Category Archives: Maneviyat

Islahın Metodu, Bölüm 3

Komşunu Sev

Soru: Yaratılışın amacı, nitelikler bakımından doğanın genel gücüne, Yaradan’a benzer olmaktır. O’nun niteliği ihsan etmektir.

Baal HaSulam, “Yaradan Sevgi ve İnsan Sevgi” başlıklı makalesinde, kişi sadece üzerine atlayıp Yaradan’ın niteliğini edinemez çünkü kişi kendini kandırabilir, diye yazmıştır.

Gerçekten bu niteliğe ulaştığımdan emin olmak için, her tür oluşumla dünyamızın bir imajı yaratıldı: cansız, bitkisel, hayvansal ve en önemlisi insan. Ben, insanlara karşı tutumumu düzeltmeliyim.

Bu nedenle, tüm orijinal kaynaklarda yazıldığı gibi, temel yasa “Komşunu kendin gibi sev” dir. Bunun anlamı nedir?  Herkes bunu kendince anlıyor.

Cevap: “Komşunu kendin gibi sev”, kişinin kendi ıslahı üzerinde çalışması durumunda, ulaşması gereken hedeftir. Bu hedef çok uzak bir hedeftir, ancak başlangıçta ıslahın başka ön aşamaları vardır.

“Komşunu kendin gibi sev” in anlamı;   bugün olduğu gibi sadece kendimi severim ve içgüdüsel olarak, bilinçli olarak ve bilinç altında kendimi tüm dünyanın başına koyarım ve sadece kendimden bu dünyayı algılarım ve sadece kendimden ileriye dünyaya bakarım ve sadece sevgili kendi benliğim için çalışır ve her şeyi yaparım, bu yüzden kendimi tüm dünya için değiştirmeli, sadece dünyanın gelişimi için çalışmalı ve sanki benim sevgili küçük çocuğummuş gibi sadece onun için acı hissetmeliyim demektir.

The Method Of Correction, Part 3

 

Arzuların Gelişimi, Bölüm 4

Toplum Arzuları Belirler

Soru: Arzularımız toplum tarafından kontrol edilmektedir. Neden bu şekilde düzenlendi?

Cevap: Arzularımız toplumun arzuları tarafından belirlenir çünkü onunla etkileşim halindeyiz, kişisel, özel, küresel, ne olursa olsun toplumdaki tüm arzularla sürekli bağlantı halindeyiz. Bu yüzden arzum, beni çevreleyen toplum tarafından belirlenir.

Soru: Bu, toplumun arzularımızı kontrol ettiği anlamına mı geliyor?

Cevap: Sadece onları kontrol etmekle kalmaz, onları belirler! Bana işaret eder: bu – evet, bu – hayır, ne dereceye kadar vb. Her şey, içinde var olduğum çevreye bağlıdır.

İnsan seviyesinde bir arzu, yerini değiştirebilir ve çeşitli sosyal etkiler altında kalabilir. Buna uygun olarak arzuları da değiştirecektir.

Evolution Of Desires, Part 4

 

Yaradan İle Karşılıklı Bir Anlaşmayı Nasıl İmzalarsınız?

Soru: Yaradan ana garantördür. O’nun bizim arkamızda olduğu anlayışıyla, O’nun önünde birbirimizle bir anlaşma imzalarız.

Grupta biri düştüğünde ve biz ona bir ip atmaya çalıştığımızda ama hiç bir şey olmuyorsa, o zaman O’na döneriz: “Bizimle bir sözleşmedesin ve bu nedenle sözleşmenin bir kısmını yerine getirmeni istiyoruz. Dostun yükselmesine yardımcı olmak için her şeyi yaptık ama gücümüz yok. Anlaşmamızın bir iştirakçisisin, şimdi senden onu çıkarmanı istiyoruz. ” deriz.

Doğru anlıyor muyuz yoksa anlamıyor muyuz?

Cevap: Hayır. Neden hemen Yaradan’a dönmüyorsunuz? Bir şey yapabileceğini düşünüyor musunuz?

Yorum:  “Yarım şekelimizi” koyup, bedelimizi ödememiz gerektiğini düşünürüz, artık hiçbir şey yapamayacağımız noktaya gelince O’na sorarız.

Benim Yorumum: Prensip olarak bu doğrudur. Ancak, Yaradan dışında hiç kimsenin yardım edemeyeceğini hemen anlamak daha iyidir.

Soru: Yaradan’ın da katıldığını hissetmek için karşılıklı bir anlaşmayı nasıl imzalarız?

Cevap: Yaradan ona katılmaz,  Yaradan onu belirler. Garantinizi elinde tutar. Sonuçta O, tüm sistemi elinde tutar.

Bu karşılıklı garanti ne anlama gelir? Tamamen kapalı bir sistemde herkes, geri kalanlar için garantördür. Ve eğer kişi rolünü yerine getirmezse her şey yıkılacaktır. Bu nedenle derhal, Yaradan’ı içimizde işleyen bir güç olarak anlamalıyız.

Diğer bir şey de O’na dönüp şöyle diyebiliriz: “Evet, bu kuvvet ağını tutamamaktayız. Öyle yap ki bunu nerede yapacağımızı anlayalım, bizi yönlendir, yardım et, güç ver! Ne yapacağımıza dair bize bir anlayış ver! Yönet!” O’nun için bu, büyük bir hazdır.

How Do You Sign A Mutual Agreement With The Creator?

 

Seçme Özgürlüğü, Bölüm 1

Seçimimizi Belirleyen Dört Faktör

Yorum: Hayatımıza baktığımızda, içinde bir şey seçmemizin o kadar sık olmadığını görürüz. Belki de bize öyle geliyor ama bu konuda yapılan son çalışmalar bile doğum, ölüm, karakter özellikleri ve hatta siyasi görüşlerin toplum tarafından belirlendiğini veya genetik olarak tanımlandığını göstermektedir. Sonunda anlaşılır ki doğa bize başka seçenek bırakmamaktadır.

20. yüzyılın en büyük Kabalisti Baal HaSulam, bu konudaki “Özgürlük” başlıklı bir makale yazdı ve burada gelişimimizi etkileyen ve seçimimizi belirleyen dört faktörü açıkladı. İlk faktör “kişinin temeli” veya kalıtsal bilgileri olarak adlandırılır.

Benim Yorumum: Gerçekten de, her birimizin içinde bilgi kayıtları vardır. Kabala’da bunlara “Reşimot” denir.

Yorum: Baal HaSulam, fikirlerin, düşüncelerin ve görüşlerin hepsinin önceki formlarını kaybettiğini ve doğumda insanlara nitelikler şeklinde gittiğini söyler. Bizler, bunları seçmiyoruz. Onlar doğanın özünde vardır.

İkinci faktör daha ilginçtir: değişmeyen nitelikler, yani her temelde değişen özellikler bulunur ve diğerleri değişmeden kalır.

Benim Yorumum: Bir kişi belirli özelliklerle, belirli bir karakterle doğar. Bu çerçevede kişi, bir şeyi değiştirebilir ama çerçeveyi değiştiremez. Kendi deneyimlerimizde ve hayatlarımızda bile değiştirilemeyen bu eğilimleri görürüz.

Yorum: Baal HaSulam, buğdayın her zaman buğdaydan büyüyeceğine dair bir örnek verir.

Benim Yorumum: Evet. Başka hiçbir şey işlemeyecektir. Çevrenin etkisi veya diğer bazı etkiler altında, bir tahılın belli içsel niteliklerini değiştirebiliriz ama bundan başka bir şeyi değil. Bu, buğdayın hangi ortama yerleştirildiğine bağlıdır.

Freedom Of Choice, Part 1

 

Neyi Düzeltmem Gerekiyor?

Onlunun arka planında eksikliklerinizi gördüğünüze memnun olmalısınız. Onludan, dostlardan nasıl farklı olduğumu ve onlara eşit hale gelmek için neyi ıslah etmem gerektiğini ararım. Daima bir dost ya da diğeri olmak için ne eksiğim olduğunu keşfederim ve “Bilgelerin kıskançlığı, bilgeliği arttırır” çünkü orada çabalamak için bir şey ve talep etmek için bir şey vardır. Bu yüzden hepimiz, taleplerimiz gerçek bir dua haline gelene kadar çalışırız.

What Do I Need To Fix?

Yaradan’ın Eşsizliği, Bölüm 6

Edinim Karşılıklı Bağdadır

Soru: Dünyamızda, dostluk ya da sevgi gibi her türlü duygu yelpazesi vardır. Ama onları hissetmek için başka biri daha olmalıdır. Eğer kendim dışında başka kimse yoksa sevgiyi ya da dostluğu hissedemem. Aynı şey Yaradan için de geçerlidir. O, diğer insanlar arasında doğru bağda hissedilen güç müdür?

Cevap: Elbette, bazı maddeler üzerinde hissedilir. Diğer insanlarla, bir grupla etkileşime ihtiyacım vardır.

Soru: Yaradan, herhangi bir maddede kıyafetlenmezse, hissedilmesi imkansız olan soyut bir form mudur?

Cevap: Evet. Yaradan bana karşılıklı sevgi ve karşılıklı destekle bağlı bir grup insan olarak görünür. O zaman, aralarındaki güç, her birinde değil de onların arasında var olan güç “Yaradan” olarak adlandırılabilir.

Soru: Bu, sevginin gücünün birkaç insanın bağı dışında var olmadığı anlamına mı gelir?

Cevap: Doğru. Bu yoktur.

Soru: Kabala, Yaradan’ın özünün dünyamızdaki tüm nesnelerin ve olguların özü gibi erişilemez olduğunu söyler. “O’nun özü edinilemez.” ne demektir?

Cevap: Bu, edinim metodu ile bağlantılıdır. Aslında, “kendi içindeki” hiçbir şeyi edinmeyiz, sadece bizim ona karşı tutumumuzdan bir edinim elde edebiliriz.

Beni caydıran ya da beni dışımdaki farklı nesnelere yakınlaştıran, olumlu ya da olumsuz izlenimlerin kademeli olarak birikmesi, bana entegre olarak algı organımı nasıl inşa ettiğimi hissetmeme olanak sağlar.

Uniqueness Of The Creator, Part 6

 

Erkek ve Kadın, Bölüm 4

Ruhun Cinsiyeti Var Mıdır?

Soru: Ruhun cinsiyeti var mıdır? Örneğin, kişi bu hayatta kadınsa, bir sonraki yaşamda bu ruh bir kadın bedeninde mi kıyafetlenecek?   Yoksa bu öyle değil mi?

Cevap: Diyelim ki öyle.

Soru: Kabala bu konuda ne diyor?

Cevap: Kabala bu kavramlarla hiç ilgilenmez çünkü dünyamız hayalidir, duyu organlarımızda bizim tarafımızdan hayal edilir.

Yorum: Ama biz, ruhlardan, bu enerji yığınının son ıslaha gelene kadar her türlü başkalaşıma ve sürekli olarak çeşitli bedenlerde kıyafetlenmesi gerçeğinden bahsediyorduk.

Benim Yorumum: Kolaylık için, bir erkek ruhunun bir erkek bedeninde ve bir kadın ruhunun bir kadın bedeninde kıyafetlendiğini varsayalım.

Soru: Bu enerji yığını ya da bu nitelikler grubu insanlara mı özgü? O, maddenin daha düşük bazı formlarında kıyafetlenebilir mi?

Cevap: Hayır, başka hiçbir şeye bürünmez.  Bu Hinduizm değil.

Male And Female, Part 4

 

Dünya Gerçeklik Mi, İllüzyon Mu? Bölüm 5

Algının Sınırlarını Genişletmek

Baal HaSulam, “Kabala Bilgeliğinin Özü”: Konuyla ilgili en ufak bir edinimimiz olmamasına rağmen, Kabala kitaplarında ortaya çıkan tüm isim ve adlandırmaların aslında özbeöz ve gerçek olduğu sonucuna artık varabilirsiniz. Böyle olmasının nedeni, bu ilmi çalışanların, kendi algıları dâhilinde, ilmin nihai bütünlüğüyle ilgili, tümüyle tatmin olmalarıdır, yani Üst Işık ve onu algılayanlarla ilişkiden harekete geçip, doğan aksiyonların basit algısıyla.

Gerçek şu ki, algımızın bir sınırı vardır. Kabala Bilgeliği sürekli olarak derin, geniş,  tüm vektör alanlarına girip ve bunları tamamen ifşa etmeye ulaşacağınızı söyler. Ancak yine de sadece sizi dolduran gerçekliği edinirsiniz. Ve sizi doldurmayan gerçekliği edinemezsiniz, var olup olmadığını bile bilmezsiniz.

Burada şu soru ortaya çıkar: Kabalistler başka bir gerçeklik olduğunu nereden biliyorlar? Onu kendileri mi edindiler? Eğer öyleyse, o zaman neden gerçekliğin bir başka ek edinim seviyesi olarak bundan bahsetmiyorlar?

Görünüşe göre bilmeceleri önümüze koyuyorlar ya da sanki şöyle diyorlar: “Burada bir şey var ama sana söylemiyorum.” Halbuki bu onların yaklaşımı değildir.

İhsan etme niteliğine, Yaradan’ın niteliğine ulaşmak zorundayız.  Yaradan, Kendisini bizimle ilgili olarak, egoizmimize rağmen ihsan eden, seven ve birleştiren, üzerimizde yükselen olarak konumlandırır. Bizler, egoizmimizin üzerinde yükselerek O’nu keşfedebilir, O’nu hissedebilir ve O’na benzer hale gelebiliriz.

Nasıl yapabiliriz ki Yaradan’ı sadece O’na eşdeğerliğimizden dolayı hissetmekle kalmayıp, aynı zamanda kendi Kelim (Kab) ve niteliklerimizden de hissedebiliriz ? Bu bir problemdir.

World—Reality Or Illusion? Part 5

 

Yaradan’ın Eylemlerini Haklı Çıkarmak

Baal HaSulam, Şamati, Makale 34, “Toprağın Kazancı”: “ kişi Yaradan’ın sadece iyilik gönderdiğini söyleyemezse kötü ve hain diye adlandırılıyor sayılır çünkü acı çekmenin hissiyatı kişiyi Yaradan’ı suçlamaya getirir.

Yaradan asla bize ıstırap göndermez. Bu hisleri, sadece onlar için uygun bir şekilde hazırlıklı olmadığımız için böyle algılıyoruz.

Esasen söylendiği gibi kişi, Yaradan’a hem iyi hem de kötü için şükretmelidir çünkü hissettiğimiz kötü olan her şey, sadece içimizde yaklaşan iyi doyum hissini geliştirmek için gereklidir.

Günah işlemek ve ıstırap yoktur. Onların hepsi daha sonra hazla dolar. Bu nedenle ıstırap ve haz için doğru bir şekilde ve önceden hazırlanmamız gerekir. Bizler o zaman haz ve memnuniyet içinde Yaradan’ın sürekli ifşasına sahip olacağız.

Sadece Yaradan’ın haz verdiğini gördüklerinde, Yaradan’ı haklı çıkarırlar. Bilgelerimizin dediği gibi, “Erdemli kimdir? Yaradan’ını haklı çıkartan.” yani Yaradan’ın dünyayı adil bir şekilde yönettiğini söyleyen kişidir.

Erdemli, her koşulda Yaradan’ın eylemlerini haklı çıkarabilecek bir kişidir. Yaradan görünüşte olumsuz duygular gönderse bile, arzularını öyle bir ölçüde ıslah etmiştir ki onların içinde kötü hiçbir şey hissetmez.

Yani Yaradan’la o kadar bağlıdır ki, bu kaynaktan gelen tüm duyguları olumlu olarak algılar. Duygularını, onları kimden aldığı anlayışı ile örter ve bu nedenle her şey onun için bir hazdır. Yaradan’ın her bir işaretinden haz alabilir.

Soru: Istırap hisseder mi?

Cevap: Hayır, bunu hissetmez çünkü onun ıstırabı, Yaradan’ın bir verici olduğu hissiyatı ile kaplıdır.

Justify The Actions Of The Creator

 

Üst Amaca Ulaşma Yolu, Bölüm 2

Üst Güçlerden Dünyamıza Basamaklandırma

Soru: Sebep ve sonuç yoluyla aşağı sarkan kökler dizisi ne anlama geliyor?

Cevap: İki durum vardır: birincil ve ikincil, neden ve sonuç. Yaratılışın tamamı böyle bir neden ve sonuç süreciyle yaratıldı.

Yaratılışı, en üst kökten yani Yaradan’dan ifşa etmek istiyoruz. O her şeyin sebebidir ve her şey O’nun sonucudur yani tüm yasaların, niteliklerin dünyamıza, her birimize kadar, kademeli olarak basamaklandırılmasıdır.

Yaradan ya da doğa, bir ve aynıdır sadece “doğa” her şeyi içeren kelimenin geniş anlamını ifade eder.

Soru: “aşağı doğru basamaklandırma” terimi ne anlama geliyor?

Cevap: Yaradan, ihsan etme, sevgi ve yayılma niteliğidir. Bu, tüm güçlerin, dünyamızın tüm niteliklerinin yayıldığı, hepimizin O’nun altında olması için kesinlikle iyi, kesinlikle eksiksiz bir niteliktir. Bu nedenle, güçler O’ndan (Yaradan’dan) bize gelen basamakları temsil eder.

Path To Achieving The Upper Purpose, Part 2