Category Archives: Kabala

Bireyin Islahı ile Grup Arasındaki İlişki

Soru: Bir yandan, her şeyin içimizde olduğunu söylüyoruz, ama aynı zamanda ıslah için dostlara, gruba ihtiyacım var. Bu iki şey arasındaki ilişki nedir?

Cevap: İlişki çok basittir. Kendinizi ancak gruba karşı tutumunuzu ıslah ettiğiniz ölçüde ıslah edebilirsiniz. Bu sizin kişisel ıslahınızdır. Kabala’ya göre, “Ben” yoktur. Kabala’ya göre, “Ben” “biz” e eşittir. Tek yol budur.

On kişi kendi bireysel egolarının üzerinde bağ kurduğunda, her biri kendi başınayken, tek bir bütün, tek bir grup, tek bir “Ben” olurlar. Bununla birlikte, aynı zamanda, her biri kendi farklı egosuna sahip, on farklı insandır. Egoları çok büyüktür ve her seviyede büyür, ancak onun üzerine yükselebilir ve aralarında sürekli olarak birleşebilirler. Maneviyatta bizler böyle yükseliriz.

Twitter’da Düşüncelerim / 12 Mayıs 2020

Eğer şimdi dünyayı değiştirmezsek, virüs bize geri dönecek mi? Neyi değiştiriyoruz?

Karantinayı terk ederken, yanınızda dünyaya ne götürmek istediğinizi düşünün. Karantinadan sonra girdiğiniz dünyayı nasıl hissetmek istersiniz? Belki birçoğu seninle aynı fikirdedir ve dış dünyayı değiştirebilirsin?

Bu, onların başkalarıyla olan ilişkilerinde açıktır.

Manevi hırslı ve maddi hırslı arasındaki fark, Manevi hırslın EGO’yu iptal etmesidir – bu yaşamın ödülü ve maddi hırslı her iki dünyanın da tadını ister, Zohar’ın dediği gibi: Bu dünyanın GAV’ı ve gelecekteki dünyanın GAV’ı.

Her birinin her hareketle hepsini çevirdiği bir mekanizma içinde on kilitli dişliniz olduğunu düşünün. Dönmeden önce, bunun herkes için nasıl faydalı olacağını, onlar için faydalı olup olmadığını dikkate almalıyım. Herkesi hesaba katmadan en ufak bir hareket yapmam yasak.

Sürekli Yaratan’a dönüyorum ve O’nun cevabını grup aracılığıyla duymaya çalışıyorum. Grupta hissettiğim tek şey Yaratan’ın bana cevap verdiği. Yaradan’a nasıl hitap ettiğim ya da ne istediğim fark etmeksizin, dostlarıma bakmalı ve Yaradan’ın her saniye cevap verdiğini görmeliyim

Liderler neler olduğunu anlamıyor ve dikkatlice olmasına rağmen eski yollara dönmeye çalışıyorlar. Bu kötü bir niyet değil, özverili düşünememe, toplumda meydana gelen değişiklikleri kabul edememedir. Yakınlaşmaya başlamazsak, başka birçok virüs bizi bekliyor…

Çare virüsün kendisidir, bizi birbirimize bağlayacak ve hizalayacak, bizi Yaradan’a benzer şekilde gelişime yönlendirecektir. Yaratan’ın darbeleri iyileşir. Güzel zamanlarda yaşıyoruz. İnsanlığın yeni bir form almasına yardımcı olan, ruhunu inşa eder ve böyle yaparak Yaradan’ın yardımcısı olur.

Nasıl Yoldan Çıkılmaz?

Soru: Kabala çalışmasında yoldan çıkmak mümkün müdür ve bundan nasıl kaçınırız?

Cevap: Kendinizi öğretmeninizden koparmaya başlarsanız, yolu ondan daha iyi bildiğinize inanmaya başlarsanız, yoldan çıkabilirsiniz. Ondan daha iyi bilmek imkansızdır çünkü o tüm bunları çoktan geçirmiştir.

Hiçbir şey zihne bağlı değildir. Bu arada, Kabala’da bir öğrencinin, öğretmenden daha zekice ve daha keskin bir zihinle ortaya çıktığı durumlar vardı. Ancak, gerçek şu ki, öğretmenin tecrübesi vardır ve bu en önemli şeydir.

Kabala’da en çok tercih edilen, daha fazla tecrübeye sahip olanıdır.

Haz, Işıktır

Soru: Başkalarına hizmet etmekten duyulan haz, bahsettiğiniz ışık mı?

Cevap: Evet, bu ışıktır. Ancak, şu an hissettiğimiz değil. Sadece başkalarına hizmet etme, kendimizi onlara ifşa etme, verme, onları etkileme yeteneği kazandığımızda, o zaman üst ışık bizden başkalarına geçecektir.

Bu, şimdi deneyimlediğimiz bir haz ve yardım duygusu değildir; o çok daha yüksektir, başkalarını bizim aracılığımızla etkileyen Yaradan’ın ifşasıdır.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirme Formülü

Soru: Kabala açısından insan bağışıklık sistemi nedir ve rolü nedir? Bilim adamlarına göre, neden sadece bağışıklık sistemi virüsü yenebilir? Kişisel olarak bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için bir şeyler yapıyor musunuz?

Cevap: Sadece iyi düşünceler bağışıklık sistemini güçlendirebilir. Kendinizden ziyade tüm insanlığı önemsediğinizde, tüm virüslere karşı bağışıklık geliştirirsiniz.

Soru: Bu formül nereden geliyor?

Cevap: Kabala’dan.

Twitter’da Düşüncelerim / 11 Mayıs 2020

Koronovirüsün 1. aşaması geçti. Şimdi kendimize yandan bakabiliriz. Bize ne oldu? Tek bir sorunla doluyken, tek bir insanlık olduk mu? Yine de bu yeterli değil. Virüs, gerçek tedaviyi ortaya çıkarana kadar gitmemize izin vermeyecek – hepimiz için bir endişe.

Koronavirüs, biraz değiştirmemize neden olarak bizi bir kart destesi gibi yeniden karıştırır, bizler tüm eski yollarımıza geri dönmeyeceğiz. O zaman bizi birkaç kez daha karıştırır – ve belki o kadar çok değişeceğiz ki, kendimizi yeni, Üst bir dünyada hissetmeye başlayacağız!

Yaratan’ dan sizi düzeltmesini istemeyin: bu imkansız ve gereksiz! Ondan size “Mantık üstü inanç” vermesini isteyin – sizi yarattığı egoist özelliklerin üstünde olmayı. Yarattı ki böylece onları değiştirmemeyi değil, onların üzerine yükselmeyi isteyeceksiniz.

Her durumda, kendinizde ve dünyada eksiklikler hissetmenize rağmen, bunu Yaradan’dan aldığınızı ve bu nedenle bunun iyi olduğunu hayal edin. Ve şimdi tek ihtiyacınız olan, aklınızın algıladığının üzerinde koşulunuzu iyi olan Yaradan’dan geliyor olarak kabul etmek.

Koronavirüs insanlığın kurtarıcısıdır. İnsan toplumunun tüm dünyaya entegral bir topluluk olduğu gerçeğinin bir ifşasıdır. Bazı insanlar için iyi, bazıları için kötü olamaz. Toplumsal aydınlanma! Virüs bir felaket değil, bir ilaçtır. İnsanlığı iyileştirecek.

Koronavirüs insanlığın kurtarıcısıdır. İnsan toplumunun tüm dünyaya entegral bir topluluk olduğu gerçeğinin bir ifşasıdır. Bazı insanlar için iyi, bazıları için kötü olamaz. Toplumsal aydınlanma! Virüs bir felaket değil, bir ilaçtır. İnsanlığı iyileştirecek.

Doğanın bize öğretmek için araçları var.

Bir sonraki virüs bize kendimizi değil, başkalarını kendimizden korumayı öğretecek. Birini enfekte edersem ve virüs bana geri dönerse, çok hastalanırım. Bana başkalarını önemsemeyi öğretecek. Bu şekilde düzeltilebiliriz, başkalarına zarar vermemeyi öğrenebiliriz.

Yaratılışın Başlangıcından Sonuna

Baal HaSulam, “Kabala Öğretisi ve Özü”: Hareketin sonunun ilk düşüncede olduğu bilinmektedir. Kişi bir ev inşa etmeye başlamadan önce amacı olan daireyi düşünür. Sonuç olarak, projenin bu iş için uygun olup olmadığını inceler.

Bizim maddemizle de böyledir. Amacı öğrendikten sonra Yaratılışın tüm işleyişi, her köşede, girişte ve çıkışta, kişinin dostunu hissettiği gibi Tanrısallığı hissedene dek niteliklerini geliştirmek, insan türünü orta yerinden yetiştirmek için tamamen önceden düzenlenmiştir.

Bu yükselişler, ta ki amacını tamamlayıp gerçekleştirene dek derece derece düzenlenmiş merdivenin basamakları gibidir.

Baal HaSulam, inişlerin çıkışlarla aynı olduğunu düşünür, söylendiği gibi, kutsallığın içinde yükseliriz ve kutsallığın içinde düşmeyiz. Yaratılışın başından sonuna kadar tüm yolumuz sürekli bir yükseliştir. Bu herkes için aynıdır, çok başarılı olmayanlar, şanslı olanlar, bu seviyeleri hissedenler ve hissetmeyenler için bile.

Bizler sürekli yükseliriz. Her an ıslahın sonuna yaklaşıyoruz ve yapabildiğimizden daha yavaş ilerlememize ve çoğu kez yükselişler yerine düşüşler hissetmemize rağmen bu duygular tamamen özneldir. Aslında, mutlak anlamda, sürekli ilerliyoruz.

Kendimi Nasıl Kaybedemem?

Soru: Bugün ne olduğumun farkındayım. Bu bir şekilde bu dünyada yolumu bulmamı sağlıyor. Makalelerinizi incelediğimde ve videolarınızı izlediğimde, çoğu zaman Yaradan’a ulaşmanın, O’na bağlı kalmak anlamına geldiğini söylediğinizi duyuyorum.

Bu, benim içimde eğer Yaradan’a yakınlaşır ve O’nunla birleşirsem, var olmayı bırakacağım korkusunu uyandırmaktadır. Bu korku nedir ve Yaradan’a yapışma nedir?

Cevap: Yaradan’a yapışma, egoizminiz yok olduğunda ve onun önemi azaldığında ve bunun yerine, Yaradan olarak adlandırdığımız, ihsan etme niteliğinin öneminin ortaya çıkmasıyla elde edilir. Bu, diğer tüm niteliklerinizi, güçlerinizi ve niyetlerinizi yönetmeye başlar.

Bu, sizin dışınızdaki her şey için ihsan etme, bağ kurma ve sevgi niteliğinin, sizi Yaradan’a yaklaştıran araçlar olduğu anlamına gelir. Bu manevi bir niteliktir. Bunun yavaş yavaş sizin içinizde tezahür ettiğini hissetmeye başlarsanız, bu doğru yolda olduğunuz anlamına gelir.

Soru: Bu şekilde benzersizliğimi, bireyselliğimi kaybetmem mi?

Cevap: Hiçbir şey kaybetmezsiniz çünkü edindiğiniz nitelik de egoizminizden kaynaklanır, ancak bu ona zıttır.

Manevi Bayramlar, Bölüm 9

Her Şey Pesah’tan Başlar

Soru: Şu net değil, neden Purim’den sonra yani kişinin arzularını ıslah etmesinden, Yaradan’a benzer hale gelmesinden sonra, yeniden Pesah başlar?

Cevap: Çünkü tüm bayramlar (Hagim) bir çemberdir,  “Mechuga”, daire içinde hareket eden kelimesinden gelir.

Her şey Mısır’dan çıkışı temsil eden Pesah’tan başlar yani egoizmin ifşasıdır.

Firavun, içimizde gitgide ifşa olan egoizmi temsil eder.

Musa (Moşe), “Limşoh” kelimesinden, bizi egoizmden çıkaran ve Mısır’dan çıkaran güçtür.

On veba, bizi Mısır’dan çıkmaya iten on kısıtlamadır; onlar olmadan terk etmezdik.

Soru: Bu, kişinin egoizmi üzerinde on darbe hissetmesi gerektiği anlamına mı geliyor?

Cevap: Evet. Onlar egoistik kötülüğün farkındalığında tezahür ederler. Doğanızın kötü olduğunu anlamaya başlarsınız.

Bir kişi Mısır’a girdiğinde, karanlık, tamamen umutsuzluk hisseder, hayatıyla, kendisiyle hiçbir şey yapamaz çünkü egoizm onu diri diri toprağa gömmektedir.

Bu Kabalistler tarafından, onların içsel duygularına dayanarak tanımlanmıştır.

Soru: Mısır vebalarından biri, tüm ilk doğanların öldürülmesidir. Bu ne anlama gelmektedir?

Cevap: Çocuklar bizim geleceğimizdir. Onları öldürmek, kişinin egoizminin içinde geleceği görmemesi anlamına gelir.

Soru: Yani Kabalistler bu koşulları hissettiler ve bizim dünyamızın benzetmesini yaptılar örneğin, ilk doğanın öldürülmesi ve Mısır karanlığı, onları mı tarif ettiler?

Cevap: Manevi dünyadaki bu eylemlerin, dünyamızda bu tür sonuçlar doğuracağı kesinlikle açıktır. Bu yüzden bu, dünyamızın dilinde tarif edilmektedir.

Soru: Bu ilk doğan bebekler, gerçekten Mısır’da öldüler mi?

Cevap: Hayır. Tora, içimizde kendi üzerimizde çalışırken, üst derecelerde olan her şeyi tanımlar; Mısır’dan çıkmaya çalışma, “Tora” adı verilen ışığı, İsrail Toprakları olarak adlandırılan manevi bir yükselme durumu olarak alma ve benzeri gibi.

Kabala ve İnançlar, Bölüm 6

Fedakârlık  – Yaradan’a Yakınlaşma

Soru: Tüm inançlarda, yüksek güçlerin fedakârlıkla birlikte ele alınması kavramı uygulanmaktadır. Kabala’da nasıldır?

Cevap: Kabala’da da “fedakarlık” adı verilen bir konsept vardır.

Ancak burada bu, kişinin egoizmini feda ettiği, onu kullanmak istemediği ve egoizminin ona komuta etmesini istemediği şeklinde anlaşılmaktadır. Kişi, ondan vazgeçmek, onu özgecilik ve ihsan etme yönünde değiştirmek ister.

İbranice’de “Fedakarlık”,   “Karov” (yakınlaşmak) kelimesinden gelen “Kurban” dır. Kişi egoizmini ıslah etmek ister ve buna bağlı olarak Yaradan’a yakınlaşır. Bu fedakârlıktır.

Soru: Yani Tora’da, Tapınağa bağışlar hakkında yazılmış olan her şey tam olarak bunu mu ima ediyor?

Cevap: Sadece bunu. Bağışlar, gerçekte onların Tapınak’ta yaptıkları şeydir çünkü Tapınak, kişi ile Yaradan arasında bir iletişim yeridir.

Soru: İnsanlar oraya birbirleriyle birleşmek için mi geldiler?

Cevap: Tapınağa fiziksel olarak gelebilirsiniz, ancak bu hiçbir şey ifade etmez. Adam, mutlak fedakârlık, sevgi, ihsan etme ve bağ hissiyatı ile Yaradan’a yakınlaşmak için, kalbinin içinde egoizmini feda edebildiği- onu “kesip”, kurban ettiği bir yerde ortaya çıkar.

Soru: Peki, bunun tapınakta hayvanların feda edilmesi gerçeğiyle bir ilgisi yok mu?

Cevap: Hayır. Hepsi alegoridir, kök ve dal, neden ve sonuç gibi, başka bir şey değildir. Yani istediğiniz kadar hayvan öldürebilirsiniz, bu hiçbir fark yaratmayacaktır.

Soru: Yani yüce önder, diğerlerine yakınlaşmak için egoizmini feda mı etti?

Cevap: O, tüm insanlar arasında en ıslah olmuş kişiydi.

Soru: İçsel çalışmaların yanı sıra, bir kuzu aldı, kesti ve yediler mi?

Cevap: Evet. Tüm eylemleri aynı anda gerçekleştirdiler, en manevi, en yüksek eylemlerden en düşük, maddi olanlara kadar – birlikte ve aynı niyet içinde.