Category Archives: Hayat

Yaşam, Ölüm Ve Bilinç

Soru: Eğer ruh değilse, o zaman reenkarnasyonda, yeni doğumda yeni bedene ne girer?

Cevap: Kalpteki nokta.

Soru: Biyolojik beden öldüğünde, bilincimize ne olur?

Cevap: Hiçbir şey olmaz. Gerçek şu ki, bilincimiz, egoizmimizi korumak için vardır. Egoizm öldüğü zaman, yani bizden gizlendiğinde, o zaman bilinç bizim için yararsız hale gelir. Bu nedenle kaybolur.

Ancak bizim metodumuzun yardımıyla, yeni bir tür bilinç ve yeni bir tür arzu geliştiririz. Yeni bilinç, yeni arzuya – verme arzusuna – hizmet eder. Ve bunun için ölmemize gerek yoktur. Bedenimizin şu anki var oluşunda, birçok yaşam ve ölüm yaşayabiliriz.

Dahası ölümümüzü hissetmeyeceğiz, çünkü zaten tamamen farklı bir “bedenin ötesinde” koşulu içinde olacağız.

Life, Death, And Consciousness

Geleceğimiz Robotlar

Haberlerde (Reuters): “İsviçreli mühendislik grubunun Cumartesi günü yaptığı açıklamaya göre ülkedeki en büyük endüstriyel robot üreticisi konumunu korumak amacıyla Şangay’da 150 milyon dolara inşa etmeyi planladığı Çin’deki yeni ABB (ABBN.S) fabrikasında robotlar, robot üretecekler…

“Çin, oradaki insan işçilerin ücretleri arttıkça ve ülke düşük maliyetli ülkelerle daha fazla otomasyon ile rekabet etmek istediğinden robot işgücünü genişletiyor. ABB, 2017’de, dünyada satılan her üç robottan birinin, neredeyse 138,000 robot satın alan Çin’e gittiğini bildirdi.

“ABB’nin 7,000 metrekarelik yeni fabrikasının, insanların ve robotların birbirlerine yakın mesafede güvenli şekilde çalışabilmelerine izin veren yazılımı kullanacağını söyleyen şirket, YuMi robotlarının ( insanlarla yan yana çalışmak üzere tasarlanmış) bir ABB robotu imal etmek için gerekli küçük parça montaj görevlerinin çoğunda kullanılacağını da ekledi.”

Soru: İnsanlar, gazeteciler ve bilim insanları geleceğimizin robotlar tarafından yönetilmesinden endişeliler! Geleceğimiz, robotlarla neye benzeyecek?

Cevap: Geleceğimiz, bir insanın manevi çalışma dışında bir işinin olmayacağı bir duruma doğru ilerliyor. Sadece robotların yapamayacağı şeylerle ilgileneceğiz—aramızdaki doğru içsel, manevi birleşme.

Robotlar geriye kalan her şeyle ilgilenecekler. Genel olarak, dünyamız yavaş yavaş hepimizin maneviyata geçeceği noktaya ulaşıyor. Sadece robotlar maddi dünyada kalacaklar. Sonrasında, onlar da yok olacaklar.

Esas olarak, dünyamız yavaş yavaş kendini fiziksel bir madde olarak değil, kuvvetlerin, ruhun, bir kuvvetler ağının dünyası olarak gösterecek. Madde gerçekten yoktur. Bunu zaten kuantum fiziğinde görebiliyoruz.

Bu yüzden, robotların bizim yerimizi alacağı gerçeği konusunda endişelenmek için hiçbir neden yoktur. Aksine, yaptığımız her şeyin robotlara aktarıldığından emin olmak için çaba göstereceğiz ve robotların yapamayacağı şeyleri yapacağız: manevi çalışma, aramızda birleşmek ve varoluşun bir sonraki seviyesine, manevi dünyaya çıkmak.

Our Future Is Robots

Zengin Ağlaması

Haberlerde (Bloomberg): “Dünyanın En Zengin İnsanları 2018’de 511 Milyar Dolar Kaybetti”, “Dünyanın en zengin insanları, bu yıl 511 milyar dolar kaybettiler, arka arkaya yapılan mal tasfiyesi satışları nedeniyle yılın ilk yarısında yapmış oldukları kar yok oldu.”

Benim yorumum: Gerçek şu ki, insanların ilerlemesini engellemek için bir fırsata sahip olup olmadıklarını anlamaları gerekmektedir. İnsanlara, karşılıklı bağ için, onların tamamlanmaları için, herhangi bir bilgi vb. için ne kadar oyuncak sunarsanız o kadar titiz ve seçici hale gelirler.

Artık Facebook’la bile o kadar ilgilenmiyorlar. Onlar sadece reklamlara bakamazlar. İnsanlar o kadar bıktılar ki, çocuklara bile baskı yapamazlar.

Yani, zenginlerin son 20 yılda yapmış oldukları her şey gittikçe daha az işlemeye başlıyor. Tüm entelektüelliklerine rağmen, bu geçer/sona erer. Egoistik birikim dönemi kendini çürütmek zorunda kalacaktır.

İnsanlık hala gelişiyor. Bu nedenle, biriktirdikleri bu dolarların hiçbir değeri olmadığını ve artık para kazanma fırsatlarının olmayacağı zamanın çok hızlı bir şekilde geleceğini görüyorum.

İnsanların genel olarak daha fazla basitlik için gayret göstereceğini düşünüyorum. Onlar, çimenlere oturmak, biraz içmek, bir şeyler atıştırmak, normal müzik dinlemek, kuşların ötüşünü ve etrafta koşan çocukların kahkahalarını isteyecekler. Kalbe çok yakın ve hoş bir şeyler isteyecekler ve kafalarını, beyinlerini, ruhlarını ve duygularını çok yapay bir şeyle rahatsız etmeyecekler.

Umarım bu şekilde olur.

The Rich Cry

Ölüm Geciktirilebilir Mi?

Soru: Ölüm gibi doğal bir olay, neden içgüdüsel olarak korku yaratır? Onun manevi kökü nedir?

Cevap: O kayıptır, gözden kaybolmaktır, yok oluştur, hiçbir şey kalmaz. Bir egoist olarak kişi, hayatı çoğunlukla ıstırapla dolu olsa da onu kaybettiği için çok üzgündür.

Üstelik, yaşamımız boyunca elde ettiğimiz haz miktarını, çektiğimiz acıya oranla hesaplasaydık o zaman, elbette, yaşamaya değmez. Buna rağmen, hayvan bedenimiz buna gerçekten meydan okumaktadır.

Soru: Ölüm korkusunu doğru bir şekilde nasıl kullanabiliriz?

Cevap: Şu an için, ölümden korkmamız gerekir, böylece Kabala’da belirtildiği gibi, bu bizleri gerçek yaşamı seçme olasılığına itecektir. Bu nedenle; sonsuz, mükemmel bir yaşam elde etmek için ölüm korkusuna ihtiyacımız vardır.

Soru: Yaradan’dan, daha fazla maneviyat edinebilmek için, ölümü geciktirmesini istemek mümkün müdür?

Cevap: Bu yanlış bir sorudur. Ölümü ertelemek yerine maneviyatı edinmeye çalışın.

Can Death Be Delayed?

Yaradan ile Nasıl Doğru İletişim Kurabilirsiniz?

Soru: Kişi gün boyunca Yaradan ile doğru bir şekilde nasıl iletişim kurar?

Cevap: Nasıl isterseniz, önemli olan unutmamaktır.

O`nunla tamamen farklı koşullardan iletişim kurabilirsiniz: sevgiden, nefretten, azarlayarak veya kutsayarak. Ne istiyorsanız onu yapın! Tüm olayların/durumların arkasına gizlenen O’nu bulmaya çalışın; asıl mesele sımsıkı tutmak ve kaybetmemektir. O`nu yakaladığınızda, kendi içinizde her zaman bununla yaşayacağınız bir koşul bulmaya çalışın.

Nasıl birden bire arap saçı gibi hayatın tamamen öngörülebilir, anlaşılabilir ve sebep-sonuç şeklinde çözülmeye başladığını anlayacağınıza dair hiçbir fikriniz yok. Kök ile, başınıza gelen her şeyin kaynağıyla bir bağa sahip olacaksınız.

How Can You Communicate Correctly With The Creator?

Ölüm Korkusu

Soru: Yaratan’ı haklı çıkarıyorum, ancak haklı çıkaramayacağım tek şey fiziksel ölüm. Ne yapmalıyım?

Cevap: Eğer ölüm korkusu olmasaydı, bu dünyada büyük bir karışıklık yaratırdık. Ölümsüz olduğumuzu hayal edin. Bir insan kendine ve başkalarına ne kadar çok zarara neden olurdu? Sonra her gün, bir Anka kuşu gibi, tekrar doğar/ayağa kalkar ve her şey tekrardan yine aynı olurdu. Bu korkunç!

Ölüm kurtuluştur. Ölüm korkusu olmasa, bir insan hiçbir şey yapmazdı. Çok hızlı bir şekilde kendini ölüme götürürdü.

Ölüm korkusu, bir insanı yaşamın anlamı hakkında düşünmeye zorlayarak yardım eder; “Ne için? Ne? Neden? Hangi hesapla/sebeple hayatımı sonlandırırım? Bundan başka bir şey var mı?”

En önemli soru: “Ne için yaşıyoruz?”

Not: Ama her nasılsa kimse bunun hakkında sormaz.

Yorumum: Bilinçaltında, herkes yapar! Çocuklar bile bu soruya sahiptir.

Soru: İnsanları, ölümün başka bir koşula geçiş olduğunu açıklayarak eğitmek mümkün müdür?

Cevap: Tabii ki. Psikolojik olarak bir insana her şeyi yapabilirsiniz, o ölümden korkmayacaktır.

The Fear Of Death

Yaratan Bizi Nasıl Geliştirir?

Soru: Yaradan, bizi haz ya da acı vasıtasıyla mı geliştirir?

Cevap: Bunu acı vasıtasıyla yapar, çünkü bilmediğim zaman acı çekerim ama keşke bilebilsem, edinebilsem, hissedebilsem ve görebilseydim!

Acı çeken Kli (kap), edinim için temeldir. Ancak, ıstırap, arzu edilen için sevginin ve özlemin acısı olabilir, bu da onu gerçek edinimden daha tatlı yapar.

Arzu ettiğiniz bir şeye özlem duyduğunuzda, edinimi aldığınız kap sınırsızdır. Onun ne olduğunu bilmiyorsunuzdur ve bu yüzden bir arayış, akış içinde yaşarsınız. Bir şeyi edinir edinmez, çok sınırlı olduğu ortaya çıkar. Bunun nedeni ise onun üzerine bir sınır koymanızdır. Sonunda Kli’nin hiçbir şeyle sınırlı olmadığı, tam ıslaha ulaşırız.

Soru: “Acı” kelimesi hem bizim dünyamızın hem de maneviyatın anahtar mıdır?

Cevap: Evet, ancak bu ne tür bir acı üzerine olduğuna bağlıdır: hazzın elde edilmesi için mi, realitenin tamamlanması mı yoksa karşılıksız acı çekmek için mi gereklidir.

How Does The Creator Develop Us?

Yeni Bir Gün – Yeni Bir Hayat

Soru: Manevi dengenin dışsal bir örneğini verebilir misiniz ve o kendini nerede göstermektedir?

Cevap: Hayır, çünkü bizim dünyamız manevi güçlerin dengesine bir örnek değildir.

Dünyamızda manevi hiçbir şey yoktur. O sadece bir kişiyi içsel birliğe getirmek için gereklidir. Bu nedenle, soyutlanmış negatif güçler burada çalışır. Olumlu güçler yoktur, bazen çalışsalar da bu sadece bizi “O’ndan Başkası Yok” şeklindeki doğru tanıma getirmek için ters bir durumdur.

Soru: Belki de bunu şu anda, uyum ve sevginin hüküm sürdüğü ama herkesin dünyada dünden önceki günlerde yaşanan kavgaları ve uyuşmazlıkları hatırladıkları bir aile örneğinde görmek mümkündür?

Cevap: Hiçbir şey unutulmaz. Ancak, her iki eş de kendilerini bilinçli bir şekilde dengeliyorlarsa ve her ikisinin de doğru birlikteliğe yönelik net bir istekleri varsa, çünkü her iki tarafta da kötülük olduğunu anlarlar ve bununla bağlantılı olarak bir çeşit iyilik de mevcuttur ve bunları dengeye getirmek isterler. Daha sonra kötülüğü etkisiz hale getirirler ve kontrol altında tutarlar. Bu manevi sistemin, daha çok ya da daha az nasıl var olduğudur.

Yorum: Sıklıkla eşinizle olan ilişkinizden örnek verirsiniz. Eğer akşam bir tartışma yaşadıysanız, ondan sonra sabahleyin hatırlamıyorsunuz ve bunun hakkında konuşmuyorsunuz.

Cevap: Bunun gibi değil. Ertesi sabah her şeyi hatırlıyorum ve eşim de öyle. Yine de, her sabah temiz bir sayfayla başlayacağımıza karar verdik ve bu yüzden hiçbir şey olmamış gibi davranıyoruz.

Aramızda bir antlaşma var ve onu ihlal etmemeye çalışıyoruz. Bu iyi, ciddi manevi çalışmadır. Ertesi gün, geçmişi hatırlamayacağımız konusunda anlaştık. Bir kere gün bittiğinde, üzerine çarpı atılır.

Soru: Kişi bunun kendisi için iyi olduğunu anlar mı, bu şekilde tüm sıkıntılarını atlatabilir mi?

Cevap: Aksi takdirde, uzun yıllar boyunca bir evliliği sürdüremezsiniz. Biz 50 yıldır evliyiz!

Soru: Kişi gücü nereden alabilir? Yaradan’dan mı?

Cevap: Hayır. Burada sadece evliliği sürdürme arzusuna ihtiyacınız var. Belli bir davranış sistemi geliştirmelisiniz.

A New Day—A New Life

Nerede Yaşayacağını Seçme Hakkı

Soru: Yaşadığımız yeri seçme hakkına sahip olmalı mıyız?

Cevap: Bir insanın yaşamdaki ana hedefi, toplum için en üst düzeyde olacak şekilde maksimum verimle kendini gerçekleştirmektir.

Bu nedenle, eğer kendini inceledikten ve sınadıktan sonra, kişi, insanlığın yararı için kendini belli bir yerde gerçekleştirebileceğini hissederse, o zaman kesinlikle seçme özgürlüğüne ve bulunduğu yeri terk etme ve tüm insanlığa en çok faydayı sağlayabileceği yere gitme fırsatına ihtiyaç duyar.

Bununla birlikte, bunu ancak insanlığın kendisine bu belirli yerde ihtiyaç olduğunu gerçekten gördükten ve doğruladıktan sonra yapmalıdır. Bu sadece onun arzusu olmamalı, ona öyle “görünüyor” olmamalı. Hayır, o genel kanunu bilir ve Baal HaSulam’ın yazdığı gibi, o zaman kendini en iyi nerede gerçekleştirebileceğini anlayan insanlardan özel izin alabilir. O zaman elbette gitmeli ve orada görevini yapmalıdır.

Ayrıca, kişinin yapacak hiçbir şeyi yoksa ve basit egoist, maddi formunda başkalarının onun için hazırladığı daha büyük bir egoizmi yerine getirmek uğruna, kendisini oradan oraya sürüklüyorsa, bu kesinlikle onu toplum için faydalı yapmaz. Bunun haklı olduğunu düşünmüyorum.

İşte bu nedenle, bugün göçün, örneğin Asya’dan Avrupa’ya, ne Avrupa’ya nede Asya’ya faydası yoktur.

The Right To Choose Where To Live

Bu Dünyaya Geri Dönmemek

Soru: Sistemin hangi kısmı ölüme ve doğuma kaç defa ihtiyacım olduğunu belirler? Kabala çalışarak bunu etkileyebilir miyim?

Cevap: Evet, yapabilirsin. Rabaş’ın ”Kişinin Reenkarne Olmamak İçin Ulaşması Gereken Derece Nedir?” adlı bir makalesi bulunmaktadır. Bu kişiye bağlıdır. Artık bu dünyaya dönmek istemediğimiz konusunda hemfikir olalım. Bu yaşamda, bu reenkarnasyonda tamamlamamız gereken her şeyi tamamlayacağız ve bu dünyaya veda edeceğiz.

Gerçekten de bu dünya daha yüksek, daha dürüst ve daha iyi olan herhangi bir manevi koşulla kıyaslandığında dünyaların en kötüsüdür, en düşük derecelisidir.

Soru: “Bu dünya ile bitirmek” ne demektir?

Cevap: Bir sonraki dereceye kadar niteliklerimizde benzer hale gelmek anlamına gelir.

To Not Return To This World