Category Archives: Grup

Hedefe Doğru, Arzu Edilen Yol

Soru: Istırabı haz olarak deneyimlemeye nasıl başlıyorsunuz? Yaramaz çocuklar gibi davranmaktan kaçınmak için tam olarak ne yapabiliriz?

Cevap: Gerçek şu ki herhangi bir ıstırap hissettiğimde ve Yaradan’ın, bana bu yolla, doğru bir şekilde rehberlik ettiğini anlamaya başladığımda, onlara derhal şükrederim ve onları ıstırap olarak değil, yol gösterici güçler olarak hissederim. Ve sonra ıstırap kaybolur. Hatta, ağrıdan kurtulmak amacıyla bir operasyon için tıpkı bir doktora ödeme yaptığımız gibi, bir şekilde acı çekmek isteyebilirim.

Ancak arzu edilen yol, birbirimizle bağ kurmamız ve olumsuz nitelikleri ve ilişkileri olumlu olanlara dönüştürmeye çalışmamızdır. Bu, bizi her şeyden çok hedefe götüren ve tüm ıstırapları kesinlikle ortadan kaldıran çok daha kolay ve hızlı bir yoldur.

Eğer grupta birbirimizle doğru bir şekilde etkileşime girersek, o zaman tüm ıstıraplar kaybolur ya da olumlu hislere, hatta hazza dönüşür.

Toplumun En Küçük Öğesi Onludur

Soru: İletişimin var olması için, bilgi alma ve iletme, kodlama ve kod çözme kuralları gereklidir. Bu kurallar, yani verme ve alma yasaları nelerdir? Kişi bunu öğrenebilir mi?

Cevap: Evet, insanlar bu konuda eğitilmelidir. İletişim becerileri çok önemlidir. Onların yokluğunun, bizleri nasıl birbirimizi yanlış anlamaya, inzivaya götürdüğünü görüyoruz. İletişim pratik olarak her şeydir.

Gerçek şu ki, bizler başlangıçtan egoistler olarak yaratıldık, egoizmimizle barış içinde yaşayabileceğimize ve hiç kimseye ihtiyacımız olmadığına inanıyoruz. Ve birine ihtiyacımız olursa, o sadece bir dereceye kadar tahammül edebileceğim ve kullanabileceğim biridir. Ama bu kesinlikle yanlıştır. İnsanlara toplumun en küçük biriminin aile değil on kişi olduğunu anlatmak gerekir. Aile hayvansal seviyede bir birimdir. Ve bir sosyal birim, ruhen size yakın olan, hayatta ortak bir amacı olan ve onu somutlaştıran on kişidir. Bu koşullar içinde, kişi mutlak sonsuz durumlara kadar gelişebilir.

Soru: Bu on bir ömür boyu değişebilir mi?

Cevap: Evet.

Soru: Yani “on” ile içsel bir terimi kastediyorsunuz,  on kişi diye, kişi sayısını değil?

Cevap: On kişi aynı zamanda on farklı bireysel arzu kombinasyonunu içeren fiziksel bir niceliktir. Kabala’da bunlara kalpteki noktalar denir.

Birleşme Yeri Değiştirilemez

Henüz manevi dünyayı ifşa etmemiş olsam da, bu dünyada sıradan bir insan olarak yaşamadığım, Kabalistik bir grupta çalıştığım için mutluyumdur. Yaradan beni gruba getirdi ve şöyle dedi: “Bu iyi kaderi seç!”

Başka bir deyişle, O, hepimizin var olduğu ebedi sistemdeki yerimi hazırladı ve bana ifşa etti.  Yaradan’ın kasıtlı olarak benimle ilgilendiği ve elimi tuttuğu, annemin beni ilk kez anaokuluna götürdüğü gibi, beni her gün gruba getirdiği için onur duyarım.

Yaradan beni oraya getirir ve şöyle der: “İşte senin grubun, onlarla bağ kur ve bu bağın içinde Beni ifşa etmeye başlayacaksınız. Seni gruba getirmekten daha fazlasını yapamam. Geri kalan her şeyi onun içinde yapmak zorundasın ve seninle grubun içinde birleşeceğiz. Grubun içinde kendimi farklı şekillerde ifşa ediyor olacağım: bir öğretmen olarak, bir dost olarak, ancak bu grupla bağ kurarsan, Beni ifşa etmeye ve maneviyatta büyümeye başlayacaksın.”

Tarihi Bireysellikten Kolektif Akla

Soru: Kolektif akıl ve grup etkileri unutulmuş bilgeliktir. Bir zamanlar atalarımız bu bilgiyi kullandı ve sonra yıllarca unutuldu. Bugün bilim, yeterince tuhaf bir şekilde toplulukların bilgeliğe sahip olduğunu ve kolektif aklın, bireylerinkinden çok daha büyük olabileceğini ortaya koyuyor.

Bu bilgelik neden unutuldu ve onu ancak bugün keşfetmeye ve kullanmaya başlıyoruz?

Cevap: Önceden insanlığın kolektiviteye ihtiyacı yoktu. İlk önce bireyselliğe, bireyin egoist izolasyonuna ve de bireyin ve kolektifin karşıtlığına doğru gelişti.

Bu gibi durumlarda, bireysel kişilik her zaman kazanır, çünkü toplumu nasıl yöneteceğini, ifade etmeyi, kazanmayı, öne geçmeyi ve liderlik etmeyi bilen güçlü insanlardır. Bu nedenle, toplum onlara uzanır, onların önünde eğilmeye hazırdır, çünkü kolektifin bu şekilde var olması daha kolaydır.

İnsanların bencillik düzeyleri farklıdır. Bu nedenle, en bencil olan ileri atılır. İnsan toplumunun gelişiminde “bireyin tarihteki rolü” çok önemlidir. Nitekim, bu eğilimin düşüşüne doğru evrimleşmeden önce binlerce yıl geçti. Bireyin rolü ortadan kalkmaya ve kolektif onun yerini almaya başlıyor.

Bunu her yerde görüyoruz: işletmelerde, sporda, gruplarda. Birleşme gücünü taşıyan bir grubun birçok insandan oluşmasına rağmen bir kişi olduğu sonucuna vardık. Yeni bir şeyler yaratabilen ve ileriye atılabilen bir gruptur.

Yorum: İnsanlık, insanların bir ateşin etrafında oturup her şeye birlikte karar verdikleri ilkel komünal sistemden beri gelişiyor. Sonra 500 ila 600 yıl önce, Rönesans döneminde kişilik gelişiminde bir artış oldu. Ve bugün, bireysellik zamanının geçtiğini ve kolektif gelişimin başladığını söylüyorsunuz.

Yorumum: Ekip tek bir birey gibidir.

Twitter’da Düşüncelerim / 18 Kasım 2020

Yaradan’ın ifşasına ulaşan bir onluda olacak kadar şanslı olan bir kişi, O’na haz verir. Onlu Yaradan’ın ifşasını herkese ileten bir kanaldır. Onludaki dostlar Yaradan’a bağlanmak ve O’nun ifşasını tüm yaradılışa aktarmak ister.

Kişi kendi başına bir düşüşten çıkamaz – ancak başkaları bir örnek oluşturup onu uyandırırsa çıkar. Bu doğru yükseliş olacaktır, egoizm dolayısıyla değil. Bir dost yükselmeme yardım ediyor ve ben de dosta ediyorum, yani birliğin kuvvetlerinin işlediği grupta çalışıyorum. Bu manevi bir eylem olacaktır.

Ben aşağıdayım ve dostlar yukarıda. Bir iple birbirine bağlanmış dağcılar gibi birbirimizi böyle yukarı kaldırıyoruz. Onlunun önünde kendimi iptal ediyorum, herkesten daha küçük olduğumu hissetmeye çalışıyorum ve bu sayede ondan kuvvetler alıyorum. Dostlardan aldığım bu kuvvetlerle onlara yardım ediyorum.

Derse bilgi biriktirmek için değil, yeni, ek birliği edinmek için geliyoruz. Ders, “Şiur”; “ölçü” anlamına gelir – birbirimizle daha da güçlü bir şekilde bağ kurabileceğimiz ölçüde.

Kendimi gruba iptal ederek, ondan beni etkileyen ve uyandıran üst gücü alırım.. Ben herkesin altındaydım, ama şimdi gruptan aldığım güçle diğer herkesi etkiliyor, onlar için Yaradan gibi oluyorum. Önce Malhut olarak dostlarımdan aldım ve şimdi onlara Keter olarak ihsan ediyorum.

Egoda hoş olarak hissedilmeyen safha, ne kadar zor olursa o kadar iyidir. Bu, eylemde herhangi bir ego motivasyonum olmadığı ve egoizme karşı çalıştığım anlamına gelir. Ardından, egoizmimin direnişine rağmen Yaradan’ın O’na yaklaşma talimatını gerçekten yerine getiririm.

Yaradan’ın ifşası, en alt safhadan “toz” dan gelir, yazıldığı gibi: “Sen tozdan geldin ve toza döneceksin.” Maneviyata olan tüm ilgimizi, tüm arzu ve tatlarımızı kaybederek daima toz safhasına düşeriz. Ve bu tozdan yükselmeliyiz “Bir kişi dostuna yardım edecek”

Haz alma arzusuna karşı bir eylemde bulunabildiğimde, bir emrin sevinci daha büyüktür. Küçük bir başarı olabilir ama en önemlisi, birlik açısından yapılacak olmasıdır. Tek ihtiyacım olan dostlarla birlik ve ders: bunlar Yaradan’a yaklaşmanın iki aracı.

Pistonun ilk yuvarlanmasında, onluda boğulurum ve oradan arkadaşların arzularını çekerim. İkinci yuvarlamada bu arzuları Yaradan’a yükseltirim. Bu yükseliş MAN’dır, herkes için talep ederim ve yukarıdan bir güç alırım. Bu güçle aşağı inerim ve dostlara iletirim – onlardan yeni bir arzu alırım ve MAN’ı yükseltirim.

Her insan onlunun en küçüğü ve en büyüğü olmalıdır. Ondaki herkes bu şekilde çalışırsa, on silindirli bir motor alacağız – bunun ne kadar güçlü olduğunu bir düşünün! Tüm pistonlar, biz ölçüyü aşırı doldurana ve Yaradan içeride ifşa olana kadar ortak hacmimizi pompalar.

Ben her zaman yükseliyorum ve düşüyorum: MAN – MAD. Grupta her biri, silindirimizin her onlusu böyle çalışıyor. Dostların arzularını absorbe ederek onları Yaradan’a yaklaştırmak istiyorum. O’ndan güçler, dolumlar, ifşalar alıyorum ve bunu dostlara iletiyorum.

 

Twitter’da Düşüncelerim / 10 Kasım 2020

Şimdi ve gelecekte ışık yoksa – bu, yeni bir safhayla karşı karşıya olduğumda, her zaman tam bir sıfırla başlayan, bir sonraki dereceye geçişin bir işaretidir. Kişi gözlerini kapatmalı ve gruba daha fazla yatırım yapmalı, birlikten başka hiçbir şey düşünmemeli.

Birliğin sonucu olarak yukarıdan yeni ışık gelir ve beni doldurur. Yeni bir safhaya yeni bir dereceye doğru bir atılım yaptığımı ve ilerlediğimi hissederim. “Ve akşam vardı ve sabah vardı – bir gün.” Gün karanlıkla başlar. Önce akşam olacak, sonra bir gün olarak sabah gelecek.

Kimden Yardım İstemeliyiz?

Soru: Kimden yardım istemeliyiz, Yaradan’dan mı yoksa gruptan mı? Ve bunu nasıl yapmalıyız?

Cevap: Sadece gruptan ve grup aracılığıyla Yaradan’a dönebilirsiniz.

Tüm grubun birlikte Yaradan’a dönmesi daha da iyidir. O zaman kesinlikle hem koşulunuzu hem de grubun koşulunu iyileştirebileceksiniz çünkü hissettiğiniz olumsuz etkilerin özellikle size yönelik olmadığını, grup aracılığıyla size geldiğini hissetmeye başlayacaksınız. Onlara grup aracılığıyla cevap verirseniz, bu en iyi ıslah yöntemidir.

 

Olumsuz Etkileri Nasıl Dengeleyebiliriz?

Soru: Dış dünya bir insanı kötü etkilerle ve olaylarla rahatsız ettiğinde, kişi onu olumsuz olarak algılar. Yapılacak doğru somut şey nedir? Manevi çalışmamızı nasıl gerçekleştirebilir ve baskıdan kaçmaya çalışmayabiliriz?

Cevap: Baskıdan kaçmanıza gerek yok. Olumsuz etkiyi, grubun olumlu etkisiyle dengelemeniz ve her şeyin Yaradan’dan kaynaklandığı sonucuna varmanız yeterlidir. O’ndan gelen etkiye karşı doğru tutumunuzla, bu etkiyi olumlu bir etkiye dönüştürürsünüz. Uygulamada, bu sizi yine de ileriye götürür ve artık olumsuz bir şey hissetmezsiniz.

Bir Miktar Işık

Soru: Kabala bilgeliğini çalışmaya başladığım ilk andan itibaren bir miktar ışık alıyor muyum?

Cevap: Gruba katıldığınız, grupla çalıştığınız ve grupla birlikte ortak eylemler gerçekleştirdiğiniz ölçüde üst ışığın belirli bir bölümünü almaya başlarsınız. Bu fotonlar sizi etkiler ve onların etkilerinin bir sonucu olarak, ilk çok hassas değişiklikler sizde görünmeye başlayacaktır.

Önceden bu hisler hakkında konuşmak istemiyorum, ama oldukça ilginçler ve içinizde, bu dünyadan olmayan bir şeyin olduğunu hissedeceksiniz.

Grubuma Sorunlarımı Anlatmalı Mıyım?

Soru: Hayatımda olumsuz etki olarak gördüğüm bir şey olduğunu varsayalım. Gruba geliyorum ve bu olayın detaylarını onlarla paylaşıyorum. Grup ne yapmalı? Grubun desteğini nasıl hissedebilirim? Bana yardım etmek için, içsel bir şekilde Yaradan’a mı dönmeliler?

Cevap: Gruba sorunlarınızdan bahsetmemelisiniz bile. Sizi gruba ve grup aracılığıyla O’na bağlamak için her şeyin Yaradan tarafından yapıldığına dair gruptan sadece güven almalısınız.

Size bu tatsızlığa neden olması için, O’nun başka bir nedeni yoktur. Yaradan bunu yalnızca tek bir amaç için yapar: gruba ve O’na olan ihtiyacı hissetmeniz için çünkü grup içinde, daha sonra aranızda O’nu ifşa etmek için, kendinizin dışında O’na karşı doğru tavır üzerinde çalışırsınız.

Bu yüzden gruba sorunlarınızı anlatmanıza gerek yok. Esas olan, Yaradan’ı grup içinde ifşa etmeye çalışmak ve sonra grup aracılığıyla O’na dönmektir.