Toplumun Faydalı Bir Üyesi Olun

Yorum: Ceza hukuku ilkesi, cezanın kaçınılmazlığını sağlar. Kişi, suç işlerse yakalanıp hüküm giyeceğini bilmelidir. Ve bu korkunun onu kötü ve uygunsuz davranıştan kurtardığı iddia edilir.

Cevabım: Maalesef hep yanlış sonuçlara varıyoruz. Korku yardımcı olmuyor ve suç işleniyor. Aynı suçlular her gün sekiz saat çalışsa ve bundan sonra günde altı saat daha manevi metotlarla ilgilenselerdi, o zaman bunun nasıl yardımcı olacağını görürdük.

Sadece yardımcı olmakla kalmayacak, onları toplumun en faydalı üyeleri yapacaktı. Egoist dürtülerinden geçerek, onları neyin kontrol ettiğini anlamaya başlayacaklardı. Kendilerini ıslah eder, değişir ve bunun neden başlarına geldiğini hissetmeye başlarlardı. Bu koşul içindeki bir kişinin, ne kadar korkunç bir suçlu olursa olsun, iyileşme olasılığı daha yüksektir.

Büyük egoizme sahip (sert, bencilce yönlendirilmiş) bu tür insanlar, gerçek yüksek durumun ifşası ile bir metodoloji ile karşılaşmaya başlar başlamaz, ıslaha en yatkın hale gelirler. Biz sadece onlara yanlış şekilde davranıyoruz.

Soru: Bir suç işleyen birinin Kabalistik metodolojiyi çalıştığını ve öğrendiğini varsayalım, bu yüzden o ıslah olma sürecindedir, ancak henüz ıslah olmamıştır. Bu noktada, kişi tecrit edilmeli mi, edilmemeli mi?

Cevap: Hayır. Bir insanı toplumdan soyutlayamazsınız. Bu sosyal unsur tarafından yaratılır. Onu doğru çerçeveye, doğru ortama koymak, günde 15-16 saat orada meşgul olacak şekilde işte ve ders çalışmakla görevlendirmek, geri kalanını uykuya birazını da aileye bırakmak gerekir. Ancak hiçbir durumda bozmayın.

Hapishaneden salıverilen insanlar, biyolojik, fizyolojik, psikolojik tüm içsel sistemlerinde acı çekerler ve korkunç bir travma yaşarlar. İnsan bunun için yaratılmamıştır. Bunun iyi bir şeye yol açmadığını görüyoruz.

Üzgünüm, bu öge için yorum yapma kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

Sonraki yazı: