Category Archives: Kabala

Yaradan’ı Ne Doldurur?

Soru: Yaradan’ı ne doldurur?

Cevap: Yaradan bizim boş arzularımızla doludur. O yeterince Işık’a sahiptir. Bir arzuya, yerine getirilmesi için bir talebe ihtiyacı vardır. Örneğin, küçük bir çocuk annesinden ister ve anne ona verir. Çocuk anneye nasıl haz verir? Çocuk, anneyi isteyerek memnun eder.

Soru: Yaradan’ın dolduğunu hisseder miyim?

Cevap: İsteğinizden haz aldığını hissedersiniz.

Soru: Yaradan sadece bir sistem değil mi?

Cevap: Evet, ama bu sistem tepki verir. Bu ikili bir sistemdir: onu etkilersiniz ve sizi geribildirimle etkiler. Bu, sorun yarattığında bilgisayarınıza lanet okumanız gibi aynı şeydir. Karakterinizin elemanlarını o kadar çok tanıtırsınız ki ona vurmaya hazırsınızdır. Neden? Çünkü başka bir nesne ile etkileşim kuruyorsunuzdur.

Bahçıvan çiçeklerle konuşur ve onlar bahçıvana cevap verir, çünkü o, onları hisseder gerçeğinden bahsetmiyorum bile.

What Fills The Creator?

Twitter’da düşüncelerim / 10-25-17

Birliğin pozitif gücü, doğadaki ve toplumdaki tüm problemleri çözmeye yeterlidir. Doğa ve toplumdaki denge yalnızca bize bağlıdır.

Kişi her zaman Yaradan’ın içindedir; bir annenin içerisindeki cenin gibidir. Onun sadece, Yaradan’ın ona ne söylediğini hissetmeye ihtiyacı vardır. – O, kişinin en yüksek mevkisidir!

Manevi dünya, bir özgecil güç tarafından yönetilir -ihsan etme için alma eylemi, ancak ‘başkaları için’ niyetiyle.

Bizim dünyamız bir egoist güç tarafından yönetilir -alma ya da ihsan etme arzusu, ancak ‘kendisi için’ niyetiyle.

7 yıllık bolluk egoyu doldurur (liberalizm), o zaman 7 yıllık kıtlık (amaç) onun kötülüğünü tanır ve sonunda ondan kaçar (firavun).

İnsan, herhangi bir robot gibi, davranışın egoistik programıyla yönetilir. Tek fark, insanda var olan hislerdir.

My Thoughts On Twitter, 10/25/17

Son Neslin Ekonomisi

Soru: Baal HaSulam’ın bakış açısından son kuşak ekonomisi nedir?

Cevap: Diyelim ki, tüm insanlara mutlaka tüm ihtiyaçları sağlamalısınız. Bir kişinin ihtiyaç duyduğu en önemli şeylerin yaklaşık 20-30’unu bir araya getirdiniz; bunlar giyim, mobilya, yemekten başlayarak çocuklar için ve diğerleri için ders kitaplarıyla bitiyor. Bu listeyi alın ve neye ihtiyacınız olduğunu görün.

Bu tür planlı ekonomi, zorunluluktan gelir: “Aslında, bir insan neye ihtiyaç duyar?” Eğer kişi yalnızca diğerleriyle içsel manevi bağlantıyı ve bu bağlantıda daima manevi koşulların daha yüksek seviyelerine ulaşmayı düşünmekle ilgiliyse, o zaman varoluş için tüm ihtiyaçları ister.

Tüm ihtiyaçlarla donatılmaya gereksinimi vardır, çünkü bizler bulutlarda yaşamıyoruz, gerçek insanlarız. Kişinin kalorisini, giyeceklerini, elektriğini, ışığı, suyunu, gazını alması gerekir.

Bütün bu ihtiyaçlar nasıl karşılanacak? Bunun gerçekleşmesi için planlı bir ekonominin olması gerekiyor. Ve yaptığı çalışmada, kişi sürekli olarak başkalarına azami fayda sağlama düşüncesinde olmalıdır.

Soru: Geleceğin ekonomisi ve manevi gelişme arasında bir bağlantı var mıdır?

Cevap: Kesinlikle! Teşvik, dürtü değişiklikleri.

The Economy Of The Last Generation

Kabala Bilgeliği Etrafındaki Dinler

Soru: Vikipedya’da “Kabala (İbranice: קַבָּלָה‎, tam anlamıyla ‘paralel, karşılık gelen’ veya ‘kabul edilmiş gelenek’) Yahudilikten kaynaklanan ezoterik bir yöntem, disiplin ve düşünce okuludur.” diye yazılmıştır. Bu konuda ne söyleyebilirsiniz?

Cevap: Kabala bilgeliği, üst dünyayı hisseden ve mistik eylemler yoluyla değil, kendilerindeki içsel eylemlerin yardımıyla kendisine ulaşan insanlar tarafından öğrenilen bir bilimdir. Onlar, yüksek yapının kanunlarını öğrenir ve araştırırlar. Şu an çevremizde var olan tüm üst güçleri bizler hissetmiyoruz ama Kabalistler onları ifşa ettiler.

Bu kuvvetler, daha yüksek olarak adlandırılır, çünkü onlar, ihsan etmenin alanında bulunurlar, bunlar, alma niteliklerinin değil, ihsan etme niteliklerinin kuvvetleridir ve dolayısıyla biz de onları böyle açıklar ve tanımlarız.

Kabala bilgeliği konusunda dini, mistik veya ezoterik hiçbir şey yoktur. O saf bilimdir. Eski İsrail’deki Kabalistlerden bu bilgeliği öğrenen eski filozoflar tarafından yazılmış olan şey de budur. Ayrıca, Ortaçağ’dan günümüze kadar olan bilim adamları bu konuda aslında bunu yazdılar.

Yahudilik ile alâkalı değildir. Yahudilik çok daha sonra kuruldu; o Kabala bilgeliğinden ortaya çıktı ve dünyamızda alışılmış olan eylemler için temel oluşturdu.

Dünyamızda Yaradan ile ilişkilere yönelmek isteyen ve bu yönde karar veren insanlar, Kabala bilgeliğinden dışsal tanımlar aldı ve dinlerini onlardan yarattılar. İşte böyle, ego yoluyla iletilen manevi öğretiler, Yahudilik ve diğer dinlerin temelini oluşturmuştur.

Yorum: Wikipedia’da Kabala bilgeliğinin 12. 13. yüzyılda ortaya çıktığı yazılmıştır.

Cevap: Bu da yanlış. Kabala bilgeliği neredeyse 5777 yıl önce ortaya çıktı. Bu tarihi Yahudi Yeni Yılı olarak gösterilir.

Adem’in ortaya çıkışı ve keşfettiği doğa kanunlarının ifşası, Kabala bilgeliğinin doğuşunu sembolize eder. O tarihten itibaren saymaya başladık.

Kabala bilgeliğinin yayılması ve dağıtımı 12. yüzyılda başlamış ve 14. yüzyılda herkes için kaydedilmiş haliyle devam etmiştir.

Bu nedenle Wikipedia’daki tek doğru nokta, Kabala bilgeliğinin ana keşfinin 14. yüzyılda başladığıdır. Geri kalan her şey uydurmadır. Kabala’nın bilgeliği, felsefe, mistisizm, din ya da Yahudilik değildir. Bununla ilgili, Kabala bilgeliğinin dinlerinin bir parçası olduğuna inanan dindar Yahudileri de içeren, tam bir karışıklık vardır.

Religions Around The Wisdom of Kabbalah

Başkaları Beni Kullanmak İsterse Ne Yapmalıyım?

Soru: İlişkilerde dost, yabancı veya diğerleri beni kullanmak istediğinde, kişi egoizmi nasıl doğru tanıyabilir?

Cevap: Eğer Yaradan’a benzer olmaya ulaşmak ve bütün evreni, doğayı ve yaratılışı hissetmenin bir sonraki seviyesine yükselmek istersem, o zaman beni kullanmak isteyip istemedikleri beni ilgilendirmez.

Tamamen farklı bir kavram kabul etmeliyim: kendim de dahil, doğada var olan her şey, tek bir kuvvet olan Yaratıcı tarafından yaratılıp sürdürülür. Başkalarının ne düşündüğüyle ya da dünyada ne ve nasıl oluyor ilgilenmiyorum. Yaradan bunu kontrol eder.

Bu nedenle, Kabalistik açıklamalarda yazılan her şey aracılığıyla, Yaradan ile bağlantıyı bulmaya, diğer insanları değil, O’nu görmeye çalışırım, kaynaklar, arzular ve her şeydeki düşünceleri. Tüm bunlar hayalidir. Aslında bunların hiçbiri yoktur.

What Should I Do If Others Want To Use Me?

Babanızı Ve Annenizi Onurlandırın

Soru: Maneviyatta, babanızı ve annenizi onurlandırın ne demektir?

Cevap: Baba ve anneyi onurlandırmak, baba ve anne olarak adlandırılan, erkek ve dişi parçalar ile üst derecede bağlı kalma anlamına gelir. Onurlandırmak, onların etkisini bir şekilde üzerimize almak demektir ki biz onlara benzer olacağız.

Talmud Eser Sefirot adlı kitap, Işık’ın ve perdenin (Masah) nasıl çalıştığı, kısıtlamanın nasıl olduğu vb. gibi her türlü nitelik hakkında detaylı bir açıklama yapmaktadır.

Örneğin, Einstein ışıkla çalışmıştı, bu yüzden maneviyata erişen bir kişi, yüksek derecede (baba ve anne) yayılan ışığı, nasıl algılayacağını ve bu derecede benzer olacağı Üst Işık ile nasıl çalışacağını görecektir.

Honor Your Father And Mother

Yaradan Neden Böyle Bir Dünya Yarattı?

Soru: Yaradan neden form eşitliği yasasının bulunduğu bir dünya yarattı? O, başka özelliklere ve yasalara sahip bir dünya yaratamaz mıydı?

Cevap: Hayır, yapamazdı, çünkü form eşitliği yasasına göre O, kişinin O’na benzer ve eşit olmasını istemektedir. Var oluşumuzun 6.000 yılı boyunca bu koşula ulaşmak bize kalmıştır. Yaklaşık 220 yıl kaldı.

Why Did The Creator Create Such A World?

Twitter’da düşünceler / 10/22/17

Tarih boyunca, Kabala çalışmak için 1000’i gelir, bir kaçı kalır. Ayrılanlar, ücretsiz hediyelerini almayan düşmanlar olurlar.

Egoist zevklerimiz soldu. Kabala (Kabul) bize; gittikçe çoğalan sonsuz hazlarla nasıl tatmin olacağımızı öğretir.

Depresyonun nedeni: Gelişmiş ego tatmin olmaz. Daha az acı çekmek için; daha azını isteyebilir miyiz? O da gelişimsel depresyona neden olurdu.

Kişinin dünyamızdaki misyonu; üst gücün mutlak otoritesini keşfetmek ve kendisini buna benzetmektir. İnsanlık.

Egonun büyüme ve egemenlik çağı sona erdi. Artık daha fazla dünyamızı yönetemez. Kabala; ego sonrası çağ için yaşam tarzı programıdır.

Bizler; üst dünyanın bizimkini yöneten güçleri oluşturduğu yerde, üst dünyalar ve bizim dünyamız arasındaki bağlantıyı ifşa ederek, bilgisizliğin üstesinden gelmeliyiz.

Biz, bir güçler dünyasında varız. Bunlar; arzularımız tarafından çizilirler ve onları 5 duyumuz ile algılarız.

Yani, biz hayali bir dünyada yaşarız.

İlişkilerdeki orta çizgi çatışmalara yeni anlamlar getirebilir: Nefret alevlendiğinde, ondan birliği yaratmak için birlikte çalışmamıza izin ver!

Bedenin tamamlanması: yemek, seks, aile, varlık, saygı, bilgi… Bunlar geçicidir.

Ruhun tamamlanması: Yaradan tarafından ortak güvencede, sonsuzdur.

Eğer insan gelişimenin yolunu bilirse, üzerindeki negatif güçlerin kontrolünü silkip atar. Bilgelik.

Doğada özgecilik, ‘birimiz hepimiz için’ ilkesine göre hücresel birliğin kanunudur. Her canlı organizmada ve toplumda bulunur.

1. Ruhani derece, tüm dünyamızı çekirdek haline dönüştürerek hükümsüz kılar. Tarih, sadece bizim bozuk hayal gücümüzde var olarak ortadan kaybolur.

Gelişimin standart programı bizi ızdırap yoluyla iterek ilerletir. Ancak eğer bu programı hızlandırırsam iyi, zevkli olur.

Amaca yönelik tutku; hayal ya da kendi kendini kandırma değildir, öz programlamadan ziyade, geleceğini önceden tayin eden motivasyondur.

Hayatını değiştirme, ama ona doğru tutumunu değiştir.

Bir kişi direkt olarak asla başka biriyle iyi bir ilişkiye sahip olamaz; sadece Yaradan denilen ihsan etme niteliği aracılığıyla olabilir.

http://laitman.com/category/thoghts-on-twitter/

En Yüksek Yönetim Sistemine Giriş

Baal HaSulam, Son Nesil: Buna, ruhun ölümsüzlüğü, bir sonraki dünyadaki ödül, kişinin görkemi, ulusun görkemi konularını eklemeliyiz.

Birincisi, kişinin aile, toplum ve insanlarla olan ilişki sorunu çok güçlüdür. Eğer buna dikkat etmezseniz, o zaman zorla içine sokulursun. Bireysel ve milliyetçi hareketlerin sözde Birleşik Avrupa’da aniden nasıl başladığını görüyoruz.

İkincisi, Kabala’nın yardımıyla, insan her şeyi idare eden ebedi ve kusursuz bir sistemi ifşa eder. Bu sisteme sanki bir pilotun kokpitine girer gibi girer ve nereye ve neden uçtuğunu kontrol eder ve görmeye başlar. Ve bu uçuş ebedidir.

Öte yandan, bir kişi bu uçaktan inemez. O yüzden uçması ve nereye gidebileceğini anlaması çok önemlidir.

Soru: Ruhun ölümsüzlüğü, geleceğin dünyasındaki ödül ve “insanın görkemi, ulusun görkemi” arasındaki bağlantı nedir?

Cevap: Bütün bunlar bir insanı cezbeder.

Yani kendimi, gelişimimin başına koyarım ve dünya bana bağlıdır. Aynı zamanda, ulusumun ve insanlığın içinde kurtarıcı ve lider gibi görünürüm.

“İnsanları daha parlak bir geleceğe yöneltirim.” Kabala’yı uygulayan, çalışan bir insan böyle hisseder, çünkü her birimiz başkalarının yapamadığı işlevleri yerine getiririz.

Bu koşul, insanların ölümsüzlüğü, ruhun ölümsüzlüğü ve varlığımızın ölümsüzlüğü ile bağlantılıdır. Ölüm yoktur; bir sonraki seviyeye ulaşmak için yalnızca hayvansal bedenin ölümü vardır. Bizlere, bu seviyeye erişmek ve içinde bulunmaya devam etmek için belirli bir zaman dilimi verilmektedir.

Enter The Highest Management System

Bir Yer, Bir Arzudur

Soru: Yaratılış nasıl oluşturuldu ve kuruldu?

Cevap: Ben öğrenciyken, evrenin ebedi olduğunu ve başlangıcı ve sonu olmadığını, boyutlar ve zaman olmadığını düşünürdüm. Bu bilimsel bir bakış açısıydı.

Sonra aniden, bir noktada her şey darmadağın olmaya başladı ve bilim adamları evrenin sadece 14 milyar yaşında olduğunu söylemeye başladılar. Fizikçiler bundan önce hiçbir şey olmadığını ve onlara inanmamız gerektiğini söylediler. Öyleyse evren yerine orada ne vardı? Hiçbir şey. Bir yer var mıydı? Hayır, yoktu.

Peki, nereden geldi? Belki bir boşluk vardı ve sonra yıldızlar ortaya çıktı? Hayır, hiçbir boşluk yoktu.

Bu mantıklı görünmeyen bir şeydir.

Soru: Ve Kabala bilgeliği ne diyor?

Cevap: Kabala bilgeliği de aynı şeyi söylüyor. Bilim adamları, Kabala bilgeliğine olan görüşlerini daha da yaklaştırıyor, çünkü ego gelişti ve ona yaklaşıyor.

Soru: Peki, yaratılış öncesi orada ne vardı – alma arzusu mu?

Cevap: Alma isteği ortaya çıkmadan önce, orada sadece ihsan etme arzusu, Yaradan, Işık vardı.

Arzunun yeri yoktur. Aslında kendisi yer olarak adlandırılır. Örneğin şimdi yemek yemeye arzum varsa, bu arzuyu mahvettiyseniz, iştahımı kaybettiğimi hissederim. Arzu bir yere sahip mi değil mi?

Eğer arzuyu kaybettiysem, çok acıkmış olsam bile kendimi yemek yemeye zorlayamam. Bu, arzumun bir yer olduğu ve benim boş midem olmadığı anlamına gelir.

Soru: Arzu nerede?

Cevap: Hiçbir yerde. Midemi kontrol edebilir ve boş olduğunu söyleyebilirim. O yemek ister, ama size söylüyorum, eğer hiçbir şey istemiyorsam, küçük bir parça bile ağzıma girmeyecektir! Bu, maddesel dünyada, bir arzuyu içeren yere işaret edemezsin anlamına gelir.

A Place Is A Desire

Page 1 of 5912345...102030...Last »