Category Archives: Maneviyat

Kötü Eylemler ve Manevi Gelişim

Soru: Fiziksel hayattaki kötü eylemlerim, manevi yaşamımı nasıl etkiler?

Cevap: Fiziksel hayattaki hiçbir eylem maneviyatı etkilemez çünkü hepsi yukarıdan kontrol edilen egoizm tarafından belirlenir.

Maneviyatı etkileyen tek şey, dostlarınızla bağ kurmak ve ihsan etme niteliğini elde etmek için çabalarınıza ne kadar yatırım yaptığınızdır. Sadece bu! Geri kalan her şey bu dünyadaki oyuncaklarımızdır.

Bad Deeds And Spiritual Development

 

Öğrencilere Karşı Şefkat

Soru: Bir Kabala öğretmeni,  insanlar için veya öğrencileri için bir şefkat hissi duyar mı?

Cevap: Bir Kabala öğretmeni, bir insanın doğasında olan tüm duyguları, en az 620 kat büyütülmüş olarak deneyimler. Bu muazzam hislere katlanmak için uygun araçlara sahiptir. Küçük bir derecede bile her hissi, sıradan bir insandan 620 kat daha güçlü bir şekilde yaşar.

Soru: Öğrencilere karşı şefkat nedir?

Cevap: Öğretmen, bir öğrencinin maneviyatta nasıl bir şeyler yapmak istediğini, ancak başarısız olup ve düştüğünü ve sonra tekrar yükselmeye çalıştığını ve tekrar düştüğünü gördüğünde, bu öğretmende şefkate neden olur çünkü öğrenciye yardım edemez. Sabırla beklemelidir. Elbette, öğrenciye kendince yardım eder, fakat öğrencinin bu yardımı hissettiği seviyede değil.

Bunu kendi tecrübelerime göre çok iyi anladım. Çok kötü koşullar içindeydim. Öğretmenim bana yakınlık gösterdi ama hiçbir şekilde yardım etmedi.

Ancak yıllar sonra, onun önünde acı çekip çekmememe bakmaksızın, tamamen farklı bir şekilde bana yardım ettiğini anladım.

Gerçek şu ki, acı çekmek genel sistemde hissedilir ve o sadece sizin değildir; Yaradan’ın ifşası ile ilgili bütün sisteminin çektiği acıdır. Bu genel acı, öğretmenin hissettiği şeydir. Birey, oraya dahil değildir.

Sadece onluya dahil olmanızın, maneviyatta hissedildiğini anlayın. Bu nedenle, sadece tek başına oturmak ve acı çekmek yardımcı olmaz. Zaman kaybı üzücüdür. Hızlı bir şekilde birleşin ve arzularınızı bağlayın.

Compassion For Students

 

Her Düşünce Ne Kadar Faydalıdır?

Esas mesele, Bilgi Ağacı’nın günahından sonra parçalanan ortak ruhu toplayıp, eski haline getirmektir. Bizler bu kırık kabı, çalışmalarımıza hazırlık aşamasındayken aldık bile. Bizden istenen şey eylemdir, bu konu hakkında yazıldığı gibi: “Ve Ben’i aralarında yaşayabileceğim bir Tapınak yapsınlar.”

Tapınak, tamamen ihsan etmeyi amaçlayan kutsal bir kaptır. Bizler onu tuğlalarımızdan, taş üzerine taş koyarak, diğer tuğlalarla bağ kurabilen taştan kalplerden inşa ediyoruz.  Tapınağı bu şekilde egoizmimizden, parçalanmış arzularımızdan, onları birbirine yapıştırarak ve üst gücün, Yaradan’ın içimizde yaşayabileceği bir yer oluşturarak inşa ederiz.

Bu bizim tek işimiz ve hedefimizdir ve bu nedenle her eylemin, düşüncenin ve arzunun bu kutsal kulenin, Tapınağın inşası için ne kadar faydalı olduğunu her zaman kontrol etmeliyiz.

How Beneficial Is Every Thought?

 

Üst Işık Neye Karşılık Verir?

Soru: Saran ışığı nasıl çekebilirim: çabamla mı yoksa arzumla mı? O neye karşılık verir?

Cevap: Arzu ve çaba çok yakın kavramlardır. Fakat çoğunlukla, saran ışık çabalarımıza karşılık verir.

Kendimden çıkmaya, dostlarımla bağ kurmaya ve egoizmimin zıttı bir nitelik kazanmaya çalıştığım ölçüde, grubun merkezinden “mantık ötesi inanç” olarak adlandırılan özel bir niteliğin etkisini hissetmeye başlarım.

What Does The Upper Light Respond To?

 

Kabala Çalışması Hayatıma Ne Getirir?

Soru: Hayatımdaki bütün olayları Kabala çalışmasına bağlayabilir miyim, yoksa bütün bu olaylar zaten başıma gelecek miydi? Kabala çalışması benim hayatıma ne getirir?

Cevap: Kabala çalışmanız hayatınıza amaç verir. Size, fiziksel bedeninizle kaybolmayan, ancak onun ötesinde aynen kalan sonsuz bir kazanç/yükselme sağlar. İhsan etme niteliği, egoizmin üstünde olduğundan bedenimiz öldüğünde bile varlığını sürdürür.

Kabala, bize bu dünyadaki yaşamdan tamamen saf bir fayda sağlar. Bu, tek bir yaşam veya birkaç yaşam döngüsü sürebilir ama Yaradan’la, O’nun seviyesiyle tamamen benzerlik koşuluna ulaşabileceksiniz. Bizim gelişimimizin amacı budur.

What Does Kabbalah Study Bring Into My Life?

 

Yaradan’ı Edinmek İçin Araçlar

Soru: Kabalistler, Yaradan’ın hissiyatının, birbirimizle olan bağı hissetmekten daha fazlası olmadığını söyler. Bu, Yaradan’ın içimde değil, diğer insanlarla aramızdaki bağda ifşa olduğu anlamına mı gelir?

Cevap: Bu, yalnızca Yaradan’ın ifşasıyla ilgili yardımcı bir araçtır. Gerçek şu ki, Yaradan ihsan eden, haz veren ve gelişen bir güçtür. Kendisinin dışına etki eder.

O’nu hissetmek için ihsan edecek ve haz verecek, benzer, uygun bir güç geliştirmeliyiz. İçimizde böyle bir güç yoktur. Sadece alma gücümüz vardır.

Bu nedenle, Yaradan’ı edinmek için en önemli şey, kendimizde alma gücüne ek olarak ihsan etme gücünü yaratmaktır. Bununla birlikte, kendimizde hiçbir şeyi değiştirmeyiz, olduğumuz gibi kalırız, yalnızca kendimizi diğer güçlerle tamamlarız.

İhsan etme gücünü geliştirerek her şeyi, Yaradan’a benzerlik yasasına göre hissetmeye başlarız. Benzerlik yasasına göre, alma niteliklerimizde çevremizdeki şeylerin var olduğunu hissederiz, aynı şekilde Yaradan’ı da geliştirdiğimiz ihsan etme niteliklerinde hissedebiliriz.

Bu nitelikleri oluşturmak,  yalnızca gruplarda bir araya geldiğimizde aramızdaki belirli bağ koşulları altında ve bize birbirimizle nasıl bağ kurabileceğimizi açıklayan Kabala’yı çalışmakla mümkündür. Bu bağda, ihsan etme niteliği olarak adlandırılan, bir sistem inşa etmeye başlarız. Sadece bu nitelik, Yaradan’ın niteliğini tutabilir ve onun içinde, yeni duyu organımız olarak, O’nu hissetmeye başlarız.

The Means To Attain The Creator

 

Yaradan’a Neden Dönülmeli?

Soru: Elektrik akımını veya yerçekimi kuvveti kullandığımda, kimseden bir şey istememe gerek yok. Neden doğanın üst gücü ile etkileşime geçmek için manevi bir talep oluşturmam gerekiyor?

Cevap: Cansız, bitkisel veya hayvansal doğa çerçevesinde (bu dünyevi varoluşta biz de canlı doğanın bir parçası olduğumuz için) bizler, net bir fiziksel koşul içinde bulunmaktayız. Talep edecek hiçbir şeyimiz yok. Sadece kendimizi nasıl adapte edeceğimizi, fiziksel doğayı nasıl öğreneceğimizi ve kullanacağımızı, onun yasalarını inceleyip bunları bir şekilde doğru olarak uygulamaya çalışacağımızı bilmemiz gerekir.

Bir sonraki seviyeye, varoluşumuzun manevi derecesine yükselmeye çalıştığımızda, tamamen farklı bir ilişki içine gireriz: Yaradan ile bir ilişki. Bu nedenle, sürekli O’na bağlıyızdır. O, bize hitap eder ve biz, O’na döneriz.

Bu bağda, O’na benzer olmak istediğimizde, kendimiz için “ruhumuz” denilen, Yaradan’a benzerlik imajı yaratırız.

Why Turn to the Creator?

 

İlerlemenin Sonucu

Soru: Beklenmedik problemlerle karşılaşan bazı yeni öğrenciler, problemlerin Kabala çalışmasıyla ilgili olduklarını düşünüyor. Öyle mi?

Cevap: Hayır. Kabala çalışmasındaki problemler, sadece dostlar reddetmeye ve düşmanlık hissetmeye başladığında, grubun içinde ortaya çıkar. Bu, ilerlemeden kaynaklanır böylece her seferinde kişi bu engellerin üzerine çıkacaktır, başka bir şey değil.

Soru: Bir şeyin gerçekleşmek üzere olduğu hissi nereden gelir? Belki hassasiyet mi artar?

Cevap: Hassasiyet de artar. Eğer onları hissetmezsek, onların üzerine daha da yükselmek ve maneviyatı daha fazla tanımlamak için her türlü engelleri başka nasıl aşabiliriz? Daha önce de var olan engeller, şimdi kendilerini daha fazla ortaya çıkarırlar çünkü bunu hak ediyoruz ve onların üzerine yükselebiliriz.

Consequence Of Advancement

 

Gruba Zarar Verme Korkusu

Soru: Onlu ile yaptığım çalışmamda dostlara zarar verdiğimi hissediyorum.  Bunu yaptığımda bile, durduracak güce sahip değilim. Ancak, hiçbir şeyi değiştiremediğim için son derece üzgünüm. Bu bir dua mı? Yoksa bu durumu tersine çevirmek ve bir sonraki koşula geçmek için daha fazlasını mı yapmalıyım?

Cevap: Dua etmeli ve nazik ve iyi olmanıza yardım etmesi için onludan talepte bulunmalısınız. Onlarla dürüst, açık yürekli olmaya çalışın.

Aynısını Yaradan ile de yapın. Bunu yapmaktan korkmayın, yardımcı olacaktır. Eğer bunu yapmazsanız, o zaman bu hayattaki manevi gelişiminiz başarılı olmayacaktır.

Fear Of Harming The Group

 

Yaradan ve Atzmuto

Soru: Doğru ilişkiler ağı inşa edersek, o zaman bu tür bir iletişim bizi “Yaradan” olarak adlandırılan sisteme benzer bir duruma getirir mi?

Cevap: Maddesel dünyada, görme ya da duyma duyumuz belli bir dalga aralığını yakalar. Görme duyumuzun altında ve üstünde dalgalar vardır ve 20 kHz den daha büyük ve 20 Hz’den daha düşük ses dalgaları vardır, fakat onları algılamayız. Bununla birlikte, onların var olduklarını bilmekteyiz ve duyularımızın kapsamını genişletmemizi sağlayan araçlar icat ettik.

Burada sadece genişletmiyoruz ama içimizde almak için değil ihsan etmek için çalışan, tamamıyla yeni bir duyu organı yaratıyoruz.

Yeni duyu organımızda hissettiğimiz güç, kendimizi inşa ettiğimiz benzerlik, “Bo”(gel) ve “Reh”(gör) sözcüklerinden gelen, Boreh olarak adlandırılır.

Bunun üzerinde Atzmuto (Yaradan’ın Özü) olarak adlandırılan, bizim algılayamadığımız başka bir şey vardır. Bir şeyi algıladığımız kesin bir sınır vardır, ama yukarıda yoktur. Bizler bu sınırı net bir şekilde hissederiz.

Soru: Atzmuto hakkında herhangi bir bilgi var mı?

Cevap: Pek çok nesiller boyunca, 6000 yıldan beri, bizler sadece Yaradan’ın ediniminde bulunduk.  Ancak, tüm insanlık O’nun tam edinimine geldiğinde ve kendi dışındaki duyusal organa girdiğinde, yani, beş bedensel duyu organına ek olarak ve ihsan etme üzerine inşa edilen beş manevi duyu organını hissettiğinde, o zaman Atzmuto adı verilen daha yüksek bir boyuta geçeceğiz.

The Creator And Atzmuto