Category Archives: Kabala

Temiz Kalpten

Torah, Deuteronomy 10:17: “Efendi için, senin Tanrın, tanrıların Tanrısı ve efendilerin Efendisi, büyük güçlü ve görkemli Tanrı, hiçbir iltimas yapmayacak, rüşvet de almayacaktır.”

Satın alınabilen krallar, liderler ve yetkililerin aksine Yaradan rüşvet almaz.

Yaradan ile sadece temiz bir kalple başa çıkabilirsiniz, kendinizle hiçbir ilişkiniz olmadan, hiçbir rüşvet teklif etmediğinizi ve sonuçlarla ilişkinizi kestiğinizde tamamen kendinizden ve her şeyden çıktığınızı söyleyebilirsiniz.

O zaman, hiç kimseye bir şey vermek ya da sunmak için teşvike sahip değilsinizdir. Kesinlikle temiz arzular ve düşüncelere sahipsinizdir. Bu, Tora ile meşgul olabildiğiniz zamandır, diğer bir değişle gerçek ıslahla.

Ancak dünyamız tamamen kendimizi ve başkalarını aldatma üzerine kuruludur ve bu nedenle onun içinde hiçbir manevi olgu hissetmeyiz. Her şey daima satın alınmıştır ve bizler de başka şekilde hareket edemeyiz. Eğer en azından bazı şeylerde, doğru ve dürüst davranabilseydik, kendimizi hemen üst dünyada bulurduk.

http://laitman.com/2016/10/from-the-pure-heart/

Kişinin Tek Görevi

Soru: Rabaş’ın “Çalışmada başarısızlık kavramı nedir?” makalesindeki, başarısızlığın anlamı nedir?

Cevap: Yaradan gizli olduğunda, kişiye olan her şeyle Yaradan’ı ilişkilendirmesi, onun bu dünyadaki tek görevidir. Yaratılışın içinde var olan tek güç, kişinin sahip olduğu tüm düşünceleri, arzuları ve eylemleri belirler, “O’ndan başkası yok” (Deuteronomy 4:35).

Kişiye arzuları ve düşünceleri varmış gibi gelir; bu Yaradan’ın gizliliğinin keşfidir. “bu dünya” olarak adlandırılan, bu gizliliğin içinde, kişinin görevi başlangıçtan beri olan her şeyi Yaradan’la ilişkilendirmektir. Tek günah, tek hata ya da haksızlık kişinin her şeyi Yaradan’la ilişkilendirmemesidir.

Bu nedenle, kişinin tek görevi tüm düşünceleri, arzuları ve eylemleri, onların kaynağı, Yaradan’la ilişkilendirmek ve kendini Yaradan’ın tüm eylemlerinin bir sonucu olarak görmektir. “O’ndan Başkası Yok”, “Sen Beni Arkamdan Ve Önümden Sardın”, Yaradan’ın Yüzünün Gizliliği Ve İfşası” ve diğer makalelere bakın.

http://laitman.com/2016/10/a-persons-only-task/

Karar Noktası

Tora, Deuteronomy 9:28 – 9:29: Bize dışarıya çıkardığın toprakların insanları şunu demesinler diye: “Yaradan yetersizliği nedeniyle onları, onlara sözünü ettiği bu topraklara getirdi, onlara olan nefreti nedeniyle, onları katletmek için çöle getirdi.” Ama onlar senin insanların, onları yüce gücün ve onlara uzattığın elinle çıkardığın senin mirasçılarındır.

Soru: Yaradan’a bu yakarış nedir?

Cevap: Bu, kişinin Yaradan’ın ona karşı olan tutumunu yumuşatma yeteneğine sahip olduğu durumdur ve böylece sorunsuzca bazı engellerin üstesinden gelir ama o bunu kabul etmez.

Onlarla gerçek bir biçimde baş etmeyi ister böylece kendi egoizmi ona geri gelmeyecektir ve birazcık hile yapmanın mümkün olduğu ve her şeyi titizlikle en üst seviyede yapmanın gerekmediği konusunu tartışmaya başlar.

Bunlar her adımda vardır. Ama kişi ne yapacağını bilir. Sonuçta, bu yolda çalışması için ona bir fırsat verildiğinden, hiç şüphesi yoktur. Bu onun için sadece her zaman ortaya çıkan, zor kararların verildiği noktadır.

http://laitman.com/2016/10/decision-point/

Kabala Bilgeliği Kim İçindir?

Soru: Kabala Bilgeliğinin dağıtımı kim içindir?

Cevap: Kabala Bilgeliği, hayatın anlamı ile ilgili soruları cevaplar. İnsan yıllarca gelişmiştir, tüm diğer hayvanlar gibi yaşamanın dışında kendine hayatın anlamını sormamıştır bile. Ama egoizmi büyüdükçe “Hayatın anlamı ve ıstırabın anlamı ne? Neden ya da kim için ıstırap çekiyoruz?” merak etmeye başlamıştır.

Bizim kuşağımızın pek çoğu bu soruları sormakta, istatistikler tarafından kanıtlandığı gibi, insanlığın yarısı depresyonda. Kabala İlmi bize, insan tarafından icat edilenden değil ama doğa tarafından belirlenenden, hayatın anlamı ve amacının ne olduğundan bahseder.

Hayatın anlamı, varlığımızın sonraki seviyesini ifşa etmek, bu seviyeye şimdiki yaşamımızda yükselmek, yaşam ve ölüm arasındaki bariyeri aşmak ve maddesel bedenimizden uzaklaşmaktır. Bunu yapmak isteyen birçok kişi var. Ve henüz ilgileri olmadığından gelip, dinleyip ve ayrılanlar var. Ayrıca fikrîlerimizi dine dönük olarak duyanlar var.

Biz kimseyi kalması için zorlamayız çünkü Kabala ilmi egosu sonuna kadar gelişmiş olanlar içindir. Bu insanlar kendilerine hayatın anlamı hakkında soru sorarlar ve bunun cevabını almaları gerektiğini hissederler ve onların hayatın amacını bilmeleri gerekir.

http://laitman.com/2016/09/who-is-the-wisdom-of-kabbalah-meant-for-2/

Babadan Oğula

Torah, Deuteronomy, 10:06 – 10:07: “İsrail’in çocukları Bney Yaakan kuyularından Moserah’a yolculuk yaptılar; orada Aaron öldü ve oraya gömüldü; ve onun oğlu Eleazar, onun yerine Kohen olarak görev yaptı. Oradan Gudgodah’a ve Guggodah’tan Yotvath’a, suların aktığı toprağa yolculuk yaptılar.”

Manevi dünyada ölüm, bir ceza ya da korkunç bir şey değildir. Oğulun gelip babasının yerini almasının anlamı, örneğin Aron’un oğlu, bir sonraki seviyeye yükselmedir.

Bunun anlamı, o son görüntüsünde ölür, bazı eylemlerinin geçmiş performansında çünkü o bir sonraki seviyeye geçmiş formundan çıkmadan yükselemez. Sonra, oğlu denilen yeni bir form alır. Ama prensip olarak tüm ruhlar ölümsüzdür.

Onlar hiçbir şey kaybetmezler sadece her zaman kazanırlar. Diğer bir değişle, bu son ıslah koşuluna gelene kadar farklı isimler altında dönüştürülen bir arzu ile ilgilidir.

http://laitman.com/2016/10/from-father-to-son/

Yaradan’ı Ve Yaratılışı Hayal Kırıklığına Uğratmayın

Soru: Tora’da Yaradan’ın O’ndan korkmamızı istediği söylenmekte. Hissetmediğim bir şeyden korkmanın anlamı nedir? Sonuç olarak, bir oyun olması dışında bunda hiçbir şey yok.

Cevap: Bir hayvan korkusundan bahsetmiyoruz. Benim kendimi sindirmem mümkün değil ve bu Yaradan’a karşı, üst güce karşı yanlış bir tutum çünkü O, mutlak, mükemmel, her şeyi dolduran ve son derece iyidir.

Aslında, dostlarım ve benim aramdaki ilişkiden, üst güç ya da Yaradan olarak adlandırılacak olan, yapay bir sistem yaratmak zorundayım. Sonuç olarak sistem gerçeklik testini geçmeli ve Yaradan tarafından yukarıdan aşağıya yaratılmış olan mevcut sistemle tutarlı olmalıdır ve biz bu sistemi aşağıdan yukarıya yükselerek yaratmalıyız. Benzerlikleri ölçüsünde, iki sistem birleşir ve üst sistem aşağıya yerleşir ve tek bir varlık olarak hissedilir.

Bizi içinde bu şekilde barındıran üst sistem, Üst Işık olarak adlandırılır. Ve alt sistem, bizim üst ışığa uyması gereken ıslah olmuş ilişkilerimizin sistemidir. Yani aramızda öyle ilişkiler yaratmalıyız ki Işık’taki gibi olmalı ve bizim sistemimiz en alçak, kaba arzulardan oluşmasına rağmen, onu Yaradan’ın Üst Işığına benzer yapmamız gereklidir. Sonra Üst Işık alt sistemi dolduracak ve her iki dünya birleşecektir. Bu koşul ıslah olmak olarak kabul edilir.

Yorum: Anlaşılan şu ki siz karanlıkta aşağıdan yukarıya doğru yürürsünüz…

Cevap: Ama bunun için “kitabelere” – kullanım kılavuzlarına – sahipsiniz. Ve en önemlisi, sizi her zaman durduran ve kafanızı karıştıran egoizme sahipsiniz. Onun sayesinde, sürekli Yaradan’a döner ve O’ndan bazı yardımlar alırsınız.

Sonuç olarak, bir tarafta (solda) egoizm sizi amaçtan uzağa iter, diğer tarafta sağın yardımına ihtiyaç duyarsınız. Bu şekilde, bu iki güç sayesinde, biri sözde “karşı” iken ve diğeri “amaca doğru” dur (aslında her ikisi de “amaca doğrudur) , ileri doğru gidersiniz. İhtiyacımız olan sadece onları doğru kullanmayı öğrenmektir.

Soru: Bu, doğru açıdan biraz sapmamamızın bizi tamamen Yaradan ile buluşmadan farklı bir yöne götürdüğü anlamına mı geliyor?

Cevap: Hayır, aslında birbirimize dâhil olduğumuz yerde, ilk dereceye ulaştıktan sonra, sapmanın minimum derecesi her zaman düzeltilir ve daha yüksek bir tamlıkla ıslah gerçekleşir.

Soru: Aşağıdan yukarıya harekette korku nedir?

Cevap: Bu, Yaradan’ın arzusunu tahmin edememe ve insanları ve Yaradan’ı hayal kırıklığına uğratacak bir şeyler yapma korkusudur. Bu hepimizin sahip olması gereken koşuldur.

Soru: Peki, insanları nasıl hayal kırıklığına uğratabiliriz?

Cevap: Gerçekte bu durumda olanlar kendilerini kusurlu hissederler ve karşılıklı utanç duygusuna sahip olurlar ki bu tam anlamıyla onları “yakar”. Bu nedenle aramızdaki ilişkileri, Yaradan’ın bize olan tutumuna benzer hale getirmeye çalışmalıyız.

Do Not Disappoint The Creator And Creation

Tüm Kabala Bilgeliğini Kim Biliyor?

Soru: Hiç tüm Kabala Bilgeliğini bildiğini söyleyebilen bir Kabalist var mıdır?

Cevap: Bu koşula ulaşmış pek çok Kabalist vardır.

Kabala Bilgeliği, dünyamızın yönetim sisteminin bilgisidir, ya da Baal HaSulam’ın yazdığı gibi, Yaradan’ın dünyamızdaki yaratılanlara ifşasının metodudur. Bu nedenle, her durumda herkes tüm Kabala Bilgeliğe ulaşmak zorunda olacaktır.

Who Knows All Of The Wisdom Of Kabbalah?

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 143

Soru: Mahsom’u geçmek, ihsan etmeye ulaşmak, Yaradan ile form eşitliğine ulaşmak ve dostlarla birleşmek hepsi aynı şey mi? Değilse bu olguların arasındaki fark nedir?

Cevap: Bunların hepsi aynıdır.

Soru: Kaynakları dinlerken ve okurken, kişinin Yaradan’ı hissetme arzusu, Saran Işığı çekmek ve Mahsoma’a doğru ilerlemek için yeterli midir?

Cevap: Evet

Soru: Her şeyi Yaradan’ı hissetmek ve böylece O’na haz verebilmek amacıyla yapıyor olmak, Mahsom’a doğru ilerlemek için doğru yol mudur?

Cevap: Bizim bütün yolumuz mutlak ihsana ve Yaradan’a benzemek içindir.

Answers To Your Questions, Part 143

Olumsuz Tutumlara Karşılık Vermek

Soru: Bir insana, size davrandığı şekilde mi davranmalısınız?

Cevap: Hiçbir durumda birinin olumsuz tutumuna aynı şekilde cevap vermemelisiniz! Aksine, ona karşı doğru bir tutum göstermeli ve kasıtlı olarak ona olan olumlu tutumunuzu abartmalısınız.

Eğer doğru bir şekilde karşılık verirse, bu iyidir. Vermezse, ondan uzaklaşın. Bu, onun anlayamadığı ve ona olan tutumunuzu henüz takdir edemediğini gösterir.

Responding To Negative Attitudes

Nasıl Kendimi Kandırmam?

Soru: Egomun gerçekten üzerine çıktığım durum ile egomu tatmin etmenin alışılagelen mutluluk duygusu arasındaki farkı ayırt etmeyi öğrenmek nasıl mümkün olur? Nasıl kendimi kandırmam?

Cevap: Bunu ayırt etmek sadece grubun içinde mümkündür, başka bir yerde değil.

Diğerlerine karşı ilişkinizde kendinizi onlardan yüksekte ya da alçakta görmeyi geçersiz kılmanız, kendinizi sıfırlamanız ve birbirinizle belirli kanallardan iletişim kurmanız gerekir. Herkesin eşit ve birbirine bağlı olacağı Onlu grubun içinde öyle bir zemin hazırlamalısınız ki böylece aranızda ördüğümüz bu ağ, Yaradan’ın karakteri gibi olsun, aramızda karşılıklı ihsan etme ve sevgiyle. O zaman, O’nunla form eşitliği olduğu ölçüde, Işık ifşa olacaktır.

How Not To Deceive Myself

Toplam 56 sayfa, 30. sayfa gösteriliyor.« İlk...1020...2829303132...4050...Son »