Category Archives: Dua

Kişi Yaradan’a Nasıl Doğru Talepte Bulunur?

Soru: Talebin,  içinde bulunduğum koşulun hissiyatını sildiğini fark edersem nasıl doğru talepte bulunabilirim? Yaradan’ın bana gönderdiklerinden kaçınmıyor muyum?

Cevap: Hayır. Sık sık talep ettiğiniz zaman, talebinizin doğal olmadığını ve zayıf olduğunu ve isteğinizi farklı bir şekilde belirterek başka bir şey talep etmeniz gerektiğini fark etmeye başlarsınız.

Sabit bir sistemin içinde var olduğumuzu anlamalısınız. Sadece bir yere bir mektup yollamıyorsunuz işin sonunda. Bu sistem içinde sürekli çalışıyorsunuz; bu nedenle, yakarışınız/talebiniz yol boyunca değişir, yeniden düzenlenir.

Sistem, kendi yöntemiyle tepki vermektedir. Örneğin, size bir şey anlatmaya başladığımda, düşüncem değişmektedir. Sorular için diğer seçenekleri, farklı cevapları, bunları ifade etmenin yollarını vb. keşfetmeye başlarım. Bu, benim içinde bulunduğum sistemle etkileşimdir ve bu matristen çıkamam.

How Does One Make The Right Request To The Creator?

 

Talep, İçsel Özlemlerin Bir İfadesidir

Soru: Hiçbir sözüm yoksa kelimelerin elverişli olmadığı yerde, onlu için nasıl talep edebilirim?

Cevap: Kelimelere ihtiyacınız yok. Sadece iç çekebilir ya da ağlayabilirsiniz. Bu da bir taleptir.

Bir talep, içsel özlemlerinizin, onluda eksik olduğunu düşündüğünüz şeyin ifadesidir. Ortak arzunuzu, sanki kilden bir yapı oluşturuyormuş gibi bir araya getirmeye çalışın. Onu birlikte toplayın. Bu sizin Yaradan’a talebiniz olacaktır.

Soru: Kişi sadece Yaradan’ın isimlerinden birini söyleyebilir mi?

Cevap: İsim yok, mantra yok, konuşma kalıplarını ezberlemek yok, hiçbir şeye gerek yoktur. Hata yapmaya devam edersiniz.

Sadece sessizce oturabilirsiniz, sizin de hemfikir olduğunuz gibi herkes Yaradan’a kalbinden talep eder. Bunu en az birkaç dakika yapmaya çalışın; bu iyi bir egzersizdir.

Adlara gelince, zaten üst seviyelerde olduğunuzda ve bazı niteliksel ve niceliksel anlamları temsil eden on Sefirot’u bir araya getirmeye başladığınızda ve On Sefirot’tan oluşan ruhunuzdan, manevi Partzuf’u birleştirdiğinizde, o zaman bu tür düzenlenmiş arzulardan yaratılmış olan genel güç, Yaradan’ın adı olarak adlandırılacaktır.

Bu tür belirli adlar kümesi vardır, yani birbirine bağlanmış on tanenin durumu. Bunlar Yaradan’ın adlarıdır.

A Request Is An Expression Of Inner Aspirations

Talep Mi Yoksa Teşekkür Mü?

Soru: Yaradan’dan talep etmemek, sadece O’na teşekkür etmek mantıklı mıdır? Yoksa sadece talep mi gereklidir?

Cevap: Yaradan’a yalvarmamız iki kısımdan oluşur: talepten ve minnettarlıktan. Minnettarlıkla başlamak en iyisidir, çünkü bizleri daha yüksek güçle doğru tutum için hazırlar. Ve sonra talep gelir.

Soru: Doğru şekilde nasıl teşekkür ederiz?

Cevap: Kalpten yapın. Hissettiğiniz şekilde teşekkür edin. Kanun veya kural yoktur. Arzu, kalptedir.

Ask Or Thank?

Acı Çekerken Ne Talep Etmelisiniz?

Soru: Kişi şiddetli fiziksel acı ve ağrı yaşadığında ne talep etmeli?

Cevap: Şiddetli acı ve ağrı yaşadığınızda, “Bu acının sebebi nedir?” sorusuyla Yaradan’a dönün.

Sebep, egoizmdir, Işık’a zıt olmaktır. Başka bir şey değil.

Acıyı, neşe, sağlık vb. ile değiştirmek için kendi ıslahınızı talep edebilirsiniz, çünkü ıstırap koşulları bizi uzağa iter ve Yaradan’dan uzaklaştırır.

What Should You Ask For When You Are Suffering?

Her Şey Dua Yoluyla Elde Edilir

Soru: Diğer insanlarla bağ kurma arzusunun dışında maneviyatta hangi arzular vardır?

Cevap: Yoktur. Bizler, Adem’in kırık kabından geliyoruz ve bu nedenle sadece birbirimizle birleşmek zorundayız. Filozofça konuşmaya gerek yok. Ben nasıl, kiminle, hangi niteliklerle vb. bağ kurmam gerektiğini bilmiyorum. Ben kendimi sadece Üst Işığın etkisine bırakmak zorundayım.

Üst Işıktan daha zeki olamam ama sadece onun etkisine neden olabilirim, böylece o beni ıslah eder/düzeltir. Islah etmem gereken noktanın üstünde olamam ve bu yüzden sadece isterim. Her şey sadece dua yoluyla elde edilir.

Everything Is Achieved By Prayer

Dar Boğazda

Av 9’dan önceki üç hafta başladı. Bu günlere Bein ha Metzarim denir (“dar boğaz”). Bu dünyada meydana gelen her şey, üst sistemin etkisidir. Dünyamızdaki eylemler ve koşullar, üst kökten maddesel dala yayılır ve bu dünyada, cansız materyal, bitkisel, hayvansal seviyeler ve insanlarda, zaman ve mekânda dallar olarak somutlaşır. Dalları analiz ederek kökleri incelemeliyiz.

Günümüz itibariyle, üst dallar dünyamızda, son ıslah hariç (Gimar Tikkun) şimdiden gerçekleşmiştir. İfşa olması gereken her şey ifşa olmuştur; geriye kalan her şey son ıslahtır. İşte bu yüzden Baal HaSulam, zaten tamamen ifşa olan yıkımı düzeltmek zorunda kalacak olan son nesil zamanlarında yaşadığımızı söylüyor. Şimdi sadece onun üzerine çıkmak için çaba göstermeliyiz.

Ancak, sistemde var olan bozukluğu ve gerekli başlangıç koşulu olarak, onunla doğru bir ilişkiyi net olarak anlamadan yukarı yükselmek imkânsızdır. Esasen, bu bir günah değildir. Kötü eğilimin yaratılması gerekliydi. “gökyüzü” ve “yeryüzü” her ikisi de gereklidir, çünkü “O, onları birbirine karşıt yarattı”, kötü gücün, iyi güce karşı yaratıldığı gibi.

Realitede, sadece olumluyu vurgular. Çünkü daha sonra ifşa olana kadar, kötülük yoktur. Sadece iyilik eksikliği var. Ayrıca, iyilik, kötülüğün ona karşı oynadığı rolün sonucu olarak çok yönlü şekillerde ifşa olacaktır. Kötülük yoktur, sadece iyinin zıt formunda ifşası vardır.

Kök ve dal arasında bir bağlantı olduğunu öğrenmemiz gerekiyor. Bu, tüm tarihimizin seyri sırasında olduğu gibi, zamanımızda, kökün belirli tarihlerde dallardan ortaya çıktığı ve zaman içinde aynı noktalarda tekrarlandığı anlamına gelir; örneğin, Tammuz’un 17.’si, Av’ın 9’u. Purim etrafındaki zamanlar, genellikle neşeli ve mutluyken bu tarihler her zaman İsrail ulusuna acı çektirmiştir.

Bu nedenle bu günlerde, maddi kaygılarımız da bile özellikle dikkatli olmalı ve Av’ın 9’uncu gününün sonuna kadar riskli eylemlerden kaçınmalıyız. Ondan hemen sonra, bir yas döneminden ayrıldığımızı hissetmeye başlarız ve son ıslaha sevinebilir ve arzulayabiliriz.

Tammuz’un 17’si “dar boğaz” günlerinin başlangıcıdır, Kudüs’ün yıkılışı, Tapınak duvarı ve Tapınağın kendisinin yıkılmasıyla ilgili olarak, İsrail topraklarına vardıktan sonra İsrail ulusunda var olan bağı simgelemektedir. Bu bağ, çölde 40 yıl süren hazırlık ve Bina’nın yardımıyla Malhut’un düzeltilmesinden dolayı Tora’nın alınması sayesinde mümkün olur. Bina “mem – מ” (kırk) harfidir.

Bundan sonra, Birinci Tapınak’ı inşa eder etmez hemen düşmeye başladılar. İlk Tapınaktan daha düşük olan İkinci Tapınak’ı inşa ettiler ama o da yıkıldı. O zaten son yıkımdı. Bütün bu yıkımlar Av’ın 9 uncu günü meydana geldi.

Bizim için bugün, en acil amaç, Şehina’yı (kutsallık) yeniden kurmaktır. Başka bir deyişle, ıslah özellikle aynı günlerde gerçekleşmelidir. Nefret ve yıkımın ifşa olduğu yerde birlik ve sevgi de ifşa olmalıdır.

Between The Straights

Twitter’da düşünceler / 10/22/17

Tarih boyunca, Kabala çalışmak için 1000’i gelir, bir kaçı kalır. Ayrılanlar, ücretsiz hediyelerini almayan düşmanlar olurlar.

Egoist zevklerimiz soldu. Kabala (Kabul) bize; gittikçe çoğalan sonsuz hazlarla nasıl tatmin olacağımızı öğretir.

Depresyonun nedeni: Gelişmiş ego tatmin olmaz. Daha az acı çekmek için; daha azını isteyebilir miyiz? O da gelişimsel depresyona neden olurdu.

Kişinin dünyamızdaki misyonu; üst gücün mutlak otoritesini keşfetmek ve kendisini buna benzetmektir. İnsanlık.

Egonun büyüme ve egemenlik çağı sona erdi. Artık daha fazla dünyamızı yönetemez. Kabala; ego sonrası çağ için yaşam tarzı programıdır.

Bizler; üst dünyanın bizimkini yöneten güçleri oluşturduğu yerde, üst dünyalar ve bizim dünyamız arasındaki bağlantıyı ifşa ederek, bilgisizliğin üstesinden gelmeliyiz.

Biz, bir güçler dünyasında varız. Bunlar; arzularımız tarafından çizilirler ve onları 5 duyumuz ile algılarız.

Yani, biz hayali bir dünyada yaşarız.

İlişkilerdeki orta çizgi çatışmalara yeni anlamlar getirebilir: Nefret alevlendiğinde, ondan birliği yaratmak için birlikte çalışmamıza izin ver!

Bedenin tamamlanması: yemek, seks, aile, varlık, saygı, bilgi… Bunlar geçicidir.

Ruhun tamamlanması: Yaradan tarafından ortak güvencede, sonsuzdur.

Eğer insan gelişimenin yolunu bilirse, üzerindeki negatif güçlerin kontrolünü silkip atar. Bilgelik.

Doğada özgecilik, ‘birimiz hepimiz için’ ilkesine göre hücresel birliğin kanunudur. Her canlı organizmada ve toplumda bulunur.

1. Ruhani derece, tüm dünyamızı çekirdek haline dönüştürerek hükümsüz kılar. Tarih, sadece bizim bozuk hayal gücümüzde var olarak ortadan kaybolur.

Gelişimin standart programı bizi ızdırap yoluyla iterek ilerletir. Ancak eğer bu programı hızlandırırsam iyi, zevkli olur.

Amaca yönelik tutku; hayal ya da kendi kendini kandırma değildir, öz programlamadan ziyade, geleceğini önceden tayin eden motivasyondur.

Hayatını değiştirme, ama ona doğru tutumunu değiştir.

Bir kişi direkt olarak asla başka biriyle iyi bir ilişkiye sahip olamaz; sadece Yaradan denilen ihsan etme niteliği aracılığıyla olabilir.

http://laitman.com/category/thoghts-on-twitter/

Kime Dua Ederiz?

Soru: Eğer Yaradan, dinler tarafından yorumlanan anlamda mevcut değilse ve biz O’nu yaratırsak, o halde hangi Yaradan’a dualarımızı yönlendiririz?

Cevap: Sizin yarattığınız birine, konuştuğun birine.

Soru: Kabala’dan duyduğuma göre, ihtiyacın olan şey için dua etmezsen, kendine zarar veriyorsundur. Bu doğru mu?

Cevap: Evet. Bir taraftan kendiniz için bir şeyler isterseniz, yalnızca kendinize zarar verirsiniz, çünkü egoistik tamamlamayı talep ediyorsunuz. Ancak öte yandan ıslah olursunuz; her şey affedilir, küçük bir çocuk gibi.

To Whom Do We Pray?

Yaklaşan Kongre Öncesinde Duam

Kabala bilgeliğini çalışmak ve algılamak, çünkü niteliklerimiz, arzularımız ve içten özlemlerimiz aracılığıyla bağlandığımızda, her birimiz çok büyük yeni güçler hissederiz. Bu güç yalnızca zihinde ya da kalpte değil, ancak meselenin içsel kazanımında, onun içsel hissiyatındadır.

Bu nedenle, özgür olmayı deneyin böylece yolumuzu takip eden herkese bağlanma ihtiyacını hissedeceksiniz. Onların özlemi sizden aktığı sürece dostlarınızı nasıl algıladığınız hiç fark etmez. Sonra onlar sayesinde manevi gelişiminizin bir sonraki seviyesini hissetmeye başlayacaksınız.

Hadi, kongreye bu şekilde hazırlanalım ve başarılı olacağız. Şahsen sürekli onun üzerinde çalışıyorum ve bu yüzden kongreden önce her zaman içsel olarak kafam karışır. Ardından kongre boyunca herkesle bağ kurarım. Böylece yeni seviyemizi görme fırsatı bulurum ve sizler, bunu benimle birlikte görebilirsiniz.

İfşa, inanılmaz harika bir gözlemdir!

My Blessing Before The Upcoming Convention

Herkes için Dua Etmeliyiz

thumbs_laitman_254_02Soru: Zohar Kitabı’nı okurken, herbir kişiye, dostlarımıza ve bütün dünyaya ait tüm problemlerin iyileşmesi için kendimizi doğru bir şekilde nasıl yönlendirebiliriz?

Cevap: Dua etmek, istemek için, bize en yakın olan kişilerin ve aynı zamanda bizden uzak olanların acılarına ortak olmak gereklidir. Ancak hasta olan belli bir kişi için dua etmeyiz bunun yerine belli bir kişinin önümüzde yaşamış olduğu, görmüş olduğumuz problem vasıtasıyla, bu hastalığın genel olarak düzeltilmesi için dua ederiz.

Kişi genel düzeltme için dua etmelidir, çünkü bizim gördüğümüz genel bir problemin önümüzdeki belli bir ifadesidir. Dualar bu şekilde organize edilmelidirler.

Soru: Neden, herkes için dua etmek, kalbime daha yakın olan bir kişi için yapacağım talepten daha pratiktir?

Cevap: Belli bir kişi için yapılan talep, egonuza daha yakındır. Bir yandan, kendinize daha yakın olan tarafından daha çok harekete geçirilirsiniz, fakat diğer yandan da, ihsan etmek için olan arzunun, size yakın ya da uzak birine ihsan ediyor olmasının farkı nedir?

Or Hasadim (Merhamet Işığı)’na sınır yoktur; her yere aynı yoğunlukta genişler. O zaman neden belli bir kişi için dua etmek istiyorsunuz ki?
Biliyoruz ki, herkes birbiri ile bağlantılıdır ve sadece tek bir ruh vardır. O zaman bir kişide ortaya çıkan bir eksiklik, rahatsızlık, genel hastalığın bir sonucudur. Genel hastalığı şifalandırmadan, sadece belli bir insanı iyileştirmek nasıl mümkün olabilir ki? Herkes için dua etmek gereklidir.

Eğer dualarınız ile herkesi düzeltmeye hazırsanız, o zaman hasta olarak gördüğünüz kişi de aynı şekilde iyileşecektir. Aksi takdirde bu işlemez. En nihayetinde, bizler tek bir sistemin, global bir sistemin içindeyiz. Diyelim ki bir kişi grip hastası olmuş, sadece onu iyileştiremezsiniz, daha iyisi, bu salgını dünya üzerinde iyileştirmeniz gerekir çünkü bu genel bir sistemdir.

Sadece tek bir yerde eksiklik, kusur olamaz, her ne kadar bizlere sadece tek bir hasar görmüş parçayı görüyoruz gibi gelse de. Hasar sadece bir kişi de olamaz, tüm sistemde vardır. Ve sadece sizin için bu bir arkadaşınızdaki kusur olarak karşınıza çıkmaktadır. Toplumun genelini iyi bakmanız ona göz kulak olmanız gereklidir ve görmüş olduğunuz belli bazı problemler sadece genel probleme ait olan yansımalardır. İzole edilmiş bir parça hiçbir formda varolamaz, ne bende ne de bir başkasında. Eğer ben eksik bir parça görüyorsam bu, sistem genel olarak hasta olduğu anlamına gelir.

Bunu dünyamızda da görürüz. Eğer toplumun ya da devletlerin sadece belli bir parçasını düzeltmek istersek, o zaman hiçbir şey bize yardımcı olmayacaktır çünkü bu doğru bir yaklaşım değildir.

Günlük Kabala Dersinin 3.kısmı , 17/06/2014, Zohar