Category Archives: Hayat

Bu Dünyaya Geri Dönmemek

Soru: Sistemin hangi kısmı ölüme ve doğuma kaç defa ihtiyacım olduğunu belirler? Kabala çalışarak bunu etkileyebilir miyim?

Cevap: Evet, yapabilirsin. Rabaş’ın ”Kişinin Reenkarne Olmamak İçin Ulaşması Gereken Derece Nedir?” adlı bir makalesi bulunmaktadır. Bu kişiye bağlıdır. Artık bu dünyaya dönmek istemediğimiz konusunda hemfikir olalım. Bu yaşamda, bu reenkarnasyonda tamamlamamız gereken her şeyi tamamlayacağız ve bu dünyaya veda edeceğiz.

Gerçekten de bu dünya daha yüksek, daha dürüst ve daha iyi olan herhangi bir manevi koşulla kıyaslandığında dünyaların en kötüsüdür, en düşük derecelisidir.

Soru: “Bu dünya ile bitirmek” ne demektir?

Cevap: Bir sonraki dereceye kadar niteliklerimizde benzer hale gelmek anlamına gelir.

To Not Return To This World

Manevi Utanç

Baal HaSulam, Talmud Eser Sefirot, Bölüm 1, “Histaklut Pnimit”: … neden ruhu böyle yanlış ve kirli bedende getirdi? Bilgelerimiz bunu şöyle açıkladılar, “Kişi kendisine ait olmayanı yediğinde kendi yüzüne bakamaz.” Bu bedava verilen her hangi bir hediyenin utanca neden olduğu anlamına gelir. Ruhları bu utançtan korumak için Yaradan çabanın olduğu bu dünyayı yarattı. Ve onların çabasından memnun olacağız, zira çabalarına karşılık Bütün’den karşılığını alacaklar ve böylece utancın yüz kızartıcılığından kurtulacaklar.

Manevi utanç, kendim için haz almanın hissiyatıdır.

Soru: Maddesel ve manevi utanç arasındaki bağlantı nedir?

Cevap: Manevi utanç, perdenin üstünde, ilk kısıtlamanın üstündedir. Bu nedenle, manevi utancı maddesel utanç temelli olarak belirleyemeyiz.

Spiritual Shame

Kabala Çalışması – Sınırlamalar Olmadan

Soru: Kabala çalışması kim içindir?

Cevap: İstisnasız herkes için, çünkü bu dünyada doğan herkes ebedi/sonsuz koşuluna erişebilir ve bu maddesel hayatta onlara verilen fırsattan yararlanarak, onun içinde kalabilir.

Soru: İnsanların çoğunluğu için bu yüce bilgeliği çalışmak için ne gibi bir ihtiyaç olabilir?

Cevap: İhtiyaç, hayatın anlamını/amacını anlamak ve ona ulaşmak, bu dünyadaki ölümden önce bile bir sonraki varoluş seviyesine yükselmektir.

The Study Of Kabbalah—Without Limitations

Kahkaha, Yaşamamıza Yardımcı Olur

Soru: Kahkahanın hayatta yardımcı olduğu bilinmektedir. Bilim adamları, kahkahanın önemli bir sosyal işlevi yerine getirdiğine ve insanları birleştirdiğine inanıyorlar. Kahkanın insanları birleştirdiğini söylemek mümkün mü?

Cevap: Bizim dünyamızda kahkaha, egoistik olabilen- alaycı, nispetçi ve tamamen küstah- bir tatminkarlık ifadesidir, çünkü egoizm kendisini basit, yapmacıksız bir biçimde gösterir.

Kahkaha, egoizmin hazzının daha fazla tezahürüdür.

Soru: Kahkahanın kökleri nelerdir?

Cevap: Kişisel haz. Kişisel tatmin. Genellikle, gördüğüm her şeyin kindar olduğunu söyleyebilirim.

Soru: Daha yüksek bir koşul, iyi kahkaha var mı?

Cevap: Kabala’da iyi kahkaha, Yaradan’a olan karşıtlığını ifşa etme üzerine anlayışa dayanır. Bununla birlikte, kişi eşzamanlı olarak bundan nasıl kurtulabileceğini anlar. Sarah’ın İshak’ın doğumunda söylediği gibi: “Yaradan beni güldürdü.” Bu zaten yüksek bir seviyededir.

Aynı zamanda, bir olgunun tamamen imkansızlığına dayanan, çok hoş, güzel ve neşeli bir şey ortaya çıkar. Bu nedenle kahkaha, iki karşıtın birleşimidir.

İyilik ve nezaket sadece kötülükten, zararlıdan ve karanlıktan ortaya çıkabilir.

Laughter Helps Us Live

Facebook’tan Soru: Bir Kişi Öldüğünde, Ruhu Nereye Gider?

Cevap: Ruh, ilk etapta var olmadığı için hiçbir yere gitmez.

Bir ruh, Yaradan’a benzerlik olarak kabul edilir yani Yaradan’a belli bir ölçüde benzer şekilde oluşturabileceğim arzular “ruh” olarak adlandırılır. Bana bağlı olmayan her şey, ihsan etme ve sevginin bir niteliğidir.

Başka bir deyişle, egoda herhangi bir şekilde yazılmamış olanları önemsemeye doğru egonuzun ihsan etme ve sevgiye yönelik sınırlarını aştığınızda, o zaman tüm nitelikleriniz bu özel anda birlikte organize olduğunda (sürekli değiştikleri için) bir ruh olarak adnaldırılırlar.

Hatırlatma: Bir ruha sahip olduklarını düşünenler ve onları çevreleyenlere karşı böyle bir tutum sergileyenler, şüphesiz bunu duyduklarında mutsuz olurlar.

Benim yorumum: Sıradan bir kişinin ruhu yoktur. Bir kişi sadece bir hayvandır. Hayvan vücudunun hücreleriyle birlikte doğal olarak ölmekte olan hayati bir bileşene sahiptir.

Ruh yaşamımız esnasında edinilmelidir. Bu hayat ve onun çeşitli safhaları bize verildi, yani, gelecek hayatlar, böylece ruhumuzu elde ederiz.

Soru: Bu bir kişinin hayatının amacı mı?

Cevap: Hayatın amacı, kişinin egoistik arzularından, bir ruh olarak adlandırılacak özgecil arzular yaratması.

Where Does The Soul Go After Death?

Hayatın Anlamını Bulun

Soru: Hayatın anlamı, Yaradan’ın yarattığı fiziksel bedende ebediyen yaşamayı öğrenmek mi?

Cevap: Hayır. Kabala’da ebedi beden, ihsan etmek için çalışan bir arzu anlamına gelir. Dolayısıyla hayatın anlamı, dünyamızın yapısında değil, bu ebedi bedenin yani ihsan etme arzusunun elde edilmesindedir, kişi Yaradan’a benzer olduğunda, O’nunla iletişim kurar, zira orada karşılıklı yapışma vardır.

Find The Meaning Of Life

İnsanlığın Bilinçsiz Gelişimi

Soru: On binlerce yıldır insanlığın bilinçsiz gelişiminin sebebi nedir?

Cevap: Sanki bu bize çok uzun bir zaman dilimi gibi görünüyor. Aydınlık ve karanlık arasındaki farkı açıklığa kavuşturmak için evren ve cansız, bitkisel ve hayvansal doğa tam olarak gelişmiştir.

Bu başlangıçta atomlar ve moleküller gibi en düşük cansız seviyede gerçekleşti. Ondan sonra, doğanın çeşitli biyolojik ve zoolojik bileşenlerinde, bitkisel ve hayvansal seviyelerde devam etti. Daha sonra, dünyamızın insan seviyesinde, sadece fizyolojide değil, aynı zamanda insan psikolojisinde de yer aldı.

Ancak bundan sonra kişi, manevi bir seviyede araştırma yapmaya layık olmaya yaklaşabilir.

The Unconscious Development of Humanity

Kendi Düşüncelerimizden Sorumlu Muyuz?

Soru: Kişi düşüncelerinden sorumlu mudur?

Cevap: Eğer kendine ve Yaradan’a karşıysa, o zaman evet. Eğer insanlığın geri kalanına karşıysa, o zaman hayır, çünkü düşünceler eyleme dönüşene kadar, başka insanlarla sorunumuz yoktur. Ancak prensip olarak, düşüncelerimiz eylemlerimizdir.

Soru: Ya bir insan düşünceleri vasıtasıyla dehşete kapılırsa?

Cevap: Önemli değil; onlar onun düşünceleridir ve onları düzeltmelidir.

Are We Responsible For Our Own Thoughts?

Yaratan Sizi Yalnız Bırakmayacak

Soru: Eğer insanın hayatında her şey önceden belirlenmişse, o zaman belki de en iyi çözüm, kendimi kandırmak mıdır?

Cevap: Tabii ki, kesinlikle pasif kalabilirsin ancak yalnız bırakılmayacaksın ve her türlü arzu senin içinde uyandırılacak.

Sen bir varlıksın, yaratılmış bir varlık ve bu yaşam döngüsünde (enkarnasyon) ya da bir sonrakinde, içinde Yaradan’ın eylemleriyle tam birliğe gelmelisin.

Soru: Yani bu düşünce gelip gitmeli ve gelip gitmeli. Kalıcı olamaz mı?

Cevap: O sürekli gelişiyor.

The Creator Will Not Leave You Alone

Duygular akılla nasıl barışır?

Facebooktan soru: Duyguları akılla nasıl barıştırabiliriz, çünkü duygularımız, dünyanın işlediği akılcı yoldan uzak olan, yaşam olaylarına verilen cevaplar olarak ortaya çıkıyor?

Duygularımızın akılla ilgisi yok. Duygular açığa çıkarlar çünkü arzulardan “atlıyorlar”. Ve arzu doğuştan doğamızdır.

Akıl, duyguları toplamak, onları çözümlemek, karşılaştırmak, frenlemek vb. için tasarlanmış edinilen ek bir sistemdir. Fakat genel olarak, akıl duyguların önünde zayıftır; önce arzular gelir, akıl ikincildir.

Soru: Duyguları frenlemek mümkün müdür?

Cevap: Hiçbir anlamı yok. Duygularınızın dengeli olduğu bir safhaya ulaşmak zorundasınız. Buna karşın olumsuz duygular, pozitif olanlarla dengelenebilir ve onlarla birlikte rahat hissedebilirsiniz, çünkü hem olumsuz, hem de olumlu duygular, yüce bir hedefe doğru birlikte çalışacaktır.

Ve hepsine ihtiyacınız olduğunu biliyorsunuz. Doğanızla veya etrafınızdaki insanlarla savaşmıyorsunuz. Aksine, birbirinizle uyum içinde olduğunuzda bir safhaya girersiniz. Bir kişinin artısı, bir başkasının eksi tarafından dengelenir. Biz, hepimiz birbirimizle doğru bir şekilde bağlantı kurduğumuz taktirde, ideal bir sistem oluşturacak ve tüm artılarımız – eksilerimiz mükemmel olarak birbirine uyum sağlayacak şekilde yaratıldık.

Soru: Yani artılar ve eksiler birleşmek üzere dünyanın dört bir yanına mı dağıtılmış?

Cevap: İşte sorun budur. Başka seçeneğimiz yok. Birbirimiz arasında bir şeyler yapmaya çalışıyoruz, hiçbir şeyin yardımcı olmadığı görerek cesaretimiz kırılıyor ve sonunda ölüyoruz.

Ama aslında, kendi kendimize hiçbir şey yapamayacağımızı ve Yaradan’dan bize yardım etmesini istememiz gerektiğini görmemiz gerekiyor. Ardından, doğru mozaikte çabucak bir araya geleceğimiz ve birbirimizi tamamlayacağımız etkinin altında, Yaradan üst Işık ile bizim üzerimizde parlayacak.

O zaman herkesin birbirimizle mükemmel uyumuna ulaşacağız. Tüm olumsuz ve olumlu duygular tamamlanacak, her insan başka biri için gerekli olacaktır. İşte bu şekilde mükemmelliğe ulaşacağız.

How Can Emotions Be Reconciled With Reason?