Category Archives: Kabala

YARATAN KİMDİR?

SORU: Yaratan kimdir?

CEVAP: Yaratan, yaratılışın tüm sistemini, tıpkı fiziksel bedeni besleyip büyüten yaşam gücü gibi yöneten, büyüten ve bir arada tutan  üst güçtür.

Fiziksel bedenimiz, tamamen karşılıklı biçimde birbirine bağlı  bir çok farklı hücre ve organdan oluşur. “Hayat” denen bir tür çabuklaştırıcı güç, hücrelerin ve organların içlerinden akar ve bu güç yok olursa beden ölür.

Tüm doğayı dolduran aynı yaşam gücüne Bore (Yaratan) denir. O, sadece hayatı aşılamaz aynı zamanda onu yönetir, yaratır, yaşamda değişiklikler yapar, sürekli olarak yaratılışı değiştirir ve onu mükemmelleştirir; bu sayede, yine aynı güç tarafından önceden belirlenmiş özel bir hedefe ilerler.

SORU: “Yaratılış” nedir?

CEVAP: “Yaratılış” “alma arzusu”dur. Cansız, bitkisel, hayvansal ve konuşan seviyelerde hepimizin içinde var olan, haz alma arzusudur. Bu arzu, tüm yaratılışın maddesidir ve tüm bu canlılığa “Bore” veya “Yaratılışın gücü” denir. Böylece var olan her şey, alma arzusu ya da alma arzusuna yaşam veren güç olmak üzere iki niteliğe sahiptir ve  belli bir seviyede var olur.

SORU: Bu güç, insandan ayrıldığında nereye gider?

CEVAP: O ya düşer ya yükselir. Bu güç azalırsa konuşan veya hayvansal seviyeden bitkisel seviyeye düşer ve sonra insan ölür. Bundan sonra bitkisel seviye ölür ve sonra aşama aşama sadece toza dönüşen cansız seviye kalır.

SORU: Yaratan’ın gücü maddeye giriyorsa ve onunla bağ kuruyorsa ve ona varlığını veriyorsa o zaman O’nun yokluğu neye dayanıyor?

CEVAP: Bunun bir çok nedeni vardır. Bu bütün bir sistemdir yani yaratılışın maddesi bir nesnede kaybolduğunda, başka bir tür madde yaratır; çünkü enerji yok olmaz ve kendisini oluşturan temel bileşenleri parçalara ayrılır..

SORU: Bu “yaşam gücü” olmadan bir nesnenin var olamayacağı anlamına mı geliyor?

CEVAP: “Yaşam gücü” birincil güçtür. O maddeyi yarattı ve ona yaşam verdi. Yaşam gücü son evreye kadar maddenin bütün değişimlerini taşır.  Yaratan’ın niteliklerini maddede kıyafetlendirmek için onları edinmelidir ve almak için bir kap haline gelmelidir.

http://laitman.com/2016/06/who-is-the-creator/

TANRI NEDİR?

SORU: Tanrı’nın olmadığını söylüyorsunuz o halde ne var?

CEVAP: Yöneten, geliştiren ve dünyamızı dolduran bir üst güç var. Onun hakkında ancak onu keşfettiğimiz onun derecesine gelirsek konuşabiliriz. Bu güce “BOREH” (Yaratan) denir. BO-REH ; GEL VE GÖR demektir.

İnsanlar Tanrı’nın bedensel bir biçimde insan gibi var olduğunu düşündüklerinde bu açıkca doğanın tamamının yanlış anlaşılmasıdır. Biz her zaman hepimizle ilişkilerde var olan hakkında konuşuruz. Bir kişi, bu gücü içinde ifşa etmediği sürece o güç yoktur, içinde bu gücü keşfederse işte o zaman bu güç vardır.

YORUM: Kabala Bilgeliği, “Atzmuto”nun, “Onun özü”nün bir tür plan ve program içinde olduğunu belirtir.

CEVAP: Doğru, ama bunun hakkında konuşamayız. Bu bizim ulaşabilirliğimizin çok ötesinde doğanın ilk ve birincil gücüdür. Biz, sadece O’nun tarafından yaratılan alma ve haz alma arzumuzun içindekini ediniriz.

http://laitman.com/2016/06/what-is-god-2/

MANEVİ VE BEDENSEL ARASINDA BİR BAĞLANTI VAR MIDIR?

SORU: Fiziksel dünya ile manevi dünya arasında ve beden ile ruh arasında bağlantı var mıdır?

CEVAP: Muhtemelen endişelenmediğimiz ve acı çekmediğimiz sürece bağlantı yoktur. Sonra baskı ve gerginlik altında belirli değişiklikler meydana gelir ama bundan fazlası değil. Bedenimiz hayvandır ve onunla ilgili manevi herhangi bir şey yoktur. Günümüzde bedenin tüm organlarını yerine koyabiliyoruz. Ruh içinse, ruh varsa o kalıcıdır ve ruh yoksa değişen hiçbir şey yoktur.

SORU: Beynin fonksiyonu nedir? O bizim mi yoksa biz mi ona aitiz?

CEVAP: Beyin; temel düzeyde minimal bir bağlantı ile , üst zihin ile bizi birbirimize bağlayan modem gibidir. Aslında beyinde gri madde dışında hiçbir şey yoktur.

SORU: Ama sonuçta biz beyine  “bilge adam” “doğanın tacı” deriz…

CEVAP: Bunu geçmişte söylerlerdi. Ancak buna benzer tabirleri günümüzde duymuyorum. Bizler zaten kendimizden utanmış haldeyiz. Elli yıl önce hala bilgelikle büyüyeceğimize ve büyük beceriler edineceğimize inanıyorduk ancak şimdi her şey yıkıldı.

http://laitman.com/2016/05/is-there-a-connection-between-the-spiritual-and-the-corporal/

ORTAK RUHUN BAĞLANTI AĞI

SORU: TORAH “RAKAMLAR” 35:33-35:34’TE ŞÖYLE DER: “YAŞADIĞIN TOPRAKLARI BOZMAMALISIN ÇÜNKÜ KAN TOPRAĞI BOZAR VE TOPRAĞA DÖKÜLEN KANIN, KANI DÖKENİN KANI DIŞINDA KEFARETİ OLMAZ. VE İSRAİL’İN ÇOCUKLARI ARASINDA GEZEN BEN RABBİN YAŞADIĞI, OTURDUĞUNUZ BU TOPRAKLARI KİRLETMEYİN.”

KAN, HOHMA IŞIĞIDIR. SU, HASADİM IŞIĞIDIR. BİRBİRİMİZİ DOĞRU EGOİSTİK BİÇİMDE ETKİLEMEZSEK UYUMLU BİR TOPLUMA VE ORTAK RUHUN PARÇALARI ARASINDAKİ BAĞA ULAŞMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR. EGOİSTİK PARÇALARIMIZ BİRBİRİNE UYUMLU ŞEKİLDE BAĞLANMAK ZORUNDADIR.

Ortaya çıkıyor ki, bir egoist olarak kalırken her bir kişi diğerleriyle aralarında sanki özgecil ağı genişleterek özgecil bağlantılar kurar. Ben, egoizmimden özgecillikle sana yönelirim, senin egoizminden aynı şekilde bana yönelirsin ama içimizde her birimiz kendi arzumuzda kalırız! Bu arzuyu hükümsüz kılar ve sadece onun üzerinde çalışır, egoizmin üzerinde köprüler inşa ederiz.

En önemli şey, kendi üzerimde kısıtlama yapmam, perde oluşturmam ve başkalarına karşı doğru tutumda olmamdır. Daha sonra, pratikte, eylemlerimizin başına kendimizi değil, aramızda zig zağlar çizen bağlantıları yerleştiririz.

BU BÜYÜK, ÇOK KATMANLI, ÇOK TAŞIYICILI BAĞLANTILAR AĞINA “ORTAK RUH” DENİR- BİRİMİZ HEPİMİZ İÇİN!

BİREYSEL OLARAK BİZLER HİÇBİR ŞEYİZ AMA “EVRENSEL  AĞ” OPERASYONUNDA YER ALARAK BİREY YARATANDIR…

http://laitman.com/2016/05/the-web-of-connections-of-the-common-soul/

BİR KABALİST OLMAK KAÇ YIL ALIR?

SORU: Kabala’nın dünyamızdaki bilimsel çalışma alanını anlamak birkaç yıl sürer. Kabala bilim olduğundan itibaren gerçeğin doğru algısını edinmek ne kadar sürede oluyor?

CEVAP: Gerçek bir “Kabalist Bilimadamı” haline gelmek için, yaklaşık yirmi yıllık ciddi bir çalışma gerekir. Daha kısa bir zaman da alabilir ama insanların yanlış ümitlere ve illüzyonlara kapılmalarını istemiyorum.

Amaç, konferans salonlarını nedensiz doldurmak için ve meşgul insanları sıkmak değildir. Bir insan amacı gerçekten istiyorsa tıpkı bir bilim gibi Kabala Bilgeliği’ne yaklaşmalıdır; ki sonuçta, bir kişi, bilimi,  tez yazmak için, madalya almak için ya da doktora derecesine sahip olmak için  çalışmaz.

SORU: Akademik bir derece için çalışmak beş yıl alır, sonra master tezi yazmak için de beş yıl gerekir ve bir başka beş yıl da doktora için gereklidir. Sonra kişinin Nobel Ödülü kazanabilmesi için bir şans olur.

CEVAP: Sıradan bilim adamları, toplum tarafından desteklenirler ama Kabala Bilgeliği farklıdır. Hayatının yirmi yılını veya tüm hayatını Kabala Bilgeliği’ne adayan bir kişi, Kabala Bilgeliği’ni çalışarak en azından ne için yaşadığını bilecektir.

http://laitman.com/2016/05/how-many-years-does-it-take-to-become-a-kabbalist/

KABALA BİLGELİĞİ’NİN MİSYONU

SORU: Günümüzde Kabala Bilgeliği’nin misyonu nedir?

CEVAP: Misyonu, Dünyamızı üst dünya yapmak için yeniden inşa etmektir; egoistik kapitalizmden özgecil komünizme doğru değiştirmek gibi, dünyanın işleyen sistemini değiştirmektir.

Ancak tüm hislerimiz ve düşüncelerimiz ( kalbimiz ve aklımız) doğduğumuzdan beri egoistik bir programa göre çalışır. Özgecil eylemler, hisler ve düşüncelere doğru yeniden programlama için tamamen farklı bir dünyayı deneyimlemeye başlarız ve daha önce “görünmez” olanı görebiliriz.

Kabala’ya göre 21.yüzyıl insanlığı yeniden programlama sürecine başlamalı ve insanlara Kabala Bilgeliği yayılmalıdır, böylece insanlar kendilerine ne olduğunu ve içinden geçtikleri değişiklikleri anlayabileceklerdir.

http://laitman.com/2016/05/the-mission-of-the-wisdom-of-kabbalah/

BİR KABALİST NASIL YAŞAR?

SORU: FİZİKSEL DÜNYADA YAŞAMAK BİR KABALİST İÇİN ZOR MUDUR?

CEVAP: BU BASİTTİR. BİR KABALİST KENDİ EKSİKLİKLERİNİ VE BAŞKA İNSANLARIN EKSİKLİĞİNİ ANLAR, O İNSANLARIN ÜZERİNDEKİ VE  KENDİ ÜZERİNDEKİ YÜK OLARAK TANIMLANANLARI ANLAR BÖYLECE İNSANLARI AFFEDER.

BİR KABALİST DIŞINDA BULUNAN CANSIZ, BİTKİSEL, HAYVANSAL SEVİYEDEKİ HER ŞEYDEKİ  KENDİ YANSIMASINI GÖRÜR. BUNLAR KABALİSTİN ÖNÜNDE CANLANDIRILAN EGOİZMİN DÖRT SEVİYESİDİR.

http://laitman.com/2016/05/how-does-a-kabbalist-live/

MANEVİ HAZZIN SIRRI

SORU: Neden manevi dünyadan alınan hazla ilgili çok az konuşuyorsunuz?

CEVAP: Haz hakkında konuşmak isterdim ama ne yazık ki bunu sözlerle dile getirmek imkansız.

Kabalistlerin yazdığına göre, dünyamızda insanlığın geçmişte deneyimlediği, deneyimlemekte olduğu ve deneyimleyeceği tüm hazları toplasak en düşük manevi seviyedeki milyonlarca kat büyük üst ışıkla kıyaslandığında, bu sadece küçük bir kıvılcım olurdu.

Onlara inanmadım ama sonra kontrol ettim ve ikna oldum ve sana da aynısını diliyorum.

YORUM: Kişi, bir insanın tüm insanlık tarihindeki hazlara dayanmaya nasıl hazırlandığını sadece hayal edebilir !

CEVAP: Bir kişi, alma arzusu ile değil  ihsan etme arzusu ile çalıştığında, kendi aracılığıyla dünyanın tüm zevklerinden ,”elektrik şok” almadan geçebilir çünkü o artık bir alıcı değil, iletken haline gelmiştir.

O artık kendisinden başkalarına geçiren bir boru gibidir ve bu nedenle artık ışığın kendisinden değil başkaları tarafından ikincil olarak doldurulmaktan zevk alır.  Bütün sır budur.

http://laitman.com/2016/05/the-secret-of-spiritual-pleasure/

MESİH KİMDİR?

ORU: Baal Ha Sulam “Son Nesil” makalesinde şöyle yazar: Bölüm 1 “ Ve onlar Mesih’e Kudüs’e gelecekler ve mesih, onlara TORA’yı öğretecek”. Bu makalede kimden bahsediyor ve gelecek olan Mesih kimdir?

CEVAP: Dünyadaki tüm uluslar doğanın üst gücüne, insanlığı egonun ilk günahından yukarıya çekecek birlik ve sevgi gücüne  dönecekler. Bu güce Mesih denir, İbranice kelime kökeni olan “Limşoh- Çekmek”ten gelir.

Bu gücü sadece maneviyata , mutlak sevgiye ve ihsan etmeye yükselme arzumuz olduğunda çağırırız, bu;  TORA’nın genel emri olan “Dostunu kendin gibi sev” kuralını yerine getirmeye dair tam bir kokuya dayanır. Bu dereceye “tam korku” “İrha Şalem” veya “Jeruşalaim (Kudüs)” denir.

Bunu uygulamak istersen kurslarımıza katılmaya davetlisiniz…

http://laitman.com/2016/05/who-is-the-messiah/

KONTROLÜN İKİ SİSTEMİ

SORU: Acımasızlığın manevi kökü nedir?

CEVAP: Kontrolün iki sistemi vardır: Sağ ve sol. Sol, acımasız ve korkunç sistemdir ve sağ onun zıddıdır, o kibarca herşeyi sevgiyle, konukseverlikle, yüreklendirmeyle ve destekle yumuşatır. Ve biz orta çizgide , az ya da çok orta çizgi çevresinde ilerleriz.

Bazen sol çizgi dünyaya girer ve savaşlar ve imhalar başlar, büyük acılar gelir. Sağ çizgi dünyaya girerse her şeyin iyi gittiğini hissederiz.

Sorun şu ki, iyi hissettiğimizde yumuşar ve zayıflarız, dünyanın şiddetli çizgisine tekrar geri döneriz.

http://laitman.com/2016/05/two-systems-of-control/

Toplam 16 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...10...Son »