Category Archives: Barış

Öğrencilerime Yeni Yıl İçin Dilekler

Önümüzde harika bir yıl var- daha fazla insan uyanışının yılı. Kendinizi bunun öğretmeni olmaya hazırlamanızı rica ediyorum. Bu size bağlıdır.

İleriye bakacaksınız, insanlara doğru bir şekilde nasıl yaklaşacağınızı, doğanın bize ne yol gösterdiğini düzgün şekilde onlara nasıl açıklayacağınızı, bu anın avantajlarından yararlanmamız için ne yapmamız gerektiğini, bu durumu bir sonraki daha yüksek ve ebedi doğanın seviyesine yükselmek için doğru bir şekilde öğreneceksiniz.

Maddi yaşamın çerçevesini terk ederek, sonsuz ve mükemmel bir hayat hissetmeye başlayacağız ve hayatımızın artık bedenimizin hissettiği duruma göre değerlendirilmediği, manevi bir düzlem üzerinde var olacağız.

Bu koşula ulaşmalı ve Kabala bilgeliğinin bizi bu koşula götürdüğünü tüm insanlara açıklamalıyız. Bu koşula birlikte ulaşalım. Hiçbir şeyi değiştirmeye veya kendimizi herhangi bir şekilde sınırlamaya ihtiyacımız yok. Tek bir şeye ihtiyacımız var- aramızda ve daha sonra onların içinde doğru bağlantıları kurmak. Tam olarak aramızdaki boşluklarda, yüksek koşulu keşfetmeye başlayacağız.

Sizlere sağlık ve aranızda muazzam karşılıklı sevgiyi diliyorum, böylece sıcaklığımızı tüm dünyaya yayacağız ve tüm dünya çevremizde bir araya gelecek ve hepimiz, sihirli bir halıda gibi, bir sonraki seviyeye yükseleceğiz.

Wishes For My Students For The New Year

Twitter’da düşüncelerim- 12-29-17

Birlik tekdüze düşünceyle ilgili değil; herkes ( akıllarında, kalplerinde, eylemlerinde) uyum sağlamak için bastırmak yerine, benliğimi Yaradan’ın beni özel kıldığı tüm yollarla hayata geçirmeyi talep ederek daha sonra tam kapasitesiyle çalışan ortak sisteme doğru çalışmasıyla ilgilidir.

Kabala a) insanlar ve b) ruhlar arasındaki bağların birleşik bir forma ıslahının metodudur- ADAM. Bizim dünyamızda insan seviyesinde bağlar krizin üstesinden gelmek içindir. Manevi dünyadaki ruhların seviyesindeki bağlar Yaradan’ı ifşa etmek içindir. Ancak her iki derece de tek bir amacın peşinden koşar.- Birlik

Dindar insanlar Kabala’yı dinin bir parçası olarak görüyorlar bu yüzden benden ve organizasyonumdan hoşlanmıyorlar. Uygun gördükleri şekilde hareket etmemizi talep ediyorlar. Ancak Kabala’nın ve kuruluşumuzun tek amacı insanlığı egoist doğasının üzerinde birleştirmektir. Eğer bu anlaşılırsa; hoşnutsuzluk zayıflayacaktır.

Kırılan bağlar değil ama niyetler. Ruhun bağları kaldı ama iyi niyet kötüye döndü. İnsanların arasındaki bağların niteliklerini +’ dan – ye doğru ıslah etmeliyiz. Islahın metodu Kabala’dır ve Yahudiler bundan sorumludur.

Sosyal medya sahte haberlerin propagandası için ayarlanmış olmalı. Halen; herhangi bir kişi herhangi bir bilgiyi yalanlar ve sahte öğelerle yayınlayabilir. Bu, Kabala düşmanları sadece Kabalistleri eleştirerek onların şöhretini arttırdığı için Kabala’ya zarar vermez. Ve Yaradan onu; oradan alacak!

My Thoughts On Twitter, 12/29/17

Twitter’da Düşüncelerim, 5/12/17

Aynı anda haz ve ızdırap gibi iki zıt koşulu nasıl hissederim? İki koşulu hissetmek için iki kaba ihtiyacım var: Kişisel olan kabıma ve gruptakine. Kişisel kabımda egonun ızdırabını hissederim ancak grubun ortak kabında haz hissederim.

İnsan, Yaradan’ın meydana getirdiği ve büyüttüğü, babası gibi olmasını istediği bir çocuk gibidir: bağımsız; mükemmel, ona benzer. Yaradan’a bir şey vermeniz gerekmez ancak sizin ona benzer olduğunuzu görmenin hazzı dışında.

Özgürlük; arzuya hükmettiğim takdirde mümkündür. Egoistlik doğa m içerisinde olduğum sürece; tamamen Egom tarafından kontrol ediliyorum. Tek özgürlük Yaradan’ın arzularını sezmeyi öğrenmektir. Daha sonra söylenildiği gibi onun için karar vereceksin; erdemli karar verir & Yaradan uygular.

Ne egonun hükmü altında ne de ihsan etmenin manevi gücünün hükmü altında, manevi hareket sadece iki gücün kombinasyonunda mümkündür. Egonun içindeyken, manevi dünyada yokuz. Kendimizi ölçmeye karşı olan hiç bir şey yoktur.

Bizim dünyamız büyük bir döngünün ilk derecesidir. Bir sonraki derece, dünyamızı yöneten tüm sinyallerin düştüğü üst dünyadır. Hayatın anlamını ifşa etmek isteyenler- kim-ne-nasıl onu yönetiyor- üst dünyayı ifşa etmelidir. İşte bu Kabala’nın alanıdır.

Bütün dünya Yaradan’ın tecellisidir. Bizi çeşitli yollarla etkileyerek; bize hitap eder. Dene ve onun sana hitap ettiğini hissetmeye başlayacaksın. Özellikle düşüncelerinde ve duygularında, hatta sen fark etmeden önce bile onlar Yaradan’dandı.. Sen, bu gerçeğe tepkinsin.

Neler var? Anla: bunun içinde ölmek ve yeniden doğmuş olmak zorundayız. Tam olarak bizim hayat algımızda yeniden doğuş; ölüm; dünya. Varoluşun bilinmeyen bir halkasına geçmek için, şu anda kendimiz için bile hayal edemediğimiz yeni bir boyuta uyum sağlayın.

En önemlisi kalpteki noktaya dikkat etmektir. O Kaynağına; Yaradan’a geri döndürülmelidir. Sizi orada kendiliğinden çekecektir ve siz ona yardım etmelisiniz. Kötülük, haz alma arzusunda değil, kendiniz için hareket etme niyetindedir.

Her şey üst ışık tarafından yapılır. Biz onun üzerimizdeki etkisi tarafından kontrol ediliyoruz. Yapabileceğimiz tek eylem ya onu uzakta tutmak ya da ona birlikte yakınlaşmaktır. Uzakta tutmak ya da ona yakınlaşmak, ışığa benzememek ya da benzemektir. Bu bizim tek özgürlüğümüz ve kaderi etkilemek için tek şansımızdır.

Yaratılış, sonradan ego ile dolan aramızdaki bağların kırılması ile başlar. Bu bağları yeniden inşa etmeye çalışırız, ego direnir. Bu sayede, bağları kırılmadan öncekinden 620 kat daha güçlü yeniden inşa ederiz. İşte bu yüzden Yaradan bağda ifşa olur.

Kişi ve Yaradan dışında hiç bir şey yok! Her şey senin içinde. Çevrende gördüğün hepsi Yaradan’ın niteliklerine karşı gösterilen senin kendi niteliklerin. Bu iki resmi birleştirerek; tüm yaradılışın doğru algısına ulaşırsın, Yaradan’a tutunursun.

Neden büyük ışık kıvılcımlara dağıldı? Herkesi Yaradan’ın bir parçası olarak değerlendirebilelim diye. Ve sonra Yaradan’ın bize yaptığı yolda; bir kez daha doğruca tek bir bütüne gelebilir ve bir Yaradan’ı ifşa etmek için amacımıza ulaşırız.

Kişi eğer kalpteki noktası tarafından talep ediliyorsa, gerçeğe çekilir- ızdırapta olsa dahi gerçeği ifşa etmeye bir arzu- İbranicede Gerçek- EMET- tüm alfabeyi içerir. E- Yaradan; M- Bina; T-Malhut- Yaradan’ın genel adı. Kabala bize onun gibi olarak onu edinmemiz gerektiğini öğretir.

Öğrencimden yeni bir film, Amit Shalev: http://intotruthfilm.com/en

Ego ayrı hücreler gibidir ve ışık bunları nasıl bağlayacağını bilir. Herhangi bir maddenin parçacıkları gibi, bunların düzenlenme biçimleri, maddenin türünü belirler. İnsan, ışığın üstündedir, çünkü kendi yönetimini kendi içinde barındırır.

My Thoughts On Twitter, 12/5/17

Başkalarının Arzularını Benimmiş Gibi Doldurmak

Yorum: Birçok kişi maneviyatın meditasyon ya da bu tür bir şey anlamına geldiğine inanır.

Cevap: O düşüncelerinizde meditasyon değildir, fakat başkalarının arzularını algılamak ve onların üzerinde, sanki sizin arzularınızmış gibi sürekli çalışmaktır.

Soru: Başkalarının arzularını kendi hislerim gibi hissederek demekle ne demek istiyorsun?

Cevap: Örneğin, bir şeyler isterseniz, sizin arzunuzu alıyorum ve dolduruyorum ve böylece bir integral sistem halinde birleşiriz, o zaman Yaradan’a benzerim.

Soru: Fakat bunun için, diğerlerinin arzusu nedir bilmeniz gerekmez mi?

Cevap: Diğerlerini hissetmek istiyorum, ancak bana arzularının ne olduğunu söylemek zorunda değiller.

Onları iyi yapma niyetimin derecesine göre, başkalarının arzularını hissetmeye başlarım. Kendimin üzerine çıkarım, arzularımı hissetmeyi bırakırım ve başkalarının arzularını doğru bir şekilde hissetmeye başlarım.

Onların bütün özelliklerini, niyetlerini ve imkânlarını alırım ve dolumu Yaradan’dan alırım çünkü güce sahibimdir, çünkü manevi koşulun içindeyimdir. Bu arzuyu kendim doldurdum, onu kendimden ayırdım ve ben, eksikliği aldığım kişiye veririm.

Bir insan kendi manevi arzularını hissetmeyebilir, ancak ben, onları hissederim ve doldururum ve böylece onu manevi bir görev, amaç için hazırlarım.

Manevi edinime, dünyaya ve Yaradan’ın ifşasına olan arzular, bizim neslimizde nasıl ortaya çıkmaktadır? Kabalistler bu arzuları bizim için hazırladılar ve tüm dünyayla karşılaştırıldığında yalnızca birkaçının olması önemli değildir. Onlar yaptı.

Filling The Desires Of Others As If They Were My Own

Neden Nefret Ediyoruz?

Facebook’tan Soru: Eğer biz, Yahudiler seçilmişsek, öyleyse neden birbirimizden o kadar çok nefret ediyoruz?

Cevap: Çünkü egoizmimizi ilk ıslah edecek olanlar olarak seçildik. Bizi ıslaha iten bu egoizm, karşılıklı nefreti uyandırır. Buna “dik kafalı, kibirli insanlar” denir.

İnsanlığın geri kalanına gelince, onlar birbirlerine karşı asılsız nefrete sahip değiller.

Why Do We Hate?

Herkesi Yanımıza Alacağız

Facebook’tan Soru: Siz, biz İsrail halkının bir araya gelerek, Yaradan’a kavuşması gerektiğini söylüyorsunuz. Bu egoistçe değil mi? Dünya ulusları için dua etmek daha değerli olmaz mıydı?

Cevap: Kesinlikle haklısınız. Fakat insanların geri kalanının ıslah olması için, kendimizi önce Yaradan’ın seviyesine ıslah etmeliyiz. O zaman, o dereceye kadar, çekebiliriz ve dünya uluslarını Yaradan’a yakınlaştırabiliriz.

Zaten geçmiş olduğumuz yol, manevi genlerimizde gizlidir. Bu yüzden, bugün bizden sonraki herkesi çekmek için ona tekrar geri dönmeliyiz.

Bu dünyada kimseyi geride bırakmayacağız; herkesi yanımızda üst dünyaya götüreceğiz.

We Will Take Everyone With Us

Toplumda Kutuplaşmanın Kaçınılmazlığı

Soru: Bir yandan para büyük ölçüde insanlığın entegrasyonuna katkıda bulunmakta ama diğer yandan zengin ve fakir arasındaki uçurum büyüyor. Bu konuda ne yapabiliriz?

Cevap: Zengin ve fakir arasındaki uçurum büyümeye devam edecek ve bununla ilgili bizim yapabileceğimiz hiçbir şey yok.

Toplumda kutuplaşmanın zirveye ulaşacağı bir noktanın yakınındayız. Sadece o zaman insanlar tutumlarını değiştirmeye başlayacaklar. Bu korkunç kan dökülmesini içerebilir ya da eğer istersek, Kabala ilmine göre birlik metodu yoluyla, rasyonel bir şekilde olur.

O zamana kadar toplumda bölünme ve onun parçalanması devam edecek. Ben en azından son on yıldır bunun hakkında konuşuyorum.

10-15 yıl önce verdiğim ve kayıtlı derslerde o zaman tamamen gerçek dışı görünenler, bugün gerçek haline geliyor.

http://laitman.com/2016/09/the-inevitability-of-the-polarization-in-society/

DÜNYAYA İYİYİ GETİRMEK

SORU : Korkunç, kötü ve aşağılık tavırlarla davrandığını bildiğinde  kendini nasıl bağışlayabilirsin?

CEVAP: Bu doğru bir yaklaşım değil. Kendi başına hiçbir şey yapmadın. Senin aracılığınla her şeyi yapan Yaratan’dır çünkü ONDAN BAŞKASI YOK’tur.

Bu nedenle kendini de çevrendeki  diğerlerini de herhangi bir şey için suçlamamalısın çünkü onlar da hiçbir şey yapmadı. Her şeyi Yaratan yaptı !

O  DÜNYAMIZA GİZLİ İYİLİĞİ DÜNYAMIZDA KÖTÜLÜK OLARAK İFŞA OLACAK ŞEKİLDE GETİRDİ. Doğru biçimde yani onun adına davranırsak insanlığa iyiliğin ifşasını getirmeye başlarız ve dünya da iyi hale gelecektir.

http://laitman.com/2016/05/bringing-good-to-the-world/

İÇİMİZDEKİ TERÖRİST

SORU : Araplara karşı tutumunuz nedir?

CEVAP: Özel bir şekilde kimseyle ya da herhangi bir şeyle ilgili değilim. Herkesi kuklalar olarak görüyorum. Bana bıçak çeken kişi bile üst güçler tarafından yönetiliyor. Biri sizi öldürmekle tehdit ettiğinde önce siz onu öldürmelisiniz ve böylece  onu etkisiz hale getirmek için başka çarem yoktur.

Ne var ki, onu bir kere yakalayıp bağladığımda nasıl bağ kuracağımı ve Yahudilerle birliği düşünmem gerekir. O zaman Arap’ın bağını çözebileceğim ve o bizimle dans edip sevinecek.

SORU: Bu şu mu demek, onu öldürürseniz sorunu çözmezsiniz?

CEVAP: Öldürmek hiçbir zaman hiçbir problemi çözmez. Ama hayatınız tehlikede ise TORA’da şöyle denir; “ Biri sizi ölümle tehdit ediyorsa siz onu önce öldürmelisiniz”.

SORU: Bu çatışma ne kadar daha devam edecek sizce?

CEVAP: Aramızdaki bağ ve birlik ile biz ıslah olana kadar devam edecek .

Dışımızdaki çatışma içimizdeki çatışmayı gösterir. Teröristler ve sabotajcılar içimizde. Onlar aramızdaki bağı yok etmek isteyen kendi arzularımız. İçimizdeki içsel zarar vericileri yok edersek dışımızda da yok olacaklar.

İŞİD’İN GÜCÜ

YORUM : (Tamim Ansary): İŞİD’in gerçek gücü bombaları ve silahları veya korkunç kararlılığında değil. Bu organizasyon, oldukça zeki biçimde , dünya görüşlerini formüle edip bir silah oluşturuyor:  Bu silah,  İslam ve Batı Dünyası arasında süregelen  vahiysel, kıyametsel karşılaşmadır… Kendilerince satanik olan “diğerlerini” silecek ve dünyayı İslam şemsiyesi altında birleştirecekler.

YORUMUM : Modern İslam’ı ne olarak adlandırırsanız adlandırın, dünyada ürettiği ve yaydığı kargaşayı şimdiden görüyoruz. Gerçek İslam’ın ne olduğu da hiçbir değişiklik yaratmaz tıpkı gerçek Yahudilik veya gerçek Hristiyanlıkta olduğu gibi, muhtemelen  gerçek İslam da dünyamızda  hiçbir zaman var olamaz.

İnsanlık herhangi bir fikri zorla empoze etmeden ama tek bir fikri de takdir ederek bir arada yaşamayı öğrenmek zorundadır – bu fikir; tüm farklılıkların ve çelişkilerin üzerinde kapsayıcı bir bağ ve birliktir…

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12