Daily Archives: Mart 11, 2021

“Üçüncü Emir Tarafından Yasaklanan Nedir?” (Quora)

Üçüncü emir, “Efendin Tanrı’nın adını boş yere ağzına almayacaksın” demek, Yaradan’ın gücüyle yani sevgi ve ihsan gücüyle, ancak o güce benzediğimiz kadar hareket edebileceğimiz anlamına gelir. Başka bir deyişle, kendi çıkarına hiçbir şekilde niyeti olmayan Yaradan’ın gücü kadar sevgi dolu, şefkatli ve verici hale geldiğimiz ve bu güçle birleştiğimiz ölçüde, ancak bu durumda bunu yapabiliriz.

Yaradan’ın gücünü kendi amacı için kullanma yasaklaması, bunu yapmanın imkansızlığına eşittir. Yani, başkaları pahasına kendimizi zengin, ünlü veya güçlü kılmak için Yaradan’ın etkisini çekmek imkansızdır.

Yaratıcı, uygun bir talebe veya duaya ulaşmamız için gelişimimize rehberlik eder, bu da Yaradan’dan bize fayda sağlamak için Kendisinde veya dünyada bir şeyi değiştirmesini istemek yerine, Yaradan kadar özgecil, sevgi dolu ve şefkatli olmak için egoist doğamızı değiştirmeyi istediğimiz anlamına gelir.

Doğru talebe giden yolda her türlü kendine yönelik amaçlar talep edebiliriz ve bunu yapmamız da arzu edilir, fakat Yaradan’ın nihayetinde bağışlayacağı gerçek dua – geliştirilmekte olduğumuz, Yaradan kadar sevgi dolu ve verici olma talebidir.

Emirler – Evrenin Kanunları

Yorum: On Emir, insanlar arasındaki etkileşimin yasalarıdır. Bazıları öyle görünüyor, bazıları değil.

Benim Cevabım: Prensip olarak, bunlar evrenin kanunlarıdır. Ancak bunlar insanlar arasındaki ilişkiler tarafından belirlendiğinden ve ilişkilerimiz diğer tüm doğa yasaları tarafından belirlendiğinden, o zaman, elbette, her şey tam olarak aramızdaki ilişkiye bağlıdır.

Soru: İlk emir şudur: “Seni Mısır topraklarından, esaret evinden çıkaran Tanrın, RAB benim.” Anladığım kadarıyla, yalnızca Yaradan kişiyi egoizminden çıkarabilir. Fakat Yaradan neden önce bu özel emri bildirmek zorunda kaldı?

Cevap: Çünkü bu, dünyada her şeyden önce tek bir kuvvet olduğu şeklindeki temel emirdir. İnsanı doğanın cansız, bitkisel ve hayvansal seviyelerinden Adem, İnsan, seviyesine yükseltir.

Adem, Yaradan ile bağı anlayan kişidir. Hemen hemen tüm insanlık, bilim ve sanatı ne kadar bildiği, ne kadar geliştirdiği önemli değil, hayvan seviyesindedir.

“Hayvan”, kişinin kendisi hakkında düşündüğü zamandır, kişi egoizminin içindedir. Bu nedenle, bu durumdan, Yaradan’a benzer şekilde “İnsan” Adem seviyesine çıkış (“Adam” Yaradan’a benzer “Domeh” kelimesinden gelir) ancak Yaradan adı verilen, özel bir yüksek gücün etkisi altında gerçekleştirilebilir.

Bu güce Yaradan denir, çünkü insanı yaratır.

Soru: Başka bir deyişle, Kabalistler, dünyanın egosantrik algısının bütünsel olan algıya dönüşmesinin, doğanın daha yüksek gücü aracılığıyla meydana gelebileceği yasasını mı keşfettiler? Bu yüzden mi  “…sizi Mısır topraklarından çıkaran” diyor?

Cevap: Evet. Bu, dünyamızdaki kişinin koşulundaki bir değişikliktir. Manevi yükselişle, anlayışla ilgilidir.

Yaradan Sevinçle İfşa Olur

Zohar Kitabında, Yaradan’a sadece sevinçle hizmet edebileceğimiz yazılmıştır. Shechina, Yaradan, ancak insan bu yerde bunun olacağına dair sevinçli bir beklentiyle çalışırken,  İfşasının yerini inşa eder.

Kişi üzgünse ve alma arzusuyla savaşırken acı çekiyorsa, bu onun hala ona bağımlı olduğu ve henüz egoizmin üzerine çıkamadığı anlamına gelir. Egoizmin üzerine çıkmak kişiye bir sevinç duygusu getirir, bu da onun Yaradan’ın ifşasına yaklaştığı anlamına gelir.

Bu nedenle, birbirimize ve Yaradan’a ihsan etme uğruna aramızdaki bağı ifşa etmek istediğimiz gerçeğinden ne kadar çok sevinç ve heyecan duyarsak, Yaradan’ın niteliğine, aramızdaki Yaradan’ın ifşa olacağı yeri keşfetmeye o kadar yakın oluruz.

Yaradan sevinçle ifşa olur! Bu çok önemli ve gerekli bir durumdur. İnsan acı acı ağlarken maneviyatta ilerliyor diye bir şey olamaz. Ağlıyorsa, bu, egoizminden henüz çıkamadığı anlamına gelir.

Bu düzene katılma fırsatı bulduğumuz için mutlu olmalıyız. Yaradan’ın, günümüzün pandemik durumunda böylesine çok sayıda insanı bir araya getirmemize, bu algının yanıp kaybolarak uçuruma düşmesine izin vermesi özel bir armağandır. Önceki tüm başarıların ve yüksek hedeflerin değeri düşürülür, insanlar gelecek için umutlarını kaybeder ve yarın ne olacağını bilemezler. Bunun devam edemeyeceği herkes için açıktır.

Ve tam da şimdi insanlar çaresiz, aciz, umutsuz hissettiğinde, bu salgından nasıl kurtulacağını bilemediğinde, sevinçle ilerlemeliyiz. Her şeyin ne için ve neden olduğunu ve bunu kimin yaptığını biliyoruz. Bu şekilde, Yaradan tüm insanlığı bağa doğru ilerletmek ister.

İnsanlığın başına gelen her şey, bizi en ideal, hızlı ve uygun şekilde bağ kurmaya itiyor. Maneviyatta, özellikle son nesil çağımızda, sadece yükseliş vardır ve düşüşler yoktur.

Çok sevinçli olmasak bile, her zaman rol yapmalı, neşeli gibi davranmalı, kendimizi mevcut durumdan yukarıya doğru yükseltmeye çalışmalıyız. Hangi koşul içinde olduğum önemli değil, iyi olabilir, ama daha da iyi bir koşulda olmak isterim. Bu özlem her zaman mevcut olmalıdır! Bunu hatırlayın ve asla unutmayın.

“Öldürmeyeceksin. Eşini Aldatmayacaksın.”

Soru: Altıncı emir: “Öldürmeyeceksin” – başkalarının arzularını kullanmamak anlamına mı geliyor?

Cevap: “Öldürmeyeceksin”, başkasının aleyhine hiçbir şey yapmamak demektir. Yani, şimdi ve önceden,  önceki günlerden aldığınız tüm güçleri: Hesed, Gevura, Tiferet, Netzach ve Hod, onları doğru bir şekilde şekillendirmeli ve üzerinizde olabilecek etkilerine müdahale etmemelisiniz.

“Öldürmeyeceksin” demek, bir arzuyu kendi çıkarına kullanmamaktır.

Yaradan ile bağlantıyı kendi iyiliğim için kullanırsam, buna “öldürme” denir. Arzumu öldürüyorum. Yani, arzum, sonunda bu arzuyu öldüren hazla dolar ve kaybolur. Yok edilir.

Soru: Yedinci emir şudur: “eşini aldatmayacaksın.” Burada ne hakkında konuşuyoruz?

Cevap: Aynı şey ama farklı bir açıdan: Başkalarıyla olan bağlarınızı kendi iyiliğiniz için kullanmayın.

Sevgiye, ihsan denir ve aldatma, kendi çıkarına yönelik bir eylemdir.

Soru: Yani, alma arzusuna sahipsiniz. Eğer bu arzunuzu kendi hazzım için kullanırsam (ve alma arzusuna “kadın” denir) bu aldatma mı olur?

Cevap: Evet. Ancak bu, hem kadınlara hem de erkeklere, herhangi bir hazza yönelik tutumu ifade eder. Ancak bu eyleme özellikle aldatma deniyor çünkü başka bir kişiyi kullanıyorsunuz.