Category Archives: Hayat

Facebook’tan Soru: Bir Kişi Öldüğünde, Ruhu Nereye Gider?

Cevap: Ruh, ilk etapta var olmadığı için hiçbir yere gitmez.

Bir ruh, Yaradan’a benzerlik olarak kabul edilir yani Yaradan’a belli bir ölçüde benzer şekilde oluşturabileceğim arzular “ruh” olarak adlandırılır. Bana bağlı olmayan her şey, ihsan etme ve sevginin bir niteliğidir.

Başka bir deyişle, egoda herhangi bir şekilde yazılmamış olanları önemsemeye doğru egonuzun ihsan etme ve sevgiye yönelik sınırlarını aştığınızda, o zaman tüm nitelikleriniz bu özel anda birlikte organize olduğunda (sürekli değiştikleri için) bir ruh olarak adnaldırılırlar.

Hatırlatma: Bir ruha sahip olduklarını düşünenler ve onları çevreleyenlere karşı böyle bir tutum sergileyenler, şüphesiz bunu duyduklarında mutsuz olurlar.

Benim yorumum: Sıradan bir kişinin ruhu yoktur. Bir kişi sadece bir hayvandır. Hayvan vücudunun hücreleriyle birlikte doğal olarak ölmekte olan hayati bir bileşene sahiptir.

Ruh yaşamımız esnasında edinilmelidir. Bu hayat ve onun çeşitli safhaları bize verildi, yani, gelecek hayatlar, böylece ruhumuzu elde ederiz.

Soru: Bu bir kişinin hayatının amacı mı?

Cevap: Hayatın amacı, kişinin egoistik arzularından, bir ruh olarak adlandırılacak özgecil arzular yaratması.

Where Does The Soul Go After Death?

Hayatın Anlamını Bulun

Soru: Hayatın anlamı, Yaradan’ın yarattığı fiziksel bedende ebediyen yaşamayı öğrenmek mi?

Cevap: Hayır. Kabala’da ebedi beden, ihsan etmek için çalışan bir arzu anlamına gelir. Dolayısıyla hayatın anlamı, dünyamızın yapısında değil, bu ebedi bedenin yani ihsan etme arzusunun elde edilmesindedir, kişi Yaradan’a benzer olduğunda, O’nunla iletişim kurar, zira orada karşılıklı yapışma vardır.

Find The Meaning Of Life

İnsanlığın Bilinçsiz Gelişimi

Soru: On binlerce yıldır insanlığın bilinçsiz gelişiminin sebebi nedir?

Cevap: Sanki bu bize çok uzun bir zaman dilimi gibi görünüyor. Aydınlık ve karanlık arasındaki farkı açıklığa kavuşturmak için evren ve cansız, bitkisel ve hayvansal doğa tam olarak gelişmiştir.

Bu başlangıçta atomlar ve moleküller gibi en düşük cansız seviyede gerçekleşti. Ondan sonra, doğanın çeşitli biyolojik ve zoolojik bileşenlerinde, bitkisel ve hayvansal seviyelerde devam etti. Daha sonra, dünyamızın insan seviyesinde, sadece fizyolojide değil, aynı zamanda insan psikolojisinde de yer aldı.

Ancak bundan sonra kişi, manevi bir seviyede araştırma yapmaya layık olmaya yaklaşabilir.

The Unconscious Development of Humanity

Kendi Düşüncelerimizden Sorumlu Muyuz?

Soru: Kişi düşüncelerinden sorumlu mudur?

Cevap: Eğer kendine ve Yaradan’a karşıysa, o zaman evet. Eğer insanlığın geri kalanına karşıysa, o zaman hayır, çünkü düşünceler eyleme dönüşene kadar, başka insanlarla sorunumuz yoktur. Ancak prensip olarak, düşüncelerimiz eylemlerimizdir.

Soru: Ya bir insan düşünceleri vasıtasıyla dehşete kapılırsa?

Cevap: Önemli değil; onlar onun düşünceleridir ve onları düzeltmelidir.

Are We Responsible For Our Own Thoughts?

Yaratan Sizi Yalnız Bırakmayacak

Soru: Eğer insanın hayatında her şey önceden belirlenmişse, o zaman belki de en iyi çözüm, kendimi kandırmak mıdır?

Cevap: Tabii ki, kesinlikle pasif kalabilirsin ancak yalnız bırakılmayacaksın ve her türlü arzu senin içinde uyandırılacak.

Sen bir varlıksın, yaratılmış bir varlık ve bu yaşam döngüsünde (enkarnasyon) ya da bir sonrakinde, içinde Yaradan’ın eylemleriyle tam birliğe gelmelisin.

Soru: Yani bu düşünce gelip gitmeli ve gelip gitmeli. Kalıcı olamaz mı?

Cevap: O sürekli gelişiyor.

The Creator Will Not Leave You Alone

Duygular akılla nasıl barışır?

Facebooktan soru: Duyguları akılla nasıl barıştırabiliriz, çünkü duygularımız, dünyanın işlediği akılcı yoldan uzak olan, yaşam olaylarına verilen cevaplar olarak ortaya çıkıyor?

Duygularımızın akılla ilgisi yok. Duygular açığa çıkarlar çünkü arzulardan “atlıyorlar”. Ve arzu doğuştan doğamızdır.

Akıl, duyguları toplamak, onları çözümlemek, karşılaştırmak, frenlemek vb. için tasarlanmış edinilen ek bir sistemdir. Fakat genel olarak, akıl duyguların önünde zayıftır; önce arzular gelir, akıl ikincildir.

Soru: Duyguları frenlemek mümkün müdür?

Cevap: Hiçbir anlamı yok. Duygularınızın dengeli olduğu bir safhaya ulaşmak zorundasınız. Buna karşın olumsuz duygular, pozitif olanlarla dengelenebilir ve onlarla birlikte rahat hissedebilirsiniz, çünkü hem olumsuz, hem de olumlu duygular, yüce bir hedefe doğru birlikte çalışacaktır.

Ve hepsine ihtiyacınız olduğunu biliyorsunuz. Doğanızla veya etrafınızdaki insanlarla savaşmıyorsunuz. Aksine, birbirinizle uyum içinde olduğunuzda bir safhaya girersiniz. Bir kişinin artısı, bir başkasının eksi tarafından dengelenir. Biz, hepimiz birbirimizle doğru bir şekilde bağlantı kurduğumuz taktirde, ideal bir sistem oluşturacak ve tüm artılarımız – eksilerimiz mükemmel olarak birbirine uyum sağlayacak şekilde yaratıldık.

Soru: Yani artılar ve eksiler birleşmek üzere dünyanın dört bir yanına mı dağıtılmış?

Cevap: İşte sorun budur. Başka seçeneğimiz yok. Birbirimiz arasında bir şeyler yapmaya çalışıyoruz, hiçbir şeyin yardımcı olmadığı görerek cesaretimiz kırılıyor ve sonunda ölüyoruz.

Ama aslında, kendi kendimize hiçbir şey yapamayacağımızı ve Yaradan’dan bize yardım etmesini istememiz gerektiğini görmemiz gerekiyor. Ardından, doğru mozaikte çabucak bir araya geleceğimiz ve birbirimizi tamamlayacağımız etkinin altında, Yaradan üst Işık ile bizim üzerimizde parlayacak.

O zaman herkesin birbirimizle mükemmel uyumuna ulaşacağız. Tüm olumsuz ve olumlu duygular tamamlanacak, her insan başka biri için gerekli olacaktır. İşte bu şekilde mükemmelliğe ulaşacağız.

How Can Emotions Be Reconciled With Reason?

Vücut öldüğünde ne olur ?

Soru: Vücut öldüğünde, ruhun onu terk ettiğini söylüyorlar. Bedeni gerçekten terk eden nedir?

Cevap: Kabala’da “beden” terimi arzu anlamına gelir. Işık bu arzudan çıktığında, beden ölür. Başka bir deyişle, sadece almak isteyen bir arzu haline gelir. Buna ölü arzu ya da ölü beden denir. Prensip olarak bahsettiğiniz ölüm türü mevcut değildir.

Soru: Ölümden sonra, insanların ıslah olmamış ruhları nerededir?

Cevap: Her zaman onlar için benzer bir nitelik kazanan arzu içinde var olurlar.

Vücudun ölümünden sonra, daha geniş olarak ruhsal, hisli safhamızı hissetmeye başlarız. Vücut öldüğü için değil, belli bir egoist arzu yok olduğu için.

Soru: Bir kişi doğal bir ölümle ölebilir, öldürebilir, boğulabilir veya yanabilir. Ölüm yöntemi kişinin ruhunu ölüm anında etkiler mi?

Cevap: Hayır, çünkü ruhu yoktu. Bir insan üst dünya için arzu duymadan önce, sadece bu dünya seviyesinde ilerleme ile ilgilidir. Bu yüzden ruhsal ilerleyişinizi mümkün olduğunca çabuk başlatmak faydalıdır.

What Happens When The Body Dies?

Kişinin yaşam süresi neye bağlıdır?

Soru: Farklı insanların ortalama yaşam süresini ne belirler?

Cevap: Gerçekten önemli mi? Uzun yaşamak gerçekten bir hediye mi?

Yaşamda verilen ciddi sorunları çözebilirken, yaşamaya değer.

Bu olasılık tükendiğinde ve sadece hayvan bedenine hizmet etmek için var olduğunda, artık yaşamaya değmez. Ama biz onu yok etmeyiz; bu nedenle, beklenen yaşam süresini herhangi bir şekilde azaltmak yasaktır.

What Does One’s Lifespan Depend On?

Mutlak Mutluluk

Soru: Tam ve mutlak bir mutluluk durumu olarak tanımlanan Kabala’daki en yüksek koşul nedir?

Cevap: Mutlak mutluluk, egoist sistem (Klipa- kabuk, Tuma’a- kirlilik, Gasut- bayağılık) tamamlandığında ve sağ çizginin niteliği olan ihsan etme, sevgi ve önem vermeyle doldurulduğunda, sağ ve sol çizgiler arasındaki orta çizgiye tam entegrasyon ile yaratılır.

Eğer iki sistem, birbirlerinin tam kabulü ile aralarındaki orta çizgide aynı anda var olurlarsa, o zaman bu duruma mutlak mutluluk denir.

Ancak bu durum daimî olarak kalmayacaktır, çünkü bozulmalar, arızalar ve parçalanmalar onun içinde sürekli olarak ortaya çıkar. Başka bir deyişle, mutluluk koşulu da dahil olmak üzere, her manevi koşul dinamiktir/devingendir.

Absolute Happiness

Öğrencilerime Yeni Yıl İçin Dilekler

Önümüzde harika bir yıl var- daha fazla insan uyanışının yılı. Kendinizi bunun öğretmeni olmaya hazırlamanızı rica ediyorum. Bu size bağlıdır.

İleriye bakacaksınız, insanlara doğru bir şekilde nasıl yaklaşacağınızı, doğanın bize ne yol gösterdiğini düzgün şekilde onlara nasıl açıklayacağınızı, bu anın avantajlarından yararlanmamız için ne yapmamız gerektiğini, bu durumu bir sonraki daha yüksek ve ebedi doğanın seviyesine yükselmek için doğru bir şekilde öğreneceksiniz.

Maddi yaşamın çerçevesini terk ederek, sonsuz ve mükemmel bir hayat hissetmeye başlayacağız ve hayatımızın artık bedenimizin hissettiği duruma göre değerlendirilmediği, manevi bir düzlem üzerinde var olacağız.

Bu koşula ulaşmalı ve Kabala bilgeliğinin bizi bu koşula götürdüğünü tüm insanlara açıklamalıyız. Bu koşula birlikte ulaşalım. Hiçbir şeyi değiştirmeye veya kendimizi herhangi bir şekilde sınırlamaya ihtiyacımız yok. Tek bir şeye ihtiyacımız var- aramızda ve daha sonra onların içinde doğru bağlantıları kurmak. Tam olarak aramızdaki boşluklarda, yüksek koşulu keşfetmeye başlayacağız.

Sizlere sağlık ve aranızda muazzam karşılıklı sevgiyi diliyorum, böylece sıcaklığımızı tüm dünyaya yayacağız ve tüm dünya çevremizde bir araya gelecek ve hepimiz, sihirli bir halıda gibi, bir sonraki seviyeye yükseleceğiz.

Wishes For My Students For The New Year

Toplam 8 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...Son »