Category Archives: Maneviyat

Hızlı Kabala İpuçları – 2/26/17, Bölüm 2

Soru: Kolektif egoizm gibi bir kavram var mı?

Cevap: Hayır, eğer kişi bir insanın manevi gelişiminden söz ediyorsa, bu sadece bireyseldir.

Soru: Yaradan’a ihsan etmek için O’na karşı nefret mi duymamız gerekiyor?

Cevap: Kişi Yaradan’a karşı nefret hissederse, o zaman aynı derecede, Yaradan hissiyatı ya da O’nun hakkındaki düşünceler bile kişiden derhal kaybolur.

Soru: Siz genellikle insanlığın egoizminin her geçen gün geliştiğini söylüyorsunuz. Biz zaten onun son aşamasına ulaştık mı, yoksa bizi bekleyen ekstra büyük sürprizler mi var?

Cevap: Biz zaten egoizmin gelişiminin son aşamasına ulaştık, fakat henüz bütünüyle, tamamen ulaşamadık.

Soru: Baal HaSulam, Kabala bilgeliğini iki kısma ayırdı: gizli kısım ve ifşa olan kısım. Gelecekte, yalnızca seçilen kişiler gizli kısmı keşfedecekken, herkes açıklanan kısmı keşfedecek mi?

Cevap: Herkes seçilecek. Gelişimimizin sonunda hepimiz tamamen aynı seviyeye ulaşacağız: tamamen özgecil manevi gelişim.

Soru: Kötülüğün hissiyatı ve tanınması olmadan gerçeklik noktasına ulaşmak neden imkânsızdır?

Cevap: Çünkü gerçeklik noktası, içinde hem kötülüğü hem de iyiliği içerir, tamamen aynı ve eşit derecede değerli iki bileşen gibi.

Blitz Of Kabbalah Tips – 2/26/17, Part 2

Evrim Ve Manevi Alan

Soru: Neden evrimimiz ruhsal alanın dışında gerçekleşir?

Cevap: Maneviyat alanının dışında hiçbir şey gerçekleşmez. Biz sadece tarihsel gelişimin görünüşte dünyamızda gerçekleştiğini söylüyoruz. Dünyamızda bu ne anlama geliyor? Hepsi maneviyat içindedir. Dünyamız yoktur. Bu şartlı bir bölünmedir.

Tek bir yaratılış var ve her şey onun içinde var. Dünyalar arasında herhangi bir ayırma ile hiçbir yapay bölünme yoktur. Tüm sınırlamalar bizim içimizde olduğundan, sınırlı kazanımlarımızın ve olanaklarımızın bir sonucu olarak, her şeyi parçalara bölen biziz.

Evolution And The Spiritual Space

Dünyamızın Manevi Kökleri

Torah, Deuteronomy 28:02 – 28:03: Efendi’ye, Tanrı’nıza itaat ederseniz, bütün bu kutsamalar sizin üstünüze gelecek ve size yapışacak. Şehirde kutsanmış olacaksınız ve tarlada kutsanmış olacaksınız.

Egoistik arzunun beş seviyesi vardır; sıfır, birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü. Eğer doğru şeyi yaparsanız, tüm bu seviyelerde etrafı saran doğayla etkileşim kurabileceksiniz: cansız, bitkisel, hayvansal ve insan.

Doğanın cansız, bitkisel ve hayvansal seviyelerine tarla, arazi denir ve insan doğası şehirdir.

Bir şehirde doğru manevi etkileşimin birçok ek karmaşık yasaları vardır, çünkü Yaradan orada ifşa olur.

Şehirde insanlar arasındaki ilişkiler sisteminin öncelikleri belirlenmelidir: adli ve yasal sistem, eğitim sistemi ve vergilerin toplanması, kadınlar, çocuklar ve erkekler arasındaki etkileşim vb. Bu, insan seviyesinde tamamen toplumsal bir sistemdir.

Şehrin içinde, Yaradan ile form eşitliğine ulaşırız. Onun içinde amaçsız bir yapıya sahip olacak, eylemin manevi köküne, yapısına ve tezahürüne bağlı olmayan hiçbir şey yoktur.

Kendimizi manevi olarak eğitmiş olsaydık, bu dünyayı manevi dünyanın tam bir kopyası olarak, en küçük detaya kadar inşa etmiş olurduk. Sonuçta, orada yaşayan ruhumuz, kök kısmı da dahil olmak üzere cansız, bitkisel, hayvansal ve insan kısımlarından oluşur. HaVaYaH’nın yapısını hem manevi dünyada hem de maddi dünyada doğru bir şekilde inşa ederdik.

Örneğin, mimar Bezalel, kutsalların kutsalı Tapınağı nasıl oluşturdu vb? Kişi bir kehanetle ziyaret edilir ve her şeyin bizi yöneten köklerde nasıl düzenlendiğini görür. Projektör ekranda parlar ve üzerine bir görüntü oluşturur gibi, burada aynı şey olur. Kökleri görür ve dünyamızda, tuğlalar, ağaç gövdeleri, bitki örtüsü ve evler gibi formlarla kıyafetlenmiş olan sonuçlarını yaratır.

Eğer kişi manevi köküne bağlıysa, o zaman dünyamızdaki her şeyi köküne uygun olarak yapar. Sadece karşı çıkmak değil, kendine uyması için hiçbir şey hakkında düşünmek zorunda değildir. Sonra dünyamızın üst dünyayla tamamen benzer olduğu ortaya çıkıyor. Bu, son ıslahtır.

Soru: Bu, büyük Kabalist Ramhal’ın, Üçüncü Tapınağı onun kazanımına dayanarak tasvir ettiği anlamına mı gelir?

Cevap: Evet. Onun “Mişkani Elyon” makalesi bu konudadır.

Aslında gerçek şu ki, Birinci Tapınak seviyesine ulaştığımızda derhal bu seviyeden düşmeye başladık. Aramızdaki kanlı savaşlar başladı, büyük muhalif kuvvetler ve çeşitli egoist sorunlar ortaya çıktı.

Bütün bunlar büyük bir hızla içeriyi kırmaya başladı. Yahudiler egoizmlerini atlatıp üstesinden gelemezlerse, egoizm onları yok etmeye başlar. Bu nedenle Nebukadnezar İsrail halkını fethedip, onları tekrar sürgüne gönderdi.

O andan itibaren, insanlar arasındaki her şeyin manevi köklere uygun olduğunu söylemek imkânsızdı.

Yasa, ruhsal zirveye ulaşır ulaşmaz, derhal büyük bir nefretin tezahürü olan bir sonraki dereceye gelmenizdir. Eğer onu dizginleyemezseniz, o zaman her şeyi ezer, parçalar.

Spiritual Roots Of Our World

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 185

Soru: “Twitter’da Düşüncelerim, 7/31/17” başlıklı bir gönderide şunu yazmıştınız: “Gerçekten sevmenin anlamı sevgililere tüm ihtiyaçlarını sunmak değil, ancak onları ‘bolluk kanalına’ bağlamak demektir.” Lütfen açıklayın: Bu bolluk kanalı nedir ve kişi buna nasıl bağlanabilir?

Cevap: Kabala bilgeliği, sadece herkes aracılığıyla maneviyata erişmenin mümkün olduğunu açıklar; çünkü bizler, her birinin sadece başkalarının ona ilettiği şeylerle yerine getirilebildiği, birbirimize bağlı ruhların tek bir sistemiyiz.

Soru: Neden her yeni yükselişte, önceki koşullarımı analiz etmede yeni bir ilgi, önem var?

Cevap: Bunun nedeni, geleceğin onlar üzerinde özel olarak inşa edilmiş olmasıdır.

Answers To Your Questions, Part 185

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 177

Soru: Geçmişte, kaderi değiştirme konseptinin niyetinin, maddi kader değil, manevi kader konusunda olduğunu söylemiştiniz.

Manevi bir seviyedeki kişi, maddi kaderini (sağlık, refah, ölüm günü, vb.) değiştiremezse, bu, fiziksel dünyanın manevi dünyadan daha güçlü olduğu anlamına mı gelir?

Cevap: Manevi dünyaya girmek her şeyi değiştirir!

Soru: Mükemmel Yaradan, kötülüğü nasıl yaratabilir?

Cevap: Kötülük, Yaradan tarafından gönderilen iyilik yerine egonuzun içinde keşfedilir.

Answers To Your Questions, Part 177

Neden Zohar Kitabını Anlamak Çok Zor?

Soru: Zohar Kitabı çok kolay bir dille yazılmış; onu anlamak neden zor?

Cevap: Zohar Kitabını yazanlar, manevî dünyadaki edinim merdiveninin zirvesindeydi ve bu yüzden onlar için basit ve kolaydı.

Ve gerçekte, her şey çok yumuşak bir şekilde yazılmıştır; torununa ilginç bir hikâye anlatan bir dedeye benzer, ancak aslında bu koşullara ulaşmak zordur. Bu açıklamanın özelliğidir.

Soru: Neden onu, her şeyin anlaşılacağı ve başka herhangi bir kitap gibi okunabileceği bir şekilde yazmak imkânsızdı?

Cevap: Bizler bu dünyadayız. Neyin ona ait olmadığını anlamak nasıl mümkün?

Varsayalım ki arkadaşım ve ben, müzikleri nasıl okuyacağımızı biliyoruz ve siz bununla ilgili hiçbir şey anlamıyorken, onunla müzik notaları hakkında konuşuyorum. Nasıl anlayabilecektiniz? Sizinle ortak bir dilimiz yok; sadece kavramsal bir araç değil, aynı zamanda ortak, duygusal bir araç da yok. Bu nedenle Zohar Kitabı’nı iletmek mümkün değildir.

Why It Is So Difficult To Understand The Book Of Zohar

Manevi Yasaları Nasıl Öğrenebiliriz?

Soru: “Genel ve özel eşittir” yasasının manevi anlamı nedir? Bu genel yasadan ne öğrenebilirim?

Cevap: Genel ve özel eşittir demek, özel hakkında bilgi edinirsem, bundan genel hakkında bilgi edinebilirim demektir. Eğer ortak bir noktaya erişirsem, o zaman aynı derecede onun her parçasına nüfuz edebilirim.

Tek bir kanun vardır: Birbirlerine benzedikleri zaman Işık ve arzunun karşılıklı işbirliği. Işık ile arzunun birbirine benzediği zaman, karşılıklı işbirliği. Bu hem yaratılışın bütününde hem de onun en küçük parçacıklarının her birinde keşfedilebilir.

Örneğin, dünyamızda bir jeolog, küçük bir parçayı bir dağdan ayırabilir ve buna göre dağın tamamı hakkında çok şey keşfedebilir ve bilebilir. 

Soru: Bu, yine de, manevi yasaları, dünyamızın örneklerine göre, özellikle genel ve özel eşittir yasasından açıklamanın mümkün olduğu anlamına mı geliyor?

Cevap: Bu, dünyamızı da açıklamayı mümkün kılan tümevarımsal bir yasadır. Ancak bu tamamıyla rasyonel bir açıklama konusundan bahsetmez. Bir insanın ruhsal nitelik kazanması için onları hissetmesi gerekir.

Sonuçta, o, dünyamızı hisseder ve ondan inceler. Bu nedenle, üst dünyayı hissetmek ve onu duygularından öğrenmek zorundadır, aksi takdirde onun argümanları asılsız olacaktır.

Ben Kabala kitabını alıp, okuyup ve sonra herkesi bunun gerçek olduğuna ikna edemem. Ve sonra ne var? Kişi içinde söylenenleri nasıl kullanır? Bunların hepsi nerede bulunur? Her şeyden önce, manevi niteliklere ve güçlere erişmek bana bağlıdır. Onlar benim içimde olmalılar ve sonra ben kitapta yazılmış olanı uygulayacağım.

How Can We Learn Spiritual Laws?

Hızlı Kabala İpuçları – 29/1/17

Soru: Çok tembelim. Manevi yolda tembel olmamak nasıl mümkündür?

Cevap: Tembellik, kişinin gereksiz faaliyetleri gerçekleştirmesini önleyen harika bir özelliktir. Bu özelliği doğru bir şekilde kullanın ve başarılı olacaksınız.

Soru: Kocam neden Kabala bilgeliğini çalışıyor? Anlamıyorum ve onun çalışmasına izin vermek istemiyorum.

Cevap: Ne olduğunu anlamıyorsun sadece. Henüz bu yüksek bilgiyi öğrenme fırsatı bulamadınız, ancak kocanız buldu. Kabala bilgeliğini çalıştığında, sizin için de manevi gelişim kazanır. Bu yüzden onu sıkmayın. Onu kıskanmayın, sonuçta, o sizin kocanız.

Soru: Mahsom’un (perde) ötesinde, dünyanın daha derin bir algısı mı vardır?

Cevap: Mahsom’u geçmek, dünyayı, Mahsomu’u geçerken içinizde ortaya çıkan, ihsan etme niteliği ile algılamayı mümkün kılar.

Soru: Bu, Mahsom’un yalan olduğu ve gerçekten var olmadığı anlamına gelir mi?

Cevap: Onu keşfettiğinizde, bu soruyu cevaplayabileceksiniz. Kabalistler var olduğunu yazıyor; bu nedenle, biz onu keşfetmeye ve edinmeye özlem duyarız.

Soru: Kendini tamamlama ve başkalarını tamamlama arasında bir fark olmadığını hissetmek hangi seviyede olabilir?

Cevap: O, kendinizi değil, başkalarını tamamlamak isteyeceğiniz ve kendinizi bu şekilde tamamlayacağınız, Bina’nın özelliğidir.

Blitz Of Kabbalah Tips – 1/29/17

Tek Cümlede Kabala

Soru: Lütfen metodolojinizi bir cümlede açıklar mısınız?

Cevap: Kabalayı, arzuları birleştirerek farkındalığı arttırmak için bir metodoloji olarak konuşmak en iyisidir ve bu genişletilmiş farkındalık içinde kişi, gerçekliğimizi değil, onu doğuran gücü algılamaya başlar.

Bu, bir kişiye içinde var olduğu dünya, onun sebebi ve sonucu, ilişkiler vs. hakkında daha fazla şey bilme imkânı verir. Buna ek olarak, bir kişi daha nazik, daha cana yakın olur ve topluma katılımı gelişir.

Kabbalah In One Sentence

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 179

Soru: “Ve komşunuzu kendiniz gibi seveceksiniz” yasası, ilk kez ne zaman ve kim tarafından ilan edildi? Kaynağa referans vermek mümkün müdür? Kabul edilen görüş, yasanın Leviticus kitabında yer alması ve yasanın Rabbi Akiva tarafından ilan edildiği yönünde bir görüş var.

Cevap: Bu yasa, yaratılışın tüm bölümlerinin, tek bir ağ gibi, genel tutumu hakkında bir kanun olup, nasıl veya kim tarafından yazıldığı önemli değildir. Ancak Bereshit Rabba 24’e bakmak mümkündür. “Komşunuzu kendiniz gibi sevin (Levililer 19, 18) Rabbi Akiva: Bu Tora’da büyük bir kuraldır, der.

Soru: Neden Zohar Kitabında, kötülüğün yeryüzünde hayat için gerekli bir şart olduğu ve Adem günah aracılığıyla diğer insanları üretti, yazıyor? Eğer tüm dünyevilik, O’nun formuna ve imgesine göre Tanrı tarafından yaratılmışsa, kim, ne için kötülüğü yarattı ve Tanrı neden bir insanı sorumlu tutar ve sevmez ve kötüyü cezalandırır? Mükemmel bir Tanrı, nasıl çirkin bir günah yaratabilir?

Cevap: Yaradan tarafından şöyle söylenmiştir: “Kötü eğilimi ben yarattım ve Tora’yı şifa olarak yarattım, onun içindeki Işık kişiyi iyiye geri getirir.” (Kiddushin 30:2)

Answers To Your Questions, Part 179