Category Archives: Dünya

Son Neslin Ekonomisi

Soru: Baal HaSulam’ın bakış açısından son kuşak ekonomisi nedir?

Cevap: Diyelim ki, tüm insanlara mutlaka tüm ihtiyaçları sağlamalısınız. Bir kişinin ihtiyaç duyduğu en önemli şeylerin yaklaşık 20-30’unu bir araya getirdiniz; bunlar giyim, mobilya, yemekten başlayarak çocuklar için ve diğerleri için ders kitaplarıyla bitiyor. Bu listeyi alın ve neye ihtiyacınız olduğunu görün.

Bu tür planlı ekonomi, zorunluluktan gelir: “Aslında, bir insan neye ihtiyaç duyar?” Eğer kişi yalnızca diğerleriyle içsel manevi bağlantıyı ve bu bağlantıda daima manevi koşulların daha yüksek seviyelerine ulaşmayı düşünmekle ilgiliyse, o zaman varoluş için tüm ihtiyaçları ister.

Tüm ihtiyaçlarla donatılmaya gereksinimi vardır, çünkü bizler bulutlarda yaşamıyoruz, gerçek insanlarız. Kişinin kalorisini, giyeceklerini, elektriğini, ışığı, suyunu, gazını alması gerekir.

Bütün bu ihtiyaçlar nasıl karşılanacak? Bunun gerçekleşmesi için planlı bir ekonominin olması gerekiyor. Ve yaptığı çalışmada, kişi sürekli olarak başkalarına azami fayda sağlama düşüncesinde olmalıdır.

Soru: Geleceğin ekonomisi ve manevi gelişme arasında bir bağlantı var mıdır?

Cevap: Kesinlikle! Teşvik, dürtü değişiklikleri.

The Economy Of The Last Generation

Bütün Evren Boyunca

Soru: Birleşmemize yardımcı olması için, tüm evren boyunca, tüm alan boyunca geçen bu kuvvet nedir?

Cevap: Bu alan yoktur. Bir dakika içinde evrenin bir ucundan diğerine geçebilirsiniz. Bu an bile yoktur, çünkü zamanın işlevini üstlenmezsiniz ancak bir üst seviyeye yükselirsiniz.

Diyelim ki Sefira Yesod’dan Hod’a veya Netzach’a yükseldiniz. O zaman, bir önceki seviye sizin için bir noktadır.

Bu nedenle, dünyamızda sonsuz zaman ve mekân varsa, manevi dünyada bir derece yükseliş tüm dünyamızı bir noktaya sıkıştırır. Zaman yok, mekân yok, hareket yok, hayat yok, ölüm yok – hiçbir şey yok, kategori yok.

İlk, en düşük manevi derece dünyamızı tamamen geçersiz kılar, tohum haline getirir. Bütün bin yıllık tarih ortadan kaybolur, çünkü onlar sadece kırılmış hayalimizde var olurlar.

Through The Whole Universe

Yaradan Neden Böyle Bir Dünya Yarattı?

Soru: Yaradan neden form eşitliği yasasının bulunduğu bir dünya yarattı? O, başka özelliklere ve yasalara sahip bir dünya yaratamaz mıydı?

Cevap: Hayır, yapamazdı, çünkü form eşitliği yasasına göre O, kişinin O’na benzer ve eşit olmasını istemektedir. Var oluşumuzun 6.000 yılı boyunca bu koşula ulaşmak bize kalmıştır. Yaklaşık 220 yıl kaldı.

Why Did The Creator Create Such A World?

Twitter’da düşünceler / 10/22/17

Tarih boyunca, Kabala çalışmak için 1000’i gelir, bir kaçı kalır. Ayrılanlar, ücretsiz hediyelerini almayan düşmanlar olurlar.

Egoist zevklerimiz soldu. Kabala (Kabul) bize; gittikçe çoğalan sonsuz hazlarla nasıl tatmin olacağımızı öğretir.

Depresyonun nedeni: Gelişmiş ego tatmin olmaz. Daha az acı çekmek için; daha azını isteyebilir miyiz? O da gelişimsel depresyona neden olurdu.

Kişinin dünyamızdaki misyonu; üst gücün mutlak otoritesini keşfetmek ve kendisini buna benzetmektir. İnsanlık.

Egonun büyüme ve egemenlik çağı sona erdi. Artık daha fazla dünyamızı yönetemez. Kabala; ego sonrası çağ için yaşam tarzı programıdır.

Bizler; üst dünyanın bizimkini yöneten güçleri oluşturduğu yerde, üst dünyalar ve bizim dünyamız arasındaki bağlantıyı ifşa ederek, bilgisizliğin üstesinden gelmeliyiz.

Biz, bir güçler dünyasında varız. Bunlar; arzularımız tarafından çizilirler ve onları 5 duyumuz ile algılarız.

Yani, biz hayali bir dünyada yaşarız.

İlişkilerdeki orta çizgi çatışmalara yeni anlamlar getirebilir: Nefret alevlendiğinde, ondan birliği yaratmak için birlikte çalışmamıza izin ver!

Bedenin tamamlanması: yemek, seks, aile, varlık, saygı, bilgi… Bunlar geçicidir.

Ruhun tamamlanması: Yaradan tarafından ortak güvencede, sonsuzdur.

Eğer insan gelişimenin yolunu bilirse, üzerindeki negatif güçlerin kontrolünü silkip atar. Bilgelik.

Doğada özgecilik, ‘birimiz hepimiz için’ ilkesine göre hücresel birliğin kanunudur. Her canlı organizmada ve toplumda bulunur.

1. Ruhani derece, tüm dünyamızı çekirdek haline dönüştürerek hükümsüz kılar. Tarih, sadece bizim bozuk hayal gücümüzde var olarak ortadan kaybolur.

Gelişimin standart programı bizi ızdırap yoluyla iterek ilerletir. Ancak eğer bu programı hızlandırırsam iyi, zevkli olur.

Amaca yönelik tutku; hayal ya da kendi kendini kandırma değildir, öz programlamadan ziyade, geleceğini önceden tayin eden motivasyondur.

Hayatını değiştirme, ama ona doğru tutumunu değiştir.

Bir kişi direkt olarak asla başka biriyle iyi bir ilişkiye sahip olamaz; sadece Yaradan denilen ihsan etme niteliği aracılığıyla olabilir.

http://laitman.com/category/thoghts-on-twitter/

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 189

Soru: Ölümden sonra ruhlar nasıl bir dönüşüme uğrar? Yaradan, ruhun tam nerede reenkarne olacağını nasıl “düzenler”?

Neden belirli bir insan zengin bir ailede doğmuş, tamamen sağlıklı ve hoş bir dış görünüme sahip, herkes tarafından sevilebilir ve örnek verilebilir iken başka bir kişi, başarısız ailelerde, fiziksel ve psikolojik sıkıntılar yaşamaya zorlanır?

Neden birisi yirmi yaşındayken kariyerinde göz kamaştırıcı bir başarı yaşar ve bir diğeri de kendisi için belirlediği bir hedefe ancak uzun yıllar sonra ulaşmak için depresyon, reddetme, ırkçılık ve aşağılanma ile mücadele etmek zorunda kalır?

Cevap: Bizler bu koşulları ve ölüm öncesi ve sonrasındaki durumları anlamıyoruz, çünkü bu dünyayı doğru hissetmiyoruz. Bunu gerçekliğin algısı konusunda öğrendik.

Answers To Your Questions, Part 189

Dünyamızın Manevi Kökleri

Torah, Deuteronomy 28:02 – 28:03: Efendi’ye, Tanrı’nıza itaat ederseniz, bütün bu kutsamalar sizin üstünüze gelecek ve size yapışacak. Şehirde kutsanmış olacaksınız ve tarlada kutsanmış olacaksınız.

Egoistik arzunun beş seviyesi vardır; sıfır, birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü. Eğer doğru şeyi yaparsanız, tüm bu seviyelerde etrafı saran doğayla etkileşim kurabileceksiniz: cansız, bitkisel, hayvansal ve insan.

Doğanın cansız, bitkisel ve hayvansal seviyelerine tarla, arazi denir ve insan doğası şehirdir.

Bir şehirde doğru manevi etkileşimin birçok ek karmaşık yasaları vardır, çünkü Yaradan orada ifşa olur.

Şehirde insanlar arasındaki ilişkiler sisteminin öncelikleri belirlenmelidir: adli ve yasal sistem, eğitim sistemi ve vergilerin toplanması, kadınlar, çocuklar ve erkekler arasındaki etkileşim vb. Bu, insan seviyesinde tamamen toplumsal bir sistemdir.

Şehrin içinde, Yaradan ile form eşitliğine ulaşırız. Onun içinde amaçsız bir yapıya sahip olacak, eylemin manevi köküne, yapısına ve tezahürüne bağlı olmayan hiçbir şey yoktur.

Kendimizi manevi olarak eğitmiş olsaydık, bu dünyayı manevi dünyanın tam bir kopyası olarak, en küçük detaya kadar inşa etmiş olurduk. Sonuçta, orada yaşayan ruhumuz, kök kısmı da dahil olmak üzere cansız, bitkisel, hayvansal ve insan kısımlarından oluşur. HaVaYaH’nın yapısını hem manevi dünyada hem de maddi dünyada doğru bir şekilde inşa ederdik.

Örneğin, mimar Bezalel, kutsalların kutsalı Tapınağı nasıl oluşturdu vb? Kişi bir kehanetle ziyaret edilir ve her şeyin bizi yöneten köklerde nasıl düzenlendiğini görür. Projektör ekranda parlar ve üzerine bir görüntü oluşturur gibi, burada aynı şey olur. Kökleri görür ve dünyamızda, tuğlalar, ağaç gövdeleri, bitki örtüsü ve evler gibi formlarla kıyafetlenmiş olan sonuçlarını yaratır.

Eğer kişi manevi köküne bağlıysa, o zaman dünyamızdaki her şeyi köküne uygun olarak yapar. Sadece karşı çıkmak değil, kendine uyması için hiçbir şey hakkında düşünmek zorunda değildir. Sonra dünyamızın üst dünyayla tamamen benzer olduğu ortaya çıkıyor. Bu, son ıslahtır.

Soru: Bu, büyük Kabalist Ramhal’ın, Üçüncü Tapınağı onun kazanımına dayanarak tasvir ettiği anlamına mı gelir?

Cevap: Evet. Onun “Mişkani Elyon” makalesi bu konudadır.

Aslında gerçek şu ki, Birinci Tapınak seviyesine ulaştığımızda derhal bu seviyeden düşmeye başladık. Aramızdaki kanlı savaşlar başladı, büyük muhalif kuvvetler ve çeşitli egoist sorunlar ortaya çıktı.

Bütün bunlar büyük bir hızla içeriyi kırmaya başladı. Yahudiler egoizmlerini atlatıp üstesinden gelemezlerse, egoizm onları yok etmeye başlar. Bu nedenle Nebukadnezar İsrail halkını fethedip, onları tekrar sürgüne gönderdi.

O andan itibaren, insanlar arasındaki her şeyin manevi köklere uygun olduğunu söylemek imkânsızdı.

Yasa, ruhsal zirveye ulaşır ulaşmaz, derhal büyük bir nefretin tezahürü olan bir sonraki dereceye gelmenizdir. Eğer onu dizginleyemezseniz, o zaman her şeyi ezer, parçalar.

Spiritual Roots Of Our World

Yaradan ve Doğa Aynı Kavramlardır

Soru: Tanrı’nın (Elokim) doğa kavramıyla (Teva) aynı olması ne anlama gelir?

Cevap: Elokim (Yaradan) üst kuvvetin adıdır ve bu aynı üst kuvvet doğa, İbranice Teva olarak adlandırılır. Yaratıcı ve doğa aynı kavramlardır, Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam gibi farklı dinlerde tasvir edildiği gibi Tanrı yoktur. O sadece üst güçtür.

Kabala, dinle hiçbir ilgisi olmayan bir bilgeliktir. O, bize doğayı yöneten üst güç hakkında bilgi verir.

Doğa, insanın kendisi de dâhil olmak üzere hissedeceği her şeydir.

The Creator And Nature Are The Same Concepts

Avrupa Birleşmiş Halkları

Facebook’tan Soru: Siz sıklıkla Avrupa Birliği’nde tek bir Avrupa ulusunun oluşumu çağrısında bulundunuz. Bu, her ulusun geleneklerini bırakması gerektiği anlamına mı geliyor?

Cevap: Gelenekler birbirine karışabilir. Bugün herhangi bir gelenek bilen var mı? Bütün bunlar yavaş yavaş değişir, dönüşür ve uçup gider.

Gelenekler ancak onları birbirlerine karşı doğru ve iyi tutumlarla kıyafetlendirirsek kalabilirler ve sonra müdahale etmezler. Mutlulukla birbirimizin geleneklerini kabul edeceğiz, çünkü onlar birbirimizle karşılıklı işbirliği yapmamıza ve birbirimize daha yakın olmamıza yardım edecekler.

Bunun aksine, bugün gelenekler bizi ayırıyor. Dolayısıyla, sözde birleşmiş olan Avrupa, aslında bölünmüş ve parçalara ayrılmıştır ve her geçen gün durum gitgide kötüleşiyor.

En yararlı şey “ve dostunu kendin gibi seveceksin” (Levililer 19:18) genel kuralına yönelik ortak bir hareket olacaktır; diğer her şey bu genel kural içinde birleştirilir ve onun altına düşer. “Ve dostunu seveceksin” ilkesi tüm diğer prensipleri kapsıyorsa, gelenekler aslında insanların daha fazla birleşmelerine yardımcı olacaktır.

Bütün gelenekler ve kültürler kaybolmayacaklar. Birbirimizin alışkanlıklarını kabul edeceğiz ve bu şekilde hayatlarımızı daha da zenginleştireceğiz. Kendimizi daha yakın ve daha iyi hissedeceğiz. Ancak bu, sadece amaç doğruysa gerçekleşir: “başkalarını sevmek” ilkesi altında tek bir ulus haline gelmek.

Soru: Bu bile mümkün mü?

Cevap: Bunu yapmak zorundayız! Doğanın yüksek güçleri, buna yöneltiyorlar, bizi bu koşula ulaşmaya zorluyorlar.

The Unified People Of Europe

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 170

Soru: Çok zor, ama anlamlı bir dönemde yaşıyoruz. Yaradan’ı arzulayan bir kişi, sürünün nasıl yok edildiğine sakin bir şekilde nasıl bakabilir? Sonuçta, ona değer verir, merhamet eder, o kendisinin de bir parçası haline gelir. İmkânsızlığı ciddi olarak etkilemek için tek yol, tohumun filizlenmesi için gençken toprağa düşmesi midir?

Cevap: Hiç kimse bağımsız olarak bir şey yapmaz. Bir insanın gerçeğin farkına varması ve ona yaklaşması için her şeyi yapan üst kuvvettir.

Soru: İnsanlar neden birbirlerine işkence ederler ve hayvanlara karşı şiddet uygularlar? Yaradan neden böyle davranmaya izin verir? Bu davranışın kökü nedir ve Kabalist olarak bu soruna hangi çözümü görüyorsunuz?

Cevap: Dünyanın tüm ıslahı, integral eğitim sayesinde, yalnız insanın ıslaha gelmesidir.

Answers To Your Questions, Part 170

Neden Böyle Zengin Bir Dünya Yaratılmış?

Soru: Yaradan bu kadar çok bereketli bir dünya yarattı. Peki, neden bizler, Kabala bilgeliğiyle meşgul olanlar, maddesel dünyada elimizden geldiği kadar az şey yapıyor ve esas olarak içsel çalışma ile meşgul oluyoruz?

Cevap: Çünkü bizler henüz maddesel eylemler yoluyla, Kabalistik olarak birbirimizi etkileyecek bir toplum kurmadık.

Soru: Yani bir Kabalistin tüm eylemleri çalışmak, öğretmeni dinlemek, oturmak ve konuşmak gibi bir döngüde mi geçiyor? Başka bir şey yok mu? Dünya çok farklı görünüyor ve orada yapabileceğiniz çok şey var.

Cevap: En iyi şey, hiçbir şey yapmamaktır. İnsana veya dünyaya gerçekleştirdiğimiz eylemlerde hiçbir fayda yoktur.

Soru: Peki, her şey neden yaratıldı?

Cevap: Böylece barış, rahatlık ve sakinlik içinde yaşayacaksınız ve başkalarıyla ideal bir bağ kurmak için özlem duyacaksınız.

Why Was Such A Rich World Created?

Toplam 8 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.12345...Son »