Category Archives: Dünya

VEJETERYANLIK DÜNYAYI KURTARACAK MI?

YORUM: Oxford Üniversitesi’nden bilim adamları insanlığın vejeteryanlığa geçmesindeki faydayı hesapladılar. Onların modeline göre, dünya nüfusu vejeteryanlığa dönmeyi kabul ederse, 8 milyona yakın insan kurtarılabilecek. Bunun yanında doğayı, ağaçları, ormanları ve dahasını da koruyabilecekler.

CEVAP: Bu açıkça fantezi. Dünya çapında seyahat ettim ve her yerde insanlar her şeyi yiyor: Deniz ürünlerini, yılanları, kurbağaları, köpekleri, koyunları, kuşları ve dahasını…

İnsanlığı et yemekten alıkoymak imkansızdır. Bu sadece eski bir alışkanlık ya da gelenek değildir. İnsan bu şekilde doğmuştur ve bu koşulda var olur. Aynı şekilde, insanların et olmadan da  var olabileceklerinin hala ispatlanması gerekiyor; bana göre hiçbir şey etin yerini tutamaz.

Bir insan hayvandır. O, çimen yiyen bir hayvan değildir ama o her şeyi yiyen bir hayvandır ve bunda iyi ya da kötü herhangi bir şey yoktur. Bu, onun doğa tarafından nasıl yönlendirildiğidir ve o, yıkıcı olmak için tasarlanmamıştır.

Dietimizden hayvana olan ihtiyacımızı çıkarırsak, onların ürünleri olan yumurtalarını, yağlarını, proteinlerini ve karbonhidratlarını da yememeye zorlanırız. Hayvanlardan deri ürünleri ve bu gibi şeyler üretmeyiz.

Böylece bitkilerden beslenmeye geçeriz. Ve hangi temelde onları sindirebiliriz, belki bitkilerin de duyguları vardır?! Sonuçta bir taş bile hissediyor. Bu durumda onları da reddetmemiz gerekecek. Peki  nereye gideceğiz? Doğadan gelen normal ve çeşitli bir dietin, uygun tüketiminin varlığı olmadan nasıl hayatta kalabileceğimizi gösteren yeterli araştırmaya sahip değiliz.

Her şeyi tüketmeye ihtiyacımız var; dünya, insan daha düşük bir seviyede bulunan her şeyi kullanabilsin diye yaratıldı. İnsanlar piramitin en tepesine yükseldiler ve bu piramit bütünüyle onların hem fiziksel hem manevi beslenmesi için vardır.

Bütün dünya bu amacı haklı çıkarmamız için yaratıldı, onu değiştirmemiz için değil.

http://laitman.com/2016/05/will-vegetarianism-save-the-world/

Kozmonotlar Günü

SORU: 55 yıl önce 12 Nisan’da Kazakistan’daki Baykonur’da biz uzay gemisi fırlatıldı. Yuri Gagarin “Haydi uçalım!” dedi. Bununla Kozmonotlar Çağı ( Uzay uçuşu ve keşfi) başladı. Bu, insanlığın nostaljik bir dönemi.

CEVAP: Dünyadan ayrılmanın insanlar için bilinçaltı çok kuvvetli bir cazibesi var. Bu ayrılış, sanki doğmak ve bir sonraki dünyaya gitmek gibi. Bu güçlü çekicilik var çünkü, sadece bir göksel cisimden diğerine uçmaya değil aslında kalbimizde üst dünyaya çekilen bir noktaya sahibiz.

Zaten anladık ki; uzayda ilginç ve beklenen hiçbir şey yok. Uzayda ilkel bir yaşam bulunsa bile, bu sadece bir çeşit bakteri olacak.  Temelde yeryüzündeki yaşamın dışında, halen biyolojik yaşam için de yer vardır.

İnsanların dünyadan ayrılmaya ve bu dünyadan kurtulup üst dünyaya  geçmeye duydukları güçlü çekimi açıklamak mümkün, çünkü, bilinçaltında hepimiz için bu dünya bir hapishane ve oturduğumuz oturmaya mahkum olduğumuz bir hücre  gibi. Burada oturuyorsun ve ayrıca burada da öleceksin !

Son yüzyılın altmışlı yıllarında, ilk adam uzaya uçtuğunda mutluluk ve neşe herkesi sardı çünkü bu bir atılım olarak görüldü. Dünyadan havalanabilirdik. Bu sadece başka göksel cisimlere uçmak değil, bu dünyadan diğer dünyalara da uçmaktı! Yeni sınırların keşfine dair bir his vardı. Bizim için başka bir dünya; mutlak bir değişikliği, yeni bir hayatı ve yeni bir doğumu sembolize eder.

Bugün gerçekten bir sonraki dünyaya sıçramaya ve çıkmaya ihtiyaç duyuyoruz. Bu çıkış, doğa tarafından programlandı ve önümüzde bir görev gibi durmaktadır. Bu yolculuğu kendi benzersiz yolumuzla kalbimizdeki noktadan yapmak ve kendi içimize sanki bir uzay gemisine girer gibi  girmek bize bağlıdır.

Bu uygulamayı insanlar arasındaki birlik için haykırışın yardımı ile gerçekleştirmeliyiz. Bu rüyayı ateşlemek zorunda olduğumuzu düşünüyorum. Deneyelim !

http://laitman.com/2016/05/cosmonautics-day/

YENİ DÜNYA DÜZENİ

Dr. Michael Laitman’ın Oren Levi ve Yael Leshed-Harel Sohbeti

Kabala Bilgeliği, dünyada olanları, üst dünyanın ve liderlik sisteminin bakış açısına göre analiz eder. Dünya büyük ölçüde değişti. Geçmişte ülkelerin gelecek bir çok yıla dair planları vardı bugün bu pratikte imkansızdır.

İslam uykudaydı ve şimdi aniden uyanıyor. Ama bu uyanış, yakında, petrol dışında yeni enerji kaynakları bulunduğunda tükenecek. Amerikalılar, petrol yüzünden büyük ölçüde Arap Devletlerine bağımlılardı ama şimdi Amerikanın da petrol kaynakları var, yani hepsi bu. Amerika Orta Doğu’ya ilgisini kaybedecek.

İslamik terör, onu finanse edecek para bulunamadığında tükenecek. İran bu projelerle devam edecek ama Rusya bunu frenleyecek onun için tüm ülkeler indirilmeyecek. Avrupa’yı fetheden Müslüman göçmenler şimdi Amerikayı fethediyor ancak bu yakında sonlanacak.

İsrail teknolojik bir süper güç ama Amerika’nın artık bize ihtiyacı yok. Çin, İsrail’deki ve Amerika’daki beyinlere sahip olmadığı sürece süper güç olamaz. İsrail Orta Doğu’da küçük bir ada gibi olacak. Türkiye güçlü kalacak ve Mısır yükselecek.

Ama en önemli değişiklik şu ki; birlik ve bağ ruhuna sahip uluslar en güçlüler olacak. Büyüyen egoizm ülkelerin yakınlaşmasına izin vermiyor ve sadece İsrail bağ metodunu hazırlayabilir. Hangi ülkenin güçlü olacağını belirleyecek olan temel faktör, o ülkenin insanları arasındaki birlik olacak. Amerikanın eyaletlerindeki tüm ittifak yıkılacak ve Amerika 50 eyalete bölünecek.

Sadece ruhsal olarak güçlü olanlar galip gelecek. Bizler “RUH ÇAĞI” ile yüzleşiyoruz. İsrail’e yakın olanlar başaracak. Şimdi bölünmüş olan İsrail’deki birlik, Kabala Bilgeliği’nden köklenecek ve sonra “Uluslar Üzerindeki Işık” olacak…

SEVGİ ARAYIŞI

Dr. Michael Laitman’ın  Oren Levi ve Nitzah Mazoz ile Sohbetleri

 Özet

Henüz bunu elde etmek imkansız olsa da herkes sevgi ister . Sevgi, kap ve ışık arasındaki bağdır. Gerçek sevgi kendimi kendimle değil, diğeri ile doldurmamdır.  Bu, “O’nunla dolmam”dır O’nun tarafından “doldurulmam” değildir.

Sevgiye ulaşmak için egonun üzerine yükselmek gerekir. Bu çiftler arasında da dostlar arasında da olabilir. “Dostunu kendin gibi sevmelisin” (Levitikus 19:18) : Tıpkı doğanın içimde kendimi sevmeyi yaratması gibi içimde sevginin inşasını istemek bana bağlıdır. Başkalarını hiçbir kişisel menfaat olmadan sevmek isterim.

“Sevgi tüm günahları örter” : Eğer bir güç gelip seni ıslah ederse, başkalarının kusurunu artık görmezsin. Toplumda “Dostunu kendin gibi sev” genel kuralını gerçekleştirmediğimiz sürece ilişkilerde gerçek sevgiye ulaşmada başarılı olamayacağız.

Özlem duyduğumuz sevme arzusu için,  bize uygun olan partnerlerde değil;  içimizde sevgiyi aramak gereklidir.

Sevgi ödünlerden oluşur; herkesin diğerine taleplerle gelmesiyle değil. Sevgi, ödünlerden zevk almaktır.

“Kendini doldurduğunu düşünen, kendini seven kişi mutluluğa ulaşır” : Bu yanlıştır, hatalıdır. Mutluluk, bizim doğru biçimde, sonsuza dek ve mükemmel biçimde tamamlanmayı öğrenmemize bağlıdır. Bu da ancak başkalarını sevmekle olur.

AVRUPA BİRLİĞİ’NİN GELECEĞİ

SORU: İngiltere’de Avrupa Birliği’ni bırakma konusunda keskin tartışmalar oluyor. Ünlü fizikçi Stephen Hawking ve 150 başka bilim adamı Avrupa Birliği’nden ayrılma konusunda sert muhalefetlerini dile getirdiler. Onlar, İngiltere’deki bilime yapılan parasal desteğin büyümesi ve araştırmaların sayısının da artmış olması dolayısıyla Avrupa Birliği üyeliğine teşekkür edilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Sizce İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması gerekiyor mu?

CEVAP: Avrupa Birliği’nden ayrılmanın artık hiçbir anlamı yok çünkü Avrupa Birliği nasılsa yakın zamanda parçalanacak.
Bunlar bir şey belirlemeyen yapay uluslararası topluluklardır.
Aralarında karşılıklı sorumluluk yok , sınırlar kapanıyor ve anlaşmazlıklar, çatışmalar, imalar artıyor. Geçmişte, Avrupa Ortak Pazarı hatta daha açığı borsa Avrupa Birliği’ne bağlı olmasına rağmen, daha önce Avrupa’da ortaya çıkan birliğe yönelik hareket ortadan kayboldu.

Bu yüzden, ne yaparlarsa yapsınlar bu oluşumun zaten yıkılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü içsel birliğe ve insanları birbirine yakınlaştıran ön eğitime değil fakat tam aksine, bu birlikten zengin olmak isteyenlerin ve dahası bunu başkalarına rağmen yapmak isteyenlerin arzusuna dayanıyor .

O halde bu nasıl bir birlik? 25 ek ülkenin kendileri ve harcamaları için daha fazla sermaye yaratmaları için beş ülke tarafından kabul edilmiş ne tür bir ortak Pazar bu? Bu basitçe başkalarının
sömürülmesidir üstelik en kaba haliyle.

Bu şekildeki bir sistem çökmek zorundadır. Doğa onları kasten bu duruma itiyor ki, önceki nesillerde insanları fethetmek mümkünken bu çeşit bir birliğin dünyada var olamayacağını fark etsinler. Hatta Sovyetler Birliği bile Sosyalist Cumhuriyetleri Avrupa Birliği’nin denediği gibi benzer biçimde bir arada tutamadı. Avrupa Birliği de dağılacak çünkü kimin kuruluşu egoya dayanıyorsa tamamiyle aynı sistemdir.

Bir birlik sadece insanlar o birliğe hasret duyarlarsa başarılı olur. Tabandan gelmeyen bir birliğe dayalı tüm kurumlar parçalanır. İhtiyaç hissi, birliğin yararlı olacağına dair duygu aşağıdan gelmelidir. Böylece daha yüksek , manevi bir derece açığa çıkar ve birlik dünyaya daha çok ışık getirir.

İnsanları eğitmek zorundaydılar. Ama bunun için insanlara bir şekilde öğretmek ve taban seviyesinden hiç olmazsa birazcık eğitmek için Kabala Bilgeliği’ni keşfetmek gereklidir aksi halde her şey başarısızlığa mahkumdur.

Bu nedenle İngiltere sessizce Avrupa Birliği içinde kalabilir çünkü yakında tamamen sona erecek.

İÇİMİZDEKİ TERÖRİST

SORU : Araplara karşı tutumunuz nedir?

CEVAP: Özel bir şekilde kimseyle ya da herhangi bir şeyle ilgili değilim. Herkesi kuklalar olarak görüyorum. Bana bıçak çeken kişi bile üst güçler tarafından yönetiliyor. Biri sizi öldürmekle tehdit ettiğinde önce siz onu öldürmelisiniz ve böylece  onu etkisiz hale getirmek için başka çarem yoktur.

Ne var ki, onu bir kere yakalayıp bağladığımda nasıl bağ kuracağımı ve Yahudilerle birliği düşünmem gerekir. O zaman Arap’ın bağını çözebileceğim ve o bizimle dans edip sevinecek.

SORU: Bu şu mu demek, onu öldürürseniz sorunu çözmezsiniz?

CEVAP: Öldürmek hiçbir zaman hiçbir problemi çözmez. Ama hayatınız tehlikede ise TORA’da şöyle denir; “ Biri sizi ölümle tehdit ediyorsa siz onu önce öldürmelisiniz”.

SORU: Bu çatışma ne kadar daha devam edecek sizce?

CEVAP: Aramızdaki bağ ve birlik ile biz ıslah olana kadar devam edecek .

Dışımızdaki çatışma içimizdeki çatışmayı gösterir. Teröristler ve sabotajcılar içimizde. Onlar aramızdaki bağı yok etmek isteyen kendi arzularımız. İçimizdeki içsel zarar vericileri yok edersek dışımızda da yok olacaklar.

MARX HAKLIYDI

SORU: Kabalistlerin her zaman birlik hakkında konuştuklarını duydum. Onlar sadece birlik olursak insanlığın tüm problemlerinin çözüleceğine inanıyorlar.

Bu bana “DÜNYANIN TÜM İŞÇİLERİ BİRLEŞİN! “ diyen sloganlı Sovyet gazetelerini hatırlatıyor. Yani, Rus devrimcileri de bir tür Kabalist miydi?

CEVAP: Marx’ın sahip olduğu bir çok fikir doğruydu ve şimdi tüm bu yazılar yeniden değerlendiriliyor. Kabala Bilgeliği temelde Komünizm gerçeği hakkında konuşur. (Rusya’da uygulanmaya çalıştıkları haliyle değil ). Komünizm tüm insanlık için en gelişmiş rejimdir ve gelecekteki rejimdir.

Komünizmin safça görünebilen basit prensipleri ;  “herkesin verebileceği kadar vermesi” ve  “ihtiyaçlarına göre alması gerektiği ”, insanlar arasındaki iyi ilişkilere vurgu yapması, sevgi ve dostluktur. Bütün bu ilkeler insanlığın şu anki durumundan oldukça uzaktır ama Kabalistler bunu doğada görürler ve toplumun bu koşula ulaşmak için önceden programlanmış olduğunu da görürler.

İstesek de istemesek de bu topluma ulaşacağız ve tek soru bunu nasıl yani dünya savaşlarıyla ve korkunç çatışmalarla mı yoksa bilinçli olarak bu rejimin en iyisi olduğunu fark ederek mi    yapacağımız”dır  ve onu kendimiz kurmaya çalışmalıyız…

Nasıl İyi Bir İnsan Olunur?

İnsanlar bugün olduğu gibi yaşamaya devam etmenin imkansız olduğunu gördüklerinde koşullar iyiye doğru değişecektir. Bizim durumumuzda kötülüğün tanınması, hayatın kendisinden gelebilir. Bu, ya acı dolu biçimde veya farkındalığın gelişimi ile olacaktır. Farkındalığın gelişimi sayesinde kişinin acıdan kaçınmasının güzel bir örneği sigaraya karşı yapılan küresel kampanyada görülebilir.

Doğada gizli olan pozitif güç, içimizdeki kötü eğilim ile dengelenebilir ve Kabala Bilgeliği bunu keşfetmekle ilgilidir. İyi güç “ışık” olarak adlandırılır ve dengeye ulaşmak için kişinin kötü doğasını kontrol etmesini mümkün kılar. Eğer, saklı pozitif gücü hayatlarımıza getirmek istiyorsak Kabala İlmi’ne yakınlaşmak için uğraşmaya değer.

Kabala metoduna göre yapılan konuşma çemberlerinde on kişi bir araya gelir ve iyi gücün dedektörü haline gelir. Kabalanın iletişim çemberleri doğada gizli pozitif gücü uyandırmayı ve dengeye ulaşmayı ifade eder.
İsrail’de bir bağ ve sevgi inşa edersek, kimse bize zarar veremez; bu bize için gerçek güvenliği sağlayacaktır. Neden? Bu tıpkı doğal bağışıklık sistemine sahip dinamik öz düzenlemeye sahip bedene hastalıkların ulaşamaması gibidir. Kendimizi içten dengelersek, bugünün “nefret edenleri” yarının dostları haline gelecek ve bizimle olmak onlara iyi hisler verecektir.

Televizyon ya da internet ile bizim konuşmalarımızı dinleyen ve iletişim çemberlerini deneyimleyen bir kişi dengeye ulaşır. İyi güç, içimizde kötüyü dengeler ve bize sağlık, huzur, korunma, iyi bir tutum ve her seviyede bilgelik getirir.

Sonuçta bizler zor koşullarla yüzleşiyoruz; içimizdeki kötüyü dengelemeyi öğrenmek bir zorunluluktur. Kabala, işte bunu yapmanın metodudur.

HAWKINGS’İN HATASI

YORUM : Ünlü fizikçi Profesör Stephen Hawking mevcut  gelişimin insan türünün sonunun gelmesinden sorumlu olduğu konusunda uyarıyor. Uzayda insanların yaşayabileceği koloniler kurmayı öneriyor.

YANIT: Bilim adamları bugün bir çıkmaza vardıklarının farkına varıyorlar. İnsanlığın yüzleşmekte olduğu sorunlar için önerecekleri çözümleri yok ve bizi dünyadan alacak , yıldızlara , doğanın derinliklerine götürecek ve başka da bir şey içermeyen teknolojiyi geliştirmeye devam ediyorlar.

Geçmişte bilimin bizi bütün sorunlardan kurtaracağına ve teknolojinin, kültürün, eğitimin ve bilginin gelişiminin insanlığı, her şeyin üzerine çıkarmayı mümkün kılacağına inandık. Ama anlamaya başlıyoruz ki bize  mutluluk getirecek şey bu değil.

Bilim bugün bize her şeyin entelektüel gelişimimize değil, insana bağlı olduğunu göstermeye başladı, çünkü aklımızı egoistçe kişisel menfaatimiz için başkalarının köleleştirilmesi için kullanıyoruz ve kendi başarılarımızı imha ediyoruz. 50 yıl önce bu duruma geleceğimizi tahmin edemezdik.

20. yüzyılın altmışlı yıllarında uzay uçuşları başladı. Amerikan rüyası ortaya çıktı, herkes bir ev, bir araba, iş, sosyal haklara vs sahip olabildi. Bugün ne oluyor? Orta sınıf yok ediliyor; aslında artık orta sınıf yok; orta gelirli ailelerdeki öğrenciler eğitimleri için part-time çalışmaya zorlanıyor.

Ego öyle bir şekilde gelişti ki; dünya nüfusunun yüzde biri dünya zenginliğinin çoğunu elinde tutup kontrol ederken, geriye kalan %99’u oluşturan alt sınıflar, gelişme yeteneklerinden yoksun, hayatta kalmak için gerekli ihtiyaçları için kırıntılarla var olmaya, üst yüzdelik dilime hizmet etmeye terk edilmiş durumda.

SORU: Size göre bilim adamları gelecekte yeni bir düşünce tarzına geçmekte başarılı olacaklar mı?

YANIT : Gelecek bilim adamlarına değil, kişinin psikolojik algısındaki değişikliğe bağlı. Bugün insanlık bu değişikliği uygulayacak güce sahip değil. Çünkü dünya sadece egoist eğilimlere göre yönetiliyor.

Bu doğada tüm gelişmişlik düzeylerinde, hayvansal, bitkisel hatta cansız, seviyelerde ve dahası  bilim ve teknoloji tarafından egoistik biçimde hepsini kendi menfaati için kullansın diye desteklenen  insan için de  açıktır.

SORU: Ebedi soru ortaya çıkıyor : Ne yapılabilir?

CEVAP : Bu ebedi bir soru değil. Bu soru sadece bugün karşımızda duruyor çünkü bu soru yorgunluğun umutsuzluğunun, insanoğlunun bir şeyler yapma yetersizliğinin derinliklerinden yükseliyor. Cevap Kabaladadır. Ve bu yanıtı her insana götürme konusunda yükümlüyüz. Bu bizim görevimizdir.

Bize bu konuda yardımcı olun ! Eminim ki başarılı olacağız.

KabTV’nin “Michael Laitman ile haberler” 1/20/16 programından

İŞİD’İN GÜCÜ

YORUM : (Tamim Ansary): İŞİD’in gerçek gücü bombaları ve silahları veya korkunç kararlılığında değil. Bu organizasyon, oldukça zeki biçimde , dünya görüşlerini formüle edip bir silah oluşturuyor:  Bu silah,  İslam ve Batı Dünyası arasında süregelen  vahiysel, kıyametsel karşılaşmadır… Kendilerince satanik olan “diğerlerini” silecek ve dünyayı İslam şemsiyesi altında birleştirecekler.

YORUMUM : Modern İslam’ı ne olarak adlandırırsanız adlandırın, dünyada ürettiği ve yaydığı kargaşayı şimdiden görüyoruz. Gerçek İslam’ın ne olduğu da hiçbir değişiklik yaratmaz tıpkı gerçek Yahudilik veya gerçek Hristiyanlıkta olduğu gibi, muhtemelen  gerçek İslam da dünyamızda  hiçbir zaman var olamaz.

İnsanlık herhangi bir fikri zorla empoze etmeden ama tek bir fikri de takdir ederek bir arada yaşamayı öğrenmek zorundadır – bu fikir; tüm farklılıkların ve çelişkilerin üzerinde kapsayıcı bir bağ ve birliktir…

Toplam 7 sayfa, 6. sayfa gösteriliyor.« İlk...34567