Category Archives: Egoizm

Egoizm Patladığında

Soru: Alçakgönüllülük, kendini küçümsemekle aynı mıdır? Alçakgönüllülük ile kendini küçümsemek arasında bir fark var mı?

Cevap: Alçakgönüllülük ve aşağılama aynı değildir. Ancak, bunu analiz etmek için henüz çok erken. Bizim için en önemli şey, olan şeyleri yukarıdan, Yaradan’dan geliyor gibi almaya çalışmaktır özellikle de egoizmim arttığında ve sinirlenmeye başladığımda ve hoşnutsuzluğumu açığa vurduğumda.

Bu, bir kişinin Yaradan’a karşı olduğu ve esasen “Yönetiminizden memnun değilim” demek anlamına gelir. Bu bir sorundur. Orada alçakgönüllülük yoktur; Yaradan’ın her şeyi yönettiği, “O’ndan başkası yok” duygusu yoktur.

“Evet, Yaradan her şeyi kontrol eder, O’ndan başkası yoktur ve ben O’na karşıyım!” Bu, egoizmin saf bir tezahürüdür. Burada, hoşnutsuzluğu bir şekilde iptal etmeye çalışmamalıyız ama onun üstüne çıkmaya çalışmalıyız: “Orada olmamasını istemiyorum, aksi halde sıfıra ineceğim. Hayır! Ben bunun üstüne çıkacağım ve bu şekilde egomdan daha yüksekte olacağım.”

Çalışmayı denemek için gereken şey budur. Ben daha fazla konuşmuyorum. Fakat içimizdeki egoizmin tezahürünü bu şekilde tedavi etmeye başlamamız çok önemlidir. En önemli şey hoşnutsuzluğunuzun üstüne çıkmanızdır.

Soru: Eğer Yaradan’a değil de, kendime, egoizmime kızdığımı hissedersem. Ne yapmalıyım?

Cevap: Eğer kızgınsanız, Yaradan’dan memnun kalmazsınız. Hepsi bu.

O zaman kendinizi kontrol edin ve ne yapacağınıza karar verin. Olan her şeyden memnun kalana kadar, egoizminizin üstüne çıkmayacaksınız ve sadece bu dünya düzeyinde kalacaksınız.

When Egoism Erupts

 

Geleceğimizi Belirleyen Tek Etmen

Soru: Tek sistemdeki binlerce etmenden, hangi üç etmen geleceğimizi belirler?

Cevap: Sadece tek bir etmen geleceğimizi belirler: insanların kendi aralarındaki bağları. Doğa bizden başka hiçbir şey istemez.

Gerçek şu ki, bizler belli bir sisteme kilitlendik ve onu dengeye getirmeliyiz. Ona ne kadar yaklaşırsak o kadar rahat ve dengede hissedeceğiz. Her birimiz bu sistemi karşılıklı olmaya getirmekle ilgilenmeliyiz.

Birbirimizi yok etme hakkımız olmadığını anlamamız gerekiyor çünkü bu, sistemi o kadar çok bozabiliriz ki son dereceye geri dönüp, aynı şeyi tekrar etmek zorunda kalacağız. Bizim için karşılıklı yıkımlardan, savaşlardan vb.den daha problemli bir şey yoktur.

Dolayısıyla geleceğimizi belirleyen tek faktör, aramızdaki doğru bağa ulaşmaktır.

Elbette buna eğitim, yetiştirme, onlu dediğimiz – insanlar arasındaki bağı hızlı bir şekilde doğru bir sistemde gerçekleştirebildiğimiz küçük grupların yaratılması gibi birçok yardımcı faktör eklenmiştir.

Tek bir amaç vardır: aramızdaki bağlantı ağının kendimizden daha önemli hale geldiği yerde, tek bir sistemde birleşmek, birbirimizi karşılıklı olarak tamamlamak.

Bu sistemde, Yaradan ifşa olur – sadece bağda, başka hiçbir yerde değil.

Bu sistem, içinde tam bağı hissedebildiğimiz şekilde düzenlendiğinde, o zaman bizim tarafımızdan yaratılan bu karşılıklı bağ, Yaradan olarak adlandırılacaktır.

The Only Factor That Determines Our Future

 

Bu Dünya Neden Var?

Soru: Hangi dünyada olduğumuzu nasıl belirlersiniz? Bu daha aşağı dünya neden var?

Cevap: Bizler egoizm içindeyiz. Buna, kendimizi içinde hissettiğimiz dünyamız denir.

Bizim aşağı dünyamız, sadece ondan üst dünyaya yükselebilmemiz, bize her seferinde üst dünyadan daha yükseğe sıçramak için, tekrar düşüp tekrar yükselebileceğimiz bir başlangıç noktası vermek için vardır.

Soru: Eğer egoizm dünyasında yaşıyorsak, maneviyata gelmek için onu nasıl daha etkili bir şekilde kullanabiliriz?

Cevap: Egoist dünyamızı kullanmak zorundayız çünkü onun içinde fiziksel olarak var olmamız gerekiyor. Ancak, dikkatimizin/ilgimizin geri kalanı, gruptaki koşulumuza dönük olmalıdır. Bu, Manevi Kli’yi, kabı, içinde Yaradan’ın ifşa olmasının bağlı olduğu manevi güç ağını yaratmak için kesinlikle birbirimizle bağlantımız yönünde olmalıdır.

Why Does This World Exist?

 

 

Denge İçin Çabalamak

Soru: Eğer ben tam bir egoizm isem, nede üst güce benzer olabilirim?

Cevap: Üst güce benzer olmak ancak iki güç olan egoizm ve özgecilik arasında bir denge kurmaya çalışırsanız mümkün olur. İçinizde doğal olarak ortaya çıkan güç sizin egoizminizdir ve bu size, sizsiniz gibi gelir.  Ama siz değilsiniz, bu aynı zamanda Yaradan.

Siz, egoistik gücün  ara vermeden devamlı bir şekilde doğumdan ölüme karıştığı, biraz donmuş  jöle gibi, kesinlikle nötr bir şeysin ve bu kişiye,kendisiymiş gibi gelir.

Ancak, ona bu olumsuz kuvveti, Yaradan’dan bağımsız olarak istemesi gereken olumlu bir güçle dengeleme fırsatı verilir. Bu, tam olarak onun nasıl Yaradan’a yakınlaştığı ve O’nunla birleştiğidir. Yaradan’dan kendisine olumlu güçle dengede olmasını öğretmesini talep eder, böylece iki karşıt güç belirir ve orta çizgi adı verilen denge, onların arasında ortaya çıkar.

Sağ (özgecil) ve sol (egoist) çizgiler arasındaki dengede ortaya çıkan bu orta çizgiye Adem (insan) denir, çünkü tam olarak bunun içinde, kişi  Yaradan’a benzer hale gelir.

Hem egoizm hem de özgecilikle ilgili iyi bir kontrole sahip olma vasıtasıyla, kişi onlarla doğru bir şekilde etkileşime girebilir, sürekli yukarı ve aşağı dengeleme yapabilir ve bu dengede yükselebilir. Önemli olan dengeyi sağlamayı/korumayı öğreniyor olmasıdır. Bu bizim çalışmamızdır.

Strive For Balance

 

Egoizm Üzerinde Hâkimiyet

Soru: Onluda çalışırken egoizm ne hisseder?

Cevap: Onludaki her birey, kendi egoizmini geri çeker ve diğer dokuz dostuna yönelik ihsan etme ve sevgi niteliğini hedefler. Buna “ilk dokuz Sefirot” denir. Onuncu Sefira (egoizm), aşağı iner.

 

 

 

 

 

 

Sonunda anlaşılır ki aramızda, nitelikleri ile Yaradan’a eşit olması gereken bir ağ inşa ederiz.

“O’na eşit” ne demektir? Kendimden çıktığım ve onlu içerisinde dostlarımla bağda, bir ya da iki birim yükseldiğim ölçüde, bu benim manevi seviyemdir. Bu dereceye kadar Yaradan’ı edinirim ve Nefeş, Ruah, Neşama, Haya ve Yehida’nın ışıklarını ifşa ederim.

Soru: Aynı zamanda, hislerimde onu kaybetmeden, kendimi sürekli egoizmden uzaklaştırır mıyım?

Cevap: Evet. Egoizm seviyesine (1, 2, 3, 4 veya 5) bağlı olarak, Yaradan’ı, O’nun ruhtaki gücünü edinirim. Yaradan ışıktır ve kendi içindeki tüm sistem bir ruhtur.

Ego ne kadar fazlaysa, ben de o kadar onun üzerine yükselirim; egoya kesinlikle ters bir biçimde, onu dostlarımla bağ kurmak için kullanırım ve bu ölçüde Yaradan’ı ifşa ederim. Sistem böyle düzenlenmiştir. Bizler birlikte çalışmalıyız. Bütün sorun uygulamadadır çünkü bunların hepsi içimizdedir.

Domination Over Egoism

 

Sadece Egoizminizi Görürseniz…

Soru: Her nereye dönersek dönelim sadece egoizmimizi görürken,  manevi yolda nasıl kalabiliriz?

Cevap: Gruptaki çalışmanızı arttırmanız ve birbirinize karşı egoizminizi iptal etmeye çalışmanız gerekir. Sürekli olarak kendinizin üzerine yükselmek için özellikle birbirinizle birlikte oynadığınızı, birbirinizi kıskandığınız göstermelisiniz.

Bu,  yukarıdan yardım almaya başlayana kadar sadece grupta gerçekleştirilebilir. Bunu çok hızlı bir şekilde yapabilirsiniz.

If You See Only Your Egoism…

 

Boşluk Değil Sadece Memnuniyet

Soru: Diyelim ki Yaradan uğruna ihsan ediyorum, ancak daha sonra kendimi tükenmiş hissediyorum. İhsan etme aşamasına Bina safhası dendiği için bu, bu safhanın içinde olduğum anlamına mı gelir?

Cevap: Hayır! Gerçekten ihsan ediyor olsaydınız, boşluk değil fakat aksine memnuniyet/ içsel doygunluğun verdiği mutluluğu hissederdiniz.

Vananızı açıp egoizmi kendinizden tahliye etmeye başladığınız ölçüde ki bu ihsan etmek demektir, içinizde derhal üst ışıkla doldurulacak bir boşluk bırakırsınız.

Egoizmle doldurulmuş bir balon gibisiniz. Subap açıldığında, egoizm yavaşça dışarı çıkmaya başlar ve üst ışık onun yerini almaya başlar: yoğunluğun seviyesine bağlı olarak Nefeş, Ruah ve Neşama. Ama tükenmiş hissedemezsin. Aksine, ne kadar edindiğinizi, aldığınızı ve ne ile dolduğunuzu hissedersiniz.

Not Emptiness But Fulfillment

 

İsteklerinizi Ve Düşüncelerinizi Tartın

Soru: Yaratılışın amacı neden egoizme batmış olan insanlığın berbat durumuyla böyle bir çelişki/tezat içindedir?

Cevap: Gerçek şu ki, bizler bir kırılma yaşadık. Bu nedenle, içimizde ortaya çıkan tüm düşünceler ve arzular, olumsuzdur, Yaradan’a zıttır ve onludaki birleşmeye karşıdır.

Sadece arzularımızı ve düşüncelerimizi, kalbimizi ve aklımızı ölçmemiz gerekir. Bu iki parametreyi sürekli olarak kontrol etmek zorundayız, ne kadar yardım ettiklerini ya da tam tersine birleşmeye ne kadar karşı olduklarını. Ancak böyle onların olumlu veya olumsuz boyunu görebiliriz.

Weigh Your Wishes And Thoughts

 

Nasıl Kendini Sevmenin İçine Düşülmez?

Soru: Çok akıllı, önemli ve hayatın amacı konusunda endişelendiğinizi düşünmekten dolayı, kendinizi sevmenin içine nasıl düşemezsiniz? Gerçek sonuçlara nasıl ulaşabilirim?

Cevap: Gerçek şu ki kendinizin harika ve zeki olduğunu hissetmeniz iyidir. Ancak bunun için Yaradan’a minnettar olmanız gerektiğini aklınızda tutmanız gerekir. Bütün bu büyüklük ve bilgi nereden geliyor? O’ndan. Bu ilk başta gelir.

İkincisi, gerçekten neye sahipsiniz? Ne aldınız ki onunla ilgili gurur duymaktasınız? Yeni bir oyuncak alan küçük bir çocuk da kendini mutluluk içinde, belki de sizinkinden daha tatmin edici bir durum içinde bulur.

Her şey arzunun ölçüsüne bağlıdır. Eğer küçükse, gerçekleştirilmesi kolaydır ve başarının zirvesindeymiş gibi hissedeceksiniz. Eğer arzular büyükse onları yerine getirmek daha zordur ve kendinizi boş/önemsiz hissedeceksiniz. Bu nedenle, her şey arzunuza, ne kadar büyük olduğuna dayalı olarak ölçülür. Şimdilik arzularımız hala çok küçüktür.

Elbette, iyi bir koşul içinde olmak arzu edilir, ama aynı zamanda, bunun kendi başınıza bir şey elde ettiğiniz için değil, Yaradan’ın sizin üzerinizde parladığından dolayı olduğunu anlamalısınız.

How Not To Fall Into Self-Indulgence?

 

Purim – Takvimde ve Kalpte

Purim bayramının sembolleri, gizlenme, parti kostümleri giyme gelenekleri ve maskelerdir. Purim’de bu maskeleri takma geleneği nereden gelmektedir? Purim’in ana karakteri Kraliçe Ester, yani bütün evreni kontrol eden sistem, krallık (Malhut) anlamına gelir. Bu krallığa, gizlenme anlamına gelen “Ester” denir.

Aslında, bizim zamanımızda, her şeyin gizlendiğini görüyoruz. Bizi kimin kontrol ettiğini bilmiyoruz, doğada yaşamlarımızı kontrol eden bir programın olduğunun farkında değiliz. Bizler, tüm dünyayı kontrol eden çok büyük ağ formunda, birçok farklı güçler şeklinde tezahür eden üst kuvvetin hükmettiği bir alandayız.

Bilim, daha şimdi yavaşa yavaş doğada her şeyin birbirine bağlı olduğunu ve dünyanın küresel bağlara sahip, kapalı, integral bir sistem olduğunu keşfetmeye başlıyor. Bizler, realitenin sadece küçük bir kısmını görüyoruz. Ayrıca, evrendeki bazı bilinmeyen karanlık enerjiden değil, bizden tamamen gizlenmiş, hayal bile edemediğimiz bir gerçeklikten bahsediyoruz. Bizim tüm dünyamız, tam bir gizlenmedir.

Cansız, bitkisel ve hayvansal doğa içgüdüler tarafından kontrol edilir ve bu nedenle hiçbir soru sormaz. Ancak, insan ne için yaşadığını anlamalıdır. Eğer bu sorunun cevabını bulamazsa, çok sınırlı hisseder, hayatta hayal kırıklığına uğrar ve kendisiyle ne yapacağını bilemez. Hayvansal bedeni normal hayatına devam eder, çoluk çocuk doğurur, ancak kişi kendini mutsuz hisseder.

Kişi, büyük Kraliçe Ester gibi, bizi gizli bir şekilde kontrol eden belli bir gizlilik, bir sistem, Malhut olduğunu hisseder. Ester bir kadın olarak ortaya çıkmamaktadır, sadece nereye gittiğimizi ve ne yaptığımızı anlamamamız için bizi kontrol eden bütün bir krallık olarak karşımıza çıkar.

İsrail halkı, tarih boyunca birçok kez Purim koşuluyla yüz yüze geldi, yani yıkım tehdidi altında kaldılar. Bu tehdit, bizi uyandırmak, bize rolümüzü hatırlatmak, böylece Megillat Ester’in bahsettiği diğer tüm 127 ulus gibi yaşamaya devam etmememiz için gelir.

Ester’i ifşa etmeliyiz, bu gizliliği ifşaya getirmeliyiz. Birlikte yaşadığımız diğer tüm uluslar bizi bu göreve uyandırmak için hareket ederler. İnsanları, onların egoist arzularını iyilik yoluyla uyandırmak ve onların manevi hayat hakkında düşünmelerini sağlamak imkansızdır. Yahudiler görevlerini unutmaya çalışıyorlar. Onlar, bilimde, kültürde ve özellikle de para ve güçte başarılı olmak için çabalayarak maddesel değerlere dalıyorlar.

Bizi uyandırmak için, Kral Ahaşveroş ve yardımcısı Haman ortaya çıktı. Aslında, ne yaptıklarını anlamıyorlar çünkü Ahaşveroş’un üzerinde tamamen gizlenmiş başka bir Kral vardır, yalnızca O insanlığı Yaradan’ın edinimine getirmek için olan her şeyi belirlemektedir. Bu sadece Yahudiler aracılığıyla mümkündür, çünkü onların içinde gizlenen bir sır, bunu yapabilmelerini sağlayan manevi gen vardır.

Haman, ıslah edilemeyen ama sadece yok edilebilecek egoist arzudur. Haman ve onun on oğlu, üst gücün yönetimine, diğerlerini kendin gibi sevme ve ihsan etme arzusuna karşı olan, ıslaha için uygun olmayan kötülük sistemidir. Haman bunu kabul edemez; bu nedenle, içimizdeki bu tür bir eğilimi öldürmemiz gerekir.

Büyük egoistik arzu, Haman, bütün krallığı kendi başına yönetmek için herkesi, hem Mordehayı hem de Kral Ahaşveroş ‘u öldürmek için hazırlık yapar. Bu muazzam egoizm, diğer güçlerle herhangi bir işbirliğine giremez, sadece herkes üzerinde tam kontrol ister. Bu nedenle, bizim zamanımızda, Haman her yerde ortaya çıkmakta: dinlerde, inançlarda ve ayrıca tek başlarına dünyaya hükmetmeleri gerektiğini beyan ettikleri takdirde hükümetlerde de.

Ancak Megillat Ester bize, kralın emriyle Haman’ın, Mordehay’ın idamı için hazırlanan ağaca asıldığını ve Şuşan şehrinin özgürlüğünü kutladığını söyler. Böylece dünyada daha fazla kötülük olmadığı gerçeğine geliriz çünkü onu yok ettik ve iptal ettik.

Özünde, Megillat Ester bize insanlığın dünyadaki tüm kötülükleri nasıl ifşa ettiğini ve insan egoizmini, kendi iyiliği için alma arzusunu yok etmenin gerekli olduğunu nasıl anladığını anlatır. Böylece, dünyada hiçbir kötülük kalmadığında, tamamen iyi koşula, ıslahın sonuna geliriz. Purim bayramı buna adanmıştır, “… lanetli Haman’ı mı, kutsanmış Mordehay mı bilmiyor,” koşulu içinde seviniriz ve içeriz, çünkü dünyada artık Haman yoktur ve egoizmden korkmaya gerek yoktur.

Kötü Haman, her insanın ve tüm ulusların içinde saklanır, çünkü o diğerlerini kontrol etmek için egoist bir arzudur. Eğer bu kötülükten kurtulabilirsek, ondan uzaklaşırsak, o zaman iyiliğin ifşasına, bizi kontrol eden üst sisteme yaklaşacağız. Kötülük olmadan, iyiyi ifşa etmek ya da ona yaklaşmak bile mümkün değildir. Kötülük, kesinlikle iyiliğe olan ihtiyacı hissetmemiz için, bizi iyiliğe yönlendirmek için vardır.

Egoizmin kötülüğünü, her insanda, her ülkede, dünyada ifşa etmeliyiz ve Mordehay, Ester ve Ahaşveroş’un, Haman’a karşı davrandığı gibi akıllıca, bu kötü gücün dünyadan kaybolmasını sağlamalıyız. Megillat Ester’den öğrenmemiz gereken şey budur ve umarım bunu başaracağız.

Purim—On The Calendar And In The Heart