Category Archives: Dünya

İÇİMİZDEKİ TERÖRİST

SORU : Araplara karşı tutumunuz nedir?

CEVAP: Özel bir şekilde kimseyle ya da herhangi bir şeyle ilgili değilim. Herkesi kuklalar olarak görüyorum. Bana bıçak çeken kişi bile üst güçler tarafından yönetiliyor. Biri sizi öldürmekle tehdit ettiğinde önce siz onu öldürmelisiniz ve böylece  onu etkisiz hale getirmek için başka çarem yoktur.

Ne var ki, onu bir kere yakalayıp bağladığımda nasıl bağ kuracağımı ve Yahudilerle birliği düşünmem gerekir. O zaman Arap’ın bağını çözebileceğim ve o bizimle dans edip sevinecek.

SORU: Bu şu mu demek, onu öldürürseniz sorunu çözmezsiniz?

CEVAP: Öldürmek hiçbir zaman hiçbir problemi çözmez. Ama hayatınız tehlikede ise TORA’da şöyle denir; “ Biri sizi ölümle tehdit ediyorsa siz onu önce öldürmelisiniz”.

SORU: Bu çatışma ne kadar daha devam edecek sizce?

CEVAP: Aramızdaki bağ ve birlik ile biz ıslah olana kadar devam edecek .

Dışımızdaki çatışma içimizdeki çatışmayı gösterir. Teröristler ve sabotajcılar içimizde. Onlar aramızdaki bağı yok etmek isteyen kendi arzularımız. İçimizdeki içsel zarar vericileri yok edersek dışımızda da yok olacaklar.

MARX HAKLIYDI

SORU: Kabalistlerin her zaman birlik hakkında konuştuklarını duydum. Onlar sadece birlik olursak insanlığın tüm problemlerinin çözüleceğine inanıyorlar.

Bu bana “DÜNYANIN TÜM İŞÇİLERİ BİRLEŞİN! “ diyen sloganlı Sovyet gazetelerini hatırlatıyor. Yani, Rus devrimcileri de bir tür Kabalist miydi?

CEVAP: Marx’ın sahip olduğu bir çok fikir doğruydu ve şimdi tüm bu yazılar yeniden değerlendiriliyor. Kabala Bilgeliği temelde Komünizm gerçeği hakkında konuşur. (Rusya’da uygulanmaya çalıştıkları haliyle değil ). Komünizm tüm insanlık için en gelişmiş rejimdir ve gelecekteki rejimdir.

Komünizmin safça görünebilen basit prensipleri ;  “herkesin verebileceği kadar vermesi” ve  “ihtiyaçlarına göre alması gerektiği ”, insanlar arasındaki iyi ilişkilere vurgu yapması, sevgi ve dostluktur. Bütün bu ilkeler insanlığın şu anki durumundan oldukça uzaktır ama Kabalistler bunu doğada görürler ve toplumun bu koşula ulaşmak için önceden programlanmış olduğunu da görürler.

İstesek de istemesek de bu topluma ulaşacağız ve tek soru bunu nasıl yani dünya savaşlarıyla ve korkunç çatışmalarla mı yoksa bilinçli olarak bu rejimin en iyisi olduğunu fark ederek mi    yapacağımız”dır  ve onu kendimiz kurmaya çalışmalıyız…

Nasıl İyi Bir İnsan Olunur?

İnsanlar bugün olduğu gibi yaşamaya devam etmenin imkansız olduğunu gördüklerinde koşullar iyiye doğru değişecektir. Bizim durumumuzda kötülüğün tanınması, hayatın kendisinden gelebilir. Bu, ya acı dolu biçimde veya farkındalığın gelişimi ile olacaktır. Farkındalığın gelişimi sayesinde kişinin acıdan kaçınmasının güzel bir örneği sigaraya karşı yapılan küresel kampanyada görülebilir.

Doğada gizli olan pozitif güç, içimizdeki kötü eğilim ile dengelenebilir ve Kabala Bilgeliği bunu keşfetmekle ilgilidir. İyi güç “ışık” olarak adlandırılır ve dengeye ulaşmak için kişinin kötü doğasını kontrol etmesini mümkün kılar. Eğer, saklı pozitif gücü hayatlarımıza getirmek istiyorsak Kabala İlmi’ne yakınlaşmak için uğraşmaya değer.

Kabala metoduna göre yapılan konuşma çemberlerinde on kişi bir araya gelir ve iyi gücün dedektörü haline gelir. Kabalanın iletişim çemberleri doğada gizli pozitif gücü uyandırmayı ve dengeye ulaşmayı ifade eder.
İsrail’de bir bağ ve sevgi inşa edersek, kimse bize zarar veremez; bu bize için gerçek güvenliği sağlayacaktır. Neden? Bu tıpkı doğal bağışıklık sistemine sahip dinamik öz düzenlemeye sahip bedene hastalıkların ulaşamaması gibidir. Kendimizi içten dengelersek, bugünün “nefret edenleri” yarının dostları haline gelecek ve bizimle olmak onlara iyi hisler verecektir.

Televizyon ya da internet ile bizim konuşmalarımızı dinleyen ve iletişim çemberlerini deneyimleyen bir kişi dengeye ulaşır. İyi güç, içimizde kötüyü dengeler ve bize sağlık, huzur, korunma, iyi bir tutum ve her seviyede bilgelik getirir.

Sonuçta bizler zor koşullarla yüzleşiyoruz; içimizdeki kötüyü dengelemeyi öğrenmek bir zorunluluktur. Kabala, işte bunu yapmanın metodudur.

HAWKINGS’İN HATASI

YORUM : Ünlü fizikçi Profesör Stephen Hawking mevcut  gelişimin insan türünün sonunun gelmesinden sorumlu olduğu konusunda uyarıyor. Uzayda insanların yaşayabileceği koloniler kurmayı öneriyor.

YANIT: Bilim adamları bugün bir çıkmaza vardıklarının farkına varıyorlar. İnsanlığın yüzleşmekte olduğu sorunlar için önerecekleri çözümleri yok ve bizi dünyadan alacak , yıldızlara , doğanın derinliklerine götürecek ve başka da bir şey içermeyen teknolojiyi geliştirmeye devam ediyorlar.

Geçmişte bilimin bizi bütün sorunlardan kurtaracağına ve teknolojinin, kültürün, eğitimin ve bilginin gelişiminin insanlığı, her şeyin üzerine çıkarmayı mümkün kılacağına inandık. Ama anlamaya başlıyoruz ki bize  mutluluk getirecek şey bu değil.

Bilim bugün bize her şeyin entelektüel gelişimimize değil, insana bağlı olduğunu göstermeye başladı, çünkü aklımızı egoistçe kişisel menfaatimiz için başkalarının köleleştirilmesi için kullanıyoruz ve kendi başarılarımızı imha ediyoruz. 50 yıl önce bu duruma geleceğimizi tahmin edemezdik.

20. yüzyılın altmışlı yıllarında uzay uçuşları başladı. Amerikan rüyası ortaya çıktı, herkes bir ev, bir araba, iş, sosyal haklara vs sahip olabildi. Bugün ne oluyor? Orta sınıf yok ediliyor; aslında artık orta sınıf yok; orta gelirli ailelerdeki öğrenciler eğitimleri için part-time çalışmaya zorlanıyor.

Ego öyle bir şekilde gelişti ki; dünya nüfusunun yüzde biri dünya zenginliğinin çoğunu elinde tutup kontrol ederken, geriye kalan %99’u oluşturan alt sınıflar, gelişme yeteneklerinden yoksun, hayatta kalmak için gerekli ihtiyaçları için kırıntılarla var olmaya, üst yüzdelik dilime hizmet etmeye terk edilmiş durumda.

SORU: Size göre bilim adamları gelecekte yeni bir düşünce tarzına geçmekte başarılı olacaklar mı?

YANIT : Gelecek bilim adamlarına değil, kişinin psikolojik algısındaki değişikliğe bağlı. Bugün insanlık bu değişikliği uygulayacak güce sahip değil. Çünkü dünya sadece egoist eğilimlere göre yönetiliyor.

Bu doğada tüm gelişmişlik düzeylerinde, hayvansal, bitkisel hatta cansız, seviyelerde ve dahası  bilim ve teknoloji tarafından egoistik biçimde hepsini kendi menfaati için kullansın diye desteklenen  insan için de  açıktır.

SORU: Ebedi soru ortaya çıkıyor : Ne yapılabilir?

CEVAP : Bu ebedi bir soru değil. Bu soru sadece bugün karşımızda duruyor çünkü bu soru yorgunluğun umutsuzluğunun, insanoğlunun bir şeyler yapma yetersizliğinin derinliklerinden yükseliyor. Cevap Kabaladadır. Ve bu yanıtı her insana götürme konusunda yükümlüyüz. Bu bizim görevimizdir.

Bize bu konuda yardımcı olun ! Eminim ki başarılı olacağız.

KabTV’nin “Michael Laitman ile haberler” 1/20/16 programından

İŞİD’İN GÜCÜ

YORUM : (Tamim Ansary): İŞİD’in gerçek gücü bombaları ve silahları veya korkunç kararlılığında değil. Bu organizasyon, oldukça zeki biçimde , dünya görüşlerini formüle edip bir silah oluşturuyor:  Bu silah,  İslam ve Batı Dünyası arasında süregelen  vahiysel, kıyametsel karşılaşmadır… Kendilerince satanik olan “diğerlerini” silecek ve dünyayı İslam şemsiyesi altında birleştirecekler.

YORUMUM : Modern İslam’ı ne olarak adlandırırsanız adlandırın, dünyada ürettiği ve yaydığı kargaşayı şimdiden görüyoruz. Gerçek İslam’ın ne olduğu da hiçbir değişiklik yaratmaz tıpkı gerçek Yahudilik veya gerçek Hristiyanlıkta olduğu gibi, muhtemelen  gerçek İslam da dünyamızda  hiçbir zaman var olamaz.

İnsanlık herhangi bir fikri zorla empoze etmeden ama tek bir fikri de takdir ederek bir arada yaşamayı öğrenmek zorundadır – bu fikir; tüm farklılıkların ve çelişkilerin üzerinde kapsayıcı bir bağ ve birliktir…

TEK BİR JAPON ÖĞRENCİ İÇİN

YORUM : Birkaç yıl önce Japonya’da Hokkaido’daki bir demiryolu yeterli yolcu olmadığı için kapatıldı. Ama bu kasabada her gün okula gitmek için trene binen lise öğrencisi bir yolcu olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle, tren şirketi istasyonu açık tuttu, okul programına göre kızı almak için durdu ve aldığı yere bıraktı. İstasyon yönetimi, istasyonu 2016’nın Mart ayında öğrenci okulunu bitirdiğinde kapatacak.

CEVAP : Bir yandan aklınızı bir kenara atıp sadece duygularınızı dinlediğinizde, bu hikaye nedeniyle gözyaşlarına boğulabilirsiniz ve bu konuda film yapabilirsiniz. İnsanlık için birbirine karşı bu tür bir endişe hissetmek iyidir.

Diğer yandan düşünürseniz aç olan ve temel ihtiyaçlarını karşılamaktan yoksun insanlar var.  Bir treni bu kasabaya doğru göndermek ve geri getirmek üzere hareket ettirmek pahalıdır ve muhtemelen günde birkaç bin dolara mal oluyordur. Bütünüyle gereksiz ve ekonomik değil ve  devlete ait bir yapı bu şekilde çalışmamalıdır. Bu çok açık bir PR* kampanyası ve dahası toplum ilişkileri için de iyi değil çünkü saptanması ve düzeltilmesi gereken başka sorunlar olabilirdi.

Bu davranış, Kabalistik bakış açısından hiçbir anlam ifade etmez, çünkü dünyada hiçbir şey değiştirmeyecektir. İnsanlar, ıslaha bu şekilde gelmez. Dünya ıslaha sadece doğru bağ ile ve zihinde ve duygularda birlik ile ulaşabilir. Bu olayda ise akıl yok, sadece duygular var.

Bu kararı almalarına neden olan şey nedir bilmiyorum. Belki, bu gerçekten tam bir Japon felsefesidir ama bundan daha fazlası değil. Bir şansım olsaydı bu anlamsız uygulamayı acilen durdururdum, başka bir çözüm sağlardım ve tüm araçları diğer problemlerle uğraşmaya sevk ederdim.

Bu öğrenci kıza iyi şans dileyelim. Hala görünüşte saf sevgiden kaynaklanan eylemlerin olabildiğini düşünmek güzel…

*Çevirmen Notu : PR : Kamuoyuna şirin ve sevimli görünmek için yapılan reklam propaganda kampanyalarına verilen genel ad. 

Yeni Dünyaya Doğru Akılcı Bir Yol

SORU : İnsanlık sadece tembel tembel oturursa ne olacak?

YANIT : Elimiz kolumuz bağlı şekilde oturursak üçüncü dünya savaşı başlayacak. Dünya nüfusunun çok azı geride kalacak ve hayatta kalabilen insanların küçük bir yüzdesi, tüm insanlığın yükseleceği yeni gelişim seviyesine ulaşmalarını sağlayacak, aralarında karşılıklı ve doğru işbirliğini kurma metodunu kabul etmeye zorlanacak.

Biz zaten Dünya üzerinde bize cansız, bitkisel ve hayvansal doğada verilenlerden yorulmuş haldeyiz ve şimdi ADAM (İnsan) seviyesine yükselmeye ihtiyaç duyuyoruz.  Adam denen üst dünyaya benzer güç (Domeh) bir sonraki var oluş seviyemizdir.

Görüyoruz ki, bilimde, kültürde, ilişkilerde, ailede ve aramızdaki karşılıklı işbirliğinde bir çıkmazdayız. Dünya boşluk hissi ve var oluşun anlamsızlığı duygusuyla ilaçların içine düşmüş halde. Geçerli paradigma takatsiz halde ve yeni bir değerler dizisi ile yer değiştirmek zorunda.

SORU: Üçüncü dünya savaşı gerçekten “yeniden başlatma sürecini” gerçekleştirmek için gerekli olabilir mi?

YANIT: Neden? Sonuçta bu savaşsız da yapılabilir. Örneğin yaramaz bir çocuk darbeler yoluyla öğrenir. Oysa iyi bir çocuk her şeyi yapmanın en iyi , en hızlı  ve tercih edilebilir yollarını anlar.

Kabala Bilgeliği bu iki olasılık hakkında konuşur. Çünkü bizim için bir sonraki seviyeye ulaşmak, binlerce yıldır sürdüğü gibi otomatik olarak evrimin parçası olan darbelerle  değil, doğru bir idrakin  mantıklı yoluyla da olabilir.

Page 7 of 7« First...34567