Category Archives: Kadın

Twitter’da Düşüncelerim / 7 Temmuz 2020

Bir kadın bir şeyleri doğru bir şekilde tartabilir ve eğer ülkesini onun için önemli ve kıymetli olan evi olarak görürse, o zaman tüm çelişkili eğilimleri ve partileri uzlaştırabilir ve hepsini dengeleyebilir. Bunu sadece bir kadın yapabilir.

Zaman geldi. Üst ışık Malhut’ta parlar. Bu nedenle, kadınlar dünyayla çalışabileceklerini, düzeni yeniden sağlayabileceklerini erkeklerden daha iyi hisseder, kadın Malhut’tan gelir ve Yansıyan ışığı yükselterek, kendisinden önceki tüm Sefirotları birleştirir ve kontrol eder.

Tarih boyunca gölgede kalan kadın, şimdi ön plana çıkmalı ve insan toplumunun yeniden inşasına katılmalıdır. Ve erkekler buna hem fikir olacaklar. Doğa kadını öne çıkarıyor ve kimse itiraz etmiyor.

Bu süreç son birkaç yüz yıldır gelişmektedir.

Düşen Doğum Oranları İnsanlık İçin Ne Anlama Geliyor? (Medium)

Şimdi bu dünyaya daha fazla çocuk getirmek doğru mu? Bu, ekonomik, sosyal ve çevresel belirsizliğin kadınları annelik hakkında iki kez düşündürdüğü günümüzde, her zamankinden daha fazla alakalı görünen bir soru. 2019’da yapılan resmi bir araştırmaya göre, ABD ‘ de doğum sayısı son yirmi yılda en düşük seviyelere ulaştı. Koronavirüs salgınının neden olduğu sıkıntıların rekor kıran istatistikleri daha da düşüreceği tahmin ediliyor. Ama rakamların ötesinde, asıl endişemiz dünya nüfusu için yaşam kalitesini, toplum yararına ilişkilerimizin kalitesini yükseltmek olmalıdır.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) tarafından yayınlanan son bir rapora göre, bir neslin yerini almak için gereken kadın başına doğurganlık oranı şu anda karşılanmayan bir düzey olan 2.1 çocuktur. Ön araştırmada ortalama olarak Amerika ‘ da kadınların sadece 1.71 çocuk doğurması bekleniyor. Ayrıca, geçen yıl toplam doğum sayısının 2018’den yaklaşık % 1 daha az olan 3.7 milyona düştüğünü de ortaya koyuyor.

COVID-19 karantinasının sonucunda tahmin edilen bebek patlaması gerçekleşmeyecek. Tam tersi: Amerika ‘ da virüs salgını nedeniyle doğum kontrol istekleri neredeyse iki katına çıktı. Yükselen işsizlik ve ekonomik baskı sonucunda ekonomistler, önümüzdeki yıl Amerika ‘ da yaklaşık 500,000 daha az doğum görmeyi bekliyor.

Günümüz toplumu çocuk sahibi olma arzusu geliştirmiyor. İnsanlık geliştikçe, insanların egoları büyüyor, hayatın her yönüyle ben merkezli bir yaklaşım üretiyor, çocuk sahibi olmak konusunda giderek isteksizleşiyor. Ego günden güne, nesilden nesile büyüyor ve insanları, bugün birçok gencin evlenmek bile istemediği noktaya kadar, kendilerini memnun etmeye odaklanmasına neden oluyor. Çiftler hayata karşı yeni bir yaklaşım geliştirdiler, kendini tatmin etme etrafında merkezli ve birçok kişi neden özgürlüklerini kaybedip çocukların ihtiyaçlarını gidermek için kendilerini bağlamaları gerektiğini sorguluyorlar.

Aynı zamanda, tıbbi gelişmeler bize doğumlar üzerindeki kontrol hissi verdi. Kadınlar artık çocuk isteyip istemediklerini, ne zaman ve nasıl olacağını, kariyerlerine veya yaşam önceliklerine bağlı olarak seçebilirler. Bebeğin cinsiyetini bile gebe kalmadan önce seçebiliyorlar. Hamilelik ve doğum hakkında çok az bilgi sahibi olan geçmiş toplumun naif çiftinden, iyi planlanmış ve dikkatle hesaplanmış bir doğum toplumuna dönüştük.

Doğurganlık oranlarındaki ani düşüş, çalışmaların teyit ettiği gibi birçok ülkede küresel bir eğilim olarak gözlendi. Ama bu illa olumsuz bir durum değildir. İnsan şu soruları sorabilir: ′′ Zaten dünya çapında 8 milyarlık bir nüfusumuz olduğuna göre, bunu neden artırmamız gerekiyor? Ne için?”

Aslında kişinin amaca, sadece yaşamaktan daha yüksek bir amaca ihtiyacı vardır. Bir insana doğurganlık ne verir? Her insanın yeryüzündeki hayatı amaçlıdır. Her insan kendi egoist doğasını düzeltmek içindir. Bu hedefe, yeni bir insanlık, karşılıklı sorumluluk ve birliğe dayanan bir insanlık doğana kadar, aşamalı olarak başkalarıyla bağ kurma süreci ile ulaşılabilir.

Dünyanın şu anda ihtiyacı olan şey nitelikli bir değişimdir, nicel bir değil. Her insanın kendi egoist doğasının üzerine yükseldiği ve çevresine fayda sağlamayı amaçladığı bir toplum, milyarlarca insana ihtiyaç duymaz. Bu, niceliksel bir değişiklik yerine, niteliksel bir değişikliği özetler.

Aklımızı işgal etmesi gereken şey doğum sayısı değil, çocuklarımızı nasıl eğiteceğimize dair endişedir. Çocuklarımızı başkalarını sevme, hayatın amacı, insanlar arasındaki doğru bağı keşfetme yönünde eğittiğimizde, bu mümkün olduğunca çok sayıda çocuğu dünyaya getirmenin zamanı olacak.  Küresel ve bütüncül bir sistemde, her çocuk tüm insanlığın gelişimine muazzam faydalar getirir.

Son Nesil — Kadınların Zamanı

Birçok nesil boyunca, kadınlar gölgede kalmış durumdaydı. Fakat bizim zamanımızda, onlar uyanmaya ve öne çıkmaya başlıyorlar çünkü bizler, insanlığın gelişiminin son aşaması olan, tüm erkekler ve tüm kadınlar arasında birliğin getirilmesi ve daha sonra erkekler ve kadınların birlikte Yaradan’la birleşmesi gereken, son nesilde yaşıyoruz.

Kabalistler son neslin gelişi ile ilgili yazdılar ve onun bütün işaretlerini, küresel koronavirüs pandemisinin yanı sıra, yakın gelecekte gerçekleşecek diğer olayları değerlendirdiler.

21. yüzyıldaki ilerleme, bizleri birbirimizle birleşip manevi seviyeye yükselmekten başka yapacak bir şeyin olmadığı bir duruma getirdi. Ve burada, yeni bir insanlığın doğuşunda, kadınlar vazgeçilmez rollerini yerine getirmelidir.

Bir kadının koronavirüs sonrası yeni dünyadaki çalışması ile eskisi arasındaki fark nedir? Hala gerçekten anlamıyor ve hissetmiyoruz, ancak koronavirüsün bizi evlerimizin içinde, ailelerimizin içinde nasıl kilitlediğini, bizi eşlerimizle, çocuklarımızla, tüm sorunlarımızla nasıl yalnız bıraktığımızı görebiliyoruz.

Hayata tamamen farklı bir şekilde bakmaya başlıyoruz, çünkü gelecek belirsizliklerle kaplı. Ve şimdi bile, karantinanın hafifletilmesi ve görünüşte normal hayata dönülmesi ile ne olacağını bilmiyoruz ve yeni bir koronavirüs dalgasından korkuyoruz. Bunun dışında başka birçok tehlikeli virüslerin olması da mümkün.

Bizleri tek bir insanlık haline getirmek için, tüm bunların geldiğini anlamalıyız. Ve en önemlisi, kadınları dünyayı birleştirmek ve yönlendirmek için örgütlemektir. İnsanlar artık evde daha fazla zaman geçiriyorsa, bu, kadınların büyük bir güç aldığı anlamına gelir.

Birçoğu işini tamamen kaybedecek, diğerleri internet üzerinden evden çalışacak yani erkekler, çoğu zaman evde olacaklar. Ve eğer her şey evde yoğunlaşırsa, o zaman, elbette, kadın daha önemli, yüksek ve belirleyici bir konuma sahip olacaktır. Ev erkek tarafından değil, kadın tarafından idare edilir.

Ve böylece, akıllıca ve hassas bir şekilde hareket edersek, kadınlar erkekleri yavaş yavaş zaten gelmek zorunda olan ve yaklaşmakta olan dünyanın ıslahına çekebilirler. Hiçbir seçeneğimiz yok. Bunu erkeklerimize açıklamalı ve onları buna katılmaya ikna etmeliyiz.

Kadın, bir anne olarak, onları ıslaha doğru yönde yönlendirmek için, çocuklarına ve kocasına dikkat etmelidir. Ve o zaman, kesinlikle aile içinde barışı ve dünyadaki barışı sağlayabileceğiz, hem de Yaradan ile bağa yükseleceğiz.

Yani son nesil kadının zamanı olacaktır, eğer rolünü yerine getirebilirse. Eğer getiremezse, darbeler ve acılarla ıslaha doğru ilerlemek zorunda kalacağız.

Erkek ve Kadın, Bölüm 9

Her Gün Yeni Bir Başlangıç

Soru: Kabalistik grubun ilkelerinden biri tavizler ve kendi iptaldir. Aile içinde, genellikle kavgaya yol açan durumlardan kaçınmaya çalışarak, ertesi güne sanki dün hiçbir şey olmamış gibi başlama konusunda hemfikir olmak mümkün mü?

Cevap: Dün bir takım kavgalar edilmiş olması gerçeğine rağmen, her gün yeniden başlamalıyız. Hem grupta hem de ailede, sanki hiçbir şey olmamış gibi sürekli olarak yeniden başlamalıyız.

Soru: Bunu nasıl yaparız?

Cevap: Bu, hem çok basit hem de çok zordur.

Soru: Diyelim ki bugün hemfikiriz, “Hadi bunu bu şekilde yapalım.” dedik.  Ya yarın böyle başlayamazsam ne olur, beni ne mecbur kılacaktır?

Cevap:  Böyle bir anlaşma imzaladıysanız, bunu yerine getirmekten gurur duyacaksınız. Egoizminiz acı çekmez ve onun üzerine gitmek sizin için daha kolay olacaktır.

Aslında, onun üzerine bile gitmezsiniz; bunun yerine, sadece ne kadar adam olduğunuzu gösterirsiniz, “İstemesem de bunu yapmam gerek, çünkü söz verdim.” Ve gurur duyacağınız bir şeye sahip olacaksınız.

Karınıza gelince, sizin yeni tutumunuzla hem fikir olması gerekecektir.

Soru: Bir kadının egoizmi ile bir erkeğin egoizmi arasında herhangi bir fark var mı?

Cevap: Bunlar tamamen farklı egoizm türleridir. Hiçbir şekilde birleştirilemezler.

Kadının Arzusu

Soru: Yaradan neden kadınlara değişme ve Kabalayla ilgilenme arzusu verdi? Aile için arzu vermek daha iyi olurdu ve o zaman bir kadın dersleri dinlemeye değil, kocasına eşlik etmeye çalışacaktı.

Cevap: Bir kadının ruhunun kaynağına yani Yaradan’a ulaşma arzusu hiçbir şekilde, bir erkekten daha az değildir. Bir aile ve çocuk sahibi olmak için maddesel özlemler tarafından biraz gizlenmiştir ama aslında çok güçlüdür.

Ruhun özünü, kaynağını, kökenini, Yaradan’ı edinmek bir insan arzusudur. Bu, insanlara özgüdür. Bu özlem, bir kadında bir erkek gibi uyanırsa, ona yardım etmeliyiz, kaderinin amacını keşfedebilmesi ve gerçekleştirebilmesi için tüm koşulları sağlamalıyız.

Başarı Kadına Bağlıdır

Kadınlar arasındaki bağın, hükümetler, ülkeler ve tüm dünya üzerinde çok güçlü bir etkisi olabilir. Gerçekten de, Koronavirüs salgınının bu zamanında, her şey eylemlere değil niyetlerimize bağlıdır.

Erkekler savaşa gittiğinde ve kadınlar evde kaldıklarında, erkeklerin savaşta zaferi sağlayan güç olduğunu düşünürüz. Ama aslında bu doğru değildir. Savaşın başarısını belirleyen, onların niyetlerindeki kadınlardır.

Malhut’tan yani bir kadından, onun arzusunun derinliğinden gelen; adamın üzerinde olacak perde ve yansıyan ışığı belirleyen şeydir. Bu nedenle, Koronavirüs salgınını ne kadar çabuk bitirebileceğimiz, aramızda bir bağ kurmamız ve dünyanın ıslahının sonuna gelmemizle ilgili tüm başarılar, kadınların niyetlerine ve bilginin kadınlar tarafından dağıtımına bağlıdır.

Sonuçta bu salgın, “son nesil” olarak adlandırılan, insanlığın gelişiminin son aşamasında olmamızın bir sonucudur. Öyleyse bencil gelişimi ve eski yaşamı sona erdirelim ve daha yüksek dünyada yaşam denilen, daha yüksek bir varoluş seviyesine geçelim.

Erkek ve Kadın, Bölüm 8

Aile Hayatı – Anlaşmalı Sistem

Not: Ailede çatışmaları önlemek için, Kabalistler, ilişkide önceden net bir çerçeve ve sınırlar oluşturmayı, onları hatırlatmayı unutmamayı ve ihlal edilirse eşinizi uyarmaktan korkmamanızı önerirler.

Yorumum: Aile hayatı, elbette değişebilen bir anlaşmadır. Ancak, hala anlaşmaya bağlı bir sistemdir.

İki kişi birbirleri ile kesintisiz, daima değişen ve gelişen bir anlaşmaya girer. Daha sonra onlara çocuklar, ortak mülkiyet ve bu yaşam üzerindeki izlenimlerini büyük ölçüde artıran birbirleri üzerindeki etkileri, aile vb. eşlik eder.

Yani, anlaşma şartlarının sürekli genişlemesine sahibiz. Bu nedenle, onları her zaman tartışmalıyız.

Not: Esas olarak, aynı anlaşma Kabalistik bir grupta, dostlar arasında, hemfikir olan insanlar arasında da vardır. Ancak bana öyle geliyor ki ailede, Kabalistik gruptan çok daha fazla iletişim ve etkileşim var. En azından ekonomik ve duygusal olarak.

Hem fikir olan insanların grubunda, hala soyut ve duygularımızda mevcut olmayan, sadece aynı fikir vasıtasıyla bağ kurarız.

Yorumum: Eğer eşler arasında böyle bir bağ, böyle bir birlik oluşturmak mümkünse bu, manevi hedefe ulaşmak için çok ciddi bir teşvik olabilir.

Soru: Bu, her iki kişi de hem fikirse, Rabaş’ın yazdığı gruptaki çalışmaların tüm ilkelerini alabileceğimiz ve bunları ailede uygulayabileceğimiz anlamına mı geliyor?

Cevap: Bu çok zordur ama mümkündür.

Soru: Doğru mu anlıyorum, onları ailede kullanmak grupta kullanmaktan çok daha mı zor?

Cevap: Bilmiyorum. Bunun hakkında konuşmak benim için çok zor. Her ne kadar öğrencilerim arasında böyle başarılı örnekler görsem ve onlardan memnun kalsam da, şimdiye kadar bunlar ayrı birkaç vaka.

Soru: Yine de çiftlerin bu şekilde çalışmasını tavsiye eder misiniz?

Cevap: Evet ve hayır. Sorun şu ki, bir erkeğin önce bir erkek grubunda kendini ustalaştırması gerektiğidir.

Bunu tarihten görüyoruz. Kişi, bir erkek olduğunda yani Yaradan’la temas kurmaya başladığı erkekler grubunun içinde olduğunda, o zaman doğru bir şekilde, doğru kadınla bağ kurabilir. Bu, basit değildir.

Soru: Bir ailedeki çalışma, bir gruptaki çalışmanın yerini alır mı?

Cevap: Kişi kendini grupta ciddi bir şekilde ayarlayana kadar, ailede çalışmaya başlamayı tavsiye etmem.

“Günümüzde Kadının Toplumdaki Yeri Nedir?” (Quora)

Kadınların gücü, kadın dayanışmasıyla toplumun refahına ve mutluluğuna katkıda bulunabilecekleri, insan toplumu için yeni, rahat ve hoş bir ev inşa etme çabalarını birleştirebilecekleri şekilde yönlendirilmelidir.

Doğanın yapısına göre, erkekler verme niyetini temsil ederlerken kadınlar alma arzusunu temsil etmektedir.

Bu nedenle eğer kadınlar, tüm bölünmelerinin üzerinde insanlığın birliği için bir arzu gösterirlerse ve bu arzuyla büyük bir güç olarak birleşirlerse, erkekleri birlik yönünde zorlayacaklardır.

Ardından, erkekler birleşmek için kadınlardan böylesine güçlü bir uyarı aldıklarında, bu talepleri yerine getirmek için çalışacaklar, birlik olmak için çaba gösterecekler ve tüm parçaları arasında özgecil bağlarla çalışan birleşik doğa formuyla birleşmeye ve dengeye gelmeye çabalayacaklardır.

Dünya ve insan toplumu daha sonra yeryüzü üzerindeki Cennete,  doğanın en temel yasası olan  “Komşunu kendin gibi sev” e göre çalışan bir topluma dönüşecektir. Bizler o zaman ortak bir evi paylaşıyormuş, sevgi dolu kocaman bir aileyle yaşıyormuş, doğa yasaları ve içinde bulunduğumuz dünya hakkında tamamen yeni ve yükseltilmiş bir farkındalık içindeymiş gibi hissedeceğiz.

Twitter’da Düşüncelerim / 8 Mart 2020

İşte Korona Virüsü sorununun çözümü veya daha net olarak söylemek gerekirse, Kabala bilgeliğine göre insan doğasının ıslahı: http://laitman.info.tr/2020/03/korona-virusunun-faydalari/

Kadınlar günü kutlamaları adına herkese en içten dileklerimi iletiyorum! “Dünyamızda erkek gücü kadın gücünü kontrol ettiği için, gelecekte kadın gücü erkek gücünü kontrol edecek” Midrash Tehilim, 73:3

Erdemli kadınların faziletleri sayesinde İsrail ulusu Mısır köleliğinden çıktı. Rabbi Akiva, Yalkut Shimoni, Tehilim

Nesiller ancak erdemli kadınların faziletleriyle kurtarılır . Midrash Zuta, Rut 4:11

 

Erkek ve Kadın, Bölüm 7

Karı Ve Koca Aynı Çevreden Gelir

Yorum: Kabala’ya göre, ortak bir temele ve niteliklere sahip bir eş aramamız gerektiğini söyleyen form eşitliği yasası vardır.

Benim Yorumum: Evet, bu  gereklidir. Sizinle aynı çevreden gelen ve size yakın olan bir eş aramanız tavsiye edilir.

Yorum: Ancak Kabala, zıtların bağının daha büyük ve daha iyi bir etki yarattığını da söyler.

Benim Yorumum: “etkilere” ihtiyacımız yok. Barışa ve normal bir varoluşa ihtiyacımız var. Aileden bahsediyoruz.

Eşimin beni hissetmesine,  zevklerimi ve alışkanlıklarımı anlamasına ihtiyacım vardır çünkü o da kendini geliştirdiği toplumda benzer şeyler görüp geçirmiştir. Dünyanın başka bir yerinden  bir kadınla evlenirsem, bu istenildiği gibi olabilir ancak her zaman tamamen içgüdüsel düzeyde bazı  yanlış anlamalar yaşarız.

Soru: Hala özelliklerin benzer olması gerektiğini tavsiye ediyor musunuz?

Cevap: Evet. Prensipte bunu Tora’da görürüz,  İbrahim genç erkeklere,  kendilerine geldikleri yerlerden eş getirmelerini tavsiye etmiştir.