Category Archives: Grup

Onluya Talep

Soru: İlk etapta zarar vermemek için onluya olan talep ne olmalı? Bu ne zaman bir istek, ne bir zaman talep olmalı?

Cevap: Eğer onlumdan egoistçe bile olsa birlik talep edersem, böylece onların arasına dahil olabilirim ve Yaradan’ın etkisini bu şekilde alabilirim. İşe yarar. Bir deneyin.

Burada egoist arzularımızın sınırlarını aşmıyoruz, ama bunun işe yaradığını görüyoruz. Öyleyse, ne olursa olsun, onludaki egoist bağınızdan talep edin böylece kendinizi unutmak ve onlunuzu hissedebilmek için, onun içinde var olabilirsiniz. Hepsi bu, başka hiçbir şeye gerek yok.

Bu ölçüde Yaradan’ı onlunuzda hissetmeye başlayacaksınız. Kli’yi (kabı) keşfedeceksiniz ve her şey o noktadan ilerleyecek.

Soru: Bir talebi manipülasyon değil de, bir talep olacak şekilde nasıl formüle edebilirim?

Cevap: Kongrede herhangi bir bağ hissettiniz mi?

Not: Evet.

Yorumum: Bu sizin çabaladığınız şeydir. Bu sizin talebinizdir. Uzun bir süre formüle edemezsiniz. Daha sonra duyusal bir formda değil, bir arzu (Aviut), perde (Masah), yansıyan ışık (Ohr Hozer) vb. şeklinde yani tamamen farklı terimler biçiminde – maddesel ve fizyo-teknik  formülasyonlara sahip olabilirsiniz.

Demand To The Ten

 

Kabalistik Bir Grubun Amacı, Bölüm 1

Herkesin Yaradan’a Doğru Kendi Yolu Vardır

Soru: Tarih boyunca bazı Kabalistler öğretmen olmadan manevi edinime ulaşmışlardır. Kaynaklar olmadan Yaradan’ı edinenler ve hatta bunu grup olmadan yapmış olanlar bile vardı. Bu etkenler olmadan kişi hedefe nasıl ulaşılabilir?

Cevap: Bu; amaç, koşul ve zaman içindeki noktaya bağlıdır.

Açıklama: Kabala çalışanların amacı Yaradan’ı ifşa etmektir.

Benim Yorumum: Bu bile oldukça farklı olabilir. Tıpkı dünyamızda olduğu gibi, kişi farklı düzeylerde, çeşitli yönlerde eğitilebilir: derinlemesine veya enine, vb.

Gerçek şu ki, tüm ruhlar çeşitli kısımlardan farklıdır yani ortak ruhun farklı kısımlarını ifade eder. Böylece, Adem’den İbrahim’e kadar 20 nesil boyunca, Kabala’ya ihtiyaç duymayan böylesi ruhlar vardı çünkü edinime yönelik doğal bir içsel eğilime sahiptiler.

Soru: Tıpkı günümüzde, doğal olarak insanları iyileştirme yeteneğine sahip kişilerin olduğu gibi mi?

Cevap: Kesinlikle. Bunu nereden edindiklerini bilmiyorlar. Bu kişilerin aksine, bunu öğretmenler aracılığıyla, küçük insan grupları aracılığıyla bilgi ve anlayışla edinen insanlar da vardır. Herkesin Yaradan’a doğru kendi yolu vardır; bunun hakkında söylenebilecek bir şey yok.

The Purpose Of A Kabbalistic Group, Part 1

 

Grubun Merkezinde Yaradan’ı Edinmek

Soru: Yolumuzda, nefret anlarından geçmeliyiz. Nefret ifşa olmazsa, bu ilerlemediğimizin bir işareti midir?

Cevap: Hiçbir olumsuz duygu için beklememeliyiz. Eğer onlara sahip değilsek, hadi öyle olsun, bizler sadece grubun merkezine doğru hareket etmeli ve içinde sürekli olarak Yaradan’ı aramalıyız.

Çalışmamız çok basittir. Baal HaSulam’ın “Arvut” (Karşılıklı Garanti) makalesinde yazdığı gibi, Yaradan kişiyi gruba getirir, elini doğru yola yerleştirir ve “Al bunu” der.

Şimdi grupta, grubun merkezinde Yaradan’ı edinene kadar çevrenin üzerimizdeki etkisini artırmamız gerekir. Hepsi bu kadar! Başka bir şey yok!

Çevremizdeki dünyanın tamamen kurgu olduğunu göreceğiz. Hepsi hayali  dünyadır (Olam ha Medume).  Onlunun içinde sadece onlu ve Yaradan vardır. Kongreden bu düşünceyle, bu gerçekle ayrılmanızı istiyorum.

Attaining The Creator In The Center Of The Group

 

Manevi Uygulama

Soru: Ruhun gelişimi için gerekli olan nedir? Süreç nasıl gerçekleşir? Doğru yolda olduğunuzu nasıl anlayabilir ve hissedebilirsiniz?

Cevap: Ruhun gelişimi için sadece tek bir şey gereklidir: Başkalarına daha yakınlaşarak onu geliştirmeye başlamak. Bunun için genellikle “onlu” olarak adlandırdığımız küçük gruplar oluştururuz çünkü grubun on kişiden oluşması arzu edilir, ancak ondan az da olabilir. İnsanlar, onluda birbirlerine yakınlaşarak kendi içinde işleyen belirli manevi yasaları hissetmeye başlarlar.

Bu çok ilginç bir durumdur. Kendimizden, içinde kendimizi özel bir gücün ya da Yaradan’ın etkisi altında hissedeceğimiz bir laboratuar yapabiliriz.

Başka bir deyişle, birbirimize yakınlaşmaya başladıkça, Yaradan’ın aramızda nasıl ifşa olduğunu hissetmeye başlarız ve birbirimizden uzaklaştıkça, O’nun bizden nasıl uzaklaştığını hissederiz. Yaradan bu küçük grubun merkezindedir ve bu şekilde O’nu tanımlayabilir, açıklayabilir ve ifşa edebiliriz. Bu koşul hemen gelmez, ona yakınlaşmamız gerekir. Bir deneyin.

Bizi uzaklaştıran egoist güçlere rağmen aramızdaki bağı inşa ederek, onu hissetmeye başlayacağız. İçimizdeki bir şeyin ifşasına dair belirli bir hissiyata neden olacak olan, reddedilmenin üzerindeki yakınlaşmadır. Bu “bir şey”, Yaradan’ın edinilmesinin habercisi olacaktır. Bu oldukça karmaşıktır ve hemen gelmez, fakat çalıştaylarımızın uygulamada yaptığı şey tam olarak budur.

Spiritual Practice

 

İlerlemenin Aracı Olarak Düşüşler

Soru: Düşüşleri birlikte hissetmeye çalışmamız gerektiğini mi söylüyorsunuz?

Cevap: Birlikte hissettiğimiz düşüş ve yükselişler vardır ve bireysel olanlar vardır.

Soru: Tüm grup olarak bir düşüş koşulunu hissetmek ne demektir?

Cevap: Düşüşü kimin yorumladığına bağlıdır.

Ben bunu Yaradan’dan, gruptan, yani ilerlemeden kopukluk olarak yorumluyorum. Örneğin, belli bir ağırlık hissederim fakat bunun bana ilerlemem için verildiğini hala belirleyemem; sadece içine batmış durumdayımdır.

Bu ağırlığı ileriye doğru ilerlemenin bir aracı olarak algılamaya başladığımda, o zaman bu benim ilerlememin aracı olur. Şimdi onunla hazla çalışır, onun sayesinde ilerleyeceğimi fark ederim.

Ortak bir hedefimiz, ortak eylemlerimiz ve yaşamımız olduğunda, ancak o zaman bazı şeylerde ortak yükselişler ve düşüşler olur ve bazıları da bireysel olur. Birlikte çalışabileceğimiz ve böylece ortak sonuçlar elde edebileceğimiz gerçeğini kullanmalıyız.

Burada dostlarımın durumunu az çok anlarım ve onlara yardım etmeliyim, bunun içinde yer almalıyım. Örneğin, kongre öncesi ilham almamız, hedefin önemi, toplantılarımızın önemi, kongre önemi, derslerin önemi hakkında konuşmamız bizim için çok önemlidir. Bütün bunları kendi aramızda toplamalı ve birbirimize ilham vermeliyiz.

Böylece, ortak bir alan oluşacaktır: Yaradan, herhangi kişisel bir hissiyatta değil, genel alanda kendini gösterecektir. Bu çok önemlidir çünkü onun tezahürü ancak onluda, ortak bir Kli (kap) formunda bağ kurduğumuzda gerçekleşebilir.

Descents As Means Of Advancement

 

Islahı Kendi Elimize Alalım

Bu yüzden; eğer halk ödüllendirilir ve kötü özelliklerin iyi olanlara dönüşmesi için geçmeleri gereken gelişim yasasını kabul ederse bunu kendi yönetimlerine almış olur. Bir başka deyişle; onlar, içlerindeki tüm kötü nitelikleri düzeltmeye ve onları iyi olanlara çevirmek için akıllarını ve kalplerini ortaya koyarlar. Sonra, “Ben hızlandıracağım.” yani, onlar zamanın prangalarından tamamen özgür kalacaklar. Şimdiden sonra, bu nokta onların arzusuna bağlıdır yani onlar için sadece hareketin yüceliği ve farkındalığın vasıtası gerekir. Bu nedenle, onlar zamanı hızlandırır. (Baal HaSulam, “Dünyada Barış”)

İlerlememiz sadece aramızdaki bağa, birbirimize ne kadar yakın olduğumuza bağlıdır. Yaratılış amacında ne kadar ilerlersek, birbirimize o kadar yakınlaşmalıyız. Yolumuzun son noktasında, hepimiz istisnasız, tek bir bütün halinde, tek bir Kli’de (kapta) birleşeceğiz. Bu, her zaman yakınlaşmamızı hızlandırmamız, sürekli artan anlaşmazlıkların üzerinde yükselmeye çalışmamız gerektiği ve bu nedenle kademeli olarak kendimizle Yaradan arasında eşitlik durumuna geleceğimiz anlamına gelir.

Ancak, onlar kötü eğilimlerini kendi otoriteleri altında geliştirmekle ödüllendirilmemişler ve bunu sadece cennetin otoritesine bırakıyorlarsa onların da kurtuluşlarının ve ıslahlarının sonunu edinecekleri kesindir. Bunun nedeni, zaman içinde gelişim yasasıyla derece derece işleyen cennetin yönetiminde tam kesinlik olmasıdır, ta ki tüm kötülük ve zararlı şeyler iyi ve faydalı şeylere dönüştürülene dek tıpkı bir ağaçtaki meyve gibi. (Baal HaSulam, “Dünyada Barış”)

Bu çalışmadan ayrılsak ve artık Kabala çalışmasak bile, bırakın her şey kendi rotasında gitsin, akışta devam edin; yaşadığımız sürece yaşayın ve ölme zamanı geldiyse ölün, bu gelişim sürecimizin kısalmasına ya da uzatılmasına hiçbir şekilde yardımcı olmayacaktır.

Oysa ışığın yolunda ilerlersek, gelişimimizi hızlandıracağız ve aynı zamanda onu iyi ve iyiliksever hale getireceğiz. Ancak, bu yalnızca grupta egoizmimizin üzerinde, sürekli ilişkiler kurarsak mümkündür.

Böyle yapmazsak, yaklaşmakta olan büyük felaketleri dile getirmeden, onun her santiminde her türlü tokat, tekme ve hastalık alacağımız acının yolunda ilerleriz.

Take Correction Into Our Own Hands

 

O’nun İçin İletken Kanal Olun

Bu nedenle, her milletin içinde güçlü bir şekilde bir araya gelmesi şarttır, bu yüzden içindeki tüm bireyler, içgüdüsel sevgi ile birbirine bağlanır. … Bu, istisnasız ülkedeki bütün insanların böyle olması gerektiği anlamına gelmez. Bu, uyumu hisseden milletin halkının, milleti yapan halk olduğu ve milletin mutluluğunun ve sürdürülebilirliğin ölçüsünün bu halkın nitelikleriyle ölçüldüğü anlamına gelir. (Baal HaSulam, Ulus)

Ulusu kuvvetlendiren güç, onun, tek olan Üst güce benzerliğine bağlıdır; yani birlik olabilir. Böyle bir ulus, ıslah gerektiren, kırılmalar ve kusurlar olarak ortaya çıkan zorlukların üstesinden gelebilir. Bu nedenle bizler, birçok günahla yüzleşmek zorunda kalacağız, böylece tüm günahları sevgiyle, daha fazla güçlenerek ve birleşerek örtebiliriz. Bu mükemmelliğin ifşa olacağı yoldur.

Daha büyük günahların ifşa olduğu her an, bunun üzerine umutsuzluk veya geri çekilme olmadan sevgiyle karşıt bir koşul inşa etmeliyiz. Dünya bu şekilde inşa edilir ve ıslaha bu şekilde ulaşması gerekir.

Avrupa ülkeleri, şaşırtıcı sayıda mülteci ile nasıl birliğe ulaşabilir? Mülteciler, sadece Avrupa ülkelerinin, birliğin tüm farklılıkların üzerinde kurulması gerektiğini anlamalarına yardımcı olur. Mülteci dalgasını Üst güçten gönderilmiş gibi görmeliyiz: Islah uğruna yıkım.

Elli yıl önce, Avrupa’daki mevcut mülteci akımını hayal etmek imkansızdı. Avrupalılar kendilerini büyük ölçüde korudular, her ülkenin benzersizliğini muhafaza ettiler: Almanlar, Fransızlar, İtalyanlar…. Sınırlar sabit ve belirgindi.

Birdenbire her şey hızla değişmeye başladı. Üst programa göre, herkes içinde bulunduğu kırıklığı ifşa etmelidir. Eğer yabancı bir güç tarafından girişim yapılmadığı sürece ıslah için gereklilik nasıl ortaya çıkarılabilir? Nitekim kültür, eğitim, din ve davranışta yabancı olan birkaç milyon insan Avrupa’ya girer. Bundan daha büyük bir zıt güç yoktur.

Sonuç olarak, Avrupalılar başka seçenek olmadığını anlamaya başlıyor: yapılacak tek şey birlik olmaktır. Böyle birliğe nasıl gelineceğini henüz ifşa etmediler. En akut ve uzlaşılmaz konu olan dini farklılıkların birliğe getirilmesinin ne kadar gerçek dışı göründüğünün önemi yok; başka bir seçenek yok.

Avrupalılar, bağ kurma ve birliğin anahtarını bulmak zorunda olduklarının farkındalar. Bu anahtar, her şeyden önce, Kabala tarafından açıklanan integral (bütüncül) bağ yönteminde bulunur: ‘‘Tüm günahları sevgi ile örtmek.’’ Bu, üst gücün yardımı ile gerçekleştirilir. Kendi başımıza birliğe ulaşamayız; sadece ağın kanalı olan, İsrail vasıtasıyla Üst gücün insan kitleleri üzerinde hareket etmesine neden olacağımız koşullar yaratabiliriz.

Bunun gerçekleşmesi için onların uyumuna ihtiyacımız vardır: konuşma ve davranış şekilleri değiştirmeye başlayacaktır. Daha dünün aşırı tutucuları olmaları, hangi dine inandıkları önemli değil, düşünce şekilleri veya yetmiş milletten hangisine mensup oldukları önemli değil. Herkes tek bir millet gibi olacak.

Asıl mesele, Avrupa’nın zorluklarla karşı karşıya olduğudur ve biz bir çözüm sunmalıyız. Bu nedenle, Avrupa ve tüm dünyadaki bütün Kabalistik gruplar olarak; özellikle şu anda, Bulgaristan kongresi öncesi birlik olmak çok önemlidir. Bu şekilde birlik ve birliğin ışığını Avrupa’ya getirebileceğiz. Avrupa, karanlığa, çaresizliğe, hiçbir şekilde çıkış yolu bulamamak ile karşı karşıya kalmaya gittikçe daha fazla gelmektedir. Ancak, aykırılıkların nasıl azalmaya başlayacağını göreceğiz, düşünceler ve arzular değiştikçe, fikirler de değişmeye başlayacaktır. Her şey düşüncede çözülür ve düşünceler yeni olur.

Şiddetli köktendincilerin, milliyetçilerin, onlardan asgari düzeyde ayrışan biriyle konuşmak istemeyenlerin, aniden değişmesi nasıl mümkün olabilir? Üst ışık her şeyi düzeltebilir. O, şu anda karanlığı yoğunlaştırdığı gibi, onu ıslah edecektir. Bizim için en önemli şey, O’nun için iletken kanal olmaktır – bu bizim çalışmamızdır.

Be The Conducting Channel For Him

 

Yaradan’a ve Gruba Karşı Sorumluluk

Soru: Yaradan’a ve gruba yönelik çalışmalarda herhangi kişisel bir sorumluluk var mıdır?

Cevap: Gruba karşı, onlarla birlikte, tam bağa ve ihsan etme niteliğine ulaşmaya kendimi adarım.

Yaradan’a karşı sorumluluğum, O’nunla bağa ulaşmaktır çünkü O, beni bu amaçla yarattı. Bunu yaparak en rahat, en iyi ve en yüksek koşuluma ulaşırım.

Responsibility To The Creator And The Group

 

Kılıç ve Kalkan: Arzular Üzerinde Çalışma

Soru: Kalkan ve kılıç, sağ ve sol çizgiler için bir benzetme midir? Öyleyse, ihsan etmek nedir ve almak nedir?

Cevap: Kalkan temelde arzularınızla çalışmanın kısıtlamasıdır. Kılıç, egoist arzularınızı özgecil olanlara dönüştürdüğünüz, düşmanlarınıza bununla vurduğunuz zamandır. Yani, onları yenersiniz, onları ele geçirirsiniz, böylece onlar almak için çalışmak yerine ihsan etmek için çalışırlar.

Soru: Onlu da  kalkan ve kılıcı edinir mi?

Cevap: Tabii ki. Bu, onları edinmeden önce kişilerin onluda toplanması gerektiği anlamına gelir. Ondan önce, kimseye ayrı olarak hiçbir şey verilmez.

Kabala tek bir kişi hakkında değil, bir vücut olarak bir araya gelen on kişi hakkında konuşur. Aksi takdirde, kendilerini birbirlerine karşı iptal edemezler ve bir şekilde Yaradan gibi olmaya başlarlar.

Shield And Sword: Work On Desires

 

Yolda Neye Tutunabilirsiniz?

Baal HaSulam, Şamati, 187, “Çaba Göstermeyi Seçmek”: Sınama, kişinin herhangi bir şekilde karar verememesi demektir. Bu, Yaradan’ın iradesini ve öğretmeninin iradesini belirleyemediği zamandır.

Kişi özveriyle çalışabilmesine rağmen, bu özverili çalışmanın yerinde olup olmadığını belirlemekten acizdir ve bu sıkı çalışma öğretmeninin görüşüne ve Yaradan’ın görüşüne karşı olabilir.

Soru: Bir şekilde, doğru çalıştığımızı görmek mümkün mü?

Cevap: Hayır, çünkü bu sizin egoistik ödülünüz olurdu. Eğer gerçekten ihsanda bulunuyorsanız, eylemlerinizin sonuçlarının sizin için kesinlikle bir önemi yoktur. Sadece onları doğru yapıp yapmadığınızı bilmek istersiniz.

Bu konuyla ilgili yapabileceğiniz bir şey yoktur. Bu ciddi bir sistemdir. Eğer ihsan etmenin içinde olmak istiyorsanız, kendinizin üstüne yükselmeli ve kendinizden çıkmalısınız. Size böyle bir fırsat verilir. Aksi halde olduğunuz gibi kalırsınız.

Basitçe Kabala’yı öğrenebilirsiniz. Bu bir bilgi kaynağıdır; tarihi, coğrafyayı ve dünyadaki insanların şimdiki ve hatta gelecekteki etkileşimlerini açıklayan bir metottur.

Dünyadaki tüm insanların, manevi gelişime girmeseler bile, Kabala’dan öğrenilebilecek bilgi setini, başka herhangi bir bilim gibi çalışarak öğrenmelerini isterim.

Soru: Kişi doğru ilerlediğine dair bir kanıta sahip değildir. O zaman kişi neye tutunmalı?

Cevap: Hiç bir şeye tutunmamalı. Havaya, Yaradan’a. Yalnızca grupta, dostlarla bağ kurduğunuzda, onlar için çalıştığınızda ve onlar da sizin için çalıştığında, Arvut (karşılıklı garanti) denilen koşula ulaşırsınız ve buna tutunabilirsiniz.

What Can You Hold Onto On The Path?