Category Archives: Grup

Başlangıç Problemleri

Soru: Kişinin grubu Yaratan tarafından seçiliyor, kişi onları severse Yaratan tarafından da sevilecek. Kişi düşüş anında ilerleyebiliyor, çıkışta da grubun gücünden faydalanıyor. Grubun içindeki insanlar birlik oluyor; beraber şarkılar söylüyorlar, birbirlerine destek oluyorlar ancak kişi amacına doğru tek başına gidiyor ve kimi zaman kendisinin gösterdiği olgunluğu gruptan göremeyebiliyor. Kişi bu ikisini; yani hem grubu, hem kendini birleştirmeyi nasıl başarabilir?

Cevap: Herkes ilkin buna karşı çıkar. Bazı insanlar doğanın taksimine göre daha sosyal, bazıları daha bireyseldir (kendi başınadır). Kişi kendi başına çabaladıkça sonuç almasının güçleştiğini, grubun (ruhların birliğinin) ıslahından başka çare olmadığını görür; kişi grupla bağını hiç koparmadan, daha çok maneviyat çalışmalı ve dağıtım yapmaya katılmalıdır.

İrade Özgürlüğü Hızlanmada Bulunur

Kişinin manevi yolda hızlanması ve kendisinin Reshimo’sunu fark etmesi hakkında aldığım sorular

Soru: Bizim hızlanmanın bir parçası olmamızın amacı nedir?

Cevabım: Biz ivme kazanarak, kendimizi değiştiririz ve bu ivmenin kendisinden daha çok bizim ihtiyacımız olan sonuçtur. Ve biz bunu ancak hareketimizi kendi özgür arzumuz aracılığı ile hızlandırarak edinebiliriz ki bu diğer kişiler ile etkileşimde olduğumuz durumdur.

Soru: Hızlanmada nasıl irade özgürlüğü olabilir?

Cevabım: Bu kişinin irade özgürlüğüne bağlı olarak diğerleri ile etkileşime geçmesi ve amaca doğru onlardan ek arzular ve özlemler alması ile vardır. Bir kişinin özgür iradesi çevreyi kullanmasında yatar.

Soru: Zaman yok, ama eğer zaman var olsaydı bile, Yaratan ve yaratılış amacı zamanın parametreleri ile sınırlanmazdı, değil mi?

Cevabım: Evet ve biz tam olarak özgür irademizi kullanarak bu zamansız his alanına girmek zorundayız.

Soru: İki dakika içinde 1000 durumdan geçmek bir kutsanma. Ama ya bir gün içinde 1000 durumdan geçmek – bu daha mı kötü? Biliyorum ki daha önceden belirlenmiş olan Reshimot var ama onların çözülme hızı Saran Işık’ın (Ohr Makif’in) etkileme gücüne mi bağlı?

Cevabım: Evet, sadece buna bağlı. Elbette ki, bu olmadan bile biz grup aracılığı ile amaç için özlemimizi geliştirmeye zorlanıyoruz, ama acı ve yolun uzunluğu ile. Ama biz aynı zamanda bunu çabukça ve keyif içinde geçirebiliriz, bunu da onun önemli olduğunu fark ederek yaparız, zorunlu güçler yerine çevreden aldığımız güçlerin yardımı ile Baal HaSulam’ın “Özgürlük” makalesinde yazdığı gibi.

Soru: Kişinin Reshimo’sunu fark etmesi içinde bulunduğu çevreye mi bağlıdır?

Cevabım: Bu çevresini nasıl kullandığına bağlıdır. Eğer bir kişi özgür irade aracılığı ile gelişme fırsatını bulursa, bunun anlamı bunu yapan uygun çevrenin kişi için de hazırlanmış olmasıdır: bir öğretmen, kitaplar ve grup.

Bir Soru Bir Cevap

Soru: Eğer Grup Hocasını kaybederse ilerleyebilir mi?

Cevap: Grubun ve senin manen ilerleyebilmesi için gerekli her şey arşivlerde tutulan on binlerce derste mevcut. Ne kadar güçlü bağ kurarsanız, o derslerde o kadar fazla derece ifşa edersiniz. Her şey Kli’ye bağlı, kimin doldurduğuna değil.

Daha fazla birlik edindikçe, tüm derslerde yeni şeyler ifşa edeceksiniz. On yıl sonra, o dersin on yıl öncesindeki derslerden çok daha yüksek dereceler ifşa edeceksiniz. Her şey bunu kullanan kişiye bağlı hassasiyetine ve açıklığına. Aynı materyalde yeni katmanlar keşf edersiniz. İçsel değişim sürekli daha derin yeni ifşalara gelmenizi sağlayacak. Daha güçlü birlik daha önceki derslerdeki koşulları görmenizi sağlayacak.

Bir hocanın gitmesi son değildir. Hayat devam eder, Yukarıdan yeni bir form gelir ve grup ilerlemeye devam eder. Gelişimin süreci böyle olmalıdır.

Örneğin, aynı prensibe göre, çocuğumuza olan yaklaşımımızı değiştiriyoruz büyüdükçe. Zamanla, kendisi ayrılmak için bir ihtiyaç duyar. Aynı şekilde kişiye bir öğretmen belli bir zaman için verilir, sonra o hoca ondan alınır. Hocanın başka bir görevi olur, öğrencinin de. Bu değişimler sürekli Kelim arasında ki bağın akışının sonsuz değişimleridir.

Sadece birlikte başaracağız

Soru: Diğerleriyle birlikte çalıştığımızda genel egoyu ve kişisel egoyu ifşa eder miyiz ?
Cevap: Biz genel bir arzuyu, Yaratn’ ı ve İlahi Gücü ifşa etmeyi başarmak için biraraya geliyoruz. Birleşik ego ile kişisel ego arasında bir ayırım yoktur. Ben size bağlıyım, siz bana ve herkes herkese. Eğer biri birliğin kayığına bir delik açarsa herkes batar.
Bu nedenle birey ve grup bir olmak üzere birleşir (Echad). Eğer biz bir amaca ulaşmak için birlikte savaşa giriyorsak, artık bunun kişisel mi, yoksa grup mu olduğu önemli midir ? Birlikte kazanacağız ya da birlikte öleceğiz. Konu olan herkesin başarısı veya başarısızlığıdır. Grup ve ben aynı şeyiz.
Buna karşılıklı teminat denir. Gerçek şudur ki bunu tek başımıza başaramayız, fakat bu düzeltme Işığının (Ohr Makif) bizim için yapmak istediğidir. Bize bir Kalp ile bir Adam’ da birleşmek üzere bir durum verilmiştir. Bununla birlikte bizim buna gücümüz yetmez, “Kırık Levhalar” olarak bilinir, ve bağ kuramayacğımızı fark ederiz. Torah’ ın karşısında olduğumuz sürece bunu yapamayacağımızı anlarız.

Birlik hayal ettiğim gibi bir manevilik değil. Onu egomu kullanarak elde edebileceğim birşey gibi hayal ettim. Aynı zamanda O aşağı indiğinde, bu maneviliği istemem, çünkü hayal ettiğim herşeyin karşısındadır. Bu bende açığa çıkardığım, birleşmeyi istemediğim ve başaramayacağım doğru bir kötülüktür. Buna “Altın Buzağı” denir, Üst Gücün benim için yaptığı buzağı. Bu Aaron, iyiliğin gücü (Chesed), tarafından yapılır, ve bu muazzam bir çaba sonucu kişinin içinde vuku bulan bir ifşadır.

Kötü Dürtüler Tam Olarak Düşündüğümüz Gibi Değil

İçimde kötü olanı bulmadan onu ıslah edemem.

Aslında kötü dürtüler diye bildiğimiz kötü değerler; çalmak, yalan söylemek, öldürmek gibi istekler bu sınıfa girmiyor. Bir zamanlar tek bir Ruh idik sonra Kırılma bizleri birbirimizden ayırdı, uzaklaştırdı.

Bu uzaklık, ötekine olan nefrettir ve gerçek kötü dürtü budur. Bu benim diğerleriyle bir kalpte birleşme isteksizliğim ve ötekini kendim gibi sevememe noksanlığımdır. İşte içimizdeki bu kötülüğü ifşa edip onu ıslah etmeliyiz. Kötüyü bulmak kolay değildir. Bizi “iyiye götüren ışık” üzerimizde çok iyi çalışmalı ki içimizdeki kötü dürtüyü hissedebilelim ve akabinde ıslahını talep edebilelim hemen.

Başlangıçta grup ve benim aramdaki “kopukluğu” bulup düzeltirim ve ardından da ihsanetme (koşulsuz verme) niteliğini edindiğim ölçüde Yaratan ile aramda olan “kopukluğun” üstesinden gelirim. Bende ki kötülüğü aşma arzusu ve arkadaşlarımı kendim gibi sevme ilkesi ile bendeki kötüyü keşfederim – kendimi sevmeye ne kadar gömülü olduğumu.

Problem ifşa olunduğunda artık çözümüne çaba gerektirmez. Işıktan talep ederim o da ıslah eder.

(Akdama le sefer pi Haham 13-11-09)Dersinden alıntıdır.