Category Archives: Egoizm

Neden İnsanlığın Yaratılışın Amacı Hakkında Bilgisi Yoktur?

Not: Eğer kişi Rabaş veya BaalHaSulam’ı okumazsa, yaratılışın amacını bilemez. Tuhaf görünüyor, çünkü insanlık çok fazla ilerleme kaydetti ve çok fazla araştırma yaptı, ama yine de bu farkındalığa ulaşamadı.

Benim Yorumum: Bunun nedeni, insan aklının buna hazır olmamasıdır. İnsanlar, doğanın birbirine bağlı tek bir organizma olduğundan bahsederler; fakat bir insan buna adapte olamaz, çünkü ondan farklıdır. Doğaya ya da topluma bütüncül bir biçimde bağlı değildir, bu nedenle kendi başına bunu başaramaz. Bütüncül bir akla, bütüncül bir duyarlılığa veya algıya sahip değildir.

O, egoist bir algı, dünyanın geri kalanı ile egoist bir ilişki ile nitelendirilir: al, ele geçir, gasp et. Dünya ile bütüncül bir şekilde bağlantıda olmayarak, ondan ayrılır, kendi içinde kalır. Bu nedenle, doğayı bütünsel ve tamamlayıcı olarak anlamak, algılamak veya hissetmek çok zordur.

Kabala, yavaş yavaş içimizdeki bütünsel gerçeklik algımızı geliştirmeye başlar. Dahası, kendinizin yarattığı gerçekliği gördüğünüzü söyler. Burada modern psikoloji ile bir çatışma görürsünüz. Kendinizi gerçekliğin projektörü olarak algılamaya başlarsınız: Dünya yaratırsınız, onu tasvir edersiniz.

Sonunda, hiçbir gerçekliğin olmadığı, her şeyin içinizde olduğu ortaya çıkıyor. Bundan şu sonuç çıkar ki bunu incelemek/araştırmak için bir şekilde kendinizi değiştirmek zorundasınız. Kendinizi geliştirerek, bütüncül bir hale gelerek bunu yapma fırsatını elde edersiniz. Daha sonra kendinizi bir makine, bir laboratuvar gibi kullanmaya başlarsınız. Başka bir deyişle, niteliklerinizi değiştirerek, hissettiğiniz gerçekliğin nasıl değiştiğini anlarsınız.

Onu tasvir edersiniz, yaratırsınız ve kendi gerçekliğinizin, kendi hayatınızın Yaradan’ı olursunuz. Ayrıca, tüm insanların, hayvanların, bitkisel ve tüm kozmosu içeren cansız dünyanın,  nasıl içsel niteliklerinizin bir yansıması olduğunu görürsünüz: cansız, bitkisel, hayvansal ve insan unsurları- egoizminizin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü aşamalarıdır.

Bu gerçekliğin düzeltilip düzeltilmediğini, yani diğer parçalarla bütünsel olarak bağlı olup olmadığını görebilirsiniz.

Why Does Humanity Have No Knowledge Of The Purpose Of Creation?

Manevi Metodu Takip Edin

Soru: Kabalistler ve bir grup kibirli arasındaki fark nedir?

Cevap: Günümüzde hepsi karmakarışıktır. Birini diğerinden ayıramam. Zohar Kitabı başlangıç ve sonrasında anlatıldığı gibi ruhsal gelişime karşı olan herkes, bizimle aynı yolda değildir.

Kendimize dikkat etmeli, öğretmenlerimizin yazdıklarına sürekli olarak danışmalı ve başkalarının yaptıklarına aldırış etmemeliyiz.

Burada irade özgürlüğü vardır. Bir kişi, başkalarına zarar vermezse, doğru ve iyi olduğunu düşündüğü şeyleri yapabilir. Küçük manevi topluluğumuzda kapalı olarak, kimseye zarar vermeyiz, bizler herkese açığız.

Asıl önemli olan sıkı bir şekilde programı, öğretmenlerimizin tavsiyelerini takip etmektir ve o zaman hedefe ulaşacağız.

Soru: Bir insanda egoizm her arttığında, dış toplum tarafından daha fazla etkilenmektedir. Bu zararlı etki nasıl önlenebilir?

Cevap: Metodun çalışmasına ve kendi içsel çalışmasına daha derinlemesine dalmak suretiyle. Bundan daha fazla bir şey yoktur.

Follow The Spiritual Method

Herkesin Bir Şansı Vardır

Soru: Eğer bir kişinin hayatındaki tüm olaylar kazara değilse, her fiziksel olayın bir üst sebebi, bir üst kökü mü vardır?

Cevap: Her insanın kendine ait “meleği” vardır; yani özellikle onu yöneten üst güç. Başka bir deyişle, her birimiz, kalpteki noktası, ruhunun kökü aracılığıyla, manevi sistemin içerisine yerleştirilir.

Realitede, mesafeler yoktur, üst ve alt dünyalar yoktur – bunlar tek ve aynı sistemdir, sadece her şey onun hissiyatının içerisine ne kadar derinden girdiğimize veya onun hissiyatının ötesine ne kadar geçtiğimize bağlıdır.

Eğer bizler “ruh” ya da “üst dünya” olarak adlandırılan bu sistemin hissiyatı içerisine dalarsak, o zaman düzeltilmiş arzularımızla ona nüfuz ederiz ve onun içinde çalışırız.

Eğer, düzeltilmemiş egoist arzularımız nedeniyle, bu sistemde çalışamazsak, o zaman bizim dünyamızı hissederiz ve doğal olarak, üst dünyayla yani geleceğin embriyosuyla sadece ilk bağlantıya sahip oluruz.

Sadece kendimizi düzeltmeye başladığımızda, bu sisteme kademeli olarak dahil olabiliriz. Bununla birlikte, prensip olarak, hepimiz, her insanın kendisini üst sistemde hissetmeye başlama fırsatına sahip olduğu bir koşul içerisindeyiz.

Everybody Has A Chance

Çevresel Afetlere Neden Olan Nedir?

Soru: Bütün Çinliler araba sahibi olmak isterse ne olur?

Cevap: Herkes bir arabaya hatta birden fazla arabaya sahip olsa bile; dünyada ve ekolojide hiçbir şey değişmeyecek. Dünyada 7 veya 14 milyar özel araç varsın olsun. Arabalar ekolojik felaketlere neden olan şey değildir. Bizim bozuk/yozlaşmış ilişkilerimiz ekolojik felaketlerin sebebidir.

Doğada ve onun incelenmesinde neyin görünür olduğunu anlamalıyız; çevresel felaketler, teknoloji, cansız, bitkisel ve hayvansal seviyelerden değil, insan seviyesinden kaynaklanır. Sadece bizler, ilişkilerimizin/bağımızın seviyesinde, diğer tüm doğa seviyelerinde sıkıntıya neden oluyoruz.

Ekoloji ve sağlık, depresyon ve uyuşturucu bağımlılığı, boşanma ve diğer tüm alanlardaki sorunlar ve doğadan kaynaklanan bütün felaketler, yalnızca bizleri daha yüksek bir seviyede olan sebebi anlamaya itmektir. Her zaman Doğa, daha yüksek bir seviyeden gelen bir problem, daha düşük seviyelere iner ve sistemi oradan harekete geçirir.

Umarım egoist seviyemizde kötülük olarak gördüğümüz bu kötülüklerden kurtuluş arayışı içinde, egoizmimizden vazgeçmek zorunda kalacağız, birbirimize sevgi ve anlayışla davranırsak, insan seviyemize bağlı olarak doğa ile sadece cansız, bitkisel, hayvansal seviyelerde dengede olabileceğimizi anlamak zorunda kalacağız.

O zaman, bir bütün olarak doğaya birliği getireceğiz ve genel doğa ile bir dengeye ulaşacağız.

What Causes Environmental Disasters?

Yoldan Çıkmamak İçin

Rabaş, ‘‘Toplumun Önemine Dair’’: Dolayısıyla gerçeğin yolunda çalışma konusunda, kişi kendini diğer insanlardan soyutlamalıdır. Bunun nedeni ise gerçeğin yolu dünyanın fikirlerine karşıt olduğundan, sürekli güçlendirme gerektirir. Dünya bilmek ve almaktır, oysa maneviyat inanç ve ihsan etmektir.

Soru: İnsanlar son neslin grubundan ayrılacaklar mı?

Cevap: Ayrılacaklar, çünkü kişinin son neslin grubunun içinde sürekli ilerleme kaydetmesi için büyük çaba sarf etmesi gerekiyor.

Gerçek şu ki, psikolojik gruplarda veya manevi çalışmayla meşgul olan gruplarda olduğunuzda, o zaman hareket, metodun bilgisi veya gelişimi temelinde gerçekleşir.

Ancak Kabalistik grupta, egoist makine sürekli çalışır ve sizi gruptan uzaklaştırır. Eğer ona karşı sürekli olarak çalışmazsanız, o zaman onun üzerine çıkamaz ve ilerleyemezsiniz. Bu nedenle, Kabalistik grupta, her zaman ek çabalara ihtiyaç duyulmaktadır ve kişi hareketsiz kalamaz. Bu, bir insanı ilerlemeye zorlayan şeydir.

Soru: Neden bir kişi gruptan çıkarıldığında gruba ve/veya yönteme karşı çıkıyor gibi görünür?

Cevap: O kendini egoist olarak haklı çıkarmalı, bu yüzden içinde bulunduğu gruba karşı çıkar. Kendisinin haklı olduğunu ve grubun haksız olduğunu göstermek ister. Bu nedenle, bunu kanıtlamak için grupta kusurları bulmaya çalışır.

Bir kişi gruba geldiğinde, yukarıdan uyandırılmış olan kalpteki noktası, onun içinde konuşur. Aniden ruhunun burada olduğunu hisseder.

Bundan sonra, yerinde kalmak için çaba göstermesi gerekir. Burası manevi çalışmanın yeridir. Bir şekilde, bir süre için devam eder, fakat ciddi bir çaba göstermezse, kişi yoldan uzaklaşır/ayrılır.

Soru: Kişi, hayatı boyunca özümsediği tüm görüşleri temizlemek için nasıl çaba harcayabilir?

Cevap: Kabalistik kaynaklarda her şey yazılmıştır. Onlar bu amaç için yazılmıştır.

In Order To Not Go Astray

Özgürlük Nedir?

Soru: Özgürlük nedir? Bu, bir insanın dünyada nerede olduğuna bağlı mıdır?

Cevap: Özgürlük, bir insanın dünyada yaşadığı çağa veya yere bağlı değildir. Yaşadığı çevre kişiye yukarıdan, dışarıdan verilir.

Kişi, çevreyi, hangi toplumda doğacağını, ne tür bir eğitim alacağını ya da hangi değerlere uygun olarak yaşayacağını seçmez.

Özgürlük, tek ve sadece bir duruma göre değerlendirilebilir: egoistik doğamdan özgürleşmek. Başka hiçbir şeyden özgür olamam.

Egoistik doğamdan özgürleşmek demek, doğamın beni içerisine ittiği egoizmimin yasalarına göre değil; yalnızca topluma uygun olarak ve yalnızca insanlığın yararı için yaşamam demektir. Başka bir deyişle, özgürlük, tüm insanlığın iyiliği için egoist doğamın üzerine yükseldiğim anlamına gelir.

Özgür hayatımı egoist doğamın üzerinde edinirim. Yaşamın egoist seviyesinden özgecil olana yükselerek, ben yaşarım ve sonsuz doğanın akışını da hissederim. Ayrıca Ben de mükemmel, sonsuz ve özgür hissederim.

Elbette, bu yasaların uygulanması, ikamet ettiğimiz yere, uyruğa veya cinsiyete bağlı değildir. Bu, kişinin kendisine ve orijinal doğasıyla yüzleşmesine bağlıdır.

What Is Freedom?

Kendinizi Bir Günahkâr Olarak Hissetmenin Ödülü

Soru: İyi bir iş yaptığımızın ve ıslah eden ışığı çektiğimizin bir işareti var mı?

Cevap: Eğer iyi bir iş yaparsak, daha sonra kendimizi bir “çukurda” buluruz. Bu hem iyi bir çalışmanın hem de ödülün sonucudur. Yaradan’a yaklaşmak için, ıslah olmamış büyük arzuya sahip olmalıyız. Bize sadece onun üstesinden gelebildiğimiz ölçüde bir tane verilir.

Madalya yerine, ödül, bize verilen daha fazla karanlık, rahatsız edici durum ve ümitsizliğin içine düştüğümüz egoist arzulardır.

Güçsüz hissederek, bu çukurdan çıkmak isteriz. Kendimiz için değil, sevgi ve ihsan etmek uğruna. Başkalarının iyiliği için çıkmaya çalıştığımızda, bu çukuru bir dağa dönüştürürüz.

Soru: Öyleyse, ödül kişinin bir günahkâr gibi hissetmesi mi?

Cevap: Evet. Bu farklı bir sistemdir, farklı bir Tora’dır. Burada, içsel çalışma en önemli şeydir.

Soru: Çukurun en dip noktası kişinin yerinden hareket edemeyeceği hissiyatı mıdır?

Cevap: Evet, Yusuf’un Mısır’da atıldığı hapishane çukuruna benzemektedir.

Soru: Eğer kendi başına çıkamayacak olsaydı nasıl serbest kalabilirdi?

Cevap: Onun yanında bulunan fırıncıyı Firavun’a yararlı olabileceğine dair ikna etti. Fırıncı, Firavun’a geleceği bilen bir kişiden bahsetti. Bu Yusuf’un çukurdan nasıl çıktığıdır. Burada çok karmaşık bir sistemden bahsediyoruz.

Ego ile doğrudan savaşamazsınız, çünkü bu bizim doğamızdır. Egomuzu her şeyin kendi yararına olduğuna ilişkin sürekli olarak ikna etmeliyiz.

Firavun, Yusuf’a duyulan ihtiyacı hissetmeli ve ancak o zaman, egoizmimizi kullanamadığımız için ondan kurtulacağız.

The Reward Of Perceiving Yourself As A Sinner

Negatif Güçlerin Sistemi, Dünyayı Nasıl Etkiler?

Soru: Negatif güçlerin sistemi, dünyamızı nasıl etkiler?

Cevap: Dünyamızda, negatif ya da pozitif güçler sistemi yoktur. Her iki sistem sadece kaderinde manevi yükselme olan kişiyi etkiler.

Bu sıradan adamı etkilemez. O, normal maddi yaşamını yaşar ve her iki taraftan da doğru etkiyi almaya ve gelişmeye başlayacağı zamana doğru yavaş yavaş ilerler.

How Does The System Of Negative Forces Affect The World?

Yaradan’ın Programını Etkilemek

Soru: Varsayalım ki bir yerlerde deprem var ve başka bir yerde savaş var. Bunu kim belirlemekte? Bu nasıl olmaktadır?

Cevap: Bütün dünyaya nüfuz eden tek bir güç vardır. Her şeyi o yapar. Bizim tüm hareketlerimiz de dahil her şeye tepki verir. Bu güç, Şehina (Kutsallık) olarak adlandırılır, sürekli olarak bize en uygun şekilde tam uyumluluğa nasıl yöneleceğimiz konusunda eylemlerimize ve tepkilerimize dayanan net bir hesaplama yapar.

Soru: Kabalistin Yaradan ile olan ortaklığı neyle ilgilidir? Bu eylemleri bir şekilde değiştirebilir mi?

Cevap: Bir Kabalist, eylemleriyle, Yaratan’ın programını kesinlikle bilinçli olarak etkiler, sürekli onu geliştirir. O (Kabalist), tüm dünyayı peşinden çeker. O zaman Yaradan yönetimini, tatmin edici olmayandan iyiye doğru değiştirir.

Affecting The Program of the Creator

Başkaları Gerçekten Nasıl Dinlenir?

Soru: Kişi, kendini ve başkalarını sadece duymayı değil, dinlemeyi nasıl öğrenebilir? Sonuçta, bu nitelik sadece insanlar arasındaki ilişkileri geliştirecektir.

Cevap: Bu içsel bir temas gerektirir – kalplerin temasını. Birbirinizi tamamlamayı arzular arzulamaz, birbirinizi dinleyebileceksiniz.

Ve dahası İnsanlar birbirlerini dinlemez de görmez de. Kendi içlerinde belli bir gerçeklik yaratırlar ve aslında onların dışında bir kişi gibi davranırlar. Bizler bu dışımızda olanları görmeyiz; içimizdeki egoizmimiz tarafından inşa edilen her şeyi görürüz.

How To Really Listen To Others?