Category Archives: Ahlak

Eski Değerlerin Üzerine Yükselmek

Soru: Virüsten önceki zamanlarda, kişinin temel değerleri aile, para kazanma, belki küçük bir işletmeye sahip olmaktı, büyük bir şirketten bahsetmiyorum bile. Ve şimdi, insanlar yavaş yavaş kişisel karantinadan çıkmaya başladığında, ne yapılacağı belirsiz. Birçok işletme düzelmeyecek, turizm olmayacak, uçaklar uçmayacak.

Bir insan nasıl yaşabilir? Krizden sonra dünya hangi değerlerle var olacak?

Cevap: Aksine, insanın gerçek değerlere sahip olacağını düşünüyorum. Başka birisi sizden kar edip, milyarlarca dolar kazanırken ve genel olarak bununla hiçbir şey yapmazken, sadece siz çalışın, para kazanın ve harcayın diye işletilen, gezegendeki tüm uçuşlar, satışlar ve diğer gereksiz faaliyetler, bunların hepsi az çok ortalamaya gelecektir. Tamamen değilse de, en azından dedikleri gibi normal bir seviyeye, “ düşecektir, ”

Bu nedenle,  insanlar,  her şeyden önce hayatlarındaki değerleri arayacaklar. Ne için yaşadığınızı soracak ve zaten değerli olan cevabı bulmaya çalışacaksınız. Doğru yolda olduğumuza inanıyorum.

Sonra her şey insanlara bağlıdır, banka hesaplarına bir milyar daha ve sonra bir milyar daha eklemek dışında, hayatlarında herhangi bir değer görmeyen aptallar ve yeni zenginler tarafından teşvik edilen, aldatmalara ve bazı promosyonlara yenilmemek gibi. Umarım insanlar daha yüksek bir şey aramaya başlar.

Ve yüksek değerler hayatımızın içinde değil, üstündedir. Eğer biterse, içinde aranacak ne var? Dahası, hayatta hiç mutluluk olmadığını görüyoruz. Farklı, daha güçlü, ebedi ve mükemmel bir şeye ihtiyacımız var. Bir insan, bu yaşamın tamamını ve ötesinde olanı kavrayabildiği ölçüde, “Bu yaşam ne için? “ sorusuna cevap vermelidir.

Daha fazla bir şey görmeyen hayvanlar gibi, sadece fiziksel varlığımıza önem verseydik, içgüdüsel olarak kendimize güvenir ve bundan memnun olurduk. Bu yeterli olurdu.

Ama kendimizi, dünyamızın dar sınırlarında doğumdan ölüme ve daha fazlasına kilitlemeyi istemeden, biraz daha yukarı bakarsak, o zaman şu soruyu cevaplamamız gerekir: “Hayatın kendisi ne için verilir?”  Varoluşun anlamını arama susuzluğunu gidermek için cevap nerededir?

Doğa hiçbir şeyi boşu boşuna yapmaz. Ve eğer biyolojik olmayan varoluş sorusu bizim içimizde, biyolojik yaşamımızda ortaya çıkarsa, o zaman bizler bunun cevabı bulabiliriz ve bulmalıyız.

Bunun, acil bir istek olarak, içinde ortaya çıkan insanlar vardır ve bu soruyu sorana kadar hala gelişmesi gerekenler vardır; kendilerinden uzaklaştıramazlar ve buna bir cevap bulmak zorunda kalacaklar. Bu kolay değildir. Ama yine de doğanın çağrısında, içimizde meydana gelen bu soruyu ortaya koyma gerçeği harika bir şeydir.

Kabala İpuçları – 6/10/18

Soru: Ruh, algılama için bir araç mı yoksa hissedecek bir şey midir?

Cevap: Ruh, içerisinde başka bir yaratılış hissettiğiniz on Sefirot’tur.

Soru: Sevginin niteliği, neden egoizme karşıt bir niteliktir?

Cevap: Sevgi, başka bir insanın tüm arzularını alıp, kendi arzularının yerine koyduğu ve onları yerine getirmek istediği, kişinin içindeki ihsan etme niteliğidir. Bu, dünyamızla paralel olmayan çok eşsiz bir duygu ve çok eşsiz bir eylemdir.

Soru: Bir arzuyu kısıtlama eylemi nedir? Tatlı bir şey istediğimde fakat onu yemediğimde, arzumu kısıtlıyor muyum?

Cevap: Hayır. Gerçek şu ki, tatlılara olan arzunuzu daha egoistçe başka bir arzuyla değiştiriyorsunuz, örneğin kilonuzu koruyorsunuz.

Soru: Ruhun yaşlanması ya da olgunlaşması kavramı var mıdır?

Cevap: Ruh yaşlanmaz veya ölmez, aksine gelişir. Bu nedenle, “ruhun yaşlanması” ve “ruhun olgunlaşması” terimleri bu açıdan kabul edilemez.

Soru: Arzularımı hissetmeye ek olarak farkındalık geliştirmenin rolü nedir? Bu benim ruhumun embriyosu mudur?

Cevap: Farkındalığın amacı, kendimi en yüksek ihsan etme ve sevgi niteliğiyle tamamlamayı sürdürmek için, en kısa ve en uygun şekilde kendimi doğru yönlendirmeme yardımcı olmaktır.

Soru: Vicdanın, ruhun embriyosu olduğunu söylemek mümkün müdür?

Cevap: Vicdan, göreceli bir kavramdır. Her bireyin kendi vicdanı vardır. Bu nedenle, nezaket, vicdan, sevgi, dürüstlük ve benzeri nitelikler, yönlendirildikleri hedefe bağlıdır. Sadece amaç önemlidir.

Blitz Of Kabbalah Tips – 6/10/18

Başkalarının Yararı İçin Eylemde Bulunmak

Manevi çalışmanın en önemli unsuru, tek bir doğrultuda hareket eden tüm düşüncelerimize, eylemlerimize, arzularımıza ve sözcüklerimize filtreler ve kısıtlamalar koymaktır: Kafadaki düşüncelerin, kalpteki arzuların, ağızdaki kelimelerin ve ellerin eylemlerinin yalnızca başkalarının yararı için çalışmasını sağlayın.

Ancak bu hastaneden hastaneye koşmak, muhtaçlara yardımcı olmak ya da yaşlı bayanların karşıdan karşıya geçmesine yardım etmek vb. anlamına gelmez. Böyle bir şey değildir! Bunun bize herhangi bir sonuç vermediğini görmekteyiz.

Geriye sadece tek şey kalıyor: tek bir ulus haline gelerek, Üst ışığı tüm dünyaya aktarmak, Tora’da yazıldığı gibi, “Ve sen bana bir Cohen ulusu olursun.’’ Eğer bunu üstlenip ‘‘Cohenler’in bu dünyada hiçbir ayrıcalığı yoktur.’’ sözündeki gibi kendi yararımız için almaktan çıkıp, ona ve dünyaya ihsan etmek için tüm dünya ile Yaradan arasında aracılar olursak, o zaman bütün dünyaya uyum, denge getireceğiz ve görevimizi tamamlayacağız.

Bu, her zaman doğru bir şekilde ölçmek ve tartmak, adil hükümler vermek ve kendilerini kontrol etmek zorunda olan Shoftim’in (Yargıçlar) bölümünün özüdür.

Acting For The Benefit Of Others

Farklılıklarımız Arasında Bağ İnşa Etmek

Dr. Laitman Programı

Program özeti:

İnsanlar fiziksel seviyede, gelişimlerinde birbirlerine benzerler, fakat insan seviyesinde birbirlerinden çok farklılardır. Her insanın kendi iç dünyası, kendi görüşleri vardır. Her insan, diğerlerinden farklı olarak doğar, böylece güçlü, bütün bir sistem karşıtlıkla inşa edilebilir.

Her insanın kendi doğuştan eğilimleri, eğitimi ve çevresel etkileri olmasının yanı sıra ruhlarının bir kökü de vardır. Eğer tüm insanlar benzer bir eğitim alsalardı, ruhlarının bu kökünün değeri hakkında karşılıklı anlayış olacaktı. Başkalarını değiştirmeye çalışmak yerine, farklılıklarımızın üstündeki en yüksek bağlantı değerine nasıl ulaşılacağını görecektik.

New Life #982 – Building Connection Between Our Differences

Kıskançlık Faydalı Bir Niteliktir

Soru: Kıskançlık nedir ve manevi ilerleme için bunu nasıl kullanabilirsiniz?

Cevap: Utanç gibi, kıskançlık çok iyi bir niteliktir. Bununla birlikte utanç sizi yavaşlatıyor, sizi durduruyor, gizleyip, küçültüyor gibi görünür, fakat kıskançlık, aksine sizi büyütür ve sizi ileriye doğru iter ve bu nedenle onu kullanmak zorundayız.

Ancak, en önemli şey, dostlar arasındaki kıskançlıktır. Sınıfta oturduğumda, her birine bakarım ve onları daima kıskanırım. Onlardan nefret etmem ama onları kıskanırım. Kendimizi kontrol etmeye ihtiyacımız var burada, çünkü sevmemek, kıskançlık ile birlikte görülür.

Dostumun bana, neler yapabileceğini, ne bildiğini, nasıl hissettiğini gösterdiğinden dolayı minnettarımdır. İçimde beyaz bir kıskançlık, onun özlemlerine doğru büyür ve beni ileriye doğru iter. Bu nedenle, kıskançlık çok iyi bir niteliktir.

Envy Is A Useful Quality

Tembellik: Harika Bir Özellik

Soru: Tembelliğin manevi kökü nedir?

Cevap: Tembellik harika bir özelliktir! Gerçekten daha tembel olmanızı tavsiye ederim, daha az aptalca şeyler yaparsınız. Gerçek şu ki, tembellik, bir eylemin gerekliliğinin derecesinin doğru bir şekilde ölçülmesidir.

Soru: Ya gücünüz yoksa ve bu nedenle gerekli şeyleri, önemli olanları yapmakta çok tembelseniz?

Cevap: Ve o zaman o, gerçekten o kadar da önemli ya da gerekli değildir. İşte bu yüzden: “Otur ve hiçbir şey yapma daha iyi.” diye yazılmıştır. Düşünün, okuyun, onu kendi içinizde içselleştirmeye çalışın -doğmanızın nedeni budur, yalnızca dünyamızı kirleten pek çok fiziksel eylemi yapmak değil.

Laziness: A Wonderful Quality

Doğada Kötü Bir Şey Yoktur

Soru: Bir dostumda olumsuz bir özellik görürsem, onu tamamlamam gerekiyor. Bunun anlamı nedir?

Cevap: Doğanın kanunları, öyle ki orada hiçbir yanlış şey yoktur. Ve insanda da kötü bir şey yoktur –bizim hiçbirimizde! “Kötü” bizim parçalamamızdan ileri geldi ve yani siz onun dörtte birine sahipsiniz, diğer yarısında ve ben de üçte bir vb. gibi.

Eğer bu özellikleri bir araya getirirsek, bir artı ve eksi içeren bir bütünlük özelliği oluşturuyorlar. Aslında ruh kırıldığı zaman, olumsuz özellikler oluştu ve pozitif olanlar bile negatif görünüyor, çünkü onları tamamlayacak bir şey yok.

Düzeltmenin, ıslahın bilgeliği, aramızdaki ayrımı ve mesafeyi düzeltmektir. Beynimizi bu yönde çalıştırmamız lazım: ne kötü ne de iyi vardır. Aramızdaki ayrılık ve mesafe kötüdür. Bu nedenle, her zaman bize olumsuz görünen, kırık özellikleri görüyoruz.

Kırık bir özelliğe karşı gelecek hiçbir şey yoksa ne kadar olumlu olursa olsun, o olumsuz görülecektir.

There Is Nothing Bad In Nature

Dedikodunun Manevi Kökü

Soru: Dedikodunun manevi bir kökü var mıdır?

Cevap: Elbette, buna Laşon HaRa denir, kötü dil. Dostlar arasındaki her şeyi öldürür. Dostumun arkasında konuşursam, Yaradan’a ihanet ederim. O’nu aldatırım. Burada başka bir şey olamaz. Sonuçta, Yaradan onluyu, tüm sorunlarıyla birlikte benim önüme koyar. Bir dostun arkasından, sadece ona nasıl yardım edeceğimiz hakkında konuşabiliriz ve başka hiçbir konuda değil.

The Spiritual Root Of Gossip

Eşitliğe Nasıl Ulaşırız?

Yorum: Dünyamızda, eşitlik, insanlığın tarih boyunca sürekli mücadele ettiği bir şeydir.

Cevap: Eşitlik yoktur ve asla olamaz. Eşitlik ancak Yaradan ile ilgili olabilir, çünkü O’nun için hepimiz eşitiz, tıpkı çocukların ebeveynleri için olduğu gibi. Yaradan bizim ortak kökümüzdür. Ve dolayısıyla O’nun tarafından kesinlikle eşit yaratılırız.

Fakat birbirimize göre hepimiz farklıyız. Aramızdaki farklılık türlerini bile ölçemiyoruz. Bizi karşılaştırmak için ortak bir ölçme çıtası yok. Yalnızca Yaradan ile yapışmaya yaklaşırken ve O’nda birleştiğimizde hepimiz O’nun önünde eşit oluruz.

Soru: O’nunla yapışma arzusunda eşit olduğumuz söylenebilir mi?

Cevap: Bunda bile, eşit değiliz, ancak kademeli olarak oraya ulaşıyoruz. Sadece O’na bağlı kalarak ve onun “kölesi” olma vasfı ile eşitliği elde ederiz, çünkü kölelikte herkes aynıdır.

Üst sisteme itaat ettiğinizde, ona doğru şekilde katıldığınızda, o zaman ilke olarak bu koşula kölelik denir. Fakat bu kölelik muazzam bir ilham duygusu ve sevinç ile doludur.

How Do We Reach Equality?

Neden Nefret Ediyoruz?

Facebook’tan Soru: Eğer biz, Yahudiler seçilmişsek, öyleyse neden birbirimizden o kadar çok nefret ediyoruz?

Cevap: Çünkü egoizmimizi ilk ıslah edecek olanlar olarak seçildik. Bizi ıslaha iten bu egoizm, karşılıklı nefreti uyandırır. Buna “dik kafalı, kibirli insanlar” denir.

İnsanlığın geri kalanına gelince, onlar birbirlerine karşı asılsız nefrete sahip değiller.

Why Do We Hate?