Category Archives: İntegral Eğitim

Dış Engeller ve Manevi İletişim

Soru: İntegral eğitim kurslarında çok çeşitli insanlar eğitilmiştir.  Onlara bir profesör, bir çilingir veya bir milyoner dahil olabilir.  Herkes belirli bir iletişim biçimine alışmıştır.  Bir kişi için bazı şakalar tam bir tiksinti yaratabilirken, bir başkası için normaldir.  Bu durumda ne yapmamız gerekiyor?

Cevap:  Onların geçmiş faaliyetleri ve ilgi alanları nedeniyle bile hiçbirinin şu anda içinde olmadığı bir iletişim alanıyla uğraştığımız için, bunu belirli bir sorun olarak görmüyorum.  Yani grupta ne tür insanların olacağı önemli değildir.

Elbette, entelektüel olarak gelişmiş insanların Kabala biliminin söylediklerini hızlı bir şekilde kavramalarına yardımcı olan belirli gelişim aşamaları vardır.  Ancak, genel olarak bu önemli değil.  Bir kişinin manevi gelişimi ve insanların manevi bağlantısından bahsediyorsak, o zaman kesinlikle farklı insanlar bunun içinde yer alabilir.

Soru: Başka bir deyişle, dil, gelenekler, hatta belki giyim biçimi gibi dış engeller, iletişime engel olamaz mı?

Cevap: Hayır. Bu söz konusu bile olamaz.

Soru: Hijyene dikkat etmeyen, dağınık giyinmiş insanlar kurslara gelirse, kişiye doğrudan bir açıklama yapmaya değer mi?  Ve bunu kim yapmalı?

Cevap: Moderatör.  İnsanları işten sonra bile temiz giysilerle gelmeleri konusunda uyarmalıdır.  Onun bir doktor veya atölyede çalışan işçi, bir kimyager veya garajdan tamirci olması fark etmez.  Hepsi, diğerlerinin kendilerini rahat hissedecekleri şekilde derslere gelmelidir.

Sanal İletişim Avantajları

Soru: Yüz yüze ve sanal öğretim yöntemleri arasındaki farklar nelerdir?

Cevap: Bugün benim öğretimim de eğitimdir. Prensip olarak her zaman böyle olmuştur. Çalışmamız, herkes arasındaki karşılıklı iletişime dayanmaktadır; ben öğrencilerle birlikte, öğrenciler benimle birlikte, sorular-cevaplar ve her türlü tartışmalar.

Bu nedenle, bize bu fırsatı veren interneti en başından beri sıcak bir şekilde karşıladım. 90’lı yıllarda bölgemizde, Kabala bilgeliği için ilk internet sitesini kurduk.

Soru: Kişisel olarak sanal iletişimin avantajları ve dezavantajlarının neler olduğunu düşünüyorsunuz?

Cevap: Bunda sadece avantaj görüyorum. Sonuçta, bir öğretmen olarak, birçok öğrenciyle gerçek zamanlı olarak doğrudan iletişim kurabilirim ve böylece binlerce kişiye öğretme fırsatım olurken, vaktiyle tek bir noktada, sadece birkaç düzine insana öğretebiliyordum.

İnsanları Uzaktan Hissetme

Soru: Öğrencilerinizi,  sanal olarak öğretirken hissedebiliyor musunuz? Sonuçta önünüzde milyonlarca insan var. Onların isimlerini bile bilmiyorsunuz. Neye benzediklerini bilmiyorsunuz. Tam olarak ne hissediyorsunuz?

Cevap: Bu önemli değil. Geniş bir izleyici kitlesinde bu nasıl mı oluyor? Diyelim ki büyük bir salonda oturan, birkaç bin öğrencinin olduğu bir üniversitede öğretmenlik yapıyorum. Eğer ekranda onların önündeysem, bu ne kadar kötüdür ki? Modern teknolojik yeniliklerin hiçbir şeye müdahale etmediğine inanıyorum. Her şey kanallarımızı neyle doldurduğumuza bağlıdır.

Yorum: Yine de, hala çok sayıda insanı, hatta tüm insanlığı hissetmenin ne anlama geldiğini anlamaya çalışıyorum. Örneğin vücudum milyarlarca hücreden oluşuyor ama her hücreyi hissetmiyorum.

Cevabım: Vücut kendini nasıl yöneteceğini bilir; bunların hepsi kontrol altındadır.

Soru: Bununla birlikte, kişi yalnızca birkaç yakın insanı veya yaşadıkları durumları hissedebilir mi?

Cevap: Hayır. Ortak bir temayı hayata geçirmek istiyorsak ve ortak bir sonuca varmak istiyorsak, o zaman izleyiciler içindeki tüm insanlarla çok net ve yakın bir temas kurabilirim. Burada sorun yok. Her şey yalnızca ortak hedefimizi ne kadar anladığımıza ve kabul ettiğimize bağlıdır.

Soru: Diyelim ki, bazen karaciğerimde, midemde veya ciğerlerimde bir şeyler olduğunu hissediyorum. Aynı şekilde, Latin Amerika’daki, diyelim ki, Şili’nin bir yerinde öğrencilerin başına bir şey geldiğini hissedebiliyor musunuz? Onları bu şekilde hissediyor musunuz?

Cevap: O şekilde de ama sadece bu değildir. Bağımız sayesinde birbirimizi destekleyebilir, motive edebilir, ilgilenebilir ve içimizde taşıyabiliriz. Genel olarak bağı daha dinamik hale getirebiliriz.

Alay Edilmekten Korkmayın

Soru: Düşüncelerinizi, duygularınızı ve hislerinizi ifade etme korkusu, kişinin başkalarının nasıl tepki vereceğini bilmemesinden kaynaklanır. Reddedilmekten veya alay edilmekten korkar. Böyle insanlara ne tavsiye edersiniz?

Cevap: Bu; doğru, gelişmiş, özel, arkadaş canlısı, iyi niyetli görünmek isteyen sıradan insan egoizmidir. Kural olarak, kişi eleştirileceğinden, reddedileceğinden vb.den korkar.

Ama genel olarak, İntegral eğitim kursunun açılmasından önce, özel bir eğitim yaparsak ya da insanları uzaktan dikkatli bir şekilde tanıtarak başlarsak, ilk derslerde her şeyin kolay olacağını düşünüyorum.

Ve sonra her şey doğal hale gelecektir.  Birkaç oturumdan sonra, birbirleriyle tamamen rahatlamış hissedecekler ve aralarında hiçbir fark kalmayacaktır. Tamamen yeni, içlerinde derinlemesine gizlenmiş niteliklerle uğraştıklarını ve herhangi bir dünyevi özellikler veya gelişim seviyesiyle ilgili olmadığını anlayacaklar.

Konformizmin Etkisi

Soru: Konformizmin etkisi, kişinin çoğunluğun görüşüne uyduğu kolektiflerde oldukça yaygındır. Bu etki, daha yüksek bir amaca ulaşmak için, bir şekilde birbirine yakınlaşmak isteyenler için bütüncül eğitim kurslarında nasıl kullanılabilir?

Cevap: Ben şahsen bu etkiyi asla kullanmam. Bunu kişiye sadece kendisi kullanabilmesi için açıklarım. Onlara ulaşması için, ona herhangi bir amaç veya yöntem empoze etmem. Sadece eline bir araç veririm. Eğer isterse, amacın önemini ve çevrenin önemini kendisi için geliştirmesine meydan veririm ve sonra ilerler.

Ne bir kişiyi ne de grubunu manipüle etmem. Ne yapacağını kendi özgür iradesiyle seçmesine izin veririm.

Geleceğe Ulaşmak İçin Bugünü Keşfedin

Soru: İnsanlar arasındaki iletişimdeki güçlükler genellikle yanlış anlamalar, korku veya nefretten kaynaklanır. En büyük sorun, iki kişinin birbirini anlamaması ve bu nedenle iletişim kuramamasıdır.

Özellikle insanların yakınlaştığı integral eğitim kurslarında, doğru iletişim modelini nasıl bulabilirim?

Cevap: Öncelikle, öğrenciler, birbirlerini anladıkları, birbirlerine bağlı oldukları ve ortak bir kavramsal ve mantıksal duyusal alana sahip oldukları, gelecek bir durumu hayal etmelidir.

Sanki zaten o gelecekteki durumdalarmış gibi, oradan başlarlar ve daha sonra bunun, bugün sahip olduklarından gerçekte ne kadar farklı olduğunu ve buna ulaşmak için hala ne yapmaları gerektiğini keşfederler.

Daha sonra, herkesin geleceğe aykırı olduğu konusunda hemfikir olduğu mevcut durumu kademeli olarak dahil ederler ve bunun uğruna nasıl daha yakınlaşabileceklerini görürler.

Soru: Öyleyse, ilk olarak, geleceği istemeleri için insanlara anlatmamız ve bunun için çabalamaya başladıklarında, içinde bulunduğumuz zamanı daha fazla araştırmamız mı gerekiyor?

Cevap: Evet. Bunun en iyi çözüm olduğunu düşünüyorum. O zaman, bu geleceğe gelmek için, neden bir şeyleri feda etmek zorunda olduklarını anlayacaklar.

Yaş ve Motivasyon

Soru: Karışık yaş gruplarını nasıl motive ederim? Örneğin, integral eğitim kursumuza farklı yaşlardan insanlar: gençler ve yaşlılar katılacaktır. Elbette gençlerin motivasyonla ilgili bir sorunu var. Herkes kendi arzu seviyesinde olduğundan, onu artırmak için herhangi bir genel ilke var mı?

Cevap: Bununla ilgili diğerlerinden daha az sorunumuz olabilir çünkü yaş, cinsiyet veya gelişimden bağımsız olarak tüm insanlara, neden birleşmemiz gerektiğini, neden Kabala bilimine ihtiyacımız olduğunu, bir kişiye ne verebileceğini ve zamanımızda ona ne kadar ihtiyacımız olduğunu açıklayabiliriz.

Bu nedenle, çok farklı yaş, seviye, eğitim niteliklerine sahip vb. kişiler birbirini anlayabilecek ve birlikte çalışabileceklerdir.

Yolu Seçin

Soru: İnsana karar vermeyi öğretmek gerekli midir yoksa bu, kişinin yetiştirilmesinin, eğitiminin bir sonucu olan doğal bir beceri midir? Bunu soruyorum çünkü doğru kararların nasıl alınacağına dair çok sayıda kurslar var.

Cevap: Evet, ancak hepsi maddi yaşam çerçevesiyle sınırlıdır. Bu nedenle onlarla aynı seviyede konuşamam. Onlar maddi çerçeve içinde kararlar almak için eğitilirler.

Yorum: Ama bizler aynı zamanda maddi çerçeve içinde yaşamaktayız.

Cevap: Gerçek şu ki, artık durum böyle değil. Bugün, en temel üretim problemlerinin çözümünde bile, evrenin genel görevi ile örtüşen bir yol seçmesi gereken bir nesilde yaşıyoruz. Aksi takdirde bu girişimden hiçbir şey çıkmayacaktır.

Bırakın insanlar bizim kursumuza gelsinler ve yavaş yavaş tek ruh, Adem, denen tüm sistemin nasıl çalıştığını ve bu sistemde nasıl doğru davranabileceğimizi anlamaya başlasınlar.

Kendinizi Bulun

Soru: İşe alma şirketleri tarafından yapılan son araştırmalar, garsonların, aşçıların, güvenlik görevlilerinin ve temizlik personelinin, salgın sırasında en çok kullanılmayan işler olduğunu gösteriyor.

Kelimenin tam anlamıyla yüz milyonlarca insan, bir gecede mesleklerini kaybedebileceklerini hissetti. Dün profesyonel bir işleri vardı ama bugün yok. Ne öneriyorsunuz? Bir insan bugün hangi mesleği seçmeli?

Cevap: Kişinin sadece kendisini bulması gerektiğini düşünüyorum. Kendinizi bulmak, sürekli olarak kendinize ve kişinin ne olduğuna dair daha doğru bir imaj yaratmak anlamına gelir. Ve mesleklere, insanlığın sadece küçük bir kısmı için, eğer varsa, ihtiyaç duyulacak.

İnsanların, günde minimum saat çalışacakları bir duruma geleceğiz ve geri kalan zamanlarda kendi kendine eğitimle ilgilenecekler. Her türlü eğitim programında yer alacak, kendilerini ve toplumu değiştirecekler. Bu,  kişinin gerçek işidir.

İnsanlığın Zorlu Yolu

Soru: İnsanlık için doğru yol nedir?

Cevap: Birbirimizle mutlak etkileşime ulaşmak için, sevgiyi yükseltmek. Kabala ilmi bundan bahseder. İbrahim’in insanlara öğretmek istediği şey buydu. Bundan sonrasında, onların itibarlarını başarıyla karalayan tüm dinler geldi ve sonuç olarak tüm önermeler sadece kağıt üzerinde kaldı.

BM, UNESCO ve dünyadaki insanlarla bir şekilde ilgilenmek için çağrılan diğer büyük kuruluşlar nerede? Sonuçta, egoizmi ıslah edene kadar, iyi bir şey olmayacak. Ve onu ıslah etmek için, belli ki akut bir cerrahi eyleme ihtiyacımız var.

Soru: Bu zor yolda hangi pratik adımları görüyorsunuz? Her ülke bu konuda ayrı ayrı mı çalışmalı yoksa tüm devletlerin ortak bir karara varacağı bir tür toplantı mı yapmalı?

Tabi ki, insanlar sizinle aynı fikirde olacak. Tek bir aile gibi sevgi içinde yaşamaya itiraz edecek çok fazla insan olduğunu sanmıyorum.  Ama pratikte bu nasıl yapılır? Ülkeler hangi adımları atmalılar?

Cevap: İlk adım, kişiyi eğitme ihtiyacının farkına varmaktır. Yeniden eğitim sistemi oluşturmak için, bizler zaten buna dair bir temele sahibiz. Günümüzde, her şey internet üzerinden gerçekleştirilmekte ve her insana sorunsuz olarak ulaşmaktadır.

Normal var oluşumuz için hangi işletmelerin gerçekten gerekli olduğunu net bir şekilde ortaya çıkarmalıyız. Her aile, bir daireye, gıdaya, giyime, güvenliğe ve tıbbi bakıma sahip olmalıdır. Yani, ihtiyacınız olan her şeye. Ama daha fazlasına değil. Kabala biliminin söylediği şey budur.

Ve geri kalan her şey eğitimimize harcanmalıdır. Örneğin, sekiz milyar insanın yarısı tüm işlerden serbest bırakılabilir veya dönüşümlü olarak çalışabilir. Onlar, öğrenmeyle ve uygulamalı olarak, Çevre edinerek birbirleriyle ilişkiler kurmakla ilgilenecekler.

Bu, insanların burs alacakları ya da diğer işçi düzeyinde olanların ödenek alacağı, zorunlu bir meslek haline gelecektir. Bunu uygulamaya başlamalıyız çünkü bu olmadan, dünyada hayatta kalamayacağız.

Soru: İnsanları birleştirmeye ne itmeli?

Cevap: Farkındalık veya ıstırap.

Soru: O zaman kim karar vermek zorunda? Mevcut liderler? Yoksa ülkeler bu tür dramatik değişikliklerin önemini ve gerekliliğini anlayacak yeni insanları mı aday gösterecek?

Cevap: Onların hiçbiri toplumu yeniden eğitemez, çünkü egoistlerden yeni bir şey beklenemez. Hala sistemlerini – akıllarında ve ruhlarında olan şeyi devam ettirecekler.

Kararlar, zengin ve fakir herkesle birlikte kapsamlı bir şekilde verilmelidir, aksi takdirde dünya hayatta kalamaz. Bugün olduğu gibi böylesi bir yapıda, genel doğa çerçevesinde onun var olma hakkı yoktur, çünkü doğa, şimdi bizlere mutlak bütünlüğünü göstermektedir.