Category Archives: Ekonomik Kriz

Dünyanın Algısında Bir Dönüm Noktası

Soru: Doğa’daki dengesizliğin hastalığa sebep olduğunu nasıl açıklayacağız?

Cevap: Rasyonellik (Akılcılık) Antik Yunandan beri dünyada var olmuştur. Hakim bir görüşe göre, insanın doğanın üstünde olduğu ve gökten merhamet beklememek gerektiği;  daha doğrusu her şeyi kontrol altına almak bizim elimizdedir, fikridir. Bu bizi ayırıma sürüklüyor, bir materyalist felsefesinin iddasına göre kişinin doğanın parçası olmadığıdır.  Gerçekte bu fikir en büyük Egoistliktir.

Doğa bir insanın içinde bulunan durgun, bitkisel ve hayvansal seviyeleri içerir. Ve insan kendini bütün bunların dışında olduğunu düşünür; işte bu bizim problemimizdir. Şu an bu çelişki oldukça belirgindir; Ben doğanın üzerinde bulunduğumu düşünüyorum ve doğanın içinde bulunmuş olmam bana herşeyin kontrol altında olduğunu gösteriyor.

Benim dünya görüşüm arasında ki fark, doğanın üstünde olma arzum, insan faaliyetlerinin tüm alanlarını içerir ki bu da aslında ne olduğu keşfedilmiş olan, bir küresel krizi uyandırır. Çünkü düşünceme göre ben doğayı kontrol ediyorum ve aniden doğanın tamamlayıcısı olduğumu keşfetmiş olmamdır. Artık, yavaş yavaş bizi yöneten bilgisayarın bir programı dahilinde olduğumuzu buna bir şey yapamayacağımızı keşfetmiş olmamızdır. Bütün planlarımız yıkılmış ve onları aktive etmede başarılı olmanın  bir yolu yoktur. Milletimiz, çoçuklarımız ve hayatımız ile bir şeyler yapmaya çalışıyoruz fakat her şey boşuna. Neden? çünkü, doğanın üstümüzde olduğunu hissediyor, fakat bunu durumun yukarıdan olduğunu keşfetmeye başlamamızdır ve özetle bu hali beğenelim ya da beğenmeyelim bu yüzden harekete geçiriliriz. Durumumuz arasında ki uzlaşma eksikliği ve gerçekte ne oluyorsa bütün sorunlarımızın sebebi bu algı olmaktadır.

Ve bu süre içinde keşif edilen yönetimin küresel ağı, gittikçe daha fazla bağlanmış olmaktadır. Ne yaparsak yapalım bir fark yaratmıyor, buna cevaben bir patlama ve ciddi bir reaksiyon hissediyoruz. Hiç bir şey başarılı olmayacaktır, dünya parçalanıyor, aileler bölünüyor, çocuklar her yöne doğru uzaklaşıyor, her şey ellerimizden kaçıp gidiyor. Bu gibi bir çok sorun bizi bir sonuca getirmelidir, biz bu evren içinde, bu yaradılışın amacı olarak adlandırılan küresel sistem dahilinde ve bunun sadece küçük bir parçasıyız.

Bu kirizler bizi, bu programın bir parçası olduğumuzu ve bu durum programı tanıyarak ki burada özgür bir şeçime sahip olduğumuzu ve  bu kendi seçimlerimizden gerçekleştiğini keşfetmemize yardımcı olur. Ancak o zaman bize ‘insan’ denilebilir.

Ve özgür seçimimiz ile bu programı yürütmek istemezsek, o zaman kendi irademize karşı bunu yapmak zorunda kalacağız çünkü bir şey yaparken başarılı olamayacağız! Dünyada kesin olarak görülen insanlığın doğası ve programına bağlı olduğunu gösteren sorunların daha fazla ortaya çıkmasıdır. Bunun nedeni, doğanın yaratıcı olduğu, yüce bir güç ve bunun içine dahil olduğumuz ve bizim güçlerimizin ötesinde  bir programın varlığıdır. Dünya görüşünde ve buna entegre  olmuş bir krizin  ortaya çıkışıdır.

Bu yüzden umumi nüfusun dışına çıktığımızda, ailede, işde, sağlıkta ve benzeri gibi bütün sorunların tek bir nedeni ve bir çözümü olduğunu onlara açıklamamız bize bağlıdır ve bu da aramızda ki doğru kurulan bağlantı ile sağlanır.

Avrupa, Kriz, Amerika

Soru: Avrupa’daki birliğin gücü bize yaklaşmakta olan Amerika’daki kongrede bir sonraki seviyemize ulaşmada nasıl yardım edecek?

Yanıt : Avrupa ve Amerika’nın birbirlerine karşı kuvvetli bir etkileri var. Ama gerçek olan şu ki Amerika’daki krizin etkileri daha az hissedildi. Amerika’da bunu geçiştirmenin olasılığı var. Amerika’da sadece bir hükümet var, tek bir güç, hiçbir konuda kimse ile pazarlık yapmaya gerek yok. Yapmak istedikleri herşeyi yapabilirler, bu kadar basit. Yüz milyar dolar daha basmaya karar verdiler ve yaptılar. Matbaa çalışıyor.

Avrupa’da bu çok daha zor, çünkü tüm ülkeler arasında bir koordinasyon gerektiriyor. Bu nedenle kriz çok daha fazla hissediliyor. Avrupa birleşmiş olsaydı, o zaman krizi çok kolay ele alabileceklerdi. İlk olarak, kriz çok çabuk yatıştırılabilirdi çünkü Avrupa Birliği vatandaşları egolarının üzerlerinde birleşeceklerdi. Genel olarak, Avrupa günümüzün Babil’idir.

Buna ilave olarak, tek bir çözümü benimsemeye başlayıp, Amerikalıların yaptıklarının aynısını yapabilirlerdi. Bütün kriz sadece Avrupa bölünmüş olduğundan yayıldı. Avrupa’nın bir parçası Brüksel’den, Avrupa’nın diğer parçasına kararlarını zorla uygulatmaya çalışıyor. Ve öteki taraf bunu istemiyor, Güney Kıbrıs’ta , parlamento diğerlerinin kararlarını kabul etmeyi reddetti.

Bu ne biçim bir birlik? Ya birleşmek, ya da parçalanmak zorundalar.

Amerika’da, koşullar, karar vermiş oldukları “Bizim krizimiz yok.” bakış açısıyla daha iyi durumda. Sanki hiç birşey olmamış gibi yaşıyorlar ve bunu belirlemiş durumdalar. Ama tabi ki daha sonra herşey çökecek.

 Avrupa Kongre’sinden, Almanya, 6. Ders, 24/03/13 

Kriz ve Çözüm

Dünya Ruhsal Forumu için Arosa, İsviçre’de yazılmış bir makale, 2006.

İçerik:

  • Kriz
  • Özgecilik Hayatın İlkesi
  • Çatışmanın Ortaya Çıkışı
  • Kalıcı Zevk Ancak Özgeci Arzularda Olabilir
  • Krizin Düzeltilmesi için Bir Uzun ve Bir Kısa Yol
  • Toplumda Özgeciler ve Egoistler
  • Kriz Çözümü İçin Plan
  • Yeni Bir Medeniyet Yaratmak
  • İnsanlığın Kurtarıcı Takımı

Ek bölüm: Kısa & Uzun Vadeli Taktik Planı

  • Plan Hedefleri
  • İşbirlikçi Çalışma
  • Bilgi Merkezi
  • Bilgi ve Açıklayıcı Bölümler (önceliklerine göre)

(i) İnternet

(ii) Kitle İletişim

  • Yazılı Basımlar
  • Ses
  • Reklam
  • Benzeri Organizasyonlarla İşbirliği
  • Global Enstitülere Yaklaşmak
  • Uluslararası Özgecilik Araştırma Enstitüsünü Kurumunu Kurmak
  • Şirketlere İyiliksever Olmalarına Baskı için Öneri Vermek
  • Yukarıdakilerin Uygulanabilmesi için Pratik Örnekler
  • Aciliyet

Ocak 2006  MICHAEL LAITMAN, PHD

Kargaşa

İnsanlığın büyük karmaşası çok açık: Buhran, uyuşturucu, aile birliğinin parçalanması, ayakta tutulamayan sosyal sistemler, nükleer silahların kullanılma korkusu ve ekolojik felaketler bütün bunların işareti. Profesör Ervin Laszo’nun yeni kitabı “The Chaos Point” (Kaos Noktası), çok açık ve kapsamlı küresel krizin aydınlatıcı betimlemesini sunmaktadır. (daha&helliip;)

Kriz ile ilgili dersler

  • Gıda Krizi Hakkında – Dünya’da yaşanan ve devam edecek olan Gıda Krizi Konusu.

Video Versiyonu

MP3 Versiyonu

Tarih: 30-04-2008
 
  • Kriz Hakkında. Genel olarak yaşanan küresel kriz.

Video Versiyonu

MP3 Versiyonu

Tarih: 04-08-2011
 
  • Kriz Hakkında. Genel olarak yaşanan küresel kriz. Bölüm 2

Video Versiyonu

MP3 Versiyonu

Tarih: 04-08-2011
 
  • Kriz için çözüm aramızdaki bağ! New Jersey Kongresinden.

Video Versiyonu

MP3 Versiyonu

Tarih: 12-05-2012

Davos: Dünya Ekonomik Forumu

23 Ocak, 2013, Davos: Dünya Ekonomik Forumu

Haberlerden (Business Inquirer): “Çarşamba günü siyasetin ve iş dünyasının ileri gelenleri belli belirsiz iyileşme belirtileri gösteren küresel ekonomiye güven aşılamak amacıyla Davos’un karla kaplı tesislerinde bir araya geldiler.

“2500’e yakın lobici, gazeteciler, sanayi liderleri ve ekonomistler ile 45’e yakın dünya lideri omuz omuza vererek Dünya Ekonomik Forumu’nun İsviçre kayak tesisindeki yıllık toplantısına katıldılar.

“Organizatörler Euro bölgesindeki borç krizi gibi acil durumlara karşı direnmek için, küresel ekonominin yapısındaki iyileşmeye duyulan ihtiyacı yansıtan ‘dirençli dinamizm’ temasını seçtiler.”

Benim Yorumum: Politikacılar ve ekonomistler korumacılık yanlısı egoist gelişimdeki çıkmazın farkında olmadıkları sürece, geleceğin küresel integral gelişimde, sürdürülebilir üretim ve tüketimde, aşırı üretimi önlemede ve dünyadaki bütün insanların eşit rasyonel tüketim için ihtiyacı kabul etmesinde olduğunu kabul edemeyiz. Gelişimimizin bir sonraki evresi olan bütün insanlığın tam entegrasyonu hedefine kadar kriz dramatik görünümüyle kaçınılmaz şekilde bizi hatalarımızı kabul etmeye zorlayacak.

Gezegeni Yağmalamaya Son Verin

Ernst Ulrich von Weizsäcker’in görüşleri (Almanya’daki Roma Klübü’nün Eş Başkanı): “Her doktor bilir ki başarılı bir tedavi için ön koşul doğru teşhistir.Ve işte, insanlar gözlerini kapatmayı tercih eder ve bu şartlar dramatik bir şekilde değişmediği sürece hiçbir şey yapamayacağımızı düşünür. Eğer insanlık bu şekilde konuşmaya devam ederse, dünya kendi sonuna yaklaşıyor demektir.

“Ne yazık ki birçok insan için kısa süreli başarılar torunlarının kaderinden daha çok önem taşır. Bu nedenle hepsi kendilerini korkutucu düşüncelerden uzaklaştırırlar.

Beş şeye ulaşmayı umuyorum:

Gelişim için olumlu imkanlar oluşturmalıyız.

Bu fosil yakıtların kullanımındaki rezaletlerin ve de balık endüstrisindeki skandalların –bazıları okyanuslarda hiç balık kalmaması gerektiğine inanıyor- bütün dünyada bilinmesi için gerekli.

Biz “Dünyayı nasıl yaşamaya uygun hale getirebiliriz?” sorusu üzerine fikir üretmeliyiz.”

Biz, yatırım fonlarının ekolojik kriterlere uygun olarak yatırım yapması için onlarla işbirliği yapmalıyız, eğer yapsaydık bu piyasalara ciddi şekilde etki edebilirdi.

Dünya çapındaki bütün hükümetlerin ve işletmelerin, gezegenin zenginliğinin yağmalanmasına bir son verilmesi için zorunlu birtakım kurallar benimsemesi gerekir.

Benim yorumum:

Gezegene olan tutumumuzda değil ama içimizde, içimizdeki egoizmimizde doğru teşhisi koymak ve buna yol açanı tedavi etmek gerçek şifa ve çözümdür. Bu insanları yeniden eğitmek anlamına gelir ve göz ardı edilemez, aksi takdirde olumlu bir sonuç elde edemeyiz ve hastalık gittikçe daha da kötü bir hale gelir, Roma Klübü’nün de bütün yıllarında olduğu gibi.

AB Nüfusunun Dörtte Biri Yoksulluk Riski Altında

Haberlerden (EUROPA, Europats): “2011’de, 27 AB ülkesindeki 119.6 milyon kişi, yani nüfusun %24.2’si, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaydı. 2010’da ise bu rakam %23.4 ve 2008’de %23.5 idi. Bu onların şu üç koşuldan birinde olduklarını gösterir: Yoksulluk riski altındalar, ciddi maddi yoksunluktalar ya da çok düşük iş gücü ile birlikte hanelerde yaşamaktalar…

“2011’de, yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında olan insanların oranı en yüksek şu ülkelerde kaydedilirken: Bulgaristan (49%), Romanya ve Letonya (ikisi de 40%), Litvanya (33%), Yunanistan ve Macaristan (ikisi de 31%) en az ise: Çek Cumhuriyeti’nde (15%), Hollanda ve İsveç’te (ikisi de 16%), Luksemburg ve Avusturya’da (ikisi de 17%) kaydedildi.”

Benim Yorumum: Bu eski ekonomik ilişkilerinin kırılışının yalnızca başlangıcıdır. Sadece integral eğitimin uygulanması ve diğer bütün üretimlerdeki azaltmalar ile birlikte yaşamanın mantıklı (gerekli) bir standardının ilkeleri doğanın ifşası ve toplumun evrimi için insanlığı yeni doğal ilişkilerle benzerliğe taşıyabilir.

Başlıca Ekonomi Danışmanları’nın Dünya Savaşı Tahmini

Trilyonlarca dollar borç yenilenecek ve milyonlarca finansal olarak sağduyulu birikimci satın alma güçlerinin büyük bir yüzdelerini hayatlarının tamamen yanlış zamanlarında kaybedecek. İnaniyoruz ki savaş halihazirdaki global ekonomik durumun kaçınılmaz bir sonucu.

1980’lerden beri, sözde “savaş döngülerini” çalışıyordum – toplumu kaosa, nefrete, sivil ve hatta uluslararası savaşa hazırlayan doğal ritimler.

Ancak şimdilerde bu konuyu tartışmayı bile çok az insan istiyor. Ve gördüklerime dayanarak, etkiler 2013’de kesinlikle büyük olacak.

– daha önce çok doğru çağrılarda bulunmuş olan, kısıtlama fonlarini, bankaları, komisyoncuları ve net değeri yüksek bireyleri müşteri olarak gören – eski Goldman Sachs teknik analisti Charles Nenner; 2012 sonundan 2013’e başlayacak ve Dow’u 5,000’e indirecek çok büyük bir savaş çıkacağını söylüyor.

Bir sebepten ötürü, çoğu etkili insan yanlış bir şekilde savaşın ekonomi için iyi olduğuna inanıyor.

Uluslararası yatırımcı Jim Rogers Avrupa’da devam eden ekonomiyi kurtarma planlarının eninde sonunda yeni bir dünya savaşı için kıvılcım olacağını söylüyor.

“Borçlanır, durum daha kötüye gider ve sonunda çöker. Daha sonra herkes günah keçisi arar. Politikacilar yabancıları suçlar ve bir anda II. veya bilmem kaçıncı Dünya Savaşı’ndayız.

Marc Faber Amerikan hükümetinin ekonomik krize cevap olarak yeni savaşlar başlatacağını söylüyor.

“Hükümetin sıradaki yapacak olduğu ise bir savaş çıkartıp insanların ekonomik krizin etkileri üzerindeki dikkatlerini dağıtmak.”

Eğer global ekonomi düzelme göstermezse, genellikle savaş çıkar.

Faber aynı zamanda A.B.D., Çin ve Rusya’nin Ortadoğu petrolü üzerinde  savaşa gireceğine inanıyor.

Yorumum: Bugün, savaşa başlamak için büyük bir şok gerek. Herkes bundan korkuyor ve acı çekmeyi kabul ediyor. Bu sadece elitin menfaatine. Herkesin dikkati yüzleşeceğimiz tek konuya çekilmeli: karşılıklı iletişim sağlayabilmek – karşılıklı garanti verebilmek.

Biz insanlık, doğanın durmadan yenilenen parçasıyız. Toplumumuzda yeni yasalar oluşuyor. Son zamanlardan bu yana karşılıklı iletişim sağlama yasası daha ve daha fazla tezahür ediyor. Bunu gözlemlemeliyiz; aksi takdirde, kendimizi giderek krizler, acı ve afetler yüzünden doğaya ters düşmüş hissedeceğiz. Savaş yardımcı olmuyor; paylaşacak hiçbir şeyimiz olmayacak. İnsanlik kendini ölüme itiyor. Bu kutsal metinleri bize aktaran erdemliler tarafından tahmin edilmiş olan yollardan biri.

Tüm Farklılıkların Üzerindeki Bağ

Soru: Yuvarlak masa tartışmalarına katıldığımızda, bunun tüm farklılıkların üzerinde bir bağlantıya ulaşmaya değer olduğunu nasıl açıklayabiliriz?

Cevap: İnsanlar tartışmayı genellikle severler; fakat ben onlara argümanlar yerine bağın, her şeyin üzerinde olduğunu ifade etmek istiyorum. Artık tartışmayı bir kenara bırakalım; onun içine dalmayalım ama onun üzerinde yükselelim. Açık konuşmak gerekirse, eğer bağ kurarsak, her şeyi düzelten Üst Işık’ı üzerimize çekeriz. Ama tüm varoluşun bu olduğunu bile daha bilmeyen birine bunu nasıl açıklarım?

Bunun izahı çok basittir. Dünyada mutlak bolluk bulunmaktadır. İnsanların bir bağ içinde olmadığı ve bu şekilde devam edemeyeceği gerçeği olan sorun dışında başka bir sorun yoktur. Onlar aralarında olması gereken zenginlik ve bolluğu bölemezler; aksi olduğunda, böylelikle herkesin arasında öyle büyük bir sürtünme olur ki tüm dünya bunun acısını çeker.

Bizler sadece insan egosundan dolayı acı çekeriz. Ama bağ kurduğumuz zaman her şeyi düzelteceğimiz yolu aniden keşfedeceğiz; öyle ki herkes, herkesle birlikte ve eşit olarak verdiği kadar almaya layık olacaktır. Bu nedenledir ki bağ, tüm problemlerin çözümüdür.

Bir taraftan doğadan tüm bolluğu alıyorsak ve diğer taraftan dünya hala daha böyle kötü ve acı dolu bir yerse, bunun nedeni insanın bunu düzeltememesidir. Bağ kurduklarında gerçek refaha ulaşacaklardır.

20 Haziran 2012 tarihli Toronto’daki Çalıştay’dan.

Japonya’ya Ne olacak?

Bir Görüş (Takeshi Fujumaki, milyarder yatırımcı George Soros’ın eski danışmanı)

Dün yapılan bir röportajda Tokyo’da bulunan bir yatırım danışmanlığı şirketinin başkanı olan Takeshi Fujumaki, “Japonya, önümüzdeki beş yıl içerisinde muhtemelen Avrupa’dan önce yükümlülüklerini yerine getiremeyecek” dedi. Fujumaki, Japonların, ABD,  Avustralya ve Kanada Doları, İsviçre Frangı ve Sterlin cinsi döviz ürünlerini saklamaları gerektiğini belirtti.

Fujumaki’ye göre Japon hükümeti yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde Yen, Dolar karşısında 450-500 Yen civarı zayıflayabilir ve 10 yıllık gösterge tahvillerinin getirileri üzerinde yüzde seksenden fazla dalgalanma olabilir.

“Uluslar arası Para Fonu (İMF)’un gösterdiğine göre 1984’te yüzde 67.3 olan Japon halkının borçları 2014 yılında dünyanın en büyük borçlu toplumu olacak şekilde yüzde 245,6’ya fırlayacak…

“Japonya krizinden kaçış yok” diyen Fujumaki, Japonya için kalan tek seçeneğin bir başka yükümlülükten kaçınma veya hiper-enflasyona sebep olacak para basmak olduğunu ekledi.

Görüşüm: Bunun nedeninin yöneticilerin hiper egoizmi olduğunu anlarsak, düşmanlıktan kardeşliğe doğru bir dünya toplumuna dönüşmeye başlarsak ve gerçekçi bir yaklaşımla aşırı tüketim ekonomisinin altyapısını makul bir tüketim ekonomisine aktarmayı başlatırsak her ülke ve tüm dünya için krizden bir çıkış yolu mevcut. Aksi takdirde kriz bizi tüm altyapısıyla bir imhanın eşiğine getirecektir.

Toplam 4 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.1234