Category Archives: Ekonomi

“Kadın Gücü Zamanı” (BizCatalyst)

BIZCATALYST dergisinde yayınlanan “Kadın Gücü Zamanı” konulu yeni makalem

Realite, eril ve dişil olmak üzere iki güçten oluşur. Aralarındaki dengeli tamamlayıcı etkileşim, çevremizde gördüğümüz her şeyi, tüm evreni yarattı. Ama insanlar farklıdır. İçimizde eril güç bin yıl boyunca baskındı ve acımasız sonuçları aşikardır. Yaşamı yaratan ve onu besleyen dişil güç, sadece birkaç on yıl öncesine kadar insan toplumunda büyük oranda eksikti.

Ama her şey değişiyor. Sadece birkaç on yıl içinde, kadınlar toplum üzerinde neredeyse hiçbir etkisi olmayan işlerden, devlet başkanlıklarına, Uluslararası Para Fonu ve ABD Federal Rezervi gibi en önemli para kurumlarının başkanlıklarına ve diğer önemli pozisyonlara geçtiler.

Bu bir tesadüf değildir.

Tıpkı doğada olduğu gibi, eril ve dişil güçler eşit derecede güçlüdür, ancak belirgin şekilde birbirinden farklıdır ve her biri bütüne kendi yaşamsal katkısını sağlar, insan toplumu şimdi kadınların topluma nasıl olumlu ve yapıcı bir şekilde dahil edileceğini öğrenmelidir.

Şu anda, yönetim pozisyonlarına ulaşan birçok kadın, çoğu durumda eril tutumları benimseyerek bunu yapmıştır. Bu ters etki yaratır çünkü tam olarak ihtiyacımız olan besleyici ve önemseyen dişil niteliktir.

Toplum hala bir öğrenme sürecindedir; dişil unsuru kamusal yaşama katmanın ne anlama geldiğini henüz keşfetmedik. Bununla birlikte, aslında bir örneğimiz vardır: kendi ailelerimiz. Ailede, erkek geleneksel olarak ailenin başı olarak kabul edilir; ancak şimdiye kadar evli olan her erkek, ailedeki gerçek patronun kadın olduğunu itiraf edecektir. Bir kadın, tüm aileyi tek bir birim olarak görme konusunda doğal bir yeteneğe sahip olduğu ve herhangi bir erkekten çok daha iyi görev yapabildiği için, ne yapılması gerektiği ve ne zaman yapılması gerektiğini doğru bir şekilde önceliklendirebilir.

Hane halkında olduğu gibi, iş ve kamu yaşamında da kadınların doğuştan gelen yeteneklerine gereken saygı gösterilmelidir. Durum, bugün onlarca yıl öncesine göre çok daha iyidir, ancak hala iyileştirilmesi gereken çok şey vardır. Kadınlara onları erkek gibi davranmaya zorlamadan, liderlik içindeki haklı yerlerini nasıl vereceğimizi öğrenmemiz gerekiyor – o zaman onların katkıda bulunabilecekleri niteliği kaçırıyoruz- ve eril niteliğin de gerekli olduğu gibi, sadece ikisi birlikte uyumlu bir şekilde çalıştığında refah sürdürebilir.

Gerçekten de, dünya giderek kadının daha fazla başrol oynadığı bir döneme doğru ilerlemektedir ve insanlık sadece bununla kazanabilir. Bununla birlikte, her şeyde olduğu gibi, ona doğru bir şekilde geçiş yapmalıyız ve eril olanları kaybetmek yerine dişil nitelikler de kazandığımızı görmeliyiz, böylece ikisi birlikte insanlık ve tüm yaşam için aile benzeri bir dünya inşa edecektir.

Twitter’da Düşüncelerim / 1 Temmuz 2020

Bu Koronavirüs kaybolduğunda, daha korkunç bir virüs onun yerini alacaktır. Ve böylece ilerleyeceğiz, virüsler tarafından teşvik edilerek. Egonun kötülüğü Koronavirüs şeklinde ortaya çıkıyor. Nefreti sevgi ile örterek, onu iyilikle telafi etmeliyiz.

Ta ki ölüm meleği, yaşam meleği tarafından örtülene kadar.

İnsanlar zorla mülkiyeti iterek (para vererek vs.) dünyayı değiştirmeye yönelirlerse, bu Sovyet rejimini kurmaktan daha kötü olacaktır. Ekonomik ilişkilerdeki bir değişikliğin öncesinde, dünyanın gelişimine nazaran Doğa’nın amacı ve programı hakkında bilginin dağıtılması gerekir

İhtiyacımız olan şey, egoizmden- tek kötülükten nasıl kurtulacağınız için bir çözümdür.

Yoksul kaotik dünyada, ülkeler askeri kapasitelerini genişletmek için her şeyi yatırım yapacaklar. Birbirlerine yakınlaşmak yerine düşmanları nasıl uzak tutabileceklerini düşüneceklerdir. Egoist dünyada farklı düşünmek imkânsızdır.

İşadamları kârlı olanla ilgilenir: yarın ne talep edilecek. Şu anda iş dünyasında en çok talep gören şey, halk için hayati önem taşımayan ürünleri ortadan kaldırmaktır. Gereksiz işletmeleri kapatmak en başarılı iş!

Egoizm, dünyamızın doğasının temelidir. Bu yüzden tüm derecelerdeki (cansız, bitkisel, hayvan ve insan) egoistik ilişkilere dayanmayan doğanın işleyiş yasasını hayal edemiyoruz. Egoist dünyanın sonunu hayal etmek, ıslahından daha kolaydır!

 

Koronavirüs Sonrası Sosyal Huzursuzluk Tehlikesi, Bölüm 1

Zamanla, Koronavirüs pandemisiyle ilişkili korkular, sağlıkla ilgili sorunlardan işsizlik ve gıda kaynaklarının eksikliğine doğru kaymaktadır. Birçok işletme, Koronavirüs’ün neden olduğu krizden kurtulamayacaktır çünkü artık onlara talep olmayacaktır.

İnsanlık değişiyor; birçok eski alışkanlığın aşırı lüks olduğunu düşünmeye başlıyor. BM Dünya Gıda Programı Konseyi, Koronavirüs’ün, İncil kehanetlerinde olduğu gibi, eşi görülmemiş bir ölçekte küresel açlığa yol açacağından korkuyor. Aynı zamanda da zenginler, diğer herkesin pahasına daha da zenginleşir.

Daha büyük bir otomasyona geçişle çalışma tarzı değişiyor, enerji fiyatları önemli ölçüde düşüyor ve gelecek, korku ve belirsizlik getiriyor. İşgücü piyasasında neler oluyor ve nereye gidiyor?

Koronavirüs, biyolojik de olsa, bizde büyük değişikliklere neden olan bir güçtür. Bizi nereye götürüyor, insan toplumunu neye itiyor? Virüs, bütünsel bir toplumda yaşadığımızı ve birbirimize bağlı olduğumuzu anlamamızı sağlıyor.

Ölümcül bir hastalıkla bizi enfekte edebilen zararlı parçacıkların, virüslerin, bulaşma tehlikesi nedeniyle birbirimize yaklaşmamıza izin vermemekte. Virüs, bağlarımızın nasıl iyi olmadığını bize böyle gösteriyor, ancak onları düzeltirsek, bir kez daha kısıtlama olmadan yaşayabiliriz.

Aksi takdirde, normal yaşama dönmemiz olası değildir. Tabii ki, daha önce olduğu gibi birbirimizle temas edebilmek için, virüsün tedavisini bulmaya çalışacağız, ancak bu işe yaramayacak.

Sanırım insanlık, onun ortak, küresel, bütüncül formuna, doğru tür bağlara ilerlemek zorunda kalacak. Bu nedenle doğa bizi, aramızdaki iyi bağlantıları gerçekleştirmemizi ve düzenlememizi zorunlu kılacak şekilde etkilemeye devam edecektir.

Bugün böyle bir bağ zaten bizden bekleniyor. Evde kalarak, maske takarak vb. ile doğayı kandırmaya çalışabiliriz. Ancak nihayetinde karşılıklı ilişkilerimizi değiştirmemiz gerektiğini anlayana kadar, daha yeni rahatsızlıklar ortaya çıkacaktır.

Ve onları değiştirdiğimiz,  onları egoistten özgecil ve dostane hale getirdiğimiz ölçüde, bu derecede birbirimizle temas kurabilir, iş yapabilir ve birbirimizden para kazanabiliriz. Geçimimizi sağlamamız, bencil kazançtan ziyade iyi bağlara dayanmalıdır.

20. yüzyılın başında, insanlık, birçok insanın canını alan İspanyol gribi ile benzer bir salgın yaşamak zorunda kaldı. Ayrıca bu, birçok toplumsal değişime de neden oldu, ancak Koronavirüste olduğu gibi karantinaya veya izolasyona yol açmadı.

Buradaki büyük fark, bugün insanlığın küresel bir darbe alması, neredeyse anında salgının tüm dünyaya yayılmış olması ve hiçbir ülke veya ulus ayırmaması gerçeğidir. Virüs bizlere, tek bir beden gibi bağlı olduğumuzu gösteriyor. Daha önceki salgınlarda böyle bir durum söz konusu değildi.

Bizler, kendini ıslah etmesi ve tek bir aile olarak aynı bağın içinde yaşaması gereken “son nesil” diye adlandırılan, son egoist nesil olarak, yeni bir dönemde yaşıyoruz. Ve Koronavirüs’ün bize gösterdiği ilk şey, tüm dünyanın tek bir aile olduğudur. Bizim için çok net olmayabilir, ancak önümüzdeki birkaç yıl içinde bunu fark edeceğiz. Doğanın bu tür güçlerini önleyip,  korunabileceğiz.

Aynı Koronavirüs, hafife almamamız gereken, henüz ortaya çıkmamış olan çok çeşitli sonuçlara sahiptir. Onun taleplerine boyun eğmek en iyisidir. Virüs bize şöyle diyor: “Bir aile gibi birbirinize iyi davranmaya başlayın ve size gelip ne kadar bencil ve birbirinizden ne kadar uzak olduğunuzu göstermek zorunda kalmayayım.”

Karantina, toplumda ekonomik çöküşe yol açabilecek, huzursuzluğa ve gerilimlere yol açmaktadır. Salgın, dünyayı istikrar ve temel güvenlikten mahrum etmektedir. İyi ilişkiler kuramazsak yani sorunu kökünden çözemezsek, o zaman geniş kapsamlı bir ekonomik krizle karşı karşıya geliriz çünkü bizler, tam bağımlılıkla birbirimize bağlıyız.

Sonunda, doğa programında yer alan dünya savaşına ulaşabildik. Doğa acıma bilmez; bu bir kanunlar sistemidir ve bugün cevap vermezsek ve doğanın gerekliliklerine uymazsak, daha da etkili güçler gelecek ve bizi, insan toplumu olarak doğanın diğer tüm – cansız, bitkisel ve hayvansal seviyeleri gibi bütünsel olarak birleşene kadar,  ıslahımız üzerinde çalışmaya zorlayacaktır.

Dünya üzerinde yaşayan insan, kendi türünden olan insanlara,  vahşi kurtlardan daha kötü davranır. Ve doğa, bununla hem fikir değildir. Bizler ilerledikçe,  sadece aramızdaki iyi bağların, ilerlememize yardımcı olacak iyi güçleri çekebileceğini anlamalıyız.

Bu arada, kurtlar birbirlerine çok iyi davranırlar. Bir kurdun insandan daha kötü olduğunu düşünen bizleriz. Bu, genel bir yanlış kanıdır.

Zengin Ağlaması

Haberlerde (Bloomberg): “Dünyanın En Zengin İnsanları 2018’de 511 Milyar Dolar Kaybetti”, “Dünyanın en zengin insanları, bu yıl 511 milyar dolar kaybettiler, arka arkaya yapılan mal tasfiyesi satışları nedeniyle yılın ilk yarısında yapmış oldukları kar yok oldu.”

Benim yorumum: Gerçek şu ki, insanların ilerlemesini engellemek için bir fırsata sahip olup olmadıklarını anlamaları gerekmektedir. İnsanlara, karşılıklı bağ için, onların tamamlanmaları için, herhangi bir bilgi vb. için ne kadar oyuncak sunarsanız o kadar titiz ve seçici hale gelirler.

Artık Facebook’la bile o kadar ilgilenmiyorlar. Onlar sadece reklamlara bakamazlar. İnsanlar o kadar bıktılar ki, çocuklara bile baskı yapamazlar.

Yani, zenginlerin son 20 yılda yapmış oldukları her şey gittikçe daha az işlemeye başlıyor. Tüm entelektüelliklerine rağmen, bu geçer/sona erer. Egoistik birikim dönemi kendini çürütmek zorunda kalacaktır.

İnsanlık hala gelişiyor. Bu nedenle, biriktirdikleri bu dolarların hiçbir değeri olmadığını ve artık para kazanma fırsatlarının olmayacağı zamanın çok hızlı bir şekilde geleceğini görüyorum.

İnsanların genel olarak daha fazla basitlik için gayret göstereceğini düşünüyorum. Onlar, çimenlere oturmak, biraz içmek, bir şeyler atıştırmak, normal müzik dinlemek, kuşların ötüşünü ve etrafta koşan çocukların kahkahalarını isteyecekler. Kalbe çok yakın ve hoş bir şeyler isteyecekler ve kafalarını, beyinlerini, ruhlarını ve duygularını çok yapay bir şeyle rahatsız etmeyecekler.

Umarım bu şekilde olur.

The Rich Cry

Twitterda Düşüncelerim, 12/16/17

Üst dünyaya giriş: Eğer düşüş& yükseliş hislerini depresyona ya da hazza düşmeden deneyimleyebilirsem, kendimi iptal ederek zıt koşulları kontrol edebilirsem, kendimi Yaradan’a verebilirsem; bu koşulların gelişimin için gerekli olduğunu görebilirsem, işte o beni manevi bir embriyo yapar.

Düzinelerce ülke; Trol Fabrikalarını yaratmıştır- bununla görevlendirilen internet kullanıcı gruplarını organize etmiştir, kamuoyunun düşüncelerini manipüle ettiği için ödüllendirmiştir. Çevrimiçi manipülasyon stratejisi seçimleri; reklamları etkiliyor. Gelecekte insanları zombiler haline getirebilir.

Bunun aksine her şeyi elde ediyoruz. Halen üst dünya ile karşı karşıya değiliz, bu yüzden onu algılamıyoruz. İşte bu yüzden düşüşlere ihtiyacımız var. Üst dünyaların gizliliklerinin ifşaları ve yükselişler- bu ifşadır. Ve böylece üst dünyanın tam ifşasıyla devam eder.

İhsan etmede; yarın ya da hatta bir sonraki anın varlığı sonra erer. Bir tek ihsan etmek umrunda olur. Yarın görüş alanınızdan; düşüncenizden ve hesabınızdan yok olur. Derinlemesine ihsan etme eylemini araştırırsınız & başka herkesin içinde erirsiniz. Sizden geriye hiç bir şey kalmaz.

Facebook’un eski yöneticisi, toplumun sosyal yapısını parçalayan ve yanlış bilgilendirmeyi teşvik eden bir araç yarattıklarını söylüyor. Sosyal medya; akıl üzerine yük olur & her şeyi kendi çıkarları için sömürerek, kendi avantajına çevirir. Ego, her şeyi insanın aleyhine çevirir.

Eğer egonun üzerinde yükselirsen; alma arzusu, Zaman- Hareket- Uzay algısı kaybolur, çünkü onlar egonun nitelikleridir ve eğer kişi kendine bakmayı bırakırsa; bu dünyanın doğasının üzerine var olur. Oradan kişi grup aracılığıyla bir embriyo içinde Yaradan ile birleşebilir.

Sahte endüstri internetin değerini düşürüyor. Yakında kimse Facebook gönderilerini; Youtube videolarını ya da Amazon incelemelerini ciddiye almayacak. Trump’ın Kuzey Kore’ye saldırmaya hazır olduğu yönündeki sahte demeçleri dünyayı kaosa sürükleyebilir. Dijital bilgiye bir film gibi davranmalıyız.

Dağılma döneminde; geçmişin anlamı aydınlatılıyor çünkü geleceğin kayıtsızlığı hala orada değil, ancak geçmişin muhakemesi çoktan çökmüş ve yalanlar gerçekten keskin bir şekilde farklılaşıyor.

My Thoughts On Twitter, 12/16/17

Twitter’da düşüncelerim / 12.11.17

Hanuka’nın anlamını anlamanıza yardımcı bazı ipuçları:

Çaba: Artık daha fazla yapamıyorum dediğim nokta tam olarak çabanın başladığı noktadır. Her an ‘Şimdi değilse; ne zaman?’ ilkesini hayata geçirmeliyim. Özgür seçim her an yerine getirilir. Eğer bir anı kaçırırsan; özgür seçimini hayata geçirmedin demektir.

Sevgi sen benim içimde olduğunda ve ben de bir annenin içindeki embriyo gibi senin içinde olduğumdadır. Kendini çocuğunda hisseden bir anne gibi- Yaradan’ın arzuları onun için her şeyi belirler!

Ego’nun büyümesi ile birlikte; Kabala, kişiye iki güç : iyi ve kötü eğilim arasında var olmasına izin vererek kişinin kalpteki noktasını geliştirir. Ardından; aralarında kişi kötü eğilimi iyinin faydası için kullanmakta özgürdür ve bu şekilde iletilmektedir.

Bugun; İbrahim’in metodunu uygulamaya koyduğumuzu söyleyebiliriz. O, Kabala denilen, insanların bir araya getirilmesinin methodunun kaynağıdır.

Yaradan dünyadan ne derece sorumludur? Olan her şeyden mi? Eğer aramızdaki tüm bu kopukluğa o sebep oluyorsa, bundan nasıl sorumlu olur? O her şeyden sorumludur; tamamen ve kesinlikle. Arkamızda duruyor; istediğimiz her şey yapmaya hazır.

Yaradan’a seslenmek ruhun Kab’ıdır. (dua; Hisaron; Kli) Her zaman gelişmelidir- o benim ıslahımdır. Talebe cevap değil; talebin (özlem) kendisidir- Manevi çalışma & Ruhun doldurulması vardır. Bununla Yaradan’a olan tutumumu gösteririm.

Kabala bizim için hayatın GPS’ini ifşa eder: gidilecek yeri & nasıl yoldan sapmadan hepsinin en iyisini elde etmenin en hızlı ve en kısa yolunu almayı- hayattaki gerçek amaca doğru, nerede olduğunu göstermek için GPS.

Manevi dünyayı ifşa etmek kendini içinde hissetmektir. Manevi dünya, arzularımızın iç içe geçtiği; egomuz tarafından bizden gizlenen bir ağdır. Aramızdaki bu bağlantı sistemi gibi olmak için can atarak; onun üzerimizdeki etkisini uyarıyoruz; ta ki onun aramızda ifşasına kadar.

Işığı çekmek, her zaman düşünmek demektir ki bu tam olarak da eksik olduğumuz şeydir.- aramızdaki gitgide artan bağ, herkes arasındaki bu yapışma kalıcı olana kadar, i.e Yaradan’ın ışığı ile dolu 10 Sefirot olarak açıkça gösterilir.

Ego gereklidir; o bize bir başkasından ne kadar uzak olduğumuzu; Yaradan’dan ne kadar farklı olduğumuzu göstermek için yaratılmıştır, birlikte yaklaşabilelim diye ve bu sayede Yaradan’la, onun tam ifşasında.

İsrail’in ve dünyanın hayırlı geleceğini ne belirleyecek?

Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmek yerine; Trump, dünya uluslarının birleşmesine vesile olabilecek Yahudilerin birleştirici metodunu gerçekleştirmek için laik Yahudileri (Israil ve USA) yönlendirebilirdi. Onun bu ilanı daha ziyade nefreti şiddetlendiriyor ve barışı erteliyor.

Trump dünyayı düzeltmeyecektir. Yahudiler birleşik bir halk olmalı böylece uluslara birlik örneği göstermelidir. Bu onların tarihi & manevi misyonu & ve bunu reddeden tüm dünyanın acılarına sebep olur.

My Thoughts On Twitter, 12/11/17

Twitter’da düşüncelerim / 11.25.17

Mutlu bir çocukluk için 3 jenerasyonun uyumlu iş birliği gereklidir. O zaman çocuk aile yapısını yaşam için miras olarak alır. Özümüze geri dönmeliyiz; ama yeni bir seviyede- böylece modern çocuklar gerçekten varlıklı olabilirler.

Çocuklar ego metaforları yüzünden giderek daha fazla acı çekmektedir. Zamanın ruhu ebeveynlerin kalbini kayıtsızlıkla zehirler. Yine de; bizim yenilenmemizden daha önemli bir şey yoktur. Doğru bir global dünya düzeninde kadınlar; aileler, çocuklar bir arada bakılmalıdır.

Son dakikalarda manevi düşüşler vardır, sadece son bir kaç saat/ günde. Bu his; Yaradan dünyanın ve senin durumunun kontrolünde değilmişçesine; onun yokluğunun hissidir. Rabbi Akiva ‘denizde sanki büyük dalgalarda gibi başınızı alçaltarak’ o koşullara daha fazla dayanmayı öneriyor.

Biz ayrılmaz bir organizmanın parçalarıyız ve bir mekanizma içinde dişli çarklar gibi uyumlu bir şekilde dönmeliyiz. Uyum olmadığında, onları aşındırdığımızı ve dişlileri kırdığımızı hissederiz.

Manevi; duyularımız tarafından algılanamaz. Yaradan’ın aranması, bir grupta, onluda doğru bağda gerçekleşir. Yaratıcının hiçbir imgesi yok. Onu biz inşa ediyoruz. Eğer aramızda ihsan etmeyi bulursak, Yaratan’ın imgesini açığa çıkaracağız. O bizim doğru bağımızdadır.

Onları tamamlamak için başkalarıyla bağ kurmayı gerçekten istediğinizde; bu tamamlanmayı alan kişide Yaradan’ı bulacaksınız. Daha önce her şeyi kendin için almayı düşündüğünüz gibi, şimdi her şeyi Yaradan’dan başkalarına nasıl geçireceğini düşünün. Tüm dünyanın senin aracılığınla alması için.

Dünyanın felakete yuvarlandığını ispatlamaya hiç gerek yok. Üstteki ışık (OM) dışında kötülüğü, EGO’yu terbiye etmenin hiçbir yolu yok. Etkisini ego üzerine çekmek ancak bir grupta(onluda); birleşmiş bir çabayla ARVUT’da mümkündür. Bney Baruh’un işlevi budur.

İlk manevi derece, embriyo (GE, Ubar), üst derecede (AHP) olduğu gibi, grubun içinde tamamen yok olmamla oluşur. Grup, Yaradan’ı ifşa ettiğim bir kap olmaya başlar (NRNHY’dan Nefeş’in ışığı) Buradan büyümeye devam ederim – her şey daha büyük ego ile tekrar eder.

Birlik yeni gerçektir. Onun için hiç bir konseptimiz yok. Bu yeni bir materyal, onun ihsan etme niteliği bu dünyanın değil. Bu niteliğe karıştığınızda, içinde yaşadığınızda, yeni bir boyut ifşa olurken; siz Yaradan gibi olursunuz.

Etiyopyalı Yahudi Cemaatinin bir bayramını kutlamak için Kudüs’e toplanan binlerce kişi, ‘Herkes için Kabala’- birliğin değerini ve halkımızın birliğini güçlendirme üzerine çember tartışmaları etkinliğine katıldı. Herkes için birliğin kutlamasıydı!

My Thoughts On Twitter, 11/25/17

Twitter’da düşüncelerim, 11/16/17

Bin yıllık Amerikalıların yaklaşık yarısı Kapitalizmden bıkmış durumdalar ve sosyalist bir ülkede yaşamayı tercih ederlerdi. Neden? Patlayan öğrenci borçlarını; yüksek kiraları; durgun ücretleri; güvensiz işleri düşün.

https://www.newsmax.com/

My Thoughts On Twitter, 11/16/17

 

 

 

Twitter’da düşüncelerim / 10-25-17

Birliğin pozitif gücü, doğadaki ve toplumdaki tüm problemleri çözmeye yeterlidir. Doğa ve toplumdaki denge yalnızca bize bağlıdır.

Kişi her zaman Yaradan’ın içindedir; bir annenin içerisindeki cenin gibidir. Onun sadece, Yaradan’ın ona ne söylediğini hissetmeye ihtiyacı vardır. – O, kişinin en yüksek mevkisidir!

Manevi dünya, bir özgecil güç tarafından yönetilir -ihsan etme için alma eylemi, ancak ‘başkaları için’ niyetiyle.

Bizim dünyamız bir egoist güç tarafından yönetilir -alma ya da ihsan etme arzusu, ancak ‘kendisi için’ niyetiyle.

7 yıllık bolluk egoyu doldurur (liberalizm), o zaman 7 yıllık kıtlık (amaç) onun kötülüğünü tanır ve sonunda ondan kaçar (firavun).

İnsan, herhangi bir robot gibi, davranışın egoistik programıyla yönetilir. Tek fark, insanda var olan hislerdir.

My Thoughts On Twitter, 10/25/17

Son Neslin Ekonomisi

Soru: Baal HaSulam’ın bakış açısından son kuşak ekonomisi nedir?

Cevap: Diyelim ki, tüm insanlara mutlaka tüm ihtiyaçları sağlamalısınız. Bir kişinin ihtiyaç duyduğu en önemli şeylerin yaklaşık 20-30’unu bir araya getirdiniz; bunlar giyim, mobilya, yemekten başlayarak çocuklar için ve diğerleri için ders kitaplarıyla bitiyor. Bu listeyi alın ve neye ihtiyacınız olduğunu görün.

Bu tür planlı ekonomi, zorunluluktan gelir: “Aslında, bir insan neye ihtiyaç duyar?” Eğer kişi yalnızca diğerleriyle içsel manevi bağlantıyı ve bu bağlantıda daima manevi koşulların daha yüksek seviyelerine ulaşmayı düşünmekle ilgiliyse, o zaman varoluş için tüm ihtiyaçları ister.

Tüm ihtiyaçlarla donatılmaya gereksinimi vardır, çünkü bizler bulutlarda yaşamıyoruz, gerçek insanlarız. Kişinin kalorisini, giyeceklerini, elektriğini, ışığı, suyunu, gazını alması gerekir.

Bütün bu ihtiyaçlar nasıl karşılanacak? Bunun gerçekleşmesi için planlı bir ekonominin olması gerekiyor. Ve yaptığı çalışmada, kişi sürekli olarak başkalarına azami fayda sağlama düşüncesinde olmalıdır.

Soru: Geleceğin ekonomisi ve manevi gelişme arasında bir bağlantı var mıdır?

Cevap: Kesinlikle! Teşvik, dürtü değişiklikleri.

The Economy Of The Last Generation