Category Archives: Kabala

Twitter’da Düşüncelerim / 7 Temmuz 2020

Bir kadın bir şeyleri doğru bir şekilde tartabilir ve eğer ülkesini onun için önemli ve kıymetli olan evi olarak görürse, o zaman tüm çelişkili eğilimleri ve partileri uzlaştırabilir ve hepsini dengeleyebilir. Bunu sadece bir kadın yapabilir.

Zaman geldi. Üst ışık Malhut’ta parlar. Bu nedenle, kadınlar dünyayla çalışabileceklerini, düzeni yeniden sağlayabileceklerini erkeklerden daha iyi hisseder, kadın Malhut’tan gelir ve Yansıyan ışığı yükselterek, kendisinden önceki tüm Sefirotları birleştirir ve kontrol eder.

Tarih boyunca gölgede kalan kadın, şimdi ön plana çıkmalı ve insan toplumunun yeniden inşasına katılmalıdır. Ve erkekler buna hem fikir olacaklar. Doğa kadını öne çıkarıyor ve kimse itiraz etmiyor.

Bu süreç son birkaç yüz yıldır gelişmektedir.

Twitter’da Düşüncelerim / 6 Temmuz 2020

Bugün en büyük düşman – Sahte Haberlerdir(yanlış, kafa karıştırıcı bilgi) Anında, bilinçli veya bilinçsiz olarak yayılır. Bir çocuğun bozuk telefon oyunu gibi: haberler zincir boyunca iletilir ancak 1. kişi tarafından söylenen tek bir kelime bile 10. kişiye ulaşmaz. Biz sağırız!

Bir yalan dünyasında gerçeği söylesem yalancı olarak bilineceğim. Bu, 1. Tapınak döneminde kimsenin kral olarak tanımak istemediği kral Süleyman ile oldu. Kimse onun bilgeliğine inanmadı. Ama Sanhedrin’de bilgeler onu anladı. Bugün anlamak için kimler kaldı?

Gerçek haberlere, yani gerçeğe geri dönmek için çok sıkı çalışmayı gerekir. Bozulmuş yiyecekler yemeye alışkınız ve onları sindirmeyi ve iyi hissetmeyi öğrendik. Gerçekle yüzleşildiğinde, tıpkı taze yiyecek gibi, aklın hazımsızlığını elde edeceğiz. Üst ışığa ihtiyacımız var!

Bizler doğru şekilde bağ kurana kadar Koronavirüs geri çekilmeyecek. Doğru bağ formu, herkes başkalarını önemsemeye hazır olduğundadır. Sanki virüsün tek taşıyıcısıymışım gibi etrafımdakileri etkilememekten endişe duyarak sokakta yürümeliyim. Ardından salgın ortadan kalkacak !

İki Realite Nasıl Birleştirilir

Soru: Bir sonraki gerçeklik algısındaki bir Kabalist, mükemmel gerçekliği, ıslah olmamış, bütünleyici olmayan, kötü, dünyevi bir gerçeklikle nasıl birleştirir?

Cevap: Kabalist bunu kendi içinde birleştirir. Biz insanlar her iki dünyada da var olan özel canlılarız: mükemmel bir üst dünyada, bütünsel bir sistemle birleşmeye girebildiğimiz ölçüde ve aynı zamanda dünyamızda, egoist dünyamızdan hala çıkamayacağımız ölçüde.

Dünyamızı kötü ve berbat olarak düşünmeyin. Bu, realitenin dilinde, sadece içimizde var olan özel bir sistemdir. Sadece içimizde algılanır.

Bu nedenle, sadece kendimizi ıslah etmeliyiz. Subjektif olarak dünyamız olarak algıladığımız hiçbir şey yoktur. Bize gerçek gibi görünen şey bizim içimizde vardır. Sen benim içimde var olmaktasın, ben de senin. Bu, genel resmin algısını biraz karmaşıklaştırır, ancak genel olarak bu böyledir.

Arzuların Gelişimi, Bölüm 12

Kabala bizi neye yönlendiriyor?

Açıkça söylemek gerekirse, herkesin doğası, dünyadaki tüm canlıların yaşamını, kendi yararına kullanmaktır. Kişinin komşusuna verdiği her şey sadece zoraki, zorlama altında yapılır. (Baal HaSulam, “Dünyada Barış”)

Soru: Baal HaSulam, her insanın bir diğerini farklı şekillerde kullandığını yazıyor. İnsanların sadece% 10’u özgecil bir yönelime sahiptir. Ama yine de, Baal HaSulam’ın vurguladığı gibi, onlar kendi iyililikleri için bencilce özgecillerdir.

Kabala bizi neye yönlendirmek istiyor?

Cevap: Her şeyden önce Kabala bizlere, doğamızın ne olduğunu öğretir: biz her seviyede mutlak egoistiz. Fakat kendimizi cansız, hayvansal ve bitkisel seviyelerde ıslah etmemize gerek yoktur çünkü bunu yapamayız.

Kendimizi sadece insan seviyesinde yani toplum içinde ıslah etmemiz gerekir. Birbirimizle uyumlu bir şekilde bağ kuracağımız, birbirimizi değiştireceğimiz, birbirimizi destekleyeceğimiz bir toplum yaratmalıyız.

Sadece birbirimiz arasındaki bağlantı ağında, aramızdaki doğru iletişimde, egoizmin üzerine çıkabiliriz. Ve sonra tüm diğer egoizm seviyeleri de – cansız, bitkisel, hayvan – insan seviyesine katılacaktır.

Birliğin Özü ve Kökü, Bölüm 5

Neden sadece birlik olmuş insanlar futbol oynayabilir?

Yorum: Birçok bilim adamı, ortaklığın, birlik olmanın, ilişki kurmanın, birbirleriyle yaşama ve işbirliği yapma eğiliminin, yaşamın en büyük ayırt edici özelliklerinden biri olduğunu söylüyor.

Benim Yorumum: Hayat birlik üzerine inşa edilir.

Soru: Gelişim, karmaşık yapıların bütünleşmesinin, birleştirilmesinin, ortak büyümesinin bir yoludur.

Bir yandan, servet, güç ve bilgi arayışında ayrılmaz bir şekilde birbirine bağlı ve birbirine bağımlı insanlar, kabilelere, imparatorluklara ve devletlere entegre edilir.

Bununla birlikte, cansız, bitkisel veya hayvansal doğaya bakarsanız, bir araya geldiklerinde bir çeşit süper-akıl edindiklerini göreceksiniz. Örneğin, canlı hücreler birleştirildiğinde, bir süper organizma oluştururlar. Ve insanlar sadece futbol oynamak veya en fazla kendi türlerini öldürmek için birleşebilirler. Neden böyledir?

Cevap: Çünkü cansız, bitkisel ve hayvansal seviyelerde, doğanın tüm parçaları içgüdüsel olarak,  onların böyle yapmalarını sağlayan, daha yüksek bir gücün dış etkisi altında birleşirler. İnsan kendi içinde, egoizmine ters olan bu yöntemi, gücü ve birlik düzenini bulmak ve yaratmakla yükümlüdür.

Bu, insan dışındaki cansız, bitkisel ve hayvansal doğa koşullarında bulunmayan, insanları diğer her şeyden ayıran bencilliğe aykırı bir çalışmadır. Bu, insanların doğayı ifşa etmek için büyüyen bir akla, becerilere ve ilkelere sahip olmalarını sağlar. Onların altındaki her şey, cansız, bitkisel ve hayvansal seviyelerdedir.

Ancak, onların seviyesinde, insanın, toplumun seviyesinde, insanlar hiçbir şey ifşa edemezler. Sadece bazı ilkel bağımlılıkları keşfederler, daha da fazlasını değil. Sonuçta, sadece bir güçleri vardır yani ayırmanın egoistik gücü.  Onlar, özgecil olan, ikinci güce sahip değillerdir.

Bu nedenle, tek bir güçle çalıştıklarında hiçbir şey olmaz. Onlar, kesinlikle bencil gücü geliştirmek için birbirleriyle ilişki içinde olmaya çalışırlar. O zaman da bu, sürekli dürtüklemeler ve krizlerle çok kötü bir şekilde gerçekleşir.

Eğer insanların emrinde de olumlu bir güç olsaydı, olumsuz olana karşı çıkan bir güç, o zaman elbette her şeyde başarılı olurlardı.

Kabalistik Terimler: “Yesh Mi Ain”

Yorum: Kabala’da, “yoktan var olma” olarak tercüme edilen “Yesh Mi Ain” terimi vardır.

Cevabım: Bu terimi hiç çevirmezdim. “Yesh Mi Ain” olarak bırakmak daha iyidir.

Burada, var olan her şeyin sıfırdan geldiği anlaşılmaktadır – bir şekilde bir yerden, bir zamanlar yüksek manevi doğa alanından, yüksek bir zihinden, bir yaratılış planının ortaya çıkmasından. Ve ondan sonraki her şey bu düşünceden iner ve gelişir. Bu nedenle, Yesh Mi Ain şimdi var olan şeydir, ama bir zamanlar değildi.

Yaradan İnsanla Ne Tür Bir Bağa Sahiptir?

Soru: Yaradan bir insana karşı nasıl bir bağa, nasıl bir tutuma sahiptir?

Cevap: Bu, doğrudan bir bağdır. Yaradan, cansız, bitkisel ve hayvansal doğa ile insan seviyelerini yarattı ve O, tüm bu seviyeleri yönetmektedir. İlk üç seviye, sadece insan doğasının varlığını sürdürmek ve desteklemek için işlev görür.

İnsan doğası da dört bölüme ayrılmıştır: cansız, bitkisel, hayvansal ve insan seviyeleri, kişide bulunmaktadır.

Son seviye, kişinin içindeki insan seviyesi, Yaradan’ı ifşa etme ihtiyacı hissederken, diğer tüm parçalar, yani arzunun gelişiminin son safhası ifşa olmamış diğer tüm insanlar, henüz O’nu ifşa etme ihtiyacı hissetmezler ve bu onları ilgilendirmez. Onlar, huzurlu, hayvansal seviyede bir hayat yaşarlar.

İçlerinde, insan seviyesine ulaşma arzusunu geliştirmiş olanlar, onları yöneten güce, üstümüzde bulunan güce ulaşmanın ihtiyacını ve gerekliliğini hissetmeye başlarlar. Genel olarak, bu tür insanlar Kabala bilgeliğini araştırmaya gelirler.

Bağ İçin Özlem

Soru: Yaradan’ı edinmek için bir çerçeveye sahip olmak gerekli mi?

Cevap: Evet, çerçeve çok önemlidir. Onlar, Yaradan’ı hissetmek için kendimize empoze ettiğimiz Tzimtzum, Masah ve farklı kısıtlamalarla ilgilidir çünkü bizler sınırı olmayan hiçbir şey hissetmiyoruz.

Grup içindeyken ve kendimizi dostlarımıza bağladığımızda, hangi bağlantı ve bağlarla Yaradan’ı edinebileceğimizi hissedebildiğimiz bir koşula ulaşırız.

Soru: Yaradan ile bizim aramızdaki bağ ve engel neden yapılmıştır?

Cevap: Bu bağlantı egoizme karşı dirençten yapılmıştır. Dostlarla ve Yaradan’la bağ kurmak için olan özlem güçlerinin, kişisel haz için olan özlem güçlerinden daha büyük olması gerekir ve onlar, Yaradan’ı hissedebilmemiz için içimizdeki kısıtlamayı oluşturan şeylerdir.

Soru: Yaradan ile aramızdaki bağı, hangi arzularla hissedebiliriz?

Cevap: Dostlarınıza yönelik bir arzu ile. Bilinçaltımda Yaradan’ı, dostlarıma karşı olumsuz tutumumla reddederim. Dostlarıma yakınlaşmak istediğimde, Yaradan’ı hissetmeye yakınlaşırım.

Yaradan’a Bağlılık

Soru: Yaradan’a bağlı olmak ne demektir?

Cevap: Yaradan, bütünsel, sabit dinamik dengede olan, kapalı doğanın genel sistemidir.

Yaradan’a bağlı olmak demek, doğanın dengesini, onun homeostazını korumak demektir. Bu durumda, sağ ve sol çizgiler yani egoizm ve özgecilik, iyi ve kötü nitelikler, bütün doğanın uyumlu bir şekilde var olabileceği ve gelişebileceği şekilde dengelenmelidir, böylece tüm parçalar birbirini tamamlar.

Kaygıları Hazza Dönüştürmek

Yorum: Baal HaSulam, hazzın, iyi işlerin bir göstergesi olduğunu yazar. İyi eylemler kendi iyiliğiniz için değilse, haz ve memnuniyet ortaya çıkar.

Cevap: Maneviyattaki neşe doğru eylemlerin sonucudur, dünyevi seviyede ise bunun tam tersi olabilir – çalarsınız ve keyiflenirsiniz.

Soru: İyi eylem nedir?

Cevap: İyi eylemler, Yaratan’ınkine benzer eylemlerdir.

Soru: Evrensel kaygının, evrensel hazla yer değiştirmesi için, her insanın hangi seviyede ıslahı yeterli olacaktır?

Cevap: Kaygının neşeyle yer değiştirmesi için, Yaradan’ın hissiyatını bulmamız gerekir. Yaradan’ın hissiyatına “inanç” denir. O zaman tüm kaygılar, hazza dönüşecektir.