Category Archives: Hayat

İyi Eylemler Nelerdir?

Soru: İyi eylemler nelerdir?

Cevap: İyi eylemler, ortak bir arzu ile diğerleriyle bağ kurmak istediğiniz ve kendiniz aracılığıyla dostlarınızı doldurmak için üst ışığı çekebildiğiniz zamandır; yani Yaradan ve diğerleri arasında iletici bir linksinizdir. Diğerlerini doldurmak, bu iyi bir eylemdir.

Soru: Eylemlerimin iyi olduğunu nasıl bilebilirim? Kabalada “iyi” kategorisi nedir?

Cevap: Bu çok basittir. İlk kural “nefret ettiğiniz şeyi başkalarına yapmayın”. Diğerleriyle nasıl ilişki kurmak istediğinizi düşünün. Nasıl muamele edilmek istersiniz? Siz de öyle muamele edin.

What Are Good Deeds?

 

Geleceği Belirleme

Soru: Bir yandan her zaman gelecekte yaşadığımızı söylüyorsunuz,  öte yandan gelecek olmadığını. Bunu açıklayabilir misiniz lütfen?

Cevap: Gerçek şu ki, her zaman kendimi geçercesine kendimden yarım adım önde giderim. Aksi halde, şu anki durumumda var olamam. Buna sanki gelecekte yaşıyorum deniyor. Ama gerçekten bir gelecek yoktur çünkü onu ben belirlerim. Bir yandan onu beklerim ancak diğer taraftan onu önceden belirlerim.

Kabala bilimi çok basit bir şekilde şöyle der: geleceğin kendisinin size geldiğini düşünüyorsanız, o zaman hayvansal düzeyde var olursunuz. Doğanın cansız, bitkisel ve hayvansal seviyeleri – sizi kontrol eden şey budur.

Geleceğinizi kendiniz belirlemek istiyorsanız,  o zaman lütfen onu kendiniz tanımlayın ancak bunun için geleceğin yalnızca insanlar arasındaki birlik derecesine bağlı olduğunu anladığınız, uygun kontrol seviyesine yükselmelisiniz.

Birliğimiz ne kadar güçlüyse gelecek o kadar iyidir, bizler zamanı hızlandırırız ve olaylar daha koordineli hale gelir. Ne kadar çok insan kendi aralarında daha büyük bir ayrılık yaşıyorsa,  gelecek ve elbette her şey de o kadar kötüdür.

Dolayısıyla birliğimize veya ayrılığımıza karşı olan etkileşimlerimizle geleceği biz kendimiz belirleriz.

Determine The Future

 

Hayatın Anlamı İle İlgili Soruya Giden Uzun Yol

Soru: Kalkan ve kılıçla ilgili kısa bir hikâyede kral, oğluna ilk önce ona nasıl kullanılacağını öğretmeden bir silah sunar ve gizlenmeye gider. Neden oğluna, ona saldıracaklarını bildiği halde düşmanlarla nasıl savaşılacağını göstermemiştir?

Cevap: Bu dünyada da böyle hissetmiyor musunuz? Buraya atıldığınızı ve ne için, neden ve nasıl olduğunu bilmediğin hissine kapılmadınız mı? Birdenbire, kendinizi üst dünyada hissetmenize ve varlığınızın amacını öğrenmenize yardımcı olacak bir Kabala bilimi olduğu size söylenir.

Sonuçta, gerçekten sizler kayboldunuz ve hiçbir şey bilmiyorsunuz. Bu gerçekten maddi dünyadaki durumumuzdur. Bu nedenle, her şeyden önce, gerçekten böyle bir durumda olduğumuzu belirtelim.

Şimdi başka bir soru: Neden bizlere, nerede olduğumuzu, ne için ve neden olduğunu bilmediğimiz, hayvanlar gibi var olduğumuz bir koşul verilmektedir?

Yavaş yavaş insan olana kadar, hayvanlar gibi binlerce yıldan beri gelişiriz. Daha sonra, binlerce yıl daha gelişmeye devam ederiz ta ki sözde insanlar olarak “Neden varım?” “Ben kimim?”, “Yaşamın amacı nedir?”, “Hayatın anlamı nedir?”, ”Doğumdan önce ve ölümden sonra bana ne olur?” gibi sorular sormaya başlayana dek. On binlerce yıl, insanlık bunun hakkında düşünmeye ve sorular sormaya başlayana kadar geçer çünkü her nesilde egoizm büyür ve bizi yavaş yavaş geliştirir. Şimdi, neden bütün bunlar gerekli? Gerçekten ihtiyacımız var mı? diye düşünüyoruz. Cevaplarını bulmanın çok zor olduğu birçok soru var.

Neden hemen cevap alamıyoruz? İlk önce sorumuzu anlamamız için. İnanın bana, o kadar basit değildir. Uzun bir süre, belki birkaç yıl boyunca bile, bu soru sizde tamamen olgunlaşana kadar acı çekeceksiniz. Ancak o zaman onun içinde cevabı göreceksiniz.

The Long Road To The Question About The Meaning Of Life

 

İnsanın Geleceğini Ne Belirler?

Soru: Bir insanın geleceğini ne belirler?

Cevap: Hiç kuşkusuz, herkes geleceğe ilgi duymaktadır. Zamanın her anında, o şimdiki zaman içinde ortaya çıkar ve şimdiki zamana dönüşür.

Bu nedenle, gelecek sürekli bize bağlantılıdır ve bugünümüzü belirler. Çok yakında olmasa da bir şeylerin gerçekleşmek üzere olduğunu biliyorsak, yine de onu bekleriz ve şimdiki durumumuz özellikle de ruh halimiz, dünyaya ve hayata karşı tutumumuz ona bağlıdır. Bu nedenle gelecek, yaşamlarımızı önemli ölçüde etkileyen bir faktördür.

Soru: İnsanı hayvandan ayıran şey bu mudur?

Cevap: Hayvanlar geleceği hisseder, ancak bir insanla aynı ölçüde değil ve onlar buna duyarlı değildirler.

Bir kişinin geleceği, şimdiki zamanda kendini ayarlama şekline bağlıdır. Sonuçta, gerçekte gelecek yok. Eğer pasif olarak yaşarsak o zaman geleceği, ne olacağını, diğer insanlara, koşullara ve diğer her şeye bağlı olarak belirleriz.

Manevi olarak yaşadığımız zaman, ne gelecek ne de şimdi vardır. Bir şekilde geçmiş hakkında konuşabiliriz çünkü zamanın aktığı bir koşuldaydık, içimizde bir takım değişiklikler oluyordu. Ancak, şu an şimdiki zamanın içindeysem kendimi açıkça, geleceği olmayan yaratılmış varlıktan, yaratabilirim.

Bu bizim dünyamızda kulağa çok tatsız gelmektedir “Geleceğiniz yok” ve bunu bir kişiye söylemek onu öldürmek demektir. Oysa Kabala bilgeliğinde, böyle değildir. Geleceğin yok çünkü şimdi onu, kendin yaratacaksın.

Git ve onu yap, şekillendir, resmini çiz ve olacak şey bu. Ve ne zaman olacak? Sen ne zaman istersen.

Ancak, geçmiş, şimdi ve gelecek yoksa hiçbir dünya yoksa ve bunlar bize sadece üst ışığın beyaz arka planındaki niteliklerimiz tarafından gösteriliyorsa, o zaman “İnsanın geleceğini ne belirler?” sorusunun anlamı nedir? Bu kişiye bağlıdır!

Ve sadece acınacak halde ifade ettiğimiz “Bir kişi kendi geleceğini yapar!” şeklinde değil. Hayır. Gerçek şu ki, kendisini etkileme algoritmasını bilen her insan, kendisini ve geleceği yaratır çünkü onun içsel arzuları, onu ve dışsal arzuları (etrafındaki dünyayı) yaratır. Bu nedenle, gelecek yalnızca kendisine, onun tüm unsurlarına ve ayrıntılarına bağlıdır.

Buna gelmek kolay değildir. Ancak, bizler buna muktediriz ve bir gün yapabileceğiz. Bu süre içinde, bize bu bir hayal gibi gelmektedir.

What Determines The Future Of A Person?

 

Arzu Değişir, Düşünceler Değişir

Soru: Bir arzu beni kapladığında, onun hakkında durmadan düşünebilirim. Arzu aniden daha yüksek bir düşünce seviyesini nasıl etkileyebilir?

Cevap: Arzu değişir, düşünceler değişir. Yeni arzuma nasıl hizmet edeceğimi düşünmeye başlıyorum.

Soru: Arzu değişene kadar düşünce değişmez mi?

Cevap: Tabii ki. Boş bir kafayla,  hiçbir şey düşünmeden, içinde dolaşan dalgalar dışında hiçbir şey olmadan ne kadar zaman harcıyoruz. Bir şey için bir arzu ortaya çıkar çıkmaz, işte budur, zaten onu nasıl ve ne zaman yerine getireceğimi düşünmeye başlıyorum.

Desire Changes, Thoughts Change

 

Düşünce En Büyük Güçtür

Soru: Bizim dünyamızda bir düşünceyi ölçmek mümkün müdür? O elektromanyetik bir dalga mı yoksa başka bir şey midir?

Cevap: Düşüncelerimiz tamamen maddeden bağımsızdır. Doğal olarak, içimizde bazı maddesel tasvirler verirler. Beyin ensefalogramları vb. ile farklı potansiyelleri ölçebiliriz, ancak bunlar düşüncelerin kendileri değildir, düşüncelerde bir şey olduğunda, buna tepki veren maddesel taşıyıcıların bir sonucudur.

Düşünce, tüm dünyayı altüst edebileceğiniz en büyük güçtür. Bizim dünyamızın üstündedir ama buraya bir kontrol sinyali olarak iner.

Soru: Bu en görünmez olanın, en güçlü olduğu anlamına mı gelir?

Cevap: Kesinlikle. Örneğin, bir atom bombasında görülecek ne vardır? Bir kilogramlık az miktarda madde. Patladığında ona ne olur? Karşıt öğeleri, örneğin artı ve eksiyi birbiriyle bağlarsanız, hangi enerjiyi elde edersiniz ?!

Soru: Serbest bırakılan bu enerjiyi, bir düşünce ile karşılaştırabilir miyiz?

Cevap: Hayır, düşünce çok daha güçlüdür çünkü mesafe ve kuvvetle sınırlı değildir. Her şey yalnızca onu kullanan kişiye ve onu kullanış şekline bağlıdır.

Soru: Düşüncenin gücü olumsuz olabilir mi? Örneğin, nazar da bir düşünce midir?

Cevap: Evet, bunlar kullanılmaması gereken çok zararlı düşüncelerdir ama onlar vardır.

Soru: Maneviyatın, maddesellikten bağımsız olduğunu söyleriz. Fakat bir düşünce maddi olmamasına rağmen, yine de bizi etkiler. Bu tek yönlü bir etki midir?

Cevap: Hayır. Maneviyatın maddeselliği etkilemediğini söyleyerek, tamamen farklı bir şey kastederiz. Ancak, maddeselliği kontrol eden maneviyattır. Ruh değilse, maddeyi başka ne kontrol edebilir?

Soru: Bu, maddi olmayan düşüncelerin, maddeselliği kontrol ettiği anlamına mı gelir?

Cevap: Elbette. Dünyayı düşüncelerimizle ne kadar bozduğumuzu bilseydik, ne yapacağımızı hayal bile edemiyorum! İnsanların hangi fiziksel koşullara sahip olduklarına ve bedenlerinin ne kadar acı çektiğine bakın! Bu, sadece bizim kötü düşüncelerimiz yüzündendir.

Thought Is The Greatest Force

 

Haz – İyi Eylemlerin Sonucu

Soru: Kabala’da haz kavramı nasıl açıklanır? Örneğin inanç sevgidir, ihsan etmedir. Peki haz?

Cevap: Haz, ihsan etme eylemini gerçekleştirebildiğim gerçeğinden gelir. Şöyle dendiği gibi; “ Haz, iyi eylemlerin bir yansımasıdır.”

Verme, sevme, sarılma, yardım etme, ileriye doğru itme gibi iyi eylemler yaptığınızda, o zaman haz duyarsınız.

Joy—The Result Of Good Deeds

 

Doğanın Karşısında Çaresizlik

İnsanlık kendini belli bir alanda yaşıyormuş gibi hisseder. İçinde var olduğumuz şeye, dünyamız deriz. Bu, etrafı saran doğa, onun cansız, bitkisel, hayvansal seviyeleri ve insanlardır.

Dünyamız bir şekilde yönetilmekte ve kendi yasalarına göre yaşam sürmektedir. Bizler bu yasaları öğrenir ve onların arasındaki bazı bağlantıları, bizi nasıl etkilediklerini, onları nasıl etkileyebileceğimizi,  doğanın özelliklerini ve bu dünyada var olmamız için, onu kazançlı ve rahat hale getirmek için doğaya nasıl boyun eğdirileceğini bulmaya çalışırız.

Dünyada binlerce yıl süren gelişimimizin bir sonucu olarak, dünyamız hakkında hâlâ çok az şey bildiğimiz sonucuna varırız, çünkü onun içinde tahmin edemediğimiz olaylar gerçekleşmektedir ve kontrol edemediğimiz güçler vardır. Onlar bizi korkunç bir şekilde etkilerler, korkuturlar ve bizi küçük, önemsiz ve berbat hissettiren durumlara sokarlar.

Bilimin başarılarına rağmen, ne zaman bir deprem veya bir kasırga olacağını ve bunların etkilerinin ne olacağını bilmemekteyiz. Genel olarak, gelişmekte olan, bize büyük sıkıntılara neden olan, muazzam doğa güçleri vardır ve bu konuda hiçbir şey yapamamaktayız.

Yaşamlarımızla hiçbir şey yapamamakta, iyi bir toplum yaratamamakta, eşler, çocuklar ve ebeveynler arasında doğru ilişkileri kuramamaktayız. Hayatımızda sınırlı olduğumuz, doğanın karşısında ve kendimiz karşısında zayıf olduğumuz gerçeği hakkında hiçbir şey yapamamaktayız. Yaşam ve ölüm karşısında çaresiziz ve bunu çok iç karartıcı buluruz. Bilinçaltında bu bizi küçük düşürür/utandırır.

Genel olarak, hakkında hiçbir şey bilmediğimiz bir dünyada yaşamaktayız.

Soru: Doğanın bizi geliştiren, fakat bizim bilmediğimiz belli algoritmaları(işlem süreci) var mıdır?

Cevap: Onları biraz anlasaydık ve yavaş yavaş onları bilmeye gelseydik bile, bu bize yönetim konusunda yardımcı olmazdı. İnsanlığın gelişimi, sadece bir şekilde kendimizi doğanın olumsuz etkilerinden koruduğumuz gerçeğini ortaya koyar, daha fazlasını değil.

Kişi kendisinin, onu her seviyede yöneten güçler sisteminin içinde var olduğunu keşfeder. Ekonomi, aile ilişkileri, devlet ilişkileri veya ekoloji alanında hiçbir şey yapamayız. Bizim çağımızda, böyle bir refah, böyle bir güç ve bu tür doğa anlayışını elde ettiğimiz zaman, ancak çok zayıf olduğumuza ve bunu bilmediğimize ikna olmuş oluruz.

Helplessness Before Nature

 

Manevi Çaba İçin Enerjiyi Nereden Alırsınız?

Soru: Kabalistler manevi çaba için enerjiyi nereden alırlar?

Cevap: Sadece Yaradan’dan!

Enerjiye sahip olmak, sağlıklı olmak, manevi olarak çalışmak, bunları istiyorsunuz, sorun değil! Her şeyi alacaksınız! İstediğiniz kadar enerjiyi!

Sadece enerjinin yukarıdan akmasına izin verin, böylece başkalarına yakınlaşmanın, sevginin ve ihsanın niteliğine ilerlemenin doğru manevi eylemlerini gerçekleştirebilirsiniz. O zaman sonsuz miktarda enerjiye sahip olacaksınız.

Bu, beynimizin veya vücudumuzun bir takım hareket gerçekleştirmesi için ihtiyaç duyduğu türden enerji değildir. Bu tamamen farklı bir enerjidir. Bu tüm etrafımızda olan, sonsuz bir şekilde, manevi evrende sınırsızca yayılır.

Where Do You Get Energy For Spiritual Efforts?

Reenkarnasyondan Korkmak

Soru: Ölmekten korkmuyorum, ama tekrar doğmaktan korkuyorum. Yaradan’ın burada niyeti nedir?

Cevap: Yeniden doğmaktan korkuyorsunuz, çünkü doğum, anaokulu, kreş, okul, hastalıklar, aşılar, sorunlar, aşağılanmak vb. ni tekrar yaşamak zorunda olduğunuzu biliyorsunuz.

Bilge adamların oturdukları ve şöyle düşündükleri söylenir: “Kim daha mutlu: doğmuş kişi mi yoksa doğmamış kişi mi?” Ve doğmamış olanın daha mutlu olduğuna karar verdiler. Ama eğer doğduysan, o zaman görevini yerine getir ve bir daha asla doğma.

Fear Of Reincarnation