Category Archives: Kabala

Antik Çağlarda Yeniden Eğitim

Soru: Kabalistlerin dönemi boyunca, suç işleyen bir kişi için yeniden eğitim nerede gerçekleştirilirdi? Hapishanede mi?

Cevap: Kabala bilgeliği ve Tora`ya göre hapishaneler yoktu. Üst yönetim sistemine dayanarak, her birimiz basit bir şekilde kontrol edildiğinde, bir insanı özgürlükten mahrum etmek yasaktır!

Eğer Tora kitabını açarsanız, var olan tek hapishanenin Firavun’a ait olduğunu göreceksiniz. İnsanlar onun içine atılırdı ve efendi dilediği sürece orada kalırdı.

Oysa Kabala, hepimiz için tek bir Efendi olduğunu ve Firavun ve ölümlülerde dahil herkesin onun önünde eşit olduğunu söylüyor. Bu nedenle, bir kişinin diğerini yargılaması imkansızdır.

Yani, antik çağda insanlar arasında bulunan hakimler, herkese hangi manevi ıslahları yapmaları gerektiğine karar verirlerdi, çünkü insanlar bunu anlamadıkları için hatalar yapıyordu.

Soru: O zamanda, suçluların sığındığı şehirleri var mıydı?

Cevap: Sığınma şehirleri farklı bir şeydir. Eğer bir kişi yanlışını telafi edene kadar toplumdan izole edilmesi gereken bir suç işlediyse, yaşadığı ve çalıştığı sığınak şehrine gönderilirdi. Oradan altı sene sonra serbest bırakılırdı.

Ayrıca, Tora’ya göre, yedinci yılda tüm borçları geri ödeme emri vardır. Ellinci yılda, her şey iptal edilir ve önceki sahibine geri döner, örneğin: arazi, ev, vb.

Yani, her şey insanın hayatındaki bir şeye bağlı hissetmemesi veya bir başkasına mecbur kalmaması için düzenlenmiştir. Bu onun için her şeyin geçici olduğu, her şeyin havada asılı olduğu, mutlak hiçbir şeyin olmadığı bir psikolojik katman yaratacaktır: arazi benim değil, ev benim değil. Maddeselliğe hiçbir bağlılık yoktur. Her şey, yalnızca her an, kendisi ve üst güç arasında kurduğu yola bağlıdır.

Reeducation In Ancient Times

Yaradan’ın Dilini Anlayabilir Miyiz?

Soru: Yaradan’ın dili nedir?

Cevap: Yaradan’ın dili, Partzuf’un orta çizgisi anlamına gelen “kutsal dil” denilen, ihsan etme dilidir.

Soru: Yaradan’ın bir kişiyle nasıl konuştuğunu anlamak mümkün müdür?

Cevap: Orta çizgide. Alma ile ihsan etme nitelikleri arasında doğru etkileşime geldiğinizde, ihsan etme dilini elde edersiniz, çünkü egoist nitelikler özgecil niteliklere dönüşmeye başlar. Sonra, edindiğiniz ihsan etme niteliği sayesinde, Yaradan’ın dilini kendi (egoist) içinizden anlamaya başlarsınız ve O’nunla konuşmaya başlarsınız.

Dünyada gerçekleşen her şeyin, hangi sebeplere dayanarak, hangi sonuçlar için gerçekleştiğini görürsünüz.

Soru: Herhangi bir küresel değişiklik, örneğin, ısınma veya krizler de Yaradan’ın dili midir?

Cevap: Kesinlikle her şey.

Soru: O`nun bana ne söylemek istediğini nasıl anlayabilirim?

Cevap: Yaradan’ın seviyesinde olmalısınız. Bizim dünyamızda ne dediklerini duyabilirsiniz, yani dalgaları yakalayabilirsiniz. Ancak, manevi dünyada, dalgaları yakalamak bu dalgaların frekansında olmak demektir.

Yaradan’ın eylemlerini anlamak istiyorsanız, O’nun seviyesine yükselmelisiniz.

Soru: Yaradan, O’nu anlayabilmemiz için bizimle konuşamaz mıydı?

Cevap: Ve neden yerçekimi yasasını 5000 yıl önce değil de 18. yüzyılda ifşa ettik? Yaradan’ı anlamak için gelişim gereklidir. Sizler bunu şimdi başarabilirsiniz. Bu tamamen kişiye bağlıdır. Eğer bu seviyeye yükselirse, onu bugün edinecektir, zamanı geride bırakacaktır. Bugün, insanların başka bir 200 yılda ulaşabilecekleri söylenen koşullarda yaşayabilirsiniz.

Bizim dünyamızdakiyle aynıdır – bir çocuk, bir yetişkin, bilge bir insan – farklı insanlar farklı anlarlar.

Soru: Son ıslah, başıma gelen her şeyi anladığımda mıdır?

Cevap: Sadece anlamıyorsun, hepsi senindir, hepsi senin içindedir!

Can We Understand The Language Of The Creator?

Ölüm Korkusu

Soru: Yaratan’ı haklı çıkarıyorum, ancak haklı çıkaramayacağım tek şey fiziksel ölüm. Ne yapmalıyım?

Cevap: Eğer ölüm korkusu olmasaydı, bu dünyada büyük bir karışıklık yaratırdık. Ölümsüz olduğumuzu hayal edin. Bir insan kendine ve başkalarına ne kadar çok zarara neden olurdu? Sonra her gün, bir Anka kuşu gibi, tekrar doğar/ayağa kalkar ve her şey tekrardan yine aynı olurdu. Bu korkunç!

Ölüm kurtuluştur. Ölüm korkusu olmasa, bir insan hiçbir şey yapmazdı. Çok hızlı bir şekilde kendini ölüme götürürdü.

Ölüm korkusu, bir insanı yaşamın anlamı hakkında düşünmeye zorlayarak yardım eder; “Ne için? Ne? Neden? Hangi hesapla/sebeple hayatımı sonlandırırım? Bundan başka bir şey var mı?”

En önemli soru: “Ne için yaşıyoruz?”

Not: Ama her nasılsa kimse bunun hakkında sormaz.

Yorumum: Bilinçaltında, herkes yapar! Çocuklar bile bu soruya sahiptir.

Soru: İnsanları, ölümün başka bir koşula geçiş olduğunu açıklayarak eğitmek mümkün müdür?

Cevap: Tabii ki. Psikolojik olarak bir insana her şeyi yapabilirsiniz, o ölümden korkmayacaktır.

The Fear Of Death

Yaradan`a Karşı Bir Şey Yapmak Ne Demektir?

Soru: Yaradan’a karşı bir şey yapmak, O`nun yaratılan varlıkları memnun etme arzusuna karşı anlamına mı gelmektedir?

Cevap: Bunu söyleyebilirsiniz veya O’nun tekliğine katılmadığınızı söyleyebilirsiniz. O var ve siz varsınız. Burası, insanlar dışında kimsenin var olmadığını iddia eden mutlak ateistlere ve yüksek güçten başka kimsenin olmadığını söyleyen insanlara ve onların arasındaki geri kalan her şeye bölünmenin ortaya çıktığı yerdir. İnsanın kendisi, gerçekten neyin içinde olduğunu anlamamakta. Bütün dinler ve inançlar bu iki nokta arasında yoğunlaşmıştır.

Kabala, bilinçsizce var olduğumuzu söylemektedir.

İnsanlık geliştikçe, sadece bizim var olduğumuz ve Yaradan’ın tamamen psikolojik bir tablo olduğu düşünülüyordu. Ama şimdi gitgide Yaradan’ı ifşa etmek, O’nu anlamak ve O’na ulaşmak ihtiyacına geliyoruz.

What Does It Mean To Do Something Against The Creator?

Kabala İpuçları- 6/24/18

Soru: Bir Kabalist, dünyada meydana gelen zor olaylarla nasıl ilgilidir? Akrabalarının ölümü ya da bir çeşit felaket gibi kişisel olduklarını varsayalım. Bunu nasıl kabullenir?

Cevap: Bir Kabalist, her insan gibi, her türlü duyguyu yaşar. Ancak, her şeyi, örneğin başkalarının ve kendi ölümünü; başkalarının veya kendi mutluluğunu, biraz farklı algılar. Manevi olarak gelişmiş bir insanda olduğu gibi, algısının yumuşaması vardır.

Soru: Kabala Bilgeliği’ni öğrenerek BaalHaSulam’ın seviyesine ve daha üste ulaşmak mümkün müdür?

Cevap: Hiç kimse için, neredeyse hiçbir sınırlama yoktur. Yaradan’ın seviyesine ulaşmak ister misiniz? Buyrunuz.

Her şey, herkese açıktır. Dahası, herkes bu seviyeye ulaşmalıdır. Ancak o zaman kendini doğru ve eksiksiz olarak gerçekleştirecektir.

Soru: Manevi gelişim için, dünyevi egoizmi kullanmak nasıl mümkün olabilir?

Cevap: Dünyevi egoizme ihtiyacımız vardır, böylece bir gruba geleceğiz ve içinde tam anlamıyla doğru bir şekilde hareket edeceğiz. Baal HaSulam ve Rabaş’ın tavsiye ettiklerini okuruz, makalelerinde önerdikleri her şeye uyarız ve dünyamızda dostlarımız arasındaki bağı korurken; egoizmin bulunduğu yerde nasıl birleşebileceğimize vb. dair açıklamalarla, her şeyi uygularız. Bu Kabala’nın gerçekleştirilmesidir.

Soru: Üst dünyaya doğru, aktif bir şekilde ilerleme sağlamak için, sadece oturmak ve sizi dinlemek dışında ne yapmalıyız?

Cevap: Azami içsel birleşme, anlayış ve sürekli destek için uygun koşulları yaratmanız gerekir. Bu, yapmamız gereken manevi eylemdir, Yaradan’ı keşfetmek için hazırladığımız aynı Kli (kap) dir.

Soru: Neden Yaradan şimdi, Musa zamanında olduğu gibi, daha fazla sayıda insanı ona ulaşma arzusuna çekmek için bir tür mucize gerçekleştirmiyor?

Cevap: Çünkü o zaman bu, bir kişi içinde yaratılan ve olgunlaşan bir arzu değil, dayatılan bir arzu olurdu.

Soru: Eğer çevremdeki her şey ve ben kendim, Yaradan isek, kötü eğilim, ego nerededir?

Cevap: Kafanızı karıştırmayın. Her şey çok basittir. Eğer egonuzu ve diğerleri hakkında bütün bozuk ve istenmeyen düşünceleri ortadan kaldırsaydık, o zaman bütün bu engeller yerine, Yaradan ifşa olurdu. Aranızda bunun gibi bir egzersiz yapmaya çalışın.

Blitz Of Kabbalah Tips – 6/24/18

Kendi Hislerinizden Öğrenin

Soru: Sürekli, kalpteki noktaların içsel bağının bir kişi için üst Işığı çektiğini söylüyorsunuz. Kişi bu haykırışa nasıl gelir? Kalpteki noktaların içsel bağı nedir?

Cevap: Bu, Işık’ı çeken, büyük karşılıklı bir çabayla birbirine bağlanan, aşamalı bir çalışmadır. Sizler uygun şekilde düşürülürsünüz, sonra yükseltilirsiniz ve sonra tekrar sıkıştırılırsınız ve tekrar düşürülür, yükseltilir ve sıkıştırılırsınız. Bu, üst Işığın sizin üzerinizdeki bu tür çalışmalarının bir sonucu olarak, kendi içinizde onu hissetmeye başlayana kadar defalarca gerçekleştirilir.

Kabalistik kitaplarda içsel bağ hakkında yazılmıştır. Ancak, onu hissettiğinizde, yazarın onu tarif ettiği gibi olduğunu, muhtemelen aynı şeyi hissettiğini hatırlarsınız. Ona yakınlaşırsınız ve kitaptan değil, ondan öğrenmeye başlarsınız. Kendi içinizde onun hislerini ne kadar hissetmeye çalışırsanız, o sizi o kadar ileriye götürecektir.

Learn From Your Own Feelings

Geleceğim Dostuma Bağlıdır

Rabaş, ‘‘Dostların Önemine Dair’’: Öyle anlaşılıyor ki, dost sevgisi konusunda herkes birbirine yardım eder; yani dostuna kendisiyle aynı seviyedeymiş gibi bakmak yeterlidir, fakat dostlardan öğrenilmesi gerektiğinden, öğretmen ve öğrenci konusu vardır. Bu nedenle, kişi dostunun kendisinden daha yüce olduğunu düşünmelidir.

Soru: Bir yandan, dost, benim için bir öğretmen gibidir; onunla karşılaştırıldığımda küçüğümdür. Öte yandan, onun öğretmeni gibiyim. Bu dereceler nasıl birbirini izler?

Cevap: Bebeği olan bir anne gibi eş zamanlı çalışırlar. Bir yandan, çocuk anne için en önemlisidir ve diğer yandan anne her zaman ona bakar ve çocuk annenin iktidarı altında gibi görünür. Sonuç şudur ki çocuk, anneye hükmeder ve anne, sanki bebeğe hükmediyormuş gibi ona bakar.

Eğer geleceğim bir dosta bağlıysa, o zaman benim için en önemli olan odur. Eğer maneviyatta yapabileceğim her şey sadece onun vasıtasıyla mümkünse, o zaman bu, ondan almam değil, ona vermem gerektiği anlamına gelir. Etkileşimlerimiz tamamıyla açık ve eksiksiz olmalıdır. Sonra, birbirimizle olan iki açık ilişki tek bir hal aldığında, üçüncü bir koşula geliriz.

Soru: Sonunda eşit olduğumuz mu anlaşılır?

Cevap: Hedefimizle ilgili olarak o kadar eşitiz ki “biz” kaybolur ve ortak bir çalışma alanı, ortak bir yaşam ortaya çıkar, içinde Yaradan’ın ifşa olduğu ortak bir alan.

Soru: Burada mantık ötesi inanç nerede?

Cevap: Mantık ötesi inanç, ancak Işık aşağı indiğinde ve bize güç verdiğinde ortaya çıkar ve ihsan etme ihtiyacını hissetmeye başlarız. Bu kişinin kendinden ayrılma, ihsan etme ve ışığı yayma isteği, mantık ötesi inancın gerçekleşmesidir.

My Future Depends On My Friend

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 228

Soru: Kabala bilgeliğini tesadüfen buldum, sadece bana meditasyon yoluyla “astral” e nasıl girileceğini öğreten bir sihirbaz bana bunu önerdi. Bu büyücü son beş enkarnasyonunu hatırlamakta ve birkaç Kabalistik kitabı bile değerlendirmiş: Uygulamada, EtzChaim (Hayat Ağacı) ve Talmud Eser Sefirot (OnSefirot’un Çalışması)

Size iki sorum var:

  1. Üst dünyalara meditasyon yoluyla girme hakkında ne düşünüyorsunuz?
  2. Onlu grup olmadan ne yapacağımızı nasıl açıklarsınız? Belki bu onlular gerekli değildir? Sizce bu yol, insanları Kabala çalışmaktan korkutur mu?

Her türlü, muazzam çabalarınız için çok teşekkür ederim ve Tanrı sizi korusun!

Cevap: Kabala, egoizmin bizim doğamızın temeli olduğunu ve ondan ayrılıp daha yüksek bir doğaya doğru yola çıkarak, sevgiye dönüşene kadar, egoizmin üzerinde ihsan etme niteliğini edinmeyi öğretir. Soru şudur: Egoizminiz dışında, herkesi seven bir insan haline gelir misiniz?

Answers To Your Questions, Part 228

6.000 Yıl Beklemek Zorunda Mıyız?

Soru: Eğer hepimiz birleşik bir sistemin parçalarıysak ve ancak birlikte 6.000 yıl sonra üst Işığa ulaşabilirsek, bireysel ruhların üst dünyaya ulaşma noktası nedir? Kişi hala geri kalanı beklemek zorunda mıdır?

Cevap: Beklemeye gerek yok. Kabalistler hiçbir şey beklemezlerdi. Her zaman, hem geçmiş yüzyıllarda hem de günümüzde üst dünyayı edinirler ve son ıslaha ulaşırlar. Bu yüce, mükemmel ve uyumlu ıslah hepimizi bekliyor!

Şimdi kendimizi ıslah edersek ve bununla beraber dünyayı düzeltirsek 6.000. yıla kadar beklememiz gerekeceğini düşünmeyin. Hayır! Zaman yoktur. Islah olur olmaz onu ediniriz. Mükemmel koşul hazır, o var ve her şey sadece onu ifşa ettiğimiz zamana bağlıdır!

Do We Have To Wait 6,000 Years?

Nihai Amaç Evrensel Islahtır

Soru: Dünya nereye gidiyor?

Cevap: Nihai amaca bakarsanız, o zaman dünya iyi bir duruma doğru gidiyor – evrensel ıslaha. Bu, ulaşmamız gereken hedeftir.

Prensipte bu, başlangıçta manevi dünyada zaten vardır. İlk olarak, amaç her zaman belirlenir ve sonrasında yalnızca davranışımıza bağlı olan olaylar, buna göre yaşanır/gelişir. Bunu nasıl başaracağımızı belirleriz.

Manevi dünya, bizim dünyamızdan farklı bir şekilde inşa edilmiştir. Sondan başa doğru ilerler. Yani, neye ulaşmak istediğinizi ve sonra ona nasıl ulaşacağınızı yavaş yavaş belirlersiniz.

Örneğin, bir mimar bir bina tasarlarsa, en son amacını yaklaşık olarak hayal eder, ancak bina henüz mevcut değildir. Ve burada hedef mevcuttur. Her şey bizim katılımımızla belirlenir.

Hedefin tam olarak ne olduğunu belirlememiz gerekir ki böylece o her zaman önümüzde olur ve her an ona doğru ilerleriz.

Kabala’da almanın üzerinde ihsan ettiğimizde, manevi dünyanın niteliklerini tamamen açıkça hayal etmek ve onları zaten varmışız gibi gerçekleştirmeye çalışmak, mantık ötesi inançla gitmek olarak kabul edilir.

The Final Goal Is Universal Correction