Category Archives: Dünya

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 189

Soru: Ölümden sonra ruhlar nasıl bir dönüşüme uğrar? Yaradan, ruhun tam nerede reenkarne olacağını nasıl “düzenler”?

Neden belirli bir insan zengin bir ailede doğmuş, tamamen sağlıklı ve hoş bir dış görünüme sahip, herkes tarafından sevilebilir ve örnek verilebilir iken başka bir kişi, başarısız ailelerde, fiziksel ve psikolojik sıkıntılar yaşamaya zorlanır?

Neden birisi yirmi yaşındayken kariyerinde göz kamaştırıcı bir başarı yaşar ve bir diğeri de kendisi için belirlediği bir hedefe ancak uzun yıllar sonra ulaşmak için depresyon, reddetme, ırkçılık ve aşağılanma ile mücadele etmek zorunda kalır?

Cevap: Bizler bu koşulları ve ölüm öncesi ve sonrasındaki durumları anlamıyoruz, çünkü bu dünyayı doğru hissetmiyoruz. Bunu gerçekliğin algısı konusunda öğrendik.

Answers To Your Questions, Part 189

Dünyamızın Manevi Kökleri

Torah, Deuteronomy 28:02 – 28:03: Efendi’ye, Tanrı’nıza itaat ederseniz, bütün bu kutsamalar sizin üstünüze gelecek ve size yapışacak. Şehirde kutsanmış olacaksınız ve tarlada kutsanmış olacaksınız.

Egoistik arzunun beş seviyesi vardır; sıfır, birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü. Eğer doğru şeyi yaparsanız, tüm bu seviyelerde etrafı saran doğayla etkileşim kurabileceksiniz: cansız, bitkisel, hayvansal ve insan.

Doğanın cansız, bitkisel ve hayvansal seviyelerine tarla, arazi denir ve insan doğası şehirdir.

Bir şehirde doğru manevi etkileşimin birçok ek karmaşık yasaları vardır, çünkü Yaradan orada ifşa olur.

Şehirde insanlar arasındaki ilişkiler sisteminin öncelikleri belirlenmelidir: adli ve yasal sistem, eğitim sistemi ve vergilerin toplanması, kadınlar, çocuklar ve erkekler arasındaki etkileşim vb. Bu, insan seviyesinde tamamen toplumsal bir sistemdir.

Şehrin içinde, Yaradan ile form eşitliğine ulaşırız. Onun içinde amaçsız bir yapıya sahip olacak, eylemin manevi köküne, yapısına ve tezahürüne bağlı olmayan hiçbir şey yoktur.

Kendimizi manevi olarak eğitmiş olsaydık, bu dünyayı manevi dünyanın tam bir kopyası olarak, en küçük detaya kadar inşa etmiş olurduk. Sonuçta, orada yaşayan ruhumuz, kök kısmı da dahil olmak üzere cansız, bitkisel, hayvansal ve insan kısımlarından oluşur. HaVaYaH’nın yapısını hem manevi dünyada hem de maddi dünyada doğru bir şekilde inşa ederdik.

Örneğin, mimar Bezalel, kutsalların kutsalı Tapınağı nasıl oluşturdu vb? Kişi bir kehanetle ziyaret edilir ve her şeyin bizi yöneten köklerde nasıl düzenlendiğini görür. Projektör ekranda parlar ve üzerine bir görüntü oluşturur gibi, burada aynı şey olur. Kökleri görür ve dünyamızda, tuğlalar, ağaç gövdeleri, bitki örtüsü ve evler gibi formlarla kıyafetlenmiş olan sonuçlarını yaratır.

Eğer kişi manevi köküne bağlıysa, o zaman dünyamızdaki her şeyi köküne uygun olarak yapar. Sadece karşı çıkmak değil, kendine uyması için hiçbir şey hakkında düşünmek zorunda değildir. Sonra dünyamızın üst dünyayla tamamen benzer olduğu ortaya çıkıyor. Bu, son ıslahtır.

Soru: Bu, büyük Kabalist Ramhal’ın, Üçüncü Tapınağı onun kazanımına dayanarak tasvir ettiği anlamına mı gelir?

Cevap: Evet. Onun “Mişkani Elyon” makalesi bu konudadır.

Aslında gerçek şu ki, Birinci Tapınak seviyesine ulaştığımızda derhal bu seviyeden düşmeye başladık. Aramızdaki kanlı savaşlar başladı, büyük muhalif kuvvetler ve çeşitli egoist sorunlar ortaya çıktı.

Bütün bunlar büyük bir hızla içeriyi kırmaya başladı. Yahudiler egoizmlerini atlatıp üstesinden gelemezlerse, egoizm onları yok etmeye başlar. Bu nedenle Nebukadnezar İsrail halkını fethedip, onları tekrar sürgüne gönderdi.

O andan itibaren, insanlar arasındaki her şeyin manevi köklere uygun olduğunu söylemek imkânsızdı.

Yasa, ruhsal zirveye ulaşır ulaşmaz, derhal büyük bir nefretin tezahürü olan bir sonraki dereceye gelmenizdir. Eğer onu dizginleyemezseniz, o zaman her şeyi ezer, parçalar.

Spiritual Roots Of Our World

Yaradan ve Doğa Aynı Kavramlardır

Soru: Tanrı’nın (Elokim) doğa kavramıyla (Teva) aynı olması ne anlama gelir?

Cevap: Elokim (Yaradan) üst kuvvetin adıdır ve bu aynı üst kuvvet doğa, İbranice Teva olarak adlandırılır. Yaratıcı ve doğa aynı kavramlardır, Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam gibi farklı dinlerde tasvir edildiği gibi Tanrı yoktur. O sadece üst güçtür.

Kabala, dinle hiçbir ilgisi olmayan bir bilgeliktir. O, bize doğayı yöneten üst güç hakkında bilgi verir.

Doğa, insanın kendisi de dâhil olmak üzere hissedeceği her şeydir.

The Creator And Nature Are The Same Concepts

Avrupa Birleşmiş Halkları

Facebook’tan Soru: Siz sıklıkla Avrupa Birliği’nde tek bir Avrupa ulusunun oluşumu çağrısında bulundunuz. Bu, her ulusun geleneklerini bırakması gerektiği anlamına mı geliyor?

Cevap: Gelenekler birbirine karışabilir. Bugün herhangi bir gelenek bilen var mı? Bütün bunlar yavaş yavaş değişir, dönüşür ve uçup gider.

Gelenekler ancak onları birbirlerine karşı doğru ve iyi tutumlarla kıyafetlendirirsek kalabilirler ve sonra müdahale etmezler. Mutlulukla birbirimizin geleneklerini kabul edeceğiz, çünkü onlar birbirimizle karşılıklı işbirliği yapmamıza ve birbirimize daha yakın olmamıza yardım edecekler.

Bunun aksine, bugün gelenekler bizi ayırıyor. Dolayısıyla, sözde birleşmiş olan Avrupa, aslında bölünmüş ve parçalara ayrılmıştır ve her geçen gün durum gitgide kötüleşiyor.

En yararlı şey “ve dostunu kendin gibi seveceksin” (Levililer 19:18) genel kuralına yönelik ortak bir hareket olacaktır; diğer her şey bu genel kural içinde birleştirilir ve onun altına düşer. “Ve dostunu seveceksin” ilkesi tüm diğer prensipleri kapsıyorsa, gelenekler aslında insanların daha fazla birleşmelerine yardımcı olacaktır.

Bütün gelenekler ve kültürler kaybolmayacaklar. Birbirimizin alışkanlıklarını kabul edeceğiz ve bu şekilde hayatlarımızı daha da zenginleştireceğiz. Kendimizi daha yakın ve daha iyi hissedeceğiz. Ancak bu, sadece amaç doğruysa gerçekleşir: “başkalarını sevmek” ilkesi altında tek bir ulus haline gelmek.

Soru: Bu bile mümkün mü?

Cevap: Bunu yapmak zorundayız! Doğanın yüksek güçleri, buna yöneltiyorlar, bizi bu koşula ulaşmaya zorluyorlar.

The Unified People Of Europe

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 170

Soru: Çok zor, ama anlamlı bir dönemde yaşıyoruz. Yaradan’ı arzulayan bir kişi, sürünün nasıl yok edildiğine sakin bir şekilde nasıl bakabilir? Sonuçta, ona değer verir, merhamet eder, o kendisinin de bir parçası haline gelir. İmkânsızlığı ciddi olarak etkilemek için tek yol, tohumun filizlenmesi için gençken toprağa düşmesi midir?

Cevap: Hiç kimse bağımsız olarak bir şey yapmaz. Bir insanın gerçeğin farkına varması ve ona yaklaşması için her şeyi yapan üst kuvvettir.

Soru: İnsanlar neden birbirlerine işkence ederler ve hayvanlara karşı şiddet uygularlar? Yaradan neden böyle davranmaya izin verir? Bu davranışın kökü nedir ve Kabalist olarak bu soruna hangi çözümü görüyorsunuz?

Cevap: Dünyanın tüm ıslahı, integral eğitim sayesinde, yalnız insanın ıslaha gelmesidir.

Answers To Your Questions, Part 170

Neden Böyle Zengin Bir Dünya Yaratılmış?

Soru: Yaradan bu kadar çok bereketli bir dünya yarattı. Peki, neden bizler, Kabala bilgeliğiyle meşgul olanlar, maddesel dünyada elimizden geldiği kadar az şey yapıyor ve esas olarak içsel çalışma ile meşgul oluyoruz?

Cevap: Çünkü bizler henüz maddesel eylemler yoluyla, Kabalistik olarak birbirimizi etkileyecek bir toplum kurmadık.

Soru: Yani bir Kabalistin tüm eylemleri çalışmak, öğretmeni dinlemek, oturmak ve konuşmak gibi bir döngüde mi geçiyor? Başka bir şey yok mu? Dünya çok farklı görünüyor ve orada yapabileceğiniz çok şey var.

Cevap: En iyi şey, hiçbir şey yapmamaktır. İnsana veya dünyaya gerçekleştirdiğimiz eylemlerde hiçbir fayda yoktur.

Soru: Peki, her şey neden yaratıldı?

Cevap: Böylece barış, rahatlık ve sakinlik içinde yaşayacaksınız ve başkalarıyla ideal bir bağ kurmak için özlem duyacaksınız.

Why Was Such A Rich World Created?

Kişi Bu Dünyada Ne İçin Yaşar?

Soru: Kabala bilgeliğindeki dersler kişinin dünyaya bakış açısını değiştiriyor. İş arkadaşlarım ve meslektaşlarım beni balık tutmaya ya da kayak yapmaya davet ederse ne yapmalıyım?

Kabala bilgeliğinde bu kadar çok zaman harcadığım için rahatsız olan aile üyeleri ile ilgili, neler olduğu konusunda net olmayan bir şeyle meşgul olduğum için beni azarlayan ebeveynler ile ilgili ne yapmam gerekir?

Cevap: Bu bir sorun. Bunların hepsini ben de yaşadım. Ebeveynlerimle aynı durumları yaşadım. Kabala bilgeliğini çalışmaya başlayınca, kazançlı işyerimi kapattım ve öğretmenimin yanında yaşamaya gittim.

Anlaşılabilir bir şekilde, ailemin fiziksel yaşam standardı düştü ve ebeveynlerim biraz zarar gördü, ancak başka seçeneğim yoktu. Eğer Kabala bilgeliği için olmasaydı, bu dünyada yaşamak için bir sebep olduğunu düşünmezdim. Bu benim seçimimdi ve seçiminizi yapmanız da size kalmış.

Soru: Arkadaşlarla bir ya da iki kez, kayak yapmak için seyahat etmek mümkün değil midir?

Cevap: Elbette, bunun için bir arzunuz varsa, yapabilirsiniz. Ancak bunun doğru olacağı şüpheli.

Eğer Kabala bilgeliğiyle ciddi bir şekilde ilgileniyorsa bu tamamen bir insanın dikkatini çeker ve bütün hayatın da, bunun içinde olur.

Ve eğer bu soruyu gerçek Kabalistik bakış açısıyla sorarsak, başka ne için dünyamızda yaşıyor? Ne yazık ki, insanlar ne için yaşadıklarını bilmiyorlar.

What Is A Person Living In This World For?

İntikam, Egoizmin Yenilgisi

Soru: Bir insanda intikam duygusu nereden gelir?

Cevap: İntikam duygusu, ego’nun çok zor bir yenilgiye uğraması, aşağılanma yaşayan bir ego sonucu ortaya çıkmaktadır. Böyle bir durumda, kişi her şeyi yapmaya hazırdır; başka seçeneği yoktur. Egomun en merkez noktasına hakaret ettiğiniz bir durum, eğer bana sıfır olduğumu gösteriyorsanız ve bana var olma fırsatı bırakmıyorsanız, bu his, benim içimde bir intikam duygusu uyandırır.

Eğer daha yukarda olduğumu ve beni zirvenin üzerinden “ittiğinizi” benim bir hiç olduğumu gösterdiğinizi düşünürsem, o zaman içimdeki duyguyu üreten faktöre karşı aşırı tepki oluşur. Böyle bir durumda, yalnızca öldürmeye, yakmaya ve ezmeye hazır olmak değil, aynı zamanda bu faktörün bu dünyadan herhangi bir biçimde yok olmasını da isterim!

Soru: Bir Kabalistte böyle bir duygu uyandırmak mümkün müdür?

Cevap: Kesinlikle, Kabalistler diğerlerinden daha keskin duygular yaşarlar. Bununla birlikte Kabalistler, bu duyguların Yaradan’dan geldiğini ve sadece böylelikle insanın kendisini O’na geri çekeceğini anlar.

Soru: Aşağılayıcı bir durumda, normal biri intikam alacaktır. Kabalist ne yapar?

Cevap: Kabalist, kendisinde birazcık da olsa aşağılama hissetmeyecek bir koşula gelene kadar, kendisini düzeltecektir, çünkü bu his, başkalarından değil, Yaradan’dan gelmektedir. Çünkü “O’ndan başkası yok” (Deuteronomy 4:35).

Soru: Neden diğer insanlar arasında bu böyle değilken, bazı insanlar arasında intikam gelenek sınıfına yükseltilir ve nesilden nesle geçer?

Cevap: Bu, yetiştirme ve yaşadıkları dönem ile ilgilidir. “Kan davası” nın çok yaygın bir gelenek olduğu dönemler vardı. Yenilgiye müsamaha etmek imkânsızdı ve sadece bir düello bu duyguları silebilirdi.

İnsanlık tarihinin tamamında, büyük aşağılanma hisseden bir kişinin nasıl ilerleyeceğini hesapladığı birçok dönem vardır. Bugün, egoizm o kadar büyüdü ki, özel koruma mekanizmaları yarattı. Aksi takdirde, geçen bir arabadan gelen her korna ötüşünde, sürücülerin birbirlerini vurduğunu görürdük.

Günümüzde bir Kabalist hakaret, affetme veya bir hakarete tepki olarak eylemler ile ilgilenmez. Aslında, gerçekte hayat büyük bir aşağılanma kaynağıysa da, temelde, aşağılanmış hissetmemek için onu kalbe almamalıyız, götürmemeliyiz.

Revenge, The Defeat Of Egoism

Doğaya Yakın Olmak

Soru: İsrail’de yaşayan bedeviler, gerçekleşmeden birkaç gün önce bir depremi öngörülebiliyor. Bir kişi bunu nasıl yapabilir?

Cevap: Bedeviler, gerçekten doğaya daha yakın oldukları için bu tür önsezilere sahiptirler.

Soru: Böylesi tahminler zararlı mıdır?

Cevap: Zararlı değiller. Bütün atalarımız o şekilde yaşıyordu. Bir kişi göğe bakar ve “20 kilometre uzakta yağmur yağıyor” derdi. Bunu kuşların hareketi ile bilebilirdi. Doğayı okuyabilirdi, ama bu onun kâhin olduğu anlamına gelmez.

Being Close To Nature

Maneviyatta Ve Bedensellikte Tat

Soru: Dünyamızda, hepimiz yiyeceklerden ve içeceklerden aynı tadı hissediyoruz. Hiç kimse tatlının acı olduğunu söyleyemez. Maneviyatta da aynı mı, yoksa herkesin tecrübesi bireysel mi?

Cevap: Dünyamızda, belli bir tadı nasıl adlandıracağımıza ilişkin belirli bir anlaşma var. Ancak diğeriyle aynı şeyi hissettiğini nerden biliyorsun?

Soru: Ve maneviyatta böyle bir anlayış var mı?

Cevap: Evet. Kabalistler On Sefirot’un öğretilmesi ve Yaradan’a ulaşma konusundaki diğer kitapları yazarlar çünkü onlar dünyamızdakilerin aksine, çok hassas ve uygun duyulara sahipler. Örneğin, belirli bir seviyede belli kazanımları hissettiğimi kaydettiysem, o zaman, o seviyeye ulaştığında aynı duyguyu hissedeceksin.

Soru: Kabalistler, farklı seviyelerde olsalar da aynı tadı hissederler mi?

Cevap: Tabii ki hissetmezler. Gerçek şu ki, manevi dünyada duygularımızı ölçebiliriz ancak her biri onları farklı şekilde hisseder, ruhlarının kökünden, kaplarından (Kli) ilerler.

Taste In Spirituality And Corporeality

Toplam 7 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...Son »