Category Archives: Aile

Çocuk Yetiştirmede Temel Şey

Soru: Günümüzde çocuk yetiştirmek için kısa ipuçları internette çok popüler. Ebeveynlik konusunda en iyi tavsiyeleri verebilir misiniz?

Cevap: Çocuk yetiştirmedeki en önemli şey onları doğru organize etmektir, böylece günümüz okulunun ve hatta anaokulunun çerçevesine sıkışmasınlar, böylece yetişkinlerden alınan doğru örneklere dayanarak birbirleriyle daha iyi bir bağ içinde yetiştirilirler.

Çocuklar her şeyi büyüklerinden öğrenirler. Onlara hayatın her alanında, insanlar arasındaki doğru ilişkiyi gösterirsek, o zaman birbirleriyle ve doğayla da doğru bir şekilde ilişki kurmaya başlayacaklardır.

Soru: İnternette sık sık garip bir soru soruluyor: Çocuk yetiştirmek gerekli mi?

Cevap: Herkes çocuk yetiştiriyor, hayvanlar bile, dahası insan yetiştiriyor. Bunu yapmak zorundalar! Eğitim olmadan, bir insan hayvandan daha kötü büyüyecektir.

Ebeveynlerin ve Çocukların Ebedi Sorunu

Soru: Neden çocuklar yetişkin olduklarında,  bizden memnun kalmıyorlar ve ideal ebeveynler olmadığımıza inanıyorlar?

Cevap: Çünkü onları egoist olarak yetiştiriyoruz.

Ben de kendim ebeveyn olana ve aynı şeyi çocuklarımdan talep edene kadar, ailemden memnun değildim, onlardan daha fazlasını istedim. Ne yapabiliriz ki?

Dünya değişene ve iyileşene kadar böyle olacak.

Birliğe Karşıtlık, Bölüm 5

Aile Soyunun Devamı – Manevi Parçanın Aktarımı

Soru: Yahudi halkının atalarının birçoğu – Musa, Davut ve Süleyman – dünya milletlerinden eşler aldılar. Ve sadece Yahudiler, Babil sürgününden döndüklerinde bilgeler, diğer milletlerle karışmamalarını özellikle şart koştu. Bunun nedeni neydi?

Cevap: Bu, kırk yıllık çölde dolaşma sürecinde bir ulus yaratan Musa’dan geldi. Onları onlulara böldü ve her kabilenin yasalarını açıkça belirtti. Ve sonra Yahudiler bu şartları yerine getirmeye başladılar.

Soru: Manevi bir yükselişteyken her türlü insanı absorbe edebilecekleri söylenebilir mi? Geri kalanı kendi ideolojisini benimsedi ve ona katıldı. Neredeyse hiçbir dış nitelik yoktu. Ve sonra bu kayboldu.

Cevap: Evet. Ayrıca aile soyu baba tarafından devam ettirildi. Ve ancak altıncı yüzyıldan itibaren anne tarafından devam edilmesi düşünülmeye başlandı.

Soru: Bunun sebebi nedir?

Cevap: Prensip olarak, bunların tümü koşullara bağlıdır çünkü önemli değildir. Baba veya anne tarafından, bir insanın manevi parçasının nasıl aktarıldığına bağlıdır. Bu, üst gücün çocukta kaldığı ve onu yaradılış hedefine, birliğe götürdüğü koşullar ile ilgilidir.

Sonuç olarak, tarihin sonuna bakarsak, evrensel birlik, İsrail ile dünya milletleri arasında ve İsrail içindeki tüm kabileler ve toplumun diğer kısımları arasında hiçbir farkın olmayacağı bir koşula ulaşmalıdır çünkü herkes birleşmeli ve bir olmalıdır. Bütün bunların hepsi hala yolda.

Hayatı Nasıl Uzatabiliriz?

Soru: Bir deneyde yaşlı evleri, yetimhanelerle birleştirildi ve araştırmacılar, çocukların varlığıyla yaşlıların günlük işleyişlerinin iyileştiğini ve daha önce çocuklarda gözlenen korku, güvensizlik, ilgisizlik ve kısıtlamanın ortadan kaybolduğunu belirterek, sıradan çocuklar gibi sesli ve hareketli olduklarını bildirdiler. Bunu nasıl açıklayabiliriz?

Cevap: Bu, iki tarafın da bunlardan yoksun olması nedeniyle oldu. Yaşlılar, hareketli genç çocuklardan yoksundu ve çocuklar, yetişkinlerin onlara verebileceklerinden yoksundu. Hayatın kendini tamamlamasının en iyi yolu budur.

Yetimler, dünyaya ve hayata karşı doğru ve net bir güvenlik ve şefkat duygusu kazanır. Yaşlılar, dünya hissini birçok yönden yumuşatır.

Özel bir bağları olmasa bile, enerjinin aktarımı, dışsal bağlantı ve hatta böyle bir olgunun var olduğuna dair iç görü, tamamen farklı bir resim ve atmosfer yaratır.

Aslında, doğaya göre üç kuşak ile birlikte yaşamak üzere yaratıldık – çocuklar, ebeveynler ve büyükanne ve büyükbabalar. İki nesil yeterli değildir.

Bir çocuğun, ebeveynlerinin onu yaratmış olduğu gibi, ebeveynlerini de onların ebeveynlerinin yaratmış olduğunu görmesi/anlaması gerekir. Böylece sürekliliği, akışı, evrimi görür. Ebeveynlerinin kendi ebeveynleriyle nasıl ilişki kurduğunu görür ve bu, ebeveynlerine nasıl davranması gerektiği konusunda ona bir model teşkil eder.

Büyükanne ve büyükbabasından çok şey öğrenmesi gerekir, çünkü “İsrail, Saba (büyükbaba) ve bilgeliğin” manevi bağlantımızda bütün bir sistem olduğunu biliyoruz ve bu nedenle çok önemlidir. Burada yetimler hakkında konuştuğumuzda, sonuçlar inanılmaz olmalı.

Kabala Eleştirisine Nasıl Cevap Vermeliyiz?

Soru: Karantina döneminde Kabala’ya yönelik olarak, aileden gelen sert eleştirilere nasıl cevap vermeliyiz?

Cevap: Ailenize Kabala’nın insanlar arasında nasıl iyi ilişkiler kurulacağını, çocukların doğru bir şekilde nasıl yetiştirileceğini, araba kullanırken başkalarına çarpmamaya veya önünüzdeki arabaya çarpmamaya ve başkalarına yol vermeye nasıl dikkat edileceğini anlattığını söylemelisiniz. Kişi, toplumun bütünsel olduğunu ve iyi ilişkilerle, bağ kurmanın onun için ne kadar yararlı olduğunu anlamalıdır.

Kabala, her şeyin tek bir organizma gibi sorunsuz bir şekilde çalıştığı, doğru toplumsal yapıyı açıklar. Böyle bir organizma yaratmak, kesinlikle buna zıt olan, egoizmimize tamamen aykırıdır. İçinde bulunduğumuz durum budur, ama yine de kendimizi ıslah etmenin bir yolunu bulmalıyız. Kabala bunun nasıl yapılabileceğini anlatır.

Doğada olumlu bir güç vardır — özgecilik. Olumsuz gücü (başlangıçtan içimizde var olan egoizmi) dengelememize yardımcı olması için onu çekmeliyiz. O zaman dürüst, dostane, iyiliksever bir toplumda yaşayacağız. Aksi takdirde, kendimizi karşılıklı yıkıma sürükleyeceğiz.

Bunu ailenize söyleyin. İtiraz edebilecekleri pek olası değildir.

Kabala, bizim ayrı ve uzak olma egoist niteliğimize karşı, doğanın olumlu gücünü, ihsan etme niteliğini, bağın niteliğini nasıl kullanacağımızın bilimidir.

Bu, insan toplumundaki iki karşıt gücün dengelenmesi bilimidir: olumlu ve olumsuz. Onları dengeleyerek, aileyi, toplumu ve çevreyi iyi ve olumlu bir şeye dönüştürürüz.

Düşen Doğum Oranları İnsanlık İçin Ne Anlama Geliyor? (Medium)

Şimdi bu dünyaya daha fazla çocuk getirmek doğru mu? Bu, ekonomik, sosyal ve çevresel belirsizliğin kadınları annelik hakkında iki kez düşündürdüğü günümüzde, her zamankinden daha fazla alakalı görünen bir soru. 2019’da yapılan resmi bir araştırmaya göre, ABD ‘ de doğum sayısı son yirmi yılda en düşük seviyelere ulaştı. Koronavirüs salgınının neden olduğu sıkıntıların rekor kıran istatistikleri daha da düşüreceği tahmin ediliyor. Ama rakamların ötesinde, asıl endişemiz dünya nüfusu için yaşam kalitesini, toplum yararına ilişkilerimizin kalitesini yükseltmek olmalıdır.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) tarafından yayınlanan son bir rapora göre, bir neslin yerini almak için gereken kadın başına doğurganlık oranı şu anda karşılanmayan bir düzey olan 2.1 çocuktur. Ön araştırmada ortalama olarak Amerika ‘ da kadınların sadece 1.71 çocuk doğurması bekleniyor. Ayrıca, geçen yıl toplam doğum sayısının 2018’den yaklaşık % 1 daha az olan 3.7 milyona düştüğünü de ortaya koyuyor.

COVID-19 karantinasının sonucunda tahmin edilen bebek patlaması gerçekleşmeyecek. Tam tersi: Amerika ‘ da virüs salgını nedeniyle doğum kontrol istekleri neredeyse iki katına çıktı. Yükselen işsizlik ve ekonomik baskı sonucunda ekonomistler, önümüzdeki yıl Amerika ‘ da yaklaşık 500,000 daha az doğum görmeyi bekliyor.

Günümüz toplumu çocuk sahibi olma arzusu geliştirmiyor. İnsanlık geliştikçe, insanların egoları büyüyor, hayatın her yönüyle ben merkezli bir yaklaşım üretiyor, çocuk sahibi olmak konusunda giderek isteksizleşiyor. Ego günden güne, nesilden nesile büyüyor ve insanları, bugün birçok gencin evlenmek bile istemediği noktaya kadar, kendilerini memnun etmeye odaklanmasına neden oluyor. Çiftler hayata karşı yeni bir yaklaşım geliştirdiler, kendini tatmin etme etrafında merkezli ve birçok kişi neden özgürlüklerini kaybedip çocukların ihtiyaçlarını gidermek için kendilerini bağlamaları gerektiğini sorguluyorlar.

Aynı zamanda, tıbbi gelişmeler bize doğumlar üzerindeki kontrol hissi verdi. Kadınlar artık çocuk isteyip istemediklerini, ne zaman ve nasıl olacağını, kariyerlerine veya yaşam önceliklerine bağlı olarak seçebilirler. Bebeğin cinsiyetini bile gebe kalmadan önce seçebiliyorlar. Hamilelik ve doğum hakkında çok az bilgi sahibi olan geçmiş toplumun naif çiftinden, iyi planlanmış ve dikkatle hesaplanmış bir doğum toplumuna dönüştük.

Doğurganlık oranlarındaki ani düşüş, çalışmaların teyit ettiği gibi birçok ülkede küresel bir eğilim olarak gözlendi. Ama bu illa olumsuz bir durum değildir. İnsan şu soruları sorabilir: ′′ Zaten dünya çapında 8 milyarlık bir nüfusumuz olduğuna göre, bunu neden artırmamız gerekiyor? Ne için?”

Aslında kişinin amaca, sadece yaşamaktan daha yüksek bir amaca ihtiyacı vardır. Bir insana doğurganlık ne verir? Her insanın yeryüzündeki hayatı amaçlıdır. Her insan kendi egoist doğasını düzeltmek içindir. Bu hedefe, yeni bir insanlık, karşılıklı sorumluluk ve birliğe dayanan bir insanlık doğana kadar, aşamalı olarak başkalarıyla bağ kurma süreci ile ulaşılabilir.

Dünyanın şu anda ihtiyacı olan şey nitelikli bir değişimdir, nicel bir değil. Her insanın kendi egoist doğasının üzerine yükseldiği ve çevresine fayda sağlamayı amaçladığı bir toplum, milyarlarca insana ihtiyaç duymaz. Bu, niceliksel bir değişiklik yerine, niteliksel bir değişikliği özetler.

Aklımızı işgal etmesi gereken şey doğum sayısı değil, çocuklarımızı nasıl eğiteceğimize dair endişedir. Çocuklarımızı başkalarını sevme, hayatın amacı, insanlar arasındaki doğru bağı keşfetme yönünde eğittiğimizde, bu mümkün olduğunca çok sayıda çocuğu dünyaya getirmenin zamanı olacak.  Küresel ve bütüncül bir sistemde, her çocuk tüm insanlığın gelişimine muazzam faydalar getirir.

Erkek ve Kadın, Bölüm 9

Her Gün Yeni Bir Başlangıç

Soru: Kabalistik grubun ilkelerinden biri tavizler ve kendi iptaldir. Aile içinde, genellikle kavgaya yol açan durumlardan kaçınmaya çalışarak, ertesi güne sanki dün hiçbir şey olmamış gibi başlama konusunda hemfikir olmak mümkün mü?

Cevap: Dün bir takım kavgalar edilmiş olması gerçeğine rağmen, her gün yeniden başlamalıyız. Hem grupta hem de ailede, sanki hiçbir şey olmamış gibi sürekli olarak yeniden başlamalıyız.

Soru: Bunu nasıl yaparız?

Cevap: Bu, hem çok basit hem de çok zordur.

Soru: Diyelim ki bugün hemfikiriz, “Hadi bunu bu şekilde yapalım.” dedik.  Ya yarın böyle başlayamazsam ne olur, beni ne mecbur kılacaktır?

Cevap:  Böyle bir anlaşma imzaladıysanız, bunu yerine getirmekten gurur duyacaksınız. Egoizminiz acı çekmez ve onun üzerine gitmek sizin için daha kolay olacaktır.

Aslında, onun üzerine bile gitmezsiniz; bunun yerine, sadece ne kadar adam olduğunuzu gösterirsiniz, “İstemesem de bunu yapmam gerek, çünkü söz verdim.” Ve gurur duyacağınız bir şeye sahip olacaksınız.

Karınıza gelince, sizin yeni tutumunuzla hem fikir olması gerekecektir.

Soru: Bir kadının egoizmi ile bir erkeğin egoizmi arasında herhangi bir fark var mı?

Cevap: Bunlar tamamen farklı egoizm türleridir. Hiçbir şekilde birleştirilemezler.

Erkek ve Kadın, Bölüm 7

Karı Ve Koca Aynı Çevreden Gelir

Yorum: Kabala’ya göre, ortak bir temele ve niteliklere sahip bir eş aramamız gerektiğini söyleyen form eşitliği yasası vardır.

Benim Yorumum: Evet, bu  gereklidir. Sizinle aynı çevreden gelen ve size yakın olan bir eş aramanız tavsiye edilir.

Yorum: Ancak Kabala, zıtların bağının daha büyük ve daha iyi bir etki yarattığını da söyler.

Benim Yorumum: “etkilere” ihtiyacımız yok. Barışa ve normal bir varoluşa ihtiyacımız var. Aileden bahsediyoruz.

Eşimin beni hissetmesine,  zevklerimi ve alışkanlıklarımı anlamasına ihtiyacım vardır çünkü o da kendini geliştirdiği toplumda benzer şeyler görüp geçirmiştir. Dünyanın başka bir yerinden  bir kadınla evlenirsem, bu istenildiği gibi olabilir ancak her zaman tamamen içgüdüsel düzeyde bazı  yanlış anlamalar yaşarız.

Soru: Hala özelliklerin benzer olması gerektiğini tavsiye ediyor musunuz?

Cevap: Evet. Prensipte bunu Tora’da görürüz,  İbrahim genç erkeklere,  kendilerine geldikleri yerlerden eş getirmelerini tavsiye etmiştir.

Çocuk Nasıl Yetiştirilir?

Yorum: Japonya’da,  çocuğun her hangi bir fiziksel cezalandırılması yakında yasaklanacak. Küçüklerin fiziksel olarak cezalandırılması yasağı ebeveynlere, sosyal hizmet uzmanlarına ve öğretmenlere uygulanmaktadır.

Benim Yorumum: Herkesin söylediği şeylerin toplum, aile vb. için kabul edilebilir olduğunun ötesine geçerse, çocuğun davranışlarından memnuniyetsizliğimi nasıl ifade edebilirim?

Bana onları eğitmek için çocuklar üzerindeki etkinin, tam bir dağılımını versinler. Çünkü eğitim sınırlamayı gerektirir.

Hoşnutsuzluğunuzu ifade etmelisiniz ki böylece çocuk anlasın. Ve bunun onun yararına olduğunu anlar. Yani, bunu kızgın ve sinir dolu olduğunuz için değil, onun iyiliğini istediğiniz için yapmaktasınız. Bu eğitimde son derece önemlidir.

Soru: Duygularınızı bir çocuğa boşaltmadığınızı nasıl aklınızda tutarsınız?

Cevap: Bunu yapmak için, eğitimciler eğitilmelidir.

Soru: Yani,yasaklamalarla hiçbir şey yapamaz mısınız?

Cevap: Hiçbir şey yapamazsınız. Peki, eğer kanun olsa? Ne ceza kesilecek, ebeveynleri hapis mi edecekler? Toplumda bu tür bir karışıklık yaratacaktır.

Devlet böyle bir yasa çıkardığında ve genel olarak herhangi bir yasa çıkardığında, mutlaka bu yasaya nasıl uyulacağını öğretmeli ve ona uygun desteği sağlamalıdır.

Soru: Doğru yetiştirme tarzı nedir?

Cevap: “İnsan küçük hayvan olarak doğar.” denir.  Yavaş yavaş, onu eğitmezsek büyük bir hayvan olacaktır. Onu eğitmek için gelişimi ile eş zamanlı olarak belli bir baskı uygulamak gerekir.

Ona, içindeki insanla ilgili değil, içindeki hayvanla ilgili baskı yaptığımı bilmesini sağlarım. İnsanı geliştirmek isterim, hayvanı frenlemek isterim… ve hayvan vahşidir.

Çocuk, iki kısımdan oluştuğunu bilmelidir: iyi ve kötü ve kötülüğü sınırlandırmalıyız.

Yorum: Twitter’da öfkeli yorumlar bekliyorum…

Benim Yorumum: Bu önemli değil. Öfkeli yorumlar olup olmamasının ne önemi var? En önemlisi, gerçeği söyleyin ve sonra o, bir süre sonra farkına varacaktır.

Soru: Öyleyse sizin kanınız, ebeveynleri ve eğitimcileri eğitmeniz gerektiği midir?

Cevap: Tabii ki. Çocuk yetiştirmeden önce ebeveynleri yetiştirmek gerekir. Aksi takdirde, ebeveynler çocuklarını kendilerinden bile daha kötü yetiştireceklerdir.

How To Raise Children

 

Bir Ailedeki Baba Gibi

Soru: Beni rahatsız eden bir dosta karşı nasıl davranmalıyım, çünkü derse sürekli geç kalıyor ve ders esnasında uyuyor? Onu nasıl haklı çıkarabilirim? Herhangi bir tavsiyede bulunabilir misiniz?

Cevap: Rabaş böyle bir duruma karşı hoşgörülü bir tutum sergilerdi. Ben kendim derslerde birçok kez uyuyakaldım, çünkü bizim koşullarımız aslında ne kadar yorgun olduğumuza bağlı değildir. Bu nedenle, dostumuzu haklı çıkarmaya çalışmalıyız.

Soru: Bir kişinin, kendisini dostların üzerinde görmesi gereken bir koşul vardır. Fakat herkes bunu yapamaz. Kişinin bu konuda çaba göstermesi gerektiği anlamına mı geliyor?

Cevap: Elbette. Onlardan daha aşağıdaysam, dostlarıma nasıl yardımcı olabilirim? Onlara iyi bakmak, onlar için her şeyi organize etmek, elimden gelen her şeyi yapmak zorundayım. Bunun için ailedeki bir baba gibi hissetmeliyim.

Soru: Her zaman bir baba gibi hissetmem gerektiğini, bunların çocuklarım olduğunu, öte yandan annemin rahmindeymiş gibi hissetmem gerektiğini, grubun annem gibi olduğunu söylüyorsunuz. Bu iki koşul aynı anda, aynı kişide nasıl var olabilir?

Cevap: Aynı anda birlikte olamazlar; çünkü tamamen farklı içsel koşullardan kaynaklanırlar. Ancak, elbette yakın olabilirler. Bir koşulun anında diğerinin yerini alması hiç sorun değildir. Bizler titreşimli bir modda çalışırız.

Like A Father In A Family