Category Archives: Maneviyat

“Bana Emrettiğin Her Şeye Uydum”

Torah, Deuteronomy 26-14: Yasımı tutarken onlardan hiç birini yemedim [ikinci ondalık], ne kirlilerken onlardan birini tükettim; ne de ölü için onlardan birini kullandım. Efendi, Tanrı’ma itaat ettim; Bana emrettiğin her şeye uydum.

Kişi, bunu hayatı boyunca sadece bir kez değil, her derecede söylemelidir.

Yani, her gün mahsullerini, emeğinin meyvelerini toplayıp ve bir şeyler yaptığını gördükten sonra, kişinin içinde olan, baştan sona tüm eylemlerinde ve niyetlerinde, onu yönlendiren ve bütün bunları gerçekleştiren, Yaradan’ın yardımının yanında olduğunu anlamalıdır.

“I Did According To All That You Commanded Me”

Ana Şey Arzudur

Soru: Eğer arzularım ve düşüncelerim Yaradan’dan geliyorsa, o zaman hayattaki işim yalnızca ileri gitmek ve O’nun emirlerini yerine getirmek mi?

Cevap: Yaradılışta, Yaradan’ın arzuları ve düşüncelerinden başka ne var? Bizler aslında çevremizdeki yaratılış düşüncesinde yüzüyoruz ve onun birazını bağımsız hayatımız gibi hissediyoruz. Ancak bütün çok boyutlu resmi hissedebiliriz ve bizim gelişimimiz bununla ilgilidir.

Önemli olan arzudur ve arzulara göre düşünmeye odaklanmak zorundayız. Eğer arzular çalışırsa, kişi ister genç ister yaşlı olsun, kolayca düşünebilir. Önemli olan istemektir; asıl şey arzularımızın içinde yaşamaktır!

Düşüncelerimiz çok tembel olabilir. Ancak, tembel bir düşünce bile iyidir, çünkü isteklerinize müdahale etmez, ancak aslında onlara yardımcı olur. Düşünce her zaman ikincil ve arzusu birincildir.

The Main Thing Is The Desire

Aç Çocukları Nasıl Doyurabiliriz?

Soru: Kabalistler, gezegende bir yerlerde, her beş saniyede bir ölen aç çocukları doyurmak için ne yapabilir?

Cevap: Kabalistler, tıpkı herkes gibi hiçbir şey yapamazlar. Yaradan, hepimize bu tür koşullar verir ki, böylelikle onların temelinde birbirimizle doğru ilişkiyi kurabileceğiz -“dostunu kendin gibi”- aksi takdirde dünyayı değiştiremeyiz. Bu, yavaş yavaş buna doğru ilerlememiz gerektiği anlamına geliyor.

Kabala bilgeliği bize bunu nasıl yapacağımızı anlatır. Eğer başkalarına bundan bahsedersek ve onlara Kabalistik onlularda geliştirdiğimiz yöntemi gösterirsek, dünyanın, doğru koşulun ifşasına iyi bir şekilde ulaşacağından emin olabiliriz.

How Can We Feed Hungry Children?

Amalek’in Size Ne Yaptığını Hatırlayın

Torah, Deuteronomy, 25:17-18: Amalek’in Mısır’dan ayrıldığınız sırada size ne yaptığını hatırlayın, yol boyunca sizinle nasıl bir araya geldiğini ve bitkin ve yorgun olduğunuzda, içinizde tüm geride kalanlara arkanızdan saldırdığını ve o, Tanrı’dan korkmadı.

Amalek (“Al MenAt LeKabel’in kısaltması” “almak uğruna” niyet), kendisi için, en zayıf arzularımızı seçen, onları ele geçirerek çalan ve öldüren, onlar için egoistçe çalışan, egoist bir niyettir. Buna, arzuların kangreni denir.

Amalek, İsrail halkına Mısır’dan Sina Dağı’na giderken saldırdı; yani onları Mısır’a geri çekmeye başladı. Başka bir deyişle, egoizmden çıktıktan sonra, ilk kısıtlamaya giden yolda, egoist seviyenin üzerine yükselerek ve yukarıdan ışık alarak, her şeyi kendisi için almaya çalışan Amalek, belirir. Onun görevi mümkünse onları Mısır’a geri getirmektir ve mümkün değilse en azından onlardan mümkün olduğunca ayırmaktır.

Bu nedenle, sürekli olarak onunla savaşmak gerekir, çünkü o, Yaradan’a karşı olan niyettir. Amalek, şimdi değilse, sonra düzeltilebilecek özel egoist arzular değildir; bunun yerine, ıslah edilemeyen ve yalnızca tersine çevrilebilen, “kendi için” niyettir. Bu nedenle öldürülmeli ve ancak o zaman sevgi ve ihsan etme karşıtı eylemi gerçekleştirebilirsiniz.

“Tanrı’dan korkmadı” denir. Amalek, Firavun gibi, hiçbir şeyden korkmaz çünkü o, bunu yapmak için Yaradan tarafından yetkilendirilmiştir. Burada, Amalek ve Firavun eşittir.

“Remember What Amalek Did To You”

Yüksek Gerçekliğin Uyumu

Soru: Yaşadığım realitenin aksine, özlem duyabileceğim, hayal edebileceğim ve anlayabileceğim gerçek realiteyi açıklayabilir misiniz?

Cevap: Manevi yola başladığımda bunu yapmaya çalıştım ve bana öyle geliyor ki, onda bugünden daha başarılıydım.

Daha yüksek gerçekliği tanımlayamam. O, ihsan etmenin, sevmenin, tüm bütünleşmenin ve tam bağlı olmanın alanıdır. O, birbirini tamamlayan, tek bir bütün halinde birleştiren, genel aklın, ortak niteliklerin ve ortak eylemlerin bulunduğu bir alandır. Bu bir uyumdur.

Biz onu, karşıtlıkların keşfi ve aralarındaki tam uyum üzerine inşa edilmiş olan daha yüksek bir haz olarak hissederiz.

Harmony Of The Higher Reality

Üç Çizgide Çalışmak Nedir?

Soru: Üç çizgide çalışmak nedir?

Cevap: Üç çizgide çalışmak, eğilimleriniz arasındaki tam karşılıklı bağdır.

Sol çizgi, haz için, almak için egoistik arzudur. Onun üzerine yükselerek kişi, kullanımını kısıtlar.

Sağ çizgide çalışmak, Üst Işığı almak ve kendi içinizde ihsan etme niteliği olarak kullanmak demektir.

Orta çizgi, içinizdeki sağ ve sol çizgilerin birleşimidir. Doğru kombinasyonda, egoizminizi yalnızca ihsan etmeyi genişletmeyi amaçlandığınız ölçüde kullanabilirsiniz.

Soru: Manevi çalışmanın basamaklarını edinmek ne anlama gelir?

Cevap: Gruptaki arkadaşlarınızla doğru ilişkilerin bir araya getirilmesi anlamına gelir.

What is Working In Three Lines?

Orta Çizginin Yasası

Torah, Deuteronomy 22:10 – 22:11: Bir öküz ve eşek ile birlikte sürmeyeceksin. Yün ve keten karışımını birlikte giymeyeceksin.

Bu orta çizginin yasasıdır.

Eşek ve öküz, birbirine katılamayacak sağ ve sol çizgileri sembolize eder. Eşek nezakettir ve öküz inatçılıktır (sol çizgi).

Sol çizgi, egoistik arzular ve sağ çizgi, yukarıdan aldığımız özgecil niteliklerdir. Bununla birlikte, orta çizgide doğru şekilde dengelenmelidirler.

Aynı şey, karışık kumaştan kıyafet giymenin yasaklanmasında da geçerlidir. İki çizgiyi sembolize eden yün ve keteni karıştıramazsınız, çünkü bu “kısa devre” ye sebep olur ve bu şekilde yaptığınız her şey iyi sonuç vermez.

Law Of The Middle Line

Manevi Çalışmanın İki Aşaması

Soru: Yaradan’ın çalışması nedir? Yaradan benim yerime mi çalışır?

Cevap: Evet, Yaradan’ın Işığı üzerimizde çalışıyor; o bizim doğamızı değiştirir. Biz sadece O’nun, bunu yapmasını isteriz.

Çalışmalarımız iki bölümden oluşur. Birincisi fiziksel olarak onluda bağ kurmaya çalıştığımızda ve aramızdaki bağın doğru yapısında kendimizi organize ederek, Yaradan’ın çalışması için hazır bir alan yaratmak.

İkinci bölüm O’na yalvarmamızdır: “Gel ve aramızdaki doğru bağı yarat. Aramızda yapabildiğimiz her şeyi yaptık.” Çalışmamız, bu iki aşamadadır.

http://laitman.com/2017/04/two-stages-of-spiritüel-work/

İntikam, Egoizmin Yenilgisi

Soru: Bir insanda intikam duygusu nereden gelir?

Cevap: İntikam duygusu, ego’nun çok zor bir yenilgiye uğraması, aşağılanma yaşayan bir ego sonucu ortaya çıkmaktadır. Böyle bir durumda, kişi her şeyi yapmaya hazırdır; başka seçeneği yoktur. Egomun en merkez noktasına hakaret ettiğiniz bir durum, eğer bana sıfır olduğumu gösteriyorsanız ve bana var olma fırsatı bırakmıyorsanız, bu his, benim içimde bir intikam duygusu uyandırır.

Eğer daha yukarda olduğumu ve beni zirvenin üzerinden “ittiğinizi” benim bir hiç olduğumu gösterdiğinizi düşünürsem, o zaman içimdeki duyguyu üreten faktöre karşı aşırı tepki oluşur. Böyle bir durumda, yalnızca öldürmeye, yakmaya ve ezmeye hazır olmak değil, aynı zamanda bu faktörün bu dünyadan herhangi bir biçimde yok olmasını da isterim!

Soru: Bir Kabalistte böyle bir duygu uyandırmak mümkün müdür?

Cevap: Kesinlikle, Kabalistler diğerlerinden daha keskin duygular yaşarlar. Bununla birlikte Kabalistler, bu duyguların Yaradan’dan geldiğini ve sadece böylelikle insanın kendisini O’na geri çekeceğini anlar.

Soru: Aşağılayıcı bir durumda, normal biri intikam alacaktır. Kabalist ne yapar?

Cevap: Kabalist, kendisinde birazcık da olsa aşağılama hissetmeyecek bir koşula gelene kadar, kendisini düzeltecektir, çünkü bu his, başkalarından değil, Yaradan’dan gelmektedir. Çünkü “O’ndan başkası yok” (Deuteronomy 4:35).

Soru: Neden diğer insanlar arasında bu böyle değilken, bazı insanlar arasında intikam gelenek sınıfına yükseltilir ve nesilden nesle geçer?

Cevap: Bu, yetiştirme ve yaşadıkları dönem ile ilgilidir. “Kan davası” nın çok yaygın bir gelenek olduğu dönemler vardı. Yenilgiye müsamaha etmek imkânsızdı ve sadece bir düello bu duyguları silebilirdi.

İnsanlık tarihinin tamamında, büyük aşağılanma hisseden bir kişinin nasıl ilerleyeceğini hesapladığı birçok dönem vardır. Bugün, egoizm o kadar büyüdü ki, özel koruma mekanizmaları yarattı. Aksi takdirde, geçen bir arabadan gelen her korna ötüşünde, sürücülerin birbirlerini vurduğunu görürdük.

Günümüzde bir Kabalist hakaret, affetme veya bir hakarete tepki olarak eylemler ile ilgilenmez. Aslında, gerçekte hayat büyük bir aşağılanma kaynağıysa da, temelde, aşağılanmış hissetmemek için onu kalbe almamalıyız, götürmemeliyiz.

Revenge, The Defeat Of Egoism

Ein Sof’u Keşfetmek

Soru: Kabala bilgeliği, kişinin yaratıcı olmasına yardımcı olur mu?

Cevap: Kabala bilgeliği, bize kişiyi sınırlar gibi görünse de, kişiyi geliştirir. O, basitçe kendi içinde daha da derine batar ve böylece o bize görünüşe göre sınırlanmış gibi gelir. O, belli bir şeye kilitlenir ve bir şeyi hedefler.

Kabala bilgeliği, kişiyi manevi dünyaya atılım için hazırlar ve atılımın ardından Ein Sof (sonsuzluklar) ona ifşa olur.

Discovering Ein Sof

Toplam 58 sayfa, 10. sayfa gösteriliyor.« İlk...89101112...203040...Son »