Category Archives: Kadın

Kadınların Şikâyetleri Hakkında

Soru: Aile içinde sık sık olan bir durum vardır: Kocanın karısına olan şikâyetinden çok kadının kocasına olan şikâyetleri vardır.

Cevap: İşte bu tatminsiz hissetme durumunun sürekli olması tipik kadın doğasından dolayıdır. Bir çift burada dengeyi aramamalıdır. Doğal olan bir şey ne kınanmalı ne de övülmelidir.

Tabi ki bir kadın büyük tatminsizlik hisseder. Adamın genellikle şikâyeti ‘‘sadece beni yalnız bırak’’ olan basit bir cümleyle sınırlıyken, şikâyetlerin %90’ı kadından gelir.

Yolumuz budur ve bu niteliklerle bizler birbirimizi tamamlamamız gerekir. Buna göre erkek ve kadının farklı rollere sahip olduğu anlaşılıyor.

Adam ne parça sağlamalıdır? Kadın bağı korumak, erkeğin ihtiyaç duyduğu her şeyi sağlamak ve onun için her şeyi yapmayı hazır olduğundan, kadının tüm isteği erkeğin ilgisidir. Bütün bu olanlar kadının doğasıyla alakalıdır. Buna göre adam sürekli sıcak ve ilgili olan doğal tutumunu, dürüstlüğünü göstermelidir. Bu bir kadın için çok kolayken, bir adam için çok daha zordur. Bir adam kadına özen gösterdiğinde, kadının çabası için yakıt sağlamış olur.

Bu yüzden, bir adam kibarlığını açığa vurmalıdır ve bu onun için zordur. Eğer kadın ondan gelen doğru tutumu hissederse, kadın birçok şeyi değiştirmelidir ki bu onun için kolay olandır.

Bunlar manevi köklerin sonuçlarıdır ve bununla ilgili yapabileceğimiz hiçbir şey yoktur.

16/7/12 Tarihli Yeni Hayat Konuşması’ndan Alıntı

Erkek ve Kadın: Yeni Bir Seviyenin Doğumu

Soru: Bizler integral eğitim grubundaki metin ile çalışmaya başlarken, erkek ve kadınların algıları ve duyguları arasındaki büyük boşluğu görmeye başladık. Erkekler tartışmada aktif olarak rol alırken, kadınlar sanki bu süreçten kopmuş gibiydiler. Bu süreci doğru olarak nasıl organize edebiliriz?

Cevap: Bu çok doğal bir süreçtir. Bu nokta, kadınların kendi aralarında bağ kurmak için tamamen farklı bir yönteme sahip olmasıdır. Genellikle kadınlar erkekleri desteklemek için bir araya gelebilir; fakat bu bir destektir, kaynaşma değildir. Bu, kadınların egoları ve bunun üzerine çalışmalarının tamamen erkekler grubundan farklı olduğu demektir. Erkeğin ego üzerine çalışması doğrudandır ve ben bir şekilde naif ve çocuksu olduğunu söyleyebilirim.

Kadın için bu çok daha zordur; bu sanki içsel olarak birkaç kez katlanmış gibi. Onların egoistik hesaplamaları erkeklerinkinden daha çok karışıktır. Onların kendi aralarında birleşmeleri çok zordur. Her zaman geride kişisel güdüler vardır – bu kadının doğasıdır. Bizler doğadan konuştuğumuz için erkeklerinkinden daha iyi ya da kötü olmasının hiçbir anlamı yoktur. Bu sadece doğadır ve bu kadınlarda farklıdır.

Ben kadın ve erkeğin hazırlıksız bir grupta tek bir arzuda birleşmeleri için kişisel genel egoistik dürtünün üzerine yükselmeye çalışabileceklerini hayal edemiyorum.

Şunu söyleyebilirim ki biz insan doğasından gelen ayrı bir erkek grubu hazırlarsak, kadınlara onları gözlemek için bir şans vereceğiz ve bu temelde kadınlarla çalışmak mümkün olacaktır. Sonra biz onu çevreleyen, kadınların erkek grubuna yardımcı olarak nasıl şekillendiklerini göreceğiz.

Bir dişinin erkeğe olan tutumu, yardıma ve itilmeye ihtiyacı olan, korunan ve ilgilenilen bir çocuğa tutumu gibi açıklanabilir. Bir annenin ona her şeyi göstererek oğluna yardımı gibidir, sonra oğlu büyür ve adam olur – burada olduğu gibi.

Yani kadınlar, erkek grubuna dâhil değildir; fakat onlara pozitif zemin hazırlayarak erkeklere güçlü bir zihinsel desteğe sahip olurlar ki bu destek olmadan hiç bir şey çalışmaz.

Aynı zamanda, erkek grubunun insanlık, aile ya da iki cinsiyetin var olduğu bir topluma sorumlu olduğunu hissetmeye ihtiyacı vardır, toplumdaki diğer sınıflandırmalar üzerine sorumluluğu hissetmesi söz konusu değildir.

Erkek grubu çalışır, kadın grubu erkek grubunu destekleyerek ve onların amaçlarını anlayarak onlara yardım eder. Erkekler bunu anlar; fakat onlar tamamen duygusal olarak bütünleşemezler.

Kadınlar kendi aralarında erkekler gibi bütünleşemezler. Onların doğaları bunu yapmaya müsaade etmez. Kadınların tamamiyle farklı rolleri vardır.

Sonuç olarak, iki grup olmalıdır yani birbirlerini anlayacaklar, iş birliği yapacaklar ve birbirlerine yardım edeceklerdir böylece her grup diğer grup olmadan bir şey yapamadığı o büyük rolü hissedecek. Onlar yaklaşımlarında zıttırlar; fakat hedeflerine bağlıdırlar. Diğer bir deyişle, hedef hep beraber elde edilir.

Hedefi bir çocuğun doğumu olan iki kişinin olması gerektiğini düşünün: hep birlikte olan, tam olarak dayanışma ve bağ içerisinde, karşılıklı ihsan eden ve seven bir adam ve bir kadın yeni bir seviyeye, yeni bir nitelik doğurur. Sonuç olarak grubun erkek ve kadın kısmı dayanışma içinde olmak zorundadır.

Kadın ve erkeği ayırdığın zaman birçok problemden kurtulmuş olursun, zira karışık bir grupta genel yapıyı bozan insanlar arasında her zaman farklı çekimler vardır.

Aniden hormonal, cinsel çekimlerle insanlar birbirlerini bulduklarını düşünür. Kocaları da dâhil olmak üzere kimse onları anlamazken, kadınlar onları nihayet anlayan bir adam bulduklarını hisseder. Yani gerçek hayatla yapılacak hiçbir şeyin olmadığı fantezilerinin var olduğudur zira hayatın üzerine yükselir ve bunun üzerinde birliğimizi inşa ederiz.

4/3/12 Tarihli İntegral Yetiştirme Üzerine Bir Konuşmadan Alıntı

Yalnızlık Hissinden Nasıl Kaçınırız?

Soru: Bir Psikolog olarak, doğrudan ya da dolaylı bir şekilde integral deneye katılan kadınlarla iletişim kurmak için bir fırsatım oldu. Bazıları zamanlarının çoğunu yalnız kalarak harcadıklarından ötürü şikayet ettiler: Kocaları bütün gün meşgul; çocuklar küçük ve tamamen çocukların ne yaptıkları ile ilgilenmeli; Onların kız arkadaşları ile görüşebilmesi için hiç zamanları yok. Hayatlarını nasıl organize edeceklerini anlamıyorlar. Onlar ne yapmalı?

Cevap: Bence bu kadınlar diğerlerinden uzaklaştığını hissetmeyecek eğer biz doğru bir hazırlık sunabilirsek, onlara bilgisayar kullanmayı öğretin ve televizyon ya da bilgisayar üzerinden sürekli sanal iletişim programları ile yeni oluşturulan topluluğun tüm haberlerini eğitim ile birleştirin. Buna ek olarak, kadınların Skype veya diğer programlar sayesinde etkileşim içinde olmaları, birbirlerini görmeleri ve iletişim kurmaları gerekir. Onların ortak bir sanal gerçekliğe sahip olmaları gerekir.

Biz kadınların iş yerinde ve evde meşgul olduğunu anlıyoruz ve bir kadın herhangi bir toplumda çalışmasa bile onlar erkeklerden çok daha fazla evde çalışıyorlar. Kadın “ev”dir. (Ev sahipliği yapmaktadır.) Kendi doğamızdan ne kadar ayrılmış olsakta bu hala onun amacıdır. Belki bunları duymak hoş değil, fakat bu doğanın temel parçasıdır, bu yüzden dikkate almak gerekir.

Bir kadının tüm güncel yükümlülükleri arasında kadına, ortak harekete katılması için fırsat verirsek o büyük bir toplumun parçası olduğunu hissedecek, büyük hareket ve bu yeterli olacak. O koruyacaktır. Kocasının faaliyetlerine hak verecektir. Bu topluluğa tamamen katılmak için bu ona yeterli olacaktır.

Eğer Gölge Yoksa O Zaman Güneş de Yoktur

Kutsal kitaplarda denir ki: Bir kadın bir erkeğin kaburgasından yaratılmıştır. Orijinal İbranice’de “kaburga” kelimesi hem kaburga ve hem de gölge anlamına gelir.

Şöyle ki bir kadın bir erkeğin yansıması olarak yaratılır ve bu sebepten dolayı kadın erkeğine yardım etmeli, onay ve buna göre tavsiye vermelidir. Aynı zamanda şöyle yazılıdır: “Kadını dinle”.

Bir kadın, bir anne, bir ev hanımı, sorumlu bir kadın olmalıdır. Evin içindeki işlerin kendisinin sorumluluğunda olduğunu hissetmelidir ve kocasının sorumluluğu ise evin dışındaki her şeydir.

Ev işleri ile ilgili olan tüm konularda erkek karısına mutlak bir şekilde güvenmelidir ve bunun dışında çözülmesi gereken konularda ise kadın erkeğine güvenmelidir. Onların birbirlerini desteklemeleri bu şekildedir; öyle ki “kadın kocasının gölgesi olarak var olur” denen kutsallık cümlesine denk gelebilsin.

Eğer gölge yok ise o zaman güneş de yoktur. Bu, psikolojik bir bakış açısından ilginç bir şekilde geliştirilebilen bir kinayedir. Bir erkek ve bir kadın bu şekilde birlikte var olurlarsa onların üzerine güneş yansır ve onlar gelişirler.

03.05.2012 Tarihli İntegral yetiştiriliş Üzerine Bir Konuşmadan

Kadın ve Erkek Arasındaki Bağlayıcı

Soru: Grubumuzda bir manevi komite var. Hafta boyunca grup içinde amacın önemini yükseltmek için üç erkek seçildi. Siz, kadınların varlığı her zaman ilave bir yardımdır diyorsunuz. Manevi komiteye kadın kısmından üç kadın da katılım sağlayabilir mi?

Cevap: Hayır, yapamazsınız. Erkekler kendi manevi sorunları hakkında konuşurken, bunları ayrı olarak netleştirmeleri gerekir. Bazı sorunları birlikte çözmek için başka bir yer bulmalısınız, fakat erkeklerin kesinlikle erkek toplantısı olarak belirledikleri zaman sırasında değil. Bunu yapamazsınız! Bu çalışmayacaktır!

Biz, yani insanlık, bile bile iki keskin parçaya ayrılmıştır: erkek ve kadın. Bu parçalanma ve ayrılma yukarıdan aşağıya gelir, Yaradan’dan yaratılana olarak. Bunlar iki dünyadır. Onları herhangi bir şekilde birleştirmek ve kıyaslamak imkânsızdır.

Erkek ve kadın arasındaki birlik sadece Yaradan aracılığıyla olur; aksi takdirde bu birlik var olmaz. Dolayısıyla, dünyamızda bunun neye doğru gittiğini görüyoruz. Etrafımızda olan her şeyi, sadece Yaradan aracılığıyla dengeye getirebiliriz. Aynı tavırla, ailelerimizi de dengeye getirebiliriz, fakat ancak şu gerekli koşulu kabul edersek: Yaradan aramızda olmalıdır. Benimle ve dostumla aramda olduğu gibi, benimle ve eşimle aramda. Eğer Yaradan orada değilse, o zaman aramızda hiçbir bağ olmayacaktır. Sonuçta, geldiğimiz nokta budur.

Ancak, erkeklerin ve kadınların ortak toplantısı gerçekten yapılmalıdır ve erkeklerin ve kadınların ayrı ayrı toplantıları da yapılmalıdır. Ve kadınların, kendi aralarında nasıl birlik olabilecekleri ve erkeklere nasıl yardım edecekleri hakkında düşünmeleri gerekir.

Kharkov Kongresi, “Yükseliş için Birleşmek” 18/8/2012, 4. Ders

Kadınlar Başarıyı Açan Anahtardır

Kadınların şu konu üzerinde düşündüklerini duydum: “Erkekler üzerinde nasıl baskı kurabiliriz?” Ben kadınların erkekleri itmemesi ama yardım etmesini düşünüyorum. Öyle ki kelimelelerle değil; arzularıyla, hatta sessiz bir gözdağıyla..

Genel olarak, güçlü bir kadın grubu başarıyı açan anahtardır. Bu erkek grubunu stabilize eder. Tıpkı karısının ve evin bir adamı stabilize etmesi ki, erkek dışarı çıkmaz, hayatın içinden nasıl geçmesi gerektiğini bilir. Bu, erkeğin ayakları üzerinde doğru bir ağırlıktır: Faydalı, tavsiye edilen ve gerekli olan.

Bu ekleyiş, bütün durumlarda çok etkilidir. Bir kabalistin buna ne kadar ihtiyacı olduğu hakkında bir fikre sahip değiliz. Bekar erkeklere bu hususu bir an evvel çözmeleri konusunda tavsiyede bulunmamın nedeni de budur. Gerekliliğine rağmen bu durum eğer evli değillerse kadınları rahatsız etmez; ancak erkekler için, bu bir vazifedir.

Bunu tüm ciddiyetimle söylüyorum. Bu, arzu edilebilir; gelişmeye bir aileden başlamak isteyenler için çok arzu edilebilir. Bu, erkeği stabilize eder; ona yardımcı olur. Evet, fazladan bir yük alır ancak bu yük gereklidir. Bu, doğru şekilde daha da ileriye hareket etmeniz için üstesinden geleceğiniz yüklerden biridir. Böylece bu durumu ciddiye almalısınız.

Şimdi de kadın ve erkek grupları arasındaki etkileşim hakkında birkaç söz söylemeliyim. Kadın grubu yardımcı olur; kadın grubu erkeklerle aynı eylemleri gerçekleştirir. Erkekleri rahatsız etmeyecek ve onlara müdahale etmeyecek bir şekilde tüm durumlara katılabilirler. Yani aynı odada birbirlerine karışmamaları ve daire içinde bir araya gelmemeleri daha iyi. Arkamızda, geride neler olduğuyla ilgilenmiyoruz.

Kadın grubu feminen olmalıdır. Genel soruların yanında, kadın grubunda özellik şu gibi arz eden sorular yükselmeli: “Erkeklerimize nasıl yardımcı olalım ki bağ içinde onlar birbirleriyle daha fazla sorumluluk hissetsinler?”

Eşimin sözlerini anımsıyorum; O, bana bundan bahsettiğinde şaşırmıştım: ‘Bunları nereden biliyor’ diye. Bu fikri ben herhangi bir zamanda edinmemiştim. Ona mevcut sorunlardan bahsetmiştim ve o da bana şunu söylemişti: “Siz birbirinizle yeni bir kuvvetle bağ kurmak zorundasınız.” Ben bu karara varmamıştım ve o an Yukarı’dan bir ses duydum. Bu ses kadın parçası üzerinden kesinlikle Yaradan’dan gelmişti ve böylece anladım ki kadınları dinlemeye gerçekten değer.

Dünya ile bir ilişki inşa etmek ve her bir grupta kadın ve erkeklerin parçaları arasındaki iletişimi düzeltmek çok önemli: Aile, kadın grubu, erkek grubu ve tüm insanlık.

Erkeklerin Doğası

Soru: Erkeklerin, kadınların arzusuna ihtiyacı olmadan amaca gelemeyecekleri seminerlerde hissedilmedi. Bu, nedendir?

Cevap: Bir adamın bir şeye olan ihtiyacını hissetmesi için, onun bu ihtiyaç ve arzu olmadan amaca ulaşamayacağını farketmesi gerekir. Bu, onların henüz bu duruma ulaşmadıklarını ifade etmektedir.

Farzet ki, ben bir şey yapmayı deniyorum ve görüyorum ki işe yaramıyor. Kaçırdığım şey nedir? Ah, başka bir araca ihtiyacım var ve bununla çalışmaya başlarım ve başka bir araçtan mahrum olduğumu görürüm. Yani çabama göre,  kendimi amaca ulaşmamış olarak görüyorum ve buna ulaşmak için yollar arıyorum.

Daha sonra, açık bir şekilde kuvvetli bir destek eksikliğini görürüm. Bu güçlü destek kesinlikle olmalıdır! Kabalistik kaynaklarda yazılan budur ve aynı zamanda bunu gerçek yaşamda da görürüz. Erkeklerin kendilerince biraz temelsiz gururları vardır. Onlar kendi doğaları yüzünden kadınlara olan bağımlılıklarını unuturlar. Bu, adamın doğasıdır.

Ancak ilerleme sonucu, onlar kendilerinin ne kadar zayıf olduğunu farketmeye başlar. Daha sonra da kadınların destek ihtiyacını kuvvetli bir şekilde hissederler.

Bu bir zayıflık değildir, bu sadece bizim doğamızdır; bizler doğru birleşmeyle birbirimize bağlı olduğumuzda, ortak amacı hep birlikte ediniriz.

Bu arada eminim ki birçok erkeğin bu hissiyatı var. Ben onlarda bunu görüyorum. Onlar bunu gerçekten hissediyorlar.

Vilnius Kongresi 23/3/12 1.Ders

Bir Kadın, Bir Arzudur

Soru: Hepimiz, kadınlar ve erkekler, bir üst dereceye yükselmek için yollar arıyoruz. Peki, bir kadın doğru anlayışa nasıl gelebilir? Her şeyden öte, bir kadın bu sürece katılmazken, erkekler gruplar içinde bu soruları nasıl tartışır ve birliğe gelir?

Cevap: Bir erkeğin, Yaratan’a yönelik eylemleriyle doldurmaya ihtiyacı olduğu kap, bir kadındır. Erkek, bu kabı neyle doldurur? Yaratan’la. Burada erkek sadece bir niyet şeklinde davranır. Biz buna “perde” ve “yansıyan ışık” diyoruz. Bu, erkeğin işi. Kadının işi ise Yaratan’ın ifşa edilmesi için muazzam bir arzudur.

Bir erkeğin yapacak hiçbir şeyi olmaksızın, kadın gerçekten de büyük bir arzu ise, kadının küçük bir rolü olduğunu nerede görüyorsunuz ki?  Bu, evlenmemiş erkeklerin asla Kabala’ya kabul edilmemesinin sebebidir.  Eğer bir eşe sahip değilse bu adamın orada ne işi var? Buna “yarım beden” denir. Kabala’da şöyle bir kavram vardır: Evlenmemiş bir adam yarım bedendir. Yarım bir bedenle çalışmaya gelmemelisin.

Bir kadının rolüne neden ihtiyacımız olduğunun nedeni budur.

Kadınlar Olmadan Hiçbir Gelişim Yoktur

Kadınlar açısından her şey, birlikte olmak ve erkek kısmını desteklemek veya sarmak için arzuladıkları dereceye göre değerlendirilir. Kadınların erkeklere baskı yapması gerekir. Bu onların karakteridir. Bunu sadece gerçekten doğru şekilde kullanmalılar, utanma duymadan. Kadınlar erkekler grubuna bağlıdırlar ve bu onlara bağlıdır. Kadınlar olmadan erkekler grubu ileri hareket etmeyecektir.

Kadın eğilimi birincildir, erkek eğilimi ise ikincildir. Tüm doğa bu şekilde yapılanmıştır. Eğer kadınlar olmasaydı, erkekler tüm yaşamlarını futbol oynayarak geçirirlerdi.  Ancak kadın eğilimi onları bir aile kurmaya, çalışmaya, eve gelmeye ve bir şeyler düzenlemeye zorlar. Bunların tümü kadın arzusudur, erkek arzusu değildir. Bir erkek bunların hiçbirine sahip değildir. O, tüm yaşamı boyunca bir çocuk gibidir.

Bu yüzden kadınların doğru şekilde organize olmaları ve erkeklere baskı yapması ve onları etkilemesi gerekir. Ve erkeklerin bunu anlaması gerekir. Bizler yetişkinleriz ve doğamızı, hem kadın hem erkek doğamızı, amacı edinmek için kullanmalıyız. Amaç ortaklaşa edinilir. İkisine ait olan bir bebeğin doğumu gibidir.

Dolayısıyla, buna ciddi olarak ve ortaklaşa bakmalısınız. Tam olarak bu şekilde yaratılmış olmamız bir tesadüf değildir. Her şeye kazara olmuş gibi bakarız, fakat gerçekte her şeyi maksimum derecede içimizde toplamalı ve doğru şekilde birleştirmeliyiz. O zaman Yaratan’ın içinde ifşa olacağı bir arzu edineceğiz. Kadın eğilimi olmadan burada hiçbir şey yapılamaz.

Dünyanın %60’ını kadınlar oluşturur ve onlar dünyada en tutarlı olanlardır. Benzer şekilde grup, kadın kısmı olmadan kesinlikle tutarsızdır. Güçlü bir kadın grubu, tutarlı bir erkek grubunun garantisidir. O daha tutarlıdır. Doğru şekilde hareket ederek, tüm problemleri, ortak gemimizin tüm sallantılarını yumuşatır ve gücünü azaltır.

Kadınlar bunu anlamalılar ve işlevlerini gerçekleştirmeliler. Erkekler de bunu anlamalılar ve kadınlara uygun imkânları vermeliler ve aynı zamanda onlara değer vermeliler. Bu olmadan hiçbir şey edinemezler. Kadın kısmı olmadan, erkek kısmı hemen “yolunu şaşırır”. Kadınların varlığı bütün küçük sorunları yok eder.

İbrahim’e bile denmişti ki, “Sara’nın sana söylediğini dinle.” Kadınların temeli, gelişimde öncelikle en önemli olandır. Düzeltmemiz gereken arzunun tamamı kadın arzusudur, kadın aracılığıyla ifade edilir. Dolayısıyla, kendinizi doğru şekilde organize etmelisiniz. Nerede güçlü bir kadın kısmı varsa, size büyük bir  başarı garanti edilir.

Moskova’daki Dersten, Rabaş’ın Yazıları, 16/01/2011

Kadın, Değişimlerin Olduğu Yerdir

Erkekleri sağlıklı ve güçlü bir şekilde etkilemek için, kadınların da birleşmesi gerekir, fakat kadınlar, bizim çalışmamızın prensiplerini ve erkeklerden tam olarak neyi talep edeceklerini anlayarak birleşmeliler. Böyle olması için, erkeklerin çekmesi gereken Işığın ne olduğunu ve onun neyi yaratması gerektiğini bilmeliler.

Maneviyatta  kadın, erkekten daha bile büyük bir güçtür. Erkek sadece güçtür, perdedir, kadın ise her türlü değişimin meydana geldiği yerdir. Yeni bir basamağı yaratır ve onu besler. Gebe kalma, büyütme ve yetişkinliğe doğru olgunlaştırma, bunların hepsi kolektif ve bireysel ruhun dişi parçasında bulunur.

Erkeğe gelince, o sadece Işığı getirir. Denir ki o “aklaştırmayı sağlar” ve bu bir bakıma onun rolünü tamamlar. Ondan sonra, bir annenin içinde ikamet eder ve onun sayesinde ruhları geliştirecek güçleri temin eder.

Çocuğa gelince, her şey anneden, dişi taraftan gelir. Tüm manevi gelişim kadından geçer ve ruhları yaratan dişi kısımdır. Tora’da aynısından bahsedilir. Örneğin, “İbrahim” ve “Sara”, yeni bir ruh yaratan ruhun iki parçasıdırlar ve onların daha ileri durumu “İzak” olarak görülür. Kim onu doğurur? Belli ki Sara.

Doğanın emrettiği gibi işlev görmeliyiz. Kendimizi maddesel doğayla hizaya getirdiğimizde, oradan manevi olana geçeceğiz ki onun sayesinde, yapmak için yola çıktığımız şeyi kendimize zarar vermeden elde edeceğiz.

Aksi halde, egoizmimize boyun eğerek daha fazla zarar verdikçe, aslında aileleri ve toplumu mahveden “eşitlik” hakkında daha fazla bağıracağız ve şansımız azalacak. Bazı politikacılar bundan faydalanabilir ama bu biz olmayacağız.

Günlük Kabala Dersi, 4. Bölüm, Kadınlar üzerine, 6 Mart 2011

Toplam 6 sayfa, 5. sayfa gösteriliyor.« İlk...23456