“Umutsuzluk Hissetmeyi Durdurmak İçin Ne Yapmalıyım?” (Quora)

Umutsuzluk hissediyorsak, bu duygunun nedenini aramalıyız. Sonunda umutsuzluğa kapılıyoruz çünkü 200 yaşına kadar yaşasak bile haz alma arzumuzu gideremeyeceğiz.

Haz alma arzumuz bizim doğamızdır. O bizi yemek, seks, aile, para, onur, kontrol, bilgi ve maneviyat arzularımız aracılığıyla haz almaya iter. Bu arzuyla ilgili sorun, yalnızca kişisel yararımıza yönelik olmasıdır, bu nedenle aldığımız herhangi bir haz kısa ömürlüdür ve bizler geliştikçe daha fazla boşluk hissederiz.

Yaşamdan umutsuzluğa düştüğümüz bir koşula, tüm insanların eninde sonunda ulaşacağı bir duruma geldiğimizde,  o zaman bu duyguyla en iyi şekilde başa çıkmak için bir çözüm aramalıyız.

Umutsuzluk duygusundan nasıl çıkabiliriz? Bu soruyu eninde sonunda doğadan alıyoruz. Doğa bütündür, kusursuzdur ve ebedidir ve biz de nihayetinde bütün, mükemmel ve ebedi olmayı talep ederiz. Her birimiz bu sonsuz ikilemle karşı karşıyayız ve bir cevap bulamıyoruz. Bazılarımız bu soruyu psikolojik yollarla ya da o an için belli hazlarla yetinerek yatıştırabilir.

Yine de, ne kadar gelişirsek, varoluşsal sorularımızı o kadar yatıştıramayız ve onlar bir şekilde cevaplarını bulmamız için bize giderek daha fazla baskı yapacaklar. Öyleyse, tüm var oluşumuz için çözüm ne olabilir?

Kabala bilgeliği şu çözümü sağlayan bir metottur: kendimizi değiştirerek dünyayı değiştirmeliyiz. Dünya bizim bir kopyamızdır. Niteliklerimizi dışımızdaki her şeye yansıtırız. Bu nedenle, niteliklerimizi manevi niteliklere yani sevgi, ihsan etme ve olumlu bağ niteliklerine değiştirirsek, o zaman farklı bir dünya hissedeceğiz.

Başka bir deyişle, haz almak istediğimiz niyeti değiştirmek (kendimize fayda sağlamaktan başkalarına ve doğaya fayda sağlamak için) umutsuzluğu durdurmanın anahtarıdır. Bunu yaparak doğa ile dengeye girer ve onun sonsuzluk, uyum ve mükemmellik akışını hissetmeye başlarız.

Üzgünüm, bu öge için yorum yapma kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed