hissedebilir. Burada ona yardımcı olabilirim
ama kişi duyularını bunun için açmadıkça hiçbir şey göremeyecektir.

SORU: Bunun olması için bir kişinin şansa mı ihtiyacı vardır?

CEVAP: Şansa, mutluluğa ve yukarıdan özel bir işarete ihtiyacı vardır…

ESTER’İN TOMARINDAKİ SIR

Dr. Michael Laitman’ın Oren Levi ve Nitzah Mazoz ile Sohbeti

ÖZET

Hikaye, dünyanın kralını; Yaratan’ı temsil eden Kral Ahaseurus ve
dünyayı temsil eden kralı dinlemeyen Kraliçe Vashti  ile başlar. Bu,
Yaratılanlar ve Yaratan arasında ıslah edilmesi gereken  bağ
eksikliğinin ifşasıdır. Kraliçe Ester, Vashti gibi kibirli değildir,
mütevazidir. Ve Kral dünyayı kendisinin tanınmasına getirmek ister.
İsrail halkından nefret edildiğinden Ester, Yahudi olduğunu belli
etmez. Herkes kibirlidir ve bu “ayrılığı” temsil eder.

Bigthan ve Teresh, Kralı öldürmek isterler yani dünyaya yeni bir
hakimiyet  getirmek isterler. Mordehayı harekete geçmesi için teşvik
ederler ve aslında Mordehay ve Haman güçleri dünyanın neden var
olduğunu açıklığa kavuşturur. Mordehay onu kurtardıktan sonra Kral
Mordehay’ın bir şeyler  talep etmesi için özellikle Haman’ı
cesaretlendirir. Kral, danışmanları tarafından yönlendiriliyor görünür
oysa o gerçekte her şeyi amacı doğrultusunda yönetiyordur.

Ester Yahudileri birleşmeye, oruç tutmaya ve dua etmeye yani, kişisel
egoyu aşmaya ve bağ kurmaya çağırır çünkü İsrail halkı tüm uluslar
arasına dağılmıştır, onlar yabancı kültürlere bulaşmıştır ;  birliğe
ve bağa değil. Yok edilme tehdidi,  insanları kim olduklarına ve
dünyadaki rollerinin ne olduğuna ; sevgi örneği olarak hizmet etmeye
dair bir aydınlanmaya geri getirir. Böylece düşmanlarını yani bağın ve
sevginin karşısında olan, her birinin içinde bulunan kötü eğilimi
öldürürler ve bu sayede İsrail halkının tüm yaratılanları sevgiye ve
Yaratan’la bağa doğru getirmesi olan yaratılışın amacına doğru
ilerlerler.

Istırap İçin Minnettar Olmak??

SORU: Acı çekiyorum ve Yaratan’a acım ve ıstırabım için şükrediyorum. Bu doğru yaklaşım mı?

CEVAP: Bir insan gerçekten Yaratan’a şükredebiliyorsa bu doğru yaklaşımdır çünkü eğer kişi içinde uyanan ıstırap için Yaratan’a teşekkür ederse  bu onu doğruca amaca doğru yönlendirecektir, kişi acı içindeki tatlılığı hissetmelidir.  Doktor ve biyologların çalışmalarına göre acı hissi veya memnuniyet temelde aynı sonucu verir çünkü beyinde aynı süreç işler.

SORU: Anlamıyorum. Istırap için minnettar olmak nasıl mümkün olabilir? Sonuçta bu mazoşizm!

CEVAP: Fark şudur; ıstırap düşüncesini ve ıstırabın amacını, “nasıl hissettiğim”den ayırırım. Bu tıpkı acı verici bir ameliyata onay vermem gibidir ve aynı zamanda doktorlara beni bu hastalıktan kurtardığı için teşekkür de ederim. Görüyoruz ki dünyamızda hesapları  belirlemek  ve çabadan , enerji ve ıstıraba kadar herşey için ödeme yapmak gerekiyor.

Ne var ki, bir Kabalist amacı ve ne için ıstırap çektiğini görür. Böylece artık onu “ıstırap çekmek” olarak değerlendirmez. Anlar ki ıstırap onu egoistik doğasından kurtarmak için yardımcı olur ama egosundan ayrılma yolunda olduğu sürece acı çeker…

RUH YARATAN’IN PARÇASIDIR

Laitman_00053

SORU : İNSAN BEDENİ NASIL YARATILDI?

CEVAP: EVRİM TEORİSİNE GÖRE ÖNCE ATOMLAR İLK MADDE PARÇALARI OLARAK BİRİKTİ, DÜNYA ŞEKİLLENDİ VE MİLYONLARCA YIL SONRA DÜNYA YÜZEYİNDE FARKLI BASİT BAĞLANTILAR ORTAYA ÇIKTI  VE YAŞAM GELİŞMEYE BAŞLADI.

DARWİN’DEN 500 YIL ÖNCE BÜYÜK KABALİST ARİ “YAŞAM AĞACI” KİTABINDA, HER ŞEYİN  CANSIZ BİTKİSEL VE  HAYVANSAL SEVİYELERDEN, HAYVANSAL SEVİYENİN EN ÜST FORMU OLAN MAYMUNA DOĞRU  EVRİMLEŞTİĞİNİ  VE MAYMUNLARIN HAYVANSAL DERECE  İLE İNSAN SEVİYESİ ARASINDA ORTA BİR DERECEDE OLDUĞUNU YAZDI.

SORU: KABALİSTİK TEORİYE GÖRE RUH NASIL YARATILDI?

CEVAP: RUH YARATILMADI. RUH, YUKARIDAKİ YARATAN’IN BİR PARÇASIDIR.

IŞIK, ZEVK İSTEYEN  ALMA ARZUMUZA GİRER VE ONUN ÖZELLİKLERİNİ ZIT ÖZELLİKLERLE; YANİ ALMA VE HAZ ARZUSUNU BAŞKALARININ  HAYRINA BAŞKALARIYLA KIYAFETLENDİRMEYLE VE ONLARLA BAĞ KURMAYLA DEĞİŞTİRİR. KİŞİ BAŞKALARIYLA ONLARA HAZ VERMEK İÇİN BAĞ KURMAYA BAŞLADIĞI ZAMAN, YUKARIDAN IŞIĞI ALAN VE KENDİSİ KANALIYLA BAŞKALARINA İLETEN   BİR KABALİST HALİNE GELİR.

BİZ ESKİ BİR BABİL AİLESİYİZ

SORU : “Dostunu kendin gibi sev” prensibine bağlı kalan biri, etnik olarak İsrail halkına dahil olmasa da  İsrail halkının bir parçası sayılır mı?

YANIT: Bnei Baruch Uluslararası Kabala Akademisi’nde hepsi farklı  ırklardan ve uluslardan gelen ve tamamı eski Babil’in temsilcileri olan, birlik konsepti altında bir araya gelmeye çalışan neredeyse 2 milyon insan çalışıyor. Çünkü bunu yapmazlarsa insanlık hayatta kalamayacak.

Bu kusursuz bir şey çünkü, sadece Yahudilere ait olduğu düşünülen benzersiz  birlik prensibini dünyaya getiriyoruz. Gerçekte ise bu prensip tüm Babil’e ve tüm insanlığa aittir.

Bu nedenle, biz açıkça dünyaya dağıtım yaptığımızda bunu gayet iyi ediniyorlar ve insanlar bize kendilerini yabancı hissetmeden geliyorlar. Yabancılığın aksine, bizimle kesinlikle hiç bir biçimde “altlık” hissi de olmadan bir tür akrabalık hissediyorlar.

Gerçek şu ki, egemen kral Nimrod ve Abraham isimli Babil Prensi arasında aniden meydana gelen karşıtlığın ortaya çıkmasından bu yana  tüm insanlık Eski Babil’den geliyor. Nimrod kapitalizmi geliştirmenin gerekli olduğuna inandı ki bu egoizme doğru gelişmedir. Abraham ise  insanlığın, egoizm üzerinde birleşmesi gereken koşula ulaştığını aksi halde insanlığın kendisini yok edeceğini söyledi.

Abraham’a katılan ve onunla birlikte Babil’den çıkanlar tarihsel olarak “Yahudiler” olarak bilinir. Nimrod’un politikası ise geriye kalan Babilliler’in tüm gezegene  dağılmalarına  ve yerleşmelerine  neden oldu.

Böylece egoistik prensip, insanların birbirlerinden ayrıldıkları  ve artık birbirleriyle böyle yakın bağlar kurmadıkları zamandan  beri zayıfladı. Ve böylece insanlık kendisini birlik fikrinden 3500 yıl ayırdı. Bugün bizler tekrar aşama aşama dünya çapında aramızdaki bağlılığı ve Babil’den gelen aramızdaki egoistik  zıtlığı keşfederek birleşiyoruz. Yani biz aynı Babil’e geri geldik.

Ve bir şey yapamayız. Bu noktada önümüzde bir alternatif beliriyor: ya zalimce birbirimizle kavga edeceğiz (Kabalistler , nükleer gücün de kullanıldığı iki olası dünya savaşından daha bahsetmiştir ) veya insanlara bağ ve birlik dışında hiçbir seçeneğin olmadığını anlatmada başarılı olacağız.

Doğanın cansız, bitkisel ve hayvansal parçaları karşılıklı etkileşim halindedir. Sadece bizdeki egoizm onlarla zıt güç yaratır. Her şey insanlara bağlıdır. Bu nedenle, bizler tek bir vücut gibi aramızda karşılıklı tam bir işbirliğine ulaşmaya mecburuz- bilinçli olarak  ya da sopayla-.

TANRI TERÖR EYLEMİ Mİ GERÇEKLEŞTİRDİ?

YORUM : Haftalık Fransız Mizah Dergisi Charlie Hebdo’nun ofislerine yapılan saldırıdan bir yıl sonra, dergide Tanrı’yı elinde saldırı silahı kalaşnikofla ve elleri kana bulanmış şekilde resmeden bir karikatür yayınlandı. Vatikan hemen bu karikatürü protesto etti.

M. LAITMAN’dan CEVAP : Vatikan neden kızgın ki? Gerçekten de Tanrı, bu karikatürde gösterileni yapmadı mı? Dünyadaki tüm bu problemleri kim yaratıyor?

Sonuçta Tanrı “Kötü eğilimi ben yarattım” der. (Kiddushin 30b) Korkunç suçların ve diğer her şeyin kökeni nedir? Kötü eğilimimiz, Yaratan’ın içimizde yarattığıdır. Bu nedenle O’na dön…

O bize kendimizi eğitmemiz ve ıslah etmemiz için kötü eğilimi verdi, ama bunu yapmıyoruz. İfadenin birinci cümlesi “Kötü eğilimi ben yarattım”, ikinci cümlesi ise “ Işığı da kötü eğilimin şifası olarak yarattım” der. Bu nedenle TORA’yı ( ışığı) almak ve onu doğru kullanmak gereklidir.

Kabala Bilgeliği, doğamızın kötü ve egoistik doğadan iyi ve özgecil doğaya nasıl değişebileceğini açıklar. Bu, Yaratan’ın bize tam olarak nasıl ifşa olacağının açıklamasıdır. Öyleyse bizler, kötü eğilimi ve iyi eğilimi doğru biçimde çalıştıracak ve Yaratan’ın seviyesine yükseleceğiz. İşte bu Yaratan’ın kötü eğilimi ne için yarattığını açıklar.

Sadece bir niteliği diğeri olmadan kullanırsak, kendimiz dışında suçlayacak kimsemiz olmaz ve üstelik her durumda onu içimizde var eden Yaratan’dır.

Bu nedenle ifadenin ikinci yarısı gereği Yaratan’a dönmeliyiz .

http://laitman.com/2016/01/god-carried-out-an-act-of-terrorism/

 

Kabala´nın Temel Amacı

Kapost-12-08bala´ya göre yaşam Işık`ta varoluştur, ihsan etmenin nitelikleridir.

Eğer bu koşulda yüzebilir ve onun ebedi akışını bilirsen, bu sınırsız bir varoluş diye hissedilir. Bununla beraber bizim realitemizin algısı kaybolur; zamanın, mekânın ve sınırlılığın algısı kaybolur. Kişi tamamen farklı bir sisteme girer.

Orada kendimizi diğerlerine ilişkin olarak ölçtüğümüz, başka sınırlamalar görünür.

Kendimizi buna alıştırmalı ve bu sistemin içine girmeliyiz. Bazen insanın üst dünyaları hissetmeye başlaması seneler alır. Bizim amacımız, bu dünyayı terk etmeden önce, yüksek realitenin hissiyatına gelmektir. Kabala´nın temel amacı prensipte budur.

01.11.2015 dersinden.

Git ve Keşf Et

Soru: Öğretmeniniz Rabaş´a ilk geldiğinizde size hemen yaşamın anlamını açıkladı mı?

Celaitman_2008-12-24_8202_wvap: Keşke bunu bana anlatabilseydi… Ben ilk defa öğretmenimin yanına geldiğimde, ona bir iki dersten sonra yaşamın anlamını edineceğim doğru yerde miyim diye sordum. Daha önce birçok yerde aramıştım ve ben şimdi bütün hayatım boyunca onunla çalışabilir miyim diye bilmek istiyordum.

Cevabı çok basitti: “Git ve bunu keşfet. Seni ne himayeme alırım ne de kovalarım; bilmen gereklidir ki, sen gerçekten doğru yerde misin diye kendin bunu soruşturmalı ve bulmalısın.“ Beni, bedenimi ve ruhumu dolduracağım en doğru yerdeyim diye ikna etmeye çalışmadı ki zaten buna inanmazdım. Bu nedenle, “Git ve bunu keşfet“, demişti.

Bu gerçekten benim için, kandırılmadığımın ve maneviyatın hakiki metotlunu öğreneceğim, doğru yerde olduğumu anlaşılır kıldı. İlerde benim için gerçekten böyle mi değil mi diye tespit edeceğim. Kabala bilimi böyledir, sana aracı verir ama geri kalanı sana bağlıdır.

Kabala Dersi, Rusya 10/25/15

 

İstediğin Her Şeyi Dile!

Yayınlanma tarihi: 11 Kasım 2015

thumbs_laitman_740_01Gerçeke insanın O`ndan ne istediğinin önemi yoktur. Asil olan, her an istemesidir. Hiçbir zaman unutmaması gereken, O`ndan başkası yoktur, O iyidir ve iyilik yapar. Başına gelen en küçük şeyleri bile O`nunla ilişkilendirmelidir.

Zira insan genellikle O`ndan yardım isteme zamanının gelmediğini düşünür ve başarıya ulaşması için kendi gücüyle bireyler yapabileceğini düşünür. Ama bu yanlıştır! Fiziksel eylemler gerekli değildir. Bütün metot Yaradan`ı ifşa etmektir.

Ve bundan dolayı sen yönünü O`na ne kadar çok döndürürsen, kendini o kadar çok O`na bağlı hissedersin ve O`na daha fazla tutunursun. başına gelen her şeyi zamanla daha çok O`nun eline teslim edersin; bu nedenle daha az kederin olur. O Planı gereği seni geri iter, kendini saklar, sana çeşitli engeller gönderir. Ama bunların hepsine rağmen O`nu aramaya ve O`na yönelmeye alışırsın.

Bu en kısa ve güvenli olan yoldur. Özel bir zekâ gerektirmez, sadece istikrarlı olunmalıdır. Eğer insan kendini böyle ayarlarsa, Grubun yardımını unutmazsa ve sürekli Yaradan`a dönerse, ne için ve nasıl Yaradan`dan yardım isteyeceğini bilir. Yaradan’ın doğasını ve O`nun hangi isteklere cevap verip vermediğini anlar. Sürekli bir bağ kurma ve Yaradan ile diyalog içinde olma arzusu sayesinde, kişi O`nu tanımaya baslar.

Bunun ile ilgili söyle denilmiştir;” Elinden gelen her şeyi yap ama kaçma.” Bu demektir ki, her şeyi, küçük büyük olmasına bakmadan, O`ndan iste. Küçük bir çocuğun sürekli soru sorması gibi, her şeyi ellemesi ve annesine yapışıp; “Ver, ver, ver!” , demesi gibi. Böyle bir istekten sonra acillik gelir; “Neye ihtiyacım var, gerçekte ne istemeliyim, Mitsva (sevap) ve günah bunun neresindedir ve özgür seçimim nerededir ?” İnsan böyle öğrenir.

Aklın karışmasın ve her şeyin sana veya çevrene bağlı olduğuna inan. Sen su üç ögeyi birbirine bağlıyorsun; kendini, Grubu ve Yaradan’ı ve kendini doğru yöne doğrultuyorsun; Yüce Kudrete, O`na tutunmaya. Ve nasıl dua etmen gerektiğini buluyorsun. Duan sana, dostlarına yoksa Yaradan`a mi ilişkin? Ve bu zamanla açıklığa kavuşuyor.

Rabas`ın makalelerinden, dersten, 17.05.2011

 

 

Toplam 58 sayfa, 20. sayfa gösteriliyor.« İlk...10...1819202122...304050...Son »