Daily Archives: Kasım 30, 2021

“Bilim Adamları Yaşlanma Sürecini Tersine Çevirmeye, Yavaşlatmaya ve Durdurmaya Ne Kadar Yaklaşıyor?” (Quora)

Öğrencilerimden biri, yakın zamanda Dr. David Sinclair’in Harvard’da yaşlanmanın nasıl yavaşlatılabileceğini gösteren ve yeni keşfedilen canlılık genlerini aktive ederek daha genç olabileceğimizi gösteren araştırmasıyla ilgili beni bilgilendirdi ve öğrencim bu olguya yanıt vermemi istedi.

Başlangıç olarak, “sonsuza kadar genç” olmayı istemek bir lanettir. Bu tür isteklere sahip olmak yerine, doğanın bizi yönetmesine izin vermek, her şeyin zamanı geldiğinde olmasına izin vermek çok daha iyi olurdu.

Yaşlandıkça fiziksel gücümüzün kaybı, hayattaki mutluluğumuz üzerinde hiçbir etkiye sahip olmamalıdır. Her şey, doğayla ne kadar uyumlu bir şekilde bağ kurduğumuza ve onun güçlerinin bizi olumlu yönde etkilemesine izin vermemize bağlıdır. O zaman, şimdiki yaşamımız sona erene kadar hayatın olması gerektiği gibi akmasına izin verebilirdik ve o zaman pişmanlık duymazdık.

Sadece kalbimizde “genç” olmayı hedeflemeliyiz, birbirimize ve doğaya giderek daha fazla pozitif bağlanmayı arzulayarak bunu başarabiliriz. O zaman, dünyayı sürekli yeniden keşfeden, hayatımıza anlam ve neşe katan çocuklara benzer bir yaşam enerjisine ve zevkine sahip olurduk. O zaman, yaşlandıkça düşüş olmadığını, bizi hayatımızın amacına: birbirimizle ve doğayla tam bir denge ve uyum durumuna, daha da yaklaştıran bir yükseliş olduğunu görürdük.

İhsan Etme ve Sevgi Niteliğinde Ustalaşmak

Soru: Birçok psikologla konuştum ve psikolojideki sorunun ne olduğunu anlamaya çalıştım. Egoizmi yönetme yöntemleri bulmanın çok zor olduğunu söylüyorlar çünkü özellikle günümüzde ego sürekli büyüyor.

Kabalistler, egoizmin sürekli büyüdüğü gerçeğiyle nasıl başa çıkıyor? Bunu nasıl dengeleyebiliriz?

Cevap: Kabalistler, egoizmi dengelemeye gerek olmadığını, onunla hiçbir şey yapmaya gerek olmadığını söylerler. Sadece ihsan etme ve sevginin niteliğine hakim olmak için her zaman çalışmanız, egonun üzerine çıkmanız ve onun seviyesinde kalmamanız gerekir. Kabala’nın yaklaşımı budur.

Egoizmin üzerine ihsan etme, sevgi, bağlantı, etkileşim ve birbirimizle iletişim niteliğine doğru yükselerek, egoizmin ne kadar çeşitli olduğunu, ne kadar güçlü olduğunu ve onunla başa çıkmanın bizim için ne kadar zor olduğunu anlamaya başlarız.

Ama aynı zamanda içimizde egoizme zıt olan nitelikleri de açığa çıkarırız. Ve o zaman, egoist ve özgecil niteliklerin birleşimine dayanarak, hem psikolojiyi hem de Kabala bilimini anlayabiliriz.

Egoyu Kullanmadığımızda

Soru: Hangi egoist niteliklerin hangi seviyeyle eşleştiğine dair net talimatlar var mı? Başka bir deyişle, belirli egoist nitelikleri hangi seviyede ıslah etmemiz gerekiyor?

Cevap: Dünyamızda, insanın içinde her an ortaya çıkan aynı egoist niteliklerin her an kısıtlanması ve kullanılmaması gerekir.

Eğer kişi bunu yaparsa, ihsan etme niteliği içinde belirli bir egoist durumda olduğunu hissetmeye başlar. Şimdi bu niteliği diğerlerine göre, Yaradan’a göre artırabilir ve böylece daha üst seviyelere çıkabilir ve üst doğayı, O’nun ihsan etme, sevgi ve birlik niteliklerini hissedebilir.

Dünyamızın kökenini ve neden bu şekilde yönetildiğini anlamaya başlar. Kişi burada olanların tüm nedenlerini ve etkilerini görür ve anlar. Manevi dünyada belli bir seviyeye ulaştıkça her şeyi ifşa eder.