Category Archives: Çevre

Tu Bishvat – Bir İnsanın Başlangıcı

Gerçekle, manevi kökle bağlantısı olmadığında, dünyamızdaki özel günlerin çocukların bayramlarına dönüştüğünü görmekteyiz. Tu Bishvat’ ta, bir bahçeye veya bir şehre ağaç dikmekle sınırlıdır. Elbette ki kendi içinde harikadır, ancak gerçek anlamından çok uzaktır.

Tu Bishvat, ağaçların yeni yılı, çok ciddi bir zamandır ki o manevi köküne göre insanın başlangıcını ifade etmektedir. “Adam tarlanın ağacıdır” diye yazılmıştır. Bu nedenle, bugünde ağaç dikmek doğrudur; ancak ondan “meyve veren bir ağaç” yetiştirmek için, bir insanın eğitimine özen göstermek de gereklidir. Bu, Yaradan’a benzer bir kişiyi yetiştirmek anlamına gelir.

Ağaçların bakımında yapılan tüm işlerin, bir kişi üzerinde de yapılması ilginçtir. Aksi halde, kişinin ağacı meyve vermeyecek ya da acı olacaklar, insanın yemesine uygun olmayacaktır. Bir insanın ruhunu büyütmek için, sanki bir ağaç yetiştiriyor gibi, 39 çeşit çalışma yapmamız gerekir. Bu sadece tarladaki bir ağaç değildir, aynı zamanda ruhumuzu meydana getirdiği için cennet bahçesinde yetişen meyve veren bir ağaçtır: ıslah olmuş alma arzusu ve ihsan etme, tek bir meyvede bir araya gelir. Bu, eğitim, çevre ve doğal ortam yoluyla mümkündür, bunlar olmadan bir ağaç, iyi meyve vermek için büyümez.

Bu nedenle bir kişi tarladaki bir ağaçla karşılaştırılır. Bu herhangi bir alan değildir, Yaradan tarafından kutsanmış alandır. Yaradan bu alanı, ağaca bakmak için harcanan çabalara, çevreye yapılan yatırıma göre kutsar.

Ağacın içine müdahale etmeyiz, ancak onu dışarıdan etkileriz. Dış bakım sayesinde güzel, tatlı meyveler üretmeye başlar. Bütün bunlar çevreye, gruba ve onluya bağlıdır. Yaradan tarafından kutsanmış bir alan olacak böyle bir ortam inşa etmeye çalışmalıyız. Dostlar arasındaki ilişki, her birinin güvenle, doğru, iyi formda büyüyebilmesi için uygun, birbirine bağlanabilmesi ve ortak bir meyve verecek şekilde olmalıdır – cennet bahçesinden bir elma, ıslah olmuş ruh.

Bu nedenle, Tu Bishvat Bayramı, ilk aşamada bir kişinin bütün manevi çalışmasını sembolize eder. Ağaç cansız topraktan yetişen bir şeydir. Eğer doğru çevreyi, dışsal koşulları düzenlersek, insanın yemesi için uygun meyveler verecek bir ağaca dönüşen canlı bir filiz elde ederiz.

Tu Bishvat—The Beginning Of A Man

Yaradan’a Ulaşmak İçin İki Koşul

Rabaş “Dostların Önemine Dair”: Fakat “Zohar’ın Tamamlanışı İçin Bir Konuşma” makalesinde şöyle yazılıdır: “Yüceliğin ölçüsü iki koşul altında gelir:

  • Her zaman grubu dinlemek ve yücelikleri ölçüsünde onların takdirini almak; Çevre yüce olmalı, şöyle yazdığı gibi: “Kralın ihtişamı, insanların çokluğundadır.”
  • Benim gözümde daha büyük/yüce çevre, bana güven, güç ve niceliksel ve niteliksel olarak hareket etme kabiliyeti verir.

Burada daha önemli olan şey nedir: nitelik mi, miktar mı? Tabi ki, bizim koşulumuzda nitelik daha önemlidir, biz her zaman az miktardayız, ama son nesilde olduğumuz için hem nitelik hem de miktar olmasına dikkat etmeliyiz. Dahası, her ikisi de genellikle başarılabilir.

İlk koşul için, her öğrenci kendinin tüm dostlar arasında en küçük olduğunu hissetmelidir…

Ve ikinci koşul için, her öğrenci, her dostun erdemini, sanki dostu neslin en yücesiymiş gibi övmelidir.

Soru: Rabaş burada her zaman kafamızı karıştıran iki derece/evre/safha vermektedir. Eğer ben diğerlerinden daha aşağıdaysam, onlar otomatik olarak benden daha yüksek değiller mi?

Cevap: Hayır! Bu, diğerlerinden nasıl daha aşağıda olduğunuza bağlıdır. Ya onların gerçekten gözünüzde yükselttiğiniz kadar yüce olduklarını anlarsınız ve bu nedenle daha aşağı duruma gelirsiniz ya da siz kendinizi alçaltırsınız.

Bu onlardan aşağıda olmak için çalıştığınız şeye bağlıdır: onların yükselişleri üzerine veya sizin kendinizi alçaltmanız üzerine. İki olasılık, iki tür çalışma vardır.

Two Conditions For Attaining The Creator

Kimin Hayatı Daha Önemlidir?

Soru: Neden bazı insanların hayatlarının diğerlerinden daha önemli olduğunu düşünürüz?

Cevap: Bunun nedeni bütün resmi, genel mekanizmayı, küreselleşmemizin ortak sistemini göremememizdir. Bizler tek bir sisteme aitiz, aslında hepimiz tek bir bedeniz.

Her birimiz, tek bir vücuttaki bütün organizmanın iyiliği ile ilgilenmesi gereken bir hücre gibiyiz. İnsanlığın, nihai analizinde, belirli organları ve vücut kısımları olan tek bir kişi olduğunu görürsek, o zaman her bir kişinin önemli olduğunu anlayacağız.

Vücuttaki bir hücre kansere dönüşse bile… Ve bu, özünde, egoizmin belli niteliğidir: başkalarını yutmaya başlar. Bu noktada hepimiz kanser hücrelerine benzeriz. Bu, şimdi bizlere ifşa olmaktadır: Hepimiz genel kanserli hasta olan evrensel insan sisteminde bulunmaktayız.

Eğer bunu ifşa edersek, o zaman herkesin sağlıklı olması gerektiğini, yani egoizmlerinden vazgeçmeleri, onu kullanmaktan vaz geçmeleri, başkalarını yutmayı bırakması gerektiğini kesinlikle anlayacağız ve onlara ihsan etmek için değişeceğiz.

Bunu keşfettikten sonra, yaşamın sadece, herkesin gelişmelerinde ilerlemelerinden, topluma katkıda bulunmalarından ibaret olduğunu göreceğiz. Eğer toplumu, herkese yalnızca bu konuya yönelik değerler vermeye teşvik edersek, herkesi insan toplumu için yararlı olmaya zorlayacağız. O zaman herkes eşit olacaktır. Ayrıca, o zaman birinin hayatı başka birinin hayatından daha önemli olamaz.

Whose Life Is More Important?

Bir Ailedeki Baba Gibi

Soru: Beni rahatsız eden bir dosta karşı nasıl davranmalıyım, çünkü derse sürekli geç kalıyor ve ders esnasında uyuyor? Onu nasıl haklı çıkarabilirim? Herhangi bir tavsiyede bulunabilir misiniz?

Cevap: Rabaş böyle bir duruma karşı hoşgörülü bir tutum sergilerdi. Ben kendim derslerde birçok kez uyuyakaldım, çünkü bizim koşullarımız aslında ne kadar yorgun olduğumuza bağlı değildir. Bu nedenle, dostumuzu haklı çıkarmaya çalışmalıyız.

Soru: Bir kişinin, kendisini dostların üzerinde görmesi gereken bir koşul vardır. Fakat herkes bunu yapamaz. Kişinin bu konuda çaba göstermesi gerektiği anlamına mı geliyor?

Cevap: Elbette. Onlardan daha aşağıdaysam, dostlarıma nasıl yardımcı olabilirim? Onlara iyi bakmak, onlar için her şeyi organize etmek, elimden gelen her şeyi yapmak zorundayım. Bunun için ailedeki bir baba gibi hissetmeliyim.

Soru: Her zaman bir baba gibi hissetmem gerektiğini, bunların çocuklarım olduğunu, öte yandan annemin rahmindeymiş gibi hissetmem gerektiğini, grubun annem gibi olduğunu söylüyorsunuz. Bu iki koşul aynı anda, aynı kişide nasıl var olabilir?

Cevap: Aynı anda birlikte olamazlar; çünkü tamamen farklı içsel koşullardan kaynaklanırlar. Ancak, elbette yakın olabilirler. Bir koşulun anında diğerinin yerini alması hiç sorun değildir. Bizler titreşimli bir modda çalışırız.

Like A Father In A Family

Kabala İpuçları – 6/10/18

Soru: Ruh, algılama için bir araç mı yoksa hissedecek bir şey midir?

Cevap: Ruh, içerisinde başka bir yaratılış hissettiğiniz on Sefirot’tur.

Soru: Sevginin niteliği, neden egoizme karşıt bir niteliktir?

Cevap: Sevgi, başka bir insanın tüm arzularını alıp, kendi arzularının yerine koyduğu ve onları yerine getirmek istediği, kişinin içindeki ihsan etme niteliğidir. Bu, dünyamızla paralel olmayan çok eşsiz bir duygu ve çok eşsiz bir eylemdir.

Soru: Bir arzuyu kısıtlama eylemi nedir? Tatlı bir şey istediğimde fakat onu yemediğimde, arzumu kısıtlıyor muyum?

Cevap: Hayır. Gerçek şu ki, tatlılara olan arzunuzu daha egoistçe başka bir arzuyla değiştiriyorsunuz, örneğin kilonuzu koruyorsunuz.

Soru: Ruhun yaşlanması ya da olgunlaşması kavramı var mıdır?

Cevap: Ruh yaşlanmaz veya ölmez, aksine gelişir. Bu nedenle, “ruhun yaşlanması” ve “ruhun olgunlaşması” terimleri bu açıdan kabul edilemez.

Soru: Arzularımı hissetmeye ek olarak farkındalık geliştirmenin rolü nedir? Bu benim ruhumun embriyosu mudur?

Cevap: Farkındalığın amacı, kendimi en yüksek ihsan etme ve sevgi niteliğiyle tamamlamayı sürdürmek için, en kısa ve en uygun şekilde kendimi doğru yönlendirmeme yardımcı olmaktır.

Soru: Vicdanın, ruhun embriyosu olduğunu söylemek mümkün müdür?

Cevap: Vicdan, göreceli bir kavramdır. Her bireyin kendi vicdanı vardır. Bu nedenle, nezaket, vicdan, sevgi, dürüstlük ve benzeri nitelikler, yönlendirildikleri hedefe bağlıdır. Sadece amaç önemlidir.

Blitz Of Kabbalah Tips – 6/10/18

Manevi Gelişimin Baş Düşmanı

Soru: Kabala’da büyümemize en çok zarar veren düşünce ya da eylemler nelerdir? Hangi arzu bizim baş düşmanımızdır?

Cevap: Tembellik. Başka hiçbir şey yolumuzda durmaz. Sadece tembellik.

Kendinizi öyle bir çevreye sokmalısınız ki sürekli olarak sizi canlandıracak, sizi ileriye doğru çekecek, sizi itecek, sizi kışkırtacak. Bu son derece önemlidir. Ayrıca, egoizminizi yalnız bırakın. Bu sizi rahatsız edecek ve haklı olarak böyledir. Karakteriniz veya nitelikleriniz üzerinde uğraşmayın. Sizler üst dünyaya girmek için tam olarak bu şekilde yaratılmışsınız. En önemli şey çalışma için daha fazla enerjiye sahip olmaktır.

Soru: Manevi gelişimde tembelliğin bir örneğini verebilir misiniz?

Cevap: Kesinlikle. Bir kişinin onu doğru bir şekilde yönlendiren, ona doğru hedefi gösteren ve bunu başarması için gereken enerjiyi sağlayan doğru çevreye etkin bir şekilde müdahil olamamasıdır.

Bir kişinin, onu doğru şekilde yönlendirebilen, ona doğru hedefi ve ona ulaşmak için enerji verebilen doğru çevrede aktif katılımının olmamasıdır.

Soru: O zaman maneviyata doğru ilerlememi engelleyen bedensel tembellik nedir? Bazen bize bedensel tembelliğin iyi bir şey olduğunu söylemektesiniz.

Cevap: Fiziksel dünyaya ilişkin olarak, tembellik yararlı bir niteliktir. Ne kadar az telaşlı, o kadar iyi. Ama bir kez doğru yolu keşfettikten sonra ilerlemek için tüm gücünüzle devam etmelisiniz.

The Archenemy Of Spiritual Development

Çevresel Afetlere Neden Olan Nedir?

Soru: Bütün Çinliler araba sahibi olmak isterse ne olur?

Cevap: Herkes bir arabaya hatta birden fazla arabaya sahip olsa bile; dünyada ve ekolojide hiçbir şey değişmeyecek. Dünyada 7 veya 14 milyar özel araç varsın olsun. Arabalar ekolojik felaketlere neden olan şey değildir. Bizim bozuk/yozlaşmış ilişkilerimiz ekolojik felaketlerin sebebidir.

Doğada ve onun incelenmesinde neyin görünür olduğunu anlamalıyız; çevresel felaketler, teknoloji, cansız, bitkisel ve hayvansal seviyelerden değil, insan seviyesinden kaynaklanır. Sadece bizler, ilişkilerimizin/bağımızın seviyesinde, diğer tüm doğa seviyelerinde sıkıntıya neden oluyoruz.

Ekoloji ve sağlık, depresyon ve uyuşturucu bağımlılığı, boşanma ve diğer tüm alanlardaki sorunlar ve doğadan kaynaklanan bütün felaketler, yalnızca bizleri daha yüksek bir seviyede olan sebebi anlamaya itmektir. Her zaman Doğa, daha yüksek bir seviyeden gelen bir problem, daha düşük seviyelere iner ve sistemi oradan harekete geçirir.

Umarım egoist seviyemizde kötülük olarak gördüğümüz bu kötülüklerden kurtuluş arayışı içinde, egoizmimizden vazgeçmek zorunda kalacağız, birbirimize sevgi ve anlayışla davranırsak, insan seviyemize bağlı olarak doğa ile sadece cansız, bitkisel, hayvansal seviyelerde dengede olabileceğimizi anlamak zorunda kalacağız.

O zaman, bir bütün olarak doğaya birliği getireceğiz ve genel doğa ile bir dengeye ulaşacağız.

What Causes Environmental Disasters?

Neden Bizlere Benzersiz Yetenekler Verilir?

Soru: Yeteneklerin manevi kökleri nedir?

Cevap: Bu yeteneğe bağlıdır. Prensip olarak, yetenek, doğuştan gelen eğilimlerin özel bir uygulamasıdır.

İnsanların hepsi aynı olamaz. Hepimiz farklıyız; herkesin benzersiz bir yeteneği olduğunu söyleyebilirim. Bu sadece, bireyin onu keşfedememesi veya belki de onu bastırıyor olması meselesidir.

Fakat genel olarak herkesin belirli bir yeteneği vardır. Eğer insanları doğru bir şekilde eğitirsek, o zaman her insanda benzersiz bir şey, hiç kimsenin sahip olmadığı bir şey açığa çıkar. Ve bu benzersiz yetenek, bireyin Yaradan’a benzediği noktadır.

Çünkü yetenekler bize, Yaradan ile form eşitliğine gelebilmemiz için verilir.

Why Are We Given Unique Talents?

Depresyonun Nedeni Nedir?

Soru: Depresyon benim için başkalarının sevgisinin eksikliği mi yoksa tersine benim başkalarına olan sevgimin eksikliği midir?

Cevap: Hayır. Depresyon çok geniş bir kavramdır. Vücuttaki kimyasal elementlerin eksikliği gibi tıbbi nedenlere sahip olabilir. Her şey olabilir.

Prensip olarak, depresyon oluşur, çünkü kişi büyük bir egoisttir. Sahip olduğu şeyden memnun değildir. Sadece egoizmi dolmamış demektir.

Ancak, bu yaygın bir depresyondur. Eğer tıbbi nedenlerden dolayı depresyondan bahsediyorsak, o zaman her şey farklı seviyelerde meydana gelir. Bununla birlikte, herhangi bir seviyedeki tüm hastalıkların temelleri aynıdır: bizim egoistik arzumuz doğru bir tatmin almıyor. Tıpkı kanser gibi.

Kanserde, bir hücre, diğer hücrelerle doğru bağlantıda olmak yerine, aniden onları yutmaya başlar ve sonunda kendini öldürür. Yani herhangi bir hastalık, hücrelerin özel bir egoist koşuludur.

What Causes Depression?

Kabala Bilgeliği Nasıl Öğrenilir?

Soru: Kabala Bilgeliğini uygun şekilde nasıl öğrenebilirsiniz?

Cevap: Bunu yapmak için yazdığım “Üst Dünyaları Edinmek” kitabını okumanız gerektiğini düşünüyorum.

12 gün içinde yazdım. Öğretmenim öldüğünde yalnız kaldığımı hatırlıyorum. Öyle kötü hissettim ki nereye döneceğimi bilmiyordum. Devam etmem gerektiğini fark ettim ama nasıl ve ne şekilde olduğunu bilmiyordum, böylece oturdum ve bu kitabı yazdım.

Bu kitapla başlamanızı ve aynı zamanda Bnei Baruch Kabbalah Üniversitesi’nde dersler almanızı öneriyorum, çünkü hiçbir şey bu derslerin yerini alamaz. Bireysel olarak okumaya başlarsanız, sürekli bir taraftan bir tarafa atılırsınız ve bu sistematik bir çalışma değildir. Kursun öğretmeninden kapsamlı bir hazırlık almalısınız, aksi halde imkânsızdır.

How To Get Acquainted With The Wisdom Of Kabbalah