Category Archives: Kabala

Twitter’da Düşüncelerim / 5 Mayıs 2020

Kırık parçaları bir sistemde birleştirirsek, karşılıklı bağı keşfedeceğiz ve sevgi ve bağlılığın gücünü ifşa edeceğiz.

Yaradan’ı değil bir virüs gördüğümüz sürece, bu insanlığın yanlış gelişiminin bir işaretidir. Yaradan içimizde O’nu anlama, Onu birlik ve ihsan etme gücü olarak ifşa etme uyandırır.

Doğanın yasalarına boyun eğdirebileceğimizi düşündük. Bugün yanlış yaptığımız belli oluyor. Doğa bizden daha güçlüdür ve yasaları dokunulmazdır. Karantina ve kısıtlamalarından yeni bir hayata ancak doğanın yasalarını anlayarak ve onlara göre çalışmaya başlayarak geçebiliriz.

Bir hissizlik safhasına düşebilirim, ancak onluya düşerek, onu Yaradan’dan geldiğini kabul edebilir, Malhut’un karanlık safhasını parlak bir Keter’e dönüştürebilirim. Dünya güzel!

Siyah bir safhayı, onun karanlığıyla parlayan manevi olarak kabul ederim. Yaratan karanlıkta, egonun üstünde bağ sunar. Bu yüzden onu sevinçle kabul ederim.

Çalışma, sevinç içinde olmalı, sanki ıslahın sonunu hak etmişim gibi. Böylece ıslahın ışığı çekilir. İfşadaymış gibi sevinirim …

Bana neyin hoş olduğunu ya da neyin olmadığını hissetmek istemiyorum. Bu bağlılıktan kopmaya, onun üzerinde yükselmeye, gerçekliği başkaları için iyi ya da kötü olana göre değerlendirmeye çalışıyorum. Böylece dışımdakileri görmeye başlayacağım. Mantık üstü inançla.

Kendinizden çıkın ve üst dünyayı hissedeceksiniz.

Üst dünyayı edinen Kabalistler, onun burada var olduğunu söylüyorlar. Hiçbir yere uçmamıza gerek yok. Üst dünya “burada bizimle”. Gerçeği dar bir parametreye göre algıladığımız için sadece bunu hissetmiyoruz: bu kendimi iyi mi kötü mü hissettiriyor?

Dünyanın integral doğası tezahür ediyor!

Koronavirüs, herkese karşılıklı garantinin güzel sözlerden daha fazlası olduğunu netleştirdi. Her biri diğerini enfekte edebildiğinde, birbirimiz için habersiz garantör oluruz. Bütün insanlık, karşılıklı bir sorumluluk sistemi oluşturur.

Zohar Kitabı: “Tıpkı insan vücudunun hiyerarşik bir yapıda organlara bölünmesi, birbirinin yardımıyla düzeltilmesi ve birlikte tek bir organizma içermesi gibi, bütün dünya için de böyledir: dünyaların tüm canlıları hiyerarşik bir yapıda organlardır. Tamamen düzeltildiklerinde gerçekten tek bir bütün olacaklar. ”

Herkesin başkalarından bağımsız olarak faaliyet gösterdiği bireyselleştirilmiş bir dünyadan, aniden ve farkında olmadan Koronavirüs bizi, herkesin sağlık, çevre, ekonomi politik, toplum sistemleri aracılığıyla birbirine bağlı olduğu yerde yeni, küresel ve ayrılmaz bir dünyaya geçirmeye yardımcı oldu.

Islahın Metodu, Bölüm 6

Komşu uğruna mı, Yaradan uğruna mı?

Soru: Baal HaSulam, Kabala metodunun iki kısımdan oluştuğunu yazar. İlk kısım, kişinin Yaradan ile ilişkisinin ıslah edilmesidir; ikinci kısım, kişinin dostlarıyla olan ilişkisinin ıslah edilmesidir. İkinci kısım tercih edilir. Gelişimin erken aşamalarında bu daha önemlidir.

Baal HaSulam ondan sonra çok ilginç bir şeyi vurgular: kişinin dostu ya da Yaradan uğruna çalışmasında hiçbir fark yoktur çünkü onun dışındaki her şeyin var olmadığını hisseder.

Neden Yaradan ve başka bir kişi için çalışmak arasında bir fark yoktur?

Cevap: Bunun nedeni, egoizmimin sınırlarının ötesine geçmesi ve benim için, kimin için çalıştığımın önemli olmamasıdır. Kiminle uğraşacağını, kimden alacağını seçersen, o zaman elbette Yaradan diğer bazı insanlardan daha fazla tercih edilebilir. Fakat kendinizin dışında, egoizminizin dışında birisine verirseniz, o zaman kime gittiği önemli değildir. Bundan bir şey almazsam, sonsuzluğun içinde bir yere gider.

Soru: Yaradan mı yoksa sadece başka bir kişi mi, hatta çok önemli biri olsa da bir fark var mı?

Cevap: Benim için hiçbir şey yoksa ne fark eder ki? Boşluktur.

Soru: Ya bir şey varsa?

Cevap: O zaman bu artık ihsan etme değildir. İhsanın kendisi önemli olmalıdır, komşuya veya Yaradan’a olması önemli değildir. Tamamen ihsan etme, Yaradan’ın niteliğidir.

Hayatın Anlamı, Bölüm 6

Sürekli Hazzın Patenti

Soru: Bedensel yaşamda, arzumuzun yerine getirilmesi, hazzın kaybolmasıyla birlikte haz üzerinde hissedilir mi? Örneğin, susadığımda birkaç yudum su alırım ve aynı zamanda haz duyarım. Sonra kaybolur. Anladığım kadarıyla, Kabala’da sürekli hazzın patenti var.

Cevap: Kabala’da kişinin sürekli olarak daha fazla haz almasını sağlayan bir araç vardır. Bizim dünyamızda cansız, bitkisel ve hayvansal derecelerdeki herhangi bir haz,  arzularımızı ortadan kaldırır. Hem arzu hem de haz kaybolur – İki kat daha boş hissederim yani pratik olarak kendimi öldürürüm.

Kabala ilmine göre, hazzımı ortadan kaldırmayacak bir biçimde haz almalıyım. O zaman bu hazzı sonsuzluk olarak hissedeceğim. Ne kadar çok haz ve arzum olursa – daha da fazla haz, daha fazla arzu – sürekli daha fazla tatmin olmuş hissedeceğim. Bu nedenle, Kabala bilgeliğine almanın bilimi denir.

Soru: Yani, bir tür engel, direnç olmalı ki böylece haz, arzuyu yok etmesin. Bu nedir?

Cevap: Bu, ondan ayrıldığımda ve duygularımdan bağımsız olarak, onu hazla doldurmak için amacına uygun olarak kullandığımda, egoist arzumuzun üzerine bir yükseliştir. Dahası, yaşadığım haz benim tarafımdan, kendi iyiliğim için değil ama başkaları uğruna ya da Yaradan uğruna olarak hissedilmeli.

Soru: Bu, başka bir kişinin bu direnç haline gelebileceği anlamına mı geliyor?

Cevap: Evet. Bunu başka bir kişi için yaparsam, kendimi soyutlarım. Arzumu yerine getirmekten ayrılırım çünkü bunu diğeri uğruna yaparım. O zaman arzum kaybolmaz. O, haz tarafından yok edilmez çünkü haz diğeriyle ilgilidir. Bu durumda, sürekli ve süresiz olarak haz alırım.

Soru: Yani, burada bir düzene sahibiz: Ben, başka bir kişi ve haz. Bir kişi yeterli mi yoksa bir grup insan, hatta tüm insanlık mı olmalı?

Cevap: Önemli değil. En önemlisi, benim dışımda olması. O zaman sürekli ve giderek daha fazla haz alabilirim.

Soru: Bu, Yaradan ile nasıl ilişkilidir? Yaradan bunun neresindedir?

Cevap: Yaratan tüm bunların sebebidir ve O’nun bizim üzerimizdeki sürekli olumlu ve olumsuz etkileriyle,   içinde devamlı, giderek artan bir şekilde haz alacağımız bir enstrümanı nasıl inşa edeceğimizi öğretir.

Soru: Neden “Ben, Yaradan ve haz” değil de, “Ben, başka bir kişi ve haz”?

Cevap: Bunun Yaradan mı yoksa başka biri mi olduğu önemli değildir. Ancak, burada Yaradan, kesinlikle herkesin yerini alan üçüncü bir kişi gibi davranır. Onunla Yaradan’ı memnun etmek için, kendinizi diğerlerini memnun etmeye yönelterek, sanki kendinizden tamamen kopmuş gibi olursunuz.

Soru: Bu, haz almak istersem, sadece bir yabancı bulmam ve onun için iyi bir şey yapmam gerektiği anlamına mı geliyor?

Cevap: Hayır. Bu böyle olmuyor. Sonuçta, bu şekilde bu kişiyi kendiniz gibi algılamaya başlarsınız, o size yakın olur.  Bir başkasına vermek ya da kendinize vermek – burada bir tehlike vardır, bunu kendinizle bağdaştıracaksınız ve sonunda onu egoist olarak memnun etmeye başlayacaksınız.

Twitter’da Düşüncelerim / 1 Mayıs 2020

Egoizm üzerindeki herhangi bir çaba, çabalar üst ışığın ifşası için bir yer haline olmak adına bir dereceye birikinceye kadar, manevi çalışmada bir adımdır. Çaba, alma arzusunun ihsan etme arzusuna dönüşen bir parçasıdır.

Dolayısıyla ego arzuları ortaya çıkarırsa, mantığın üzerine çıkarılmalıdır.

Islahın sonunda, herkes mantık üstü inanca, karşılıklı ihsan etmeye ve tek bir sistem olmaya yükselecek.

Virüs bizden alma kuvveti, egoizmden; ihsan etme kuvvetine, mantık üstü inanca yükselmemizi talep eder, dolayısıyla ihsan etme kuvveti, alma kuvvetinin üzerinde olacaktır. Böylece bizler Yaradan’ın doğasını kazanır ve O’nunla bir oluruz.

Eğer aramızdaki yakınlığı uygulamıyorsak, o zaman aramızda sevgi yerine – koronavirüsü ifşa ederiz. Virüs bizi birbirimizden ayırır, birbirimize yaklaşmaya hazırlıksızlığımızı gösterir. Bu darbe ile bizi iyileştirir ve ne yapmamız gerektiğini gösterir …

Herkesi hesaba katmadıkça en küçük hareketi yapmam yasak.

Tek mekanizma içinde birbirine bağlı on dişli çark olduğunuzu düşünün, her birinin döndükçe diğerlerini çevirir. Dönmeden önce, dolayısıyla herkesi nasıl çevireceğimi ve bunun herkese fayda sağlayıp sağlamayacağını düşünmeliyim.

Dünyada büyük değişiklikler görmek üzereyiz. Dünya dönüyor, Son Nesil’in koşullarına adapte olarak – yavaş yavaş bize farklı yönlerini göstererek. Bu, bugün yaşayan bir insan için zor ve kafa karıştırıcıdır, olan bitenin amacını ve dünyanın hangi formu üstleneceğini bilmemek.

Herkes eski düzene veya safhaya uymamız gerektiğini düşünüyor. Ama bu yeni bir virüs getirecek …

Yeni safhaya geçiş ilk kez gerçekleşiyor ve bu yüzden zorlayıcı, çünkü hepimiz, bir iletim cihazındaki dişli çarklar gibi – ortak bir bağlantıya dahiliz- bilinçli olarak ki bu daha önce böyle değildi. Ve ne yapacağımızı bilmiyoruz.

Kabala Neden Beyin Fonksiyonlarını İncelememektedir?

Soru: Düşünme şeklimizi inceleyen nörolojik bilimler vardır. Kişinin belirli bir gerçeklik modeli inşa ettiğini, yani onun için aşikâr olduğunu söylüyorlar. Örneğin süt alması gerekiyorsa, hangi dükkana gideceğini bilir ve oraya otomatik olarak gider.

Bu düşünme seviyesi yani beyinde ne olduğu, neden Kabala’da açıklanmıyor? Baal HaSulam, beş duyu olduğunu, bir şekilde işlenen ve içsel perspektifimizi yaratan veri girişi olduğunu söylüyor. Bu yapı arzunun ötesinde var olmaktadır. Bu, neden açıklanmadı?

Cevap: Bu yapı arzunun altında bulunur ve bilinçaltına aittir.

Kabala beynin bir hesap makinesi olarak işlev görmesiyle, kas hafızasıyla veya herhangi bir hafıza mekanizmasıyla ilgilenmez. Sadece ruhla ilgilenir.

Bizim arzumuz, ruh olarak adlandırılır. O fiziksel bedenimizin ve kafamızın içinde değildir.

Yaradan arzuyu yarattı. Bu, egoist olabilir yani sadece kişinin kendini sevmesine yönelik olabilir ya da içimizde, Yaradan’ın yardımıyla, özgecil bir arzuya yani başkalarına ihsan etmeye ve sevgiye dönüşebilir. Başka yolu yoktur.

Arzunun vektörünü : “kendi yararım için” den “başkalarının yararına” değiştirmeye paralel olarak, üst dünyayı hissetmeye başlarız ve ancak o zaman her şeyin nasıl çalıştığını, çalışma sinyallerinin nereden geldiğini vb. anlarız.

Madde, beyin vb. ile ilgili diğer şeyler Kabala’da çalışılmaz çünkü bizi ilgilendirmez. Bizler herhangi bir madde formunun bir parçası olmayan,  sadece saf arzuyla ilgileniyoruz. Bu şekilde bunu araştırıyor ve öğreniyoruz.

Twitter’da Düşüncelerim / 30 Nisan 2020

Koronavirüs, biyolojik düzeyde zaten ortaya çıkan ıslah olmamamızın bir sonucudur. Birçok sorun insanlığı ego – “Mısır” ı terk etmeye ikna etmek için çıkıyor. 49 saf olmayan (egoistik) seviyeyi bıraktığımız için ya zorla ya da neşeyle ayrılacağız.

İnsan toplumunu egoizmden kurtarmak için küresel bir plana ihtiyacımız var. İşletmeleri destesiz kapatamayız. Tarihte ilk kez insanlık bunun küresel olduğunu ve genel refahı önemsemesi gerektiğini fark ediyor. Ortak karantina – ortak ev!

BM Uluslararası Çalışma Örgütü, dünya işçilerinin tahminen yarısının ve 1,5 milyardan fazla insanın koronavirüs salgını nedeniyle yoksulluğuna neden olabileceği konusunda uyardı. Doğa bizi tek, integral hale getirmek için toplumu yeniden yapılandırmaya zorlayacak.

Acı çekerek ya da öz farkındalıkla.

Gezegenin Sağlığı Hakkında Endişelenmeli Miyim?

Soru: Gezegene dikkat etmeye ve onun sağlığı hakkında endişelenmeye ve aşırlıklara düşmemeye, kimyasallara bulaşmamaya değer mi?

Cevap: Kabala bu konuda kesinlikle hiçbir şey söylemez. O, daha yüksek bir hedefe ulaşmanız gerektiğini söyler. O zaman her şey normale dönecek ve doğal bir şekilde ruhu ıslah etme çabalarınıza uyacaktır.

Sadece bunu yapın. Doğanın ve diğer her şeyin korunması için zamanınızı boşa harcamayın. Bu tür bir şeye ihtiyaç yoktur. Tüm bunların arkasındaki yasaların ne olduğuyla ilgili hiçbir fikriniz yok.

Ruhunuzun ıslah olması için çabalarsanız, dünyanın ıslahı için diğer tüm koşulları doğal bir şekilde dahil edersiniz.

Erkek ve Kadın, Bölüm 8

Aile Hayatı – Anlaşmalı Sistem

Not: Ailede çatışmaları önlemek için, Kabalistler, ilişkide önceden net bir çerçeve ve sınırlar oluşturmayı, onları hatırlatmayı unutmamayı ve ihlal edilirse eşinizi uyarmaktan korkmamanızı önerirler.

Yorumum: Aile hayatı, elbette değişebilen bir anlaşmadır. Ancak, hala anlaşmaya bağlı bir sistemdir.

İki kişi birbirleri ile kesintisiz, daima değişen ve gelişen bir anlaşmaya girer. Daha sonra onlara çocuklar, ortak mülkiyet ve bu yaşam üzerindeki izlenimlerini büyük ölçüde artıran birbirleri üzerindeki etkileri, aile vb. eşlik eder.

Yani, anlaşma şartlarının sürekli genişlemesine sahibiz. Bu nedenle, onları her zaman tartışmalıyız.

Not: Esas olarak, aynı anlaşma Kabalistik bir grupta, dostlar arasında, hemfikir olan insanlar arasında da vardır. Ancak bana öyle geliyor ki ailede, Kabalistik gruptan çok daha fazla iletişim ve etkileşim var. En azından ekonomik ve duygusal olarak.

Hem fikir olan insanların grubunda, hala soyut ve duygularımızda mevcut olmayan, sadece aynı fikir vasıtasıyla bağ kurarız.

Yorumum: Eğer eşler arasında böyle bir bağ, böyle bir birlik oluşturmak mümkünse bu, manevi hedefe ulaşmak için çok ciddi bir teşvik olabilir.

Soru: Bu, her iki kişi de hem fikirse, Rabaş’ın yazdığı gruptaki çalışmaların tüm ilkelerini alabileceğimiz ve bunları ailede uygulayabileceğimiz anlamına mı geliyor?

Cevap: Bu çok zordur ama mümkündür.

Soru: Doğru mu anlıyorum, onları ailede kullanmak grupta kullanmaktan çok daha mı zor?

Cevap: Bilmiyorum. Bunun hakkında konuşmak benim için çok zor. Her ne kadar öğrencilerim arasında böyle başarılı örnekler görsem ve onlardan memnun kalsam da, şimdiye kadar bunlar ayrı birkaç vaka.

Soru: Yine de çiftlerin bu şekilde çalışmasını tavsiye eder misiniz?

Cevap: Evet ve hayır. Sorun şu ki, bir erkeğin önce bir erkek grubunda kendini ustalaştırması gerektiğidir.

Bunu tarihten görüyoruz. Kişi, bir erkek olduğunda yani Yaradan’la temas kurmaya başladığı erkekler grubunun içinde olduğunda, o zaman doğru bir şekilde, doğru kadınla bağ kurabilir. Bu, basit değildir.

Soru: Bir ailedeki çalışma, bir gruptaki çalışmanın yerini alır mı?

Cevap: Kişi kendini grupta ciddi bir şekilde ayarlayana kadar, ailede çalışmaya başlamayı tavsiye etmem.

Arzuların Gelişimi, Bölüm 10

Niyetleri Belirleyen Nedir?

Soru: Toplum arzularımızı kontrol eder. O, insanların ne ile doldurulacaklarını belirler. Niyetleri, sadece üst güç mü değiştirebilir?

Cevap: Niyetler de toplum tarafından belirlenir. Fakat eğer bir kişi niyetini, içinde bulunduğu toplumun tersi olarak değiştirmek istiyorsa yani kişi onun içinde kalmak istemiyor, onun üzerinde yükselmek istiyorsa, o zaman kişinin neredeyse hiç şansı yoktur.

Bu nedenle, ya bu toplumun sınırlarının ötesine geçmeli, kendini fiziksel olarak onun etkisinden uzaklaştırmalı ya da başka bir üst gücün etkisini kendi üzerine çekmelidir. O zaman kişi kendini değiştirebilir. Aksi takdirde kişi başarısız olacaktır.

Derin Islah Zamanı

Soru: Çalıştaylar sırasında ıslah eden ışığın gücü nereden gelmektedir? Geçmişteki Kabalistler neden çalıştayları kullanmadılar?

Cevap: Geçmişteki Kabalistler farklı bir yöntem kullandılar. Onların da onluları vardı ama aralarındaki bağ üzerine, aktif olarak kendi derinliklerine inme üzerine çalışmadılar.

Ari, Ramhal ve diğerlerinin grupları kural olarak beş ila altı kişiden oluşuyordu ve onlar oturdular ve sessizce çalıştılar.

Bizim zamanımız çok farklı. Bu sadece Kabalistler düzeyinde değil, tüm dünyada da belirgindir. Kıtalar arasında yakınlaşmaya, geçmişte bile düşünemediğimiz kongre ve toplantılar düzenlemeye zorunlu bırakılıyoruz.

Soru: Şimdi zamanların farklı olduğunu söylüyorsun. Sonsuz bir metodoloji ile ilgili olarak bunun önemi nedir?

Cevap: Hayır. Metot değişir.

Kli, – içsel ve daha egoist katmanlarını sürekli keşfederek ıslah ettiğimiz “Adem’in ruhu” olarak adlandırılan bu muazzam alan, yavaş yavaş değişiyor. Bunu dünyamızda da görüyoruz: egoizm daha saldırgan, daha açık ve cesurca tezahür etmekte.

Soru: Buna göre, ıslah eden ışığı çekme ilkesi değişiyor mu?

Cevap: Egoizmin daha derin katmanlarını aydınlatan güçlü bir ışık çekiyoruz. Onu ıslah etmeye, onun üzerinde bağ kurmaya, bir şekilde onu düzenlemeye çalışıyoruz ve buna bağlı olarak, ışığın aydınlatmasını daha da arttırıyoruz. Bu, bir çember içinde olur.