“Omicron, Doğanın Açıkca Tokatıdır” (Linkedin)

Delta ile henüz işimiz bitmeden, işte Omicron geliyor. Yeni Koronavirüs türünün beş kat daha bulaşıcı olduğu söyleniyor, ancak aşılı kişilerde ciddi hastalığa neden olduğuna dair henüz bir kanıt yok. Doğanın hassasiyeti şaşkınlık verici. Yetenekli bir yargıç gibi, günahlarımız için bizi cezalandırıyor. Bununla birlikte, bu intikamcı bir Tanrı’nın gazabından çok, bir okul müdürünün öğretici öğütlerine benziyor. Onun dersi birliktir. Öğrenmeyi reddettiğimiz ölçüde, öğüt veren virüs daha kararlı hale gelecektir.

Medeniyetin başlangıcından beri, doğayı alt etmeye çalıştık. Bu, annesini alt etmeye çalışan bir fetüs kadar akıllıca. Fakat kendi gözlerimizin dışında aslında hiçbir zaman akıllı olmadık.

Yani tüm doğa uyumlu bir şekilde çalışırken, kuralları koyma girişimimizde ona katılmak yerine her sürece müdahale ediyoruz, işlerin doğal düzenini bozuyor ve onu rahatsız ediyoruz. Bir makine sen onu bozduktan hemen sonra çalışamayacağı için, işler düşündüğümüz gibi gitmediğinde, onu düzeltmeye çalışıyor ve üstün zekamızı kanıtlıyoruz.

Bu “beceriler” doğanın iç içe geçmiş ipliklerini çözüyor, hepimizi bir arada tutan örgüyü parçalıyor ve deneyimlediğimiz sayısız olumsuz olayı tetikliyor. Bu olumsuz olayların en yenisi Covid’dir, ancak doğanın temel kurallarını – karşılıklılık ve denge – görmezden gelmeye devam edersek, bu sonuncu olmayacak ve kesinlikle doğanın atacağı en kötü “tokat” olmayacaktır.

Eğer gidişatı değiştirmek ve durumumuzu gerçekten iyileştirmek istiyorsak, işe tavrımızla başlamalıyız. Ben merkezli bir tutumu sürdüremez ve bunun toplumun iyiliği için tasarlanmış bir çevrede çalışmasını bekleyemeyiz.

Doğa ayrılmaz bir bütündür. Parçaları birbirine bağlıdır. Bir parça işlevsizse, tüm doğa işlevsizdir. Bu nedenle doğa, sadece şu ya da bu hayvan, bitki veya mineral türlerinin değil, tüm unsurlarının iyiliğini korur.

İnsan dışında tüm türler bu karşılıklılık yasasına uyar yani doğadaki tek işlevsiz unsur bizleriz. Başka bir deyişle, deneyimlediğimiz tüm olumsuz olaylar, benmerkezci zihniyetimiz tarafından yaratılan kendi yaptıklarımızdır.

Bu nedenle, iyi bir hayat yaşamak için gerçekliğin kendisinde hiçbir şeyi değiştirmemize gerek yok; düşüncemizi değiştirmemize gerek vardır. Bireysellik yerine birliği düşünürsek, kendimiz dahil herkese fayda sağlamış olacağız. İnsanlığın ve doğanın refahını kendi refahımızın ayrılmaz bir parçası olarak görürsek, gerçekliği gerçekte olduğu gibi göreceğiz ve eylemlerimiz aynı derecede başarılı olacak. Kolektif olarak inşa edilmiş bir dünyada gelişmenin tek yolu kolektif bir zihniyettir. Mevcut tavrımız kıyametten başka bir şey getirmeyecektir.

 

Üzgünüm, bu öge için yorum yapma kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed