Category Archives: Kabala

Bizim Dünyamız Siyah Bir Noktadır

Soru: Siz diyorsunuz ki bizim dünyamız yoktur. Hangi anlamda o mevcut değildir ve neden? ‘’hayali ‘’ ne demektir ve bu kimin yanılsamasıdır?

Cevap: Bu bizim yanılsamamızdır. Gerçeklikte, bizim dünyamız mevcut değildir.

“Gerçeklikte’’ ne demektir? Gerçeklikte var olan tek şey ihsan etme niteliğinde;  bizim dünyamız yoktur.

Bizim dünyamız alma niteliğidir ve bu salt bencilliktir. Ve dünya kendi başına mevcut değildir, o amaçlı olarak hayali ve aldatıcı bir şekilde yaratıldı, bu yüzden bizler onun içinde kendi gerçek manevi gelişimimizin başlangıç noktasında yaşıyoruz, böylece bizler manevi dünyaların ve gerçek var oluşun dışında bulunmaktayız

Bizim dünyamız sadece siyah bir noktadır.

Daha Geniş Çevrelerin Sorumluluğunu Üstlenmek

Tüm evren tek bir noktadan gelir. Bu nedenle, ihsanın üst gücü, Yaradan, yaratılan varlıkların bağının içinde ifşa olur. Yaradan, tüm yaratılışın merkezi noktasıdır. Kabala Bilgeliği, insanın elde ettiği üst gücün tüm edinimlerinden ortaya çıkmıştır. Kabalistlerin tavsiyelerine uyarsak, aynı ifşalara ulaşabiliriz. Kabala, Yaradan’ın ifşasıyla ilgilenen gerçek, pratik bir bilgeliktir.

Bizler sadece Yaradan’dan aldığımız şeyi görebiliriz ve bu tüm bilgeliğimizin temelidir. Yaradan’ı ifşa etmemizi engelleyen şeyi şu şekilde keşfederiz: bizi sınırlayan egoizmimizi, haz alma arzusunu. İlk başta, egoizmde herhangi bir engel hissetmeyiz. Ancak, bize etki eden üst kuvveti fark etmeye ve hissetmeye çalıştığımızda ve engeli, O’nu kalbimiz ve zihnimizle algılayamadığımızı hissettiğimizde,  o zaman sebebin Yaradan’ı ifşa etmeye direnen egoist güçte olduğunu anlarız.

Ancak ıslahtan sonra, egoizmin gücü kötülükten, zararlı olmaktan ve gizlenmeden tam tersine, ifşanın gücüne dönüşür ve bizim yardımcımız haline gelir. Bu egoizmi kısıtlayarak, bir perdeyle örterek ve yansıyan ışığı yükselterek, Yaradan’ı bu ışık altında ifşa edebiliriz: ihsan etme, sevgi ve bağın niteliğini – doğamız gereği sahip olmadığımız tüm özellikler.

Bu nedenle, gizlenme gücü ifşanın gücü haline gelir, reddetme gücü bağın gücü haline gelir ve kendimizi Yaradan’ın önünde dururken buluruz. Aynı zamanda, aldığımız tüm ıslahlardan sonra O’na benzer hale geldiğimizi anlarız. Yaradan’la olan bağımız bu şekilde ortaya çıkar. Yavaş yavaş mükemmellik derecelerine ulaştıkça, Yaradan’ı bilmeye geliriz ve bununla uyumlu olarak, tüm ışığın, tüm ortak ruhun her birimizin içinde parladığını hissederiz.

Bu nedenle, reddetmenin gücü gereklidir; sonuçta, bunun nedeni tüm ifşanın daha sonra gerçekleşmesidir.

Düşmekten korkarsam, bağımızı yenilemenin yollarını her zaman dikkate almalıyım. Eylemsizliğin gücü burada işe yaramaz. Çaba göstermeyi bırakır bırakmaz derhal dururum. Yani aynı koşulda kalmak için bile, her saniye yenilemeyi düşünmek zorundayım. Daha da önemlisi, bu durumu güçlendirmek istiyorsam, sürekli sevgi, bağ eklemenin ve yeni bir tat, ek bir güç hissetmek için başkalarını uyandırmanın yollarını aramalıyım.

Düşüşten korkuyorum, çaba sarf etmeye devam ediyorum ve her saniye biraz daha fazla hava, daha fazla tat hissediyorum. Bu, sürekli olarak eklediğiniz ve tattığınız çok önemli bir duygudur.

Grubun ilerlemesi hakkında düşündüğüm ölçüde, maneviyattaki ilerlememi hızlandırırım. Manevi kabımı Kli ) giderek daha fazla genişleterek ve tüm insanlığı kapsayana kadar daha geniş ve daha geniş çevrelerle ilgilenerek daha daha hızlı hareket ederim. Bu çok basit bir sistemdir; tek sorun, egoizmin harekete geçmemize izin vermemesidir.

Manevi Bayramlar, Bölüm 6

Yom Kippur’dan Hanuka’ya

Soru: Yom Kippur (Kefaret Günü) sırasında, kişi Yaradan’a benzer olmak istediğinden ve hiçbir şey almak istemediğinden, tüm arzuları üzerinde bir kısıtlama yapar. Sonra kişi yedi tür arzusunun hepsini ıslah eder ve sekizinci günde Tora’yı yani ışığı alır. Sonra Hanuka gelir, bu bayram neyi simgeler?

Cevap:  Hanuka, kişinin Bina niteliğine, tamamen ihsan etme niteliğine ulaştığı koşuldaki ıslahını sembolize eder. Kişi, Malhut’tan,  tamamen ihsan etmenin içinde olduğu ve hiçbir şey almaya ihtiyaç duymadığı,  Bina Sefira’sına yükselir.

Soru: Bu, kişinin Sukkot sırasında ilk yedi Sefirot’u ıslah ettiği ve şimdi Bina’ya yükseldiği anlamına mı gelmektedir?

Cevap: Hayır. Bunların hepsi semboliktir, özel ıslahlardır, tam yeterlilikte değildir. Tüm bayramlardan sonra, tam olarak Tora’yı (üst ışık) alarak, kişi kendini ıslah etmeye başlar.

Sukkot’un sonuna kadar, Shemini Atzeret’e kadar kişi, gerçekten ıslah olmuyor. Kişi üst ışığı kendi üzerine çekmek için tüm hazırlık çalışmalarını yapmıştır.

Sukkot bayramının sona ermesinden başlayarak, Shemini Atzeret’ten Hanuka’ya kadar, kişi kendini Bina niteliğinde, ihsan etme niteliği içinde ıslah eder.

Soru: Hanuka, Milattan Önce 2. yüzyılda meydana gelen tarihi bir olayı temsil eder: Makabiler ve Yunanlılar arasında ideolojik bir çatışma. Kabala’ya göre, Yunanlılar egoist arzularımızı, Makabiler ise özgecil arzularımızı temsil eder.

En ilginç şey Hanuka sırasında gerçekleşen mucizedir.  Peki bu nedir?

Cevap: Makkabiler, Başrahip (Kohen) mühürlü, genellikle Tapınakta kullanılan yağ içeren küçük bir kavanoz buldular.  Bu yağdan bir lamba yaktılar ve o Hanuka’nın yedi günü yandı.

Bu, Hanuka’nın mucizesi olarak kabul edilir ve eğer kişi kendini aşağıdan, doğru bir şekilde hazırlarsa ve hem yağ hem de mum olmaya hazırsa, Yaradan kişiyi tamamen ıslah eder ve kişi, Bina’nın üst ışığında kendi tam ıslahına ulaşır yani kişi tam ihsan etme seviyesine yükselir.

Soru: Bu, mumun, fitilin ve yağın, bir Kabalistin arzularıyla yaptığı belirli eylemleri sembolize ettiği anlamına mı geliyor?

Cevap: Evet.  Ve Hanuka’nın kendisi, kişi ihsan etme niteliğinde kendi ıslahını bitirdiğinde ve ihsan etme uğruna alma niteliğindeki ıslaha, bir sonraki dereceye geçişte,  “Hanu-Koh” dır yani  bir moladır.

Twitter’da Düşüncelerim / 20 Mart 2020

Neden tam olarak egoistik etkileşimlerimizle ölümcül bir virüsü birbirimize ilettiğimizi ve kötü enfeksiyonu nasıl iyi bir enfeksiyona dönüştürebileceğimizi ve yeni bir dünyaya nasıl ilerleyeceğimizi çözelim. Umarım bunu anlarız ve herkese anlatabiliriz.

Yaratan, egoizmi ıslah etmek için gittikçe daha etkili durumlar düzenlemektedir. Virüs bize her şeyi iyi ve yararlı iletmek yerine, hastalığı nasıl ilettiğimizi ve birbirimizi ölümüne nasıl mahkum ettiğimizi gösteriyor. Haydi birbirimize sevgiyi ileterek iyi bağlarla birleşelim!

#Coronavirüs ilişkilerimizin gerçekliğini ortaya koyuyor. Farklı, doğa ile uyum içinde, egonun üstüne yükselerek birbirimizle iyi ilişkiler içinde yaşayabileceğimizi fark edersek, hızlaca salgından çıkabiliriz. Virüs, dünya-doğasını dengeden çıkardığımızı gösteriyor.

Özgür seçime izin vermek için kalbin ağırlığı verilir. Küresel kriz, #coronavirüs salgınının bir sonucu olarak, iyiliğe doğru eğilerek iyi ve kötüyü dengelemek için özgür seçimine göre, Doğa’nın her insanla nasıl ilgilendiğini gösterir!

#Coronavirus‘un bize ne yapacağına dair birçok soru alıyorum.

Cevap basit: kimse bilmiyor!

#Kabala, egoizmimize rağmen bunun aramızda daha büyük bir bağa yol açacağını söylüyor. Islahlarını kolaylaştırmak isteyenler materyallerimizi incelemelidir!

Eğer İlerlemek İstemezsem…

Soru: Manevi dünyaların derecelerine tırmanmak için bir ömür yeterli mi?

Cevap: Endişelenmeyin,  bu sizin göreviniz değil.  İyi ya da çok iyi olmayan bir yolla yükselmelisiniz.  Yol seçimi size bağlıdır.

Eğer uygularsanız, hızlı bir şekilde yükselecek ve yükseliş uğruna hayatınızın her anını kazanacaksınız.  Ve eğer tembelseniz, elbette ileriye itilirsiniz, hatta yalnız bırakılırsınız, o zaman da diğerlerine yetişmeniz gerekir.

Genel olarak, farklı olasılıklar vardır.  Kafanızı karıştırmamak için tek bir şey söyleyeceğim: düzenli dersler, bir gruba, ortak etkinliklerimize katılım;  normal, düzgün, güvenli bir yükseliş için gerekli minimum koşuldur.  Daha hızlı hareket etmek istiyorsanız, ek dersler, kurslar vb. vardır.  Daha da hızlı hareket etmek istiyorsanız, başka seçenekler de vardır.

Soru: Ya durmak istersem ve eğer dersem ki, “Birinci derece benim için yeterli, burada iyi hissediyorum.  İleri gidebilirsin ve ben burada duracağım. ”

Cevap: Her insanın manevi kökenine ulaşması gerekecektir.  Bu durum ona bağlı değildir.  Kimse sana bunun hakkında sormaz.  Size nasıl yükseleceğinize karar verebileceğiniz çok dar bir aralık verilir: kendi çabalarınızla ya da arkadan itilerek.

Çok ilginç bir mekanizma vardır.  Bu mekanizma kölelere muamele etmeye benzer ve basit bir prensipte çalışır: İyi çalışırsanız, darbeler almazsınız ancak tereddüt ederseniz hemen size vurmaya başlarlar.

Soru: Bu, yolun ortasında bir yerde durmanın imkansız olduğu anlamına mı geliyor?

Cevap: Durabilirsiniz, ancak darbeler alırsınız.  Yani umursamamazlık yapamazsınız.  Doğa kanunu ile ilgileniyoruz.  Bu nedenle, hiçbir talep yardımcı olmaz.  Size belirli koşullar verildiyse, bunları yerine getirmelisiniz.

Twitter’da Düşüncelerim / 19 Mart 2020

Geçmişte herkes kendi içindi ve diğerlerine karşıydı. Virüs bizi ayırdı ve yeni karşılıklı ilişkiler kurmamızı sağladı – iyi bağlar. Bunu henüz anlamıyoruz. Zaman geçiyor, virüs bekliyor ve fırsat yok oluyor ..

Hem düşüncelerde hem de duygularda aldığım ve hissettiğim her şeyin bana geldiğine, Yaratan tarafından gönderildiğine inanmak ve bunu unutmamak önemli. Bana sürekli hitap eden Yaratan ki böylece Yaradan’ı algılamaktan alıkoyan sürgünden kaçmak adına işbirliği için O’ndan yardım isteyeyim.

 

Kabala İpuçları – 12/1/19

Soru: Düşüncem, beni ve her şeyin kaynağına, Yardan’a bağlayan bir köprü gibi nasıl olabilir? Genel olarak bir düşünce, O’nu edinmeden Yaradan ile nasıl iletişim kurabilir?

Cevap: Ben Yaradan’ın içindeyim. “Ondan başkası yok’’; yaptığım, söylediğim ve düşündüğüm her şeyin O’ndan geldiği, benden geçtiği, ancak tüm bunların Yaradan tarafından yapıldığını anlayabildiğim anlamına gelir.

Soru: Üst yönetim gücünün eşsizliğini algılamadaki rahatsızlıklar nelerdir?

Cevap: Rahatsızlık dediğimiz şey rahatsızlık değildir; bunun yerine, onlar yukarıdan yardımdırlar ve yanlışlarımı, şüphelerimi ve sanrılarımı aşmalı ve kendimi tam olarak Yaradan’a yöneltmeliyim. Bu şekilde bana verilen doğru yön budur.

Soru: Yaradan’a ulaşmanın doğrudan, kolay ve keyifli bir yolu var mı?

Cevap: Bu grupla, herkesle birlikte çalışmadan geçer. Bu nispeten kolay bir yoldur.

Soru: Yaradan neden hazdan memnun olacağımız, sıkılıp o zaman da O’na geleceğimiz, acısız bir sistem yaratmadı?

Cevap: O yolda gitmeye çalışın. Sizi kim durduruyor ki? Yaradan acıyı yaratmadı. Acı, her şeyi şimdi ve karşılıksız olarak almak isteyen egoizminiz tarafından yaratılır.

Soru: Eğer Yaradan mutlak bir sükunet durumundaysa, Yaradan’ın yaratılışı yaratmak istediği zamanki koşuluna ne denir?

Cevap: Bütün bunlar zaman çerçevesinin dışındadır. Bu sadece enerji seviyelerinden bahseder. Kabala Bilgeliği sadece bunu tarif eder.

Soru:  Derste, tüm onlumu düşüncelerimde tutarsam, bu bizi daha fazla bağlar mı?

Cevap: Yaptığınız her şeyde, onlunuzu düşüncelerinize dahil etmeye çalışmalısınız. Bununla, her bir anda, Yaradan ile bağ kuracaksınız.

Soru: Egoizm nedir?

Cevap: Egoizm, onluyu ya da Yaradan’ı düşünmediğim zamandır.

Soru: Beni tüketen üst yönetimin, eninde sonunda beni iyi bir sonuca götüreceğini varsayabilir miyim?

Cevap: Üst yönetimin sizi tükettiğini düşünmüyorum. Etrafta koşturup, kendinizi tüketen tek sizsiniz.

 

Manevi Bayramlar, Bölüm 5

Sukkot Bayramı ve Sembolleri

Kefaret Gününden (Yom Kippur) beş gün sonra Sukkot’un Bayramı gelir, bu da bir kişinin NRNHY’ın beş üst ışığını aldığı ve saran ışığın etkisi altında olduğu koşula geldiği anlamına gelir. Saran ışığı almak için, kişi kendi üzerine bir baraka, Sukkah inşa etme denilen bir eylemde bulunmalıdır. Bu, kişiden üst ışığı bloke ettiği için bir kısıtlamadır, çünkü kişi kendi arzusunu yerine getirmesi için almak istemez sadece kendi kendini ıslah etmek için almak ister. Kişi aynı çizgide devam eder: Yeni Yıl’dan Yom Kippur’a oradan Sukkot’a.

Böylece kişi “Schach”, “çatı” denilen perde (Masah) inşa eder ve bu çatıdan sadece küçük bir ışığın nüfuz edebileceğini sembolize eder. Kişi, yedi gün boyunca barakanın gölgesinde oturur; bu, parçalanmış ruhun yedi egoistik kısmının: Hesed, Gevura, Tifferet, Netzach, Hod, Yesod ve Malchut’un ıslahını temsil eder.

Ancak o zaman, kişi ıslah olduktan sonra, Sukkah’dan ayrılır ve sekizinci günde, Shemini Atzeret, Tora’nın Verilmesini kutlar, yani üst ışığı zaten ihsan etme tarzında almaya başlar.

Soru: Çatı, Schach veya perde atıktan mı yapılır?

Cevap: Evet, çeşitli ağaçların dalları ve çeşitli tahılların saplarından.

Soru: Atık bizim için önemsiz olan şeyleri sembolize eder ve onları önemli hale getirmek için toplarız. Bizim için tam olarak önemli olan nedir?

Cevap: Daha önce bizim için önemli olmadığını düşündüğümüz şeyleri, ihsan etmeyi, sevmeyi, diğer insanlara yakınlaşmayı, “komşunu kendiniz gibi sevmeyi” – geliştirmemiz gereken nitelikleri – ihmal ettik, şimdi tam tersine, başımızın üstüne yükseltiriz. Yani, bunları ne pahasına olursa olsun uygulamak isteriz.

Soru: Sukkot bayramı süresince, dört tür bitkinin özelliklerini kullanırız: söğüt, mersin, palmiye ve ağaç kavunu. Bunlar neyi sembolize ediyorlar?

Cevap: Onlar, ıslah ettiğimiz, birbirine bağladığımız ve sonrasında üst ışığı kendimize çekebildiğimiz, egoizmimizin dört safhasını temsil eder.

 

Işık — Akıllı Enerji

Soru: Işık nedir? Bir çeşit enerji mi?

Cevap: Işık, arzumuza giren ve tüm eksenlerdeki tüm parametrelerde memnuniyetle mutlak doyumu, bilgi, varoluş duygusu veren şeydir.

Işık, dünyada madde üzerindeki tüm eylemleri gerçekleştiren, tek akıllı enerjidir. Madde, alma arzusu, haz alma arzusudur. Işık ve arzudan başka bir şey yoktur. Işık arzu ile çalışır.

Bunlar nitelik olarak zıttır. Arzu, her şeyi kendisi için almak, özümsemek ve doldurulmak ister. Işık vermek, yayılmak ve doldurmak ister. Tüm evren, dünyamız ve diğer tüm dünyalar da dahil olmak üzere bu iki bileşene dayanarak oluşturulmuştur. Sadece mikro doz arzu ve ışıktan oluşur.

Soru: Bundan, herhangi bir arzunun arkasında bir ışık kıvılcımı olduğu sonucu mu ortaya çıkıyor?

Cevap: İstisnasız. Aksi halde arzu olmazdı.

 

Twitter’da Düşüncelerim / 17 Mart 2020

Virüs, AB üye ülkelerinin aldatıcı bağını gözler önüne serdi. Dahası, AB üye ülkeleri işbirliği içinde hareket etmek yerine sınırlarını kapatıyorlar. Virüs sahte ittifakı açığa çıkardı – egoist olduğundan sadece kısmi ve ekonomikti ancak ulusları yakınlaştırmadı!

Doğa, tüm unsurları birbirine bağlayan ve bunların herhangi birinin amir olmasına izin vermeyen fakat sadece diğer parçalarla karşılıklı bağlantıyı desteklemek için olan integral bir yasadır. Egoizmimizin içine oyuk açar açmaz, insanlardan, toplumdan ve doğadan direnç hissederiz.

Evrende, tüm evrene bir bağlantı alanı aracılığıyla bağlı olmayan küçük bir parçacık bile yoktur, onun her bir elementi tüm derecelerdedir. En belirleyici bağlantı insan derecesindedir, düşünce derecesi, yani ilişkiler her şeyi belirleyen ve yönetendir.

Gelişim, ancak doğanın bağlı olma şartı gözetildiğinde mümkündür. Kainat ve yeryüzü: cansız doğa, bitkiler, hayvanlar ve insanlar tek mekanizmanın parçasıdır ve birbirine bağlıdır. Sistemin tamamında, her bir parçanın diğerlerini tamamlamasını gerektiren yalnızca bir yasa vardır.

İnsan başkalarını kendi yararına kullanır – bu, doğanın integral sistemini yok eder. Ego-arzu doyurulmaz. İntegral, küresel doğa sistemi buna katılmaz ve bir insanın doğal sistemleri yok etmesine izin vermeyen antikorlar üretir.

Coronavirüs salgını küresel bir duruma ve devrime yol açtı. Bu mikroskobik virüs, kökteki güçlü ve sarsılmaz yapılarımızı yok ediyor! Ülkeler sınırları kapatıyor. Tüm dünya evde, kilitli kapılarla saklanıyor.

Size gönderdiğim hastalıklar değildir! Hastalık olarak gördüğünüz hatalarınızdır. Ancak, tüm safhalarınız Bana atfederseniz, bunların hastalık olmadığını, sizi bana yaklaştıran ıslahlae olduğunu keşfedeceksiniz! (Sanhedrin, 101.1) 03/16/20 dersine bakın.

Belki de insanlık, egoizmden ölüm karşısında, iyi bir bağ için kötü tarzını değiştirmeyi kabul eder …?!

Coronavirüs birkaç ay içinde biterse, dünya rutinine geri döner. Fakat eğer düşüş daha uzun sürerse, ülkeler hayatta kalmak için herhangi bir ego-hesaplamasını unutarak birleşmek zorunda kalacak.