Category Archives: Dost Sevgisi

Üçgen: Ben – Grup – Yaradan

Soru: İlk önce ne hissetmeliyiz: Yaradan’ın arzusu (eksikliğini) mu, yoksa bir dostun arzusu mu?

Cevap: Her ikisi de olabilir. Bizler, Yaradan ile yapışmaya gelmeliyiz, yani ihsan etme niteliği ile tam bağa gelmeliyiz. Bu, sadece grup vasıtasıyla başarılabilir.

Bu nedenle, öncelikle onlu ile tam olarak bağ kurmalısınız. Bu ancak Yaradan’ın size bağ niteliğini, merhamet (Hasadim) niteliğini vermesini talep etmeniz durumunda yapılabilir; böylece O, sizleri dostlarınızla birleşebileceğiniz, Saran Işığın (Or Makif) yardımıyla etkileyecektir.

Yaradan’ı dostlarınızla birleşmek için kullanırsınız ve bunu Yaradan’a yapışmak için yaparsınız. Bu, sabit bir üçgendir.

Bu nedenle, her iki şekilde de hareket etmelisiniz. Yani, Yaradan’la yapışmayı başarmak, O’na haz vermek, O’nun için çalışmak için onluyu kullanın; diğer taraftan, onlu içinde birleşin. Bunu yapabilmek için, Yaradan’a dönmeniz gerekir, böylece onlu ile birleşme gücüne sahip olursunuz. Bu üçgende sürekli dönmeniz gerekir.

En önemli şey, “Dost sevgisinden Yaradan sevgisine” gelmektir. Bu nedenle, Yaradan’ı, dost sevgisini elde etmek için kullanın ve dostlardan, ulaşılabilecek en yüksek noktadan, sevgi denilen birlikten, tek bir arzuya ve tek bir niyete dahil olduğunuzda, birlikte bir bütün olarak Yaradan’a yönlendirileceksiniz.

Triangle: Me – Group – Creator

Kötü Koşulların Tezahür Etmesine İzin Vermeyin

Soru: Dostumun kötü bir fiziksel koşulda olduğunu görürsem, bunun anlamı onun bu koşulda olmasını istediğim midir?

Cevap: Hayır, bütün kötü koşullar Adem’in ruhunun parçalanmasının sonucudur. Bu nedenle, biz kötü bir şey yapmayız.

Siz kötü koşulların yaratıcısı değilsiniz. Ancak, onların ıslahını istemediğinizde, bu koşulların tezahür etmesine izin verirsiniz. Bu kötü koşulların iyileşme derecesi bize bağlıdır.

Don’t Allow Bad States To Manifest

Dostların Önemi

Soru: Manevi çalışmayla meşgul olan bir insan için tek kurtuluş dostlar mıdır?

Cevap: Burada iki yaklaşım vardır. İlk önce onları kurtarmak için kendimi kurtarırım. Gerçekten, onlar sayesinde, onlara kendimi vermek için egoizmin akıntısından kendimi çıkartabilirim. İkincisi, kendimi kurtaramam, sadece onlar beni kurtarabilir.

Her iki durumda da dostların önemi tamamen özgecildir. Bu karşılıklı garanti oluşturur. Eğer öyleyse, dua herkes için geçerlidir.

Soru: Öyleyse dostlarımdan, onları daha sonra kurtarmam için beni kurtarmalarını mı isterim? Yani, hayatıma ihtiyacım yok…

Cevap: İyiliğiniz için bunu yapmazdınız. Buna yaşamın ve ölümün üzerinde denir; bu, perdenin arkasıdır. Kendimizi iptal ettiğimizde ve bağa doğru ilerlediğimizde, salt bireysel hesaplama hem psikolojik hem de ruhsal olarak artık orada yoktur.

Soru: Yani dostların yardımı olmadan, doğru niyette olamam ve onlara dua edemem mi? Onlara daha fazla güç vermek için onlardan güç mü alırım?

Cevap: Evet. Bütün çalışma sadece bir grup dost içindir. Onların siz olduğunu anlarsınız. Bu sizin manevi “ben”inizdir, sizin gerçek idrakınızdır.

The Importance Of Friends

Dostlar Toplantısında Yaradan İçin Yer Açmak

Dostlar toplantısı (Yeshivat Haverim) en önemli eylemdir. Ve bu sadece fiziksel olarak bir araya gelip, birlikte oturmak değildir. Maneviyatta bir araya gelmek (birlikte oturmak) alma arzumuzu değil, yalnızca ihsan etme (oturma) arzularını kullandığımız anlamına gelir. Alma arzumuzu kısıtlarız ve birbirimize sadece ihsan etmekle bağ kurarız.

Dostlar toplantısına hazırlanırken, bütün farklılıklarına rağmen, ruhumun parçalarını bir ruha, bir manevi Partzuf’a toplayıp birleştireceğimi hayal etmeliyim. Ve bu Partzuf ne kadar büyürse, niteliği gelişirse/iyileşirse, dostlar arasındaki belirgin içsel farklar o kadar, açıkça dayanılmaz hale gelecektir. Fakat aynı zamanda, içinde karşıt özelliklerin var olduğu ve tüm farklılıkların üzerinde birleşilen bir Partzuf olan, bir manevi Kli oluşturmak için birleşmeliyiz.

Bundan, dostlar toplantısının, tamamen ruhumuzu ıslah ettiğimiz, Yaradan’ın Kendini ifşa etmesi için bir yer açtığımız ve yaratılışın amacını gerçekleştirdiğimiz en önemli eylem olduğu açıktır.

Dostlar toplantısını bir, iki saatlik basit bir toplantı olarak algılamamalıyız; bu eylemin özünü düşünmemiz gerekir. İnsanın varlığının amacı, bu dünyadaki, manevi dünyadaki ve yaşamındaki misyonu, bunların hepsi birlikte sadece bu amaç için gerçekleşen dostlar toplantısına getirilmelidir.

Dostlar toplantısı, her birimizde ve tüm dünyada ifşa olan tüm koşulların uygulanmasına yardımcı olur. Hiçbir bir parametreyi (karakteristik özellik) yok saymamalıyız; Yaradan Kendisini ifşa edebilsin ve bizden haz alabilsin diye, her birini, seviyemizdeki maksimum bütünlük/tamlık için tek bir Kli’ye eklememiz gerekir.

Make Space For The Creator In The Assembly Of Friends

Ortak Bir Hedefe Doğru İlerlemek

Rabaş, Rabaş’ın Yazıları, Makale ‘‘Toplantının Gündemi 2’’: Benzer şekilde, kişi dostların toplantısına geldiği zaman, dostların onun arzuladığı amaca sahip olup olmadığını, amaca hâkim olup olmadığını görmelidir. Ve kişi, herkesin bir amaç için bağ kurması sayesinde, her biri tüm toplumun paylarıyla birlikte kendi payını da alacak diye düşünür. Dolayısıyla grubun her üyesi, ondaki gücün aynısına sahip olacaktır.

Maneviyatta, eğer birbirimize dahil olursak, herkesin diğerlerden bütün güçlerin toplamını aldığı açıkça görülür. Hiç kimse bunu başkasının hesabına kazanmaz; çünkü biriktirdikleri ve kendi içlerinde birleştirdikleri toplam güç, her biri tarafından kazanılır.

Bu, herkesin, grup tarafından yapılan tüm güçleri, tüm nitelikleri ve ıslahları kullanabildiği; inanılmaz bir manevi denge kanunudur.

Soru: Rabaş şöyle yazar: “Ve o, herkesin tek bir amaç için bir araya gelerek, her birinin kendi payına düşeni alacağını düşünür.” Bu ne anlama gelmektedir?

Cevap: Birliğin, Yaradan’ın onun içinde var olduğu gerçeğini anlamasından dolayı, herkes amacın tamamına sahip olacaktır. Bu nedenle, aldığınız şey başkasının hesabına olamaz.

Soru: Makalede, kişinin dostlar toplantısına geldiğinde, tetikte olması (uyanık olması) gerektiği yazılmıştır. Tetikte olmak ne anlama gelmektedir? Kiminle ilgilidir?

Cevap: Neden geldiğinizi, kendinizden ne ihsan etmeniz gerektiğini ve diğerlerinden ne aldığınızı açıkça anlamalısınız. Dostlar toplantısı çok ciddi bir çalışmadır.

Moving Toward A Common Goal

Dostların Önemi Neden Gereklidir?

Soru: Kişi, toplumun ve dostların önemi hakkında konuştuğunda, bu zaten kalpteki noktaların bir bağı mıdır?

Cevap: Toplumun ve dostların önemi, bunun basitçe sizin ruhunuz olduğunu bilmeniz için gereklidir. Kişi, tamamen egoistçe, onlara dahil olmaktan başka hiçbir şey olmadığını bile hayal edebilir. Diğer her şey salt yanılsamadır. Bizler bunu anlamıyoruz.

Ruh, sizin diğerlerine dahil olmanızdır. Bu, şimdiki kişiliğiniz dışında gerçekten yaşamaya başladığınız yerdir.

Soru: Bu, kalpteki noktaların bağı mıdır?

Cevap: Bu, aramızdaki bağ ile elde edilir.

Soru: Derslere ve dostların toplantısına bu hazırlık ile mi gelmeliyim?

Cevap: Evet, dostlarınızla bağda olmadığınız süre boyunca, bunu düşünmelisiniz ki bu aslında, kendinizi onların arasında gerçekleştirmek istemenizin yoludur.

Why Is The Importance Of Friends Necessary?

Dostlar Vasıtasıyla Kendi Ruhunu Gör

Soru: Yazılıdır ki (Psalms 1): ‘‘… ne de kibirlilerin arasında oturun.’’ ‘‘Kibirliler’’in kendi içsel koşulları olduğunu bilen birisi, onluda aniden ‘‘kibirliler’’i görür. Kişi bununla nasıl çalışmalı?

Cevap: Onlar (dostlar), gözlerinde mükemmel görünene kadar kendini grup vasıtasıyla değiştirmelidir. Bu kişinin çalışmasıdır. Dostlar vasıtasıyla kendi ruhunu yani tüm on Sefirot’u görmelidir.

Yorum: Daha gelişmiş koşullarda, bazen bu “kibirli”yi, bilerek/kasıtlı olarak kendi içimizde uyandırmamız gerektiğini söylemiştiniz.

Benim Yorumum: Hemen değil. Her şeyden önce, doğru sistemi, metodolojiyi inşa etmeliyiz ve daha sonra hızlı geçiş için kaynakların içine bakmalıyız. O zaman, negatif güce de ihtiyacımız olacak.

See Your Soul Through The Friends

Işık’a Duyarlılık

Soru: Işık’a karşı duyarlılık nedir, neye bağlıdır ve bu nasıl geliştirilebilir?

Cevap: Işık’a duyarlılık, kişinin arzularına aykırı olarak ne kadar başkalarında hoşlanmadığı şeyleri bastırabildiğine ve dostlarıyla mecburi bir şekilde bağ kurabildiğine bağlıdır.

Bu çabaya göre, Işık’a karşı duyarlılık geliştirmeye başlar.

Genel olarak, bizler dostlarımıza daha yakın olmak istemiyoruz. Ama her birimizin bunu hala yapmaya çalıştığı ölçüde, kendimizin içinde Işığa duyarlılık, ihsan etmenin, sevginin ve bağın niteliklerine duyarlılık geliştiririz.

Sensitivity To The Light

Twitter’da Düşüncelerim, 5/12/17

Aynı anda haz ve ızdırap gibi iki zıt koşulu nasıl hissederim? İki koşulu hissetmek için iki kaba ihtiyacım var: Kişisel olan kabıma ve gruptakine. Kişisel kabımda egonun ızdırabını hissederim ancak grubun ortak kabında haz hissederim.

İnsan, Yaradan’ın meydana getirdiği ve büyüttüğü, babası gibi olmasını istediği bir çocuk gibidir: bağımsız; mükemmel, ona benzer. Yaradan’a bir şey vermeniz gerekmez ancak sizin ona benzer olduğunuzu görmenin hazzı dışında.

Özgürlük; arzuya hükmettiğim takdirde mümkündür. Egoistlik doğa m içerisinde olduğum sürece; tamamen Egom tarafından kontrol ediliyorum. Tek özgürlük Yaradan’ın arzularını sezmeyi öğrenmektir. Daha sonra söylenildiği gibi onun için karar vereceksin; erdemli karar verir & Yaradan uygular.

Ne egonun hükmü altında ne de ihsan etmenin manevi gücünün hükmü altında, manevi hareket sadece iki gücün kombinasyonunda mümkündür. Egonun içindeyken, manevi dünyada yokuz. Kendimizi ölçmeye karşı olan hiç bir şey yoktur.

Bizim dünyamız büyük bir döngünün ilk derecesidir. Bir sonraki derece, dünyamızı yöneten tüm sinyallerin düştüğü üst dünyadır. Hayatın anlamını ifşa etmek isteyenler- kim-ne-nasıl onu yönetiyor- üst dünyayı ifşa etmelidir. İşte bu Kabala’nın alanıdır.

Bütün dünya Yaradan’ın tecellisidir. Bizi çeşitli yollarla etkileyerek; bize hitap eder. Dene ve onun sana hitap ettiğini hissetmeye başlayacaksın. Özellikle düşüncelerinde ve duygularında, hatta sen fark etmeden önce bile onlar Yaradan’dandı.. Sen, bu gerçeğe tepkinsin.

Neler var? Anla: bunun içinde ölmek ve yeniden doğmuş olmak zorundayız. Tam olarak bizim hayat algımızda yeniden doğuş; ölüm; dünya. Varoluşun bilinmeyen bir halkasına geçmek için, şu anda kendimiz için bile hayal edemediğimiz yeni bir boyuta uyum sağlayın.

En önemlisi kalpteki noktaya dikkat etmektir. O Kaynağına; Yaradan’a geri döndürülmelidir. Sizi orada kendiliğinden çekecektir ve siz ona yardım etmelisiniz. Kötülük, haz alma arzusunda değil, kendiniz için hareket etme niyetindedir.

Her şey üst ışık tarafından yapılır. Biz onun üzerimizdeki etkisi tarafından kontrol ediliyoruz. Yapabileceğimiz tek eylem ya onu uzakta tutmak ya da ona birlikte yakınlaşmaktır. Uzakta tutmak ya da ona yakınlaşmak, ışığa benzememek ya da benzemektir. Bu bizim tek özgürlüğümüz ve kaderi etkilemek için tek şansımızdır.

Yaratılış, sonradan ego ile dolan aramızdaki bağların kırılması ile başlar. Bu bağları yeniden inşa etmeye çalışırız, ego direnir. Bu sayede, bağları kırılmadan öncekinden 620 kat daha güçlü yeniden inşa ederiz. İşte bu yüzden Yaradan bağda ifşa olur.

Kişi ve Yaradan dışında hiç bir şey yok! Her şey senin içinde. Çevrende gördüğün hepsi Yaradan’ın niteliklerine karşı gösterilen senin kendi niteliklerin. Bu iki resmi birleştirerek; tüm yaradılışın doğru algısına ulaşırsın, Yaradan’a tutunursun.

Neden büyük ışık kıvılcımlara dağıldı? Herkesi Yaradan’ın bir parçası olarak değerlendirebilelim diye. Ve sonra Yaradan’ın bize yaptığı yolda; bir kez daha doğruca tek bir bütüne gelebilir ve bir Yaradan’ı ifşa etmek için amacımıza ulaşırız.

Kişi eğer kalpteki noktası tarafından talep ediliyorsa, gerçeğe çekilir- ızdırapta olsa dahi gerçeği ifşa etmeye bir arzu- İbranicede Gerçek- EMET- tüm alfabeyi içerir. E- Yaradan; M- Bina; T-Malhut- Yaradan’ın genel adı. Kabala bize onun gibi olarak onu edinmemiz gerektiğini öğretir.

Öğrencimden yeni bir film, Amit Shalev: http://intotruthfilm.com/en

Ego ayrı hücreler gibidir ve ışık bunları nasıl bağlayacağını bilir. Herhangi bir maddenin parçacıkları gibi, bunların düzenlenme biçimleri, maddenin türünü belirler. İnsan, ışığın üstündedir, çünkü kendi yönetimini kendi içinde barındırır.

My Thoughts On Twitter, 12/5/17

Kabalistik Dostluk

Soru: Normal dostluk, Kabalistik dostluğa mani olabilir mi?

Cevap: Sıradan dostluk, Kabalistik dostluğa mani olmaz, ancak karşılıklı hedef, araçlar ve tutumlar tamamen değiştiği için çok ciddi değişikliğe uğrar.

Daha önce normal fiziksel bir dostluk içinde olan iki kişi, manevi hayatta tamamen farklı dostlar olurlar.

Kabbalistic Friendship