Category Archives: Maneviyat

Genel Ve Özel Eşittir

Soru: Baal HaSulam, “Kabala Bilgeliğinin Özü” adlı makalesinde “genel ve özel olanın eşit olduğunu” yazıyor. Bu ne anlama geliyor?

Cevap: Maneviyat, parçalara bölünemez ve bu nedenle manevi sistemin herhangi küçük bir kısmı, tüm sistemle aynı değere sahiptir.

Sistemden en küçük, mikroskobik parçacığı çıkararak bile, onu tamamen yok ederiz, çünkü manevi sistemin her bir zerresi kesinlikle onun tüm parçalarında vardır! Böylelikle küçük bir parçacığın olmaması, tüm sistemin doğru işleyişinin bozulmasını beraberinde getirir.

Buradan genel ve özel olanın eşit olduğu ilkesi gelmektedir. Başka bir deyişle, eğer küçük bir boşluk, bir ihmal, bir rahatsızlık veya bir arıza varsa, bu tüm sistemde tezahür eder!

Soru: Bu prensip pratikte nasıl uygulanır?

Cevap: Maneviyatta daima bütünlüğe doğru çaba göstermeliyiz. 125 seviye arasındaki fark, giderek genel sisteme olan bağlantımızı daha kapsamlı bir şekilde ortaya koymamızdır.

The General And The Particular Are Equal

Kişisel Yönetim ve Genel Yönetim Arasındaki Bağlantı

Soru: Kişisel yönetimim ve genel yönetim mevcut. Bunlar nasıl birbirine geçiyorlar?

Cevap: Genel yönetim insanlara ve dünyaya iner ve kişisel yönetişim bir kişi veya onun küçük topluluğuna iner aynı zamanda, her iki yönetim türü de, birbiriyle ters düşebilir.

Görüş: Yaradan bir kişiyle hiçbir şekilde kişisel ilişki kurmaz, yalnızca insanlığın tamamı vasıtasıyla kurar demiştiniz.

Benim yorumum: Önemli değil. Yaradan bir kişiyi etkiliyorsa veya insanlar birbirlerini seçime bağlı olarak etkilemek istiyorsa, o zaman bu kişisel bir etkidir. Örneğin, karşılıklı bir garanti oluştururken (Arvut), arkadaşlarımızı seçimimize bağlı olarak etkilemek istiyoruz.

Yaradan’ın kişiye şahsi bir talebi yoktur. Bir kişi çevresinin bir ürünüdür ve bu nedenle Yaradan ona bu çevrenin bir parçası olarak muamele eder.

Soru: Vücudumuz milyarlarca hücreden oluşmaktadır. Her hücreye ayrı ayrı yaklaşım göstermediğimi ve hatta onları ayırt bile edemediğimi söyleyebilir miyim ve aynı şekilde Yaradan da bize bakar ve bizi görmez mi? Sadece genel resmi mi görüyor?

Cevap: Gerçek şu ki, genel sistem bütünüyle deterministik, birbirine bağlı. İçinde seçili hücreleri izlemeyi gerektiren hiçbir şey yok.

Bizler, algımızdan bozuk, egoistik görünen ideal dünyada varız. Yönetimin sorunu, bizi bu ideal dünyayı ifşa etmeye zorlamaktır. Bu nedenle, genel ve bireysel etkiler birbirine bağlıdır.

The Connection Between Personal and General Governance

Gizlilik Özgürlük Verir

Soru: Grup aracılığıyla güç alabileceğimi söylüyorsunuz. Grup Yaradan’dan bir verici midir, yoksa manevi bir güç kaynağı mıdır?

Cevap: İkisi de. Gerçek şu ki, bana göre, grup Yaradan’nın tezahürüdür. Bu nedenle, grupla birleşmeye çalıştığım ölçüde Yaradan’a bağlı kalmaya çalışıyorum. Gruba ihsan ederek, Yaradan’a ihsan ederim ama ben ne bunu görüyorum ne de biliyorum.

Eğer grup yerine Yaradan’ı görseydim, bir köle gibi o’na sürekli olarak ihsan etmek zorunda olurdum. Otomatik olarak bir meleğin forumda olurdum. Bununla birlikte, bu Yaradan’ı görmeyerek nasıl özgür seçimimin olduğudur.

Yaradan bu dünyanın ardında gizlenmiştir.

Bu nedenle, “Olam” (Dünya) kelimesi “Alama” kelimesinden gelir (Gizlenme). Buradan gizlemenin bize özgür seçim veren büyük bir lütuf olduğu çıkar.

Sadece Yaradan’ı edinmede özgür kalabildiğim ölçüde, her şeyi kontrol eden bu büyük gücü ortaya çıkarabilirim : geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek.

Soru: Diyelim ki; dünya çapında saygı gören zengin bir insanla tanıştım. Onu kendi çıkarlarımla kullanmak istemediğim için, onunla tanışlığımı daima herkesten ve hatta kendimden bile saklıyorum. Yaradan ile ilişkimizi de böyle düşünmek mümkün mü?

Cevap: Bana tamamen ifşa olmasına rağmen, Yaradan’la tanışlığımı kendi hatrıma kullanmıyorum, “O evimin tümünde sadıktır” diye yazılmıştır.

O size güvenir ve arzularınız üzerinde bir kısıtlama (Tzimtzum) yapmak için kendi içinizde bir ekran yaratmanız gerekir – Yaradan’dan hiçbir şey kabul etmemek ve sadece ihsan etmek için çalışmak.

Soru: O, kendisini sürekli bana ifşa etmeye çalışıyor ve ben kendim onu sürekli olarak gizliyor muyum?

Cevap: O sadece sen onu gizlemeyi öğrendikten sonra ifşa olur…

Concealment That Gives Freedom

Cadılar, Şeytanlar ve Hortlaklar

Soru: Ruhlar, cinler, melekler ve şeytanlar var mıdır?

Cevap: Cadı, hortlak, şeytanlar, cinler yada diğer kötü ruhlar yoktur.

Bunlar bir kişinin tüm nitelikleridir. Kabala’da, hem saf (özgecil), hem de saf olmayan (egoist) güçlerin pek çok ismi vardır. Ancak, hepsi bir insanın içindedir. Bu şeytanları kovmamız gerektiği anlamına gelmez. Egoist niteliklerimizi düzeltmeliyiz.

Onları bir görüntü şeklinde hayal etmeyin. Bir şeyi değiştirmek mi istiyorsun? O zaman kendini değiştir, egoizmini değiştir. Diyelim ki; dün egoizmin -20 idi ve bugün -10. Bu, içinizden bazı “şeytanları” kovduğunuz anlamına gelir.

Witches, Devils, And Ghouls

Kendine Bir Soru

Soru: Kabala öğrencisinin her gün kendini sorması gereken soru nedir?

Cevap: En önemli şey, O’nun dışında başka hiçbir şeyin olmadığı hissinden kopmamaktır. Bundan asla ayrılmayın.

İşte bu yüzden her öğrenci sürekli kendisine şu soruyu sormalıdır: “Ne yapmalıyım ki, tüm varoluşun kaynağından ayrılmayayım?”

A Question To Oneself

Sorular ve Cevaplar- 221

Soru: Ruh nedir?

Cevap: Ruh Yaradan’a benzer bir arzudur, yani ihsan etme niyeti ve sevgiyle bir arzu. Kişinin içinde bir ruh yoktur; Ruh, ancak onu egoizmimizden yarattığımızda var olur.

Soru: Son zamanlarda içimde sadece şükretme amacı ile dua etme arzusu yükseldi, Zebur okuması aracılığıyla ‘Ruhum, Rabbi kutsasın ‘ (Zebur 104:1) ve ‘Ruhum, Rabbi öv’ (Zebur 146:1) duada söyleyebileceğim her şey budur. Doğru mu?

Cevap: Twitter’da kısalttığım Zebur’a bak.

Answers To Your Questions, Part 221

Nasıl Mesih Olunur?

Facebook’tan Soru: Mesih’in bir güç olduğunu ve bir insanın o olamayacağını iddia ediyorsunuz.

Cevap: Mesih, ihsan etme ve sevginin nitelikleriyle bizi egoizmin dışına çeken bir güçtür.

Bu gücün yardımı ile ihsan etme ve sevgi niteliklerine ulaşan bir kişi, tam bir içsel ıslah yapmıştır. Bu seviyeye ulaşarak, Mesih olarak da adlandırılabilir.

Soru: Ari de dahil olmak üzere, onların zamanlarında büyük Kabalistler dedikleri şey bu değildi mi?

Cevap: Evet. Başka bir deyişle, o, kendisini tamamen ıslah etmeye yardımcı olan bir kuvvete sahip kişidir. Ancak, bu artık başkalarını da düzeltebileceği anlamına gelmez, çünkü özgür irade aynen kalmaktadır ve her biri bunu kendisi için yapmalıdır.

How To Become A Messiah?

Mutlak Mutluluk

Soru: Tam ve mutlak bir mutluluk durumu olarak tanımlanan Kabala’daki en yüksek koşul nedir?

Cevap: Mutlak mutluluk, egoist sistem (Klipa- kabuk, Tuma’a- kirlilik, Gasut- bayağılık) tamamlandığında ve sağ çizginin niteliği olan ihsan etme, sevgi ve önem vermeyle doldurulduğunda, sağ ve sol çizgiler arasındaki orta çizgiye tam entegrasyon ile yaratılır.

Eğer iki sistem, birbirlerinin tam kabulü ile aralarındaki orta çizgide aynı anda var olurlarsa, o zaman bu duruma mutlak mutluluk denir.

Ancak bu durum daimî olarak kalmayacaktır, çünkü bozulmalar, arızalar ve parçalanmalar onun içinde sürekli olarak ortaya çıkar. Başka bir deyişle, mutluluk koşulu da dahil olmak üzere, her manevi koşul dinamiktir/devingendir.

Absolute Happiness

İnsanlığın Mini Modeli Olarak Grup

Kabalistler bizlere mini-insanlığın, mini-Adamın bir modeli haline gelecek olan gruplarda birleşmemizi tavsiye ediyorlar, çünkü o zaman iletişim yasaları, Adam HaRişon’un günahından önce olduğu gibi, insanlar arasında çalışacaktır. Ve bu şekilde, bizi daha da fazla etkileyecek ve bizi birleştirecek olan Üst Işığı çekeceğiz.

Bizler zaman içinde ileri atılmak istiyor gibiyiz. Evrimin doğal seyri ile, Üst Işık bizi baskılayacak ve bizleri bundan sadece birkaç yüz yıl sonra birleştirecek. Ve biz bunun hemen şimdi olmasını istiyoruz!

Bu yüzden oyun oynayarak hareket eden ve gelişen küçük çocuklar gibi bizden istenen tüm eylemleri gerçekleştiriyoruz. Ve benzer bir şekilde, son ıslahın kanunlarının gerçekleştirildiği bir grup kurmak istiyoruz.

Işık, bizim çabalarımıza cevaben grubu etkiler, biz onu zorlarız. Doğa yasalarına göre, bizi daha fazla etkilemesi için üst Işığı uyandırırız ve çabalarımızın ölçüsüne ve arzumuzun gücüne göre ilerleriz. Böylece, gelişimimizin zamanını hızlandırırız. Bu, Kabala metodunun özüdür.

Son ıslahın yasası olan, komşunu kendin gibi sevme arzusu, günlük amacımız haline gelir.

The Group As A Mini-Model Of Humanity

Her Kelimeden Sorumlu

Soru: Kabala’daki bir öğretmen ve öğretmen arasında fark var mı?

Cevap: Kabala’da bir öğretmen vardır ve Kabala’nın bazı yönlerini öğreten yardımcıları da vardır. Fakat her halükarda, her şey gelişimin genel yönünü ve ruhunu belirleyen bir öğretmenden gelir. Asistanları ona rapor verir, ancak her biri ayrı ayrı öğretir.

Soru: Öğretmen, öğrencilere söylediği her kelimeden sorumluluk hisseder mi?

Cevap: Kesinlikle. Kişi bu bilgiyi ancak, bunun doğru olduğuna inandığı ölçüde aktarabilir ve kişi bunu yaşamış ve bunun için acı çekmiştir. Bu ona aittir, onun için ödeme yapmış olduğu anlamına gelir.

Responsibile For Every Word

Toplam 62 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.12345...102030...Son »